İçindekiler
Sanayi Sicil Belgesi Yenilenmezse Ne Olur? Türkiye’de elektrik enerjisi tarifelerinin doğru uygulanması, sanayi işletmeleri açısından doğrudan ekonomik sonuçlar doğurmakta; yanlış tarife sınıflandırması ise işletmelerin önemli miktarda fazla fatura ödemesine yol açmaktadır. Bu bağlamda, sanayi abone grubunun tespiti ve bu gruba uygulanacak tarifenin belirlenmesi kritik bir hukuki ve idari mesele olarak öne çıkmaktadır. Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri, sanayi sicil belgesinin süresinde yenilenmemesi ve bunun sonucunda abonelerin ticarethane tarifesine geçirilmesidir.
I-Sanayi Abone Grubu Ne Demek?
Sanayi abone grubu, 6948 sayılı Sanayi Sicili Kanunu kapsamında tanımlanan ve geçerli bir sanayi sicil belgesine sahip olan işletmelerden oluşur. 6948 sayılı Sanayi Sicili Kanunu kapsamında tanımlanan ve ilgili resmi kuruluşça onaylı sanayi sicil belgesi ibraz eden sanayi işletmeleri, sanayi abone grubu tarifesinden yararlanma hakkına sahiptir. Bu hak, teorik olmaktan çıkıp pratik kazanıma dönüşebilmesi için belgenin usulüne uygun ve zamanında ibrazına bağlıdır.
II-Sanayi Sicil Belgesi Nereye İbraz Edilir?
Görevli tedarik şirketinden enerji alan aboneler sanayi sicil belgelerini görevli tedarik şirketine; başka bir tedarikçiden enerji alan aboneler ise söz konusu belgeyi dağıtım şirketine ibraz etmekle yükümlüdür. Mevcut düzenleme uyarınca ibraz edilecek belgelerin, ilgili resmi kuruluş tarafından vize edilmiş onaylı suretler olması zorunludur.
III-Elektrik Dağıtım veya Tedarik Şirketi Tarafından Yazılı Bildirim Zorunluluğu Var Mı?
Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler Ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul Ve Esaslar 3’üncü maddesi, faturalarda yer alan uyarıların yasal bildirim yükümlülüğünü karşılamadığını açıkça hüküm altına almıştır. Bu düzenlemenin temelinde, fatura uyarılarının çoğunlukla abonelerin dikkatini çekememesi ve uyarının bir yan unsur olarak yer alması nedeniyle asıl bildirimden bağımsız, ayrıca yapılması gerekliliği yatmaktadır. Fatura uyarısı hiçbir zaman müstakil bir yazılı bildirim işlevi görmez; aksine, hâlihazırda usulüne uygun bildirim yapılmış olduğu varsayımı altında tamamlayıcı bir hatırlatma niteliği taşır.
Usulüne uygun yazılı bildirim yapılmış olsa bile abone, vize bitim tarihinden itibaren 30 günlük bir ek süreden yararlanmaktadır. Bu süre zarfında yenilenen sanayi sicil belgesinin ibraz edilmesi hâlinde ticarethane tarifesine geçiş söz konusu olmayacaktır. Söz konusu 30 günlük süre; abonenin bürokratik yükümlülüklerini yerine getirme ve belge yenileme işlemlerini tamamlama fırsatını korumaya yönelik bir güvence mekanizması niteliği taşımaktadır.
Bildirimin şekli açısından da önemli bir husus bulunmaktadır. Taraflardan en az birinin tacir sıfatını taşıdığı elektrik abonelik ilişkilerinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18/3. maddesi uygulama alanı bulabilmektedir. Anılan hüküm uyarınca tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe veya sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar ve ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta (KEP) sistemi ile yapılması gerekmektedir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2025/1260 E. – 2026/302 K. sayılı kararında da, dağıtım veya tedarik şirketinin SMS ya da e-posta yoluyla bildirim yaptığını ileri sürmesinin, bu iddiayı usulüne uygun şekilde ispatlayamadığı sürece yeterli sayılmayacağı vurgulanmıştır.
IV-Uygulamada Sıkça Karşılaşılan Durumlar Nelerdir?
Hukuki danışmanlık ve dava süreçlerinde karşılaşılan deneyimler, uygulamada bazı ihlal örüntülerinin özellikle sık tekrarlandığını ortaya koymaktadır:
• Fatura üzerine uyarı eklenmesi ve bunun yazılı bildirim yerine geçtiğinin ileri sürülmesi,
• Vize bitim tarihinden iki ay önceden değil, daha kısa bir süre önce bildirim yapılması,
• Bildirim tebligatına ilişkin kayıtların tutulmaması,
• 30 günlük ek süre tanınmaksızın doğrudan ticarethane tarifesine geçilmesi,
• Görevli tedarik şirketinin dağıtım şirketini abone grubu değişikliği konusunda geç veya hiç bilgilendirmemesi ile görevli tedarik şirketinden enerji almayan abonelerin dağıtım şirketi tarafından geç veya hiç bilgilendirmemesi.
V-Abonelerin Başvurabileceği Hukuki Yollar Nelerdir?
Sanayi tarifesi yerine ticarethane tarifesiyle haksız biçimde faturalandırıldığını düşünen bir tüketici, aşağıdaki hukuki yollara başvurabilir:
• Yazılı bildirim talebi: Şirketten yazılı bildirimin yapılıp yapılmadığını ve hangi kanallar aracılığıyla iletildiğini yazılı olarak talep etmek,
• EPDK’ya şikâyet: Düzenleyici kuruma şikâyet başvurusunda bulunmak,
• Tüketici hakem heyeti başvurusu: Mevzuatta öngörülen sınırlar dahilinde tüketici hakem heyetine müracaat etmek,
• Dava yolu: Hukuki danışmanlık alarak fatura iptal ve iade davası açmak.
VI-Abonelerin Alabileceği Önlemler Nelerdir?
Tarife uygulamalarından kaynaklanan mağduriyetleri baştan önleyebilmek için sanayi işletmelerinin aşağıdaki tedbirleri alması önerilmektedir:
• Sanayi sicil belgesi vize tarihlerini bir takvime işleyerek son tarihin en az üç ay öncesinden takibe almak,
• Vize yenileme sürecini, dağıtım veya tedarik şirketinden yazılı bildirim beklenmeksizin proaktif biçimde başlatmak,
• Yenilenen sanayi sicil belgesini teslim aldıktan sonra derhal ilgili şirkete ibraz etmek ve teslim-ibraz belgesini saklamak,
• Faturaları düzenli olarak inceleyerek uygulanmakta olan abone grubunu kontrol etmek.
VII-Hukuki Değerlendirme
Söz konusu düzenleme; ticarethane tarifesine geçişin birincil ön koşulu olarak şirketlerin yazılı bildirim yükümlülüğünü getirmekte ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde yapılan faturalandırmayı hukuken geçersiz kılmaktadır.
Mahkemeler de bu anlayışı kararlılıkla benimsemekte; yazılı bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediği durumlarda ticarethane tarifesi üzerinden düzenlenen faturaları iptal ederek sanayi tarifesinin uygulanması gerektiğine hükmetmektedir.
Sanayi işletmelerinin bu haklarından tam anlamıyla yararlanabilmesi için; hem kendi vize takip sistemlerini etkin biçimde işletmeleri hem de tarife değişikliğine maruz kaldıklarında yasal haklarını kararlılıkla kullanmaları gerekmektedir. Enerji hukuku alanında uzman hukukçularla kurulan düzenli ve yapısal iş birliği ise bu süreçte işletmelere kritik bir avantaj sağlayacaktır. Yanlış tarife uygulamasından doğan farkların iadesi için sanayi işletmeleri için enerji hukuku danışmanlığı hizmeti alınabilir.
VIII-İlgili Mevzuat Maddesi
Sanayi Abone Grubu
MADDE 3 – (1) 6948 sayılı Sanayi Sicili Kanununda tanımı yapılan ve ilgili resmi kuruluşça onaylı sanayi sicil belgesini ibraz eden sanayi işletmeleri bu abone grubu kapsamındadır. Görevli tedarik şirketinden enerji alan müşteriler sanayi sicil belgesini görevli tedarik şirketine, başka bir tedarikçiden enerji alan müşteriler ise sanayi sicil belgesini dağıtım şirketine ibraz ederler. Sanayi abone grubu tarifesi uygulanması bakımından sanayi sicil belgelerinin, ilgili resmi kuruluş tarafından yayımlanan tebliğ çerçevesinde geçerliliği esas olup, ilgili resmi kuruluş tarafından vize edilen sanayi sicil belgelerinin onaylı bir sureti eş zamanlı olarak dilekçe ekinde ibraz edilir.
(2) Görevli tedarik şirketinden enerji alan müşteriler için görevli tedarik şirketi, görevli tedarik şirketi dışında bir tedarikçiden enerji alan dağıtım sistemi kullanıcısı müşteriler için dağıtım şirketi sanayi abone grubundaki tüketicileri vize bitim tarihinden en az iki ay önce sanayi sicil belgelerinin yenilenerek ibraz edilmemesi halinde bu tüketicilerin tüketimlerinin ticarethane abone grubundan faturalandırılacağına dair yazılı olarak bilgilendirmekle yükümlüdür. Faturalarda belirtilen vize bitim tarihine ilişkin uyarılar ilgili yükümlülüğü karşılamaz. Bildirim yapılmasına rağmen sanayi sicil belgelerinin vize bitim tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde yenilenerek dilekçe ekinde ibraz edilmemesi halinde bu tüketicilerin verilen 30 (otuz) günlük süre sonrasındaki ilk fatura döneminden itibaren tüketimleri ticarethane abone grubu tarifesi üzerinden faturalandırılır. Görevli tedarik şirketi, dağıtım şirketini abone grubu değişikliği hakkında bilgilendirir.
IX-Soru-Cevap Kısmı
Sanayi sicil belgesi yenilenmezse ne olur?
Sanayi sicil belgesi yenilenmezse, aboneye önceden yazılı bildirim yapılması ve 30 gün ek süre tanınması şartıyla, elektrik tüketimi ticarethane tarifesinden faturalandırılır.
Bildirim yapılmadan ticarethane tarifesine geçilebilir mi?
Hayır. Dağıtım veya tedarik şirketi tarafından en az 2 ay önceden yazılı bildirim yapılmadan abonenin ticarethane tarifesine geçirilmesi hukuka aykırıdır.
Sanayi tarifesine tekrar geçiş mümkün mü?
Evet. Sanayi sicil belgesi ibraz edildiğinde abone yeniden sanayi tarifesine alınabilir. Ayrıca hukuka aykırı tarife değişikliği yapılmışsa geçmiş faturalar da düzeltilebilir.
Bildirim yapılmadan kesilen yüksek faturaya ne yapılabilir?
Bu durumda abone itiraz edebilir ve dava açabilir. Mahkemeler genellikle yüksek faturaların iptaline ve sanayi tarifesinin uygulanmasına karar vermektedir.
Kaç gün içinde belge ibraz edilmezse tarifeye geçilir?
Yazılı bildirimden sonra tanınan 30 günlük süre içinde belge ibraz edilmezse, bu sürenin bitimini takip eden ilk fatura döneminde ticarethane tarifesi uygulanır.
Fatura üzerindeki uyarı bildirim yerine geçer mi?
Hayır. Fatura üzerindeki vize tarihi veya uyarılar, mevzuata göre zorunlu olan yazılı bildirim yerine geçmez.
Yazılı bildirim hangi yollarla yapılmalıdır?
Tacir sıfatını taşıyan taraflar arasında TTK m.18/3 uyarınca ihbar; noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya kayıtlı elektronik posta (KEP) ile yapılmalıdır. SMS veya e-posta yoluyla yapıldığı iddia edilen bildirimler, usulüne uygun şekilde ulaştırıldığı ispatlanamadığı sürece yeterli kabul edilmemektedir.
Sanayi sicil belgesi geç ibraz edilirse tarife farkı otomatik olarak uygulanır mı?
Hayır. Sakarya BAM’ın 2024/607 E. – 2024/1028 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, belgenin geç ibrazı tek başına yeterli değildir; öncelikle dağıtım veya tedarik şirketinin yazılı bildirim yükümlülüğünü usulüne uygun şekilde yerine getirip getirmediği araştırılmalıdır.
Bu konudaki mahkeme kararları her zaman abone lehine mi sonuçlanır?
Hayır. İstanbul BAM ve Sakarya BAM kararlarının ikisi de eksik inceleme gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırmış ve dosyayı yeniden incelenmek üzere göndermiştir; bu kararlar nihai bir hüküm değil, bildirimin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının yeniden araştırılması gerektiği anlamına gelir.
X-Sanayi Sicil Belgesinin Yenilenmesi Gerektiği Hususunun Görevli Tedarik Şirketi ya da Elektrik Dağıtım Şirketi Tarafından Bildirilmesi Gerektiği ve Bu Bildirimin PTT Yoluyla Gönderiminin Yeterli Olmadığı Hakkında Yargıtay Kararı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2626 E. – 2025/3734 K. Sayılı İlamının Yorumlanması
Sanayi Tarifesinde Yazılı Bildirim Yetmez; Usulüne Uygun Tebliğ İspatlanmalıdır
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2024/2626 E. – 2025/3734 K., 01.07.2025 T.
Kısaca: Yargıtay, dağıtım şirketinin bildirim yazısını düzenlemiş olmasının yetmediğine, yazının aboneye ulaştığının (tebliğin) ispatlanması gerektiğine hükmederek 775.000 TL’lik geriye dönük tarife farkı faturasını iptal eden Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadı.
Kararın Özeti
Sanayi işletmesi davacı, sanayi sicil belgesinin vizesini yenilemediği için tarifesi ticarethane grubuna çevrilmiş ve aradaki dağıtım bedeli farkı kendisine fatura edilmiştir. İcra takibi tehdidi altında 775.000 TL’yi ihtirazi kayıtla ödeyen davacı, borçlu olmadığının tespiti ve ödediği bedelin istirdadını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, dağıtım şirketinin bildirimi yaptığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; ancak Bölge Adliye Mahkemesi, bildirim yazısının davacıya usulüne uygun tebliğ edildiğinin ispatlanamadığını belirterek davayı kabul etmiştir. Yargıtay, BAM kararını onamıştır.
Yargıtayın Gerekçesi
İlgili düzenleme uyarınca, dağıtım/tedarik şirketi, sanayi abonesini vize bitiminden en az iki ay önce yazılı olarak bilgilendirmekle yükümlüdür. Somut olayda dağıtım şirketi 05.12.2017 tarihli bir bilgilendirme yazısı sunmuş; ancak bu yazının davacıya tebliğine ilişkin herhangi bir kayıt verememiş, PTT yoluyla teslime dair evraka ulaşılamadığını bildirmiştir. Yargıtay, yazının düzenlenmiş olmasının yeterli olmadığını, tebliğin ispat edilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
“…gönderildiği belirtilen yazının usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiğinin ispatlanamadığı anlaşılmakla…”
Değerlendirme
Bu karar, sanayi tarifesinden ticarethane tarifesine geçişte ispat yükünün şirkette olduğunu ve bu yükün “bildirim” değil “tebligat” düzeyinde değerlendirildiğini ortaya koyması bakımından son derece önemlidir. Şirketler çoğu zaman dosyaya bir bildirim yazısının suretini koyarak yükümlülüklerini yerine getirdiklerini savunur. Yargıtay ise, asıl belirleyici unsurun yazının düzenlenmesi değil, aboneye fiilen ve ispatlanabilir biçimde ulaştırılması olduğunu teyit etmiştir.
Karardan çıkan pratik ölçütler:
| Tartışma Konusu | Yargıtayın Yaklaşımı |
|---|---|
| Bildirim yazısının dosyada bulunması | Tek başına yeterli değil |
| PTT ile gönderim kaydının olmaması | Tebliğ ispatlanamamış sayılır |
| İspat yükü | Bildirimle yükümlü şirkettedir |
| İhtirazi kayıtla ödeme | İstirdat (geri alma) hakkını korur |
Abone/işletme vekili açısından iki kritik nokta öne çıkar. Birincisi, fazla ödenen tutar icra tehdidi altında ihtirazi kayıtla ödenmiş olsa dahi geri istenebilir; ihtirazi kayıt, istirdat davasının kapısını açık tutar. İkincisi, savunmanın merkezine “şirketin yazılı bildirimi tebliğ ettiğini ispatlayamadığı” argümanı yerleştirilmelidir; çünkü tebligat kaydının yokluğu, geriye dönük tarife farkı tahakkukunu doğrudan geçersiz kılmaktadır. Bu içtihat, fatura uyarısının ya da salt gönderim iddiasının yeterli sayılmadığı yönündeki yerleşik anlayışı güçlendirmektedir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2626 E. – 2025/3734 K. Sayılı İlamı Tam Metni
“İçtihat Metni”
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.07.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat….’ın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00’te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili Şirket ile davalı Şirket arasında 24.10.2017 tarihinde elektrik temin edilebilmesi amacıyla 01.12.2017 tarihinden itibaren 13 ay geçerli olmak üzere, elektrik aboneliği sözleşmesi imzalandığını, ancak davalı Şirketin 29.08.2018 tarihinde yapmış olduğu fesih bildirimi ile işbu sözleşmenin 01.10.2018 tarihinde sona erdiğini, davalı Şirket tarafından sözleşmenin bitiminden sonra sözleşmeye ve hukuka aykırı dört adet fatura düzenlediğini, müvekkili tarafından faturalara itiraz edildiğini, davalı Şirket tarafından müvekkili aleyhine bu faturalardan kaynaklı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin cebri icra tehdidi altında söz konusu 775.000,00 TL bedeli ihtirazi kayıtla ödediğini ileri sürerek; davalı tarafa takip tarihi itibariyle borçlu olmadıklarının tespiti ile Kocaeli 8. İcra Dairesinin 2019/50612 E. sayılı dosyasında davalıya cebri icra tehdidi altında ödenen 775.000,00 TL’nin ödeme tarihi olan 26.03.2019 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı şirketten istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı ile müvekkili arasında 24.10.2017 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında 01.12.2017 tarihinden itibaren davacıya ilgili dönemdeki tarifesi olan “sanayi tarifesi” üzerinden elektrik tedarikine başlandığını, sözleşmenin 01.10.2018 tarihi itibariyle sona erdiğini, dava dışı …. Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından ilgili bölgedeki faaliyetleri kapsamında müvekkili Şirketin düzenlemiş olduğu dağıtım sistemi kullanım bedeli faturalarında davacı Şirketin kaydının “Ticarethane” olarak yer aldığını ve bu tarife karşılığı dağıtım bedeli alındığının görüldüğünü, yapılan incelemede ve dağıtım şirketi ile yapılan görüşmede davacı Şirketin Sanayi Sicil Belgesini ibraz etmemesi nedeniyle ilgili mevzuat gereği tarifesinin “Ticarethane” tarifesine çevrildiği bilgisi alındığını ve bu yönde davacı Şirkete de bilgi verildiğini, davacı tarafından, 2 yıllık vizesi yaptırılmış sanayi sicil belgesinin onaylı bir suretinin dağıtım şirketine ibraz edilmemesi nedeniyle davacının kaydının ticarethaneye çevrilmiş olduğunun görüldüğünü, davacıya daha önce müvekkili Şirket tarafından fatura edilen elektrik tüketim faturalarında yer alan dağıtım bedeli arasındaki fark fatura edilerek gönderildiğini, davacıya bu hususta bilgilendirme yapılmasına karşın davacının taksit yaptırmaktan imtina etmesi neticesinde, faturanın vade tarihi de geçtikten sonra faiz işletilmesinin söz konusu olduğunu, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mevzuat hükümlerine göre davacı şirketin sanayi grubu tescil belgesine ilişkin vizeyi zamanında yaptırmadığı, buna karşılık dağıtım şirketi …. Elektrik Dağıtım A.Ş.nin ise Yönetmeliğin 3/2 maddesine göre bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiği, vize bitiş tarihinden 10 gün önce bildirim yaparak bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle davacının davasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; satış şirketlerine yönelik sanayi abone grubundaki tüketicileri vize bitim tarihinden en az iki ay önce sanayi sicil belgelerinin yenilenerek ibraz edilmemesi halinde bu tüketicilerin tüketimlerinin ticarethane abone grubundan faturalandırılacağına dair yazılı olarak bilgilendirme yükümlülüğü getirildiği, dosya kapsamında; dava dışı dağıtım şirketince bilgilendirme yükümlülüğüne ilişkin Mahkeme dosyasına 15.4.2022 tarihli cevabi yazı ile bilgi verdiği, ekinde 05.12.2017 tarihli davacıya hitaben yazdığı yazıyı sunmuş ise de sözkonusu yazının davacıya tebliğine dair herhangi bir kayıt sunmadığı, PTT yoluyla teslime dair geçmiş döneme ilişkin evraklara ulaşılamadığını bildirdiği, bu haliyle 05.12.2017 tarihli davacıya hitaben yazılan bilgilendirme yazının usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden davanın kabulü ile 775.000,00 TL’nin ödeme tarihi olan 26.03.2019 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı Şirketten tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; bildirim yükümlülüğünün dağıtım şirketi olan Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.ye ait olduğunu, davacı Şirketin Sanayi Sicil Belgesini 2009 yılında aldığını, her iki yılda bir vize ettirme ve gerekli kurumlara söz konusu vize ettirilmiş Sanayi Sicil Belgesi sunması gerektiğini bildiğini, basiretli bir tacir olan davacının yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini, davacı Şirketin yasal mevzuat gereği bölgesindeki dağıtım şirketi tarafından bilgilendirildiğini, bilgilendirme içeriğinin Mahkemeye sunulan müzekkere cevabı ekindeki davcıya yazılan yazı içeriğinden anlaşıldığını, Mahkeme tarafından eksik inceleme ile yalnızca davacı yanın iddialarına dayanarak ve somut olaya tam olarak uygun düşmeyen Yargıtay kararı emsal gösterilerek mevzuat aykırı olarak haksız davanın kabulüne karar verildiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklı istirdat talebine ilişkindir.
31.12.2015 tarihli ve 29579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Perakende Satış Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esasları Düzenleyen kararının sanayi abone grubu başlıklık (3/2.) maddesinde; “Görevli tedarik şirketinden enerji alan müşteriler için görevli tedarik şirketi, görevli tedarik şirketi dışında bir tedarikçiden enerji alan dağıtım sistemi kullanıcısı müşteriler için dağıtım şirketi sanayi abone grubundaki tüketicileri vize bitim tarihinden en az iki ay önce sanayi sicil belgelerinin yenilenerek ibraz edilmemesi halinde bu tüketicilerin tüketimlerinin ticarethane abone grubundan faturalandırılacağına dair yazılı olarak bilgilendirmekle yükümlüdür. Bildirim yapılmasına rağmen sanayi sicil belgelerinin vize bitim tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde yenilenerek dilekçe ekinde ibraz edilmemesi halinde bu tüketicilerin verilen 30 (otuz) günlük süre sonrasındaki ilk fatura döneminden itibaren tüketimleri ticarethane abone grubu tarifesi üzerinden faturalandırılır. Görevli perakende satış şirketi, dağıtım şirketini abone grubu değişikliği hakkında bilgilendirir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Yukarıda açıklanan düzenleme gereğince; dava dışı dağıtım şirketine, sanayi abone grubundaki davalıyı davacının vize bitim tarihinden en az iki ay önce Sanayi Sicil Belgelerinin yenilenerek ibraz edilmesi, aksi halde tüketimlerinin ticarethane abone grubundan faturalandırılacağına dair yazılı olarak bilgilendirme yükümlülüğü getirildiği, bilgilendirme yükümlülüğü bulunan dava dışı dağıtım şirketi tarafından gönderildiği belirtilen yazının usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiğinin ispatlanamadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıdan yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
XI-Sanayi Sicil Belgesinin Geç İbrazı ve Bildirimin İspatı Hakkında İstanbul BAM Kararı
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2025/1260 E. – 2026/302 K. Sayılı Kararının Yorumlanması
Tacirler Arası Bildirimde SMS ve E-Posta Tek Başına Yeterli Değildir
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2025/1260 E. – 2026/302 K., 05.02.2026 T. (İlk Derece: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2023/570 E. – 2024/799 K., 18.11.2024 T.)
Kısaca: İstanbul BAM, elektrik şirketinin bildirimi SMS veya e-posta ile yaptığı iddiasını ispatlayamadığını, TTK m.18/3 gereği tacirler arası bildirimin noter, taahhütlü mektup, telgraf veya KEP ile yapılması gerektiğini vurgulayarak ilk derece mahkemesinin ret kararını kaldırdı.
Kararın Özeti
Davacı şirketin sanayi sicil belgesinin geçerlilik süresi 21.02.2019 tarihinde sona ermiş, davalı elektrik şirketi bu durumu 28.02.2019 tarihli faturada bir uyarıyla bildirmiştir. Davacı, dava konusu 24.03.2019 – 08.01.2021 dönemini kapsayan geçerli bir sanayi sicil belgesini yargılama sürecinde davalıya ibraz edememiştir. İlk derece mahkemesi bu nedenle davayı reddetmiş; davacı istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesinde, davalının bildirimi SMS, e-posta veya tebligat yoluyla yaptığını iddia ve ispat edemediği, bu hususun bilirkişi raporunda da değerlendirilmediği tespit edilmiş ve ilk derece kararı eksik inceleme gerekçesiyle kaldırılarak dosya yeniden incelenmek üzere gönderilmiştir.
Mahkemenin Gerekçesi
Bölge Adliye Mahkemesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18/3. maddesine atıfla; tacirler arasında temerrüde düşürmeye, feshe veya sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar ve ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak KEP sistemi ile yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Davalının bildirimi SMS ve e-posta yoluyla gönderdiği iddiasının ispatlanmadığını, bildirimin ve içeriğinin yapıldığını ispat yükünün davalı şirkette olduğunu belirtmiştir.
“…davalı tarafça bu bildirimin davacı şirkete SMS; e-posta ve tebligat yoluyla gönderildiği iddia ve ispat edilmediği gibi bu hususun gerek bilirkişi raporlarında gerekse gerekçede değerlendirilmediği, bildirimin ve içeriğinin yapıldığını ispat yükünün davalıda olduğu gözetilerek belirtilen delillerin incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.”
Değerlendirme
Bu karar iki bakımdan önemlidir. Birincisi, sanayi sicil belgesinin dava konusu dönemi kapsamaması tek başına davayı sonuçlandırmaz; mahkeme ayrıca dağıtım veya tedarik şirketinin yazılı bildirim yükümlülüğünü usulüne uygun yerine getirip getirmediğini de araştırmak zorundadır. İkincisi, tacirler arası ilişkilerde SMS veya e-posta yoluyla yapılan bildirimler TTK m.18/3 kapsamında tek başına yeterli sayılmayabilir; ispatlanabilir olması esastır. Bu nedenle işletmelerin, karşı taraftan gelen bildirimlerin hangi kanaldan ve ne şekilde yapıldığını titizlikle kayıt altına alması önem taşımaktadır.
Not: Bu karar, ilk derece mahkemesinin kararını eksik inceleme gerekçesiyle kaldıran bir istinaf kararıdır; dosya yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmiştir ve kesinleşmiş bir esas hükmü içermemektedir.
XII-Dağıtım Şirketinin Bildirim Yükümlülüğünün Araştırılması Hakkında Sakarya BAM Kararı
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2024/607 E. – 2024/1028 K. Sayılı Kararının Yorumlanması
Sanayi İndiriminin Geriye Dönük Kaldırılması İçin Dağıtım Şirketinin Bildirimi Araştırılmalıdır
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2024/607 E. – 2024/1028 K., 26.06.2024 T. (İlk Derece: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/466 E. – 2023/745 K., 27.12.2023 T.)
Kısaca: Sakarya BAM, sanayi sicil belgesinin geç ibraz edilmiş olmasının tek başına yeterli olmadığını, dağıtım şirketi BEDAŞ’ın yazılı bildirim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek 484.307,14 TL + 312.617,72 TL’lik fark faturalarını kabul eden ilk derece kararını kaldırdı.
Kararın Özeti
Çobanpınar İçme Suyu ve İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. ile Sakarya Elektrik Perakende Satış A.Ş. (SEPAŞ) arasındaki elektrik tedarik sözleşmesinde davacının 12 ay süreyle sanayi abone grubu tarifesinden yararlanacağı kararlaştırılmıştır. Davalı, sözleşme süresi içinde davacının sanayi sicil belgesi vizesindeki gecikmeyi gerekçe göstererek geriye dönük olarak 484.307,14 TL (asıl dava) ve düzeltilmiş hesaplamayla 312.617,72 TL (birleşen dava) tutarlı fark faturaları tahakkuk ettirmiştir. Davacının sanayi sicil belgesi vizesi 30.01.2022 tarihinde yenilenmiş, ancak dağıtım şirketine ibrazı 05.07.2022 tarihinde, yani yaklaşık beş ay gecikmeyle yapılmıştır. İlk derece mahkemesi her iki davayı da (menfi tespit) kabul etmiş, davalı istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, dava dışı dağıtım şirketi Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin (BEDAŞ) davacıya vize bitim tarihinden en az iki ay önce yazılı bildirim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin yeterince araştırılmadığı gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırmış ve dosyayı yeniden incelenmek üzere göndermiştir.
Mahkemenin Gerekçesi
Mahkeme, aynı Usul ve Esaslar’ın 3/2. maddesine atıfla, bildirim yükümlülüğünün somut olayda dağıtım şirketine ait olduğunu; bilirkişi raporunda dağıtım şirketinin bu yükümlülüğü yerine getirdiğine dair dosyada evrak bulunmadığının tespit edildiğini, buna rağmen ilk derece mahkemesinin yeterli araştırma yapmadan karar verdiğini belirtmiştir.
Değerlendirme
Bu karardan üç pratik sonuç çıkmaktadır. Birincisi, sanayi sicil belgesinin geç ibrazı (somut olayda yaklaşık beş aylık gecikme), tek başına ve otomatik olarak geriye dönük tarife farkı faturalandırmasını hukuka uygun kılmaz. İkincisi, serbest tüketici sözleşmelerinde bildirim yükümlüsü her zaman tedarik şirketi olmayabilir; somut olayda olduğu gibi dağıtım şirketi de bildirim yükümlüsü olabilir — bu ayrım, davanın kime karşı ve hangi gerekçeyle açılacağını doğrudan etkiler. Üçüncüsü, bu da kesinleşmiş bir esas hükmü değil, eksik inceleme nedeniyle usulden kaldırma (bozma) kararıdır; dosya yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
Üç Kararın Karşılaştırmalı Tablosu
| Karar | Bildirim Yükümlüsü | Tutar | Sonuç |
|---|---|---|---|
| Yargıtay 3. HD, 2024/2626 E. – 2025/3734 K. | Dağıtım/tedarik şirketi | 775.000 TL | Onama — bildirim tebliği ispatlanamadığı için abone lehine kesinleşti |
| İstanbul BAM 3. HD, 2025/1260 E. – 2026/302 K. | Dağıtım/tedarik şirketi | (Belirsiz alacak davası) | Kaldırma — bildirim ispatı yeniden araştırılacak |
| Sakarya BAM 5. HD, 2024/607 E. – 2024/1028 K. | Dağıtım şirketi (BEDAŞ) | 484.307,14 TL + 312.617,72 TL | Kaldırma — dağıtım şirketinin bildirimi yeniden araştırılacak |
Kararların ortak paydası şudur: sanayi sicil belgesinin bulunmaması ya da geç ibrazı, tek başına geriye dönük ticarethane tarifesi faturalandırmasını otomatik olarak haklı kılmaz; belirleyici unsur, dağıtım veya tedarik şirketinin mevzuatta öngörülen yazılı bildirim yükümlülüğünü usulüne uygun ve ispatlanabilir şekilde yerine getirip getirmediğidir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2024/607 E. – 2024/1028 K. Sayılı Kararı Tam Metni
“İçtihat Metni”
Taraflar arasındaki Elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin müvekkiline 12 süre ile sanayi grubu olarak indirimli elektrik tedarik etmeyi taahhüt ettiğini, sözleşme süresinde müvekkilinin bütün faturaları zamanında ödediğini, davalının hiçbir sebep ve neden göstermeden müvekkilini sanayi grubundan çıkararak indirim haklarını yok sayıp, geriye dönem sanayi indirimlerini geri almak üzere yapılan hesaplama ile 31/08/2022 düzenleme ve 05/09/2022 son ödeme tarihli 484.307,14-TL’si bedelli fatura gönderdiğini, müvekkilinin davalı ile sözleşme imzaladığı esnada 02/01/2020 vize tarihli sanayi sicil belgesine sahip olduğunu, 30/01/2022 tarihinde vizesi biten sanayi sicil belgesinin 31/01/2022 tarihinde vizesi yenilendiğini, haksız kazanç sağlamaya yönelik olarak dava konusu faturanın düzenlendiğinin sabit olduğunu, davalının müvekkiline vizenin yenilenip yenilenmediği ve geçerli bir vizeye sahip sanayi belgesi olup olmadığını sorup araştırmadan haksız ve mesnetsiz olarak düzenlediği faturanın ödenmesini dayattığını, müvekkilinin dava konusu fatura nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde çalışması imkansız hale gelmesi kaçınılmaz olacağını beyan ederek, dava sonuçlanıncaya kadar elektrik enerjisinin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosya dava dilekçesinde davacı vekili; müvekkilinin davalı ile imzaladığı 02/12/2021 tarihli elektrik tedarik sözleşmesi ile 01/01/2022 tarihinden itibaren 12 ay süre ile sanayi abone grubu olarak elektrik tedariki sağlanacağının kararlaştırıldığını, davalının bu kez 30/09/2022 düzenleme ve 17/10/2022 son ödeme tarihli 312.617,72-TL bedelli düzeltilmiş fatura gönderdiğini ileri sürmüştür.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı Şirketin bölgesinde bulunan görevli tedarik şirketi dışında başka bir tedarikçiden enerji alan müşteri olduğunu, ilgili mevzuata göre sanayi sicil belgesinin vize edilmiş nüshasını eş zamanlı olarak dağıtım şirketine ibraz etmesi gerektiğini, vize bitim tarihinden iki ay önce sanayi sicil belgelerinin vizelerinin yaptırılarak Dağıtım Şirketine ibrazı gerektiğini, aksi halde aboneliklerinin ticarethane aboneliğine çevrileceği konusunda davacı Şirketi bilgilendirme yükümlülüğünün de Dağıtım Şirketinde olduğunu, müvekkil Şirketin bu konuda davacıya karşı yükümlülüğü bulunmadığını, davacının ilgili mevzuatta açıkça düzenlendiği halde yükümlülüğünü zamanında yerine getirmemesi nedeniyle Dağıtım Şirketi tarafından ticarethane olarak tahakkuk ettirilen ve Dağıtım Şirketi tarafından tahsil edilen, müvekkili tedarik şirketinin yalnızca aracı olduğu dağıtım bedelinin, müvekkili tedarik şirketinden talep edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının temmuz ayına kadar belgesini ilgili dağıtım şirketine ibraz etmediğini, bu süre içerisinde müvekkili tarafından sehven sanayi tarifesinden çıkarılan faturaların, yapılan hatanın fark edilmesi üzerine mevzuata uygun hale getirilerek tekrar hesaplanmış ve davaya konu fark faturasının bu şekilde tahakkuk ettirildiğini, davacının açmış olduğu dava akabinde müvekkili şirket ilgili birimlerince kurum kayıtlarında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde davaya konu edilen faturanın hatalı olarak hesaplandığının tespit edildiğini, davaya konu faturanın iptal edilerek fark faturanın Nisan ayı itibariyle hesaplanması gerektiği gözetilerek 30.09.2022 düzenleme ve 17.10.2022 son ödeme tarihli 312.617,72 TL bedelli yeni fatura oluşturulduğunu, bu nedenlerle haksız ve dayanaksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; “Asıl dava bakımından davanın kabulüne, birleşen dava bakımından davanın kabulüne” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının gerekçesinde dava dışı Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ) yönetmelik gereği bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirmediğinin kabulü ile davanın kabul edildiğinin belirtildiğini, ancak bu hususun yeteri kadar araştırılmadan hüküm kurulduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının müvekkil şirket lehine ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
Uyuşmazlık, elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen elektrik enerjisi satış sözleşmesi kapsamında davacı şirketin sanayi sicil belgesine göre sanayi tarifesinden yararlandığı, davalı tarafından sanayi sicil belgesinin vize ettirilmemesi/geç vize ettirilmesi nedeniyle yukarıda belirtilen faturalardan kaynaklı fark tahakkuku düzenlendiği sabittir.
Dava konusu tahakkukun yapıldığı tarihte yürürlükte olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 31/12/2015 tarihinde yayınlanan Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Perakende Satış Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esasları Düzenleyen kararının sanayi abone grubu başlıklık 3/2. maddesinde; “Görevli tedarik şirketinden enerji alan müşteriler için görevli tedarik şirketi, görevli tedarik şirketi dışında bir tedarikçiden enerji alan dağıtım sistemi kullanıcısı müşteriler için dağıtım şirketi sanayi abone grubundaki tüketicileri vize bitim tarihinden en az iki ay önce sanayi sicil belgelerinin yenilenerek ibraz edilmemesi halinde bu tüketicilerin tüketimlerinin ticarethane abone grubundan faturalandırılacağına dair yazılı olarak bilgilendirmekle yükümlüdür. Bildirim yapılmasına rağmen sanayi sicil belgelerinin vize bitim tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde yenilenerek dilekçe ekinde ibraz edilmemesi halinde bu tüketicilerin verilen 30 (otuz) günlük süre sonrasındaki ilk fatura döneminden itibaren tüketimleri ticarethane abone grubu tarifesi üzerinden faturalandırılır. Görevli perakende satış şirketi, dağıtım şirketini abone grubu değişikliği hakkında bilgilendirir.” hükmü getirilmiştir.
Bu kapsamda; satış şirketlerine yönelik sanayi abone grubundaki tüketicileri vize bitim tarihinden en az iki ay önce sanayi sicil belgelerinin yenilenerek ibraz edilmemesi halinde bu tüketicilerin tüketimlerinin ticarethane abone grubundan faturalandırılacağına dair yazılı olarak bilgilendirme yükümlülüğü getirilmiştir. Bilgilendirme yükümlüğünün satış şirketine ait olduğu belirlenmekle; yükümlüğünün yerine getirilip getirilmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir.
Dosya kapsamında; mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda dava dışı dağıtım şirketi Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin 3.2 madde gereği davacıya bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirdiğine dair dosyada evrak bulunmadığı tespit edilmiş olmasına rağmen mahkemece yeterli araştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. Bu haliyle mahkemece varılan sonuç eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Bu durumda mahkemece, dava dışı dağıtım şirketi Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin 3.2 madde gereği davacıya bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, getirmişse buna ilişkin belgeler ve özellikle yapılan bilgilendirmenin davacıya tebliğine dair kayıtlar ilgili dağıtım şirketinden getirtilerek evraklar celbedildikten sonra gerektiğinde yeniden bilirkişi incelemesi de yapılmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, eksikliklerin tamamlanması amacıyla dosyanın 6100 sayılı H.M.K’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/12/2023 tarih, 2022/466 E. 2023/745 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf talep eden tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine,
5-İstinaf talep eden tarafça ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince 26/06/2024 tarihinde KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Hizmet verdiğimiz diğer alanları görmek için Hizmetlerimiz sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95
Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

