İçindekiler
Velayetin değiştirilmesi davası, boşanma kararıyla veya sonrasında ebeveynlerden birine bırakılan velayetin, yeni olguların çocuğun üstün yararını etkilemesi üzerine aile mahkemesi kararıyla diğer ebeveyne verilmesini sağlayan davadır. Dayanağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 183, 324/3 ve 349’uncu maddeleridir. TMK 183’e göre ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olgular zorunlu kılarsa hâkim re’sen ya da ebeveynlerden birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.
7343 sayılı Kanun’la eklenen TMK 324/3 uyarınca kişisel ilişki düzenlemesine uymayan velayet sahibinden velayet alınabilir. Velayetin değiştirilmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 382/2-b-13 maddesine göre çekişmesiz yargı işidir. HMK 385 uyarınca basit yargılama usulü ve re’sen araştırma ilkesi uygulanır. HMK 384’e göre davacının veya ilgililerden birinin oturduğu yer aile mahkemesi yetkilidir. Bölge adliye mahkemesinin kararı HMK 362/1-ç uyarınca kesindir ve temyiz edilemez. Çekişmesiz yargı kararları HMK 388’e göre maddi anlamda kesin hüküm oluşturmadığından, yeni olgular ortaya çıktığında dava yeniden açılabilir. Davanın belirli bir açılma süresi yoktur; çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla dava konusuz kalır.
Bu yazıda velayetin değiştirilmesi için aranan şartlar, Yargıtay’ın kabul ettiği değiştirme sebepleri, kişisel ilişkinin engellenmesi, yeniden evlenme, yurt dışına taşınma ve velayet sahibinin ölümü hâlleri, görevli ve yetkili mahkeme, sosyal inceleme raporu, çocuğun dinlenmesi, kanun yolu ve velayet değişikliğinin iştirak nafakasına etkisi 2018-2026 tarihli Yargıtay kararları ışığında incelenmektedir. Velayetin ilk kez hangi ölçütlere göre belirlendiği için velayet davası rehberimize bakabilirsiniz. Her velayet uyuşmazlığı çocuğun yaşına, fiilen yaşadığı yere ve dosyadaki raporlara göre şekillendiğinden somut olayınızın değerlendirilmesi için bir avukata danışmanız önerilir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 183: Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re’sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.
Madde 324/3: Velayet kendisine bırakılan ana veya baba, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. Bu husus kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara ihtar edilir.
Madde 349: Velâyete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi, velâyetin kaldırılmasını gerektirmez. Ancak, çocuğun menfaati gerektirdiğinde velâyet sahibi değiştirilebileceği gibi, durum ve koşullara göre velâyet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir.
Kanun metninin resmi kaynağı: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr
Yargıtay Kararları Işığında Velayetin Değiştirilmesi İçin Gerekli Şartlar
Velayetin değiştirilmesi, velayet kararından sonra çocuğun yararını etkileyen yeni bir durumun ortaya çıkmasına bağlıdır. Velayet kararı verilirken bilinen ve değerlendirilen olgular tek başına değiştirme sebebi sayılmaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2016/24513 E., 2018/11536 K. sayılı ve 18.10.2018 tarihli kararında, boşanmadan sonra velayet sahibi babanın velayet görevini kötüye kullandığı, velayetin değiştirilmesini gerektiren ihmal veya istismarın varlığı ispatlanamadığı, kişisel ilişkiye engel olduğu iddiasının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle annenin velayetin değiştirilmesi davasını kabul eden karar bozulmuştur. Bu ve sonraki kararlarda belirlenen ölçütlere göre maddeler hâlinde saymak gerekirse velayetin değiştirilmesine karar verilebilmesi için;
- Velayet kararından sonra yeni bir olgunun ortaya çıkması (TMK 183),
- Bu olgunun çocuğun bedensel, zihinsel, ahlaki veya sosyal gelişimini olumsuz etkilemesi ya da velayet sahibinin görevini kötüye kullanması, çocuğu ihmal etmesi veya kişisel ilişkiyi engellemesi,
- İddiaların tanık, belge, okul ve sağlık kayıtları gibi somut delillerle ispat edilmesi,
- Psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzman heyetinden her iki ebeveynin ortamını kapsayan sosyal inceleme raporu alınması,
- İdrak çağındaki çocuğun görüşünün alınması,
- Velayeti talep eden ebeveynin velayeti üstlenmeye engel bir durumunun bulunmaması gerekir.
Bu şartların varlığı hâkim tarafından kendiliğinden araştırılır; çünkü velayet kamu düzenine ilişkindir ve hâkim tarafların talepleriyle bağlı değildir. Belirleyici ölçüt anne veya babanın istekleri değil, değişikliğin çocuğun üstün yararına olup olmadığıdır.
A- Velayetin Değiştirilmesi Nedir? Hukuki Dayanağı
Velayetin değiştirilmesi, kesinleşmiş bir velayet düzenlemesinin sonradan ortaya çıkan olgular nedeniyle yeniden yapılmasıdır. Boşanma kararında velayeti bir ebeveyne bırakılan çocuk, velayet sahibi ebeveynin yanında çocuğun yararına aykırı bir durum oluştuğunda diğer ebeveynin yanına verilebilir. Kanuni dayanak TMK 183 (durumun değişmesi), TMK 324/3 (kişisel ilişkiye uyulmaması) ve TMK 349’dur (velayet sahibinin yeniden evlenmesi).
1- Velayet Kararı Kesin Hüküm Oluşturmaz
Velayet kararı, aile ilişkileri ve çocuğun gelişimi zaman içinde değiştiği için kalıcı nitelikte değildir. HMK 388’e göre kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde çekişmesiz yargı kararları maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Bu nedenle velayetin değiştirilmesi davası reddedilen ebeveyn, sonradan yeni bir olgu ortaya çıkarsa yeniden dava açabilir. Ancak aynı olgulara dayanan ikinci dava, önceki davada değerlendirilmiş olguları tekrar ettiği için çoğu zaman sonuç vermez. Yeni davada önceki davadan sonra gerçekleşen değişiklikler somut olarak gösterilmelidir.
2- Velayetin Değiştirilmesi ile Velayetin Kaldırılması Arasındaki Fark
Velayetin değiştirilmesi, velayetin bir ebeveynden alınıp diğerine verilmesidir. Velayetin kaldırılması ise TMK 348’e göre çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamadığında başvurulan daha ağır bir önlemdir. Velayet her iki ebeveynden de kaldırılırsa çocuğa vasi atanır. TMK 351’e göre velayetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan kalkarsa hâkim, re’sen ya da ana veya babanın istemi üzerine velayeti geri verir.
| Kurum | Dayanak | Sonuç | Kanun yolu |
|---|---|---|---|
| Velayetin değiştirilmesi | TMK 183, 324/3, 349 | Velayet diğer ebeveyne geçer | BAM kararı kesin (HMK 362/1-ç) |
| Velayetin kaldırılması | TMK 348 | Velayet ebeveynden alınır, gerekirse vasi atanır | BAM kararı kesin (HMK 362/1-ç) |
| Kaldırılan velayetin geri verilmesi | TMK 351 | Velayet yeniden ebeveyne verilir | BAM kararı kesin (HMK 362/1-ç) |
| Kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi | TMK 182, 323, 324 | Görüşme günleri değişir | Temyiz edilebilir |
| Boşanma davası içinde velayet | TMK 182 | İlk velayet düzenlemesi | Temyiz edilebilir |
HMK 382/2-b-13 velayetin kaldırılmasını, velayetin eşlerden birinden alınarak diğerine verilmesini ve kaldırılan velayetin geri verilmesini birlikte çekişmesiz yargı işi olarak saymıştır. Bu üç işin usulü bu nedenle aynıdır.
B- Velayetin Değiştirilmesi Sebepleri
Velayetin değiştirilmesi sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmamıştır. TMK 183’teki evlenme, başka yere gitme ve ölüm örnek niteliğindedir. Yargıtay uygulamasında en sık karşılaşılan sebepler; velayet sahibinin çocuğu ihmal etmesi veya bakımını başkasına bırakması, kişisel ilişkinin engellenmesi, velayet sahibinin yeniden evlenmesi, başka bir şehre veya yurt dışına taşınma, velayet sahibinin ölümü ve çocuğun fiilen diğer ebeveynin yanında yaşamasıdır.
1- Velayet Sahibinin Çocuğu İhmal Etmesi veya Bakımını Başkasına Bırakması
Velayet sahibi ebeveynin çocuğun bakımını fiilen kendi anne ve babasına veya başka bir yakına bırakması, velayetin değiştirilmesinde en güçlü sebeplerden biridir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/3125 E., 2025/9293 K. sayılı ve 03.11.2025 tarihli kararında, velayeti kendisine verilen annenin yurt dışında bulunduğu ve çocuklara baba tarafının ailesi tarafından bakıldığı ileri sürüldüğünde, velayetin kamu düzenine ilişkin olduğu, çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibinin değiştirilebileceği belirtilmiş; idrak çağındaki çocuğun ve ebeveynlerin görüşü alınıp yeniden inceleme yapılmadan hüküm kurulması bozma sebebi sayılmıştır.
Çocuğun fiilen velayet sahibi olmayan ebeveynin yanında yaşaması da değiştirme talebinin ciddi bir dayanağıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/5760 E., 2025/2320 K. sayılı ve 04.03.2025 tarihli kararında, annenin çocukların sorumluluğunu babaya bıraktığı ve çocukların fiilen baba yanında bulunduğu iddiası üzerine yeni inceleme yapılmak üzere hüküm velayet yönünden bozulmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/10348 E., 2026/6615 K. sayılı ve 15.06.2026 tarihli kararında da çocuğun fiilen baba ile yaşadığı ileri sürüldüğünde çocuğun fiilen yaşadığı yer gözetilerek her iki ebeveynin ortamını içerecek ve çocukla görüşülerek yeni rapor alınması gerektiği vurgulanmıştır.
2- Kişisel İlişkinin Engellenmesi (TMK 324/3)
Velayet sahibi ebeveyn, diğer ebeveynin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınmakla yükümlüdür. 24.11.2021 tarihli 7343 sayılı Kanun’la TMK 324’e eklenen üçüncü fıkraya göre velayet kendisine bırakılan ana veya baba kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/5404 E., 2025/9980 K. sayılı ve 20.11.2025 tarihli kararında, kişisel ilişkiye engel olacak davranışlardan kaçınmayan velayet sahibinin TMK 324/3 uyarınca velayetin değiştirilmesi davasıyla karşı karşıya kalabileceği açıkça belirtilmiştir.
Bu yaptırımın uygulanabilmesi için mahkemenin kişisel ilişki kararında taraflara ihtarda bulunması zorunludur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/10758 E., 2023/1504 K. sayılı ve 30.03.2023 tarihli kararında, kişisel ilişki düzenlemesine uyulmaması hâlinde velayetin değiştirilebileceğinin ihtar edilmemesi bozma sebebi sayılmış, hüküm fıkrasına ihtar ibaresi eklenerek karar düzeltilerek onanmıştır.
Kişisel ilişkinin engellenmesi her durumda velayetin değişmesi sonucunu doğurmaz. Mahkeme engellemenin süresini, sıklığını ve çocuğun yararını birlikte değerlendirir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/4360 E., 2023/3070 K. sayılı ve 07.06.2023 tarihli kararına konu dosyada baba, annenin yaklaşık yedi yıl boyunca kişisel ilişkiye engel olduğunu ve çocuğu kendisine karşı yönlendirdiğini ileri sürmüştür. Ancak uzman raporu ve idrak çağındaki çocuğun anneyle yaşamak istediğine dair beyanı nedeniyle velayetin değiştirilmesi talebi reddedilmiş, bölge adliye mahkemesi kararı kesin olduğundan babanın temyiz dilekçesi reddedilmiştir.
Kişisel ilişki kararına uyulmaması hâlinde 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 41/F maddesi uyarınca bir ay içinde şikâyet yoluyla üç günden on güne kadar disiplin hapsi de istenebilir. Çocuğun kişisel ilişki sonrasında teslim edilmemesi ise TCK 234 kapsamında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturabilir. Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne başvuru ve disiplin hapsi şikâyetinin işleyişi için kişisel ilişki kararının yerine getirilmesi yazımıza bakabilirsiniz.
3- Velayet Sahibinin Yeniden Evlenmesi (TMK 349)
Velayet sahibi ebeveynin yeniden evlenmesi tek başına velayetin değiştirilmesi sebebi değildir. TMK 349’a göre yeniden evlenme velayetin kaldırılmasını gerektirmez; ancak çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebilir. Mahkeme bu durumda yeni eşin çocuğa yaklaşımını, evdeki diğer çocuklarla ilişkiyi ve yeni ailenin çocuk için risk oluşturup oluşturmadığını sosyal inceleme raporuyla araştırır. Yeni eşin çocuğa şiddet uygulaması, çocuğun yeni evde dışlanması veya çocuğun yeni düzene uyum sağlayamaması değiştirme sebebi olabilir.
4- Başka Şehre veya Yurt Dışına Taşınma
Velayet sahibinin çocukla birlikte başka bir şehre veya yurt dışına taşınması TMK 183’te sayılan “başka bir yere gitme” olgusudur. Ancak taşınma kendiliğinden velayetin değiştirilmesini gerektirmez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/11526 E., 2023/914 K. sayılı ve 09.03.2023 tarihli kararına konu dosyada baba, yurt dışında yaşayan biriyle evlenen annenin çocuğu yurt dışına götüreceğini ileri sürerek velayetin değiştirilmesini istemiş, annenin velayet değişikliğini gerektiren bir ihmalinin ispatlanamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Yargıtay, velayet yönünden bölge adliye mahkemesi kararının kesinleştiğini belirterek uyuşmazlığı yalnızca kişisel ilişki yönünden incelemiş ve kararı onamıştır.
Velayet sahibi olmayan ebeveynin, çocuğun yurt dışına çıkışını kendi rızasına bağlatması da kural olarak mümkün değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/5404 E., 2025/9980 K. sayılı ve 20.11.2025 tarihli kararında, velayeti annede olan çocukların yurt dışına çıkışının babanın rızasına bağlanmasının annenin velayet hakkını kullanamaması sonucunu doğuracağı, babanın bu talepte hukuki yararı bulunmadığı belirtilerek davanın kabulüne ilişkin karar bozulmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026/684 E., 2026/3182 K. sayılı ve 26.03.2026 tarihli kararında da yurt dışına çıkışta babanın rızasının aranmamasına ilişkin kararın velayet hakkının kullanımına ilişkin olduğu, “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince bu kararın da temyiz edilemeyeceği kabul edilmiştir.
5- Velayet Sahibinin Ölümü
Boşanmada velayet kendisine bırakılan ebeveynin ölmesi hâlinde velayet kendiliğinden sağ kalan ebeveyne geçmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/8297 E., 2024/8680 K. sayılı ve 18.11.2024 tarihli kararında, velayet sahibi annenin ölümünün TMK 183 anlamında bir durum değişikliği olduğu, bu sürecin sonuna kadar velayetin askıda kalacağı, mahkemenin babanın velayeti üstlenmesine engel bulunup bulunmadığını sosyal inceleme raporu ve gerekirse çocuğun dinlenmesiyle araştırması, engel varsa TMK 404/2 uyarınca vasi atanması için sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunması gerektiği belirtilmiştir.
6- Şiddet, Bağımlılık, Ağır Hastalık ve Çocuğun Güvenliği
Velayet sahibinin çocuğa veya evdeki kişilere şiddet uygulaması, alkol veya madde bağımlılığı, çocuğun bakımını engelleyen ağır bir hastalık, çocuğun okul devamsızlığı ve sağlık kontrollerinin aksaması gibi olgular çocuğun güvenliğini doğrudan etkiler. Bu durumlarda velayetin değiştirilmesi davasıyla birlikte dava süresince geçici önlem alınması da istenebilir. Ev içi şiddet varsa 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma kararı gibi koruyucu tedbirler de ayrıca talep edilebilir. Ebeveynler arasındaki ceza şikâyetleri ise tek başına velayetin değiştirilmesi sebebi sayılmaz; belirleyici olan bu olayların çocuğun yaşamına etkisidir.
C- Velayetin Değiştirilmesi Davasında Usul
Velayetin değiştirilmesi davası aile mahkemesinde, dilekçeyle açılır ve basit yargılama usulüne göre görülür. Dava çekişmesiz yargı işi olduğu için hâkim delilleri kendiliğinden toplar, tarafların talepleriyle bağlı değildir ve kararı maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz.
1- Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Yetki bakımından TMK’da özel bir hüküm bulunmadığından HMK 384’teki genel kural uygulanır. Buna göre talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir. Boşanma davasının kendisinde ise TMK 168’deki farklı yetki kuralı uygulanır; bu kural için boşanma davasında yetkili ve görevli mahkeme yazımıza bakabilirsiniz.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2025/4327 E., 2025/7913 K. sayılı ve 20.05.2025 tarihli kararında, velayetin değiştirilmesi isteminin çekişmesiz yargı işi olduğu ve HMK 384 uyarınca talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu belirtilerek yargı yeri belirlenmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2019/2532 E., 2019/4235 K. sayılı ve 08.04.2019 tarihli kararında da davacının kendi oturduğu yer mahkemesinde dava açabileceği kabul edilmiştir. Bu nedenle başka bir şehre taşınan ebeveyn, velayetin değiştirilmesi davasını kendi yerleşim yerindeki aile mahkemesinde açabilir.
2- Yargılama Usulü: Çekişmesiz Yargı ve Basit Yargılama
Velayetin değiştirilmesi davasının usulü konusunda sıkça karşılaşılan karışıklık, iki kavramın birbirinin alternatifi sanılmasından kaynaklanır. Oysa iki kavram birlikte geçerlidir. HMK 382/2-b-13 davanın türünü belirler: velayetin değiştirilmesi bir çekişmesiz yargı işidir. HMK 385/1 ise bu işin yargılama usulünü belirler: çekişmesiz yargı işlerinde niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulü uygulanır. HMK 385/2’ye göre aksine hüküm bulunmadıkça re’sen araştırma ilkesi geçerlidir.
Basit yargılama usulünde dilekçeler aşaması dava ve cevap dilekçesiyle sınırlıdır; cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilmez. Deliller dilekçelerle birlikte gösterilmelidir. HMK 103/1-b uyarınca velayete ilişkin dava ve işler adli tatilde de görülür. Dilekçeler aşaması kısa olduğundan dava, yazılı yargılama usulüne tabi çekişmeli boşanma davasına göre görece daha kısa sürede sonuçlanabilir; ancak sosyal inceleme raporunun hazırlanması süreyi belirleyen ana etkendir.
3- Velayetin Değiştirilmesi Davasını Kimler Açabilir?
Velayetin değiştirilmesi davasını velayet sahibi olmayan ana veya baba açar. Dava velayet sahibi ebeveyne karşı yöneltilir. TMK 183’e göre hâkim yeni olgular zorunlu kılarsa re’sen de harekete geçebilir. Velayeti kaldırılmış bir ebeveyn ise TMK 351 uyarınca kaldırma sebebinin ortadan kalktığını ileri sürerek velayetin geri verilmesini isteyebilir. Velayetin değiştirilmesi davası için kanunda bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir; dava çocuk 18 yaşını doldurana kadar açılabilir.
4- Dava Süresince Geçici Velayet
Çocuğun velayet sahibi ebeveyn yanında kalmasının acil bir tehlike oluşturduğu durumlarda dava süresince çocuğun geçici olarak diğer ebeveyne verilmesi istenebilir. Hâkim TMK 183’teki “gerekli önlemleri alır” yetkisine dayanarak tedbiren geçici velayet kararı verebilir. Geçici velayet talebi için tehlikeyi gösteren delillerin (sağlık raporu, okul yazısı, kolluk tutanağı, mesaj kayıtları gibi) dava dilekçesiyle birlikte sunulması gerekir. Geçici velayet verilen ebeveyn, kişisel ilişki düzenlemesine uymakla yükümlüdür.
5- Velayetin Değiştirilmesi Davasında Harç ve Masraflar
Velayetin değiştirilmesi davası maktu harca tabidir. 2026 yılı için başvurma harcı 732,00 TL ve maktu karar ve ilam harcı 732,00 TL’dir. Bunlara ek olarak tebligat ve sosyal inceleme gibi işlemler için gider avansı yatırılır. Velayetin değiştirilmesiyle birlikte iştirak nafakası da isteniyorsa nafaka talebi bakımından ayrıca nispi harç hesaplanır. Aile mahkemesindeki davalarda harç ve avukatlık ücretinin ayrıntıları için boşanma davasının süresi ve masrafları yazımıza bakabilirsiniz.
D- Delil, Sosyal İnceleme Raporu ve Çocuğun Dinlenmesi
Velayetin değiştirilmesi davasının sonucu büyük ölçüde sosyal inceleme raporuna, çocuğun beyanına ve somut delillere bağlıdır. Bölge adliye mahkemesi kararı kesin olduğundan, delillerin ilk derece ve istinaf aşamasında eksiksiz toplanması davanın en kritik noktasıdır.
1- Sosyal İnceleme Raporu Her İki Ebeveynin Ortamını Kapsamalıdır
Mahkeme, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 5’inci maddesi uyarınca psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzman heyetinden rapor alır. Rapor, yalnızca velayet sahibi ebeveynin evini değil, velayeti talep eden ebeveynin yaşam koşullarını da incelemelidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/10348 E., 2026/6615 K. sayılı ve 15.06.2026 tarihli kararında, tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarının, anne ve babanın bulunduğu ortamları içerecek şekilde ve çocukla görüşülerek incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Raporda kardeşlerin durumu da değerlendirilmelidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/9846 E., 2026/6256 K. sayılı ve 08.06.2026 tarihli kararında, babanın annenin çocukları ihmal ettiğine dair mesaj kayıtları sunarak velayet talep etmesi üzerine, çocukların fiilen yaşadığı yer ve kardeşlerin birbirinden ayrılmaması ilkesi gözetilerek yeni rapor alınması gerektiği vurgulanmış ve hüküm velayet yönünden bozulmuştur.
2- İdrak Çağındaki Çocuğun Dinlenmesi
İdrak çağındaki çocuğun velayet konusundaki görüşü alınmadan velayetin değiştirilmesi hakkında karar verilemez. Uygulamada sekiz yaş civarı idrak çağının başlangıcı kabul edilir. Çocuğun görüşü önemlidir ancak mahkemeyi bağlamaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/3125 E., 2025/9293 K. sayılı ve 03.11.2025 tarihli kararında, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi uyarınca idrak çağındaki çocukların görüşünün alınması gerektiği, ancak çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa görüşünün aksine de karar verilebileceği belirtilmiştir. Çocuğun bir ebeveyn tarafından etki altına alındığına dair belirtiler varsa bu husus uzman raporunda ayrıca değerlendirilir.
3- Velayetin Değiştirilmesi Davasında Hangi Deliller Kullanılır?
Velayetin değiştirilmesi davasında en çok kullanılan deliller şunlardır:
- Tanık beyanları (komşu, öğretmen, aile yakınları),
- Okul devam ve başarı kayıtları, rehberlik servisi yazıları,
- Hastane ve aile hekimi kayıtları,
- Kişisel ilişkinin yerine getirilmediğini gösteren Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü tutanakları,
- Mesaj ve e-posta yazışmaları,
- Kolluk tutanakları ve varsa koruma kararları,
- Velayet sahibinin çocuğu fiilen kimin yanında bıraktığını gösteren adres ve nüfus kayıtları.
Delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmiş olması gerekir. Çocuğun bulunduğu ortamı gizlice kaydetmek gibi yöntemler hem delil değerini tartışmalı hâle getirir hem de cezai sorumluluk doğurabilir.
E- Velayetin Değiştirilmesi Kararı Temyiz Edilebilir mi?
Bağımsız olarak açılan velayetin değiştirilmesi davasında bölge adliye mahkemesi kararı kesindir ve temyiz edilemez. HMK 362/1-ç uyarınca bölge adliye mahkemelerinin çekişmesiz yargı işlerine ilişkin kararları kesin olup HMK 382/2-b-13 velayetin değiştirilmesini çekişmesiz yargı işi saymaktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/3172 E., 2025/5084 K. sayılı ve 14.05.2025 tarihli kararında ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/9726 E., 2026/1909 K. sayılı ve 19.02.2026 tarihli kararında velayetin değiştirilmesi talebine ilişkin temyiz dilekçeleri bu gerekçeyle reddedilmiştir.
Aynı davada birlikte görülen kişisel ilişki talebi ise temyiz edilebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/7706 E., 2024/8879 K. sayılı ve 20.11.2024 tarihli kararında, velayetin değiştirilmesi davasının reddine yönelik temyiz dilekçesi reddedilmiş, kişisel ilişkiye yönelik temyiz dilekçesi ise kabul edilerek incelenmiştir.
Velayet değişikliğiyle birlikte istenen iştirak nafakası bakımından ise HMK 362/1-a’daki parasal kesinlik sınırı uygulanır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/2830 E., 2023/1930 K. sayılı ve 26.04.2023 tarihli kararında, velayetin değiştirilmesi yönünden temyiz dilekçesi kesinlik nedeniyle, iştirak nafakası yönünden ise talep miktarı kesinlik sınırının altında kaldığı için reddedilmiştir.
Boşanma davası içinde verilen velayet kararı ise bu kuralın dışındadır. Boşanmanın fer’i olarak verilen velayet hükmü, boşanma kararıyla birlikte temyiz edilebilir. Bu nedenle velayet konusunda değişiklik ihtiyacı boşanma davası sürerken ortaya çıkmışsa, bunun boşanma davasında ileri sürülmesi kanun yolu bakımından daha geniş bir denetim imkânı sağlar.
F- Velayet Değişince İştirak Nafakası ve Kişisel İlişki
Velayetin değiştirilmesiyle birlikte çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğü de yer değiştirir. TMK 182/3 uyarınca velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, çocuğun giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Velayeti alınan ebeveyn bu andan itibaren iştirak nafakası yükümlüsü hâline gelir; daha önce velayet sahibi olarak lehine bağlanan iştirak nafakası ise artık dayanaksız kalır.
1- İştirak Nafakasının Yeniden Düzenlenmesi
Velayetin değiştirilmesi davasında yeni velayet sahibi lehine iştirak nafakası talep edilmeli, önceki iştirak nafakasının kaldırılması da açıkça istenmelidir. Aksi hâlde önceki ilama dayanılarak icra takibi yapılması gibi uyuşmazlıklar doğabilir. Nafakanın ne şekilde kaldırılacağı ve hangi tarihten itibaren sona ereceği için nafakanın kaldırılması davası yazımıza, yeni nafakanın miktarının belirlenmesi için iştirak nafakası yazımıza bakabilirsiniz.
2- Çocuk Ergin Olursa Dava Konusuz Kalır
Velayet, çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla kendiliğinden sona erer. Dava sırasında çocuk ergin olursa velayetin değiştirilmesi talebi konusuz kalır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/7576 E., 2022/7095 K. sayılı ve 15.09.2022 tarihli kararında, çocuğun temyiz aşamasında ergin olmasıyla velayetin değiştirilmesi davasının konusuz kaldığı, bu durumda esas hakkında karar verilemeyeceği, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin HMK 331/1 uyarınca davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle 16-17 yaşındaki çocuk için açılacak velayetin değiştirilmesi davasında, dava tarihindeki haklılığı gösteren delillerin dosyaya eksiksiz konulması önem taşır.
3- Velayet Değiştiğinde Kişisel İlişki
Velayetin değiştirilmesine karar veren mahkeme, velayeti alınan ebeveyn ile çocuk arasında kişisel ilişkiyi de düzenler. Velayetin değiştirilmesi bir ceza değildir; çocuğun her iki ebeveynle bağının korunması esastır. Kişisel ilişki ancak çocuğun huzurunu tehlikeye sokan, şiddet veya istismar gibi ağır hâllerde TMK 324/2 uyarınca reddedilebilir veya sınırlandırılabilir. Velayet değişikliği sürecinde dava stratejisinin, delillerin ve geçici önlem taleplerinin birlikte planlanması için velayet değişikliği sürecinde hukuki destek almanız yararlı olur.
Sonuç
Velayetin değiştirilmesi davası, velayet kararından sonra ortaya çıkan yeni olguların çocuğun üstün yararını olumsuz etkilemesi hâlinde TMK 183, 324/3 ve 349 uyarınca velayetin diğer ebeveyne verilmesini sağlar. Velayet sahibinin çocuğu ihmal etmesi veya bakımını başkasına bırakması, kişisel ilişkiyi engellemesi, çocuğun fiilen diğer ebeveynin yanında yaşaması ve velayet sahibinin ölümü en sık kabul gören sebeplerdir. Yeniden evlenme ve başka yere taşınma ise tek başına yeterli değildir; çocuğa etkisi ayrıca ispatlanmalıdır.
Dava HMK 382/2-b-13 uyarınca çekişmesiz yargı işidir, HMK 385 uyarınca basit yargılama usulüyle görülür ve HMK 384’e göre davacının oturduğu yer aile mahkemesinde açılabilir. Hâkim sosyal inceleme raporu alır ve idrak çağındaki çocuğu dinler. Bölge adliye mahkemesi kararı HMK 362/1-ç uyarınca kesin olduğundan delillerin ilk derece aşamasında eksiksiz sunulması belirleyicidir. Velayet değiştiğinde iştirak nafakası da yeniden düzenlenmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Velayetin değiştirilmesi için hangi şartlar gerekir?
Velayetin değiştirilmesi için velayet kararından sonra yeni bir olgunun ortaya çıkması ve bu olgunun çocuğun üstün yararını olumsuz etkilemesi gerekir. TMK 183, 324/3 ve 349 bu imkânı tanır. Velayet sahibinin çocuğu ihmal etmesi, kişisel ilişkiyi engellemesi veya çocuğun bakımını başkasına bırakması gibi iddiaların tanık, belge ve sosyal inceleme raporuyla ispatlanması gerekir.
Velayetin değiştirilmesi davası hangi mahkemede açılır?
Velayetin değiştirilmesi davası aile mahkemesinde açılır. HMK 384’e göre talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2025/4327 E., 2025/7913 K. sayılı kararına göre davacı ebeveyn, velayetin değiştirilmesi davasını kendi oturduğu yerdeki aile mahkemesinde açabilir.
Velayetin değiştirilmesi davası basit yargılama mı, çekişmesiz yargı mı?
İkisi birlikte geçerlidir. HMK 382/2-b-13’e göre velayetin değiştirilmesi bir çekişmesiz yargı işidir. HMK 385/1’e göre çekişmesiz yargı işlerinde basit yargılama usulü uygulanır. HMK 385/2 uyarınca hâkim delilleri kendiliğinden araştırır ve tarafların talepleriyle bağlı değildir.
Velayetin değiştirilmesi kararı temyiz edilebilir mi?
Bağımsız açılan velayetin değiştirilmesi davasında bölge adliye mahkemesi kararı HMK 362/1-ç uyarınca kesindir ve temyiz edilemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/3172 E., 2025/5084 K. sayılı kararında temyiz dilekçesi bu gerekçeyle reddedilmiştir. Aynı davadaki kişisel ilişki talebi ise temyiz edilebilir.
Velayet sahibi ebeveyn çocuğu göstermezse velayet değişir mi?
Değişebilir. TMK 324/3’e göre velayet kendisine bırakılan ebeveyn kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. Bunun için kişisel ilişki kararında bu sonucun ihtar edilmiş olması gerekir. Ayrıca 5395 sayılı Kanun’un 41/F maddesi uyarınca bir ay içinde şikâyetle üç günden on güne kadar disiplin hapsi istenebilir.
Anne yeniden evlenirse velayet babaya geçer mi?
Kendiliğinden geçmez. TMK 349’a göre velayet sahibinin yeniden evlenmesi velayetin kaldırılmasını gerektirmez. Ancak yeni evlilik çocuğun menfaatini olumsuz etkiliyorsa, örneğin yeni eş çocuk için risk oluşturuyorsa veya çocuk yeni aileye uyum sağlayamıyorsa, velayet sosyal inceleme raporu doğrultusunda babaya verilebilir.
Velayet sahibi çocukla yurt dışına taşınırsa velayet değişir mi?
Taşınma tek başına velayetin değiştirilmesi sebebi değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/11526 E., 2023/914 K. sayılı kararına konu dosyada, yurt dışına taşınacak annenin velayet değişikliğini gerektiren bir ihmali ispatlanamadığı için dava reddedilmiştir. Mahkeme taşınmanın çocuğun eğitimine, çevresine ve diğer ebeveynle kişisel ilişkisine etkisini birlikte değerlendirir.
Velayet sahibi ölürse velayet kendiliğinden diğer ebeveyne geçer mi?
Geçmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/8297 E., 2024/8680 K. sayılı kararına göre boşanmada velayet kendisine bırakılan ebeveynin ölümüyle velayet askıda kalır. Mahkeme sağ kalan ebeveynin velayeti üstlenmesine engel bulunup bulunmadığını araştırır; engel varsa çocuğa vasi atanması için sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunur.
Velayetin değiştirilmesi davasında çocuk kaç yaşında dinlenir?
Uygulamada sekiz yaş civarındaki idrak çağındaki çocuğun görüşü alınır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/3125 E., 2025/9293 K. sayılı kararına göre idrak çağındaki çocuğun görüşü alınmadan velayet hakkında karar verilmesi bozma sebebidir. Çocuğun görüşü mahkemeyi bağlamaz; üstün yararı gerektiriyorsa aksine karar verilebilir.
Velayetin değiştirilmesi davası için süre var mı?
Velayetin değiştirilmesi davası için kanunda bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Dava çocuk 18 yaşını doldurana kadar açılabilir. Çocuk dava sırasında ergin olursa dava konusuz kalır; Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/7576 E., 2022/7095 K. sayılı kararına göre bu durumda yargılama giderleri dava tarihindeki haklılık durumuna göre belirlenir.
Velayetin değiştirilmesi davası reddedilirse tekrar açılabilir mi?
Açılabilir. HMK 388’e göre çekişmesiz yargı kararları maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Ancak yeni davanın önceki davadan sonra ortaya çıkan yeni olgulara dayanması gerekir. Önceki davada değerlendirilen olguların tekrar ileri sürülmesi genellikle davanın reddiyle sonuçlanır.
Velayet değişirse iştirak nafakası ne olur?
Velayet değiştiğinde nafaka yükümlülüğü de yer değiştirir. TMK 182/3 uyarınca velayeti alınan ebeveyn, çocuğun giderlerine gücü oranında katılmakla yükümlü hâle gelir. Velayetin değiştirilmesi davasında yeni velayet sahibi lehine iştirak nafakası talep edilmeli ve önceki iştirak nafakasının kaldırılması da istenmelidir.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak, aile hukuku başta olmak üzere dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Hizmet verdiğimiz diğer alanları görmek için Hizmetlerimiz sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95
Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

