|

TASARLAYARAK İNSAN ÖLDÜRME SUÇU ve CEZASI (TCK 82/1-a)

istanbul ceza avukatı

Kasten öldürme suçu Türk Ceza Kanunu’nun 81’inci Maddesinde “Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.” Şeklinde yer almaktadır. Bu maddede suç temel şekli düzenlenmiştir.

Kasten öldürme suçunun nitelikli halleri TCK’nın 82’inci maddesinde düzenlenmiş olup, suçun tasarlanarak işlenmesi nitelikli hal (daha fazla ceza verilmesine sebep olan durum) olarak sayılmıştır.

Tasarlayarak İnsan Öldürme Suçu Cezası

Tasarlayarak insan öldürme suçunun cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır.

Yargıtay Kararları Işığından Tasarlayarak İnsan Öldürme Suçunun Oluşması İçin Gerekli Şartlar

Kasten öldürme suçunun nitelikli hallerinden olan tasarlayarak adam öldürme suçunun oluşması için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur.

Bu kriterler Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2023/288 E. – 2024/170 K. Sayılı kararında https://karararama.yargitay.gov.tr/#

“Nitelikli hâller” başlıklı 82. maddesinde; “(1) Kasten öldürme suçunun; a) Tasarlayarak,

…İşlenmesi hâlinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.” düzenlemesiyle de tasarlayarak öldürme, kasten öldürme suçunun nitelikli hâlleri arasında sayılmıştır.
Gerek madde metninde gerekse gerekçesinde tasarlama kavramının tanımına yer verilmemiş, bu konunun açıklığa kavuşturulması, öğreti ve yargısal kararlara bırakılmıştır. Öğretide tasarlamayı açıklama bakımından soğukkanlılık ve planlama teorisi olarak iki görüş ileri sürülmüştür. Soğukkanlılık teorisine göre, tasarlayarak öldüren şahısta bir soğukkanlılık gözlenmektedir. Bu kişinin başkasını öldürürken hiç heyecan duymamış olması, ondaki ruhsal kötülüğü göstermektedir. Ayrıca fail, öldürme kararını önceden almış olmasına, araya zaman girmiş olmasına karşın, soğukkanlılığını korumuş ve bu karardan vazgeçmemiştir. Planlama teorisine göre ise, tasarlama ile işlenen öldürme suçlarında, suç, önceden kararlaştırılmış, hazırlanmış ve planlanmıştır. Bu hazırlık, pusu kurmak, mağduru ya da maktulü bulmak, hile ile öldüreceği yere getirmek şeklinde olabilecektir. Burada fail, önceden aldığı suç işleme kararını gerçekleştirmek için suçta kullanacağı araçları seçip, temin etmekte ve bu suçu nasıl işleyeceği konusunda plan yapmaktadır.


765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlükte olduğu dönemde, Ceza Genel Kurulunun 09.07.2002 tarihli ve 138-301 ile 03.12.2002 tarihli ve 247-414 sayılı kararlarıyla; “Failin bir kimseye karşı bir suçu işlemeye sebatla ve koşulsuz olarak karar vermesi, suçu işlemeden önce soğukkanlı bir şekilde düşündükten sonra ulaştığı ruhsal sükûnete rağmen kararından vazgeçmeyip ısrarla ve bu akış içerisinde fiilini icraya başlaması halinde tasarlamadan söz edilebilir. Tasarlama halinde fail, anında karar verip fiili işlememekte, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında bir süre geçmektedir. Fail bu süre içinde suçu işleyip işlememe konusunda düşünmekte, ancak tasarladığı suçu işlemekten vazgeçmemektedir. Failin suçu işlemekten vazgeçmesi fakat bir başka nedenle ve ani bir kararla fiili işlemesinde tasarlamadan söz edilemez. Suç işleme kararının ne zaman alındığı ve eylemin ne zaman işlendiği mevcut kanıtlarla saptanmalı, suç kararıyla eylem arasında geçen zaman dilimi içerisinde ruhi sükûnete ulaşılıp ulaşılamayacağı araştırılmalıdır.” sonucuna ulaşılmıştır.
Yerleşik yargısal kararlarda kabul edildiği ve tereddütsüz bir şekilde uygulandığı üzere, tasarlamadan söz edilebilmesi için; “Failin, bir kimsenin vücut bütünlüğü veya yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya sebatla ve koşulsuz olarak karar vermiş olması, düşünüp planladığı suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ulaştığı ruhi sükûnete rağmen bu kararından vazgeçmeyip sebat ve ısrarla fiilini icraya başlaması ve gerçekleştirmeyi planladığı fiili, belirlenmiş kurgu dâhilinde icra etmesi” gerekmektedir. Nitekim CGK’nın istikrar kazanmış çok sayıda kararı da bu doğrultudadır.


Tasarlama hâlinde fail, anında karar verip fiili işlememekte, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında sükûnetle düşünebilmeye yetecek kadar bir süre geçmektedir. Fail bu süre içinde suçu işleyip işlememe konusunda düşünmekte ve suçu işlemekten vazgeçmemektedir. Failin suçu işlemekten vazgeçmesi ve fakat bir başka nedenle ve bir başka ani kararla fiili işlemesinde tasarlamadan söz edilemez. Suç işleme kararının hangi düzeydeki eylem için ve ne zaman alındığı ile eylemin şarta bağlı olmayan bu kararlılıktan ne kadar zaman geçtikten sonra işlendiği mevcut delillerle belirlenmeli, suç kararıyla eylem arasında geçen zaman dilimi içerisinde ruhi sükûnete ulaşılıp ulaşılamayacağı değerlendirme konusu yapılmalıdır.”
şeklindedir.

Maddeler halinde saymak gerekirse tasarlayarak insan öldürme suçunun nitelikli halinin oluşması için;

  1. Suçun işlenmesine sebatla ve koşulsuz olarak karar verilmesi,
  2. İşlenmeye niyet edilen suçun soğukkanlı ve sükunetle düşünülmesi,
  3. Suç kararı ile eylem arasında zaman geçmesi,
  4. Ulaşılan ruhi sükunete rağmen bu karardan vazgeçilmeyip ısrarla fiilin icrasına başlanması.

hususlarının bir arada bulunması gerekir.

Tasarlayarak İnsan Öldürme Suçunun Tehevvür Halinde İşlenmesi

Tasarlayarak İnsan Öldürme Suçu bakımından tehevvür hali suçun suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında sükûnetle düşünebilmeye yetecek kadar süre olmasını yani failin suçu tasarlamadan kızgınlık ve öfke hali ile işlenmesini ifade eder. Böyle bir durumda Yargıtay uygulamasına göre insan öldürme suçunun tasarlayarak öldürme şeklindeki nitelikli hali oluşmaz.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/270 E. – 2014/197 K. Sayılı kararında; https://karararama.yargitay.gov.tr/#

…Tasarlama halinde fail, anında karar verip fiili işlememekte, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında sükûnetle düşünebilmeye yetecek kadar bir süre geçmektedir. Fail bu süre içinde suçu işleyip işlememe konusunda düşünmekte ve suçu işlemekten vazgeçmemektedir. Failin suçu işlemekten vazgeçmesi ve fakat bir başka nedenle ve bir başka ani kararla fiili işlemesinde tasarlamadan söz edilemez. Suç işleme kararının hangi düzeydeki eylem için ve ne zaman alındığı ile eylemin şarta bağlı olmayan bu kararlılıktan ne kadar zaman geçtikten sonra işlendiği mevcut delillerle belirlenmeli suç kararıyla eylem arasında geçen zaman dilimi içerisinde ruhi sükûnete ulaşılıp ulaşılamayacağı değerlendirme konusu yapılmalıdır.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Sanıklar Bilgi, K. ve Güven ile katılan arasında husumet bulunduğu, sanık Güven’in tesadüfen kahvehanede gördüğü katılanın kendisini kahvehaneden kovması üzerine diğer sanıkları aramasından yaklaşık 20 dakika sonra gerçekleşen somut olayda, sanıkların öldürme kararı vermeleri ile icrası arasında çok kısa bir zaman geçtiği, diğer bir anlatımla ruhi sukunete ulaşarak kararlarını tekrar gözden geçirmeleri için yeterli sürenin bulunmadığı, içinde bulundukları tehevvür hali devam etmekte iken öldürme kararını verip hemen akabinde icra ettikleri anlaşıldığından, tasarlamanın şartlarının oluşmadığının kabulü gerekmektedir. Diğer yandan olayda, eylemi gerçekleştirmek için bir başka kişinin kullanılması da tasarlamanın varlığının kabulü için tek başına yeterli olmayıp varılan bu sonucu değiştirmeyecektir…
” şeklinde hüküm kurmuştur.

Yargıtay kararına göre yaşanan tartışmadan 20 dakika sonra meydana gelen suçta sanığın suçu işleme kararı ile suçun işlendiği zaman aralığının kısa olduğuna vurgu yapılarak tasarlamanın şartlarının oluşmadığına vurgu yapmıştır. Yargıtay kararındaki diğer bir önemli husus ise bu kısa zaman aralığında suçu işleyecek başka bir üçüncü kişinin temin edilip kullanılması da tasarlamanın varlığı için yeterli görülmemesidir.

Tasarlayarak İnsan Öldürme Suçunda İştirak

Yargıtay 1. Ceza Dairesi  2016/4745 E. – 2017/5336 K. Sayılı ilamında;

…Sanıkların aralarında yaptığı işbölümü doğrultusunda, maktulün herhangi bir endişe duymaksızın ve tedbir almaksızın bulundukları eve girmesinin sağlanması, olağan bir görüşme havası yaratılarak önlem alma ve savunma yapmasının imkansız hale getirilmesi ve olayın cereyan tarzına göre fikir ve eylem birliği içerisinde dayanışmalı olarak hareket ederek fiil üzerinde birlikte hakimiyet tesis eden sanıklardan …’ın da 5237 sayılı TCK.nun 37. maddesine göre fail olarak cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yardım eden olarak kabulü ile cezasından aynı yasanın 39. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini bozmayı gerektirmiştir

şeklinde karar vermiş olup, aktif icrai harekette bulunmayan ancak fikir birliği içinde diğer faille hareket ve suçun oluşmasına ortam sağlayan sanığın yardım eden sıfatıyla değil, müşterek fail sıfatıyla tasarlayarak kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiği yönünde hüküm kurmuştur.

TCK 82/1-a kapsamında tasarlayarak insan öldürme suçunun cezası, unsurları ve iştirak durumları. Müşterek faillik ile yardım etme arasındaki farklar ve Yargıtay’ın tasarlama konusundaki güncel yaklaşımı hakkında bilgi edinin.

İstanbul / Bağcılar bölgesinde yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Diğer makaleler için https://sinankarabacak.com/hukuki-makaleler/ sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

Benzer Yazılar

2 Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir