|

HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI (HAGB)

hükmün açıklanmasının geri bırakılması hagb bağcılar avukat sinan karabacak

İçindekiler

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda mahkûmiyet kararı verilmesi gerekmesine rağmen; bu hükmün belirli şartlar altında hukuk aleminde sonuç doğurmaması ve sanığın belirlenen bir denetim süresi boyunca suç işlememesi halinde davanın düşmesi sonucunu doğuran bir kurumdur. Basit bir ifadeyle HAGB kurumu sanığa verilen cezanın askıya alınması ve siciline işlenmemesi gibi sanık lehine bir uygulamadır.

A- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ’nin Hukuki Niteliği

HAGB kararı verildiğinde, mahkeme aslında bir mahkûmiyet hükmü kurar ve ceza miktarını da belirler; ancak bu hükmü açıklamaz. Bu süreçte sanık “hükümlü” sıfatını almaz ve hakkında verilen ceza infaz edilmez. Sanık, denetim süresini başarıyla tamamlarsa, kurulan o hüküm tamamen ortadan kalkar ve dava düşer.

B- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararı Verilebilmesinin Şartları

Mahkemenin HAGB kararı verebilmesi için hem objektif hem de sübjektif şartların bir arada bulunması gerekir. Bu şartlar şunlardır;

1-Objektif Şartlar

  • Ceza Miktarı: Yapılan yargılama sonunda hükmolunan cezanın, 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası olması gerekir.
  • Daha Önce Kasıtlı Bir Suçtan Mahkûm Olmamak: Sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı kesinleşmiş bir mahkûmiyetinin bulunmaması gerekir.
  • Zararın Giderilmesi: Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi şarttır.

2-Sübjektif Şartlar

  • Mahkemenin Kanaati: Hakimin, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarını göz önünde bulundurarak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varması gerekir.
  • Sanığın Kabulü: 2024 yılında yapılan yasal değişiklikler ve Anayasa Mahkemesi iptal kararları sonrası bu süreçte bazı teknik değişiklikler olsa da genel kural olarak sanığın HAGB uygulanmasını kabul etmesi gerekmektedir.

C- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)  Denetim Süresi ve Yükümlülükler

HAGB kararı verilmesiyle birlikte sanık için 5 yıllık bir denetim süresi başlar (SSÇ’ler için bu süre 3 yıldır).

  • Yükümlülükler: Mahkeme, denetim süresi içinde sanığın bir eğitim kurumuna devam etmesine, belirli yerlere gitmesinin yasaklanmasına veya bir meslek sahibi olması için çalıştırılmasına karar verebilir. Ancak çoğu durumda mahkemeler herhangi bir özel yükümlülük getirmeksizin sadece “suç işlememe” şartına bağlı bir denetim belirler.
  • Denetim Süresinin İhlali: Sanık bu 5 yıl içinde kasıtlı bir suç işlerse veya kendisine yüklenen yükümlülüklere aykırı davranırsa, mahkeme açıklanması geri bırakılan hükmü açıklar ve ceza infaz edilmeye başlar.

D- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararının Adli Sicil Kaydına Etkisi

HAGB’nin en büyük avantajı, kararın genel adli sicil kaydında (sabıka kaydı) görünmemesidir. HAGB kararları, bunlara mahsus ayrı bir sisteme kaydedilir ve sadece bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından istenildiğinde verilebilir. Dolayısıyla kişi, iş başvurularında veya resmi işlemlerde “adli sicil kaydı temiz” belgesi alabilir.

E- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararına Karşı İtiraz ve Güncel Değişiklikler

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları doğrultusunda, HAGB kararlarına karşı gidilecek hukuki yol yeniden düzenlenmiştir. Eskiden sadece şekli bir inceleme yapılırken, artık İstinaf mahkemelerine başvuru yolu açılmış ve kararın esasına yönelik (suçun işlenip işlenmediği, delillerin takdiri vb.) denetim imkanı güçlendirilmiştir. (Anayasa Mahkemesi (AYM), 01.06.2023 tarihli ve 2022/120 E. ve 2023/107 K. Sayılı Kararı – https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2024/03/20240312-1.htm)

F- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Uygulanamayacak Suçlar

Bazı suç tipleri, ceza miktarı 2 yılın altında kalsa dahi kanun gereği HAGB kapsamı dışındadır. Bu suçlar; karşılıksız çek keşide etme suçu, disiplin hapsi gerektiren fiiller, anayasal düzene karşı işlenen bazı suçlar, İnkılap Kanununda yer alan bazı suçlardır.

G-Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ’nin Memuriyete ve Mesleklere Etkisi

Kural olarak HAGB, memuriyete engel teşkil etmez. Ancak polislik, askerlik veya bazı özel güvenlik hizmetleri gibi hassas mesleklerin giriş yönetmeliklerinde HAGB kararı almış olmak dahi elenme sebebi olarak düzenlenebilmektedir. Bu durum “masumiyet karinesi” açısından doktrinde tartışmalı olsa da idari yargıda bu tür davalar sıkça görülmektedir.

H- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Hukuki Niteleme ve Sonuç

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, sanığın topluma kazandırılması adına çok güçlü bir hukuki enstrümandır. Kişinin hayatının geri kalanında bir “sabıka” gölgesi olmadan devam edebilmesini sağlar. Ancak 5 yıllık denetim süresi boyunca en ufak bir kasıtlı suç (Örn: kullanmak için uyuşturucu bulundurma) açıklanmayan cezanın hapse dönüşmesine neden olabilir.

I- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kurumu (Hagb) Hakkındaki Yargıtay Kararları

1- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması HAGB Kararı Verildikten Sonraki 5 Yıllık Denetim Süresi Sonunda Verilen Düşme Kararının (CMK m.231/10) Yalnızca CMK m.231 Bakımından İstinaf ve Temyiz İncelemesine Tabi Olması Hakkında

“…Olay tarihinde Ula Cumhuriyet savcısı olan sanık hakkında, görevi kötüye kullanma suçundan yapılan yargılama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve herhangi bir yükümlülük belirlenmeksizin beş yıl süreyle denetim altına tutulmasına karar verildiği, bu kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, denetim süresi sonunda dosyayı yeniden ele alan İlk Derece Mahkemesince, CMK’nın 231. maddesinin onuncu fıkrasında yazılı koşulların gerçekleştiğinden bahisle sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verildiği ve hükmün katılan tarafından temyiz edildiği dosyada;

CMK’nın 231. maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz kanun yoluna başvurulabileceği hüküm altına alınmasına karşın katılanın sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazda bulunmaması ve sanığa herhangi bir yükümlülük yüklenmeksizin verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bu şekilde kesinleşmesi, kararın kesinleştiği 08.07.2010 tarihinden itibaren işlemeye başlayan beş yıllık denetim süresi içinde sanığın kasıtlı bir suç işlemediğinin anlaşılması, CMK’nın 231. maddesinin onuncu fıkrasında yer alan düşme nedenlerinin, aynı Kanun’un 223. maddesinin sekizinci fıkrasında düzenlenen düşme nedenlerine göre özel düzenleme niteliğinde olup temyiz incelemesinin sınırlarının genel hükümlere nazaran kural olarak dar yorumlanmasının gerekmesi, CMK’nın 231. maddesinin onuncu fıkrasında denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceğinin belirtilmesi nedeniyle temyiz mercisince düşme hükmü haricinde incelenecek bir hüküm bulunmaması…” (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/555 E. – 2019/558 K.) https://karararama.yargitay.gov.tr/

2- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması HAGB Kararının Verilebilmesi İçin Sanığa HAGB Uygulanmasını Kabul Edip Etmediği Hususunun Sorulması ve Duruşma Tutanağına Geçilmesi Zorunluluğu ile Müdafinin Sanık Adına HAGB’yi Kabul Edip Etmeme Hakkında Beyanda Bulunması için Açıkça Yetkilendirilmiş Olması Gerektiği Hakkında

“…Diğer taraftan, 25.07.2010 tarihli ve 27652 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin 6. fıkrasının sonuna eklenen “Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” hükmü uyarınca, Yerel Mahkemece sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun hukuki anlam ve sonuçları hakkında bilgilendirilmesinden sonra sanıktan bu kurumun uygulanmasını isteyip istemediği hususu açıkça sorularak beyanlarının duruşma tutanağına geçirilmesi gerekirken, bu konudaki beyanları tespit edilmeden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi de Kanun’a aykırılık oluşturmaktadır.

Öte yandan, Ceza Genel Kurulunun 22.10.2019 tarihli ve 225-616 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendinde müdafinin değil sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinin düzenlenmesi ve aynı Kanun’da, duruşmalarda sanığı temsil eden sanık müdafiinin sanık adına hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediğine dair beyanda bulunabileceğine ilişkin bir usul kuralının yer almaması karşısında, müdafinin, sanık adına hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediğine dair beyanda bulunamayacağı ve söz konusu beyanın bizzat sanık ya da bu konuda açıkça yetkilendirilen müdafi tarafından verilebileceği hususlarının da dikkate alınması gerekmektedir.

Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükmünün, sanık hakkında yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi ve aynı Kanun’un 231. maddesinin 6. fıkrasının son cümlesine aykırı olarak sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediğinin sorulmaması isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmelidir.” (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2022/283 E. – 2023/592 K. Sayılı Kararı)

3- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması HAGB Kararı Verilen Sanığın 5 Yıllık Denetim Süresi İçinde Yeniden Suç İşlemesi Halinde Tekrar HAGB Kararı Verilemeyeceği Hakkında

“…Adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını isteyen, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı bulunmayan ve Mahkemece bizzat sorgusu yapılan sanık hakkında Yerel Mahkemece “Daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği” gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Yargılamaya konu suç tarihinin 25.01.2015 olduğu ve CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasına eklenip 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğine ilişkin düzenlemenin suç tarihinde yürürlükte bulunduğu dikkate alındığında, sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, yargılamaya konu suç tarihi itibarıyla sanık hakkında verilecek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yasal engel oluşturacağı kabul edilmelidir…” (Yargıtay Ceza Genel Kurulu  2021/162 E. – 2023/255 K.)

4-HAGB Uygulanmasını Kabul Etmediğini Beyan Eden Sanığın Bu Beyanından Vazgeçip Geçemeyeceği Hakkında

“…Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; Karşıyaka 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.12.2021 tarihli ve 2020/658 Esas, 2021/678 Karar sayılı kararı ile sanığın kasten yaralama suçundan adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, bu karara yönelik itirazın merci Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2022 tarihli ve 2022/442 Değişik İş sayılı kararı ile “sanığın 2. celsede hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediğini beyan etmesine rağmen hakkındaki mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakıldığı, bu nedenle sınırlı olmak üzere HAGB kararına itirazın kabulü”ne karar verilmesi üzerine Karşıyaka 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2022 tarihli inceleme konusu kararı ile hükümlünün kabul etmediğinden bahisle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verildiği belirlenmiştir. Oysa merci kararından önce 07.12.2021 tarihli oturumda hükümlünün “hakkında HAGB’ye karar verilmesini talep ediyorum” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini kabul eden hükümlü hakkında, diğer koşullar değerlendirilmeden, kabul etmediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür…” (Yargıtay 1. Ceza Dairesi  2023/2846 E. – 2023/1827 K. Sayılı Kararı)

İstanbul / Bağcılar bölgesinde yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Diğer makaleler için https://sinankarabacak.com/hukuki-makaleler/ sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

Benzer Yazılar

Bir Yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir