Süresiz Nafaka Kalktı mı? AYM’nin TMK 175 İptal Kararı ve Mevcut Nafakalara Etkisi (2026)

süresiz nafaka kalktı mı

İçindekiler

Süresiz nafaka, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesine göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan eşe, diğer eşin mali gücü oranında ve herhangi bir süre sınırı olmaksızın ödenen yoksulluk nafakasıdır. Anayasa Mahkemesi, 04.06.2026 tarihli ve 2025/156 E., 2026/131 K. sayılı kararıyla maddedeki “süresiz olarak” ibaresini Anayasa’nın 2., 5. ve 17. maddelerine aykırı bularak oyçokluğuyla iptal etmiştir.

Karar 30.09.2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü yayımdan dokuz ay sonra, yani 30.06.2027’de yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar TMK 175 eski hâliyle uygulanmaya devam eder. Yoksulluk nafakası kurumu kaldırılmamış, yalnızca nafakanın kanun gereği süresiz olması Anayasa’ya aykırı bulunmuştur. Basına yansıyan 13. Yargı Paketi taslağı ise nafaka süresinin en az 3 yıl olmasını ve kural olarak evlilik süresinin yarısını aşmamasını öngörüyor. Taslak 23.10.2026 itibarıyla TBMM’ye sunulmamıştır.

Kararın en çok merak edilen sonucu, bugüne kadar kesinleşmiş süresiz nafaka ilamlarının ne olacağıdır. Anayasa’nın 153’üncü maddesine göre iptal kararları geriye yürümez. Bu nedenle mevcut nafakalar AYM kararıyla kendiliğinden sona ermez. Mevcut nafakaların akıbetini kanun koyucunun çıkaracağı geçiş hükmü belirleyecektir. Bu yazıda TMK 175’in bugünkü metni ve yoksulluk nafakasının şartları, AYM kararının gerekçesi ve yürürlük takvimi, kesinleşmiş nafakalara ve görülmekte olan boşanma davalarına etkisi, 13. Yargı Paketi taslağı ve nafakanın bugün hangi hâllerde kaldırılabileceği Yargıtay kararları ışığında incelenmektedir. Boşanma sürecinin genel çerçevesi için çekişmeli boşanma davası yazısına bakabilirsiniz. Somut olayınızın değerlendirilmesi için bir avukata danışmanız önerilir.

Kanun metninin resmi kaynağı: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr · Kararın tam metni: Anayasa Mahkemesi 2025/156 E., 2026/131 K.

Anayasa Mahkemesi Kararı Işığında Süresiz Nafaka Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Anayasa Mahkemesinin 2025/156 E., 2026/131 K. sayılı kararı ile 30.09.2026 tarihli Resmî Gazete yayımı birlikte değerlendirildiğinde, süresiz nafakanın bugünkü hukuki durumu şöyledir:

  1. TMK 175/1’deki yalnızca “süresiz olarak” ibaresi iptal edilmiştir; yoksulluk nafakası kurumu yürürlüktedir.
  2. İptal hükmü 30.06.2027’de yürürlüğe girecektir; o tarihe kadar mahkemeler süresiz yoksulluk nafakasına hükmetmeye devam eder.
  3. İptal kararları Anayasa’nın 153/5’inci maddesi uyarınca geriye yürümez; kesinleşmiş süresiz nafaka ilamları kararla kendiliğinden sona ermez.
  4. Tedbir nafakası, iştirak nafakası ve yardım nafakası kararın kapsamı dışındadır.
  5. Nafakanın yeniden evlenme, ölüm, fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürme hâllerinde sona ermesini düzenleyen TMK 176 aynen yürürlüktedir.
  6. Yeni nafaka süresini ve mevcut nafakalara geçiş kuralını kanun koyucu belirleyecektir. 13. Yargı Paketi taslağı bu konuda henüz yalnızca bir tasarıdır.

A- Yoksulluk Nafakası Nedir? TMK 175’in Metni ve Şartları

Yoksulluk nafakası, boşanma kesinleştikten sonra boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşin geçimini sağlamak için diğer eşin ödediği nafakadır. TMK 175’e göre yoksulluk nafakası talep eden eşin kusuru daha ağır olmamalıdır. Nafaka yükümlüsünün ise kusurlu olması gerekmez. Boşanma davası sürerken ödenen tedbir nafakasından ve çocuk için ödenen iştirak nafakasından farklıdır.

1- TMK 175’in Bugünkü Metni

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesi, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği 30.06.2027 tarihine kadar şu hâliyle uygulanır:

2. Yoksulluk nafakası

Madde 175- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.

Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.

İptal edilen kısım, birinci fıkradaki kalın yazılı “süresiz olarak” ibaresidir. 30.06.2027 tarihinden itibaren madde bu ibare olmadan okunacaktır.

2- Yoksulluk Nafakasının Şartları

Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Maddeler hâlinde saymak gerekirse yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için:

  1. Nafaka isteyen eşin açık bir talebinin bulunması (hâkim yoksulluk nafakasına kendiliğinden hükmedemez),
  2. Nafaka isteyen eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması,
  3. Nafaka isteyen eşin boşanmaya sebep olan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması,
  4. Nafaka yükümlüsünün nafaka ödeyecek mali güce sahip olması

gerekmektedir. Nafaka yükümlüsünün kusursuz olması, nafakaya hükmedilmesine engel değildir.

3- “Yoksulluk” Kavramı ve Gelir Ölçütü

Yoksulluk, kişinin yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür ve eğitim gibi zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde gelirinin bulunmamasıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/2-1268 E., 2023/1189 K. sayılı ve 29.11.2023 tarihli kararı da bu yerleşik tanımı esas almaktadır. Anayasa Mahkemesi de 2025/156 E., 2026/131 K. sayılı kararının 10’uncu paragrafında bu tanıma atıf yapmıştır.

Nafaka isteyen eşin çalışıyor olması, nafaka talebini tek başına ortadan kaldırmaz. Belirleyici olan, gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığı ve eşi yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunup bulunmadığıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/4516 E., 2024/3149 K. sayılı ve 06.05.2024 tarihli kararında; kadının SGK kayıtları üzerinden sürekli ve düzenli bir işte çalışıp çalışmadığının ve gelirinin kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde olup olmadığının araştırılmadan nafakaya hükmedilmesi eksik inceleme sayılmış ve hüküm bozulmuştur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/1288 E., 2023/4926 K. sayılı ve 19.10.2023 tarihli kararında ise asgari ücret düzeyinde gelir elde eden kadın yönünden tarafların gelirlerinin birbirine denk olup olmadığının karar tarihi itibarıyla yeniden araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Bu konunun ayrıntıları için asgari ücretle çalışan eşin yoksulluk nafakası alıp alamayacağı yazısına bakabilirsiniz.

B- Anayasa Mahkemesinin TMK 175 Kararı: Künye ve Gerekçe

Anayasa Mahkemesi, Antalya 12. Aile Mahkemesinin itiraz başvurusu üzerine verdiği 04.06.2026 tarihli ve 2025/156 E., 2026/131 K. sayılı kararla TMK 175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. Karar 30.09.2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. İptal oyçokluğuyla, yürürlüğün dokuz ay ertelenmesi ise oybirliğiyle kararlaştırılmıştır.

1- Kararın Künyesi

BilgiDeğer
MahkemeAnayasa Mahkemesi (norm denetimi, itiraz yolu)
İtiraz yoluna başvuranAntalya 12. Aile Mahkemesi
Esas / Karar2025/156 E., 2026/131 K.
Karar tarihi04.06.2026
Resmî Gazete30.09.2026 tarihli, 33386 sayılı
İptal edilen ibareTMK 175/1: “süresiz olarak”
Aykırı bulunan Anayasa maddeleri2 (hukuk devleti), 5 (devletin temel amaç ve görevleri), 17 (maddi ve manevi varlığı koruma hakkı)
Oy durumuİptal: oyçokluğu (3 karşı oy, 1 farklı gerekçe); yürürlük ertelemesi: oybirliği
YürürlükYayımdan 9 ay sonra: 30.06.2027

2- Gerekçe: Belirlilik Sorunu ve Kusursuz Eşe Ömür Boyu Yük

Anayasa Mahkemesi kararın gerekçesinde iki temel noktaya dayanmıştır.

Birinci nokta belirliliktir. AYM’ye göre TMK 175’in metni süresiz nafakaya “imkân tanımakta”, ancak her durumda süresiz nafaka verilmesini emretmemektedir. Buna rağmen yerleşik yargı uygulaması kuralı emredici saymış ve hâkime nafaka süresi konusunda hiçbir takdir yetkisi tanımamıştır. Mahkeme bu nedenle kuralın açık ve belirli bir düzenleme niteliği taşımadığı sonucuna varmıştır. Bu emredici yorumun tipik örneği Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2016/8859 E., 2017/14407 K. sayılı ve 12.12.2017 tarihli kararıdır. İlk derece mahkemesi bu davada kısa süren ve çocuksuz bir evlilikte yoksulluk nafakasını iki yılla sınırlandırmıştı. Yargıtay bu sınırlamayı “kanuna açık aykırılık” sayarak hükmü bozmuştur. Kararda, kanunun nafakanın süresi konusunda hâkime takdir hakkı tanımadığı ve nafaka alacaklısı açıkça talep etmedikçe sürenin sınırlandırılmasının kanunda bulunmayan bir unsuru kanuna eklemek anlamına geleceği belirtilmiştir.

İkinci nokta ölçülülük ve pozitif yükümlülüktür. AYM’ye göre dayanışma yükümlülüğünün hiçbir ölçüt belirlenmeksizin kategorik olarak süresiz öngörülmesi, kusurlu olması bile gerekmeyen nafaka yükümlüsüne ağır bir külfet yüklemektedir. Mahkeme, devletin çatışan haklar arasında adil bir denge kurma yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için hâkime şu ölçütleri gözeterek süre belirleme yetkisi tanınması gerektiğini belirtmiştir:

  1. Evliliğin süresi,
  2. Nafaka alacaklısı eşin yaşı,
  3. Nafaka alacaklısının eğitim ve sağlık durumu,
  4. Nafaka alacaklısının ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla karşılayabilme kapasitesi,
  5. Nafakanın, yükümlünün boşanma sonrasındaki hayatına etkisi.

Karar, süresiz nafakayı tamamen yasaklamamaktadır. AYM, somut olayın özellikleri gerektiriyorsa nafakanın yaşam boyu sürebileceğini, ancak bu hâllerin kriterlerinin kanunda açık ve net biçimde yer alması gerektiğini vurgulamıştır.

3- Karşı Oy ve Farklı Gerekçe

Üç üye iptale karşı çıkmıştır. Karşı oya göre yoksulluk nafakasının ölçütü zaman değil ihtiyaçtır. Karşı oy ayrıca TMK 176’nın kaldırma, azaltma ve toptan ödeme imkânlarıyla zaten dengeli bir sistem kurduğunu belirtmektedir. Uygulamadaki sorunların kuraldan değil, katı yorumdan kaynaklandığı da karşı oyda ileri sürülmüştür. Karşı oyda uygulamada nafakanın büyük ölçüde boşanma sonrası ekonomik açıdan kırılgan kalan kadınları koruduğu da vurgulanmıştır. Farklı gerekçe yazan üye ise iptale katılmış, ancak iptalin dayanağının denge değerlendirmesi değil doğrudan belirlilik ilkesi olması gerektiğini belirtmiştir.

4- Anayasa Mahkemesinin 2012 Tarihli Önceki Kararından Farkı

Anayasa Mahkemesi aynı ibareyi daha önce 17.05.2012 tarihli ve 2011/136 E., 2012/72 K. sayılı kararıyla Anayasa’ya uygun bulmuştu. 2012 kararında süresizliğin sosyal hukuk devleti ilkesinin gereği olduğu ve kuralın her durumda süresiz nafakayı zorunlu kılmadığı kabul edilmişti. 2026 kararı ise bu yoruma rağmen yargı uygulamasının değişmediğine dikkat çekmiştir. Mahkeme, katı uygulamanın on yılı aşkın süredir devam etmesini iptal gerekçesine dahil etmiştir.

C- Süresiz Nafaka Kalktı mı? Yürürlük Takvimi

Süresiz nafaka 23.10.2026 itibarıyla henüz kalkmamıştır. İptal hükmü 30.06.2027’de yürürlüğe girecektir ve o tarihe kadar TMK 175 eski hâliyle uygulanır. Bu süre içinde karara bağlanan boşanma davalarında mahkemeler, şartları varsa süresiz yoksulluk nafakasına hükmetmeye devam eder.

TarihGelişme
17.05.2012AYM, 2011/136 E., 2012/72 K. sayılı kararıyla “süresiz olarak” ibaresini Anayasa’ya uygun buldu
04.06.2026AYM, 2025/156 E., 2026/131 K. sayılı kararıyla aynı ibareyi iptal etti
30.09.2026Karar 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı
16-18.10.202613. Yargı Paketi’nin nafaka hükümlerini içeren taslağı basına yansıdı
23.10.2026Taslak henüz TBMM’ye sunulmadı; TMK 175 eski hâliyle yürürlükte
30.06.2027İptal hükmü yürürlüğe girecek

AYM, iptalle doğacak hukuki boşluğun kamu yararını ihlal edeceğini değerlendirdiği için yürürlüğü dokuz ay ertelemiştir. Bu süre kanun koyucuya yeni bir düzenleme yapması için tanınmıştır. Kanun koyucu 30.06.2027’ye kadar düzenleme yapmazsa madde “süresiz olarak” ibaresi olmadan uygulanacaktır. Bu durumda nafakanın süresini hâkimler TMK 4’teki hakkaniyet ilkesine göre belirleyecektir. Bu sürede uygulamada farklı kararlar çıkması da muhtemeldir.

D- Mevcut (Kesinleşmiş) Süresiz Nafakalar Ne Olacak?

Kesinleşmiş süresiz nafaka ilamları AYM kararıyla kendiliğinden sona ermez. Anayasa’nın 153’üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre “İptal kararları geriye yürümez.” Bu nedenle bugün ödenen yoksulluk nafakası 30.06.2027’den sonra da ilamdaki hâliyle ödenmeye devam eder. Kanun koyucu ayrıca bir geçiş hükmü getirirse durum değişir.

1- Nafaka Borçlusu Ödemeyi Kesebilir mi?

Nafaka borçlusu, AYM kararına dayanarak ödemeyi tek taraflı olarak kesemez. İlam yürürlükte olduğu sürece ödenmeyen nafaka alacakları için ilamlı icra takibi yapılabilir. İcra ve İflas Kanunu’nun 344’üncü maddesi uyarınca nafaka kararına uymayan borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsiyle karşılaşabilir. Aile içindeki yükümlülüklerin ihlalinin ayrıca bir suç tipi olarak düzenlendiği durumlar için aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçu yazısına bakabilirsiniz.

2- Mevcut Nafaka Bugün Hangi Yolla Sona Erdirilebilir?

AYM kararı beklenmeden, mevcut nafakanın TMK 176 kapsamında kaldırılması veya azaltılması bugün de mümkündür. Bunun için alacaklının yeniden evlenmesi, fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması, haysiyetsiz hayat sürmesi ya da tarafların mali durumlarında esaslı bir değişiklik olması gerekir. Bu sebepler aşağıdaki F bölümünde Yargıtay kararlarıyla ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.

Nafakanın uzun süredir ödeniyor olması, mevcut hukukta tek başına kaldırma sebebi değildir. Yalnızca AYM kararına dayanılarak bugün açılacak bir nafakanın kaldırılması davasının kabul edilme ihtimali düşüktür. Çünkü iptal hükmü henüz yürürlüğe girmemiştir ve geriye de yürümez. Kesinleşmiş nafakalar bakımından asıl belirleyici olan, kanun koyucunun getireceği geçiş hükmü olacaktır.

3- 13. Yargı Paketi Taslağındaki Geçiş Hükmü

Basına yansıyan 13. Yargı Paketi taslağı, kesinleşmiş nafakalar için şu geçiş kuralını öngörmektedir: İlamın kesinleştiği tarihten yeni kanunun yürürlük tarihine kadar geçen süre, yeni ölçütlere göre hesaplanacak nafaka süresiyle karşılaştırılacaktır.

  1. Geçen süre yeni hesaplanan süreden fazlaysa, nafaka bir yıl daha ödenecek ve ardından kendiliğinden sona erecektir.
  2. Geçen süre daha azsa ve kalan süre bir yıl veya daha kısaysa, yine bir yıl daha ödenecektir.
  3. Kalan süre bir yıldan fazlaysa, nafaka yeni hesaplanan sürenin dolmasıyla sona erecektir.

Bu hükümler 23.10.2026 itibarıyla resmî bir kanun teklifi metnine dayanmamaktadır. TBMM’deki görüşmelerde değişebilir. Kanunlaşmadan uygulanmaları mümkün değildir.

E- Görülmekte Olan Boşanma Davaları Nasıl Etkilenir?

30.06.2027’ye kadar karara bağlanan boşanma davalarında yoksulluk nafakası, TMK 175 eski hâliyle uygulandığı için süresiz olarak hükme bağlanır. Taslağa göre ise yeni düzenleme, yürürlüğe girdiği tarihte istinaf veya temyiz aşamasındaki davalar da dâhil olmak üzere görülmekte olan bütün davalara uygulanacaktır.

1- Toptan Ödeme Seçeneği

Mevcut hukukta da yoksulluk nafakasının ömür boyu irat şeklinde ödenmesi tek seçenek değildir. TMK 176/1’e göre yoksulluk nafakasının toptan, yani bir defada ödenmesine karar verilebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/5554 E., 2024/1958 K. sayılı ve 20.03.2024 tarihli kararında; tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evlilikte geçen süre, ortak çocuklarının bulunmaması ve yaşları dikkate alınarak yoksulluk nafakasının bir defaya mahsus toptan ödenip ödenemeyeceğinin değerlendirilmeden irat şeklinde hüküm kurulması bozma sebebi yapılmıştır. Özellikle kısa süreli ve çocuksuz evliliklerde toptan ödeme talebi, bugün de nafaka yükümlüsü için önemli bir savunma aracıdır.

2- Anlaşmalı Boşanmada Süreli Nafaka

Yoksulluk nafakası alacaklısı açıkça talep ederse veya kabul ederse, nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılması mevcut uygulamada da mümkündür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2016/8859 E., 2017/14407 K. sayılı kararı da sınırlamanın ancak alacaklı “açıkça talep etmedikçe” yapılamayacağını belirterek bu imkânı dolaylı olarak kabul etmektedir. Bu nedenle anlaşmalı boşanma protokolünde nafakanın süresi, miktarı ve artış oranı tarafların iradesiyle belirlenebilir.

F- Nafaka Bugün Hangi Hâllerde Kaldırılır, Azaltılır veya Artırılır?

Yoksulluk nafakası, AYM kararından bağımsız olarak TMK 176 uyarınca belirli olaylar gerçekleştiğinde kendiliğinden kalkar veya mahkeme kararıyla kaldırılır. TMK 176 iptal kararının kapsamı dışındadır ve bugün de eksiksiz uygulanmaktadır.

1- Nafakanın Kendiliğinden Sona Erdiği Hâller

İrat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası şu iki durumda herhangi bir dava açılmasına gerek kalmadan kendiliğinden sona erer:

  1. Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi,
  2. Taraflardan birinin ölümü.

2- Mahkeme Kararıyla Kaldırma Sebepleri

Nafaka alacaklısı yönünden şu hâllerden biri gerçekleşirse yoksulluk nafakası nafaka yükümlüsünün açacağı dava sonucunda mahkeme kararıyla kaldırılır:

  1. Evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması,
  2. Yoksulluğunun ortadan kalkması,
  3. Haysiyetsiz hayat sürmesi.

Fiilen evliymiş gibi yaşama iddiasında mahkeme, nafaka alacaklısının başka biriyle süreklilik gösteren bir ortak hayat kurup kurmadığını sosyal ve ekonomik durum araştırmasıyla belirlemelidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/2432 E., 2022/4638 K. sayılı ve 18.05.2022 tarihli kararında, kadının başka bir erkekle yaşadığı ve ondan çocuğu olduğu iddia edilmesine rağmen bu hususun ve kadının düzenli gelirinin araştırılmadan nafakaya hükmedilmesi eksik inceleme sayılarak bozulmuştur. Haysiyetsiz hayat kavramının boşanma bakımından nasıl yorumlandığı için suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle boşanma yazısına bakabilirsiniz.

3- Nafakanın Artırılması veya Azaltılması

TMK 176/4’e göre tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde nafaka miktarı artırılabilir veya azaltılabilir. TMK 176/5’e göre hâkim, talep hâlinde nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir. Uygulamada bu artış genellikle TÜİK tarafından açıklanan yıllık üretici veya tüketici fiyat endeksi değişim oranına bağlanmaktadır. Nafaka borçlusunun gelirinin ciddi şekilde azalması veya alacaklının düzenli bir gelir elde etmeye başlaması, azaltma ya da kaldırma davasının en sık görülen dayanaklarıdır. Fiili birliktelik, işe girme, miras ve emeklilik gibi sebeplerin Yargıtay uygulamasındaki karşılığını nafakanın kaldırılması ve azaltılması davasını anlattığımız yazıda bulabilirsiniz.

G- 13. Yargı Paketi Taslağı: Yeni Nafaka Modeli Nasıl Olacak?

Basına yansıyan 13. Yargı Paketi taslağına göre yoksulluk nafakası süreli hâle gelecektir. Süreyi hâkim belirleyecektir. Bu süre kural olarak en az 3 yıl olacak ve evlenme tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen sürenin yarısını aşmayacaktır. Taslak 23.10.2026 itibarıyla TBMM Başkanlığına sunulmamıştır. Aşağıdaki hükümler resmî metinle değişebilir.

KonuYürürlükteki TMK 175-17613. Yargı Paketi taslağı
Nafakanın süresiSüresiz (yerleşik içtihada göre hâkimin takdiri yok)Hâkim belirler
Alt sınırYok3 yıl
Üst sınırYokKural olarak evlilik süresinin yarısı (evlenmeden dava tarihine kadar)
Süre belirlemede ölçütlerKanunda yokEvlilik süresi; alacaklının yaşı, eğitim ve sağlık durumu; kendi imkânlarıyla geçinebilme kapasitesi; yükümlünün boşanma sonrası hayatına etkisi
Daha uzun süre verilebilecek hâllerZaten süresizYükümlünün haksız fiili yüzünden alacaklının çalışamaz hâle gelmesi; evlilik süresine bağlı olarak yaşı ilerlemiş ve düzenli geliri olmayan alacaklı
Kesinleşmiş nafakalarİlam süresince devamGeçiş hükmü: en az 1 yıl daha ödeme, sonra yeni süreye göre sona erme
Görülmekte olan davalarEski hükümİstinaf ve temyiz aşamasındakiler dâhil yeni hüküm
Boşanma kararlarında temyizGenel kurallarİstinafın esastan reddi kararları temyiz edilemez (ilk derece ile istinaf farklı karar verirse temyiz açık)

Taslağın kısa süreli evliliklerde 3 yıllık alt sınır ile evlilik süresinin yarısı olan üst sınırı nasıl birlikte uygulayacağı, resmî metin yayımlanınca netleşecektir.

H- Nafaka Alacaklısı ve Borçlusu Bu Dönemde Nelere Dikkat Etmeli?

AYM kararının yayımı ile yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesi arasındaki dönemde, tarafların haklarını korumak için şu noktalara dikkat etmesi gerekir:

  1. Kesinleşmiş nafaka ilamı, kanun koyucu aksini düzenleyene kadar geçerlidir; nafaka borçlusunun ödemeyi kendiliğinden kesmesi icra takibine ve tazyik hapsine yol açabilir.
  2. Nafaka borçlusu, alacaklının yeniden evlendiğini, fiilen birlikte yaşadığını veya düzenli gelir elde ettiğini düşünüyorsa, AYM kararını beklemeden TMK 176 kapsamında kaldırma veya azaltma davası açabilir; iddialar sürekliliği gösteren somut delillerle desteklenmelidir.
  3. Delil toplanırken karşı tarafı gizlice takip etmek, hesaplarına veya telefonuna izinsiz erişmek hem hukuka aykırı delil sorunu doğurur hem de ayrıca suç oluşturabilir.
  4. Görülmekte olan bir boşanma davasında nafaka yükümlüsü, kısa süreli ve çocuksuz evliliklerde TMK 176/1 kapsamında toptan ödeme talebini değerlendirebilir.
  5. Nafaka alacaklısı, yeni düzenlemenin görülmekte olan davalara da uygulanacağı ihtimalini gözeterek yaşını, sağlık durumunu, eğitimini, çalışma imkânını ve evlilik boyunca üstlendiği bakım yükünü gösteren delilleri dosyaya eksiksiz sunmalıdır; taslak bu hâllerde daha uzun süre verilmesine imkân tanımaktadır.
  6. Anlaşmalı boşanma protokollerinde nafakanın süresi, miktarı ve artış oranı açıkça yazılmalıdır.

Boşanma ve nafaka uyuşmazlıklarında dava stratejisinin dosyaya özgü olarak belirlenmesi gerekir. Bu konuda İstanbul’da boşanma ve nafaka davalarında avukatlık hizmeti sayfasından bilgi alabilirsiniz.

I- Diğer Nafaka Türleri Bu Karardan Etkilenir mi?

Anayasa Mahkemesinin 2025/156 E., 2026/131 K. sayılı kararı yalnızca TMK 175’teki yoksulluk nafakasının süresine ilişkindir. Diğer nafaka türleri bu karardan etkilenmez. Tedbir, iştirak ve yardım nafakasının şartları ve sona erme sebepleri dört nafaka türünü ele alan yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.

Nafaka türüDayanakKim ödenir?AYM kararından etkilenir mi?
Tedbir nafakasıTMK 169, 197Boşanma davası sürerken eşe ve çocuğaHayır
Yoksulluk nafakasıTMK 175Boşanma sonrası yoksulluğa düşecek eşeEvet (yalnızca süresi)
İştirak nafakasıTMK 182, 327-330Velayeti almayan ebeveynin çocuğaHayır
Yardım nafakasıTMK 364Yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoy, altsoy ve kardeşeHayır

İştirak nafakası kural olarak çocuğun ergin olmasına kadar ödenir. Çocuğun eğitimi devam ediyorsa TMK 328/2 uyarınca eğitim sona erene kadar anne ve babanın bakım yükümlülüğü sürer. AYM kararı bu kuralları değiştirmemektedir.

Sonuç

Anayasa Mahkemesi 04.06.2026 tarihli ve 2025/156 E., 2026/131 K. sayılı kararıyla TMK 175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. Karar 30.09.2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır ve iptal hükmü 30.06.2027’de yürürlüğe girecektir. Yoksulluk nafakası kaldırılmamıştır; kaldırılan, nafakanın kanun gereği her durumda süresiz olmasıdır. İptal kararları geriye yürümediği için kesinleşmiş süresiz nafakalar kendiliğinden sona ermez. Bu nafakaların akıbetini kanun koyucunun getireceği geçiş hükmü belirleyecektir. 13. Yargı Paketi taslağı en az 3 yıllık ve kural olarak evlilik süresinin yarısını aşmayan süreli bir model öngörmektedir, ancak taslak henüz kanunlaşmamıştır. Bu dönemde nafaka, TMK 176’daki yeniden evlenme, fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması ve haysiyetsiz hayat sürme sebepleriyle kaldırılabilir. Görülmekte olan davalarda ise toptan ödeme seçeneği değerlendirilebilir.

Sık Sorulan Sorular

Süresiz nafaka kalktı mı?

Henüz kalkmadı. Anayasa Mahkemesi TMK 175’teki “süresiz olarak” ibaresini 04.06.2026 tarihli ve 2025/156 E., 2026/131 K. sayılı kararıyla iptal etti, ancak iptal hükmü 30.06.2027’de yürürlüğe girecek. Bu tarihe kadar mahkemeler şartları varsa süresiz yoksulluk nafakasına hükmetmeye devam eder.

Anayasa Mahkemesinin süresiz nafaka kararı Resmî Gazete’de ne zaman yayımlandı?

Anayasa Mahkemesinin TMK 175’e ilişkin 2025/156 E., 2026/131 K. sayılı iptal kararı 30.09.2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Mahkeme iptal hükmünün yayımdan dokuz ay sonra, 30.06.2027’de yürürlüğe girmesine karar verdi.

Mevcut süresiz nafakam AYM kararıyla kendiliğinden biter mi?

Hayır. Anayasa’nın 153/5’inci maddesine göre iptal kararları geriye yürümez. Bu nedenle kesinleşmiş süresiz yoksulluk nafakası ilamları AYM kararıyla kendiliğinden sona ermez. Mevcut nafakaların geleceğini kanun koyucunun çıkaracağı geçiş hükmü belirleyecektir. 13. Yargı Paketi taslağı bu konuda en az bir yıllık ek ödeme süresi öngörmektedir.

AYM kararından sonra nafaka ödemeyi kesebilir miyim?

Hayır. İlam yürürlükte olduğu sürece ödenmeyen yoksulluk nafakası için ilamlı icra takibi yapılabilir. İcra ve İflas Kanunu’nun 344’üncü maddesi uyarınca nafaka kararına uymayan borçlu hakkında üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir. Nafakadan kurtulmanın hukuki yolu, TMK 176’daki sebeplerden birine dayanarak kaldırma veya azaltma davası açmaktır.

Yeni düzenlemeyle yoksulluk nafakası kaç yıl olacak?

Basına yansıyan 13. Yargı Paketi taslağına göre yoksulluk nafakasının süresini hâkim belirleyecek. Süre en az 3 yıl olacak ve kural olarak evlenme tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen sürenin yarısını aşmayacak. Taslak 23.10.2026 itibarıyla TBMM’ye sunulmamıştır ve süreler değişebilir.

Yaşlı veya hasta eşe yine süresiz nafaka verilebilecek mi?

Taslağa göre bu mümkün olacak. Nafaka yükümlüsünün haksız fiili yüzünden alacaklı çalışamaz hâle gelmişse veya alacaklının yaşı evlilik süresine bağlı olarak ilerlemiş ve düzenli geliri yoksa, hâkim evlilik süresine bağlı sınıra bakmaksızın daha uzun süre belirleyebilecek. Anayasa Mahkemesi de 2025/156 E., 2026/131 K. sayılı kararında bazı hâllerde yaşam boyu nafakaya imkân tanınabileceğini kabul etmiştir.

Görülmekte olan boşanma davamda nafaka süresiz mi verilir?

30.06.2027’ye kadar karara bağlanan davalarda TMK 175 eski hâliyle uygulandığı için yoksulluk nafakası süresiz olarak hükme bağlanır. Taslağa göre yeni düzenleme yürürlüğe girdiği tarihte istinaf ve temyiz aşamasındakiler dâhil görülmekte olan davalara da uygulanacaktır.

Yoksulluk nafakası bugün hangi hâllerde kaldırılır?

TMK 176/3’e göre irat biçimindeki yoksulluk nafakası, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar. Alacaklının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır. Bu kurallar AYM kararından etkilenmemiştir.

Eski eşim başkasıyla yaşıyorsa nafaka kesilir mi?

Kendiliğinden kesilmez. Nafaka yükümlüsünün TMK 176/3 uyarınca nafakanın kaldırılması davası açması ve alacaklının başka biriyle süreklilik gösteren ortak bir hayat kurduğunu ispat etmesi gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/2432 E., 2022/4638 K. sayılı kararında, nafaka alacaklısının başka biriyle yaşayıp yaşamadığının sosyal ve ekonomik durum araştırmasıyla belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Yoksulluk nafakası bir defada (toptan) ödenebilir mi?

Evet. TMK 176/1 uyarınca yoksulluk nafakasının toptan veya irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/5554 E., 2024/1958 K. sayılı kararına göre evlilik süresi, ortak çocuk bulunup bulunmaması, tarafların yaşları ve ekonomik durumları dikkate alınarak toptan ödeme imkânının değerlendirilmesi gerekir.

AYM kararı iştirak nafakasını da etkiler mi?

Hayır. Anayasa Mahkemesinin 2025/156 E., 2026/131 K. sayılı kararı yalnızca TMK 175’teki yoksulluk nafakasının süresine ilişkindir. Çocuk için ödenen iştirak nafakası (TMK 182), boşanma davası sürerken ödenen tedbir nafakası (TMK 169) ve akrabalar arasındaki yardım nafakası (TMK 364) bu karardan etkilenmez.

Çalışan eş yoksulluk nafakası alabilir mi?

Alabilir. Belirleyici olan çalışmanın kendisi değil, elde edilen gelirin düzenli, sürekli ve eşi yoksulluktan kurtaracak düzeyde olup olmadığıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/4516 E., 2024/3149 K. sayılı kararında, kadının SGK kayıtlarıyla düzenli bir işte çalışıp çalışmadığı ve gelirinin kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmadığı araştırılmadan karar verilmesi bozma sebebi sayılmıştır.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak, aile hukuku başta olmak üzere dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Hizmet verdiğimiz diğer alanları görmek için Hizmetlerimiz sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

Avukat Sinan Karabacak

Avukat Sinan Karabacak

Avukat · İstanbul Barosu, Sicil No: 52130, Doğrulama

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2014'te mezun oldu. İstanbul Barosu'na bağlı avukatlık yapmaktadır. Enerji hukukundaki önceki deneyimleri nedeniyle başta kaçak elektrik ve voltaj dengesizliği davaları olmak üzere ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku gibi alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkımızda →LinkedIn →

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir