İçindekiler
Akıl hastalığı sebebiyle boşanma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 165’inci maddesinde düzenlenen ve eşlerden birinin akıl hastası olması nedeniyle ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının da resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi şartıyla yalnızca sağlıklı eşin açabileceği özel bir boşanma davasıdır.
Türk Medeni Kanunu’nun 161-165’inci maddelerinde sayılan 5 özel boşanma sebebi arasında kusura dayanmayan tek sebep akıl hastalığıdır; bu nedenle davada hasta eşe kusur yüklenmez, kusursuz eş aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedilmez, ancak boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek hasta eş Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesi uyarınca yoksulluk nafakası isteyebilir. Akıl hastalığına dayalı boşanma davası için kanunda hak düşürücü süre öngörülmemiştir; hastalık ve çekilmezlik devam ettiği sürece dava açılabilir.
Bu yazıda akıl hastalığı sebebiyle boşanmanın şartları, sağlık kurulu raporunda bulunması gereken tespitler, kısıtlı eşe karşı davanın vasi aracılığıyla nasıl yürütüleceği, Türk Medeni Kanunu’nun 166’ncı maddesindeki genel boşanma sebebinden ve evliliğin butlanından farkı ile nafaka, tazminat ve velayet gibi sonuçlar güncel Yargıtay kararları ışığında incelenmektedir. Diğer özel boşanma sebeplerini zina, hayata kast ve onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat ile terk yazılarımızda ayrı ayrı ele aldık.
Akıl hastalığı — 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 165: Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.
Kanun metninin resmi kaynağı: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr
Yargıtay Kararları Işığında Akıl Hastalığı Sebebiyle Boşanmanın Şartları
Akıl hastalığı sebebiyle boşanma kararı verilebilmesi için Türk Medeni Kanunu’nun 165’inci maddesindeki şartların tamamının birlikte gerçekleşmesi gerekir; şartlardan biri eksikse dava reddedilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/9903 E., 2023/400 K. sayılı ve 24.01.2023 tarihli kararında, boşanmaya karar verilebilmesi için hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi ve akıl hastalığının ortak hayatı diğer eş için çekilmez hâle getirmesi gerektiği vurgulanmıştır. Akıl hastalığı sebebiyle boşanma için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Maddeler hâlinde saymak gerekirse akıl hastalığı sebebiyle boşanma davasının kabul edilebilmesi için;
- Eşlerden birinin akıl hastası olması,
- Akıl hastalığı yüzünden ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi,
- Hastalığın geçmesine (iyileşmesine) olanak bulunmaması,
- Hastalığın ve iyileşme imkânsızlığının tam teşekküllü devlet veya üniversite hastanesinden alınan resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi,
- Davanın akıl hastası olmayan eş tarafından, akıl hastası olan eşe karşı açılması,
- Hasta eş kısıtlanmışsa davanın vasisine yöneltilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekir.
Bu şartlardan özellikle 3 ve 4 numaralı olanlar uygulamada en çok bozma sebebi olan noktalardır: sağlık kurulu raporu hastalığın varlığını tespit edip iyileşme imkânı hakkında açıklama içermiyorsa hüküm kurmaya elverişli kabul edilmez.
A- Akıl Hastalığı Kavramı ve Kapsamı
Türk Medeni Kanunu’nun 165’inci maddesi anlamında akıl hastalığı, kişinin ruhsal ve zihinsel işlevlerini sürekli biçimde bozan ve tıbben iyileşme imkânı bulunmayan hastalıkları ifade eder. Kanun belirli hastalıkları saymaz; hangi rahatsızlığın bu niteliği taşıdığını sağlık kurulu raporu belirler. Uygulamada şizofreni, ileri evre demans ve Alzheimer hastalığı, tedaviye yanıt vermeyen ağır bipolar bozukluk ve ağır zekâ geriliği gibi kronik tablolar bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hafif seyirli, tedaviyle kontrol altına alınabilen depresyon veya anksiyete gibi rahatsızlıklar ise tek başına akıl hastalığı sebebiyle boşanmaya dayanak oluşturmaz.
1- Tedaviyle Kontrol Altındaki Hastalık Boşanma Sebebi Olur mu?
Tedaviyle kontrol altına alınan ve uzun süredir nüksetmeyen bir ruhsal rahatsızlık, Türk Medeni Kanunu’nun 165’inci maddesindeki “geçmesine olanak bulunmayan ve ortak hayatı çekilmez kılan” hastalık niteliğini taşımayabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2021/9094 E., 2021/9026 K. sayılı ve 01.12.2021 tarihli kararına konu dosyada Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu, davalı kadında manik ve depresif ataklarla seyreden bipolar affektif bozukluk bulunduğunu, ancak ilaçlarını düzenli kullandığı ve tedavisini sürdürdüğü müddetçe bu durumun evlilik birliğini sürdürmesine engel olmadığını ve diğer eş için evliliği çekilmez hâle getirmeyeceğini bildirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/9903 E., 2023/400 K. sayılı kararına konu dosyada da ilk derece mahkemesi, 30 yıllık bipolar bozukluk tanısına rağmen hastalığın 7 yıldır remisyonda olduğunu belirterek davayı reddetmiş; ancak Yargıtay, raporlarda iyileşme imkânına ilişkin açıklama bulunmadığı için yeniden rapor alınması gerektiğine karar vermiştir.
2- Alzheimer ve Demans Akıl Hastalığı Sayılır mı?
Alzheimer hastalığı ve orta veya ileri düzeydeki demans, iyileşme imkânı bulunmayan ve sağlık kurulu raporuyla evliliği çekilmez kıldığı tespit edildiğinde Türk Medeni Kanunu’nun 165’inci maddesi kapsamında boşanma sebebi kabul edilmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/5721 E., 2024/2334 K. sayılı ve 03.04.2024 tarihli kararında, 2015 yılında Alzheimer tanısı konulan ve vasi atanan kadın hakkında üniversite hastanesinden alınan sağlık kurulu raporunda “orta düzeyde demans olduğu, iyileşmesine olanak olmadığı, evliliği çekilmez hâle getirdiği” belirtildiğinden erkeğin akıl hastalığına dayalı boşanma davasının kabulüne ilişkin karar onanmıştır.
3- Hastalık Evlenmeden Önce Varsa Ne Olur?
Akıl hastalığının evlenmeden önce de mevcut olması, Türk Medeni Kanunu’nun 165’inci maddesine dayalı boşanma davası açılmasına engel değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2014/7237 E., 2014/21913 K. sayılı ve 06.11.2014 tarihli kararında, davalının evlenme sırasında da akıl hastası olmasının akıl hastalığına dayalı boşanma davasına engel oluşturmayacağı belirtilerek davanın reddine ilişkin karar bozulmuştur. Ancak hastalık evlenme anında belirli bir ağırlıktaysa sağlıklı eşin önünde boşanma dışında evliliğin butlanı yolu da bulunur; bu ayrım aşağıda ayrı bir başlık altında açıklanmıştır.
B- Resmî Sağlık Kurulu Raporu
Resmî sağlık kurulu raporu, akıl hastalığı sebebiyle boşanma davasında Türk Medeni Kanunu’nun 165’inci maddesinin açıkça aradığı ve başka bir delille yerine getirilemeyen zorunlu ispat aracıdır. Rapor, tam teşekküllü bir devlet hastanesi, eğitim ve araştırma hastanesi, ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesi, üniversite hastanesi ya da Adli Tıp Kurumu tarafından, birden fazla hekimden oluşan kurul hâlinde düzenlenmelidir. Tek hekim raporu, poliklinik kaydı, reçete veya özel hastane raporu tek başına yeterli değildir. Mahkeme hasta eşin muayene için ilgili kuruma sevkine karar verir; rapor bu sevk üzerine dava dosyası için düzenlenir.
1- Raporda Hangi Tespitler Bulunmalı?
Resmî sağlık kurulu raporu yalnızca hastalığın varlığını değil, Türk Medeni Kanunu’nun 165’inci maddesindeki her unsuru ayrı ayrı cevaplamalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/1778 E., 2023/1919 K. sayılı ve 26.04.2023 tarihli kararına konu dosyada bölge adliye mahkemesi, ilk raporun yalnızca davalının evlilik birliğinin devamına engel bir durumunun olup olmadığına ilişkin olduğunu, hastalığın diğer eş için çekilmez hâle gelip gelmediği ve iyileşme imkânı bulunup bulunmadığı konusunda açıklama içermediğini belirterek raporu yetersiz bulmuş ve kararı kaldırmıştır. Yeniden alınan raporda hastalığın iyileşemeyeceği ve evliliğin devamını diğer eşten çekilmesi beklenemeyecek derecede zorlaştıracağı bildirilince boşanma kararı verilmiştir. Mahkemenin sağlık kuruluna yönelteceği sorular şunlardır:
- Davalı eşte akıl hastalığı bulunup bulunmadığı ve tanının ne olduğu,
- Hastalığın sürekli mi geçici mi olduğu,
- Hastalığın geçmesine (iyileşmesine) olanak bulunup bulunmadığı,
- Hastalığın ortak hayatı diğer eş için çekilmez hâle getirip getirmediği,
- Davalının fiil ehliyetini etkileyip etkilemediği ve vesayet altına alınmasını gerektirip gerektirmediği.
2- Vesayet Dosyasındaki Eski Rapor Yeterli mi?
Vesayet dosyasındaki eski bir sağlık kurulu raporu, hastalığın evliliği çekilmez kılıp kılmadığı ve iyileşme imkânı hakkında açıklama içermiyorsa boşanma davasında hüküm kurmaya yeterli değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2021/9094 E., 2021/9026 K. sayılı kararında aktarıldığı üzere Daire, önceki bozma kararında, vesayet dosyasındaki 2008 tarihli raporda “hafif düzeyde zekâ geriliği” tanısı konulup medeni hakları kullanamayacağı bildirilmiş olsa da hastalığın ortak hayatı çekilmez hâle getirip getirmeyeceği belirtilmediğinden raporun yetersiz olduğunu, dava için yeni bir resmî sağlık kurulu raporu alınması gerektiğini vurgulamıştır.
Kısıtlama kararı ve eski raporlar ise yeni raporla birlikte değerlendirilecek destekleyici deliller niteliğindedir; Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/10601 E., 2023/297 K. sayılı ve 18.01.2023 tarihli kararına konu dosyada mahkeme, sağlık kurulu raporu, kısıtlama kararı ve tüm dosya kapsamını birlikte değerlendirerek akıl hastalığı sebebiyle boşanmaya karar vermiştir.
3- Ortak Hayatın Çekilmez Hâle Gelmesi Nasıl İspatlanır?
Akıl hastalığı sebebiyle boşanma nispi bir boşanma sebebidir; yani hastalığın varlığı tek başına yetmez, hastalık yüzünden ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle geldiğinin de ortaya konulması gerekir. Çekilmezlik öncelikle sağlık kurulu raporundaki tıbbi kanaatle ispatlanır; tanık beyanları, kolluk tutanakları, hastane yatış kayıtları ve hasta eşin davranışlarına ilişkin diğer belgeler bu kanaati destekler.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/3930 E., 2024/406 K. sayılı ve 23.01.2024 tarihli kararında, sağlık kurulu raporuyla hastalığın sürekli olduğu ve ortak hayatı çekilmez hâle getirebileceği şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edildiğinden, çekilmezliğin ayrıca tanıkla ispatlanması gerektiği yönündeki itiraz yerinde görülmeyerek boşanma kararı onanmıştır.
C- Davayı Kim Açabilir, Kime Karşı Açılır?
Akıl hastalığı sebebiyle boşanma davasını yalnızca sağlıklı eş açabilir; akıl hastası olan eş kendi hastalığına dayanarak Türk Medeni Kanunu’nun 165’inci maddesi uyarınca boşanma isteyemez. Davalı her zaman akıl hastası olan eştir; hasta eş kısıtlanmışsa dava onun vasisine yöneltilir. Taraf teşkili ve dava ehliyeti kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkeme bu hususları yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetir.
1- Dava Hakkı Yalnızca Sağlıklı Eşe Aittir
Türk Medeni Kanunu’nun 165’inci maddesi dava hakkını açıkça “diğer eşe”, yani akıl hastası olmayan eşe tanımıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2011/14560 E., 2012/31551 K. sayılı ve 25.12.2012 tarihli kararında, akıl hastalığına dayalı boşanma davasının akıl hastası olmayan eş tarafından akıl hastası olan eşe karşı açılabileceği, davacının kendisindeki akıl hastalığına dayanarak bu madde gereğince boşanma talebinde bulunmasının hukuken mümkün olmadığı belirtilmiştir. Akıl hastası eş boşanmak istiyorsa vasisi aracılığıyla ve diğer eşin kusuruna dayanarak, örneğin evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle dava açabilir; bu durumda vasinin Türk Medeni Kanunu’nun 462/8’inci maddesi uyarınca dava açmak için vesayet makamından izin alması gerekir.
2- Kısıtlı Eşe Karşı Dava: Vasi ve Taraf Teşkili
Akıl hastası eş kısıtlanmışsa boşanma davası vasiye yöneltilir, dava dilekçesi vasiye tebliğ edilir ve vasinin savunma ile delil gösterme hakkı tanınmadan karar verilemez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2016/9539 E., 2018/1165 K. sayılı ve 25.01.2018 tarihli kararında, dava sırasında kısıtlanan kadına babası vasi olarak atandığı hâlde davanın vasiye yöneltilmeden sonuçlandırılmasının taraf teşkili ve savunma hakkı yönünden bozma sebebi olduğu belirtilmiştir. Hasta eş henüz kısıtlanmamışsa mahkeme, Türk Medeni Kanunu’nun 405/2’nci maddesi uyarınca durumu sulh hukuk mahkemesine bildirir ve kısıtlama dosyasının sonucunu bekler.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/1156 E., 2022/7424 K. sayılı ve 27.09.2022 tarihli kararında, sağlık kurulu raporlarında vasi tayini gerektiği belirtilen erkeğe yalnızca Türk Medeni Kanunu’nun 429’uncu maddesi uyarınca yasal danışman atanmış olmasının yeterli olmadığı, kısıtlama için sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulup sonucunun beklenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
3- Davacı Eş Aynı Zamanda Vasi İse
Sağlıklı eş, hasta eşin vasisi olarak atanmışsa boşanma davasında davacı ve davalının yasal temsilcisi sıfatları aynı kişide birleşir; bu menfaat çatışması giderilmeden yargılama yapılamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/3158 E., 2025/9456 K. sayılı ve 04.11.2025 tarihli kararında, kısıtlı erkeğe eşinin vasi olarak atandığı, boşanma davası için ayrıca bir avukatın temsil kayyımı olarak görevlendirildiği dosyada, temsil kayyımı atanmasının sıfatların birleşmesi sorununu ortadan kaldırmadığı, davayı takip etmek üzere kısıtlıya yeni vasi atanması için vesayet makamına bildirimde bulunulması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. Bu nedenle eşine vasi olan kişi, dava açmadan önce sulh hukuk mahkemesine başvurarak vasilikten kaldırılmayı veya yeni vasi atanmasını talep etmelidir.
Vasi tarafından avukata verilen vekâletnamede boşanma davası açma ve takip etme yetkisinin açıkça yazılı olması gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2016/23030 E., 2018/9413 K. sayılı ve 18.09.2018 tarihli kararında, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 74’üncü maddesi uyarınca kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara ilişkin davalarda özel yetki bulunmadıkça vekilin davayı takip edemeyeceği belirtilmiştir.
4- Kısıtlı Eşle Anlaşmalı Boşanma Mümkün mü?
Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanmış bir eşle anlaşmalı boşanma yapılamaz; çünkü Türk Medeni Kanunu’nun 166/3’üncü maddesi hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesini arar ve bu irade vasinin beyanıyla yerine getirilemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/11184 E., 2023/2295 K. sayılı ve 10.05.2023 tarihli kararında, anlaşmalı boşanma olarak açılan davada erkeğin paranoid şizofreni nedeniyle kısıtlı olduğu anlaşılınca davaya çekişmeli olarak devam edildiği ve kısıtlının iradesi sağlıklı olmadığından vasinin beyanıyla anlaşmalı boşanma kararı verilemeyeceği kabul edilmiştir.
D- TMK 165 ile TMK 166 ve Evliliğin Butlanı Arasındaki Fark
Akıl hastası bir eşle evliliği sona erdirmek isteyen eşin önünde üç ayrı hukuki yol vardır: Türk Medeni Kanunu’nun 165’inci maddesindeki akıl hastalığı sebebiyle boşanma, 166/1’inci maddesindeki evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma ve 145 ile 150’nci maddelerdeki evliliğin butlanı. Hangi yolun seçildiği davanın sonucunu doğrudan belirler; yanlış hukuki sebebe dayanan dava, olgular gerçek olsa bile reddedilebilir.
1- Akıl Hastasına Kusur Yüklenemez: TMK 166/1 Davasında Ret Riski
Akıl hastası eşin hastalığa bağlı davranışları iradi olmadığından bu davranışlar nedeniyle ona kusur yüklenemez; bu yüzden yalnızca hasta eşin hastalıktan kaynaklanan davranışlarına dayanılarak Türk Medeni Kanunu’nun 166/1’inci maddesi uyarınca açılan boşanma davası reddedilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/11184 E., 2023/2295 K. sayılı ve 10.05.2023 tarihli kararında, kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayandığı, akıl hastalığına yönelik boşanma sebebine dayanmadığı ve bu yönde ıslah da yapmadığı, akıl hastası olan erkeğin iradi olmayan davranışları sebebiyle kusur yüklenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karar onanmıştır.
Aynı ilke terk sebebi için de geçerlidir: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/5721 E., 2024/2334 K. sayılı kararında, Alzheimer hastası kadının ortak konuttan ayrılması iradi olmadığından terk nedeniyle boşanma davasının reddi onanmıştır.
Bu riskin önüne geçmek için dava dilekçesinde öncelikle Türk Medeni Kanunu’nun 165’inci maddesine, terditli olarak da 166/1’inci maddesine dayanılması uygun olur. Davacı başlangıçta yalnızca 166/1’inci maddeye dayanmışsa hukuki sebep ıslahla akıl hastalığına dönüştürülebilir; Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2013/1182 E., 2013/3481 K. sayılı ve 14.02.2013 tarihli kararına konu dosyada davacı, ıslah dilekçesiyle boşanma sebebini akıl hastalığı olarak değiştirmiştir.
2- Evliliğin Butlanı: Hastalık Evlenme Anında Varsa
Akıl hastalığı evlenme anında evlenmeye engel olacak derecede mevcutsa evlilik, Türk Medeni Kanunu’nun 145’inci maddesinin 2 ve 3 numaralı bentleri uyarınca mutlak butlanla batıldır ve bu dava için hak düşürücü süre yoktur. Hastalık evlenmeye engel derecede değil ama davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan nitelikte olup evlenmeden önce gizlenmişse, aldatılan eş Türk Medeni Kanunu’nun 150/2’nci maddesi uyarınca evlenmenin iptalini isteyebilir; bu hak Türk Medeni Kanunu’nun 152’nci maddesine göre iptal sebebinin öğrenilmesinden itibaren 6 ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden 5 yıl geçmekle düşer. Butlan sebeplerinin ispatında aranan sağlık kurulu raporunu, savcının davaya katılımını ve butlan kararının sonuçlarını evliliğin butlanı ve evliliğin iptali davası yazımızda inceledik.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2021/7777 E., 2021/9036 K. sayılı ve 02.12.2021 tarihli kararında, mutlak butlana karar verilebilmesi için eşin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunmasının her türlü şüpheden uzak sağlık kurulu raporuyla belirlenmesi gerektiği, yalnızca “hafif derecede mental retardasyon, kronik ve evlilik tarihinde mevcut” tespitinin yeterli olmadığı belirtilmiştir. Butlan sebebinin ispatlanamaması hâlinde terditli olarak Türk Medeni Kanunu’nun 165’inci maddesine dayalı boşanma istenebilir.
Akıl hastası bir eşle evliliği sona erdirmeye yönelik yolların karşılaştırması aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
| Hukuki yol | Dayanak | Temel şart | Süre | Kusur ve tazminat |
|---|---|---|---|---|
| Akıl hastalığı sebebiyle boşanma | TMK m.165 | İyileşmesi imkânsız hastalık, çekilmezlik, resmî sağlık kurulu raporu | Hak düşürücü süre yok | Kusur aranmaz; kusursuz eş aleyhine tazminat yok |
| Evlilik birliğinin temelinden sarsılması | TMK m.166/1 | Ortak hayatı çekilmez kılan geçimsizlik ve davalının kusuru | Süre yok | Hastalığa bağlı iradi olmayan davranış kusur sayılmaz |
| Mutlak butlan | TMK m.145/2-3 | Evlenme anında sürekli ayırt etme gücü yokluğu veya evlenmeye engel akıl hastalığı | Süre yok | Mal rejimi, tazminat, nafaka ve soyadında boşanma hükümleri uygulanır (TMK m.158/2) |
| Aldatma nedeniyle iptal | TMK m.150/2 | Ağır tehlike oluşturan hastalığın evlenmeden önce gizlenmesi | Öğrenmeden 6 ay, her hâlde evlenmeden 5 yıl (TMK m.152) | Mal rejimi, tazminat, nafaka ve soyadında boşanma hükümleri uygulanır (TMK m.158/2) |
E- Akıl Hastalığı Sebebiyle Boşanmanın Sonuçları
Akıl hastalığı sebebiyle boşanma, kusura dayanmayan bir boşanma olduğundan sonuçları kusura dayalı boşanma davalarından önemli ölçüde farklıdır. Davada kusur incelemesi yapılmaz, kusursuz davacı eş aleyhine maddi veya manevi tazminata hükmedilmez; buna karşılık boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek hasta eş yoksulluk nafakası isteyebilir. Velayet, iştirak nafakası ve mal rejiminin tasfiyesi ise genel hükümlere tabidir.
1- Kusur İncelemesi Yapılmaz, Tazminata Hükmedilmez
Türk Medeni Kanunu’nun 165’inci maddesine dayanan davada boşanmaya karar verilmişse ve hasta eş usulüne uygun bir karşı dava açmamışsa davacı eşin kusurlu olup olmadığı incelenemez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/1778 E., 2023/1919 K. sayılı ve 26.04.2023 tarihli kararında aktarıldığı üzere Daire, aynı dosyadaki önceki bozma kararında, özel boşanma sebebi olan akıl hastalığı nedeniyle boşanmaya karar verildiğini ve kadın tarafından usulünce açılmış bir karşı dava bulunmadığını belirterek davacı erkeğe kusur izafe edilemeyeceğini, kusursuz eş aleyhine tazminata hükmedilemeyeceğinden kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini vurgulamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/3930 E., 2024/406 K. sayılı kararında da kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine ilişkin karar onanmıştır. Tazminatın genel şartları için boşanmada maddi ve manevi tazminat yazımıza bakılabilir.
Hasta eş, vasisi aracılığıyla sağlıklı eşin şiddet veya ilgisizlik gibi kusurlu davranışlarına dayanan bir karşı dava açarsa, karşı davada sağlıklı eşin kusuru ayrıca değerlendirilir. Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/5721 E., 2024/2334 K. sayılı kararına konu dosyada olduğu gibi kusur iddiası ispatlanamazsa karşı dava reddedilir; bu kararda Alzheimer hastası kadının olaya ilişkin anlatımının sağlıklı bir bireyin beyanı gibi değerlendirilemeyeceği de belirtilmiştir.
2- Hasta Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir mi?
Akıl hastalığı sebebiyle boşanan hasta eş, kusuru daha ağır olmadığı ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği için Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesi uyarınca yoksulluk nafakası isteyebilir; nafaka yükümlüsü sağlıklı eşin kusursuz olması nafakaya engel değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/1778 E., 2023/1919 K. sayılı kararında, akıl hastalığı nedeniyle boşanan kadın yararına, tarafların ekonomik ve sosyal durumuna göre bir defaya mahsus 18.000,00 TL toptan yoksulluk nafakasına hükmedilmesine ilişkin karar onanmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/3930 E., 2024/406 K. sayılı kararında da kadın yararına aylık 400,00 TL tedbir ve aylık 500,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilen karar onanmıştır.
Yoksulluk nafakası taleple bağlı olduğundan hasta eşin vasisi bu talebi süresi içinde ve usulüne uygun şekilde ileri sürmelidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/5721 E., 2024/2334 K. sayılı kararında, akıl hastalığına dayalı birleşen davada kadının vasisi cevap dilekçesi vermediği ve nafaka talebi yalnızca reddedilen kendi davasında kaldığı için kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası bozulmuştur.
Anayasa Mahkemesinin Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararı 30.06.2027 tarihinde yürürlüğe girecektir; bu değişikliğin mevcut ve yeni nafakalara etkisini süresiz nafaka kalktı mı yazımızda, tüm nafaka çeşitlerini ise nafaka türleri rehberimizde anlattık.
3- Velayet, Mal Rejimi ve Diğer Sonuçlar
Akıl hastalığı sebebiyle boşanmada ortak çocukların velayeti, çocuğun üstün yararı ilkesine göre belirlenir; iyileşmesi imkânsız bir akıl hastalığı bulunan ve çoğu zaman kısıtlanmış olan ebeveynin çocuğun bakım ve gözetimini üstlenmesi güç olduğundan velayet uygulamada genellikle sağlıklı eşe verilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/10601 E., 2023/297 K. sayılı kararına konu dosyada akıl hastalığı sebebiyle boşanmaya karar verilirken ortak çocukların velayeti anneye verilmiş, baba ile çocuklar arasında kişisel ilişki kurulmuştur. Velayetin hangi ölçütlerle belirlendiği velayet davası yazımızda ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Mal rejimi, Türk Medeni Kanunu’nun 225/2’nci maddesi uyarınca boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer ve edinilmiş mallara katılma rejimi genel hükümlere göre tasfiye edilir; tasfiye davasında kısıtlı eşi yine vasisi temsil eder. Katılma alacağının hesaplanması için boşanmada mal paylaşımı yazımıza bakılabilir.
F- Akıl Hastalığı Sebebiyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası, aile mahkemesinde, aile mahkemesi bulunmayan yerlerde ise aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde açılır. Türk Medeni Kanunu’nun 168’inci maddesine göre yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son 6 aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Dava, çekişmeli boşanma davası gibi yazılı yargılama usulüne göre görülür; 2026 yılı harç ve masraf tutarları ile yargılamanın aşamaları boşanma davası ne kadar sürer yazımızda yer almaktadır.
Maddeler hâlinde saymak gerekirse akıl hastalığı sebebiyle boşanma davasının açılması ve yürütülmesinde izlenecek adımlar;
- Hasta eşin tanısını, tedavi geçmişini ve yatış kayıtlarını gösteren hastane belgelerinin ve varsa engelli sağlık kurulu raporunun toplanması,
- Hasta eş hakkında kısıtlama kararı bulunup bulunmadığının ve vasinin kim olduğunun sulh hukuk mahkemesi kayıtlarından tespit edilmesi,
- Davacı eş aynı zamanda vasi ise dava açılmadan önce vesayet makamından yeni vasi atanmasının istenmesi,
- Dava dilekçesinde öncelikle Türk Medeni Kanunu’nun 165’inci maddesine, gerekirse terditli olarak 166/1’inci maddesine dayanılması,
- Mahkemeden hasta eşin tam teşekküllü devlet veya üniversite hastanesine ya da Adli Tıp Kurumuna sevkinin ve raporda 165’inci maddedeki her unsurun ayrı ayrı sorulmasının talep edilmesi,
- Ortak hayatın çekilmezliğini destekleyen tanıkların ve belgelerin delil listesinde gösterilmesi,
- Velayet, iştirak nafakası ve ortak konut gibi konularda Türk Medeni Kanunu’nun 169’uncu maddesi uyarınca geçici önlem istenmesi.
Hasta eşin bakımı, vesayet işlemleri ve boşanma davasının birlikte yürütülmesi gereken bu dosyalarda usul hataları yıllar sürecek bozma kararlarına yol açabildiğinden, vesayet ve boşanma süreçlerini birlikte yürütebilecek bir aile hukuku avukatıyla çalışmak sürecin sağlıklı ilerlemesini kolaylaştırır.
Sonuç
Akıl hastalığı sebebiyle boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 165’inci maddesi uyarınca eşlerden birinin iyileşmesi imkânsız bir akıl hastalığı nedeniyle ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi ve bu durumun resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi hâlinde yalnızca sağlıklı eşin açabileceği, kusura dayanmayan özel bir boşanma davasıdır.
Yargıtay, raporda hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı ve evliliği çekilmez kıldığı açıkça belirtilmedikçe karar verilemeyeceğini, kısıtlı eşe karşı davanın vasiye yöneltilmesi ve davacı eş vasi ise yeni vasi atanması gerektiğini, akıl hastasına kusur yüklenemeyeceği için yalnızca 166/1’inci maddeye dayanan davanın reddedileceğini kabul etmektedir. Bu davada kusursuz eş aleyhine tazminata hükmedilmez; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek hasta eş ise usulüne uygun talep etmek koşuluyla yoksulluk nafakası alabilir.
Sık Sorulan Sorular
Akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası açmanın şartları nelerdir?
Türk Medeni Kanunu’nun 165’inci maddesine göre eşlerden birinin akıl hastası olması, hastalık yüzünden ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi gerekir. Dava yalnızca sağlıklı eş tarafından, akıl hastası olan eşe karşı açılabilir.
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davasını hasta olan eş açabilir mi?
Açamaz. Türk Medeni Kanunu’nun 165’inci maddesi dava hakkını yalnızca akıl hastası olmayan eşe tanır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2011/14560 E., 2012/31551 K. sayılı kararında, davacının kendisindeki akıl hastalığına dayanarak boşanma istemesinin hukuken mümkün olmadığı belirtilmiştir. Hasta eş, vasisi aracılığıyla ve diğer eşin kusuruna dayanarak başka bir sebeple dava açabilir.
Akıl hastalığı boşanma davasında hangi rapor gereklidir?
Tam teşekküllü bir devlet hastanesi, eğitim ve araştırma hastanesi, ruh sağlığı hastanesi, üniversite hastanesi veya Adli Tıp Kurumu tarafından kurul hâlinde düzenlenen resmî sağlık kurulu raporu gerekir. Raporda hastalığın tanısı, iyileşme imkânının bulunup bulunmadığı ve hastalığın ortak hayatı diğer eş için çekilmez kılıp kılmadığı ayrı ayrı belirtilmelidir; tek hekim raporu yeterli değildir.
Sağlık kurulu raporunda iyileşme imkânı yazmazsa ne olur?
Rapor hüküm kurmaya elverişli sayılmaz ve yeni rapor alınması gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/9903 E., 2023/400 K. sayılı kararında, sağlık kurulu raporlarında hastalığın geçmesine olanak bulunup bulunmadığı yönünde açıklama bulunmadığı için Türk Medeni Kanunu’nun 165’inci maddesi kapsamında raporun yetersiz olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.
Alzheimer hastası eşten boşanmak mümkün mü?
Mümkündür. Alzheimer hastalığı veya demans, iyileşme imkânı bulunmadığı ve evliliği çekilmez kıldığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilirse Türk Medeni Kanunu’nun 165’inci maddesi uyarınca boşanma sebebidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/5721 E., 2024/2334 K. sayılı kararında, orta düzeyde demans tespit edilen kadın hakkında akıl hastalığı sebebiyle verilen boşanma kararı onanmıştır.
Şizofreni hastası eşten boşanılabilir mi?
Şizofreni, iyileşme imkânı bulunmadığı ve ortak hayatı çekilmez kıldığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edildiğinde Türk Medeni Kanunu’nun 165’inci maddesine dayalı boşanma sebebi olabilir. Ancak şizofreni hastası eşe hastalığa bağlı davranışları nedeniyle kusur yüklenemeyeceğinden yalnızca evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanan dava Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/11184 E., 2023/2295 K. sayılı kararında olduğu gibi reddedilebilir.
Akıl hastası eşe karşı açılan boşanma davası kime yöneltilir?
Hasta eş kısıtlanmışsa dava vasisine yöneltilir ve dava dilekçesi vasiye tebliğ edilir. Kısıtlama kararı yoksa mahkeme Türk Medeni Kanunu’nun 405’inci maddesi uyarınca durumu sulh hukuk mahkemesine bildirir. Davacı eş aynı zamanda vasi ise Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/3158 E., 2025/9456 K. sayılı kararına göre temsil kayyımı yeterli değildir, kısıtlıya yeni vasi atanması gerekir.
Akıl hastası eşle anlaşmalı boşanma yapılabilir mi?
Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanmış bir eşle anlaşmalı boşanma yapılamaz. Türk Medeni Kanunu’nun 166/3’üncü maddesi hâkimin tarafları bizzat dinleyip serbest iradelerine kanaat getirmesini arar ve bu irade vasinin beyanıyla sağlanamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/11184 E., 2023/2295 K. sayılı kararında bu nedenle davaya çekişmeli olarak devam edilmiştir.
Akıl hastalığı sebebiyle boşanmada tazminat ödenir mi?
Kural olarak ödenmez. Akıl hastalığı sebebiyle boşanmada kusur incelemesi yapılmaz ve kusursuz davacı eş aleyhine Türk Medeni Kanunu’nun 174’üncü maddesi uyarınca maddi veya manevi tazminata hükmedilemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/1778 E., 2023/1919 K. sayılı kararında hasta kadının tazminat taleplerinin reddi gerektiği kabul edilmiştir.
Akıl hastası eş boşanınca nafaka alabilir mi?
Alabilir. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek hasta eş, kusuru daha ağır olmadığı için Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesi uyarınca yoksulluk nafakası isteyebilir; sağlıklı eşin kusursuz olması buna engel değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/1778 E., 2023/1919 K. sayılı kararında hasta kadın yararına 18.000,00 TL toptan yoksulluk nafakası onanmıştır. Talebin vasi tarafından usulüne uygun ileri sürülmesi gerekir.
Hastalık evlenmeden önce varsa boşanma mı butlan mı istenmeli?
Hastalık evlenme anında evlenmeye engel derecedeyse veya eş sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksunsa evlilik Türk Medeni Kanunu’nun 145’inci maddesi uyarınca mutlak butlanla batıldır. Ağır bir hastalık evlenmeden önce gizlenmişse 150/2’nci madde uyarınca öğrenmeden itibaren 6 ay, her hâlde evlenmeden itibaren 5 yıl içinde iptal davası açılabilir. Bu şartlar yoksa evlilik öncesi hastalık, 165’inci maddeye dayalı boşanmaya engel değildir.
Akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası açmak için süre var mı?
Yoktur. Türk Medeni Kanunu’nun 165’inci maddesi, zina ve hayata kast sebeplerinden farklı olarak hak düşürücü süre öngörmez; hastalık ve ortak hayatın çekilmezliği devam ettiği sürece dava açılabilir. Dava aile mahkemesinde, Türk Medeni Kanunu’nun 168’inci maddesine göre eşlerden birinin yerleşim yeri veya son 6 aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılır.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak, aile hukuku başta olmak üzere dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Hizmet verdiğimiz diğer alanları görmek için Hizmetlerimiz sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95
Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

