İçindekiler
Boşanmada maddi ve manevi tazminat, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen ya da boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan eşin, kusurlu diğer eşten istediği paradır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 174/1’inci maddesi maddi tazminatı, 174/2’nci maddesi manevi tazminatı düzenler.
Yargıtay uygulamasında tazminat isteyen eşin kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması şarttır; eşit kusurlu ya da ağır kusurlu eş yararına tazminata hükmedilmez. Kusura dayanmayan akıl hastalığı sebebiyle boşanmada ise kusursuz davacı eş aleyhine tazminata hükmedilemez. Miktar; tarafların sosyal ve ekonomik durumu, kusurun ağırlığı ve paranın alım gücü gözetilerek TMK 4 ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 50 ve 51’inci maddelerindeki hakkaniyet ilkesine göre belirlenir. Tazminat boşanma davasıyla birlikte istenebileceği gibi, TMK 178 uyarınca boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde ayrı bir davayla da istenebilir. Tazminata boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren yasal faiz işletilir ve manevi tazminat, TMK 176/2 gereğince irat biçiminde ödenemez.
Bu yazıda boşanmada maddi ve manevi tazminatın şartları, kusur derecelerinin tazminata etkisi, tazminat miktarının nasıl belirlendiği, talebin hangi aşamada ve hangi sürede ileri sürüleceği, faiz ve icra kuralları ile aldatan eşin birlikte olduğu üçüncü kişiden tazminat istenip istenemeyeceği güncel Yargıtay kararları ışığında incelenmektedir. Tazminat talebinin kaderi, çekişmeli boşanma davası sırasında yapılan kusur belirlemesine bağlıdır. Her dosyada kusurlu davranışlar, deliller ve tarafların ekonomik durumu farklı olduğundan somut olayınızın değerlendirilmesi için bir avukata danışmanız önerilir.
Maddî ve manevî tazminat — TMK Madde 174: Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.
Kanun metninin resmi kaynağı: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr
Yargıtay Kararları Işığında Boşanmada Tazminatın Şartları
Boşanmada maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/4298 E., 2024/1808 K. sayılı ve 14.03.2024 tarihli kararında belirtildiği üzere tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir. Maddeler hâlinde saymak gerekirse boşanmada tazminata hükmedilebilmesi için;
- Eşlerin boşanmasına karar verilmiş olması,
- Tazminat isteyen eşin kusursuz veya diğer eşe göre daha az kusurlu olması,
- Tazminat istenen eşin boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu olması,
- Maddi tazminatta, tazminat isteyen eşin mevcut veya beklenen bir menfaatinin boşanma yüzünden zedelenmesi,
- Manevi tazminatta, boşanmaya sebep olan olayların tazminat isteyen eşin kişilik haklarına saldırı niteliği taşıması,
- Tazminatın açıkça talep edilmesi; mahkeme tazminata kendiliğinden hükmedemez,
- Talebin boşanma davasıyla birlikte ya da boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde ileri sürülmesi gerekir.
Maddi ve manevi tazminatın temel farkları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
| Konu | Maddi tazminat | Manevi tazminat |
|---|---|---|
| Dayanak | TMK 174/1 | TMK 174/2 |
| Korunan değer | Mevcut veya beklenen ekonomik menfaat | Kişilik hakkı |
| İsteyen eşin kusuru | Kusursuz veya daha az kusurlu | Kusursuz veya daha az kusurlu |
| Ek şart | Menfaatin boşanma yüzünden zedelenmesi | Olayların kişilik hakkına saldırı oluşturması |
| Ödeme biçimi | Toptan veya irat (TMK 176/1) | Yalnızca toptan; irat olamaz (TMK 176/2) |
| Miktar ölçütü | Hakkaniyet, TMK 4, TBK 50-51 | Hakkaniyet, TMK 4, TBK 50-51 |
| Ayrı dava süresi | Boşanmanın kesinleşmesinden 1 yıl (TMK 178) | Boşanmanın kesinleşmesinden 1 yıl (TMK 178) |
| Faiz başlangıcı | Boşanma hükmünün kesinleşmesi | Boşanma hükmünün kesinleşmesi |
A- Boşanmada Maddi Tazminat (TMK 174/1)
Boşanmada maddi tazminat, evliliğin sona ermesiyle kaybedilen ekonomik güvencenin karşılığıdır. TMK 174/1’e göre mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu eş, kusurlu eşten uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat bir zarar giderim aracı olduğu kadar, kusurlu eşin evliliği sona erdirmesinin ekonomik sonucunu da üstlenmesini sağlar.
1- Mevcut ve Beklenen Menfaat Ne Demektir?
Mevcut menfaat, evlilik sürerken eşin fiilen yararlandığı ekonomik imkânlardır; diğer eşin sağladığı geçim desteği, ortak konutta oturma imkânı ve eşin bakım yükümlülüğü bu kapsamda değerlendirilir. Beklenen menfaat ise evlilik devam etseydi ileride elde edilmesi muhtemel olan haklardır; eşin mirasçılık sıfatı ve eşe bağlı sosyal güvenlik hakları uygulamada bu kapsamda ele alınır.
Yargıtay, boşanan eşin en azından diğerinin maddi desteğini yitirdiğini kabul ettiğinden, kusur şartı gerçekleşmişse ayrıca somut bir zarar kalemi ispatı aranmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/10144 E., 2025/5938 K. sayılı ve 16.06.2025 tarihli kararında, maddi tazminat isteyen kadının diğerinden daha ağır ve eşit kusurlu olmadığı, boşanma sonucu en azından erkeğin maddi desteğini yitirdiği belirtilerek kadının maddi tazminat talebinin reddi bozma sebebi sayılmıştır.
2- Maddi Tazminat ile Yoksulluk Nafakası Arasındaki Fark
Maddi tazminat ile yoksulluk nafakası sıklıkla karıştırılır. Yoksulluk nafakası TMK 175 uyarınca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan eşe bağlanır; bu nedenle eşit kusurlu eş de yoksulluk nafakası alabilir. Maddi tazminatta ise yoksulluk şartı aranmaz, buna karşılık tazminat isteyen eşin daha az kusurlu olması gerekir. İki talep birbirinin alternatifi değildir ve şartları oluşmuşsa aynı davada birlikte hükme bağlanabilir. Nafakanın türleri ve şartları nafaka türleri yazımızda ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
3- Maddi Tazminatın Toptan veya İrat Olarak Ödenmesi
TMK 176/1 uyarınca maddi tazminatın toptan ya da durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Uygulamada maddi tazminat çoğunlukla toptan, yani tek seferde ödenecek bir para olarak hükme bağlanır. İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat, TMK 176/3 gereğince alacaklı eşin yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar. Toptan hükmedilen tazminat ise alacaklının sonradan evlenmesinden etkilenmez.
B- Boşanmada Manevi Tazminat (TMK 174/2)
Boşanmada manevi tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle eşin kişilik hakkına yapılan saldırının karşılığıdır. TMK 174/2’ye göre kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş, kusurlu olan diğer eşten manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminat, ekonomik bir kaybı değil; eşin yaşadığı üzüntü, elem ve onur kırılmasını kısmen gidermeyi amaçlar.
1- Kişilik Hakkına Saldırı Şartı
Manevi tazminat için yalnızca daha az kusurlu olmak yetmez; boşanmaya sebep olan olayların ayrıca kişilik hakkına saldırı niteliğinde olması gerekir. Her kusurlu davranış kişilik hakkı ihlali sayılmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/9191 E., 2022/11057 K. sayılı ve 28.12.2022 tarihli kararında, manevi tazminata hükmedebilmek için tazminat talep edenin az kusurlu veya kusursuz olması yanında boşanmaya sebep olan eylemlerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunması gerektiği belirtilmiş ve kişilik hakkına saldırı oluşturmayan eylemlere dayanılarak hükmedilen manevi tazminat bozulmuştur.
Yargıtay uygulamasında kişilik hakkına saldırı niteliğinde kabul edilen davranışlara şunlar örnek verilebilir:
- Fiziksel şiddet, darp ve aile içinde kötü muamele,
- Hakaret, aşağılama ve tehdit,
- Sadakatsizlik ve zina,
- Eşi rızası dışında cinsel ilişkiye zorlamak,
- Eşin ailesi ve çevresi önünde onur kırıcı davranışlar.
Şiddet ve onur kırıcı davranışlar aynı zamanda özel bir boşanma sebebidir; bu sebebi hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma yazımızda inceledik. Aile içi şiddet ayrıca ceza sorumluluğu doğurabilir; bu konuda kötü muamele suçu yazımız da yol göstericidir.
2- Tam Kusurlu Eşe Karşı Manevi Tazminat
Boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu bulunan eşin davranışları kişilik hakkına saldırı oluşturuyorsa, diğer eş yararına manevi tazminata hükmedilmesi zorunludur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/1974 E., 2025/9079 K. sayılı ve 21.10.2025 tarihli kararında, ilk derece mahkemesince belirlenip erkek tarafından istinaf edilmeyerek kesinleşen kusur belirlemesine göre erkeğin tam kusurlu olduğu ve eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği belirtilerek, kadının manevi tazminat talebini reddeden bölge adliye mahkemesi kararı bozulmuştur.
3- Manevi Tazminat Talebi Bölünemez ve Islahla Artırılamaz
Manevi tazminat talebinin baştan doğru miktarla ileri sürülmesi önemlidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/410 E., 2025/8120 K. sayılı ve 01.10.2025 tarihli kararında, manevi tazminat isteğinin niteliği itibarıyla tek ve bölünemez olduğu, bölümler hâlinde istenemeyeceği ve başlangıçta talep edilen miktarın ıslahla da olsa artırılamayacağı belirtilmiştir. Kararda dava dilekçesinde 75.000 TL manevi tazminat isteyen kadının ıslahla miktarı artırmasının geçerli olmadığı, hâkimin başlangıçtaki taleple bağlı olduğu ve HMK 26 gereğince talepten fazlaya hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir.
Manevi tazminat ayrıca TMK 176/2 gereğince irat biçiminde ödenemez; her zaman toptan bir para olarak hükme bağlanır.
C- Kusur Durumunun Tazminata Etkisi
Boşanmada tazminatın varlığını ve miktarını belirleyen ana unsur kusurdur. Mahkeme boşanma kararında eşlerin hangi davranışlarının evliliği sarstığını ve kusur derecelerini tespit eder; bu tespit tazminat ve nafaka taleplerinin sonucunu doğrudan belirler. Kusur belirlemesine yönelik itirazlar bu nedenle tazminat bakımından da kanun yoluna taşınmalıdır. Yargıtay’ın hangi davranışları kusur saydığını, tepkisel ve affedilmiş davranışların neden kusur listesinden çıkarıldığını boşanmada ağır, eşit ve tam kusur rehberimizde inceledik.
1- Eşit Kusurda Tazminat Yoktur
Boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu bulunan eşlerden hiçbiri tazminat alamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/1704 E., 2025/9194 K. sayılı ve 23.10.2025 tarihli kararında, boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması gerektiği, eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemeyeceği belirtilmiş ve kadın yararına hükmedilen tazminatlar bozulmuştur.
Aynı yaklaşım Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/3554 E., 2026/2064 K. sayılı ve 23.02.2026 tarihli kararında da tekrarlanmıştır. Kararda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu, erkeğin ağır kusurlu kabul edilmesinin ve buna bağlı olarak kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir.
2- Ağır Kusurlu Eş Tazminat Alamaz
Boşanmada ağır kusurlu bulunan eş, diğer eşten tazminat isteyemez; tazminat kadın veya erkek fark etmeksizin daha az kusurlu eşe verilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/3647 E., 2025/10982 K. sayılı ve 10.12.2025 tarihli kararında, kadının boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olduğu, ağır kusurlu eş yararına yoksulluk nafakası ve tazminata hükmedilemeyeceği belirtilmiş; kadının kusurlu eylemlerinin erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği gerekçesiyle erkek yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
3- Affedilen Olaylar Kusur Olarak Dikkate Alınamaz
Eşin affettiği veya en azından hoşgörüyle karşıladığı davranışlar, sonradan kusur olarak ileri sürülemez ve tazminatın dayanağı yapılamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/548 E., 2024/8818 K. sayılı ve 19.11.2024 tarihli kararında, boşanma davası açılmadan önce tarafların bir araya gelerek ortak konutta bir süre birlikte yaşadıkları anlaşıldığından erkeğin kadının kusurlu davranışlarını affettiği ve bu olayların kusur olarak yüklenemeyeceği kabul edilmiştir.
Ancak her barışma girişimi af anlamına gelmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/4354 E., 2024/2801 K. sayılı ve 24.04.2024 tarihli kararında, anlaşmalı boşanma davasından feragatin, davanın niteliği gereği feragat tarihinden önceki olayların affedildiği anlamına gelmeyeceği belirtilmiş ve şiddet gören kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Kusur durumunun boşanmanın mali sonuçlarına etkisi aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:
| Kusur durumu | Maddi tazminat | Manevi tazminat | Yoksulluk nafakası |
|---|---|---|---|
| İsteyen eş kusursuz | İstenebilir | Kişilik hakkı ihlali varsa istenebilir | Yoksulluk şartıyla istenebilir |
| İsteyen eş az kusurlu | İstenebilir | Kişilik hakkı ihlali varsa istenebilir | Yoksulluk şartıyla istenebilir |
| Eşler eşit kusurlu | İstenemez | İstenemez | Yoksulluk şartıyla istenebilir |
| İsteyen eş ağır kusurlu | İstenemez | İstenemez | İstenemez |
D- Boşanmada Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir?
Boşanmada tazminat miktarı kanunda sabit bir tarife veya formülle belirlenmemiştir; hâkim, TMK 4’teki hakkaniyet ilkesi ile TBK 50 ve 51’inci maddeleri çerçevesinde takdir yetkisini kullanır. Bu takdir sınırsız değildir. Yargıtay, miktarı az veya fazla bulduğu kararları bozarak takdirin denetimini yapar.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/2897 E., 2024/469 K. sayılı ve 24.01.2024 tarihli kararında, tazminat miktarının belirlenmesinde gözetilecek ölçütler sayılmış ve bu ölçütlere göre kadın yararına hükmolunan maddi ve manevi tazminat az bulunarak karar bozulmuştur. Maddeler hâlinde saymak gerekirse Yargıtay’a göre tazminat miktarı belirlenirken;
- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları,
- Boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri,
- Paranın alım gücü,
- Kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığı,
- İhlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamı dikkate alınır.
Takdir edilen tazminatın fazla olması da bozma sebebidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/6407 E., 2026/4997 K. sayılı ve 04.05.2026 tarihli kararında, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur dereceleri, paranın alım gücü ve kişilik haklarına yapılan saldırı dikkate alındığında erkek yararına takdir edilen manevi tazminatın çok olduğu belirtilerek daha uygun miktarda manevi tazminat takdiri gerektiği kabul edilmiştir.
Uygulamada tarafların gelirleri, malvarlıkları, meslekleri ve sosyal çevreleri sosyal ve ekonomik durum araştırmasıyla tespit edilir. Bu nedenle tazminat talep eden eşin, karşı tarafın gelirini ve malvarlığını gösteren maaş bordrosu, tapu ve araç kayıtları gibi belgelere dilekçede dayanması önemlidir. Hâkim taleple bağlı olduğundan, istenen miktardan fazlasına hükmedilemez.
E- Tazminat Talebi Ne Zaman ve Nasıl İleri Sürülür?
Boşanmada tazminat, boşanma kararının eki (fer’i) niteliğindedir. Talep boşanma davası içinde ileri sürülebileceği gibi boşanma kesinleştikten sonra ayrı bir davayla da istenebilir. Hangi yol seçilirse seçilsin, tazminat boşanma davasında belirlenen kusur üzerinden değerlendirilir.
1- Boşanma Davasıyla Birlikte Tazminat Talebi
Tazminat talebi en sık boşanma dava dilekçesinde veya karşı dava dilekçesinde ileri sürülür. Boşanmanın eki olarak istenen tazminat için ayrıca nispi harç yatırılması gerekmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2016/9425 E., 2017/6532 K. sayılı ve 31.05.2017 tarihli kararında, boşanma davalarında talep edilen maddi ve manevi tazminatın boşanmanın fer’i niteliğinde olduğu ve harca tabi olmadığı, bu nedenle harç yatırılmadığı gerekçesiyle verilen usulden ret kararının kesin hüküm oluşturmayacağı belirtilmiştir.
Mahkeme, ileri sürülen her tazminat talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar vermek zorundadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/6644 E., 2026/1407 K. sayılı ve 10.02.2026 tarihli kararında, erkeğin karşı dava dilekçesinde 1.000.000 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminat talep ettiği hâlde bu talepler hakkında hüküm kurulmamasının usul ve kanuna aykırı olduğu belirtilmiştir.
Boşanma davası reddedilirse boşanmanın eki olan tazminat talepleri de reddedilir; tazminat, boşanma kararı verilmesine bağlıdır.
2- Boşanmadan Sonra Ayrı Dava ve 1 Yıllık Zamanaşımı
TMK 178’e göre evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden 1 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Boşanma davasında tazminat istemeyen eş, bu süre içinde aile mahkemesinde ayrı bir tazminat davası açabilir. Ayrı açılan davada tazminat talepleri nispi harca tabidir. Zamanaşımı mahkemece kendiliğinden değil, davalının süresinde ileri sürdüğü def’i üzerine dikkate alınır.
Ayrı tazminat davasında kusur yeniden tartışılmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2016/9425 E., 2017/6532 K. sayılı ve 31.05.2017 tarihli kararında, boşanmadan sonra açılan ve boşanmanın fer’i niteliğindeki tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde esas alınacak kusurun, boşanma davasında belirlenen ve boşanma sebebi olarak kabul edilmiş olan kusur olduğu belirtilmiştir.
TMK 178’deki 1 yıllık süre, ziynet eşyası ve mal rejimi alacakları gibi boşanmaya bağlı olmayan haklara uygulanmaz; bu alacaklar 10 yıllık genel zamanaşımına tabidir. Bu farkı ziynet eşyası davası ve boşanmada mal paylaşımı yazılarımızda açıkladık.
3- Yurt Dışında Boşananların Tazminat Talebi
Yurt dışında verilen boşanma kararı Türkiye’de tanınmadıkça eşler Türk hukukuna göre boşanmış sayılmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2019/757 E., 2019/2198 K. sayılı ve 06.03.2019 tarihli kararında, yabancı mahkeme kararının tanınmasına veya tenfizine karar verilmedikçe boşanmaya bağlı dava haklarının kullanılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle TMK 178’deki zamanaşımının tanıma kararının kesinleşmesinden başlaması gerektiği belirtilmiştir. Mal rejimi alacakları gibi boşanmaya bağlı olmayan haklarda ise Yargıtay süreyi yabancı kararın kesinleşmesinden başlattığından, yurt dışında boşanan eşlerin tanıma kararını beklemeden haklarını değerlendirmesi gerekir. Tanıma davası ile tenfiz davası arasındaki farkı ve gerekli belgeleri yurt dışında verilen boşanma kararının Türkiye’de tanınması yazımızda inceledik.
Tanınan yabancı karardaki kusur belirlemesi de bağlayıcıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/4046 E., 2024/3548 K. sayılı ve 16.05.2024 tarihli kararında, tanınan yabancı mahkeme kararının gerekçesinde kadının kusuruna dayanılarak boşanmaya karar verildiği, bu kararın kesin hüküm etkisi doğurduğu ve tam kusurlu görülen kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir.
4- Anlaşmalı Boşanmada Tazminat
Anlaşmalı boşanma davası ile boşanan eşler bakımından tazminat, kusur incelemesine değil tarafların anlaşmasına dayanır. Eşler protokolde tazminat ödenip ödenmeyeceğini, tutarını ve ödeme tarihini açıkça belirlemeli; hâkim de bu düzenlemeyi uygun bulursa onaylar. Protokolde “taraflar birbirinden maddi ve manevi tazminat talep etmemektedir” gibi açık bir ifade varsa, sonradan TMK 174’e dayanarak tazminat istenemez. Tazminat maddesinin nasıl yazılacağını anlaşmalı boşanma protokolü ve dilekçe örneği yazımızda örnekledik.
F- Tazminata Faiz ve Tazminatın İcrası
Boşanmada hükmedilen tazminatın ne zamandan itibaren faiz işleyeceği ve ne zaman icraya konulabileceği, boşanma hükmünün kesinleşmesine bağlıdır. Hüküm fıkrasının bu yönden doğru kurulması, alacağın tahsili bakımından belirleyicidir.
1- Faiz Boşanma Hükmünün Kesinleşmesinden İşler
Boşanmanın eki olarak hükmedilen maddi ve manevi tazminata, boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren yasal faiz işletilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/4752 E., 2025/10740 K. sayılı ve 04.12.2025 tarihli kararında, tazminatlara “kararın kesinleştiği tarihten” faiz işletilmesinin hatalı olduğu, faizin boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren yürütülmesi gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/151 E., 2023/3175 K. sayılı ve 14.06.2023 tarihli kararında da boşanma hükmü henüz kesinleşmemişken faiz başlangıcı için somut bir tarih yazılmasının doğru olmadığı, “boşanma hükmünün kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle” ibaresiyle yetinilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
2- Tazminat Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 367/2’nci maddesine göre kişiler hukukuna ve aile hukukuna ilişkin hükümler kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Boşanma davasıyla birlikte hükmedilen tazminat da boşanmanın eki olduğundan, boşanma hükmü kesinleşmeden icra takibine konulamaz. Boşanma hükmü kesinleştikten sonra ise tazminat kısmının ayrıca kesinleşmesi beklenmeden ilamlı takip yapılabilir.
Boşanma kesinleştikten sonra ayrı bir davayla hükmedilen tazminat bakımından durum farklıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2001/12-206 E., 2001/217 K. sayılı ve 28.02.2001 tarihli kararında, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra hüküm altına alınan manevi tazminata ilişkin ilamın icraya konulabilmesi için kesinleşmesinin gerekmediği benimsenmiştir.
G- Aldatan Eşin Birlikte Olduğu Üçüncü Kişiden Tazminat İstenebilir mi?
Aldatılan eş, eşinin birlikte olduğu üçüncü kişiden manevi tazminat isteyemez; boşanmada tazminat yalnızca kusurlu eşe karşı ileri sürülebilir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 2017/5 E., 2018/7 K. sayılı ve 06.07.2018 tarihli kararına göre TMK 185/3’te düzenlenen sadakat yükümlülüğü evlilik sözleşmesinden doğan ve yalnızca eşlerin birbirine karşı ileri sürebileceği nispi bir haktır; bu nedenle herkese karşı ileri sürülemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2021/450 E., 2022/1048 K. sayılı ve 28.06.2022 tarihli kararında da bu içtihat uygulanmış; üçüncü kişinin evli kişiyle birlikteliğinin aldatılan eş yönünden haksız fiil sayılamayacağı, müteselsil sorumluluk ve yansıma yoluyla zarar esaslarına da dayanılamayacağı belirtilmiştir. Sadakatsizlik ise eşe karşı açılan boşanma davasında hem kusur hem de manevi tazminat sebebidir. Bu konuyu zina sebebiyle boşanma davası yazımızda ayrıca ele aldık.
Tazminat talebinin kusur delilleriyle birlikte doğru miktarda ve süresinde ileri sürülmesi için boşanma sürecinde hukuki destek sayfamızdan bilgi alabilirsiniz.
Boşanmada Tazminat Talep Etmeden Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler
Tazminat davasının sonucunu, kusurun ispatı ve talebin doğru kurulması belirler. Tazminat talep etmeden önce şu hususlara dikkat edilmesi önerilir:
- Karşı tarafın kusurlu davranışlarını gösteren görgüye dayalı tanıkların, mesajların, darp raporlarının ve kolluk tutanaklarının belirlenmesi,
- Affedilmiş sayılabilecek eski olaylar yerine, barışmadan sonra yaşanan olayların ayrıca ortaya konulması,
- Kişilik hakkına saldırı oluşturan olayların manevi tazminat için ayrıca ve somut olarak anlatılması,
- Manevi tazminat ıslahla artırılamadığından talep miktarının baştan doğru belirlenmesi,
- Karşı tarafın gelirini ve malvarlığını gösteren belgelere dilekçede dayanılması,
- Boşanma davasında tazminat istenmediyse, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık sürenin kaçırılmaması.
Sonuç
Boşanmada maddi ve manevi tazminat, TMK 174 uyarınca kusursuz veya daha az kusurlu eşin kusurlu eşten istediği paradır. Maddi tazminat için mevcut veya beklenen bir menfaatin boşanma yüzünden zedelenmesi, manevi tazminat için ise boşanmaya sebep olan olayların kişilik hakkına saldırı oluşturması gerekir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre eşit kusurlu veya ağır kusurlu eş tazminat alamaz. Miktar; tarafların sosyal ve ekonomik durumu, kusur dereceleri, paranın alım gücü ve saldırının ağırlığı gözetilerek hakkaniyete göre belirlenir. Tazminat boşanma davasıyla birlikte veya boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde ayrı davayla istenir; faiz boşanma hükmünün kesinleşmesinden işler ve aldatan eşin birlikte olduğu üçüncü kişiden tazminat istenemez.
Sık Sorulan Sorular
Boşanmada tazminat almak için ne gerekir?
TMK 174’e göre tazminat isteyen eşin kusursuz veya diğer eşe göre daha az kusurlu olması, tazminat istenen eşin ise kusurlu olması gerekir. Maddi tazminatta boşanma yüzünden mevcut veya beklenen bir menfaatin zedelenmesi, manevi tazminatta ise boşanmaya sebep olan olayların kişilik hakkına saldırı oluşturması aranır. Tazminat ayrıca açıkça talep edilmelidir.
Eşit kusurda boşanmada tazminat alınır mı?
Alınamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/1704 E., 2025/9194 K. sayılı kararına göre boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat isteyenin kusursuz veya daha az kusurlu olması gerekir; eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez. Eşit kusurlu eş, yoksulluk şartı varsa yalnızca yoksulluk nafakası isteyebilir.
Boşanmada maddi tazminat ile manevi tazminat arasındaki fark nedir?
Maddi tazminat, TMK 174/1 uyarınca boşanma yüzünden zedelenen geçim desteği gibi ekonomik menfaatlerin karşılığıdır. Manevi tazminat ise TMK 174/2 uyarınca boşanmaya sebep olan şiddet, hakaret veya sadakatsizlik gibi olaylarla kişilik hakkına yapılan saldırının karşılığıdır. Maddi tazminat irat olarak bağlanabilir, manevi tazminat ise TMK 176/2 gereğince yalnızca toptan ödenir.
Boşanmada tazminat miktarı nasıl belirlenir?
Kanunda sabit bir tarife yoktur. Hâkim, TMK 4 ve TBK 50-51 uyarınca hakkaniyete göre karar verir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/2897 E., 2024/469 K. sayılı kararına göre tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığı ve ihlal edilen menfaatlerin kapsamı birlikte değerlendirilir.
Boşanmadan sonra tazminat davası açılabilir mi?
Açılabilir. TMK 178 uyarınca boşanmadan doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde kullanılmalıdır. Boşanma davasında tazminat istemeyen eş bu süre içinde aile mahkemesinde ayrı dava açabilir. Ayrı davada boşanma kararında belirlenen kusur esas alınır ve tazminat talepleri nispi harca tabidir.
Boşanmada tazminat davası zamanaşımı kaç yıldır?
Boşanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat talepleri TMK 178 uyarınca boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı mahkemece kendiliğinden değil, davalının süresinde ileri sürdüğü def’i üzerine dikkate alınır. Ziynet eşyası ve mal rejimi alacakları ise bu süreye değil 10 yıllık genel zamanaşımına tabidir.
Ağır kusurlu eş tazminat ödemek zorunda mı?
Boşanmaya sebep olan olaylarda ağır veya tam kusurlu bulunan eş, daha az kusurlu eşin talebi üzerine maddi ve manevi tazminat ödemeye mahkûm edilebilir. Manevi tazminat için ağır kusurlu eşin davranışlarının diğer eşin kişilik hakkına saldırı oluşturması gerekir. Ağır kusurlu eş ise kendisi tazminat ve yoksulluk nafakası isteyemez.
Erkek boşanmada kadından tazminat alabilir mi?
Alabilir. TMK 174 cinsiyet ayrımı yapmaz ve tazminatı daha az kusurlu eşe tanır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/3647 E., 2025/10982 K. sayılı kararında, boşanmada ağır kusurlu bulunan kadının kusurlu eylemlerinin erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği gerekçesiyle erkek yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Aldatılan eş, eşinin sevgilisinden tazminat isteyebilir mi?
İsteyemez. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 2017/5 E., 2018/7 K. sayılı kararına göre sadakat yükümlülüğü yalnızca eşler arasında ileri sürülebilen nispi bir haktır. Aldatılan eş, manevi tazminatı ancak boşanma davasında kusurlu eşten isteyebilir; üçüncü kişiye karşı haksız fiil hükümlerine de dayanamaz.
Boşanma tazminatına ne zamandan faiz işler?
Boşanmanın eki olarak hükmedilen maddi ve manevi tazminata boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren yasal faiz işletilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/4752 E., 2025/10740 K. sayılı kararında tazminata kararın kesinleştiği tarihten faiz işletilmesi hatalı bulunmuş ve faizin boşanma kararının kesinleşmesinden başlaması gerektiği belirtilmiştir.
Manevi tazminat miktarı sonradan artırılabilir mi?
Artırılamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/410 E., 2025/8120 K. sayılı kararına göre manevi tazminat isteği tek ve bölünemezdir; başlangıçta talep edilen miktar ıslahla da olsa artırılamaz ve hâkim HMK 26 uyarınca bu taleple bağlıdır. Bu nedenle manevi tazminat miktarı dava dilekçesinde baştan doğru belirlenmelidir.
Anlaşmalı boşanmada tazminat istenebilir mi?
İstenebilir; ancak anlaşmalı boşanmada tazminat kusur incelemesine değil eşlerin protokoldeki anlaşmasına dayanır. Tazminatın tutarı ve ödeme tarihi protokolde açıkça yazılmalı ve hâkim tarafından onaylanmalıdır. Protokolde tarafların birbirinden maddi ve manevi tazminat talep etmediği açıkça yazılmışsa sonradan TMK 174’e dayanılarak tazminat istenemez.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak, aile hukuku başta olmak üzere dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Hizmet verdiğimiz diğer alanları görmek için Hizmetlerimiz sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95
Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

