İçindekiler
I. Tüketici mi, Tacir mi? Bu Ayrım Neden Belirleyicidir?
Elektrik dağıtım şirketinden kaynaklanan voltaj dengesizliği, gerilim dalgalanması veya ani akım değişimi bir konutta ya da ticari amaç taşımayan bir mekânda elektronik cihaza zarar verdiğinde, mağdur 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) kapsamında korunan bir tüketicidir. Bu statü, hem başvuru mercii hem de izlenecek hukuki yol bakımından belirleyicidir.
TKHK m.3/k uyarınca tüketici; ticari veya mesleki amaçlarla hareket etmeyen gerçek ya da tüzel kişidir. Konutunda bulunan buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon veya bilgisayar voltaj dalgalanması nedeniyle bozulan kişi; herhangi bir ticari faaliyet yürütmeksizin bu cihazları kullanan bireysel bir tüketicidir. Bu kişinin açacağı tazminat davası; Asliye Ticaret Mahkemesi’nde değil, Tüketici Hakem Heyeti ya da Tüketici Mahkemesi’nde görülür.
Buna karşılık işyerinde voltaj zararı yaşayan ve ticari faaliyette bulunan kişi tacir sıfatını taşıyorsa uyuşmazlık ticari dava niteliği kazanır ve Asliye Ticaret Mahkemesi görevli hale gelir. Bu ayrım için bu yazımızı okuyabilirsiniz.
Abonelik Sözleşmesi Olmayan Fiili Kullanıcı da Başvurabilir mi?
Uygulamada sık karşılaşılan bir durum, hasar gören konutun/işyerinin elektrik abonelik sözleşmesinin başvuruyu yapan kişi üzerine değil; kiraya veren, aile büyüğü veya üçüncü bir kişi üzerine kayıtlı olmasıdır. Yargıtay içtihadına göre bu durum başvuru hakkını ortadan kaldırmaz.
| Kısaca: Abonelik sözleşmesi üzerinize kayıtlı olmasa bile, zarar gören yerin fiili kullanıcısı sıfatıyla Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurabilirsiniz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2016/20988 E., 2017/10050 K. (14.06.2017) sayılı kararında, dosyada kaçak kullanıma ilişkin bir tutanak bulunmadığı sürece, adreste fiilen elektrik kullanan kişinin tüketici sıfatıyla başvuru hakkının bulunduğu ve dağıtım şirketinin uğradığı zararı tazmin etmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir. |
II. Elektrik Dağıtım Şirketinin Tüketiciye Karşı Sorumluluğunun Hukuki Dayanakları
1. TBK m.69 — Yapı Eseri Sahibinin Kusursuz Sorumluluğu
Yargıtay’ın yerleşik içtihadı, elektrik dağıtım altyapısını (iletim hatları, trafolar, dağıtım panoları, sayaçlar) TBK m.69 anlamında yapı eseri olarak nitelendirmektedir. Bu madde uyarınca yapı eserinin sahibi ya da işleticisi; eserin yapımındaki veya bakımındaki eksiklikten doğan zararlardan kusursuz sorumluluk ilkesiyle sorumludur. Tüketicinin, dağıtım şirketinin kusurunu ayrıca ispat etmesi gerekmez; zararın voltaj dengesizliğinden kaynaklandığını göstermesi yeterlidir.
2. TKHK m.3 — Tüketici İşlemi ve Hizmet Sağlayıcı Sorumluluğu
Elektrik aboneliği tüketici işlemi niteliğindedir. TKHK’nın ilgili hükümleri uyarınca hizmet sağlayıcı konumundaki dağıtım şirketi, sunduğu hizmetin teknik standartlara uygunluğundan sorumludur. Hizmetin ayıplı ifa edilmesi (voltaj standartlarının dışına çıkılması) tüketiciye tazminat hakkı doğurur.
3. Elektrik Piyasası Kanunu (EPK) ve Hizmet Kalitesi Yönetmeliği (HKY)
6446 sayılı EPK m.17 ve EPDK’nın Elektrik Piyasasında Dağıtım ve Perakende Satış Faaliyetlerine İlişkin Kalite Yönetmeliği (29.12.2020 tarihli ve 31349 mükerrer sayılı Resmî Gazete) dağıtım şirketlerine teknik standartlara uygun voltaj, frekans ve gerilim değerleriyle elektrik iletme yükümlülüğü getirmektedir. Yönetmeliğin 5. maddesi, dağıtım şirketinin bölgesinde sunduğu hizmetin kalitesinden sorumlu olduğunu düzenler.
Yönetmeliğin “Kullanıcı hasarının tazmini” başlıklı 26. maddesi, voltaj kaynaklı cihaz zararlarında izlenecek somut bir idari prosedür öngörür:
| Aşama | Süre |
| Kullanıcının dağıtım şirketine yazılı başvurusu | Zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 30 gün içinde |
| Başvuru haksız bulunursa ret bildirimi (gerekçe ve teknik rapor ile) | Başvurudan itibaren 10 iş günü içinde |
| Başvuru haklı bulunur, dağıtım şirketi onarımı tercih ederse | 3 iş günü içinde bildirim; onarım azami 15 gün içinde tamamlanır |
| Başvuru haklı bulunur, dağıtım şirketi nakdi ödemeyi tercih ederse | 10 iş günü içinde bildirim; fatura ibrazından itibaren 5 iş günü içinde ödeme |
| Onarım mümkün değilse | Rayiç bedel (veya kullanıcının talep ettiği bedel) ödenir |
Yönetmeliğin 26/6. fıkrası uyarınca, dağıtım şirketi ile kullanıcı arasında teçhizat hasarına ilişkin uyuşmazlık çıkması hâlinde, uyuşmazlık konusuna göre Tüketici Hakem Heyeti’nde ve/veya Tüketici Mahkemesi’nde çözüme kavuşturulur (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1509 E., 2025/2641 K., 07.05.2025 sayılı kararında aktarılan yönetmelik metni).
4. Doğru Davalı: Tedarik Şirketi mi, Dağıtım Şirketi mi?
Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri, başvuru veya davanın faturanın kesildiği tedarik/perakende satış şirketine yöneltilmesidir. Oysa 6446 sayılı EPK m.3 uyarınca dağıtım şirketi (bölgedeki fiziki şebekeyi işleten tüzel kişi), tedarik şirketi (enerjiyi toptan/perakende satan tüzel kişi) ve üretim şirketi (enerjiyi üreten tüzel kişi) birbirinden ayrı hukuki kişiliklerdir; voltaj/gerilim kaynaklı fiziki zarardan kural olarak yalnızca dağıtım şirketi sorumludur.
| Kısaca: Faturanızı ödediğiniz şirketle (tedarik/perakende satış veya üretim şirketi), zararınızdan sorumlu olan şirket (dağıtım şirketi) çoğu zaman FARKLI tüzel kişilerdir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1509 E., 2025/2641 K. (07.05.2025) sayılı kararında, davalı tüketici ile abonelik sözleşmesi bulunan ama sadece enerji üretimi faaliyeti yürüten bir şirkete, dağıtım şirketi olmadığı için husumet (taraf sıfatı) düşmediğine hükmedilmiştir; ilk derece mahkemesinin “tüketici iç işleyişi bilemez” gerekçesiyle üretim şirketini de sorumlu tutması, kanun yararına bozulmuştur. |
Kararda vurgulanan usul ilkesi de önemlidir: taraf sıfatı (husumet) bir def’i değil itiraz niteliğindedir; davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, taraflar hiç gündeme getirmese bile mahkemece resen dikkate alınmalıdır. Bu nedenle başvuru/dava öncesinde, bölgenizdeki dağıtım şirketinin hangisi olduğunu (fatura üzerindeki “dağıtım bedeli” kalemi veya EPDK lisans siciliyle) netleştirmek, sürecin baştan yanlış muhataba yönlendirilmesini önler.
III. Dava Açmadan veya Hakem Heyetine Başvurmadan Önce Yapılması Gerekenler
Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurmadan ya da Tüketici Mahkemesi’nde dava açmadan önce aşağıdaki adımların eksiksiz uygulanması, hem hukuki sürecin sağlıklı yürütülmesi hem de talep edilen tazminatın tahsil edilebilmesi açısından belirleyici öneme sahiptir.
Adım 1 — Hasarlı Cihazı Derhal Belgeleyin
Voltaj dalgalanmasının yaşandığı gün veya sonraki ilk saatlerde gerçekleştirilecek belgeleme, ilerideki süreçte sunulacak en güçlü delili oluşturur:
- Bozulan cihazın fotoğrafını ve varsa yanma/erime izlerini belgeleyin.
- Varsa sigortanın attığını ya da koruyucu devrenin devreye girdiğini gösteren fotoğraf veya video alın.
- Olay tarihini, saatini ve varsa elektrik kesintisi ya da dalgalanmanın süresini not edin.
- Aynı anda benzer zarar gören komşularınız, apartman yöneticisi veya site sakinleri varsa iletişim bilgilerini alın; ileride tanık olarak gösterilebilirler.
Adım 2 — Yetkili Servis Raporu Alın
Yetkili servis raporu, teknik incelemenin akredite bir kaynak tarafından yapıldığını kanıtlar ve bilirkişi sürecinde doğrudan kullanılabilir. Bu raporun içermesi gerekenler:
- Arızanın teknik nedeni — “voltaj dalgalanması”, “aşırı gerilim” veya “ani gerilim düşüşü” gibi elektrik kalitesi sorununa açık atıf.
- Cihazın hasarsız piyasa değeri ve onarım / yenileme maliyeti.
- Servis firmasının kaşe ve imzası; mümkünse akreditasyon bilgisi.
Adım 3 — Zararı Belgelendirin ve Hesaplayın
Tazminat talebinizin tutarını net biçimde ortaya koyacak belgeler derleyin:
- Hasar gören cihazın alım faturası veya fiyat araştırmasına dayalı güncel piyasa değeri.
- Yetkili servis onarım teklifi ya da yenileme faturası.
- Voltaj nedeniyle hasar gördüğünü düşündüğünüz tüm cihazlar için ayrı ayrı liste hazırlayın.
- Varsa cihaz hasar nedeniyle oluşan dolaylı zararlar (örneğin dondurucuda bozulan gıda, su hasarı).
| 💡 Başvuru Merciini Doğru Belirleyin: 2026 Yılı Parasal Sınırı 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren Tüketici Hakem Heyeti’ne yapılacak başvurularda parasal sınır 186.000 TL‘dir. Toplam zararınız bu sınırın altında kalıyorsa Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurmanız zorunludur; doğrudan Tüketici Mahkemesi’nde dava açamazsınız. Zararınız 186.000 TL ve üzerindeyse Tüketici Mahkemesi’ne dava açabilirsiniz; ancak 186.000 TL ve üzeri davalarda dava şartı arabuluculuk uygulanır. |
IV. Tüketici Hakem Heyeti’ne Başvuru: Nasıl, Nereye, Ne Zaman?
1. Tüketici Hakem Heyeti Nedir?
Tüketici Hakem Heyetleri (THH); TKHK m.66/1 uyarınca “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla” Ticaret Bakanlığı tarafından oluşturulan, tüketici ile satıcı/sağlayıcı arasındaki uyuşmazlıkları mahkemeye taşımadan, ücretsiz ve hızlı biçimde çözmeyi amaçlayan resmi kuruluşlardır. Her il ve birçok ilçede faaliyet gösteren heyetler, kanunda belirlenen parasal sınırlar dahilinde zorunlu başvuru merciidir.
THH kararları tarafları bağlayıcıdır. Karara uymayan taraf hakkında ilamlı icra yoluna başvurulabilir. Tüketici, THH’ye başvurmak için herhangi bir ücret ödemez; başvuru ve süreç tamamen ücretsizdir.
2. 2026 Yılı Parasal Sınırları
| Uyuşmazlık Değeri | Başvuru Mercii | Açıklama |
| 186.000 TL altı | Tüketici Hakem Heyeti (zorunlu) | Doğrudan mahkemeye dava açılamaz |
| 186.000 TL ve üzeri | Tüketici Mahkemesi | Dava öncesi arabuluculuk zorunlu |
Bu parasal sınır, 23 Aralık 2025 tarihli ve 33116 sayılı Resmî Gazete‘de yayımlanan Tebliğ ile 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 2025 yılı için belirlenen %25,49 yeniden değerleme oranı uygulanarak 149.000 TL’den 186.000 TL’ye yükseltilmiştir. Sınır her yıl VUK mükerrer m.298 kapsamındaki yeniden değerleme oranında artırılmaktadır.
| ⚠ Kritik Usul Kuralı: 186.000 TL Altında Mahkemeye Dava Açamazsınız 6502 sayılı TKHK m.68 uyarınca uyuşmazlık değeri 186.000 TL’nin altındaysa Tüketici Mahkemesi’ne doğrudan dava açılamaz. Açılırsa mahkeme davayı dava şartı yokluğu (görevsizlik) gerekçesiyle usulden reddeder. Bu nedenle toplam zarar miktarınızı tüm cihaz bedelleri dahil doğru hesaplamanız kritik önem taşımaktadır. |
3. Nereye Başvurulur? İl mi, İlçe Hakem Heyeti mi?
Başvuru; tüketicinin yerleşim yerindeki veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki Tüketici Hakem Heyeti’ne yapılır.
- Başvurular e-Devlet kapısı (turkiye.gov.tr) üzerinden elektronik olarak yapılabilir.
- Fiziksel başvuru için kaymakamlıktaki irtibat bürosuna elden teslim mümkündür.
| Kısaca: İl ve İlçe Tüketici Hakem Heyetleri arasında GÖREV yönünden bir ayrım ve öncelik sıralaması yoktur; tüketici dilerse yerleşim yerindeki İLÇE heyetine, dilerse aynı ilin sınırları içinde yetkili İL heyetine başvurabilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2523 E., 2025/4639 K. (07.10.2025, en güncel) sayılı kararında, yüksek voltaj nedeniyle klimanın arızalandığı bir olayda, tüketicinin İl Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurmuş olmasının tek başına heyeti yetkisiz kılmayacağı; ilk derece mahkemesinin bu gerekçeyle verdiği iptal kararının kanun yararına bozulduğu belirtilmiştir. |
Bu esnekliğin arka planı, Ticaret Bakanlığı’nın 01.08.2018 tarihinden itibaren geçerli olan yeniden yapılanmasıdır: mevcut 1.011 tüketici hakem heyeti, il merkezlerinde ya da yakın ilçelerde toplanarak 81’i il, 127’si ilçe merkezinde olmak üzere 211 heyete indirilmiş; büyükşehir statüsünde olmayan illerde il merkezindeki heyet, kendisine ve o ildeki ilçe kaymakamlıklarına yapılan tüm başvuruları karara bağlamakla yetkilendirilmiştir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2021/3990 E., 2021/7144 K., 23.06.2021).
4. Başvuruda Hangi Belgeler Gerekli?
- Başvuru dilekçesi (e-Devlet üzerinden form doldurulabilir).
- Elektrik abonelik bilgileri ve fatura.
- Yetkili servis veya teknik eksper raporu (arızanın voltaj kaynaklı olduğunu gösteren).
- Dağıtım şirketine yapılan yazılı başvuru ve yanıt belgesi (varsa).
- Hasar gören cihazın onarım belgeleri, yetkili servis formu ve onarım bedelini gösterir fatura.
5. Süreç Nasıl İşler?
Başvurunun heyete ulaşmasından itibaren uygulamada ortalama 6 ay ila 12 ay içinde içinde karar verilmektedir. Heyet kararı taraflara yazılı olarak tebliğ edilir.
| ✓ THH Kararı İcraya Konulabilir Tüketici Hakem Heyeti kararına uymayan dağıtım şirketi hakkında ilâmlı icra yoluna başvurulabilir. İcra dairesinde ilamlı takip başlatarak karar bedelinin tahsili sağlanabilir. |
V. Tüketici Hakem Heyeti Kararına İtiraz: Tüketici Mahkemesinde İptal Davası
1. İtiraz Hakkı ve Yasal Dayanak
TKHK m.70/3 uyarınca taraflar, Tüketici Hakem Heyeti kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki Tüketici Mahkemesi’ne itiraz edebilir. Bu süre, hak düşürücü niteliktedir; uzatılması veya kısaltılması mümkün değildir. Süre geçtikten sonra itiraz hakkı tamamen ortadan kalkar ve karar kesinleşir.
İtiraz davası hem tüketici hem de dağıtım şirketi tarafından açılabilir. Kararın kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içinde itiraz edilmezse karar kesinleşir ve ilamlı icraya konulabilir.
| ⚠ 15 Günlük Süre Hak Düşürücüdür — Kaçırmayın Tüketici Hakem Heyeti kararına itiraz süresi olan 15 gün, kararın size tebliğ edildiği günden başlar. Tebliğ günü hesaba katılmaz; süre son günün tatil saatinde biter. Geçerli bir tebligat yapılmamışsa süre işlemeye başlamaz. Bu sürenin kaçırılması halinde kararın iptali için başka bir yol bulunmamaktadır. |
2. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise kararı veren Tüketici Hakem Heyeti’nin bulunduğu yerdeki Tüketici Mahkemesi’dir. Bu yetki kesin nitelikte olup değiştirilemez. Tüketici Mahkemesi bulunmayan yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemesi tüketici mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2022/7956 E., 2023/1967 K. (20.06.2023) sayılı kararına göre, TKHK m.70/3 uyarınca tüketici hakem heyetine intikal eden bir uyuşmazlığın türü ne olursa olsun, bu heyetin verdiği kararlara karşı itiraz mercii münhasıran Tüketici Mahkemesi’dir — uyuşmazlık aslında genel hükümlere tabi olsa ve heyete “her nasılsa” başvurulmuş olsa dahi bu görev kuralı değişmez.
3. İtiraz Davası Nasıl Açılır?
- Dava dilekçesinde; itiraz edilen kararın tarihi, sayısı, tebliğ tarihi ve uyuşmazlık konusu açıkça belirtilmelidir.
- Kararın usul (yetki, bildirim eksikliği, savunma hakkının kısıtlanması) veya esas (yanlış hukuk uygulaması, eksik inceleme, delillerin hatalı değerlendirilmesi) bakımından hukuka aykırı olduğu somut gerekçelerle açıklanmalıdır.
- Tüketici sıfatıyla itiraz davasında harçtan muafiyet uygulanır; ancak HMK uyarınca gider avansı ödenmesi gerekebilir.
- İtiraz davası öncesinde arabuluculuğa başvurma zorunluluğu yoktur.
4. Bilirkişi İncelemesi Her Zaman Şart mı?
İtiraz davasında hâkim, çözümü özel/teknik bilgi gerektiren konularda bilirkişiye başvurup başvurmayacağına kendisi karar verir (HMK m.266, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu m.3). Voltaj kaynaklı cihaz zararlarında yetkili servis raporunun niteliği bu kararı doğrudan etkiler.
| Kısaca: Yetkili servis raporu, zararın voltaj/gerilim kaynaklı olduğu konusunda tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta (“kesin bir kanaat oluşturacak” şekilde) ise, hâkimin ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırmamış olması usule aykırılık oluşturmaz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2022/7956 E., 2023/1967 K. (20.06.2023) sayılı kararında bu ilke, aynı Dairenin daha önceki 2021/3986 E., 2021/7143 K. (23.06.2021) sayılı emsaline (yüksek voltajdan zarar gören bulaşık makinesi örneği) atıfla teyit edilmiştir. |
5. İtiraz Davasının Sonuçları
TKHK m.70/4 uyarınca Tüketici Mahkemesi, itirazı haklı bulması halinde:
- Kararı tamamen iptal edebilir.
- Kararı kısmen değiştirebilir.
- Esas yönünden kanuna uygun olan ancak uygulamada hata yapılan kararlarda yeniden yargılamayı gerektirmeksizin kararı değiştirerek ya da düzelterek onama kararı verebilir.
| ⚠ Tüketici Mahkemesi Kararı Kesindir TKHK m.70/5 uyarınca, Tüketici Hakem Heyeti kararına karşı Tüketici Mahkemesi’nde açılan itiraz davası sonucunda verilen karar kesindir; istinaf veya temyiz yoluyla denetime tabi tutulamaz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/11053 E., 2015/19539 K. (03.12.2015) sayılı kararında, bu kesinlik nedeniyle itiraz davasının sonucuna karşı yapılan bir temyiz başvurusunun dahi incelenmeksizin reddedildiği görülmektedir. Bu nedenle itiraz dilekçesinde ileri sürülecek gerekçelerin somut vakıalarla ve delillerle eksiksiz biçimde desteklenmesi büyük önem taşımaktadır. |
VI. Zararın 186.000 TL ve Üzerinde Olduğu Hallerde: Tüketici Mahkemesinde Doğrudan Dava
Toplam zarar miktarı 186.000 TL ve üzerindeyse tüketici doğrudan Tüketici Mahkemesi’nde dava açabilir. Ancak bu durumda öncelikle dava şartı arabuluculuk sürecinin işletilmesi zorunludur.
1. Dava Şartı Arabuluculuk
186.000 TL ve üzerindeki tüketici uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. Arabuluculuk son tutanağı olmaksızın açılan dava, mahkemece usulden reddedilir. Arabuluculukta anlaşma sağlanamaması halinde düzenlenen son tutanakla birlikte Tüketici Mahkemesi’nde dava açılabilir.
Dikkat: THH kararına karşı Tüketici Mahkemesi’nde açılan itiraz davalarında arabuluculuk şartı aranmaz. Arabuluculuk yalnızca doğrudan Tüketici Mahkemesi’nde açılacak ilk davalar için zorunludur.
2. Zamanaşımı
TBK m.72 uyarınca haksız fiilden doğan tazminat talebinde zamanaşımı süresi; zararı ve faili öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl, herhâlükârda 10 yıldır. Voltaj olayının ve zararın öğrenildiği tarih ile yetkili servis raporunun alındığı tarih birlikte değerlendirilerek 2 yıllık sürenin başlangıcı belirlenmelidir.
VII. Voltaj Dalgalanması Nedeniyle Manevi Tazminat Talep Edilebilir mi?
Voltaj dalgalanması nedeniyle birden fazla eşyanın hasar gördüğü, hatta yangın veya su baskını gibi ciddi sonuçlar doğuran olaylarda tüketiciler, maddi zararın yanında manevi tazminat da talep etmek isteyebilir. Ancak Yargıtay içtihadı bu talebin kabulünü sıkı şartlara bağlamaktadır.
| Kısaca: Salt eşyanın maddi zarar görmesi, manevi tazminata hükmedilmesi için TEK BAŞINA yeterli değildir. Manevi tazminat için; hukuka aykırı bir fiil, bu fiille kişilik haklarının ihlal edilmesi, ihlalin kişilik değerlerinde objektif bir eksilmeye yol açması ve zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağı bulunması gerekir (TMK m.24, TBK m.58). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/18953 E., 2018/5446 K. (17.05.2018) sayılı kararında; çamaşır makinesi kartının voltaj dalgalanmasıyla yanıp su baskınına yol açtığı, laminant parke, buzdolabı, klima, kombi, halı, modem ve telefonun zarar gördüğü bir olayda ilk derece mahkemesinin hükmettiği manevi tazminatı, davalının kişilik haklarına yönelik ayrı bir hukuka aykırı fiili ispatlanamadığı gerekçesiyle BOZMUŞTUR. |
Pratik sonuç: Dava dilekçesinde manevi tazminat talep edilecekse, salt “eşyalarım zarar gördü, üzüldüm” ifadesi yeterli değildir; kişilik haklarına yönelik somut bir ihlalin (örneğin ciddi bir sağlık/güvenlik tehlikesi doğması, yangın riski, konutun uzun süre kullanılamaz hâle gelmesi gibi) ayrıca ortaya konması ve ispatlanması gerekir. Aksi hâlde talep, aynı Dairenin istikrarlı içtihadı doğrultusunda reddedilme riski taşır.
VIII. Başvuru Yolu Seçim Çizelgesi — 2026
| Durum | Başvuru Mercii | Ön Koşul |
| Zarar < 186.000 TL | Tüketici Hakem Heyeti (zorunlu) | Doğrudan başvuru, ücretsiz |
| THH kararı aleyhime sonuçlandı | Tüketici Mahkemesi — İtiraz Davası | 15 gün hak düşürücü süre |
| Zarar ≥ 186.000 TL | Tüketici Mahkemesi — Doğrudan Dava | Önce dava şartı arabuluculuk |
IX. Genel Olarak Değerlendirme ve Sonuç
Voltaj dengesizliği veya elektrik arızasından zarar gören bir tüketici; TBK m.69 kapsamındaki kusursuz sorumluluk ve 6502 sayılı TKHK çerçevesinde güçlü bir hukuki zemine sahiptir. Dağıtım şirketinin kusurunu ispat etmek gerekmeksizin, zararın voltaj kaynağından doğduğunu belgelemek yeterlidir.
Ancak bu hakkın fiilen kullanılabilmesi için; hasarın anında belgelenmesi, yetkili servis raporunun alınması, başvurunun doğru muhataba (dağıtım şirketine) ve doğru mercie (parasal sınıra göre THH ya da Tüketici Mahkemesi’ne) yöneltilmesi şarttır. Özellikle THH kararına itiraz davalarında 15 günlük hak düşürücü sürenin kaçırılmaması kritik önem taşımaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Elektrik dağıtım şirketine mi, tedarik/perakende satış şirketine mi başvurmalıyım?
Başvurunuzu ve davanızı bölgenizdeki DAĞITIM şirketine yöneltmelisiniz; faturanızı ödediğiniz tedarik/perakende satış şirketi çoğu zaman farklı bir tüzel kişidir ve voltaj kaynaklı fiziki zarardan sorumlu değildir. Yargıtay 3. HD 2025/1509 E., 2025/2641 K. sayılı kararında, sadece enerji üretimi yapan bir şirkete husumet düşmediğine hükmedilmiştir.
İl mi, İlçe Tüketici Hakem Heyeti mi yetkilidir?
İkisi de olabilir. Yargıtay 3. HD 2025/2523 E., 2025/4639 K. sayılı kararına göre İl ve İlçe Tüketici Hakem Heyetleri arasında görev yönünden bir ayrım ve öncelik sıralaması yoktur; tüketici yerleşim yerindeki İlçe heyetine de, aynı ilin sınırları içinde yetkili İl heyetine de başvurabilir.
Yetkili servis raporum var, ayrıca bilirkişi incelemesi şart mı?
Hayır, her zaman şart değildir. Yetkili servis raporu zararın voltaj kaynaklı olduğu konusunda tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta ise, hâkim ayrıca bilirkişiye başvurmayabilir (Yargıtay 3. HD 2022/7956 E., 2023/1967 K.). Ancak raporlar arasında çelişki varsa bilirkişi incelemesi zorunlu hâle gelir.
Abonelik sözleşmesi üzerime değil; yine de başvurabilir miyim?
Evet. Dosyada kaçak kullanıma ilişkin bir tutanak bulunmadığı sürece, zarar gören yerin fiili kullanıcısı sıfatıyla Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurabilirsiniz. Yargıtay 3. HD 2016/20988 E., 2017/10050 K. sayılı kararı bu ilkeyi açıkça teyit etmiştir.
Voltaj dalgalanması nedeniyle manevi tazminat da talep edebilir miyim?
Talep edilebilir ancak kabulü kolay değildir. Salt eşyanızın zarar görmesi manevi tazminat için yeterli değildir; davalının kişilik haklarınıza yönelik ayrı bir hukuka aykırı fiili ispatlanmalıdır. Yargıtay 3. HD 2016/18953 E., 2018/5446 K. sayılı kararında, sadece maddi zarara dayanan bir manevi tazminat hükmü bu gerekçeyle bozulmuştur.
Tüketici Mahkemesi’nin itiraz üzerine verdiği karara karşı temyiz yoluna gidebilir miyim?
Hayır. TKHK m.70/5 uyarınca, Tüketici Hakem Heyeti kararına karşı açılan itiraz davası sonucunda Tüketici Mahkemesi’nin verdiği karar kesindir; istinaf veya temyiz yolu kapalıdır (Yargıtay 3. HD 2015/11053 E., 2015/19539 K.).
THH kararına itiraz süresini kaçırırsam ne olur?
TKHK m.70/3’teki 15 günlük itiraz süresi hak düşürücüdür; tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar, uzatılamaz. Bu süre kaçırılırsa THH kararı kesinleşir ve iptali için başka bir hukuki yol bulunmamaktadır; karar doğrudan ilamlı icraya konulabilir.
2026 yılında Tüketici Hakem Heyeti’ne başvuru için parasal sınır nedir?
186.000 TL’dir. Bu sınır, 23 Aralık 2025 tarihli ve 33116 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tebliğ ile, 2025 yılı için belirlenen %25,49 yeniden değerleme oranı uygulanarak 149.000 TL’den 186.000 TL’ye yükseltilmiştir.
Zararım 186.000 TL’nin altındaysa doğrudan mahkemeye dava açabilir miyim?
Hayır. TKHK m.68 uyarınca 186.000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda önce Tüketici Hakem Heyeti’ne başvuru zorunludur. Bu sınırın altında doğrudan açılan bir dava, mahkemece dava şartı yokluğu (görevsizlik) gerekçesiyle usulden reddedilir.
Dağıtım şirketine yaptığım başvuruya kaç gün içinde cevap verilmelidir?
Hizmet Kalitesi Yönetmeliği m.26 uyarınca dağıtım şirketi, başvurunuzu 30 gün içinde almalı; haksız bulursa 10 iş günü içinde gerekçeli ret bildirir. Haklı bulursa onarımı tercih ederse 3 iş günü içinde bildirip azami 15 gün içinde onarır; nakdi ödemeyi tercih ederse 10 iş günü içinde bildirip fatura ibrazından 5 iş günü içinde öder.
Enerji hukuku ve tüketici hukuku kesişiminde yer alan bu tür uyuşmazlıklar; teknik bilirkişi raporları, akreditasyon koşulları ve EPDK mevzuatına hâkimiyet gerektirmektedir. Kesinti kaynaklı zararlarınızı tahsil için dağıtım şirketine karşı tazminat davası sürecini bir avukatla yürütebilirsiniz.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95
Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.


Bir Yorum