Boşanmada Mal Paylaşımı: Edinilmiş Mallara Katılma, Katılma Alacağı ve Katkı Payı (2026)

boşanmada mal paylaşımı

İçindekiler

Boşanmada mal paylaşımı, evlilik süresince edinilen malvarlığının boşanma sonrasında eşler arasında mal rejimi hükümlerine göre tasfiye edilmesidir. Türkiye’de 01.01.2002 tarihinden itibaren yasal mal rejimi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 202 ve 218-241’inci maddelerinde düzenlenen edinilmiş mallara katılma rejimidir. Bu rejimde her eş, diğer eşin edinilmiş mallarından borçlar düşüldükten sonra kalan artık değerin yarısını talep edebilir (TMK 236/1). Mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer (TMK 225/2). Malların değeri ise tasfiye tarihine, yani karar tarihine en yakın tarihteki sürüm değerine göre belirlenir (TMK 235/1). Miras veya bağış yoluyla gelen mallar, evlilikten önce sahip olunan mallar ve kişisel kullanım eşyaları kişisel maldır ve paylaşıma girmez (TMK 220). 01.01.2002’den önce edinilen mallarda ise 743 sayılı eski Medeni Kanun’un mal ayrılığı rejimi uygulanır ve diğer eş ancak ispat ettiği katkısı oranında katkı payı alacağı isteyebilir. Mal paylaşımı davası aile mahkemesinde açılır. Dava, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146’ncı maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Katılma alacağı kural olarak bir para alacağıdır; eş, diğer eşin adına kayıtlı taşınmazın tapusunu kendi adına isteyemez.

Bu yazıda edinilmiş mal ile kişisel mal ayrımı, katılma alacağı ve değer artış payının nasıl hesaplandığı, kredili konut ve kıdem tazminatı gibi sık karşılaşılan durumlar, 2002 öncesi mallar için katkı payı alacağı, dava usulü ve zamanaşımı güncel Yargıtay kararları ışığında incelenmektedir. Mal paylaşımı, çekişmeli boşanma davası sonuçlandıktan sonra gündeme gelen en önemli mali uyuşmazlıktır. Her dosyada malların edinme tarihi, finansman kaynağı ve kayıtları farklı olduğundan somut olayınızın değerlendirilmesi için bir avukata danışmanız önerilir.

Kanun metninin resmi kaynağı: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr

Boşanmada Mal Paylaşımında Katılma Alacağının Şartları

Boşanmada mal paylaşımı kendiliğinden yapılmaz; eşlerden birinin talebi ve mahkeme kararı gerekir. Edinilmiş mallara katılma rejimine göre katılma alacağı talep edilebilmesi için şu şartların birlikte bulunması gerekir:

  1. Eşler arasında yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminin ya da bu sonucu doğuran bir mal rejimi sözleşmesinin geçerli olması,
  2. Mal rejiminin boşanma, evliliğin iptali, mahkeme kararıyla mal ayrılığına geçilmesi veya ölüm gibi bir sebeple sona ermiş olması (TMK 225),
  3. Tasfiyeye konu malın, mal rejiminin devamı süresince ve karşılığı verilerek edinilmiş olması, yani edinilmiş mal niteliği taşıması (TMK 219),
  4. Malın, mal rejiminin sona erdiği tarihte, yani boşanma dava tarihinde diğer eşin malvarlığında bulunması veya TMK 229 uyarınca hesaba eklenmesi gereken bir değer olması,
  5. Edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra pozitif bir artık değer kalması (TMK 231),
  6. Davanın, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması.

Mal paylaşımının temel kuralları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

KonuKuralDayanak
Yasal mal rejimi01.01.2002’den itibaren edinilmiş mallara katılmaTMK 202, 4722 s.K. m.10
01.01.2002 öncesi edinilen mallarMal ayrılığı; katkı payı alacağı743 s. MK m.170
Mal rejiminin sona erdiği tarihBoşanma davasının açıldığı tarihTMK 225/2
Paylaşılan mallarEdinilmiş mallarTMK 219
Paylaşım dışı mallarKişisel mallar (miras, bağış, evlilik öncesi mal)TMK 220
İspat karinesiAksi ispat edilinceye kadar mal edinilmiş mal sayılırTMK 222/3
Katılma oranıDiğer eşin artık değerinin yarısıTMK 236/1
Değerleme tarihiTasfiye (karar) tarihindeki sürüm değeriTMK 232, 235/1
Zina veya hayata kastKusurlu eşin payı azaltılabilir veya kaldırılabilirTMK 236/2
Görevli mahkemeAile mahkemesi4787 s.K. m.4
ZamanaşımıBoşanmanın kesinleşmesinden itibaren 10 yılTBK 146

A- Mal Rejimi Türleri ve Boşanmada Hangi Rejimin Uygulanacağı

Mal rejimi, evlilik birliği içinde eşlerin malvarlıkları arasındaki ilişkiyi ve evliliğin sona ermesi hâlinde bu malvarlığının nasıl paylaşılacağını belirleyen kurallar bütünüdür. TMK 202’ye göre eşler arasında yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kanunda öngörülen diğer rejimlerden birini de seçebilir.

1- Yasal Mal Rejimi: Edinilmiş Mallara Katılma

Edinilmiş mallara katılma rejimi, evlilik içinde her eşin kendi malvarlığını bağımsız olarak yönetmesine izin verir, ancak rejimin sona ermesiyle evlilik süresince emekle kazanılan değerlerin eşit paylaşılmasını sağlar. Eşler evlilik boyunca kendi adlarına kayıtlı malları serbestçe yönetir ve bu mallar üzerinde tasarruf eder (TMK 223). Bu nedenle bir taşınmazın tapuda yalnızca bir eş adına kayıtlı olması, mal paylaşımında diğer eşin hakkını ortadan kaldırmaz. Paylaşım, tapudaki malikliğe göre değil, malın edinilmiş mal mı kişisel mal mı olduğuna göre yapılır.

2- Seçimlik Mal Rejimleri ve Mal Rejimi Sözleşmesi

Eşler evlenmeden önce veya evlendikten sonra yapacakları mal rejimi sözleşmesiyle mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimlerinden birini seçebilir (TMK 203). Mal rejimi sözleşmesinin noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılması ya da evlenme başvurusu sırasında yazılı olarak bildirilmesi gerekir (TMK 205). Mal ayrılığı rejimi seçilmişse her eş kendi adına edindiği malların sahibi olarak kalır ve katılma alacağı doğmaz. TMK 238’e göre boşanma hâlinde artık değere katılmaya ilişkin kanuni düzenlemeden farklı anlaşmalar, ancak mal rejimi sözleşmesinde bunun açıkça öngörülmüş olması hâlinde geçerlidir. Sözleşmenin noterde nasıl yapılacağını, evlilik sırasında yapıldığında neden geçmişe etkili olamayacağını ve hangi hükümleri içerebileceğini evlilik sözleşmesi yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.

3- 01.01.2002 Öncesi ve Sonrası: Dönemsel Ayrım

4721 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden önce evlenen eşler için iki ayrı dönem söz konusudur. 4722 sayılı Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 10’uncu maddesine göre bu eşler arasında 01.01.2002’ye kadar 743 sayılı Medeni Kanun’un 170’inci maddesindeki mal ayrılığı rejimi, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/2201 E., 2024/4058 K. sayılı ve 30.05.2024 tarihli kararında bu ayrım kooperatif ödemeleri üzerinden açıklanmıştır. Kararda ödemelerin 01.01.2002’den önce tamamlanması hâlinde katkı payı alacağı, sonra tamamlanması hâlinde değer artış payı ve artık değere katılma alacağı doğabileceği belirtilmiştir. Ödemelerin iki döneme yayılması hâlinde ise mal ayrılığı dönemindeki katkı oranının edinilmiş mallara katılma rejimine eşin kişisel malı olarak geçeceği kabul edilmiştir. Kararda ayrıca eşler arasında yapılan devrin bağış olduğu savunması süresinde ileri sürülmediği hâlde mahkemece bağış kabulüyle sonuca gidilmesi hatalı bulunmuştur.

B- Edinilmiş Mal ve Kişisel Mal Ayrımı

Mal paylaşımında ilk ve en önemli adım, eşlerin malvarlığındaki her bir değerin edinilmiş mal mı yoksa kişisel mal mı olduğunun belirlenmesidir. Paylaşıma yalnızca edinilmiş mallar girer; kişisel mallar sahibinde kalır.

1- Edinilmiş Mallar (TMK 219)

TMK 219’a göre edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Kanun, edinilmiş malları özellikle şöyle sayar:

  • Çalışma karşılığı edinimler: Maaş, ücret, serbest meslek kazancı ve bunlarla alınan taşınmaz, araç ve birikimler,
  • Sosyal güvenlik ödemeleri: Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının ya da personele yardım amacıyla kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,
  • Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,
  • Kişisel malların gelirleri: Örneğin mirasla gelen dairenin evlilik süresince elde edilen kira geliri,
  • Edinilmiş malların yerine geçen değerler: Edinilmiş malla alınan aracın satılıp yerine alınan yeni araç gibi.

2- Kişisel Mallar (TMK 220)

TMK 220’ye göre kişisel mallar paylaşıma girmez. Kanunda sayılan kişisel mallar şunlardır:

  • Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,
  • Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,
  • Manevi tazminat alacakları,
  • Kişisel mallar yerine geçen değerler.

Düğünde takılan ziynet eşyaları da kural olarak takıldığı eşin kişisel malıdır. Ziynetin konut alımında kullanılması kişisel mal niteliğini ve alacak hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026/283 E., 2026/6842 K. sayılı ve 18.06.2026 tarihli kararında, kişisel mal niteliğindeki ziynet eşyalarının ortak konutun edinilmesinde kullanılmış olmasının kadının alacak hakkını tek başına ortadan kaldırmayacağı belirtilmiş ve ret kararı bozulmuştur. Ziynet alacağının ispatı ve dava usulü ziynet eşyası davası yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

3- İspat: Edinilmiş Mal Karinesi (TMK 222)

TMK 222/3’e göre bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal sayılır. Bu karine nedeniyle bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden eş, bu iddiasını ispat etmek zorundadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/10029 E., 2025/10639 K. sayılı ve 04.12.2025 tarihli kararında, evlilik içinde satış yoluyla erkek eş adına tescil edilen bağımsız bölümün kişisel mal olduğu tanık veya diğer delillerle somut olarak ispat edilemediğinden, kanuni karine gereği edinilmiş mal sayılması gerektiği belirtilmiş ve kişisel mal kabulüyle verilen karar bozulmuştur.

Kişisel mal savunması kısmen ispat edilirse mal bütünüyle paylaşım dışı kalmaz; kişisel malla karşılanan oran kadar denkleştirme yapılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/6646 E., 2026/4561 K. sayılı ve 22.04.2026 tarihli kararında, edinilmiş mal niteliğindeki taşınmaz yönünden kişisel mal savunması bulunduğunda, tespit edilecek kişisel mal miktarının taşınmazın edinme tarihindeki bedele oranı bulunarak bu oranda denkleştirme yapılması ve katılma alacağının buna göre belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

C- Katılma Alacağı Nasıl Hesaplanır?

Katılma alacağı, diğer eşin artık değerinin yarısıdır. Artık değer ise TMK 231’e göre her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden, eklenecek değerler ve denkleştirme de hesaba katılarak, bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır. Değer eksilmesi, yani borçların edinilmiş malları aşması, hesaba katılmaz.

1- Hesaplamanın Adımları

Katılma alacağı hesaplanırken mahkeme ve bilirkişi şu sırayı izler:

  1. Mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihinde eşlerin malvarlığında bulunan mallar tespit edilir,
  2. Her mal, edinilmiş mal ve kişisel mal olarak ayrılır; finansmanı karma olan mallarda kişisel mal oranı belirlenir,
  3. Malların tasfiye tarihindeki, yani karar tarihine en yakın tarihteki sürüm değeri bilirkişi aracılığıyla belirlenir,
  4. Kişisel mal katkısı oranında denkleştirme yapılır (TMK 230) ve TMK 229’daki eklenecek değerler hesaba katılır,
  5. Edinilmiş mallara ilişkin borçlar düşülerek her eşin artık değeri bulunur,
  6. Diğer eşin artık değerinin yarısı katılma alacağı olarak belirlenir ve karşılıklı alacaklar takas edilir (TMK 236/1).

2- Değerleme Tarihi: Karar Tarihine En Yakın Sürüm Değeri

Malın niteliği mal rejiminin sona erdiği dava tarihine göre, değeri ise tasfiye tarihine göre belirlenir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/7103 E., 2025/9630 K. sayılı ve 06.11.2025 tarihli kararında, Yargıtay uygulamasına göre tasfiye tarihinin karar tarihi olduğu, tasfiyenin bölge adliye mahkemesince yapılması hâlinde ise bölge adliye mahkemesinin karar tarihinin esas alınacağı belirtilmiştir. Aynı kararda karar tarihinden yaklaşık iki yıl önceki değerlere göre hesaplama yapılması bozma sebebi sayılmıştır.

Bu kural emredicidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/2350 E., 2025/9092 K. sayılı ve 21.10.2025 tarihli kararında, malın karar tarihine en yakın sürüm değerinin esas alınmasına ilişkin TMK 232 ve 235 hükümlerinin emredici olduğu, bu nedenle karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşmayacağı ve kadın yararına güncel değerler üzerinden hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir. Yüksek enflasyon döneminde yargılama uzadıkça bu kural, alacak miktarını doğrudan etkiler. Bu nedenle uygulamada davalar çoğunlukla HMK 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılır ve bilirkişi raporundan sonra talep artırılır.

3- Örnek Hesaplama

Örnek olarak 2015 yılında erkek eş adına 2.000.000 TL’ye alınan bir daire düşünelim. Bedelin 500.000 TL’si erkeğin babasından miras kalan paradan, kalan 1.500.000 TL’si ise maaş birikimlerinden ödenmiş olsun. Dairenin karar tarihine en yakın değeri 10.000.000 TL olarak belirlensin.

KalemHesapTutar
Kişisel mal oranı500.000 / 2.000.000%25
Kişisel mal denkleştirmesi10.000.000 x %252.500.000 TL
Edinilmiş mal değeri (artık değer)10.000.000 – 2.500.0007.500.000 TL
Kadın eşin katılma alacağı7.500.000 / 23.750.000 TL

Bu örnekte kadın eş, dairenin tapusunu değil, 3.750.000 TL katılma alacağını talep edebilir. Erkek eşin de kadın eş adına kayıtlı edinilmiş malları varsa iki alacak takas edilir.

D- Sık Karşılaşılan Özel Durumlar

Mal paylaşımı davalarının önemli bir kısmı, finansmanı birden fazla kaynaktan sağlanan veya ödemeleri boşanma sonrasına sarkan mallardan çıkar. Yargıtay bu durumlar için yerleşik hesaplama yöntemleri geliştirmiştir.

1- Kredi ile Alınan Konut ve Araç

Kredi taksitlerinin bir kısmı evlilik içinde, bir kısmı boşanma dava tarihinden sonra ödenmişse, dava tarihinden sonraya sarkan taksitler malın borcu sayılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/1060 E., 2025/925 K. sayılı ve 04.02.2025 tarihli kararında bu hesaplama yöntemi ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Önce mal rejiminin sona erdiği tarihte vadesi gelmemiş kredi borcunun toplam kredi borcuna oranı bulunur. Bu oran, kredinin taşınmazın satın alma bedeli içindeki payına dönüştürülür. Elde edilen oran taşınmazın karar tarihine en yakın sürüm değeriyle çarpılır ve bulunan miktar borç olarak değerden düşülür. Somut olayda 60 aylık kredinin 29 taksiti dava tarihinden önce ödendiği hâlde dava tarihinden sonraki 31 taksit için denkleştirme yapılmadan taşınmazın güncel değerinin yarısına hükmedilmesi bozma sebebi sayılmıştır.

Bu yöntemin sonucu şudur: Boşanma davası açıldıktan sonra krediyi kendi geliriyle ödemeye devam eden eş, bu ödemeler oranında malın değerinden pay ayırır. Evlenmeden önce başlayıp evlilik içinde süren kredilerde de aynı mantıkla evlilik öncesi ödenen taksitler kişisel mal sayılır.

2- Kıdem Tazminatı, Emekli İkramiyesi ve Birikimler

Kıdem tazminatı ve emekli ikramiyesi TMK 219/2 kapsamında edinilmiş mal niteliğindedir. Ancak bu ödemeler genellikle evlilikten önceki çalışma sürelerini de kapsadığından, toplam hizmet süresi içinde evlilik içindeki sürenin oranı kadar kısmı edinilmiş mal, kalanı kişisel mal sayılır. Bu oranlama, hizmet dökümleri üzerinden bilirkişi tarafından yapılır. Ödemesi boşanma dava tarihinden sonra yapılan kıdem tazminatının mal rejimi süresine isabet eden kısmı da tasfiyede dikkate alınır.

Yargıtay aynı oranlama yöntemini, edimi evlilik içinde başlayıp boşanmadan sonra da devam eden diğer edinimlerde de uygulamaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/6693 E., 2024/4206 K. sayılı ve 04.06.2024 tarihli kararında, ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle edinilen taşınmaz için bakım süresinin evlilik içinde geçen kısmının toplam bakım süresine oranı edinilmiş mal oranı kabul edilmiş ve katılma alacağı bu orana göre hesaplanmıştır.

3- Aile Konutu

Aile konutu, mal paylaşımında diğer taşınmazlardan farklı bir hukuki rejime tabi değildir; edinilmiş malla alınmışsa katılma alacağına konu olur. Aile konutunun özelliği, evlilik devam ederken eşin açık rızası olmadan devredilememesidir (TMK 194). Boşanma sürecinde konutun satılmasını önlemek için tapuya aile konutu şerhi konulması önemlidir. Bu konuyu aile konutu ve aile konutu şerhi yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

4- Boşanmadan Önce Mal Kaçırma: Eklenecek Değerler

TMK 229’a göre iki tür kazandırma, devredilmiş olsa bile edinilmiş mallara değer olarak eklenir:

  1. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar,
  2. Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.

Eklenecek değerlerin değeri devir tarihine göre hesaplanır (TMK 235/2). Borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamazsa alacaklı eş, TMK 241 uyarınca karşılıksız kazandırmadan yararlanan üçüncü kişiye karşı eksik kalan miktarla sınırlı dava açabilir. Bu dava hakkı, hakların zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinden itibaren beş yıl içinde kullanılmalıdır. Yargıtay uygulamasında kaçırılan malın devir tarihindeki durumu esas alınarak karar tarihine en yakın sürüm değerinin belirlendiğini, katılma alacağını azaltma kastının hangi göstergelerden çıkarıldığını ve üçüncü kişiye açılacak davanın şartlarını boşanmadan önce mal kaçırma yazımızda kararlarla inceledik.

5- Değer Artış Payı (TMK 227)

Değer artış payı, bir eşin diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunması hâlinde doğan alacaktır. TMK 227’ye göre katkıda bulunan eş, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahiptir; değer kaybı varsa katkının başlangıçtaki değeri esas alınır. Değer artış payı özellikle bir eşin kişisel malıyla, örneğin ziynetiyle veya mirasıyla diğer eşin malına katkıda bulunduğu durumlarda önem taşır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/7103 E., 2025/9630 K. sayılı kararında, taşınmaz edinildikten sonra yapılan iyileştirmelere dayanan talebin değer artış payı olarak nitelendirilip delillerinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

E- 2002 Öncesi Mallar İçin Katkı Payı Alacağı

01.01.2002’den önce edinilen mallar için katılma alacağı istenemez; çünkü bu dönemde yasal rejim mal ayrılığıdır. 743 sayılı Kanun’da tasfiyeye ilişkin düzenleme bulunmadığından Yargıtay, Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerinden yararlanarak katkı payı alacağı kavramını geliştirmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/4622 E., 2024/5366 K. sayılı ve 04.07.2024 tarihli kararında, katkı payı alacağı isteyebilmek için eşin diğer eşin malvarlığına mutlaka para ya da para ile ölçülebilen maddi veya hizmet değeriyle katkıda bulunmuş olması gerektiği belirtilmiştir. Kararda çalışarak düzenli gelir elde eden eşin, aksi kanıtlanmadıkça diğer eşin malvarlığına tasarruf edebileceği oranda katkıda bulunduğunun kabul edileceği vurgulanmıştır. Bu nedenle katkı payı alacağında katılma alacağındaki gibi otomatik bir yarı oranı yoktur. Alacak, eşin ispat ettiği katkısının malın güncel değerine oranlanmasıyla hesaplanır. Çalışmayan ve geliri olmayan eş ise bu dönem için ancak ziynet, miras veya bağış gibi somut bir katkıyı ispat ederse katkı payı alacağı isteyebilir. Katkı oranının tasarruf yöntemiyle nasıl belirlendiğini, ödemeleri 2002 öncesi ve sonrasına yayılan kooperatif ve kredili mallardaki karma hesabı ve değer artış payının adım adım hesaplanmasını katkı payı alacağı ve değer artış payı yazımızda örneklerle anlattık.

F- Mal Paylaşımı Davası: Görevli Mahkeme, Usul ve Zamanaşımı

Mal paylaşımı davası, uygulamada “mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davası” olarak adlandırılır. Bu dava, boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin bağımsız bir alacak davasıdır.

1- Görevli ve Yetkili Mahkeme

Mal rejiminden doğan davalarda görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar. TMK 214’e göre mal rejiminin boşanma sebebiyle sona ermesinde, boşanma davasına bakmakla yetkili mahkeme mal rejiminin tasfiyesi davasında da yetkilidir. Ölüm hâlinde ölen eşin son yerleşim yeri mahkemesi, diğer hâllerde davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

2- Boşanma Davasıyla İlişkisi ve Bekletici Mesele

Mal rejiminin sona ermesi, mal paylaşımı davasının görülebilirlik ön koşuludur. Bu nedenle mal paylaşımı davası boşanma davasıyla aynı anda açılabilir, ancak boşanma kararı kesinleşmeden karara bağlanamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/1897 E., 2024/3324 K. sayılı ve 09.05.2024 tarihli kararında, mal rejimini sona erdirecek bir boşanma davasının derdest olduğu anlaşıldığında, usul ekonomisi gereğince bu davanın sonucunun HMK 165 uyarınca bekletici mesele yapılması gerektiği, davanın usulden reddedilmesinin hatalı olduğu belirtilmiştir.

3- Anlaşmalı Boşanmada Mal Rejimi

Anlaşmalı boşanma davası yoluyla boşanan eşler, protokolde mal paylaşımını da düzenleyebilir. Protokolde mal rejimine ilişkin hiçbir hüküm bulunmuyorsa eşlerin sonradan mal paylaşımı davası açma hakkı devam eder. Mal rejimi alacağından feragat edilecekse bu irade protokolde duraksamaya yer bırakmayacak açıklıkta yazılmalıdır. “Katkı payı talebim yoktur” gibi genel ifadeler, Yargıtay uygulamasında katılma alacağından feragat sayılmayabilir. Protokolün mal rejimi maddesinin nasıl yazılacağını anlaşmalı boşanma protokolü ve dilekçe örneği yazımızda madde madde açıkladık.

4- Zamanaşımı: 10 Yıl

Mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacak davaları, TMK 178’deki boşanmadan doğan dava hakları için öngörülen bir yıllık süreye değil, TBK 146’daki 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabidir. Süre, boşanma kararının kesinleştiği tarihten başlar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/9988 E., 2024/7884 K. sayılı ve 24.10.2024 tarihli kararında, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi onanmıştır. Aynı dosyada bölge adliye mahkemesi, mal rejiminin sona erdiği dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin mal rejiminin tasfiyesi kapsamında değil, genel mahkemelerde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenebileceğini belirtmiştir.

Yurt dışında boşanan eşler bakımından da süre yabancı mahkeme kararının kesinleştiği tarihten başlar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/1205 E., 2023/1188 K. sayılı ve 29.11.2023 tarihli kararında, 5718 sayılı MÖHUK’un 59’uncu maddesi uyarınca yabancı ilamın etkisinin kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade ettiği gerekçesiyle, mal rejiminden doğan alacak davasında 10 yıllık sürenin tanıma kararının değil yabancı mahkeme kararının kesinleşme tarihinden başlatılması gerektiği kabul edilmiştir. Bu nedenle yurt dışında boşanan eşlerin tanıma davasını ve mal paylaşımı davasını geciktirmemesi gerekir. Tanıma davasının şartlarını ve konsolosluk üzerinden yapılan tescil başvurusunu yurt dışı boşanma kararının tanınması yazımızda anlattık.

5- Katılma Alacağının Ödenmesi ve Faiz

TMK 239’a göre katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir. Katılma alacağının derhâl ödenmesi borçlu eş için ciddi güçlükler doğuracaksa, borçlu eş ödemelerin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir. Malların değeri karar tarihine göre belirlendiğinden uygulamada faiz kural olarak karar tarihinden itibaren işletilir. Mal paylaşımı davası, alacak miktarına göre nispi harca tabidir.

G- Zina veya Hayata Kast Nedeniyle Boşanmada Katılma Alacağı

Boşanmadaki kusur, kural olarak katılma alacağını etkilemez; ağır kusurlu eş de diğer eşin artık değerinin yarısını isteyebilir. Kanun bu kurala tek bir istisna öngörmüştür. TMK 236/2’ye göre zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir. Bu istisna yalnızca boşanmanın TMK 161 veya 162’ye dayanması hâlinde uygulanır; evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle verilen boşanma kararlarında, kusur ağır olsa bile uygulanmaz.

Boşanmanın diğer mali sonuçları olan nafaka ve tazminat ise mal paylaşımından bağımsızdır. Mal paylaşımında alacaklı olan eş, şartları varsa ayrıca yoksulluk nafakası da isteyebilir. Nafakanın türleri ve şartları için nafaka türleri yazımıza bakabilirsiniz. Mal rejimi davasında delillerin doğru toplanması ve hesaplamanın denetlenmesi için boşanma ve mal rejimi davalarında avukat desteği sayfamızdan bilgi alabilirsiniz.

Mal Paylaşımı Davası Açmadan Önce Hazırlanması Gereken Belgeler

Mal paylaşımı davasında ispat, büyük ölçüde resmî kayıtlara dayanır. Dava açmadan önce şu belgelerin hazırlanması veya mahkemeden celbinin istenmesi gerekir:

  1. Evlenme tarihini gösteren nüfus kaydı ve boşanma dava dilekçesinin tarihi,
  2. Taşınmazların tapu kayıtları ve satış akit tabloları,
  3. Araçların trafik kayıtları ve satış belgeleri,
  4. Kredi sözleşmeleri ve kredi ödeme tabloları,
  5. Banka hesap hareketleri, mevduat ve yatırım hesabı dökümleri,
  6. Şirket hisseleri için ticaret sicili kayıtları,
  7. SGK hizmet dökümleri ve kıdem tazminatı ödeme belgeleri,
  8. Kişisel mal iddiası için veraset ilamı, miras taksimi, bağış veya evlilik öncesi edinime ilişkin belgeler.

Sonuç

Boşanmada mal paylaşımı, 01.01.2002’den itibaren edinilmiş mallara katılma rejimine göre yapılır. Her eş, diğer eşin evlilik süresince emekle edindiği malların borçlar düşüldükten sonra kalan değerinin yarısını katılma alacağı olarak isteyebilir. Mal rejimi boşanma dava tarihinde sona erer, malların değeri ise karar tarihine en yakın sürüm değerine göre belirlenir. Miras, bağış ve evlilik öncesi mallar kişisel maldır; ancak TMK 222/3’teki karine gereği bunu ispat yükü kişisel mal iddiasında bulunan eştedir. Kredili mallarda boşanma dava tarihinden sonra ödenen taksitler, 2002 öncesi edinilen mallarda ise katkı payı kuralları ayrıca hesaba katılır. Dava aile mahkemesinde, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Boşanmada mallar yarı yarıya mı paylaşılır?

Her mal yarı yarıya paylaşılmaz. 01.01.2002’den sonra evlilik süresince emekle edinilen mallar, borçlar düşüldükten sonra kalan artık değer üzerinden yarı yarıya paylaşılır (TMK 236/1). Miras, bağış ve evlilik öncesi mallar kişisel mal olduğundan paylaşıma girmez.

Boşanmada mal paylaşımı davası ne zaman açılır?

Mal paylaşımı davası boşanma davasıyla birlikte veya boşanmadan sonra açılabilir. Ancak boşanma kararı kesinleşmeden karara bağlanamaz; boşanma davası derdestse sonucu bekletici mesele yapılır. Dava, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır.

Mal paylaşımı davası zamanaşımı kaç yıldır?

Mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacak davaları TBK 146 uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Süre boşanma kararının kesinleştiği tarihten başlar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/9988 E., 2024/7884 K. sayılı kararında bu süre geçtikten sonra açılan dava zamanaşımı nedeniyle reddedilmiştir.

Tapuda sadece eşimin adına olan ev paylaşılır mı?

Paylaşılır. Mal paylaşımında tapudaki maliklik değil, malın edinilmiş mal olup olmadığı belirleyicidir. Evlilik içinde maaş veya kazançla alınan ev, kimin adına kayıtlı olursa olsun edinilmiş maldır ve diğer eş bunun değerinin yarısını katılma alacağı olarak isteyebilir.

Eşimin ailesinden miras kalan ev paylaşılır mı?

Paylaşılmaz. TMK 220’ye göre miras yoluyla edinilen mallar kişisel maldır. Ancak bu evin evlilik süresince elde edilen kira gelirleri TMK 219 uyarınca edinilmiş mal sayılır. Evlilik içinde diğer eşin katkısıyla iyileştirilmişse değer artış payı da istenebilir.

Evlenmeden önce alınan ev boşanmada paylaşılır mı?

Evlenmeden önce tamamen ödenmiş ev kişisel maldır ve paylaşılmaz. Ev kredili alınmış ve taksitlerin bir kısmı evlilik içinde ödenmişse, evlilik içinde ödenen taksitler oranında edinilmiş mal kabul edilir ve bu oran üzerinden katılma alacağı hesaplanır.

Boşanma davası açıldıktan sonra ödenen kredi taksitleri ne olur?

Boşanma dava tarihinden sonra ödenen taksitler malın borcu sayılır ve bu ödemeleri yapan eş lehine denkleştirme yapılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/1060 E., 2025/925 K. sayılı kararında, dava tarihinden sonraya sarkan taksitler için denkleştirme yapılmadan taşınmazın güncel değerinin yarısına hükmedilmesi bozma sebebi sayılmıştır.

Katılma alacağı hangi tarihteki değere göre hesaplanır?

Malın niteliği boşanma dava tarihine, değeri ise karar tarihine en yakın tarihteki sürüm değerine göre belirlenir (TMK 235/1). Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/2350 E., 2025/9092 K. sayılı kararına göre bu kural emredicidir ve karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturmaz.

Çalışmayan ev hanımı mal paylaşımında hak alabilir mi?

Alabilir. 01.01.2002’den sonra edinilen mallar için katılma alacağı, eşin çalışıp çalışmamasına bakılmaksızın kanundan doğar ve diğer eşin artık değerinin yarısıdır. 01.01.2002’den önce edinilen mallarda ise çalışmayan eş ancak ziynet, miras veya bağış gibi somut bir katkısını ispat ederse katkı payı alacağı isteyebilir.

Aldatan eş mal paylaşımında hak kaybeder mi?

Kural olarak boşanmadaki kusur katılma alacağını etkilemez. Ancak TMK 236/2’ye göre zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki payını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir. Bu istisna, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle verilen boşanmalarda uygulanmaz.

Boşanmadan önce mal kaçıran eşe karşı ne yapılabilir?

TMK 229’a göre mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde rıza olmadan yapılan karşılıksız kazandırmalar ile katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler, edinilmiş mallara değer olarak eklenir. Borçlu eşin malvarlığı yetmezse TMK 241 uyarınca kazandırmadan yararlanan üçüncü kişiye karşı da dava açılabilir.

Mal paylaşımı davasında ev veya araba aynen istenebilir mi?

Kural olarak istenemez. Katılma alacağı ve değer artış payı bir alacak hakkıdır ve hâkim kararı genellikle para alacağı olarak verilir. TMK 239 alacağın ayın olarak ödenebileceğini düzenlese de, alacaklı eş diğer eşin adına kayıtlı taşınmazın tapusunun kendi adına tescilini mal rejimi tasfiyesi yoluyla isteyemez.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak, aile hukuku başta olmak üzere dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Hizmet verdiğimiz diğer alanları görmek için Hizmetlerimiz sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

Avukat Sinan Karabacak

Avukat Sinan Karabacak

Avukat · İstanbul Barosu, Sicil No: 52130, Doğrulama

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2014'te mezun oldu. İstanbul Barosu'na bağlı avukatlık yapmaktadır. Enerji hukukundaki önceki deneyimleri nedeniyle başta kaçak elektrik ve voltaj dengesizliği davaları olmak üzere ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku gibi alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkımızda →LinkedIn →

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir