İçindekiler
Hukuki Bilgilendirme Makalesi · Av. Sinan Karabacak · Güncelleme: EPTHY’nin 14/1/2025 tarihli (RG-32782) değişiklikleri dâhildir
Kaçak elektrik cezası, kural olarak kaçak kullanımı fiilen gerçekleştiren veya elektrik enerjisinden fiilen yararlanan kişiye kesilir; aboneliğin kimin üzerine kayıtlı olduğu tek başına belirleyici değildir. Bedel, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği m.46 uyarınca tarifenin 2 katı, geçmiş 3 yıl içinde tekrar tespit varsa 2,5 katı üzerinden hesaplandığından tutarlar çoğu zaman on binlerce lirayı bulur; bu nedenle “borcun muhatabı kim” sorusu, tutarın kendisi kadar önemlidir.
Peki elektrik aboneliği üzerine olmayan kişiye kaçak elektrik cezası kesilebilir mi? Malik, kiracı, işletmeci veya fiilî kullanıcı arasında sorumluluk nasıl belirlenir? Bu yazıda, Yargıtay’ın aradığı ölçütleri, abone sıfatı ile fiilî kullanıcı sıfatı arasındaki farkı ve haksız tahakkuka karşı izlenecek yolları ele alıyoruz.
Cezanın hangi tutar üzerinden ve hangi yönteme göre hesaplandığını kaçak elektrik cezası hesaplama başlıklı yazımızda ayrıntılı biçimde ele aldık. Sorumluluğun kime ait olduğu netleşmeden önce kaçak elektrik kullanımının idari ve cezai boyutlarını anlamakta fayda var.
I-Kaçak Elektrik Cezası Kime Kesilir?
Kaçak elektrik cezası, kaçak kullanımı fiilen gerçekleştiren veya elektrik tüketiminden fiilen yararlanan kişiye kesilir; salt abonelik kaydı tek başına belirleyici değildir. Sorumlu olabilecek kişiler abone, kiracı, işletmeci, taşınmaz maliki veya fiilî kullanıcı olabilir; ancak bunlardan hiçbiri otomatik olarak sorumlu kabul edilmez, her somut olayda kullanım ilişkisi ayrıca araştırılır.
Bunun nedeni, kaçak elektrik kullanımının hukuki niteliğidir: kaçak kullanım bir haksız fiildir ve haksız fiilin sonuçlarından, fiili işleyen kişi sorumludur. Kaçak elektrik kullanımı; sözleşmesiz tüketim, sayaç öncesinden bağlantı yapılması, sayacın devre dışı bırakılması veya yavaşlatılması, ölçüm sistemine müdahale edilmesi, mühürlerin sökülmesi ve kesilen enerjinin izinsiz açılması gibi, tüketimin doğru ölçülmesini engelleyen fiillerle gerçekleşir. Bu fiillerin her biri bir kişinin iradi davranışını gerektirir; dolayısıyla sorumluluk da o davranışı gerçekleştiren kişiye yönelir.
Yargıtay Kararları Işığında Kaçak Elektrik Bedelinin Fiilî Kullanıcıya Tahakkuk Ettirilebilmesi İçin Gerekli Şartlar
Yargıtay, abonelik sözleşmesi bulunmayan yerlerde kaçak elektrik bedelinin kime yükleneceği konusunda içtihatlarıyla bazı ölçütler ortaya koymuştur. Maddeler hâlinde saymak gerekirse, kaçak elektrik bedelinin fiilî kullanıcıya tahakkuk ettirilebilmesi için;
- Tespit tarihinde taşınmazı fiilen kimin kullandığının belirlenmiş olması,
- Kaçak kullanımdan fiilen kimin yararlandığının ortaya konulması,
- Fiilî kullanıcı olduğu ileri sürülen kişinin bu sıfatının somut delillerle kanıtlanmış olması,
- Bu ispatın dağıtım şirketi tarafından yapılmış olması,
- Kullanım döneminin başlangıç ve bitiş tarihlerinin net biçimde saptanmış olması
gerekir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2014/8403 E. – 2014/16756 K. ve yine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/20013 E. – 2018/6558 K. sayılı kararlarında, abonelik sözleşmesi bulunmayan yerlerde kaçak elektrik bedelinden yalnızca fiilen kullanan kişinin sorumlu olduğu; kişinin fiilî kullanıcı olduğunun zabıta araştırması ve resmî kurum kayıtları gibi somut delillerle ispatı külfetinin dağıtım şirketine ait olduğu, ispat edilemediği takdirde tahakkukun iptal edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
II-Abone Sıfatı ile Fiilî Kullanıcı Sıfatı Arasındaki Fark
Uygulamada en çok karıştırılan nokta şudur: aboneliğin açık kalması, aboneyi her türlü bedelden sorumlu kılmaz; ancak onu hiçbir bedelden de kurtarmaz. Sorumluluğun iki ayrı kaynağı vardır ve bunlar birbirine karıştırılmamalıdır.
Sözleşmesel sorumluluk — abone sıfatından doğar. Perakende satış sözleşmesi yürürlükte kaldığı sürece, o abonelik üzerinden tüketilen normal enerjinin bedeli sözleşmenin tarafı olan aboneden istenebilir. Taşınmazdan ayrılan bir kiracı aboneliğini iptal ettirmezse, kendisinden sonra gelen kişinin tükettiği normal enerji bedeli bakımından sorumluluğu devam edebilir. Bu, abonelik sözleşmesinin kişiye bağlı niteliğinin doğal sonucudur.
Haksız fiil sorumluluğu — fiilî kullanıcı sıfatından doğar. Buna karşılık kaçak elektrik kullanımı, sözleşmeden değil haksız fiilden doğan bir sorumluluktur. Sayaca müdahale eden, harici hat çeken veya kesilen enerjiyi izinsiz açan kim ise, kaçak tahakkukunun muhatabı da odur. Sözleşmenin tarafı olmak, başkasının işlediği bir haksız fiilin sonuçlarına katlanmayı gerektirmez.
Bu ayrımın pratikteki karşılığı nettir:
| Bedelin türü | Sorumluluğun kaynağı | Kim sorumlu? |
|---|---|---|
| Normal tüketim bedeli (açık abonelik) | Abonelik sözleşmesi | Abone (sözleşme iptal edilene kadar) |
| Kaçak elektrik tahakkuku | Haksız fiil | Kaçak kullanımı gerçekleştiren / ondan yararlanan kişi |
| Usulsüz kullanım bedeli | Sözleşmesel/idari yükümlülük ihlali | Yükümlülüğü ihlal eden tüketici |
Bu nedenle taşınmazdan ayrılırken abonelik iptalinin belgelenmesi kritik önemdedir: iptal belgesi hem sonraki dönemin normal tüketim bedelinden hem de fiilî kullanıcı karinesinden korur. Aboneliğin borç nedeniyle iptal edilememesi hâlinde ise elektrik borcu varken yeni abonelik alınıp alınamayacağı ayrı bir sorun oluşturur.
III-Elektrik Aboneliği Başkasının Üzerindeyse Kim Sorumlu Olur?
Uygulamada en sık karşılaşılan örnek, aboneliğin malik veya eski kiracı üzerinde bulunmasıdır: abonelik ev sahibinin üzerindedir, dairede kiracı oturmaktadır ve kaçak kullanım kiracı döneminde tespit edilmiştir.
Bu durumda araştırılması gereken hususlar şunlardır: kaçak kullanımın hangi dönemde gerçekleştiği, ilgili tarihte taşınmazı kimin kullandığı, elektrik tüketiminden kimin yararlandığı ve kaçak müdahaleyi kimin yaptığı. Bu dört soru cevaplanmadan yapılan bir tahakkuk, muhatabı bakımından eksik araştırmaya dayanır.
A. Malik Her Zaman Sorumlu Mudur?
Hayır. Taşınmaz maliki olmak tek başına kaçak elektrik kullanımından sorumluluk doğurmaz. Bir işyerini kiraya veren malikin, kiracının yaptığı kaçak elektrik kullanımından haberi olmayabilir; yalnızca mülkiyet hakkına dayanılarak malike tahakkuk yapılması hukuken tartışmalıdır. Mahkemeler bu hâlde fiilî kullanımın kimde olduğunu araştırır.
Bu araştırmada kira sözleşmeleri, vergi kayıtları, ticaret sicili kayıtları, işyeri ruhsatları, ikamet kayıtları ve tanık beyanları delil olarak değerlendirilir. Benzer bir mantık, önceki abonenin borcunun yeni aboneden istenmesinde de geçerlidir; bu konuyu Önceki Abonenin Elektrik Borcundan Yeni Abone Sorumlu Tutulamaz yazımızda ayrıca ele aldık.
B. Kiracı Kaçak Elektrikten Sorumlu Tutulabilir mi?
Evet. Kaçak elektrik kullanımını gerçekleştiren veya kullanımdan yararlanan kiracı, abonelik kendi adına olmasa bile sorumlu tutulabilir. Bir kiracı sayaca müdahale ederek tüketimi eksik gösteriyorsa veya sayaç öncesinden bağlantı yapıyorsa, aboneliğin ev sahibi adına kayıtlı olması onu korumaz. Çünkü hukuki sorumluluğun temelinde abonelik kaydı değil, fiilî kullanım ilişkisi bulunur.
C. Elektrik Aboneliği Eski Kiracı Üzerindeyse Ne Olur?
Bu durum uygulamada oldukça yaygındır: eski kiracı aboneliği kapatmadan taşınmazdan ayrılmış, yeni kiracı elektrik kullanmaya devam etmiş ve daha sonra kaçak kullanım tespit edilmiştir.
Burada yukarıdaki II. bölümdeki ayrım devreye girer. Aboneliğin eski kiracı adına açık kalması, normal tüketim bedeli bakımından onun sorumluluğunu sürdürebilir; ancak kaçak tahakkuku bakımından tüm sorumluluğun eski kiracıya yüklenmesi doğru değildir. Dağıtım şirketinin, kaçak fiilini kimin gerçekleştirdiğini araştırması gerekir. Mahkeme aşamasında kullanım dönemi ve fiilî hâkimiyet incelenir; eski kiracının taşınmazla ilişiğinin kesildiğini kira sözleşmesi, tahliye taahhüdü, adres değişikliği veya ikametgâh kaydıyla belgelemesi belirleyici olur.
Abonenin ölmesi de sorumluluğu değiştiren bir durumdur. Ölümden önceki kaçak kullanımdan doğan borç mirasçılara geçer. Murise ait abonelik iptal ettirilmezse mirasçılar, Yargıtay uygulamasına göre ölümden sonraki tüketimden de fiilî kullanıcıyla birlikte sorumlu tutulabilir. Bu konuyu vefat eden abonenin kaçak elektrik borcundan mirasçıların sorumluluğu başlıklı yazımızda ayrıca inceledik.
IV-Ortak Alanlarda Kaçak Elektrik Kullanımından Kim Sorumludur?
Ortak alanlarda (asansör, bahçe aydınlatması, hidrofor vb.) tespit edilen kaçak kullanımdan kural olarak site veya apartman yönetimi sorumlu tutulur; çünkü ortak yerlerin işletilmesi ve tesisatın kontrolü yönetimin görev alanındadır.
Ancak bu bir karine değildir: müdahaleyi somut olarak kimin yaptığı belirlenebiliyorsa sorumluluk doğrudan o kişiye yönelir. Bu nedenle site yönetimi, apartman yönetimi ve kat malikleri kurulu arasındaki hukuki ilişkinin, yönetim planının ve ortak gider paylaşım esaslarının her olayda ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Tahakkuk yönetime yapılmışsa, yönetimin ödediği bedeli müdahaleyi gerçekleştiren kat malikine veya kullanıcıya rücu etmesi gündeme gelebilir.
Apartman ve site otoparklarına kurulan elektrikli araç şarj üniteleri de benzer sorumluluk sorunları doğurmaktadır. Ortak alan sayacından kişisel araç şarj edilmesi kaçak tüketim değildir, ancak kat malikleri arasında gider paylaşımı ve Kat Mülkiyeti Kanunu m.19/2’deki beşte dört yazılı rıza şartı gündeme gelir. Bu konuyu apartman ve sitelerde elektrikli araç şarjı başlığı altında ayrıca inceledik.
Ortak alan elektriğinin bir daireye kablo çekilerek kullanılması hâlinde ise sorumluluk, kabloyu çeken fiilî kullanıcıya aittir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu böyle bir olayda apartman yönetimini suçun mağduru, kabloyu çeken sakini ise karşılıksız yararlanma suçunun faili saymıştır. Komşunun veya apartmanın elektriğini izinsiz kullanmanın sonuçları konusunu ayrıca ele aldık.
V-İşyerlerinde Kaçak Elektrik Tespiti Hâlinde Kim Sorumlu Olur?
İşyerlerinde uyuşmazlık çoğu zaman işletme sahibi, şirket ortağı, taşınmaz maliki, kiracı ve yetkili müdür arasında yaşanır. Hukuki değerlendirmede şirket faaliyetlerinin fiilen kim tarafından yürütüldüğü, kullanım dönemi ve fiilî hâkimiyet dikkate alınır.
İki nokta özellikle önemlidir. Birincisi, şirketlerin faaliyet gösterdiği işyerlerinde yalnızca tapu malikine yönelmek çoğu zaman yeterli görülmez; işletmeyi fiilen yürüten tüzel kişi araştırılmalıdır. İkincisi, tüzel kişinin sorumluluğu ile ortak veya müdürün kişisel ceza sorumluluğu ayrı değerlendirilir: tahakkuk şirkete yapılabilirken, TCK m.163/3 kapsamındaki ceza sorumluluğu ancak fiili işleyen gerçek kişiye yöneltilebilir. İşyeri kullanımlarında görevli mahkeme de değişebilir; bu ayrımı kaçak elektrik davalarında görevli mahkeme yazımızda tabloyla gösterdik.
VI-Dağıtım Şirketleri Her İstedikleri Kişiye Tahakkuk Yapabilir mi?
Hayır. Dağıtım şirketlerinin düzenlediği kaçak elektrik tutanakları hukuken kesin delil niteliğinde değildir; şirket, kaçak kullanımla bağlantısı ispatlanmamış bir kişiye keyfî olarak tahakkuk yapamaz.
Bu sonuç, tutanağın hukuki niteliğinden doğar: özelleştirme sonrasında elektrik dağıtım şirketleri özel hukuk tüzel kişisi statüsündedir ve personelinin düzenlediği tutanak, aksi sabit oluncaya kadar geçerli bir resmî belge sayılmaz. Bu nedenle menfi tespit davalarında ispat yükü davalı dağıtım şirketindedir. Tutanağın delil değerine ilişkin ayrıntılı değerlendirmeyi kaçak elektrik tespit tutanağı kesin delil midir yazımızda ele aldık.
İlgili kişi; tutanaktaki tespitlere, tahakkuk hesaplamalarına, kullanım dönemine ve sorumlu kişi belirlemesine itiraz edebilir. Uyuşmazlık hâlinde mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılır. Dava açmadan önce hatanın düzeltilmesi için elektrik dağıtım şirketine itiraz dilekçesi verilebilir; idari itiraz süresi ödeme bildiriminin tebliğinden itibaren 6 aydır.
VII-Mahkemeler Sorumluluğu Nasıl Belirliyor?
Mahkemeler sorumluluğu belirlerken şu delilleri birlikte değerlendirir: kaçak kullanımın gerçekleştiği tarih, taşınmazı kullanan kişi, abonelik kayıtları, kira sözleşmeleri, vergi levhası, ticaret sicili kayıtları, elektrik tüketim geçmişi, bilirkişi raporları ve tanık beyanları.
Bu listede elektrik tüketim geçmişi çoğu zaman en güçlü delildir: kaçak iddia edilen dönemdeki tüketim eğrisinin, taşınmazın kim tarafından kullanıldığı iddiasıyla tutarlı olup olmadığı teknik olarak incelenebilir. Yalnızca abonelik kaydına dayanan bir tahakkuk, bu delillerle desteklenmediği sürece ayakta kalmaz. Kaçak elektrik konusundaki temel mevzuat Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği olup, tespit ve itiraz sürecinin madde madde dökümünü EPTHY m.42–49 rehberimizde bulabilirsiniz.
VIII-Haksız Kaçak Elektrik Cezasına Karşı Ne Yapılabilir?
Haksız şekilde sorumlu tutulduğunu düşünen kişiler şu hukuki yollara başvurabilir.
1. İdari İtiraz
Dağıtım şirketine yazılı başvuru yapılabilir. EPTHY m.47/2 uyarınca itiraz süresi, ödeme bildiriminin tebliğinden itibaren 6 aydır ve itiraz en geç 10 iş günü içinde sonuçlandırılır. İdari itiraz, dava açma ve icra takibine itiraz sürelerini durdurmaz.
2. Menfi Tespit Davası
Bedel henüz ödenmemişse, borçlu olunmadığının tespiti amacıyla dava açılabilir. İspat yükü dağıtım şirketindedir.
3. İstirdat Davası
Ödeme yapılmışsa bedelin geri alınması talep edilebilir. İhtirazi kayıt konulmamış olması tek başına bu hakkı ortadan kaldırmaz.
4. İhtiyati Tedbir Talebi
Elektriğin kesilmesi veya tahsil işlemleri söz konusuysa mahkemeden tedbir talep edilebilir; talep, dava açılmadan önce değişik iş dosyası üzerinden de yapılabilir.
Ödeme yapılmaması hâlinde işleyecek icra ve ceza sürecini kaçak elektrik cezası ödenmezse ne olur yazımızda ayrıca inceledik.
IX-Sonuç: Salt Malik veya Abone Olmak Tek Başına Sorumluluk Doğurmaz
Elektrik aboneliğinin bir kişinin üzerine kayıtlı olması ya da olmaması, kaçak elektrik kullanımından sorumluluğu tek başına belirlemez. Hukuki değerlendirmede esas olan, kaçak elektrik kullanımını kimin gerçekleştirdiği ve elektrik enerjisinden fiilen kimin yararlandığıdır.
Elektrik aboneliği üzerine olmayan kişiye kaçak elektrik cezası kesilebilmesi için, o kişinin kaçak kullanımı gerçekleştirdiğinin veya kullanım üzerinde fiilî hâkimiyetinin bulunduğunun ispat edilmesi gerekir; bu ispat külfeti dağıtım şirketindedir. Sadece taşınmazın maliki olmak ya da taşınmazla bağlantılı bulunmak sorumluluk doğurmaz. Bununla birlikte, açık kalmış bir abonelikten doğan normal tüketim bedeli bakımından abone sıfatının devam ettiği de gözden kaçırılmamalıdır.
Malik, kiracı, işletmeci veya fiilî kullanıcı arasında sorumluluğun belirlenebilmesi için kullanım dönemi, deliller ve somut olayın özellikleri birlikte incelenmelidir. Haksız şekilde kaçak elektrik cezasıyla karşılaşan kişilerin hak kaybına uğramamak için itiraz yollarını süresinde kullanmaları önem taşır.
X-Sık Sorulan Sorular
Elektrik aboneliği üzerine olmayan kişiye kaçak elektrik cezası kesilebilir mi?
Evet. Ancak kişinin kaçak elektrik kullanımını gerçekleştirdiğinin veya elektrik enerjisinden fiilen yararlandığının ispat edilmesi gerekir. Sadece aboneliğin başka bir kişinin adına kayıtlı olması tek başına sorumluluk doğurmaz.
Kaçak elektrik cezası kime kesilir?
Kaçak elektrik cezası, kaçak elektrik kullanımını gerçekleştiren veya elektrik tüketiminden fiilen yararlanan kişiye kesilebilir. Mahkemeler sorumluluğu belirlerken fiili kullanım durumunu esas alır.
Ev sahibi kiracının kaçak elektrik kullanımından sorumlu olur mu?
Her zaman değil. Kaçak elektrik kullanımının kiracı tarafından gerçekleştirildiği ve ev sahibinin kullanım üzerinde kontrolünün bulunmadığı durumlarda ev sahibi otomatik olarak sorumlu tutulamaz. Buna karşılık abonelik ev sahibi adına açık kalmışsa, normal tüketim bedeli bakımından sözleşmesel sorumluluğu devam eder.
Kiracı kaçak elektrik kullanımından sorumlu tutulabilir mi?
Evet. Kiracının kaçak elektrik kullandığı veya bu kullanımdan yararlandığı tespit edilirse, abonelik kendi adına olmasa bile hukuki sorumluluğu gündeme gelebilir.
Eski kiracı adına kayıtlı elektrik aboneliğinde sorumluluk kime aittir?
Kaçak kullanımın gerçekleştiği dönemde taşınmazı fiilen kullanan kişi belirlenmelidir. Eski kiracının taşınmazla ilişiği kesilmişse kaçak tahakkukundan sorumlu tutulması mümkün değildir; ancak aboneliğini iptal ettirmemişse normal tüketim bedeli bakımından sorumluluğu sürebilir.
Elektrik aboneliği ev sahibinin üzerindeyse kiracı sorumlu olabilir mi?
Evet. Elektrik aboneliği ev sahibinin adına kayıtlı olsa bile kaçak elektrik kullanımını gerçekleştiren veya bu kullanımdan yararlanan kiracı sorumlu tutulabilir.
Kaçak elektrik tespit tutanağına itiraz edilebilir mi?
Evet. Kaçak elektrik tespit tutanağı kesin delil değildir; özel hukuk tüzel kişisi statüsündeki dağıtım şirketi personelince düzenlendiğinden aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmî belge sayılmaz. İlgili kişiler dağıtım şirketine itiraz edebilir ve dava açarak tutanağın hatalı olduğunu ileri sürebilir.
Haksız kaçak elektrik cezasına karşı hangi dava açılabilir?
Somut olayın özelliklerine göre menfi tespit davası, istirdat davası açılması mümkün olabilir. Ayrıca şartları varsa elektriğin kesilmesini önleyen tedbir kararı talebinde de bulunulabilir.
Apartman ortak alanlarında tespit edilen kaçak elektrikten kim sorumludur?
Kural olarak ortak yerlerin işletilmesinden sorumlu olan apartman veya site yönetimi sorumlu tutulur. Ancak müdahaleyi somut olarak kimin yaptığı belirlenebiliyorsa sorumluluk doğrudan o kişiye yönelir.
Kaçak elektrik cezasında mahkemeler hangi delilleri dikkate alır?
Mahkemeler; abonelik kayıtları, kira sözleşmeleri, vergi levhası, ticaret sicili kayıtları, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve kullanım dönemine ilişkin diğer delilleri birlikte değerlendirerek sorumluluğu belirler.
Kaçak Elektrik Kullanımı Suç Mu?
Evet. Kaçak elektrik kullanan kişinin “TCK 163 karşılıksız yararlanma suçu bakımından sorumluluğu” bulunmaktadır.
Yargıtay’a göre kaçak elektrik bedeli fiili kullanıcıya kesilebilmesi için ne gerekir?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2014/8403 E. – 2014/16756 K. ve 2016/20013 E. – 2018/6558 K. sayılı kararlarına göre, abonelik sözleşmesi bulunmayan yerlerde kaçak elektrik bedelinden yalnızca fiilen kullanan kişi sorumludur; kişinin fiili kullanıcı olduğunun ispatı (zabıta araştırması, resmi kurum kayıtları gibi somut delillerle) dağıtım şirketine aittir. İspatlanamazsa tahakkuk iptal edilir.
Şirketin işyerinde kaçak tespit edilirse müdür kişisel olarak sorumlu olur mu?
Tahakkuk kural olarak işletmeyi fiilen yürüten tüzel kişiye yapılır. Buna karşılık TCK m.163/3 kapsamındaki ceza sorumluluğu şahsidir ve ancak fiili işleyen gerçek kişiye yöneltilebilir; tüzel kişi hakkında hapis cezasına hükmedilemez.
Taşınmazdan ayrılırken aboneliği iptal ettirmezsem ne olur?
Abonelik sözleşmesi yürürlükte kaldığı sürece, o abonelik üzerinden tüketilen normal enerjinin bedeli sizden istenebilir. Kaçak tahakkuku bakımından ise fiili işleyen kişi sorumludur. Bu nedenle taşınırken abonelik iptalinin belgelenmesi, hem sonraki dönem faturalarından hem de fiilî kullanıcı sayılma riskinden korur.
Cezanın muhatabı olup olmadığınızı belirlemek için bir kaçak elektrik avukatı ile sorumluluk değerlendirmesi yapılmalıdır.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Hizmet verdiğimiz diğer alanları görmek için Hizmetlerimiz sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95
Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.


3 Yorumlar