İçindekiler
Kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olarak açılacak menfi tespit ve istirdat davalarında görevli mahkemenin doğru tayin edilmesi önem arz etmektedir. Uygulamada kaçak elektrik kullanımından kaynaklı davaların Asliye Hukuk Mahkemelerinde, Asliye Ticaret Mahkemelerinde ve Tüketici Mahkemelerinde karara bağlandığı görülmektedir. Görüleceği üzere birbirinden farklı üç mahkemenin görevli olma ihtimalinin olduğu kaçak elektrik cezasına ilişkin davalarda zaman kaybı yaşamamak için görevli mahkemenin doğru tayin edilmesi büyük önem taşımaktadır.
I-Kaçak Elektrik Kullanımına İlişkin Davalarda Görevli Mahkemenin Belirlenmesi
Elektrik dağıtım şirketleri tarafından Kaçak elektrik kullanımı tespitleri Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin (EPTHY) 42‘inci maddesi uyarınca sayılan sebeplerinden birine dayanmak zorundadır.
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin (EPTHY) 42’inci maddesi bentleri uyarınca kaçak elektrik kullanım halleri;
a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,
b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,
c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,
ç) (Değişik ibare:RG-14/1/2025-32782) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması,
şeklinde sıralanmıştır. Görevli mahkemenin doğru şekilde tayininde, elektrik dağıtım şirketi tarafından EPTHY’nin 42’inci maddesinin hangi bendine göre kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tutulduğu ile hakkında kaçak elektrik kullanım tutanağı keşide edilen kullanıcının sıfatının (tüketici ya da tacir) birlikte değerlendirilmesi önem arz etmektedir.
II-EPTHY 42/1-a Uyarınca P.S.S (Perakende Satış Sözleşmesi) veya İkili Anlaşma Olmaksızın (Sözleşmesiz) Kaçak Elektrik Kullanımı Yapıldığı İddiasında Görevli Mahkeme
Elektrik Dağıtım Şirketi tarafından Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 42/1-a bendi uyarınca, sözleşmesiz kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla, kaçak elektrik tutanağı tutulması ve buna istinaden faturalandırılma yapılması halinde görevli mahkeme kullanıcının tacir sıfatında olup olmamasına göre Asliye Hukuk ya da Asliye Ticaret Mahkemesi olacaktır.
Sözleşmesiz kaçak elektrik kullanımı halinde Tüketici Mahkemeleri görevli değildir, Tüketici Mahkemeleri seçenekler arasından direkt elenebilir.
Sözleşmesiz kaçak elektrik kullanıldığı iddialarında görevli mahkeme, kullanıcı tacir değilse (ticari şirket) genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleridir.
Sözleşmesiz kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla kaçak elektrik kullanım tutanağı tutulan kullanıcı tacir ise (özellikle tüzel kişi olan ticari şirketse) görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir.
Konu ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2025/791 E. – 2025/2213 K. Sayılı İlamında;
“…Somut olayda davacı, davalının kaçak elektrik kullandığı gerekçesi ile bedel tahsili talep etmiş olmakla; davacı tarafından tutulan tutanakta, perakende satış sözleşmesi olmaksızın kaçak şekilde tüketim yapıldığı tespit edilmekle, kaçak elektrik kullanıldığı belirtilen dönemin davalının aboneliğinin bulunmadığının bildirildiği, dosya kapsamı, ticaret sicil ve vergi müdürlüğü yazı cevabına göre davalının tacir sıfatının bulunmadığı, kaçak elektrik kullanılan yerin iş yeri olmasının, davalıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli olamayacağı; uyuşmazlık konusunun işyerinde kaçak olarak elektrik kullanıldığı gerekçesiyle tahakkuk ettirilen elektrik bedelinden kaynaklandığı, davalının tacir ve tüketici sıfatı bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel uyuşmazlığın kaçak elektrik tüketiminden kaynaklandığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın haksız fiil hükümlerine göre İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul23.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 10/09/2025 gününde oy birliği ile karar verildi…” https://emsal.uyap.gov.tr/
şeklinde hüküm kurmuştur. Karardan da anlaşılacağı üzere mahkeme tarafından aşağıdaki tespitler yapılarak görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna karar verilmiştir:
- Elektrik dağıtım şirketi tarafından kullanıcının perakende satış sözleşmesi olmaksızın kaçak şekilde tüketim yapıldığının tespit edildiği >>> (Tüketici Mahkemesi elendi)
- Ticaret sicil ve vergi müdürlüğü yazılarından anlaşıldığı üzere kullanıcının tacir sıfatının bulunmadığı ve kullanılan yerin iş yeri olmasının, davalıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli olamayacağı >>> (Ticaret Mahkemesi elendi)
- Davalının tacir ve tüketici sıfatı bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın haksız fiil hükümlerine göre İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.
III-EPTHY 42/1 (b-c-ç) Uyarınca Sözleşme Mevcutken Kaçak Elektrik Kullanımı Yapıldığı İddiasında Görevli Mahkeme
Elektrik Dağıtım Şirketi tarafından Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 42/1 (b-c-ç) bentleri uyarınca, sözleşme mevcutken harici hat çekme, sayaçlara müdahale, kesilen elektriğin açılması durumlarına dayalı kaçak elektrik kullanımı iddialarına istinaden açılacak davalarda görevli mahkeme kullanıcının tacir ya da tüketici sıfatında olup olmamasına göre Asliye Ticaret Mahkemesi ya da Tüketici Mahkemesi olacaktır.
Bu kaçak elektrik kullanım türlerinde (harici hat çekme, sayaçlara müdahale, kesilen elektriğin açılması) sözleşme mevcut olduğu için genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi görevli değildir. Görevli mahkeme bu defa Asliye Ticaret Mahkemesi ya da Tüketici Mahkemesi olacaktır.
Konu ile ilgili Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/11711 E. – 2015/10067 K. Sayılı İlamında;
“…Somut olaya gelince; taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin hukukî bir işlem bulunması, aboneli olarak kaçak elektrik kullanılması karşısında, dava konusu olayda 4077 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı, davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince; Konya Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 23/10/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi…”
şeklinde hüküm kurmuştur.
Yine konu ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2025/1038 E. – 2025/1846 K. Sayılı İlamında;
“…Dava, kaçak tahakkuk bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı tarafça davacı hakkında ikili anlaşma olmadan
kaçak elektrik kullanımından kaçak tespit tutanağı tutulmuş ise de, celbedilen kayıtlardan davacının söz konusu yer için abonelik kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. Dava tarihi itibari ile yürürlükte olan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un3. maddesine göre;Tüketici: ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,
Tüketici İşlemi: mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 Sayılı Kanun’un 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı Tüketici Mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Söz konusu hukuki işlemin 6502 sayılı kanun kapsamında kaldığının kabulü için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Davacı abone olup kaçak tutanağı davacının abone olduğu görülen meskenine ilişkin düzenlenmiştir. Bu durumda davacının meskeninde düzenlenen kaçak tutanağı nedeniyle davacı tüketici sayılacaktır. Somut olay değerlendirildiğinde; davacının tüketici olduğu gözetilerek, uyuşmazlığın 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığı, davada Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmelidir…”
şeklinde hüküm kurmuştur.
Yine konu ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2026/776 E. – 2025/988 K. Sayılı İlamında;
“…Bir kişinin ticaret siciline kaydının olmaması, tacir olmadığını göstermektedir. Tacir sıfatını haiz olması için bir ticari işletmeyi kısmen işletmesi yeterlidir. Yine bir kişinin esnaf sayılabilmesi için vergiye esas hasılat/satış unsuru yanında, iktisadi faaliyetinin sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayanması ile esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil(berber, terzi gibi) olması gerekmektedir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin ticari faaliyetle iştigal ettiği ve yanında bir çok personel çalıştırdığını ifade etmektedir. Davacının bu beyanatı kendisini bağlayacak niteliktedir.İş bu sayılan bilgi ve belgelere göre, kaçak elektrik işlemi yapılan yer esnaf işletmesi düzeyini aşar nitelikte ticari işletme vasfını haiz bir yer olup buna göre tacirler arası nispi nitelikteki ticari davaya bakmak görevi Asliye ticaret mahkemesine ait bulunmaktadır…”
şeklinde hüküm kurmuştur. Karardan da anlaşılacağı üzere mahkeme tarafından aşağıdaki tespitler yapılarak görevli mahkeme tayin edilmiştir.
- Abonelik sözleşmesi mevcutken kaçak elektrik kullanımı yapıldığı tespit edilmiştir.
- Abonenin meskeni için kaçak elektrik tutanağı tutulduysa tüketici mahkemesinin görevli olduğu yönünde hüküm tesis edilmiştir.
- Mesken değil esnaf düzeyini aşar nitelikte ticari işletme ise ticaret mahkemesinin görevli olduğu yönünde hüküm tesis edilmiştir.
IV-Özet
Genel olarak sözleşmesiz kaçak elektrik kullanımı iddialarına dayalı davalarda tüketici mahkemesi görevli değildir. Bu durumda (sözleşmesiz kaçak elektrik kullanımı halinde) kullanıcı tacir ise asliye ticaret mahkemesi, kullanıcı tacir değilse asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
Sözleşme mevcutken harici hat çekme, sayaçlara müdahale, kesilen elektriğin açılması durumlarına dayalı kaçak elektrik kullanımı iddialarında, sözleşme mevcut olduğu için asliye hukuk mahkemeleri görevli değildir. Bu durumda (sözleşme mevcut olduğu için) kullanıcının sıfatına göre tüketici mahkemesi ya da asliye ticaret mahkemesi görevlidir.
Burada şu hususları tekrar vurgulamak gerekir ki; abonenin meskenine ilişkin bir kaçak elektrik kullanımı iddiası varsa (sözleşme mevcutsa) tüketici mahkemesi görevli olacaktır. Kaçak elektrik tutanağına konu yer mesken değil de iş yeri ise görevli mahkeme peşinen Asliye Ticaret Mahkemesi değildir. Yukarıdaki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2025/791 E. – 2025/2213 K. Sayılı İlamında da belirtildiği üzere kaçak elektrik kullanılan yerin iş yeri olmasının, davalıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli olamayacağı hususu göz ardı edilmemelidir.
İstanbul / Bakırköy bölgesinde yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Diğer makaleler için https://sinankarabacak.com/hukuki-makaleler/ sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95
Yasal Uyarı: Bu makale, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.
