|

Kaçak Elektrik Kullanımı İddiasından Kaynaklı Davalarda Görevli Mahkeme

kaçak elektrik cezası görevli mahkeme avukat sinan karabacak

Kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olarak açılacak menfi tespit ve istirdat davalarında görevli mahkemenin doğru tayin edilmesi önem arz etmektedir. Uygulamada kaçak elektrik kullanımından kaynaklı davaların Asliye Hukuk Mahkemelerinde, Asliye Ticaret Mahkemelerinde ve Tüketici Mahkemelerinde karara bağlandığı görülmektedir. Görüleceği üzere birbirinden farklı üç mahkemenin görevli olma ihtimalinin olduğu kaçak elektrik cezasına ilişkin davalarda zaman kaybı yaşamamak için görevli mahkemenin doğru tayin edilmesi büyük önem taşımaktadır.

I-Kaçak Elektrik Kullanımına İlişkin Davalarda Görevli Mahkemenin Belirlenmesi

Elektrik dağıtım şirketleri tarafından Kaçak elektrik kullanımı tespitleri Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin (EPTHY) 42‘inci maddesi uyarınca sayılan sebeplerinden birine dayanmak zorundadır.

Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin (EPTHY) 42’inci maddesi bentleri uyarınca kaçak elektrik kullanım halleri;

a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,

b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,

c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,

ç) (Değişik ibare:RG-14/1/2025-32782) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması,

şeklinde sıralanmıştır. Görevli mahkemenin doğru şekilde tayininde, elektrik dağıtım şirketi tarafından EPTHY’nin 42’inci maddesinin hangi bendine göre kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tutulduğu ile hakkında kaçak elektrik kullanım tutanağı keşide edilen kullanıcının sıfatının (tüketici ya da tacir) birlikte değerlendirilmesi önem arz etmektedir.

II-EPTHY 42/1-a Uyarınca P.S.S (Perakende Satış Sözleşmesi) veya İkili Anlaşma Olmaksızın (Sözleşmesiz) Kaçak Elektrik Kullanımı Yapıldığı İddiasında Görevli Mahkeme

Elektrik Dağıtım Şirketi tarafından Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 42/1-a bendi uyarınca, sözleşmesiz kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla, kaçak elektrik tutanağı tutulması ve buna istinaden faturalandırılma yapılması halinde görevli mahkeme kullanıcının tacir sıfatında olup olmamasına göre Asliye Hukuk ya da Asliye Ticaret Mahkemesi olacaktır.

Sözleşmesiz kaçak elektrik kullanımı halinde Tüketici Mahkemeleri görevli değildir, Tüketici Mahkemeleri seçenekler arasından direkt elenebilir.

Sözleşmesiz kaçak elektrik kullanıldığı iddialarında görevli mahkeme, kullanıcı tacir değilse (ticari şirket) genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleridir.

Sözleşmesiz kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla kaçak elektrik kullanım tutanağı tutulan kullanıcı tacir ise (özellikle tüzel kişi olan ticari şirketse) görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir. https://emsal.uyap.gov.tr/

1-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2025/791 E. – 2025/2213 K. Sayılı İlamının Yorumlanması

Sözleşmesiz Kaçak Kullanımda Tacir ya da Tüketici Olmayan Kullanıcı İçin Görevli Mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, 2025/791 E. – 2025/2213 K., 10.09.2025 T.

Kararın Özeti

Dağıtım şirketi, davalı hakkında perakende satış sözleşmesi olmaksızın (sözleşmesiz) kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesiyle tutanak tutmuş ve bedel tahsili talep etmiştir. Kaçak kullanılan dönemde davalının aboneliği bulunmamaktadır. BAM; davalının ticaret sicili ve vergi kayıtlarına göre tacir sıfatının olmadığını, kullanım yerinin iş yeri olmasının tek başına onu tacir yapmayacağını, abonelik de bulunmadığından tüketici de sayılamayacağını belirleyerek uyuşmazlığı haksız fiil hükümlerine tabi kabul etmiş ve görevli mahkemeyi Asliye Hukuk Mahkemesi olarak belirlemiştir.

Yargıtayın (BAM’ın) Gerekçesi

Sözleşmesiz kaçak kullanımda taraflar arasında bir tüketici işlemi bulunmadığından Tüketici Mahkemesi elenir. Kullanıcının tacir olmadığı resmi kayıtlarla saptandığından Ticaret Mahkemesi de elenir. Geriye, ne tüketici ne tacir olan kullanıcı için, haksız fiile dayalı genel görevli mahkeme kalır.

“…kaçak elektrik kullanılan yerin iş yeri olmasının, davalıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli olamayacağı … uyuşmazlığın haksız fiil hükümlerine göre … Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.”

Değerlendirme

Bu karar, görev tayinindeki temel ayrımı (sözleşmeli/sözleşmesiz) tamamlayan kritik halkadır. Önceki kararlarda sözleşme mevcutken görev Tüketici veya Ticaret Mahkemesine yönelirken, bu karar sözleşmenin hiç bulunmadığı senaryoyu ele alır. Burada belirleyici olan, kaçak kullanımın bir abonelik ilişkisine dayanmamasıdır; bu durumda uyuşmazlık akdî değil, haksız fiil temellidir.

Kararın en öğretici yönü, “iş yeri = tacir” varsayımını açıkça reddetmesidir. Dağıtım şirketleri, kullanım yerinin iş yeri olmasını gerekçe göstererek davayı doğrudan Ticaret Mahkemesine yönlendirmeye çalışabilir. BAM ise tacir sıfatının ticaret sicili ve vergi kayıtlarıyla belirleneceğini, mekânın niteliğinin tek başına yeterli olmadığını ortaya koymuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2025/791 E. – 2025/2213 K. Sayılı İlamı Tam Metni

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki davada İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul 9. Tüketici Mahkemesi ve İstanbul 23.Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR Dava, İtirazın İptali talebine ilişkindir. İstanbul 23.Asliye Hukuk Mahkemesince,”… Kaçak kullanım iddiasına dayalı yerin abonelik sözleşmesinin bulunduğu belirlenmiştir. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3/l maddesinde tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem, olarak tanımlanmıştır. Her ne kadar mahkememizce davaya bakılmış ve muhakemeye devam edilmiş ise de taraflar arasında abonelik sözleşmesi (mesken) olduğunun anlaşılması karşısında, uyuşmazlığın tüketici mahkemesinin görev alanına girdiği belirlenmekle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine…” gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İstanbul 9.Tüketici Mahkemesince,”… 08.05.2010 tarihli kaçak tespit tutanağında, kullanıcının sözleşmesiz enerji kullandığının tespit edildiği, davacı kurum ile davalı arasında herhangi bir abonelik sözleşmesinin bulunmadığı, bu kapsamda uyuşmazlığın “abonesiz kaçak elektrik kullanımı” şeklindeki haksız fiil iddiasından kaynaklandığı ve bu haliyle uyuşmazlığın 6502 sayılı yasa kapsamında kalmadığı anlaşılmaktadır. Davacı firma ile davalı arasında abonelik sözleşmesi imzalanarak davalıya elektrik hizmeti verildiği, elektrik hizmeti sonucu tahakkuk ettirilen faturaların geri ödemelerindeki aksamalar nedeniyle davalı aleyhine İstanbul Bakırköy … İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazı nedeniyle takibin durdurulduğu, icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirket tarafından ”abonesiz” kaçak elektrik kullanımın tespit edildiği ve tespit tutanağının 12/09/2020 tarihinde düzenlendiği, Yargıtay ilamları da dikkate alınarak “abonesiz kaçak elektrik kullanımı” şeklindeki haksız fiil iddiasından kaynaklandığı ve bu haliyle uyuşmazlığın 6502 sayılı yasa kapsamında kalmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın çözümü genel mahkemenin (Asliye Hukuk Mahkemesi) görevi içerisinde kaldığı anlaşılmış olup bu haliyle de taraflar arasında tüketici işlemi sayılabilecek veya tüketici mahkemesinin görev alanına girebilecek bir konunun bulunmadığı, 6100 Sayılı HMK 114/c maddesi gereğince ”Mahkemenin görevli olması” nın dava şartı olduğu, HMK 115. maddesi gereğince Mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmasının gerektiği, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davanın usulden reddine karar vereceği hükümleri değerlendirilerek dava şartının bulunmadığı, mahkememizin görevli olmadığına karar verilerek açılan davanın görevsizlik nedeniyle reddine…” gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesince,”… Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, taraflar arasındaki kaçak elektrik tüketim bedelinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik açılan işbu itirazın iptali davasının, TTK’ da yahut diğer Kanunlarda düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı açıktır. Davalı …’ ın esnaf kaydının bulunmadığı, Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğünün 15/02/2022 tarihli cevabi yazılarından, davalının 04/11/2013 ila 31/12/2014 tarihleri arasında mükellef kaydının bulunduğu ve işletme hesabına göre defter tuttuğu, yapılan araştırmaya göre davacının dava tarihinde tacir olmadığı, bu nedenle davanın nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde de bulunmadığı…” şeklinde bu husus vurgulanmıştır. Davalının 04/08/2011 tarihinde mükellefiyet kaydının sonlandırdığı, 20/08/2024 dava tarihi itibariyle ise tacir sıfatının bulunmadığı açıktır. Yapılan açıklamalar karşısında; kaçak elektrik tüketim bedelinden kaynaklanan davanın mutlak ticari dava olmaması, ayrıca davalının tacir sıfatının bulunmaması sebebiyle nispi ticari davanın da söz konusu olmadığı, bu nedenle somut uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin / Mahkememizin görevli olmadığı, davalının sözleşmesiz sayaçtan kaçak elektrik tüketiminde bulunması sebebiyle eyleminin haksız fiil olarak değerlendirilmesi, bu itibarla haksız fiilden doğan uyuşmazlığın ise genel görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden işbu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğu anlaşılmakla, HMK 114/1-c ve HMK 115/2 madde hükümleri uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine…” gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. 28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK’nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Somut olayda davacı, davalının kaçak elektrik kullandığı gerekçesi ile bedel tahsili talep etmiş olmakla; davacı tarafından tutulan tutanakta, perakende satış sözleşmesi olmaksızın kaçak şekilde tüketim yapıldığı tespit edilmekle, kaçak elektrik kullanıldığı belirtilen dönemin davalının aboneliğinin bulunmadığının bildirildiği, dosya kapsamı, ticaret sicil ve vergi müdürlüğü yazı cevabına göre davalının tacir sıfatının bulunmadığı, kaçak elektrik kullanılan yerin iş yeri olmasının, davalıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli olamayacağı; uyuşmazlık konusunun işyerinde kaçak olarak elektrik kullanıldığı gerekçesiyle tahakkuk ettirilen elektrik bedelinden kaynaklandığı, davalının tacir ve tüketici sıfatı bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel uyuşmazlığın kaçak elektrik tüketiminden kaynaklandığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın haksız fiil hükümlerine göre İstanbul 23.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 23.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 10/09/2025 gününde oy birliği ile karar verildi.

  • Elektrik dağıtım şirketi tarafından kullanıcının perakende satış sözleşmesi olmaksızın kaçak şekilde tüketim yapıldığının tespit edildiği >>> (Tüketici Mahkemesi elendi)
  • Ticaret sicil ve vergi müdürlüğü yazılarından anlaşıldığı üzere kullanıcının tacir sıfatının bulunmadığı ve kullanılan yerin iş yeri olmasının, davalıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli olamayacağı >>> (Ticaret Mahkemesi elendi)
  • Davalının tacir ve tüketici sıfatı bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın haksız fiil hükümlerine göre İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.

III-EPTHY 42/1 (b-c-ç) Uyarınca Sözleşme Mevcutken Kaçak Elektrik Kullanımı Yapıldığı İddiasında Görevli Mahkeme

Elektrik Dağıtım Şirketi tarafından Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 42/1 (b-c-ç) bentleri uyarınca, sözleşme mevcutken harici hat çekme, sayaçlara müdahale, kesilen elektriğin açılması durumlarına dayalı kaçak elektrik kullanımı iddialarına istinaden açılacak davalarda görevli mahkeme kullanıcının tacir ya da tüketici sıfatında olup olmamasına göre Asliye Ticaret Mahkemesi ya da Tüketici Mahkemesi olacaktır.

Bu kaçak elektrik kullanım türlerinde (harici hat çekme, sayaçlara müdahale, kesilen elektriğin açılması) sözleşme mevcut olduğu için genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi görevli değildir. Görevli mahkeme bu defa Asliye Ticaret Mahkemesi ya da Tüketici Mahkemesi olacaktır.

Görev itirazıyla davanın reddini önlemek için kaçak elektrik davası avukatı ile doğru mahkemenin tayini önemlidir.

1-Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/11711 E. – 2015/10067 K. Sayılı İlamının Yorumlanması

Aboneli (Sözleşmeli) Kaçak Elektrik Kullanımında Görevli Mahkeme Tüketici Mahkemesidir

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, 2015/11711 E. – 2015/10067 K., 23.10.2015 T.

Kararın Özeti

Bu karar, abonelik sözleşmesi mevcutken yapılan kaçak elektrik kullanımında görevli mahkemeyi belirleyen temel içtihatlardandır. Taraflar arasında mal ve hizmet satışına dayalı bir hukuki ilişki (abonelik) bulunduğundan, uyuşmazlığa tüketici mevzuatı uygulanır ve Yargıtay, görevli mahkemeyi Tüketici Mahkemesi olarak belirlemiştir.

Yargıtayın Gerekçesi

Belirleyici unsur, kaçak kullanımın “aboneli” olarak gerçekleşmesidir. Abonelik, taraflar arasında bir tüketici işlemi kurar; bu nedenle uyuşmazlık dönemin tüketici kanunu (o tarihte 4077 sayılı Kanun) kapsamındadır.

“…aboneli olarak kaçak elektrik kullanılması karşısında … davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmaktadır.”

Değerlendirme

Bu karar, sözleşmenin varlığının görevi nasıl değiştirdiğini gösteren çıkış noktasıdır. Sözleşme mevcutken (sayaca müdahale, harici hat çekme, kesilen elektriğin açılması gibi) yapılan kaçak iddialarında, genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi devre dışı kalır; uyuşmazlık kullanıcının sıfatına göre Tüketici veya Asliye Ticaret Mahkemesine yönelir. Karar, abonelik ilişkisinin tek başına uyuşmazlığı tüketici hukuku alanına taşıdığını ortaya koyar.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/11711 E. – 2015/10067 K. Sayılı İlamı Tam Metni

“İçtihat Metni”

Taraflar arasındaki davada Konya 4. Asliye Hukuk ve Konya Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Tüketici mahkemesince, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemi abonesiz olarak kaçak elektrik kullanması karşısında dava konusu olayda 4077 sayılı Kanun hükümleri uygulanmayacağı davanın genel mahkemelerde görülmesi gerekeceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Asliye hukuk mahkemesi tarafından ise, davacı ile davalı arasında 4077 sayılı Kanunun değişik 11/A maddesi kapsamında sözleşme ilişkisi bulunduğu anlaşılmakla taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığından görevli mahkeme tüketici mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.” hükmüne yer verildikten sonra aynı Kanunun 3. maddesinde mal; alış verişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri, tüketici ise; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade ettiği belirtilmiştir.
Bir hukukî ilişkinin 4077 sayılı Kanun kapsamında olduğunun kabulü için, kanunun amacı içerisinde ve yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin hukukî bir işlem olması gerekir.
Somut olaya gelince; taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin hukukî bir işlem bulunması, aboneli olarak kaçak elektrik kullanılması karşısında, dava konusu olayda 4077 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı, davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince; Konya Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 23/10/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.

2-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2025/1038 E. – 2025/1846 K. Sayılı İlamının Yorumlanması

Meskene İlişkin Kaçak Tutanağında Abone Tüketici Sayılır; Tüketici Mahkemesi Görevlidir

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, 2025/1038 E. – 2025/1846 K.

Kararın Özeti

Kaçak tahakkuk bedeline yönelik takibe karşı açılan menfi tespit davasında, dağıtım şirketi “ikili anlaşma olmadan” kaçak kullanım tutanağı tutmuş; ancak celbedilen kayıtlardan davacının söz konusu yer için abonelik kaydının bulunduğu saptanmıştır. Tutanak davacının meskenine ilişkin olduğundan, BAM davacıyı tüketici sayarak görevli mahkemeyi Tüketici Mahkemesi olarak belirlemiştir.

Yargıtayın (BAM’ın) Gerekçesi

Bir işlemin sadece tüketici kanununda düzenlenmiş olması yetmez; taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Burada davacı, abone olduğu meskeni için düzenlenen tutanakla karşı karşıyadır; bu da onu tüketici konumuna yerleştirir.

“…davacının tüketici olduğu gözetilerek, uyuşmazlığın 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığı, davada Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmelidir.”

Değerlendirme

Bu karar iki açıdan önemlidir. Birincisi, dağıtım şirketinin tutanakta “ikili anlaşma yok” demesi tek başına bağlayıcı değildir; resmi kayıtlardan abonelik tespit edilirse, uyuşmazlık sözleşmeli kaçak olarak değerlendirilir. İkincisi, kullanım yerinin mesken olması, kullanıcıyı doğrudan tüketici kılar ve görevi Tüketici Mahkemesine verir. Müvekkil vekili açısından çıkarım, dağıtım şirketinin “abonelik yok” iddiasının resmi abonelik kayıtlarıyla çürütülmesinin görev itirazını doğrudan etkileyebileceğidir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2025/1038 E. – 2025/1846 K. Sayılı İlamı Tam Metni

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki davada İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul Anadolu 2. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR Dava, Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) talebine ilişkindir. İstanbul Anadolu 2. Tüketici Mahkemesince,”… davacının … Mahallesi, … Cd. No:… Merkez Pendik Istanbul adresinde düzenlenen kaçak elektrik tüketim tutanağı ve faturası nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istediği,kaçak kullanım tutanağının ticari olarak tutulduğu,fatura bedelinin 98.776,93 TL olduğu,kaçak kullanım tutanağına göre … tesisat numaralı mahalde yalnızca Daire 1 …’in mesken aboneliği bulunduğu, çekilen harici bir hat ile Daire 2 ve mahallin bahçesindeki çay bahçesinin elektrik enerjisinin beslendiği, Daire 2’de ve çay bahçesine ait herhangi bir abonelik bulunmadığı tespit edilmiş, davacının yapılan UYAP Entegrasyon sorgusunda … Mahallesi, … Cd. No:… Merkez Pendik Istanbul adresinde “oturulacak yeri olan fastfood(hamburger-sandviç-tost vb)satış yerleri(büfeler dahil)yerler tarafından sağlanan yemek hazırlama ve sunum faaliyetleri” işi ile uğraştığı görüldüğünden , davacı tüketici sayılamayacağından ve mesleki(ticari) amaçla hareket etmiş olduğundan, dava konusu uyuşmazlık Tüketici Mahkemelerinde görülemez, eldeki davada görevli mahkeme İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleridir, açıklanan nedenlerle mahkememizin görevsizliğine…” gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesince,”… Mahkememizce davacının tacir olup olmadığı hususu araştırılmış olup, davacının tacir olmadığı, yine davacının esnaf kaydına rastlanılmadığı tespit edilmiştir. …’nın 29.03.2024 tarihli müzekkere cevabında, … tesisat numaralı aboneliğin 20.07.2017 tarihinde başlatıldığı, aboneliğin halen aktif olduğu, abonelik türünün mesken olarak bildirildiği görülmüştür. Taraflar arasında mesken abone grubu abonelik sözleşmesi bulunduğu ihtilafsız olup, kaçak elektrik kullanımının davalı abonenin meskeninde yer alan sayaca ve ölçü sistemine müdahale edilerek gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunduğu, aboneliğin mesken aboneliği olması nedeniyle davalının tüketici sıfatına haiz olduğu anlaşılmakla tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiği dikkate alınarak 6100 Sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir…” gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.Dava, kaçak tahakkuk bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı menfi tespit istemine ilişkindir.Davalı tarafça davacı hakkında ikili anlaşma olmadan kaçak elektrik kullanımından kaçak tespit tutanağı tutulmuş ise de, celbedilen kayıtlardan davacının söz konusu yer için abonelik kaydının bulunduğu tespit edilmiştir.Dava tarihi itibari ile yürürlükte olan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3. maddesine göre; “Tüketici”: ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, “Tüketici İşlemi”: mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade eder.6502 Sayılı Kanun’un 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı Tüketici Mahkemesi’nde görülmesini gerektirmez. Söz konusu hukuki işlemin 6502 sayılı kanun kapsamında kaldığının kabulü için taraflardan birinin “tüketici” olması gerekir.Davacı abone olup kaçak tutanağı davacının abone olduğu görülen meskenine ilişkin düzenlenmiştir.Bu durumda davacının meskeninde düzenlenen kaçak tutanağı nedeniyle davacı tüketici sayılacaktır.Somut olay değerlendirildiğinde; davacının tüketici olduğu gözetilerek ,uyuşmazlığın 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığı, davada Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmelidir. (aynı abonelik bakımından taraflar arasında görülen davada İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2024/3413 -KARAR NO: 2025/1050)
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul Anadolu 2.Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 22/06/2025 gününde oy birliği ile karar verildi.
KANUN YOLU: Kesin olmak üzere

3-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2026/776 E. – 2025/988 K. Sayılı İlamının Yorumlanması

Esnaf Düzeyini Aşan Ticari İşletmede Kaçak Kullanımında Görevli Mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, 2026/776 E. – 2025/988 K.

Kararın Özeti

Bu uyuşmazlıkta davacı, dava dilekçesinde bizzat ticari faaliyetle iştigal ettiğini ve yanında çok sayıda personel çalıştırdığını beyan etmiştir. BAM, kaçak işlemin yapıldığı yerin esnaf işletmesi düzeyini aşan, ticari işletme niteliğinde bir yer olduğunu tespit ederek, görevli mahkemeyi Asliye Ticaret Mahkemesi olarak belirlemiştir.

Yargıtayın (BAM’ın) Gerekçesi

Tacir sıfatı için bir ticari işletmenin kısmen dahi işletilmesi yeterlidir. Esnaf ise, faaliyeti sermayesi kadar bedeni çalışmasına dayanan ve belirli kollara dahil (berber, terzi gibi) kişidir. Davacının kendi beyanı (ticari faaliyet + çok sayıda personel) kendisini bağlar ve işletmenin esnaf düzeyini aştığını gösterir.

“…kaçak elektrik işlemi yapılan yer esnaf işletmesi düzeyini aşar nitelikte ticari işletme vasfını haiz bir yer olup … görevi Asliye ticaret mahkemesine ait bulunmaktadır.”

Değerlendirme

Bu karar, kullanıcının esnaf mı tacir mi olduğunun görev tayinindeki belirleyiciliğini ortaya koyar. Önemli bir nokta, davacının kendi dilekçesindeki beyanların aleyhine delil oluşturmasıdır: “ticari faaliyet” ve “çok sayıda personel” ifadeleri, işletmeyi esnaf düzeyinin üstüne taşıyarak Ticaret Mahkemesini görevli kılmıştır. Bu, dilekçe dilinin görev sonucunu doğrudan etkileyebileceğini gösteren pratik bir uyarıdır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2026/776 E. – 2025/988 K. Sayılı İlamı Tam Metni

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
Taraflar arasındaki davada İstanbul32. Asliye Hukuk Mahkemesi ile İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesince, “…Dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı tarafından dava dilekçesinde davaya konu yerin açıkça ticari işletme olduğunun beyan edildiği, davalının ise sermaye şirketi olduğu; tarafları, yeri ve talep sonuçları itibariyle benzer mahiyetteki mahkememiz 2023/46 E. Sayılı dosyasında ibraz edilen faturalara göre kaçak elektrik kullanım yerinin ticarethane olarak belirlendiği, görülmektedir. Buna göre davanın nispi ticari dava olduğu anlaşılmakla mahkememiz görevli olmayıp; görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir….” gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, “… davalı kurum tarafından düzenlenen elektrik faturaları nedeniyle menfi tespit talep edilmekte olup, dosya arasına alınan bilgi belge ve abonelik sözleşmesine göre davalının yasadaki tüketici tanımına uymadığı, kaçak elektrik tespit tutanağında belirtilen adreste davacının kullanıcı durumunda olduğu ve yapılan araştırmalar sonucu gelen yazı cevapları dikkate alınarak davacının tacir sıfatına haiz olmadığı, elektrik kullanılan yerin iş yeri olmasının davacıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli olamayacağı, davacının tacir ve tüketici sıfatı bulunmaması, davanın da mutlak ya da nispi ticari davalardan olmadığı…” gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir.
Dava kaçak elektrik nedeniyle tanzim edilen faturalardan kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir
Bir kişinin ticaret siciline kaydının olmaması, tacir olmadığını göstermektedir. Tacir sıfatını haiz olması için bir ticari işletmeyi kısmen işletmesi yeterlidir. Yine bir kişinin esnaf sayılabilmesi için vergiye esas hasılat/satış unsuru yanında, iktirasdi faaliyetinin sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayanması ile esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil(berber, terzi gibi) olması gerekmektedir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin ticari faaliyetle iştigal ettiği ve yanında bir çok personel çalıştırdığını ifade etmektedir. Davacının bu beyanatı kendisini bağlayacak niteliktedir. Diğer yandan kaçak elektrik iddiasıyla düzenlenen 10.02.2023 son ödeme tarihli faturalara konu tutar 80650.06 TL ve 3810.97TL olmak üzere toplam 84.461,03TLdir. Kaçak elektrik işlemi yapılan yer ticarethane olarak kayıtlıdır. Kaçak tutanağında, kurulu güce konu makineler: 4 adet ütü, 1 adet ütü kazanı, 13 adet dikiş makinesi, 1 adet ketu ve 1 adet çay kazanı şeklinde belirlenmiştir. İş bu sayılan bilgi ve belgelere göre, kaçak elektrik işlemi yapılan yer esnaf işletmesi düzeyini aşar nitelikte ticari işletme vasfını haiz bir yer olup buna göre tacirler arası nispi nitelikteki ticari davaya bakmak görevi Asliye ticaret mahkemesine ait bulunmaktadır. (Aynı işyerine ilişkin dosya no: 2024/399 karar no: 2024/1770 sayılı kararı)
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 28/04/2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.
KANUN YOLU: Kesin olmak üzere

IV-Özet

Genel olarak sözleşmesiz kaçak elektrik kullanımı iddialarına dayalı davalarda tüketici mahkemesi görevli değildir. Bu durumda (sözleşmesiz kaçak elektrik kullanımı halinde) kullanıcı tacir ise asliye ticaret mahkemesi, kullanıcı tacir değilse asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

Sözleşme mevcutken harici hat çekme, sayaçlara müdahale, kesilen elektriğin açılması durumlarına dayalı kaçak elektrik kullanımı iddialarında, sözleşme mevcut olduğu için asliye hukuk mahkemeleri görevli değildir. Bu durumda (sözleşme mevcut olduğu için) kullanıcının sıfatına göre tüketici mahkemesi ya da asliye ticaret mahkemesi görevlidir.

Burada şu hususları tekrar vurgulamak gerekir ki; abonenin meskenine ilişkin bir kaçak elektrik kullanımı iddiası varsa (sözleşme mevcutsa) tüketici mahkemesi görevli olacaktır. Kaçak elektrik tutanağına konu yer mesken değil de iş yeri ise görevli mahkeme peşinen Asliye Ticaret Mahkemesi değildir. Yukarıdaki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2025/791 E. – 2025/2213 K. Sayılı İlamında da belirtildiği üzere kaçak elektrik kullanılan yerin iş yeri olmasının, davalıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli olamayacağı hususu göz ardı edilmemelidir.

Kaçak TürüKullanıcının SıfatıGörevli Mahkeme
Sözleşmesiz (42/1-a)Tacir değil, tüketici değilAsliye Hukuk Mahkemesi
Sözleşmesiz (42/1-a)TacirAsliye Ticaret Mahkemesi
Sözleşmeli (42/1 b-c-ç) / meskenTüketiciTüketici Mahkemesi
Sözleşmeli (42/1 b-c-ç) / ticari işletmeTacirAsliye Ticaret Mahkemesi

Vekil açısından çıkarım: Görev itirazı kurulurken üç unsur birlikte incelenmelidir — abonelik (sözleşme) var mı, kullanım yeri mesken mi iş yeri mi, kullanıcının resmi kayıtlardaki sıfatı nedir. İş yeri olması, tek başına Ticaret Mahkemesini görevli kılmaya yetmez.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Enerji hukuku davalarında görevli mahkeme tespiti ve dava süreci için tarafımızla iletişime geçebilir, hizmet verdiğimiz diğer alanları görmek için Hizmetlerimiz sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

Benzer Yazılar

2 Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir