|

Türk Ceza Hukukunda Cezanın Ertelenmesi Nedir?

cezanın ertelenmesi nedir bağcılar avukat sinan karabacak

İçindekiler

Cezanın ertelenmesi nedir? Türk Ceza Hukukunda cezanın ertelenmesi mahkeme tarafından verilen hapis cezasının, sanığın kişiliği ve gelecekte suç işlemeyeceği yönündeki olumlu kanaat nedeniyle cezaevi dışında bir denetim süresine tabi tutularak infaz edilmesidir. Cezanın ertelenmesi kurumu, sanığa bir nevi “şartlı özgürlük” tanıyarak, topluma kazandırılmasını hedefler. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ile sıkça karıştırılsa da kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü içerdiği için cezanın ertelenmesi kurumunun hukuksal sonuçları farklıdır.

A-Cezanın Ertelenmesinin Yasal Dayanağı

TCK m. 51 uyarınca düzenlenen ceza erteleme esasında bir infaz rejimidir. Erteleme kararının verilebilmesi için suçun türünden ziyade, hükmolunan cezanın miktarı ve sanığın geçmişi önem arz eder.

TCK m. 51 “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır.” şeklindedir.

B-Ceza Erteleme Kararı Verilebilmesinin Şartları

Hakimin ceza erteleme kararı verebilmesi için kanunda öngörülen üç temel şartın bir arada bulunması gerekir.

1-Ceza Miktarı Şartı

Hükmedilen hapis cezasının 2 yıl veya daha az olması gerekir. İstisnai olarak, suçun işlendiği tarihte 18 yaşından küçük veya 65 yaşından büyük olan kişiler için bu sınır 3 yıl olarak uygulanır. Adli para cezalarının ertelenmesi ise kanunen mümkün değildir.

2-Daha Önce Kasıtlı Bir Suçtan Mahkûm Olmamak

Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması gerekir. Eğer önceki mahkûmiyet taksirli bir suça ilişkinse veya 3 aydan az süreliyse, erteleme kararı verilmesine engel teşkil etmez.

3-Hakimde Oluşan Olumlu Kanaat

Bu şart sübjektif şarttır ve hakimin takdir yetkisi ile ilgilidir. Hakim sanığın suç işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığı ve kişilik özelliklerini inceleyerek, cezasının ertelenmesi halinde tekrar suç işlemeyeceği yönünde bir vicdani kanıya varması halinde hapis cezasının ertelenmesine karar verebilir.

C-Ceza Ertelemede Denetim Süresi ve Yükümlülükler

Cezası ertelenen hükümlü hakkında, 1 yıldan az, 3 yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresi belirlenir. Bu süre, hükmolunan hapis cezası süresinden az olamaz.

  • Rehberlik ve Eğitim: Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlünün bir eğitim kurumuna devam etmesine veya belirli bir meslek dalında rehber gözetiminde çalışmasına karar verebilir.
  • Serbestlik: Hakim, herhangi bir yükümlülük belirlemeden de denetim süresinin geçirilmesine karar verebilir.
  • Mağdurun Zararının Giderilmesi: Erteleme kararının uygulanması, bazen suçla ilgili maddi zararın giderilmesi şartına bağlanabilir. Bu durumda ceza ertelenir ancak denetim süresi, zararın ödenmesiyle fiilen başlar.

D-Ceza Erteleme Kararının Sonuçları

Cezanın ertelenmesi süreci iki farklı şekilde sonuçlanabilir:

  1. Olumlu Sonuç: Hükümlü, denetim süresini kasıtlı bir suç işlemeden ve yükümlülüklere uygun şekilde tamamlarsa, cezası infaz edilmiş sayılır. Ancak unutulmamalıdır ki, erteleme kararı adli sicil kaydında (sabıka) görünür. Sadece cezaevine girilmemiş olur.
  2. Olumsuz Sonuç (İptal): Hükümlü denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlerse veya kendisine yüklenen yükümlülüklere ısrarla uymazsa, erteleme kararı geri alınır. Bu durumda ertelenen cezanın tamamı cezaevinde infaz edilir.

E-Ceza Erteleme ile HAGB Arasındaki Temel Farklar

Hukuk sitenizi ziyaret edenlerin en çok merak ettiği konu bu iki kurum arasındaki farktır:

  • Sicil Kaydı: HAGB’de sabıka kaydı oluşmaz; ertelemede ise mahkûmiyet hükmü adli sicile işlenir.
  • Kararın Niteliği: HAGB bir “hüküm” değildir, dava askıdadır; erteleme ise kesinleşmiş bir hükmün “infaz” biçimidir.
  • İtiraz Yolu: HAGB kararlarına karşı “itiraz” yoluna gidilirken, erteleme içeren mahkûmiyet hükümlerine karşı “istinaf” ve “temyiz” yolları açıktır.

F-Ceza Ertelemenin Memuriyete Etkisi

Ertelenmiş olsa dahi, 1 yıl veya daha fazla süreli hapis cezası alan bir kişinin memuriyetle ilişiği kesilebilir veya memuriyete girişi engellenebilir (657 Sayılı Kanun m. 48). Ancak suçun türü (yüz kızartıcı suçlar vb.) bu noktada ceza miktarından daha belirleyici olabilir.

G-Ceza Erteleme Bakımından Hukuki Olarak Sonuç

Cezanın ertelenmesi, kişiyi hapis hayatının travmatik etkilerinden koruyan ancak ona toplum içinde ciddi bir sorumluluk yükleyen bir müessesedir. 51. madde kapsamında verilen bu şans, sanığın sosyal ve profesyonel hayatını sürdürürken aynı zamanda yargı denetimi altında kalmasını sağlar.

I-Cezaların Ertelemesi Hakkındaki Yargıtay Kararları

1-Sanık Tarafından Duruşmada Lehe Hükümlerin Uygulanmasının Talep Edilmesinin Ceza Erteleme Talebini de Kapsadığı Hakkında

<<<… Sanığın 11.04.2011 tarihli oturumdaki lehe olan hükümlerin uygulanması istemi TCK’nın 51.maddesindeki ertelemeyi de içerdiği halde, bu konuda bir karar verilmemesi,

TCK’nın 62. maddesinde öngörülen ” failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri” gibi hususlar değerlendirilmeden, “takdiren” biçimindeki yetersiz gerekçeyle anılan maddenin uygulanmaması,

Kanuna aykırı ve sanık E.. K..’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA…>>> (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/36896 E. – 2014/33891 K. Sayılı Kararı) https://karararama.yargitay.gov.tr/

2-Sanık Tarafından Zararın Giderilmesi Halinde Diğer Koşullar da Mevcutsa Daha Lehe Olan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı (HAGB) Verilmesi Gerektiği Hakkında

<<<…Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm edilmemiş olması, hükmolunan hapis cezasının iki yıldan az olması, inceleme konusu suç bakımından karşılanması gereken herhangi bir zararın bulunmaması ve sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep etmesi karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesinin subjektif şartı olan ve 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin altıncı fıkrasının (b) bendinde düzenlenen; “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” şartı üzerinde durulması gerekmektedir.

Cezası ertelenmesine karar verilen sanık hakkında diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilmesi gereken hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin olarak sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceğine yönelik bir değerlendirme yapılması, bu değerlendirme sonucunda yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılamaması hâlinde ise diğer kişiselleştirme kurumları olan seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme müesseselerinin tartışılması gerektiği gözetilmeden,

Yerel Mahkemece sanık hakkında daha lehe sonuç doğuran hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Bu itibarla Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükmünün, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken gösterilen yasal ve yeterli olmayan gerekçenin erteleme hükümlerinin uygulanmasına ilişkin gerekçe ile çelişmesi ve sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken ertelenmesine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir…>>> (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/114 E. – 2021/99 K. Sayılı Kararı)

3-Erteleme Hükümlerinin Cezaların Toplamı Üzerinden Değil Her Bir Suç İçin Ayrı Ayrı Değerlendirilmesi Gerektiği Hakkında

<<<…Erteleme hükümlerinin cezaların toplamı üzerinden değil; her bir suç için ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmesine göre, sanığa atılı işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen 9 ay hapis cezalarının miktar itibariyle ertelemeye engel oluşturmamasına karşın, “verilen ceza miktarı dikkate alınarak” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle TCK’nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA…>>>(Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2013/31510 E. – 2013/28544 K. Sayılı Kararı)

4-Adli Para Cezasını Ödeme Gücü Olmayan Sanık Hakkında Adli Para Cezası Yerine Cezanın Ertelenmesi Yönünde Karar Verilmesi Gerektiği Hakkında

<<<…  Mahkemenin sanık hakkında sonuç olarak hapis cezasını adli para cezasına çevirmesi sanık lehine olarak görülse bile sanık 1933 doğumlu olup suç tarihinde 73 yaşındadır. Savunmasının alındığı duruşmada çiftçilik yapan sanığın aylık gelirinin 250 lira olduğu anlaşılmaktadır.

Kanun koyucu, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin olarak hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi veya adli para cezasına çevrilmesi bakımından her iki kurum yönünden bir öncelik sıralaması belirlememiş, gözetilecek ölçütleri göstermekle yetinerek hangisinin uygulanacağı hususunu hakimin takdirine bırakmıştır.

Cezanın kişiselleştirilmesinde hakim, sanığın durumunu dosyadaki bilgi ve belgelere , duruşmada edindiği izlenime göre değerlendirecek ve bu kurumlardan hangisinin uygulanacağını, ya da uygulanmasının gerekmediğini kanunda öngörülen ölçütlere göre takdir edecektir. Sanığın ekonomik durumu itibariyle adli para cezasını ödeyemeyeceği anlaşılmaktadır.

Adli para cezasına çevrilen cezanın süresinde ödenmemesi halinde özgürlüğü bağlayıcı cezaya dönüştürülerek infaz edileceği kanunun emredici bir kuralıdır. Dairemiz incelemesi sırasında UYAP üzerinden alınan adli sicil kayıtlarına göre de sanığın sabıkası bulunmamaktadır. Sanığa verilen özgürlüğü bağlayıcı cezanın sanığın suç tarihinde 65 yaşından büyük olduğu da nazara alınarak sonuçta hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir…>>> (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2011/3427 E. – 2011/4878 K. Sayılı Kararı)

5-Adli Para Cezalarının Değil Sadece Hapis Cezalarının Ertelenebileceği Hakkında

<<<…Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21/11/2006 tarihli ve 2006/3-246 esas,2006/261 sayılı ilâmında da değinildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51/1. maddesinde düzenlenen; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekir.” şeklindeki emredici hüküm karşısında, sanık hakkında belirlenen adlî para cezasının ertelenemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir…>>> (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2019/15680 E. – 2020/22 K. Sayılı Kararı)

6-Cezanın Ertelenmesinde Mağdurun Beyan Ettiği Değil Gerçek Zarar Miktarının Araştırılması Gerektiği Hakkında

<<<…5237 sayılı TCK’nın 51/2. maddesi gereğince cezanın ertelenmesi mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir ise de, sanığın ödeme gücünün de dikkate alınması suretiyle zararın belirlenmesinden sonra tazmin şartıyla cezanın infazının ertelenmesine karar verilebileceği gözetilmeksizin, gerçek zarar miktarı belirlenmeksizin ve sanığın ödeme gücüyle ilgili herhangi bir tespitte bulunulmaksızın mağdurun iddia ettiği ve somut herhangi bir bulguya dayanmayan 15.500 TL zararın ödenmesi şartıyla ertelemeye karar verilmesi, kanuna aykırı olup…>>> (Yargıtay12. Ceza Dairesi 2013/10477 E. – 2014/2856 K. Sayılı Kararı)

7-Cezanın Ertelenmesinde Denetim Süresinin Ceza ile Uyumlu Olması Gerektiği Hakkında

<<<…Görevi kötüye kullanma suçunu zincirleme biçimde ve TCK’nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 43/1 ve 53/5. maddelerinin uygulanmaması,

Sanık hakkında TCK’nın 257/2. maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezası suçun işleniş biçimi ve sanığın kasta dayalı kusurluluğunun ağırlığına göre takdiren bir kat artırım ile tayin edildiği halde, ertelemeye ilişkin denetim süresinin herhangi bir yasal gerekçe gösterilmeksizin 3 yıl olarak en üst hadden tayini, kanuna aykırıdır…>>> (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2013/8864 E. – 2015/11849 K. Sayılı Kararı)

8-Cezanın Ertelenmesinin Uygulanması İçin Her Halükarda Zararın Giderilmesi Şartının Aranmasının Gerekmediği Hakkında

<<<…TCK’nın 51/1. maddesinde, erteleme kararının verilebilmesi için, ceza miktarının iki yılı aşmaması, kişinin, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması ve suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması koşullarının bulunması gerektiği belirtilmiş olup, somut olayda, ceza miktarı ve daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olma koşullarını taşıyan sanık hakkında, erteleme kararının “suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin” oluşup oluşmadığına bakılarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, “atılı eylemden kaynaklı kurum zararı karşılanmadığından” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi, bozmayı gerektirmiş…>>> (Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2015/4370 E. – 2015/8122 K. Sayılı Kararı)

İstanbul / Bağcılar bölgesinde yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Diğer makaleler için https://sinankarabacak.com/hukuki-makaleler/ sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Yasal Uyarı: Bu makale, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir