İstanbul Miras Avukatı

Miras hukuku; bir kişinin ölümü ile birlikte geride bıraktığı malvarlığının, haklarının ve borçlarının yasal mirasçılara ya da atanmış mirasçılara nasıl geçeceğini düzenleyen hukuk dalıdır. Türk Medeni Kanunu (TMK) md. 495–681 arasında düzenlenen bu alan, mirasçıların paylarından vasiyetnameye, tenkis davasından miras sözleşmesine kadar pek çok kritik konuyu kapsar.

İstanbul miras hukuku avukatı olarak; mirasçı hakları, ölüme bağlı tasarruflar, saklı pay ihlalleri ve miras davaları konularında hukuki danışmanlık ve yargı süreçlerinde temsil hizmeti sunulmaktadır. Aşağıda sıkça sorulan soruları ve miras hukukunun temel kavramları kısaca açıklanmaktadır.

1. Yasal Mirasçılar Kimlerdir ve Miras Pay Oranları Nedir?

Türk Medeni Kanunu, yasal mirasçıları zümre sistemiyle belirler. Üst zümrenin mirasçısı varsa alt zümre mirastan pay alamaz.

Sağ Kalan Eşin Mirası

Sağ kalan eş, hangi zümreyle birlikte miras alacağına göre değişen oranlarda mirasçıdır. Hiç yasal mirasçı yoksa mirasın tamamı eşe kalır; eş de yoksa miras Hazine’ye intikal eder (TMK md. 501). Aşağıdaki zümre sistemine sağ kalan eşin  miras payı oranları yer almaktadır.

Evlilik dışı doğan çocuklar soybağı kurulmuş olmak koşuluyla eşit miras haklarına sahiptir. Evlatlık ve evlatlık edinen arasında da tam miras hakkı doğar.

Birinci Zümre – Altsoy

Miras bırakanın çocukları ve torunları birinci zümreyi oluşturur. Çocuklar eşit pay alır; vefat eden çocuğun payı kendi çocuklarına geçer (halefiyet ilkesi). Sağ kalan eşin varlığında mirasın 1/4’ü eşe, 3/4’ü altsoya aittir.

İkinci Zümre – Ana-Baba

Birinci zümre mirasçısı yoksa miras, miras bırakanın anne ve babasına geçer. Eşin payı bu durumda mirasın 1/2’sidir; kalan 1/2 ana-babaya eşit paylaştırılır.

Üçüncü Zümre – Büyükana ve Büyükbaba

İkinci zümre de yoksa büyükanne ve büyükbabalar ile onların altsoyları miras alır. Sağ kalan eşin payı 3/4’tür.

2. Saklı Pay Kavramı Nedir? Kimleri Kapsar?

Saklı pay (mahfuz hisse), miras bırakanın ölüme bağlı tasarruflarıyla dahi kısıtlayamayacağı, belirli mirasçılar lehine kanun tarafından güvence altına alınmış asgari miras payıdır (TMK md. 505–511).

Saklı Paylı Mirasçılar ve Oranları

  • Altsoy (çocuklar, torunlar): Yasal pay oranının 1/2’si
  • Ana ve baba: Yasal pay oranının 1/4’ü
  • Sağ kalan eş: Tek başına mirasçı olması veya altsoy/ana-baba ile birlikte mirasçı olmasına göre tam yasal payın tamamı; diğer zümrelerle birlikte yasal payın 3/4’ü

Kardeşlerin saklı payı 4721 sayılı TMK ile kaldırılmıştır; bu nedenle kardeşler artık saklı pay hakkına sahip değildir.

Miras bırakan, saklı paylı mirasçının hakkını çiğneyen bir kazandırma yapmışsa —örneğin bir malı piyasa değerinin çok altında devretmişse veya bağışlamışsa— etkilenen mirasçı tenkis davası açarak saklı payının tamamlanmasını talep edebilir.

3. Mirasçılıktan Çıkarma Sebepleri Nelerdir?

Mirasçılıktan çıkarma (ıskat), miras bırakanın saklı paylı mirasçısını geçerli bir nedene dayanarak mirastan yoksun bırakmasıdır. TMK md. 510–513 ile düzenlenmiştir ve geçerliliği için iki temel koşul aranır: (1) Kanunda sayılan sebeplerden birinin varlığı, (2) Bu sebebin vasiyetname veya miras sözleşmesinde açıkça belirtilmesi.

Cezai Mirasçılıktan Çıkarma Sebepleri (TMK md. 510)

  • Mirasbırakana, eşine, altsoyuna veya üstsoyuna karşı ağır bir suç işlemek
  • Mirasbırakana veya ailesine karşı aile hukukundan doğan yükümlülükleri ağır biçimde çiğnemek

Borç Ödemeden Aciz Nedeniyle Çıkarma (TMK md. 513)

Mirasçının borçları miras payını aşıyorsa ve mirasçı bu durumu kabul etmişse, miras bırakan altsoyunu mirastan çıkarabilir; çıkarılan mirasçının payı onun altsoyuna verilir. Miras açıldığında borçların miras payını karşıladığının ortaya konması hâlinde çıkarma geçersiz sayılır.

Çıkarma sebebi kanıtlanamıyorsa ya da vasiyetnamede sebebi açıkça belirtilmemişse, saklı paylı mirasçı tenkis davası açarak çıkarmanın iptalini ve hakkının tamamlanmasını isteyebilir.

4. Ölüme Bağlı Tasarruflar Nelerdir?

Ölüme bağlı tasarruf; hukuki sonuçlarını miras bırakanın ölümüyle doğuran tek taraflı veya sözleşmesel irade açıklamalarıdır. Başlıca türleri vasiyetname, miras sözleşmesi ve mirastan feragat sözleşmesidir.

4a. Vasiyetname Nedir? Nasıl Yapılır?

Vasiyetname, miras bırakanın sağlığında hazırladığı, ölümünden sonra hüküm doğuracak tek taraflı bir ölüme bağlı tasarruf belgesidir (TMK md. 531–551). Miras bırakan vasiyetnameyi her zaman değiştirebilir veya geri alabilir.

Resmî Vasiyetname

Resmî vasiyetname, noter huzurunda iki tanık eşliğinde düzenlenir. Miras bırakan iradesini notere bildirir; noter resmi belgede hazırlar, miras bırakan okur ve imzalar, tanıklar da imza atar. Okuma yazma bilenler için en güvenli yöntemdir.

El Yazılı Vasiyetname

El yazılı vasiyetname; başından sonuna kadar miras bırakanın el yazısıyla yazılmış, tarih ve imza içermelidir (TMK md. 538). Bilgisayar çıktısı veya başkasının yazısıyla hazırlanan belgeler geçersizdir. Tarihin gün, ay ve yıl olarak tam belirtilmesi önerilir.

Sözlü Vasiyetname

Resmi ve el yazılı vasiyetname yapma imkânı bulunmayan ölüm tehlikesi, salgın hastalık, ulaşımın kesilmesi gibi olağanüstü durumlarda miras bırakan iradesini iki tanığa sözlü olarak açıklayabilir. Tanıklar bu beyanı hâkim veya noter önünde tutanağa geçirmek zorundadır. Olağanüstü hâl ortadan kalktıktan bir ay sonra sözlü vasiyet kendiliğinden geçersiz olur.

4b. Miras Sözleşmesi Nedir? Nasıl Yapılır?

Miras sözleşmesi; miras bırakan ile mirasçı veya lehdar arasında karşılıklı irade beyanlarıyla kurulan ölüme bağlı tasarruftur (TMK md. 527–528). Vasiyetnameden en önemli farkı, miras sözleşmesinin tek taraflı olarak geri alınamamasıdır; ancak tarafların karşılıklı rızasıyla sona erdirilebilir.

Miras sözleşmesi resmî vasiyetname şeklinde, yani her iki tarafın aynı anda noter huzurunda ve iki tanık eşliğinde imzalamasıyla yapılır. Saklı pay kuralları miras sözleşmesiyle de ihlal edilemez.

4c. Mirastan Feragat Sözleşmesi Nedir?

Mirastan feragat sözleşmesi; mirasçının, miras bırakanın sağlığında ileride hak kazanacağı miras payından vazgeçtiği bir sözleşmedir (TMK md. 528). Karşılıklı veya ivazsız (karşılıksız) olabilir. Feragat eden mirasçının altsoyunu da kapsaması kural olmakla birlikte, sözleşmede aksinin kararlaştırılması mümkündür.

Miras sözleşmesi şekline tabidir; resmî vasiyetname biçiminde noter huzurunda yapılmalıdır. İvazlı feragatte bedel ödenmiş olmasına karşın miras bırakanın ölümünden sonra diğer mirasçılar arasında denkleştirmeye konu olabilir.

5. Tenkis Davası Nedir? Tenkise Tabi Kazandırmalar Nelerdir?

Tenkis davası; miras bırakanın saklı paylı mirasçıların haklarını ihlal eden ölüme bağlı tasarruflarının veya sağlar arası kazandırmalarının, saklı payı karşılayacak ölçüde indirilmesini (azaltılmasını) amaçlayan bir dava türüdür (TMK md. 560–571).

Tenkise Tabi Kazandırmalar

  • Vasiyetname ile yapılan kazandırmalar
  • Miras sözleşmesiyle yapılan kazandırmalar
  • Miras bırakanın sağlığında yaptığı ivazsız (bağış) kazandırmalar
  • Tasarruf özgürlüğünü aşan miras sözleşmeleri
  • Mirasçıyı miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla yapılan örtülü kazandırmalar (muris muvazaası)

Tenkis Sırası

Tenkiste önce ölüme bağlı tasarruflara gidilir; bunlar yetmezse en son yapılan sağlar arası kazandırmadan başlanarak geriye doğru tenkis yapılır.

Zamanaşımı

Tenkis davası, saklı paylı mirasçının tasarruftan haberdar olduğu tarihten itibaren 1 yıl ve her hâlükârda vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda miras açılma tarihinden itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır.

Tenkis talebinde bulunabilmek için davanın yasal mirasçı (saklı pay sahibi) tarafından açılması gerekir. Alacaklılar tenkis davası açamaz.

6. Miras Sebebiyle İstihkak Davası Nedir ve Şartları Nelerdir?

Miras sebebiyle istihkak davası; mirasçılık sıfatına sahip olduğu hâlde tereke mallarını elinde bulunduran üçüncü kişilere veya gerçekte mirasçı olmadığı hâlde mirasçılık unvanını kullanan kişilere karşı açılan davadır (TMK md. 637–638).

Davanın Tarafları

  • Davacı: Gerçek mirasçı ya da miras payı üzerinde hak sahibi olan kişi
  • Davalı: Terekeyi veya tereke malını elinde bulunduran —mirasçı sıfatı olmayan ya da sınırlı sıfatı bulunan— kişi

Davanın Şartları

  • Davacının mirasçılık sıfatının varlığı (yasal veya atanmış mirasçı)
  • Tereke mallarının davalının zilyetliğinde bulunması
  • Davalının bu mallar üzerinde hak iddiasında bulunması ya da bulundurmaması

Zamanaşımı

Miras sebebiyle istihkak davası, davacının hakkını ve malları elinde bulunduranı öğrenmesinden itibaren 1 yıl ve miras açılmasından itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır. İyi niyetli olmayan kişilere karşı zamanaşımı işlemez.

7. Denkleştirme Davası Nedir?

Denkleştirme (TMK md. 669–675); miras bırakanın sağlığında mirasçılarına yaptığı karşılıksız kazandırmaların (hayat sigortası, eğitim gideri, çeyiz, kuruluş sermayesi, borç ödeme vb.) miras paylaşımında hesaba katılmasıdır. Amaç, mirasçılar arasında adaletli bir paylaşım sağlamaktır.

Denkleştirme Yükümlülüğü

Altsoy mirasçılar, miras bırakanın sağlığında aldıkları kazandırmaları kural olarak denkleştirmek zorundadır. Miras bırakan denkleştirme yükümlülüğünü açıkça kaldırmışsa bu yükümlülük ortadan kalkar; ancak saklı payı ihlal etmemek koşuluyla bu mümkündür.

Denkleştirme Yöntemi

  • Elden verme: Denkleştirmeye tabi değer miras payına eklenerek paylaşım yapılır.
  • İade: Değer miras payını aşıyorsa mirasçı, fazlasını terekeye iade eder.

Denkleştirme davaları miras taksim davalarıyla birlikte ya da ayrı bir dava olarak Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılabilir.

8. İstanbul Miras Avukatı Hangi Davalara Bakar?

Miras hukukundan doğan uyuşmazlıklar teknik ve karmaşık bir yapıya sahiptir. Av. Sinan Karabacak; aşağıda yer alan başlıca dava türlerinde İstanbul’daki müvekkillerine hukuki danışmanlık ve dava takip hizmetleri sunmaktadır:

  • Muris Muvazaası Davası: Miras bırakanın mirasçıları zarara uğratmak amacıyla yaptığı muvazaalı tapu devirlerinin iptali
  • Tenkis Davası: Saklı pay mirasçılarının haklarını ihlal eden ölüme bağlı tasarrufların tenkisi
  • Vasiyetnamenin İptali Davası: Ehliyetsizlik, yanıltma veya tehdit nedeniyle düzenlenen vasiyetnamelerin iptali
  • Mirasın Paylaşımı (Taksim) Davası: Mirasçılar arasında uzlaşı sağlanamayan durumlarda mahkeme yoluyla terekenin paylaşımı
  • Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyu) Davası: Paylı ya da elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazların satış veya aynen taksim yoluyla paylaşımı
  • Miras Hukukunda Ecrimisil Davası: Paydaşlar arasında taşınmazın haksız kullanımından doğan tazminat talepleri
  • Mirasın Reddi ve Tereke Yönetimi: Borçlu bir terekenin reddi ile mirasın resmen yönetilmesine ilişkin işlemler
  • Miras Hukukunda Müşterek Banka Hesapları: Müşterek hesapların terekedeki payının tespiti ve paylaşım esaslarına ilişkin uyuşmazlıklar

9. İstanbul Miras Avukatının Önemi

İstanbul gibi büyük bir metropolde miras uyuşmazlıkları çoğunlukla yüksek değerli taşınmazları, şirket paylarını ve karmaşık tereke yapılarını kapsamaktadır. Bu nedenle miras hukuku alanında uzmanlaşmış bir avukatla çalışmak, sürecin hem hukuki hem de maddi açıdan doğru yönetilmesini sağlar.

  • Miras hukuku; Türk Medeni Kanunu, İcra İflas Kanunu ve tapu mevzuatının kesiştiği teknik bir alandır. Uzman bir avukat, uygulanacak hükümleri ve hak düşürücü süreleri eksiksiz takip eder.
  • Muris muvazaası ve tenkis gibi davaların başarıyla sonuçlandırılması, doğru delil stratejisi ve Yargıtay içtihatlarına hâkim olmayı gerektirir.
  • Mirasçılar arasındaki arabuluculuk süreçlerinde tarafsız ve hukuki zemine dayalı bir müzakere yürütülmesine katkı sağlar.
  • İstanbul mahkemelerindeki yoğun iş yükü, dava süreçlerinde usul hatalarını minimize etmeyi zorunlu kılar.

10. İstanbul Yargı Çevresi

AdliyeKonumBaşlıca Yargı Çevresi
İstanbul Adliyesi (Çağlayan)ŞişliŞişli, Beyoğlu, Beşiktaş, Sarıyer, Kâğıthane, Fatih, Bayrampaşa
İstanbul Anadolu AdliyesiKartalKadıköy, Üsküdar, Ataşehir, Maltepe, Kartal, Pendik, Tuzla, Ümraniye, Sancaktepe, Çekmeköy, Sultanbeyli, Beykoz, Şile, Adalar
Bakırköy AdliyesiBakırköyAvrupa yakasının güneybatı ilçelerini (Bakırköy, Bahçelievler, Bağcılar, Zeytinburnu, Güngören, Esenler) kapsayan; İstanbul’un en yoğun aile mahkemelerinden biridir.
Küçükçekmece AdliyesiKüçükçekmeceKüçükçekmece, Avcılar, Başakşehir
Büyükçekmece AdliyesiBüyükçekmeceBüyükçekmece, Beylikdüzü, Esenyurt
Gaziosmanpaşa AdliyesiGaziosmanpaşaGaziosmanpaşa, Sultangazi, Arnavutköy, Eyüpsultan

11. Miras Hukuku Davasını Avukatla Yürütmenin Önemi

Miras davaları; uzun soluklu, teknik ve duygusal açıdan yorucu süreçlerdir. Tek başına yürütülen bir miras davası; süre aşımı, hatalı dava dilekçesi veya delil yetersizliği gibi nedenlerle geri dönülemez hak kayıplarına yol açabilir.

Neden Avukatsız Miras Davası Risklidir? Muris muvazaasında ispat yükü mirasçıya aittir; hukuki bilgi olmadan delil toplamak son derece güçtür. Tenkis ve vasiyetnamenin iptali davalarında kısa hak düşürücü süreler mevcuttur; bu süreler kaçırıldığında dava hakkı tamamen yitirilir. Ortaklığın giderilmesi davalarında yanlış taraf göstermek ya da eksik tescil talebi, davanın reddine neden olabilir. Yargılama sürecinde usul hatalarını telafi etmek mümkün olmayabilir.

İstanbul İlinde yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Miras Hukuku alanındaki makalelerimiz için Miras Hukuku Yazılar  diğer makaleler için Yazılar sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

Yasal Uyarı: Bu makale, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.