İçindekiler
Ölümle Birlikte Evliliğin Mutlak Butlanla Batıl Olduğu İddiası
Uygulamada en çok sorulan sorulardan biri şudur: eşlerden biri öldükten sonra evliliğin mutlak butlanla batıl olduğu iddiasıyla dava açma hakkı düşer mi? Cevap nettir: Hayır, düşmez. Türk Medeni Kanunu’nun 147. maddesi ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2020/2414 Esas – 2020/3389 Karar sayılı kararı uyarınca, evliliğin ölümle sona ermesi mutlak butlan davasını konusuz bırakmaz; menfaati bulunan herkes evliliğin mutlak butlanla sakat olduğunun tespitini her zaman isteyebilir.
Bu yazıda mutlak butlanın hangi hallerde söz konusu olduğu, davayı kimlerin açabileceği, eşlerden biri öldükten sonra bu hakkın nasıl kullanılacağı ve Yargıtay’ın konuya ilişkin güncel kararı ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.
I. Mutlak Butlan Nedir? TMK 145’te Sayılan Sebepler
Mutlak butlan, evliliğin kurulması sırasında bulunan ve kamu düzenini ilgilendiren ağır hukuka aykırılıklar nedeniyle evliliğin geçersiz sayılmasıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 145. maddesi uyarınca, aşağıdaki hâllerde evlenme mutlak butlanla batıldır:
- Eşlerden birinin evlenme sırasında evli olması (TMK m. 145/1)
- Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması (TMK m. 145/2)
- Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması (TMK m. 145/3)
- Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlık bulunması (TMK m. 145/4)
Bu sebeplerden herhangi biri mevcutsa evlilik mahkeme kararıyla iptal edilebilir. Ancak karar hâkimin kararına kadar, mutlak butlan hâlinde bile evlilik, geçerli bir evliliğin bütün hukuki sonuçlarını doğurmaya devam eder (TMK m. 156).
II. Mutlak Butlan ile Nispi Butlan Arasındaki Fark
Mutlak butlan, kamu düzenini ilgilendiren ağır sebeplere dayanırken; nispi butlan yalnızca evlenen tarafın iradesindeki bir sakatlığa (hata, hile, korkutma veya geçici ayırt etme gücü yoksunluğu) dayanır. İki kurum arasındaki temel farklar aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.
| Özellik | Mutlak Butlan | Nispi Butlan |
|---|---|---|
| Yasal dayanak | TMK m. 145 | TMK m. 148-151 |
| Sebep | Kamu düzenini ilgilendiren ağır sakatlık | İradeyi sakatlayan neden (hata, hile, korkutma, geçici ayırt etme gücü yoksunluğu) |
| Kimler açabilir | C. Savcısı (resen) ve ilgisi olan herkes | Yalnızca etkilenen eş |
| Süre / zamanaşımı | Yok, süreye tabi değildir | Öğrenmeden itibaren 6 ay, evlenmeden itibaren en geç 5 yıl (TMK m. 152) |
| Ölüm hâlinde | İlgililer tespit isteyebilir (TMK m. 147) | Dava hakkı mirasçıya geçmez; açılmış dava sürdürülebilir |
III. Mutlak Butlan Davasını Kimler Açabilir?
TMK m. 146 uyarınca mutlak butlan davası Cumhuriyet savcısı tarafından resen açılır; ayrıca dava açmakta menfaati bulunan herkes de bu davayı açabilir. Diğer evliliğin iptali davalarından farklı olarak bu geniş dava ehliyeti, mutlak butlan sebeplerinin kamu düzenini ilgilendirmesinden kaynaklanır.
IV. Eş Öldükten Sonra Mutlak Butlan Davası Açılabilir mi? (TMK 147)
Evet, eşlerden biri öldükten sonra da mutlak butlanın tespiti istenebilir; ancak TMK m. 147, sona ermiş bir evlilik söz konusu olduğunda dava açma yetkisi bakımından önemli bir ayrım öngörür.
Cumhuriyet Savcısının Resen Dava Açma Yetkisi Sona Erer
TMK m. 147 uyarınca, ölüm veya boşanmayla sona ermiş bir evliliğin mutlak butlanı Cumhuriyet savcısı tarafından artık resen dava konusu yapılamaz. Evlilik devam ederken kamu düzeni gerekçesiyle tanınan bu resen harekete geçme yetkisi, evliliğin sona ermesiyle birlikte ortadan kalkar.
İlgililerin Tespit Talep Etme Hakkı Devam Eder
Buna karşılık, evlilikte menfaati bulunan her ilgili, TMK m. 147 uyarınca evliliğin mutlak butlanla sakat olduğunun tespitini her zaman isteyebilir. Bu hak, TMK m. 159‘daki sınırlamadan dikkatle ayrılmalıdır: TMK m. 159 uyarınca evlenmenin butlanını dava etme hakkı — yani ölen eşin kendi şahsi dava hakkı — mirasçılara geçmez; mirasçılar yalnızca açılmış olan bir davayı sürdürebilir. Buna karşılık TMK m. 147’deki “ilgili” sıfatı, mirasçıların ölen eşin hakkını devralmasına değil, kendi hukuki menfaatlerine dayanarak (örneğin kendi miras payını etkileyecek bir mirasçılık uyuşmazlığında) bağımsız bir tespit talebinde bulunmasına imkân tanır. Uygulamada bu hak en sık, sağ kalan eşin mirasçılık sıfatına itiraz eden diğer mirasçılar tarafından, kendi menfaatleri gerekçesiyle kullanılır.
V. Mutlak Butlan Davası Zamanaşımına Tabi midir?
Hayır, mutlak butlan davası herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Mutlak butlan sebepleri kamu düzenine ilişkin olduğundan, evlenme üzerinden ne kadar zaman geçmiş olursa olsun — eş ölmüş olsa dahi — ilgililer bu tespiti her zaman talep edebilir. Bu yönüyle mutlak butlan, öğrenmeden itibaren 6 ay ve evlenmeden itibaren en geç 5 yıllık süreye tabi olan nispi butlandan (TMK m. 152) belirgin biçimde ayrılır.
VI. Dava Sırasında Eş Ölürse Ne Olur? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Kararı
Konunun sınırlarını en açık biçimde ortaya koyan karar, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2020/2414 Esas – 2020/3389 Karar sayılı, 29.06.2020 tarihli kararıdır.
Olayın Özeti
Somut olayda davacı taraf, 18.04.2012 tarihinde gerçekleşen evliliğin, davalı eşin evlilik tarihinde sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun bulunması (TMK m. 145/2) nedeniyle mutlak butlanla batıl olduğunun tespitini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin Hatalı Değerlendirmesi
Davalı tarafın istinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi, yargılama sırasında evliliğin ölümle sona erdiğini gerekçe göstererek ilk derece mahkemesi kararını kaldırmış; evliliğin iptali hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve sağ kalan eşin kötü niyeti kanıtlanamadığından evlenmeyle kazandığı kişisel durumun korunmasına hükmetmiştir.
Yargıtay’ın Bozma Gerekçesi
Dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bölge adliye mahkemesi kararını oybirliğiyle bozmuştur. Yargıtay’a göre:
“Mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali davalarında, evliliğin ölümle sona ermesi davayı konusuz kılmaz. İlgililer her zaman için evliliğin mutlak butlanla sakat olduğunun tespit altına alınmasını isteyebilirler.”
Yargıtay’a göre mahkemenin yapması gereken; yargılamaya devam ederek evliliğin mutlak butlanla sakat olup olmadığını tespit etmek, butlanın varlığı kanıtlanırsa da TMK m. 159 uyarınca sağ kalan eşin evlenme sırasında iyi niyetli olup olmadığına karar vermekten ibarettir.
VII. Sağ Kalan Eşin İyi Niyeti: Kişisel Statü ve Miras Hakları (TMK 158-159)
TMK m. 158 uyarınca, evlenmenin butlanına karar verilirse evlenirken iyi niyetli olan eş bu evlenmeyle kazandığı kişisel durumunu korur; eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı konularında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.
Miras hakkı bakımından ise TMK m. 159’da özel bir düzenleme yer alır: evlenmenin butlanını dava etme hakkı mirasçılara geçmez, mirasçılar yalnızca açılmış olan davayı sürdürebilir. Ancak dava sonucunda evlenme sırasında iyi niyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş yasal mirasçı olamaz ve kendisine daha önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla sağlanan hakları da kaybeder.
VIII. Butlan Kararının Hukuki Sonuçları: İleriye Etkili Hüküm
Mutlak butlan kararı TMK m. 156 uyarınca ileriye etkilidir; yani evlilik, hâkimin kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün hukuki sonuçlarını doğurmaya devam eder. Eş ölümüyle sona ermiş bir evlilikte mutlak butlan sonradan tespit edilse dahi, bu tespit evliliği geçmişe dönük olarak yok saymaz; asıl sonucu, sağ kalan eşin kişisel statüsünün (TMK m. 158) ve mirasçılık hakkının (TMK m. 159) iyi niyet durumuna göre belirlenmesidir.
IX. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Mutlak butlan davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde bu görevi asliye hukuk mahkemesi üstlenir. TMK m. 160 uyarınca evlenmenin butlanı davasında yetki ve yargılama usulü bakımından boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır; bu nedenle yetkili mahkeme TMK m. 168 gereğince eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce en az altı aydır birlikte oturulan yer mahkemesidir. Bu tür davalarda ispat yükü ve usul hükümleri karmaşık olabileceğinden, sürecin başında deneyimli bir aile hukuku avukatından hukuki destek almanız faydalı olacaktır.
X. Sonuç: Dava Açma Hakkı Düşmez
Sonuç olarak, eşlerden birinin ölümü, mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali/tespiti davasını ortadan kaldırmaz. TMK m. 147, ilgililere bu tespiti kendi menfaatleri çerçevesinde her zaman isteme hakkı tanımaktadır; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2020/2414 E. – 2020/3389 K. sayılı kararı da bu ilkeyi açıkça teyit etmiştir. Bu içtihat, özellikle mirasçılık sıfatının ve miras paylarının belirlendiği miras hukuku uyuşmazlıklarında büyük önem taşımaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Ölümle birlikte evliliğin mutlak butlanla batıl olduğu iddiasıyla dava açma hakkı düşer mi?
Hayır, düşmez. TMK m. 147 uyarınca ilgisi bulunan herkes, evlilik ölümle sona ermiş olsa bile evliliğin mutlak butlanla sakat olduğunun tespitini her zaman isteyebilir; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de 2020/2414 E. – 2020/3389 K. sayılı kararıyla bunu açıkça teyit etmiştir.
İnternette bazı kaynaklarda evlilik ölümle sona erdiğinde artık mutlak butlan davası açılamayacağı yazıyor, bu doğru mu?
Bu ifade eksik ve yanıltıcıdır. Doğru olan, Cumhuriyet savcısının sona ermiş bir evlilik hakkında artık resen dava açamayacağıdır (TMK m. 147); buna karşılık dava açmakta menfaati bulunan ilgililer, kendi hukuki menfaatlerine dayanarak tespit talebiyle dava açabilir veya açılmış davayı sürdürebilir.
Eş öldükten sonra mutlak butlan davasını kim açabilir?
Cumhuriyet savcısı resen açamaz. Buna karşılık evlilikte menfaati bulunan her ilgili, TMK m. 147 uyarınca kendi hukuki menfaatine dayanarak mutlak butlanın tespitini talep edebilir. Bunun, TMK m. 159’daki ‘ölen eşin dava hakkının mirasçıya geçmemesi’ kuralından farklı bir hak olduğuna dikkat edilmelidir: mirasçılar ölen eşin şahsi dava hakkını devralamaz, ama kendi menfaatleri için bağımsız bir tespit talebinde bulunabilirler.
Mutlak butlan ile nispi butlan arasındaki temel fark nedir?
Mutlak butlan (TMK m. 145) kamu düzenini ilgilendiren ağır sebeplere dayanır, Cumhuriyet savcısı ve ilgisi olan herkes tarafından süre sınırı olmadan açılabilir. Nispi butlan (TMK m. 148-151) ise iradeyi sakatlayan hata, hile veya korkutma gibi nedenlere dayanır ve yalnızca etkilenen eş tarafından, öğrenmeden itibaren 6 ay, evlenmeden itibaren en geç 5 yıl içinde açılabilir (TMK m. 152).
Mutlak butlan davası zamanaşımına veya hak düşürücü süreye tabi midir?
Hayır. Mutlak butlan sebepleri kamu düzenine ilişkin olduğundan bu dava herhangi bir süreye tabi değildir; evlilik üzerinden ne kadar zaman geçmiş olursa olsun, hatta eş ölmüş olsa dahi tespit talep edilebilir.
Dava açıldıktan sonra davalı eş yargılama sırasında ölürse dava düşer mi?
Hayır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2020/2414 E. – 2020/3389 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, yargılama sırasında gerçekleşen ölüm davayı konusuz bırakmaz; mahkeme yargılamaya devam ederek mutlak butlanın varlığını incelemek zorundadır.
Mutlak butlan tespit edilirse sağ kalan eşin miras hakkı ne olur?
TMK m. 158 uyarınca evlenirken iyi niyetli olan eş, evlenmeyle kazandığı kişisel durumunu korur. Miras hakkı bakımından ise TMK m. 159 devreye girer: evlenme sırasında iyi niyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş yasal mirasçı olamaz ve kendisine yapılmış ölüme bağlı tasarruflardan doğan hakları da kaybeder.
Mutlak butlan davasında görevli ve yetkili mahkeme neresidir?
Görevli mahkeme aile mahkemesidir (aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görev yapar). TMK m. 160 uyarınca yetki ve yargılama usulü bakımından boşanma hükümleri uygulandığından, yetkili mahkeme TMK m. 168 gereğince eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce en az altı aydır birlikte oturulan yer mahkemesidir.
Cumhuriyet savcısı, evlilik ölümle sona erdikten sonra da mutlak butlan davası açabilir mi?
Hayır. TMK m. 147 uyarınca sona ermiş bir evliliğin mutlak butlanı Cumhuriyet savcısı tarafından resen dava konusu yapılamaz; bu durumda yalnızca ilgisi bulunan kişiler kendi menfaatlerine dayanarak tespit talebinde bulunabilir.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak, aile hukuku başta olmak üzere dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Hizmet verdiğimiz diğer alanları görmek için Hizmetlerimiz sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95
Yasal Uyarı: Bu makale, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

