İçindekiler
Adli para cezası, Türk ceza hukukunun en sık uygulanan yaptırımlarından biridir. Failin ekonomik özgürlüğünü kısıtlayan bu yaptırım türü; koşulları, çeşitleri ve ödenmemesi hâlinde doğurduğu sonuçlar bakımından dikkatli bir değerlendirme gerektirmektedir. Bu makalede 5237 sayılı TCK ve 5275 sayılı CGTİHK çerçevesinde adli para cezası kapsamlı biçimde ele alınmaktadır.
A-Adli Para Cezasının Tanımı
Adli para cezası; bir suç nedeniyle mahkeme tarafından hükmolunan ve bireyin belirli bir miktar parayı Devlet hazinesine ödemesini emreden cezai bir yaptırımdır. Bu yaptırım, özgürlüğü bağlayıcı cezalara alternatif ya da tamamlayıcı nitelikte uygulanmaktadır.
5237 sayılı TCK m. 52 uyarınca adli para cezası, beş günden az ve yedi yüz otuz günden fazla olmamak koşuluyla belirlenen gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarla çarpılması suretiyle hesaplanır. Günlük tutar en az yirmi, en fazla yüz Türk lirası olarak belirlenmiş olmakla birlikte mahkeme, sanığın kişisel ve ekonomik durumunu gözetmek zorundadır.
Adli para cezası; idari para cezasından kesinlikle farklıdır. İdari para cezaları bir idari makam tarafından verilirken adli para cezası yalnızca yetkili mahkeme kararıyla hükmolunur, adli sicile işler ve ödenmemesi doğrudan hapis cezasına dönüşebilir.
B-Adli Para Cezasının Çeşitleri
1-Doğrudan (Asıl) Adli Para Cezası
Kanun koyucu bazı suçlarda yaptırım olarak doğrudan adli para cezasını öngörmüştür. Hâkim, bu suçlarda hapis cezasına hükmetme seçeneğine sahip değildir; kanunun öngördüğü bu yaptırımı uygulamak zorundadır. Örneğin TCK m. 163 kapsamındaki bazı suçlar bu niteliktedir.
2-Seçimlik (Alternatif) Adli Para Cezası
Kanunda “hapis cezası veya adli para cezası” şeklinde seçimlik yaptırım öngörülen suçlarda mahkeme, iki seçenekten birini tercih edebilmektedir. Hâkim bu takdir yetkisini kullanırken sanığın kişisel ve sosyal durumunu, suçun işleniş biçimini, kastını ve pişmanlığını değerlendirmek durumundadır.
3-Hapis Cezasından Çevrilen Adli Para Cezası
Kanunda asıl yaptırım olarak hapis cezası öngörülmüş olmakla birlikte TCK’nın ilgili hükümleri çerçevesinde hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi söz konusu olabilmektedir. Bu hâl aşağıdaki başlıkta ayrıntılı ele alınmaktadır.
C-Hapis Cezasının Adli Para Cezasına Çevrilme Şartları
5237 sayılı TCK m. 50, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilebileceğini düzenlemektedir. Bu hükmün uygulanabilmesi için bazı koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir:
- Bir yıl veya daha az süreli hapis cezası: Hükmolunan hapis cezasının bir yılı aşmaması şarttır. İki yılı aşmayan hapis cezaları ilk kez suç işleyenler için ayrıca değerlendirilebilir.
- Kasıtsız suç istisnası: Taksirle işlenen suçlarda hapis cezası miktarına bakılmaksızın çevirme yapılabilir; bu sebeple taksirli suçlarda mahkeme daha geniş bir takdir yetkisine sahiptir.
- Sanığın kabul etmesi gerekmez: Çevirme işlemi için sanığın rızası aranmaz; mahkeme re’sen karar verebilir.
- Cezanın tam olarak belirlenmesi: Önce kesin hapis cezasına hükmedilmeli, ardından çevirme yapılmalıdır. Doğrudan belirsiz para cezasına karar verilemez.
- Önceki mahkûmiyet kararı bulunmaması: Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak, çevirme konusunda mahkemenin lehte takdir yetkisini kullanmasını kolaylaştırır.
Çevirme oranı, TCK m. 50/3 uyarınca bir gün hapis cezasının bir gün adli para cezasına karşılık gelmesi biçiminde hesaplanır. Başka bir deyişle, 30 gün hapis cezası 30 gün birim adli para cezasına çevrilecek; bu gün sayısı günlük miktar ile çarpılarak toplam ceza elde edilecektir.
D-Adli Para Cezasında Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
1-Adli Para Cezasının Ertelenmesi
5237 sayılı TCK m. 51 hükmü uyarınca hapis cezasının ertelenmesi mümkündür; ancak adli para cezaları doğrudan ertelenemez. Bu kural mutlaktır: Mahkeme, hapis cezasını erteledikten sonra bu cezayı adli para cezasına çevirmişse artık söz konusu para cezası da erteleme kapsamından çıkmaktadır.
Bununla birlikte hapis cezasının önce ertelenmesi, ardından para cezasına çevrilmesi uygulamada tartışmalı olmuştur. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre bu sıralama hukuka aykırıdır; önce çevirme yapılmalı, ardından erteleme değerlendirmesi yapılmalıdır. Şayet hapis cezası adli para cezasına çevrilmişse artık erteleme hükümleri uygulanamaz.
2-Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
5271 sayılı CMK m. 231 çerçevesinde düzenlenen HAGB kurumu, adli para cezaları bakımından da uygulanabilir. HAGB kararı verilebilmesi için şu koşulların sağlanması gerekir:
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm edilmemiş olması.
- Hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması.
- Suçun işlenmesiyle oluşan zararın giderilmiş olması (mağdurun uğradığı zararın tazmin edilmesi).
- Sanığın yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkemede kanaat oluşması.
- Sanığın HAGB kararına açıkça itiraz etmemesi.
HAGB kararının verilmesinin ardından sanık, beş yıllık denetim süresine tabi tutulur. Bu süre içinde kasıtlı yeni bir suç işlenmemesi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyulması hâlinde dava düşer, herhangi bir mahkûmiyet kararı adli sicile işlemez. Aksi hâlde geri bırakılan hüküm açıklanır ve ceza infaza konu olur.
HAGB ile Ertelemenin Farkı
Ertelemede mahkûmiyet kararı kesinleşir ve adli sicile işler; yalnızca infazı askıya alınır. HAGB‘de ise hüküm açıklanmaz; koşulların yerine getirilmesi hâlinde dava düşer ve adli sicile herhangi bir kayıt düşülmez.
E-Adli Para Cezasının Ödeneceği Yer
Adli para cezasının tahsiline ilişkin usul ve esaslar 5275 sayılı CGTİHK (Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun) ile bu kanuna dayalı çıkarılan Yönetmelik’te düzenlenmektedir.
Kesinleşen mahkeme kararı, infaz için Cumhuriyet Başsavcılığı İnfaz Bürosuna gönderilir. Büro, ödeme emrini sanığa tebliğ eder. Görüleceği üzere adli para cezası katılana ya da müşteki tarafa değil devlet hazinesine ödenmektedir. Adli para cezası genellikle şu yollarla ödenmektedir:
- Banka havalesi yoluyla: Cumhuriyet Başsavcılığının bildirdiği Hazine hesabına, mahkeme kararında belirtilen dosya numarası yazılarak yatırılır.
- Adliye veznesine nakden: İnfaz bürosuna ya da adliye veznelerine bizzat gidilerek ödeme yapılabilir.
- PTT veya e-Devlet üzerinden: Günümüzde bazı ödemeler e-Devlet kapısı üzerinden de gerçekleştirilebilmektedir; ancak bu yöntemin her dava için geçerli olup olmadığı ilgili savcılıktan teyit edilmelidir.
Tebligat alındıktan itibaren otuz gün içinde ödeme yapılması gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaması veya taksit düzenlemesine başvurulmaması hâlinde kanuni sonuçlar doğar. Ekonomik güçlük söz konusuysa CGTİHK m. 106/3 uyarınca ödemenin aylık taksitler hâlinde yapılması mahkemeden talep edilebilir.
F-Adli Para Cezasının Ödenmemesinin Sonuçları
Adli para cezasının zamanında ödenmemesi, son derece ağır hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Bu sonuçlar 5275 sayılı CGTİHK m. 106’da düzenlenmiştir:
Adli para cezasını ödemeyen hükümlü hakkında, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararıyla ceza, her gün karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalışmaya çevrilir.
Kamuya yararlı çalışmayı da kabul etmeyen veya bu yükümlülüğü yerine getirmeyen hükümlünün adli para cezası, doğrudan hapis cezasına çevrilir.
- Ödeme emrinin tebliği: İnfaz bürosu, kesinleşen kararı hükümlüye tebliğ eder ve 30 günlük ödeme süresi başlar.
- Kamuya yararlı çalışmaya çevirme: Süresinde ödenmeyen ceza öncelikle kamuya yararlı bir işte çalıştırma yaptırımına çevrilir. Hükümlü bu seçeneği kabul etmek zorunda değildir; ancak reddetmesi bir sonraki aşamayı tetikler.
- Hapis cezasına çevirme: Kamuya yararlı çalışmanın reddedilmesi ya da yerine getirilmemesi hâlinde Cumhuriyet Savcısı, cezanın kalanını hapis cezasına çevirir.
- Cezaevine alınma: Hapis cezasına çevrilen tutar oranında hükümlü cezaevine alınır. Çevirme oranı birebir uygulanır: 30 gün adli para cezası = 30 gün hapis.
Bunların yanı sıra ödenmemiş adli para cezası, genel haciz hükümleri çerçevesinde icraya da verilebilir. Cumhuriyet Başsavcılığı, cezanın tahsili için hükümlünün mal varlığına yönelik icra işlemi başlatabilir. Bu yol, hapis cezasına çevirmeye alternatif değil tamamlayıcı niteliktedir.
Son olarak belirtmek gerekir ki, adli para cezasının tamamı ya da bir kısmı ödenirse ödenen miktar, infaz edilecek hapis günü sayısından mahsup edilir. Dolayısıyla kısmi ödeme dahi hükümlünün yararına sonuç doğurur.
G-Adli Para Cezası Yorum
Adli para cezası, yüzeyde sıradan bir ödeme yükümlülüğü gibi görünse de koşullarına uyulmaması hâlinde hapis cezasına dönüşebilen, adli sicili etkileyen ve bireyin sosyal ile ekonomik yaşamı üzerinde derin izler bırakan ciddi bir cezai yaptırımdır.
Hapis cezasından çevirme, HAGB ve erteleme kurumlarının birbiriyle ilişkisi, uygulamada sıkça karışıklığa yol açmaktadır. Her somut olayda hangi kurumun uygulanacağı, sanığın sabıka kaydı, suçun niteliği ve mahkemenin takdir yetkisi gibi pek çok değişkene bağlıdır.
Bu nedenle adli para cezasına ilişkin herhangi bir süreçle karşılaşıldığında, hak kayıplarının önüne geçebilmek adına deneyimli bir ceza avukatından hukuki destek alınması büyük önem taşımaktadır.
H- Adli Para Cezası Hakkında Yargıtay Kararları
1-65 Yaşını Doldurmuş Sanığına Verilen Kısa Süreli Hapis Cezasının Adli Para Cezasına Çevrilip Çevrilmeyeceği Hakkında
<<<…Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; suç tarihinde 65 yaşını bitirmiş olan sanığa, seçimlik cezanın öngörüldüğü bir suçtan tercihen verilen kısa süreli hapis cezasının TCK’nun 50/3. maddesi uyarınca, adli para cezasına çevrilmesinin mümkün olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
Öğretide de bu konuya ilişkin olarak; “Hakaret suçunu düzenleyen TCK’nun 125/1 inci maddesi, fiilin cezasını, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası olarak öngörmüştür. Hakim seçim imkanı olmasına rağmen sanığı para cezasına değil, kısa süreli hapis cezasına mahkum etmişse, bu ceza artık paraya çevrilemez. Bununla birlikte, suç tanımında adli para cezası ile hapis cezasının seçimlik olduğu bazı hallerde, hapis cezası tercih edilip, somut ceza belirlendiğinde, 50/3’te yer alan ceza sınırının altında bir hapis cezasına ulaşılırsa, kanaatimizce diğer şartları mevcutsa, adli para cezasına çevirmek mümkündür” (M.Emin Artuk-Ahmet Gökcen-A.Caner Yenidünya, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Adalet Yayınevi, Ankara 2014, 8. Baskı, s. 706) şeklinde görüşe yer verilmiştir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığa yüklenen taksirle yaralama suçu için seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüş olup, suç tarihinde 65 yaşından büyük olan sanık hakkında temel ceza olarak hapis cezasını tercih eden yerel mahkemece, sonuç olarak hükmedilen 5 ay kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nun 50/3. maddesi gereğince aynı kanunun 50/1. maddesinde belirtilen para cezası dahil seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi usul ve kanuna aykırıdır. Bu itibarla, yerel mahkeme hükmünün bozulmasına ilişkin Özel Daire kararı isabetli olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir…>>> (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2012/12-1528 E. – 2014/62 K. Sayılı Kararı) https://karararama.yargitay.gov.tr/
2-Hapis Cezası ile Adli Para Cezasının Gün Sayısı Birbiriyle Uyumlu Olması Gerektiği Hakkında
<<<….alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir takdiri ve yasal neden görülmediği gerekçesiyle hürriyeti bağlayıcı cezanın asgari hadden verilmesine karşın, adli gün para cezası belirlenirken TCK. nun 52. maddesinde gösterilen alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle fazla ceza tayini… bozmayı gerektirmiştir…>>> (Yargıtay Ceza Dairesi 2006/5743 E. – 2007/2640 K. Sayılı kararı)
3-SSÇ’ler Hakkında Verilen Adli Para Cezasının Ödenmemesi Halinde Diğer Bir Güvenlik Tedbirine Ya Da Adli Para Cezasına Hükmedilmesi Gerektiği Hakkında
<<<…Çocuk sanıklar hakkında, sadece adli para cezasının infazı açısından bir istisna getirilerek hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezaların hapse çevrilemeyeceği ancak amme alacaklarının tahsili yöntemine başvurularak tahsil edileceğinin düzenlenmiş olması ve diğer seçenek tedbirler yönünden böyle bir istisnaya yer verilmemesi nedeniyle TCK’nun 50. maddesinin 6. fıkrasının çocuk sanıklar hakkında da uygulanmasının mümkün olduğu ileri sürülebilir ise de; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununda ve Çocuk Hakları Sözleşmesinde yer alan “mahkemelerce çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde çocuğun yararının temel düşünce olması” ve “özgürlüğü sınırlayıcı tedbirler ile hapis cezasına en son çare olarak başvurulması” gibi ilkelere göre, tıpkı adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezanın hapse çevrilmesi yasağına benzer şekilde, seçenek tedbirin gereğini yerine getirmeyen çocuk sanık hakkında da kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verilemeyeceği ve adli para cezasına çevrilme de dahil olmak üzere diğer seçenek yaptırımlara hükmolunması seçeneklerinin değerlendirilmesi gerektiğinin kabulü kanun koyucunun amacına daha uygun olacaktır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 5237 sayılı TCK’nun 50. maddesinin 6. fıkrası ile yalnızca yetişkin sanıklarla ilgili bir düzenleme öngörüldüğü ve anılan bu düzenlemenin çocuk sanıklarla ilgili olarak uygulama imkanı bulunmadığından, hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezası 5237 sayılı TCK’nun 50. maddesinin birinci fıkrasının ( c ) bendinde yer alan seçenek tedbire çevrilen, ancak seçenek tedbirin gereklerini yerine getirmeyen çocuk sanık hakkında, aynı maddenin 6. fıkrası uyarınca hapis cezasının tamamen ya da kısmen infazına karar verilmeyerek, adli para cezasına çevrilme de dahil olmak üzere, 50. maddenin birinci fıkrasında yer alan diğer seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi gerekmektedir…>>> (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/789 E. – 2014/56 K. Sayılı Kararı)
İstanbul / Bağcılar bölgesinde yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Diğer makaleler için https://sinankarabacak.com/hukuki-makaleler/ sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95
Yasal Uyarı: Bu makale, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

6 Yorumlar