Yargıtay’dan Emsal Karar: Kaçak Elektrik İddiasında İspat Yükü ve Tazminat Şartları
Elektrik dağıtım şirketleri tarafından düzenlenen “Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanakları”, tüketiciler için ciddi mali yükler ve hukuki süreçler doğurabilmektedir. Ancak Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2016/15853 E. – 2018/6366 K. sayılı güncel kararı, bu tutanakların her zaman mutlak doğru kabul edilemeyeceğini ve abonelerin haklarının korunması gerektiğini bir kez daha hatırlatmıştır.
İçindekiler
1. Kaçak Elektrik İddiasında İspat Yükü Kimdedir?
Karara konu olayda, davacı abonenin iş yerinde yapılan kontrolde mühürlerin kırık olduğu ve sayacın sistemdeki kayıtla uyuşmadığı ileri sürülerek kaçak tahakkuku yapılmıştır. Yargıtay, menfi tespit (borçlu olmadığının tespiti) davalarında temel kuralı şu şekilde netleştirmiştir:
- İspat Yükü Alacaklıdadır: Menfi tespit davalarında, abonenin kaçak elektrik kullandığını ispat etme yükümlülüğü, alacaklı olduğunu iddia eden elektrik dağıtım şirketine aittir.
- Sistem Hataları Aboneye Yüklenemez: Eğer abone, daha önce takılan sayacı kullanmaya devam ediyorsa ancak dağıtım şirketi bu sayacı sisteme yanlış kaydetmişse, bu durum “kaçak kullanım” olarak değerlendirilemez.
2. Mühür Kırıklığı Her Zaman “Usulsüz Kullanım” mıdır?
Dağıtım şirketleri, mühürlerin kopuk veya kırık olmasını doğrudan usulsüz kullanım sayabilmektedir. Ancak Yargıtay bu konuda teknik bir ayrım yapmıştır:
- Hücre Kapısı ile Ölçü Devresi Ayrımı: Eğer kırılan mühür, doğrudan sayaç veya ölçü devrelerine değil de, bunları çevreleyen dış tel kafesin (hücre kapısının) mühürü ise, bu durum yönetmelik kapsamında “usulsüz elektrik tüketimi” teşkil etmez.
- Enerjinin Sayaçtan Geçmesi: Enerjinin usulüne uygun şekilde sayaçtan geçerek tüketildiği bilirkişi raporuyla sabitse, sadece dış muhafaza mühürünün kırık olması aboneyi sorumlu kılmaz.
3. Abone Aleyhine %20 Tazminata Hükmedilmesinin Şartları
Mahkemeler bazen abonenin açtığı davayı reddettiğinde, dağıtım şirketi lehine %20 icra inkâr tazminatına hükmedebilmektedir. Yargıtay bu kararıyla bu uygulamaya dur demiştir:
- İcra Takibi Şartı: Alacaklı (dağıtım şirketi) lehine tazminata hükmedilebilmesi için öncelikle borçlu aleyhine başlatılmış somut bir icra takibi olmalıdır. Takip yoksa tazminat da yoktur.
- İhtiyati Tedbirin Niteliği: Abonenin “elektriğinin kesilmemesi” için aldığı ihtiyati tedbir kararı, alacaklının paraya kavuşmasını engelleyen bir durum değildir. Bu nedenle, sadece elektriğin kesilmesini önlemek amacıyla alınan tedbirler, aboneye tazminat yükümlülüğü getirmez.
Sonuç Olarak
Yargıtay, dağıtım şirketlerinin kendi kayıt hatalarını veya teknik detayları (kafes mühürü vb.) bahane ederek aboneye kaçak tahakkuku yapamayacağına hükmetmiştir. Hakkında haksız tutanak düzenlenen abonelerin, uzman görüşü ve bilirkişi incelemesi ile bu iddiaları çürütmesi ve haksız tazminat yüklerinden kurtulması mümkündür.
İstanbul / Bağcılar bölgesinde yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Diğer makaleler için https://sinankarabacak.com/hukuki-makaleler/ sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95
