İstanbul Kaçak Elektrik Avukatı

Son güncelleme: 20 Ağustos 2026

istanbul kacak elektrik avukati

Elektrik dağıtım şirketi tarafından düzenlenen bir kaçak elektrik tespit tutanağı ve buna bağlı yüksek tutarlı tahakkuk bedeli, abonelere çoğu zaman ani ve ağır bir mali yük olarak yansır. Bu süreçte tutanağın hukuka uygunluğunun incelenmesi, itiraz sürelerinin kaçırılmaması ve gerektiğinde dava yoluna gidilmesi hak kaybını önlemenin en etkili yoludur. Av. Sinan Karabacak, Enerji Hukuku ve Kaçak Elektrik davalarında enerji firmalarındaki önceki tecrübeleri ve hâlihazırda yürüttüğü dava dosyaları sebebiyle bilgi sahibi olup, İstanbul genelinde kaçak elektrik uyuşmazlıklarında dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.

İstanbul Kaçak Elektrik Avukatı Hangi Konularda Destek Verir?

Kaçak elektrik iddiası, hem idari (tahakkuk bedeli / fatura) hem de cezai (karşılıksız yararlanma suçu) boyutu olan bir uyuşmazlıktır. Bu alandaki hukuki destek başlıca şu işlemleri kapsar:

  • Kaçak ve usulsüz elektrik tespit tutanaklarının usul yönünden incelenmesi
  • Tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedeline ve cezasına itiraz edilmesi
  • Menfi tespit, istirdat (geri alım) ve tespit davalarının açılıp takip edilmesi
  • İcra takibi başlatılmışsa takibe itiraz ve ihtiyati tedbir talepleri
  • Karşılıksız yararlanma suçu kapsamında ceza soruşturması ve kovuşturmasında savunma; etkin pişmanlık bildirimi sürecinin takibi
  • Bilirkişi raporlarının ve tüketim hesaplama yönteminin denetlenmesi

Kaçak Elektrik mi, Usulsüz Elektrik mi?

Uygulamada en çok karışan ve sonucu doğrudan etkileyen ayrım, kullanımın kaçak mı yoksa usulsüz mü olduğudur. İki kavram farklı tespit ve faturalandırma rejimine tabidir; yanlış nitelendirme, hesaplanan bedeli ve uygulanacak yaptırımı değiştirir. Tutanakta yapılan nitelendirmenin doğru olup olmadığı, itiraz sürecinin ilk değerlendirme noktalarından biridir.

İlgili ayrıntılar için: Kaçak elektrik nedir, hukuki sonuçları ve haklarınız · Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi Nedir? (EPTHY-48)

Kaçak Elektrik Kullanımı Sayılan Haller Nelerdir? (EPTHY m. 42)

Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği‘nin (EPTHY) 42. maddesine göre kaçak elektrik enerjisi tüketimi dört ayrı halde tanımlanır:

  1. (a bendi) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik tüketmek.
  2. (b bendi) Sözleşme mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle, sayaçtan geçirilmeksizin elektrik tüketmek.
  3. (c bendi) Sözleşme mevcutken sayaca veya ölçü sistemine müdahale ederek eksik/hatalı ölçüm sağlamak ya da hiç ölçülmeden tüketmek.
  4. (ç bendi) Sözleşme mevcutken dağıtım şirketinin usulüne uygun kestiği elektriği, mücbir sebep hâlleri dışında yeniden açmak.

Aynı maddenin 2. fıkrası bu dört hali netleştirir: ayrı hat üzerinden doğrudan cihaz beslemesi (b) bendine, sayaca bağlı tesisatın tüketimini etkileyen müdahaleler ise (c) bendine dahil edilir.

Bir kullanımın bu dört halden hangisine girdiği, hem tespit tutanağının hukuka uygunluğunun denetlenmesinde hem de itiraz stratejisinin kurulmasında belirleyicidir. Tespit tutanağında hangi bendin esas alındığı açıkça belirtilmemişse veya olayın niteliğiyle örtüşmüyorsa, bu durum tutanağın usul yönünden sakat olduğuna dair güçlü bir itiraz dayanağı oluşturur. Özellikle (b) ve (c) bentleri arasındaki ayrım — ayrı hat mı, sayaca müdahale mi — hesaplama yöntemini doğrudan etkiler.

Kaçak Elektrik Cezası Nasıl Hesaplanır? (EPTHY m. 46)

Kaçak elektrik tüketim bedeli, ilk tespitte tarifenin 2 katı, geçmiş 3 yıl içinde tekrarında 2,5 katı esas alınarak hesaplanır. (Değişik ibare:RG-14/1/2025-32782 ile katsayılar güncellenmiştir.) Bu esaslar Yönetmeliğin 46. maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir:

  1. (46/1) Hesaplama, Kurul onaylı tarife tablolarında ilgili tüketici grubuna ait tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır; reaktif enerji ve trafo kayıpları hesaba katılmaz.
  2. (46/2) İlk kez kaçak elektrik tükettiği tespit edilen tüketicinin bedeli, hesaplanan tüketimin, tespit tarihinde uygulanmakta olan tarifenin 2 katı ile çarpılmasıyla bulunur.
  3. (46/3) Aynı veya başka bir kullanım yerinde geçmiş 3 yıl içinde kaçak elektrik tükettiği tespit edilmiş bir tüketici için bu oran 2,5 kata çıkar.
  4. (46/4) Sözleşmesi olmayanlarda hesaplama, mesken ise mesken tarifesi, değilse kamu/özel hizmet tarifesi üzerinden yapılır.
  5. (46/5) Fatura ile birlikte tüketiciye hesaplama ayrıntıları, gerekçe, itiraz süresi ve koşulları yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı ile bildirilmek zorundadır; son bir yıl içinde aynı tüketici adına kaçak tespiti yapılmışsa bu bildirim yükümlülüğü uygulanmaz.

Faturada uygulanan çarpanın (2 kat mı, 2,5 kat mı) doğru olup olmadığı — yani mükerrerlik iddiasının somut ve tarihi doğrulanabilir bir önceki tutanağa dayanıp dayanmadığı — itirazda ve davada sıkça öne çıkan bir kalemdir. Mükerrerlik gerekçesiz veya tarihi tutarsız şekilde uygulanmışsa, bedelin fazlaya ilişkin kısmı iptal edilebilir.

Kaçak Elektrik Cezasına İtiraz Nasıl Yapılır? (EPTHY m. 47)

Kaçak elektrik faturasına, bildirim tarihinden itibaren 6 ay içinde dağıtım şirketine yazılı olarak itiraz edilebilir; itiraz en geç 10 iş günü içinde sonuçlandırılır. Sürecin tüm aşamaları EPTHY m. 47’de şöyle düzenlenmiştir:

  1. (47/1 — Faturanın gönderilmesi) Kaçak elektrik tüketim faturası, tespit tarihinden itibaren en geç 3 iş günü içinde tüketiciye gönderilir; kural olarak iadeli taahhütlü posta yoluyla tebliğ edilir. Tüketici, faturayı son ödeme tarihine kadar (en az 10 gün) ödemekle yükümlüdür — itiraz etmiş olmak ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
  2. (47/2 — İtiraz) Tüketici, kaçak elektrik tüketmediğine veya hesaplamada (miktar, süre, tarife) hata bulunduğuna dair kanıt ve belgelerle birlikte, bildirim tarihinden itibaren 6 ay içinde dağıtım şirketine itiraz edebilir. İtiraz en geç 10 iş günü içinde sonuçlandırılır. Tüketicinin haklı bulunması ve tutarı ödemiş olması halinde, ödeme tarihinden itibaren gecikme zammı işletilerek iade yapılır.
  3. (47/3 — Yeniden bağlantı) İtiraz sonuçlanıncaya kadar, itiraza esas tutarın teminata bağlanması şartıyla elektrik enerjisi yeniden bağlanabilir.
  4. (47/4 — Takip öncesi bildirim) Yasal takip başlatılmadan önce tüketiciye, borcun 15 gün içinde ödenmesi gerektiği ve ödenmezse yasal yollara başvurulacağı yazılı olarak bildirilmek zorundadır. Bu bildirim yapılmadan başlatılan takip işlemleri sonlandırılır ve oluşan masraflar tüketiciden istenemez.

Daha fazla bilgi için: Kaçak Elektrik Cezası Kime Kesilir? · Kaçak Elektrik Cezası Ödenmezse Ne Olur? · Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı Kesin Delil Midir? (Yargıtay Kararı) · Kaçak Elektrik Cezası Hesaplama: Tespit ve Tahakkuk · Kaçak Elektrik Kullanımı: Ceza, İtiraz ve Haklarınız · kaçak elektrik bedeline işleyen faiz ve KDV

Açılabilecek Davalar ve Görevli Mahkeme

Kaçak elektrik iddiasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda başlıca şu davalar gündeme gelir:

  • Menfi tespit davası: Borçlu olunmadığının tespiti talebiyle açılır.
  • İstirdat davası: Ödenen bedelin geri alınması için açılır.
  • Tespit / iptal davaları: Tutanağın ve tahakkukun geçersizliğine yöneliktir.

Görevli mahkemenin doğru belirlenmesi davanın esastan görülmesi açısından kritiktir; yanlış görevli mahkemede açılan dava usulden reddedilebilir. Görevli mahkeme, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 2015/11711 E. – 2015/10067 K. sayılı kararına göre iki koşula bakılarak belirlenir:

  1. Abonelik ilişkisi varsa (tüketicinin dağıtım şirketiyle geçerli bir sözleşmesi varsa) — dava tüketici mahkemesinde görülür.
  2. Abonelik ilişkisi varsa (abone tacir ise) — dava asliye ticaret mahkemesinde görülür.
  3. Abonelik ilişkisi yoksa (kişi sözleşmesiz/abonesiz kullanım iddiasıyla karşı karşıyaysa) — dava genel mahkemelerde (asliye hukuk veya tacir sıfatına göre asliye ticaret) görülür.

Kararın gerekçesinde şu tespite yer verilmiştir: “aboneli olarak kaçak elektrik kullanılması karşısında, dava konusu olayda 4077 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı, davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmaktadır.” Bu nedenle abonelik durumu, görev itirazının ilk kontrol noktasıdır.

Ayrıntılar için: Kaçak Elektrik Davalarında Görevli Mahkeme · Kaçak Elektrik İddiasından Kaynaklı Dava Türleri

İhtiyati Tedbir ve Elektriğin Yeniden Bağlanması

Faturaya itiraz edilip mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alınması halinde, kesilen elektriğin yeniden bağlanması mümkün olabilir. Bu yol özellikle işyeri aboneleri için kritik önem taşır; zira kesinti ek ticari zararlara yol açabilir. Mahkeme, ihtiyati tedbir talebini duruşma açmaksızın da karara bağlayabilmektedir. Ayrıca EPTHY m. 47/3 uyarınca, itiraza esas tutarın teminata bağlanması şartıyla dağıtım şirketi nezdinde de idari yoldan yeniden bağlantı talep edilebilir.

Ayrıntılar için: Kaçak Elektrik Davasında İhtiyati Tedbir Şartları

Kaçak Elektrikte İspat Yükü Kimdedir?

Kaçak elektrik uyuşmazlıklarında ispat yükü, tüketicide değil dağıtım şirketindedir. Bu durum Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2024/4328 E. – 2025/3750 K. sayılı (01.07.2025) güncel kararıyla teyit edilmiş bir ilkedir. Elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesinin ardından, kaçak elektrik tutanakları artık aksi ispat edilene kadar geçerli resmi belge sayılmamaktadır.

Karara konu somut olay şöyledir: Kaçak elektrik kullanımına dayalı borç tahakkuku sebebiyle açılan bir menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesi ispat yükünü hatalı biçimde davacı tüketiciye yükleyerek davayı reddetmiş; bunun üzerine Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz yoluna başvurmuştur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4328 E. – 2025/3750 K. sayılı kararı ile şu iki tespiti yapmıştır:

  1. Menfi tespit davalarında ispat yükü, hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden tarafa — yani davalı dağıtım şirketine — aittir.
  2. İlk derece mahkemesinin bu kuralı tersine uygulayarak davayı reddetmesi “usul ve kanuna aykırı” olup bozmayı gerektirmiştir.

Kararın gerekçesinde şu ifadeye yer verilmiştir: “davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukuki ilişkinin ve buna bağlı borcun mevcut olmadığının tespiti için açılan menfi tespit davalarında, ispat yükü hukuki ilişkinin yahut alacağın varlığını iddia eden davalıya düşmektedir.”

Bu karardan çıkan sonuç nettir: menfi tespit davasında davacı (tüketici), “kaçak kullanmadım” iddiasını ispatlamak zorunda değildir. Yerel mahkemelerin bu kuralı zaman zaman tersine uyguladığı görülmekte olup, bu durum tek başına istinaf/kanun yararına bozma sebebi oluşturabilir. Tutanakta eksik bilgi, usulsüzlük veya hesaplama hatası bulunması da itiraz ve dava açısından güçlü bir dayanak oluşturur.

Ayrıntılar için: Kaçak Elektrik İddiasında İspat Yükü Kimdedir? · Kaçak Elektrik İtiraz Dilekçesi

Tedarik Şirketi Tarafından Perakende Satış Sözleşmesinin Feshi Halleri

Standart perakende satış sözleşmesi, tedarik şirketine sınırlı sayıda fesih imkânı tanımaktadır. Bunları sebep bazında ayrıştırmak, hem fesih bildirimini değerlendirirken hem de dava stratejisi kurarken belirleyicidir.

Ayrıntılar için: Perakende Satış Sözleşmesinin Feshi: Tedarik Şirketi Abonelik Sözleşmesini Hangi Hallerde Feshedebilir?

Kaçak Elektrik Kullanmanın Cezası Nedir? (TCK m. 163)

Kaçak elektrik kullanımı, koşulları oluştuğunda TCK m. 163/3 kapsamında karşılıksız yararlanma suçu sayılır ve bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülür. TCK m. 163/3 şöyledir:

Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Suçun oluşması için iki şart birlikte aranır:

  1. Elektriğin, sahibinin (dağıtım şirketinin) rızası olmaksızın kullanılması.
  2. Tüketim miktarının ölçülmesinin bilinçli biçimde engellenmiş olması — yalnızca abonesiz veya sayaçsız kullanım tek başına yeterli değildir.

Sayaçtan geçen ve kayıt altına alınan bir tüketim varsa, uyuşmazlık genellikle ceza hukukundan çok özel hukuk (borç-alacak) alanına kayar. Bu durumda soruşturma ve kovuşturma aşamasında savunmanın doğru yürütülmesi önem taşır. Konunun ceza hukuku boyutu ve genel ceza yargılaması süreçleri için: İstanbul Ceza Avukatı

Zararı Ödersem Ceza Davası Düşer mi? Etkin Pişmanlık (TCK m. 168/5)

Evet — TCK m. 168/5 uyarınca, soruşturma tamamlanmadan önce gerçek zararın tamamen tazmin edilmesi halinde kamu davası açılmaz. Kanun metni şöyledir: “Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.”

Bu hükmün usulünü, Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/16583 E. – 2026/2186 K. sayılı (10.02.2026) güncel kararında netleştirmiştir. Karara konu olayda savcılık, etkin pişmanlık bildirimi yapmadan doğrudan kovuşturmaya yer olmadığı kararı vermiş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu kararı kanun yararına bozma yoluna taşımıştır. Daire, etkin pişmanlığın işletilebilmesi için soruşturma aşamasında şu üç şartın birlikte gerçekleşmesi gerektiğini tespit etmiştir:

  1. Şikâyetçi kurumun vergili ve cezasız gerçek zararının bilirkişiye hesaplattırılmış olması.
  2. Bu miktarın şüpheliye usulüne uygun süre verilerek açıkça bildirilmesi.
  3. Bildirimde, “hesaplanan zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağı”nın belirtilmesi.

Daire, bu bildirimin bir dava şartı olduğunu ve yapılmadan verilen kararların usule aykırı olduğunu vurgulamıştır.

Buradan çıkan sonuç şudur: Etkin pişmanlıktan yararlanmanın önkoşulu, savcılığın şüpheliye zarar miktarını usulüne uygun şekilde bildirmiş olmasıdır — bu bildirim yapılmadan (veya eksik/belirsiz yapılmışsa) kurulan mahkûmiyet hükümleri bozma sebebidir.

Ayrıca ödenmesi gereken tutar, dağıtım şirketinin kestiği (ceza dahil, fahiş) fatura tutarı değil, vergili ve cezasız gerçek zarardır. Bu iki tutar arasındaki fark önemli ölçüde büyük olabilir; doğru tutarın hesaplanması ve zamanında ödenmesi, dosyanın kamu davasına dönüşmeden kapanmasını sağlayabilir.

Mühür Bozma Suçu (TCK m. 203) ile İlişkisi

Kaçak elektrik tespitlerinde sayaç genellikle dağıtım şirketi görevlilerince mühürlenir. Bu mührün yetkisiz biçimde kaldırılması, karşılıksız yararlanma suçundan (TCK m. 163/3) ayrı ve bağımsız bir suç olan mühür bozma suçunu (TCK m. 203) gündeme getirebilir; uygulamada iki suçtan birlikte dava açıldığı sıkça görülür. Kanun metni şöyledir: “Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”

Ancak bu suçun oluşabilmesi için mühürleme işleminin kamusal yetkiye dayalı olması şarttır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 2021/9222 E. – 2023/2332 K. sayılı (02.05.2023) kararı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.03.2016 tarihli, 2015/1121 E. – 2016/111 K. sayılı kararına atıfla iki önemli tespit yapmıştır:

  1. Mühürleme işlemi, dağıtım şirketinin özelleştirme sürecinin tamamlanmasından sonra yapılmışsa, mühür bozma suçunun unsurları oluşmaz — çünkü özel hukuk tüzel kişisinin kamusal yetki kullanma hakkı yoktur.
  2. Karşılıksız yararlanma suçundan kurulan bir hükmün gerekçesiz olması, tek başına bozma sebebidir.

Bu içtihattan çıkan sonuç şudur: Elektrik dağıtım şirketleri artık özel hukuk tüzel kişisi statüsündedir ve mühürleme işlemleri, doğrudan bir kamusal yetkiye (Anayasa ve kanuna dayalı) istinat etmedikçe TCK m. 203 anlamında “yetkili makam mührü” sayılmaz. Bu durum mühür bozma isnadıyla karşılaşan kişiler için — somut olayın koşullarına göre — güçlü bir savunma dayanağı oluşturabilir. Aynı ilke, tutanağa dayalı mahkûmiyet kararlarının gerekçe yönünden de ayrıca denetlenmesi gerektiğini gösterir.

İstanbul Yargı Çevresi

AdliyeKonumBaşlıca Yargı Çevresi
İstanbul Adliyesi (Çağlayan)ŞişliŞişli, Beyoğlu, Beşiktaş, Sarıyer, Kâğıthane, Fatih, Bayrampaşa
İstanbul Anadolu AdliyesiKartalKadıköy, Üsküdar, Ataşehir, Maltepe, Kartal, Pendik, Tuzla, Ümraniye, Sancaktepe, Çekmeköy, Sultanbeyli
Bakırköy AdliyesiBakırköyAvrupa yakasının güneybatı ilçelerini (Bakırköy, Bahçelievler, Bağcılar, Zeytinburnu, Güngören, Esenler) kapsayan; İstanbul’un en yoğun aile mahkemelerinden biridir.
Küçükçekmece AdliyesiKüçükçekmeceKüçükçekmece, Avcılar, Başakşehir
Büyükçekmece AdliyesiBüyükçekmeceBüyükçekmece, Beylikdüzü, Esenyurt
Gaziosmanpaşa AdliyesiGaziosmanpaşaGaziosmanpaşa, Sultangazi, Arnavutköy, Eyüpsultan

Not: HSK Kararı No. 282 (18.02.2026) uyarınca Bakırköy, İstanbul Anadolu (Kartal) ve Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemeleri kapatılarak, ticaret hukuku niteliğindeki uyuşmazlıklar (tacir sıfatıyla açılan kaçak elektrik davaları dahil) Temmuz 2026’dan itibaren İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine (Çağlayan) devredilmiştir.

İstanbul ve Bakırköy’de Kaçak Elektrik Davaları

İstanbul’da kaçak elektrik kaynaklı uyuşmazlıklar, dağıtım bölgesine ve abonenin niteliğine göre ilgili adliyelerde görülür. Av. Sinan Karabacak, Bakırköy Adliyesi başta olmak üzere İstanbul genelinde dava takibi ve danışmanlık hizmeti vermektedir. Süreç hakkında ön değerlendirme için tutanak, fatura ve abonelik belgeleriyle birlikte başvurulması yararlı olur.

Enerji hukuku alanındaki diğer hizmetler için: İstanbul Enerji Hukuku Avukatı

Sıkça Sorulan Sorular

Kaçak elektrik cezasına itiraz edilebilir mi?

Evet. Tahakkuk bedeline ve tutanağa karşı, bildirim tarihinden itibaren 6 ay içinde dağıtım şirketine yazılı olarak itiraz edilebilir (EPTHY m. 47/2); itiraz en geç 10 iş günü içinde sonuçlandırılır. Usul eksikliği veya hatalı hesaplama halinde bedel kısmen ya da tamamen iptal edilebilir. İtiraz süresi geçtiyse, dava yoluyla (menfi tespit/istirdat) hak arama yolu ayrıca açıktır.

Kaçak elektrik davası için avukat zorunlu mudur?

Zorunlu değildir, ancak süreç teknik ve usul kuralları bakımından hata yapmaya açıktır. İspat yükünün kimde olduğu, hesaplama yönteminin doğruluğu (EPTHY m. 46) ve görevli mahkemenin tayini gibi konularda bir hata, yüksek tutarlı ödeme veya hak kaybı anlamına gelebilir.

Kaçak elektrik faturası ödenmezse ne olur?

Dağıtım şirketi, yasal takip öncesi 15 gün süreli yazılı bildirim yapmak zorundadır (EPTHY m. 47/4); bu bildirim yapılmadan başlatılan takip işlemleri geçersizdir. Bildirim sonrası ödeme yapılmazsa ilamsız icra yoluna başvurulabilir, elektrik kesilebilir ve koşulları varsa ceza soruşturması gündeme gelebilir.

Kesilen elektrik yeniden bağlanır mı?

Evet, iki yoldan biriyle mümkün olabilir: mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alınması, veya EPTHY m. 47/3 uyarınca itiraza esas tutarın teminata bağlanması şartıyla idari yoldan yeniden bağlanma talebi.

Kaçak elektrik cezası nasıl hesaplanır, kaç kat uygulanır?

EPTHY m. 46 uyarınca ilk tespitte tarifenin 2 katı, geçmiş 3 yıl içinde tekrar tespit halinde 2,5 katı esas alınır. Reaktif enerji ve trafo kayıpları hesaba katılmaz. Uygulanan çarpanın mükerrerlik iddiasına dayanıp dayanmadığı, itiraz açısından kritik bir kontrol noktasıdır.

Kaçak elektrik kullanım bedelini ödersem ceza davası düşer mi?

Ceza yönünden, TCK m. 168/5 uyarınca soruşturma tamamlanmadan önce gerçek zararın (vergili, cezasız) tamamen tazmin edilmesi halinde kamu davası açılmaz; kovuşturma aşamasında ödenmesi halinde ise ceza üçte birine kadar indirilir. Kritik nokta, ödenmesi gereken tutarın dağıtım şirketinin kestiği fahiş bedel değil, bilirkişice hesaplanacak gerçek zarar olmasıdır.

Kaçak elektrik davası ne kadar sürer?

Süre; uyuşmazlığın niteliğine, bilirkişi incelemesine ve mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişir. Net bir süre vermek dosya incelenmeden mümkün değildir.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.

Av. Sinan Karabacak – Cep Tel: +90 535 671 88 95

Avukat Sinan Karabacak

Avukat Sinan Karabacak

Avukat · İstanbul Barosu, Sicil No: 52130, Doğrulama

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2014'te mezun oldu. İstanbul Barosu'na bağlı avukatlık yapmaktadır. Enerji hukukundaki önceki deneyimleri nedeniyle başta kaçak elektrik ve voltaj dengesizliği davaları olmak üzere ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku gibi alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkımızda →LinkedIn →