İçindekiler
Yurt dışında verilen boşanma kararının tanınması, yabancı bir mahkeme veya idari makam tarafından verilip o ülke hukukuna göre kesinleşen boşanma kararının Türkiye’de de kesin hüküm etkisi doğurmasını ve nüfus kaydına işlenmesini sağlayan işlemdir. Bu işlem iki yoldan yapılır: 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 27/A maddesi uyarınca dış temsilcilik veya nüfus müdürlüğüne yapılan idari tescil başvurusu ya da 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) 50-59’uncu maddeleri uyarınca aile mahkemesinde açılan tanıma veya tenfiz davası.
MÖHUK 58/1’e göre tanımada karşılıklılık şartı aranmaz; MÖHUK 59’a göre tanınan kararın etkisi, Türk mahkemesinin tanıma kararından değil yabancı kararın kesinleştiği tarihten itibaren başlar. Tanıma yapılmadıkça eşler Türkiye’de evli görünür; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/1205 E., 2023/1188 K. sayılı ve 29.11.2023 tarihli kararına göre mal rejiminden doğan alacak için on yıllık zamanaşımı yine de yabancı kararın kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlar.
Bu yazıda konsolosluk ve nüfus müdürlüğü üzerinden idari tescil, tanıma davası ile tenfiz davası arasındaki fark, tanıma şartları, dava dilekçesine eklenecek belgeler, apostil ve tercüme, görevli ve yetkili mahkeme, kamu düzeni ve savunma hakkı itirazları, velayet, nafaka ve mal rejimi hükümlerinin durumu ile süreler 2019-2025 tarihli Yargıtay kararları ışığında incelenmektedir. Türkiye’de açılan boşanma davalarının genel çerçevesi için çekişmeli boşanma davası rehberimize bakabilirsiniz.
5718 sayılı MÖHUK Madde 58: (1) Yabancı mahkeme ilâmının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilâmın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Tanımada 54 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uygulanmaz. (2) İhtilâfsız kaza kararlarının tanınması da aynı hükme tâbidir. (3) Yabancı mahkeme ilâmına dayanılarak Türkiye’de idarî bir işlemin yapılmasında da aynı usul uygulanır.
Madde 59: (1) Yabancı ilâmın kesin hüküm veya kesin delil etkisi yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu Madde 27/A/1: Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin olarak verilen kararlar; bizzat veya vekilleri aracılığıyla tarafların birlikte veya taraflardan birinin ölmüş ya da yabancı olması halinde Türk vatandaşı olan diğer taraf veya vekilinin tek başına başvurması, verildiği devlet kanunlarına göre konusunda yetkili adlî veya idarî makam tarafından verilmiş ve usulen kesinleşmiş olması ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması şartlarıyla nüfus kütüğüne tescil edilir.
Kanun metinlerinin resmi kaynağı: 5718 sayılı MÖHUK, mevzuat.gov.tr ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu, mevzuat.gov.tr
Yargıtay Kararları Işığında Yabancı Boşanma Kararının Tanınması İçin Gerekli Şartlar
Yabancı mahkemede verilen boşanma kararının Türk mahkemesince tanınabilmesi için MÖHUK 54 ve 58 ile Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin uygulamasıyla bazı şartlar ortaya konulmuştur. Maddeler hâlinde saymak gerekirse yabancı boşanma kararının tanınması için;
- Kararın yabancı bir mahkeme tarafından hukuk davasına ilişkin olarak verilmiş olması,
- Kararın verildiği ülke kanunlarına göre kesinleşmiş olması ve kesinleşmenin belgeyle gösterilmesi,
- Kararın aslının veya onaylı örneğinin ve kesinleşme belgesinin usulüne uygun onaylı tercümeleriyle mahkemeye sunulması,
- Kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiş olması,
- Kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması,
- Kendisine karşı tanıma istenen tarafın yabancı mahkemeye usulüne uygun çağrılmış ve savunma hakkının tanınmış olması; bu konuda itiraz edilmişse itirazın yerinde olmaması,
- Davacının tanıma istemesinde hukuki yararının bulunması gerekir.
Tanımada, tenfizden farklı olarak, Türkiye ile kararın verildiği ülke arasında karşılıklılık aranmaz. Türk hâkimi yabancı kararın esasını yeniden incelemez; inceleme yalnızca bu şartlarla sınırlıdır.
A- Yabancı Boşanma Kararı Türkiye’de Kendiliğinden Geçerli midir?
Yabancı ülkede verilen boşanma kararı Türkiye’de kendiliğinden hüküm doğurmaz. Karar ya Nüfus Hizmetleri Kanunu 27/A uyarınca nüfus kütüğüne idari yoldan tescil edilmeli ya da Türk mahkemesince tanınmalıdır. Tanıma yapılmadıkça eşler Türk nüfus kaydında evli görünür; yeniden evlenme, mirasçılık, soyadı ve çocukların soybağı gibi konularda Türk makamları evliliğin devam ettiğini esas alır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/884 E., 2025/7382 K. sayılı ve 16.09.2025 tarihli kararında, yabancı bir mahkeme kararının verildiği ülke dışında hüküm ve sonuç doğurmasının ilgili kararın tanınmasına veya tenfiz edilmesine bağlı olduğu, kural olarak bunun ayrı bir davayla gerçekleştirileceği ve tanıma veya tenfiz kararıyla yabancı kararın mahalli mahkeme kararı kuvvet ve niteliğini kazanacağı belirtilmiştir. Tanıma kararından sonra eski eşinin soyadını kullanmaya devam etmek isteyen kadının TMK 173 uyarınca ayrıca izin davası açması gerektiğini boşanma sonrası soyadı yazımızda anlattık. Kadın için 300 günlük bekleme süresi ise Türk mahkemesinin tanıma kararından değil, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren işler; bu konuyu iddet müddeti ve yurt dışında boşanma başlığıyla ayrıca ele aldık.
1- Tanınan Kararın Etkisi Ne Zaman Başlar?
MÖHUK 59 uyarınca tanınan yabancı boşanma kararı, Türk mahkemesinin tanıma kararının değil, yabancı kararın kesinleştiği tarihten itibaren hüküm ifade eder. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/2070 E., 2025/7823 K. sayılı ve 25.09.2025 tarihli kararında, tanıma hâlinde tarafların yabancı mahkeme kararının kesinleştiği anda boşanmış sayıldıkları belirtilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/1205 E., 2023/1188 K. sayılı ve 29.11.2023 tarihli kararında da 2505 sayılı Nüfus Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği’nin 27’nci maddesine göre yabancı kararın kesinleşme tarihinin boşanma tarihi olarak aile kütüğüne tescil edildiği vurgulanmıştır. Bu kural, yabancı kararın kesinleşmesi ile tanıma arasındaki dönemde edinilen malların, doğan çocukların ve açılan mirasların hukuki durumunu doğrudan etkiler.
B- İki Yol: Konsolosluk veya Nüfus Müdürlüğü Başvurusu (27/A) ve Tanıma Davası
Yabancı boşanma kararını Türk nüfus kaydına işletmenin iki yolu vardır. Nüfus Hizmetleri Kanunu 27/A, 17.04.2017 tarihli 690 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenmiş ve 01.02.2018 tarihli 7077 sayılı Kanun ile aynen kabul edilmiştir. Uygulama esasları 07.02.2018 tarihli ve 30325 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yabancı Ülke Adli ve İdari Makamlarınca Verilen Kararların Nüfus Kütüğüne Tescili Hakkında Yönetmelik ile belirlenmiştir.
| Ölçüt | İdari tescil (5490 s.K. m.27/A) | Tanıma davası (MÖHUK m.58) |
|---|---|---|
| Başvuru yeri | Yurt dışında dış temsilcilik, yurt içinde Bakanlıkça belirlenen nüfus müdürlüğü | Aile mahkemesi |
| Kim başvurur? | Eşler birlikte; eşlerden biri ölmüş veya yabancıysa Türk vatandaşı eş tek başına | Hukuki yararı olan herkes, eşlerden biri tek başına |
| Kapsadığı karar | Boşanma, butlan, iptal, evliliğin varlığının tespiti | Boşanma ve diğer tüm hükümler (velayet, nafaka, tazminat tenfizle) |
| Velayet, nafaka, mal rejimi | Sonuç doğurmaz | Tanıma veya tenfiz kararıyla sonuç doğurur |
| Karşı taraf | Yoktur | Diğer eş davalıdır |
| Ret hâlinde | MÖHUK’a göre dava açılır | Kanun yolları açıktır |
1- İdari Tescilin Şartları
27/A’ya göre idari tescil için eşlerin birlikte başvurması, kararın verildiği devlet kanunlarına göre yetkili adli veya idari makam tarafından verilmiş ve usulen kesinleşmiş olması ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gerekir. Eşlerden biri ölmüş veya yabancıysa Türk vatandaşı eş tek başına başvurabilir. Eşlerden biri başvuruya katılmıyorsa idari tescil yolu kullanılamaz ve tanıma davası açılması gerekir. 27/A/3’e göre şartların bulunmadığı gerekçesiyle tescil talebi reddedilen kararların tanınması MÖHUK’a göre yapılır.
2- İdari Tescil Velayet ve Nafakayı Kapsamaz
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/1205 E., 2023/1188 K. sayılı ve 29.11.2023 tarihli kararında aktarıldığı üzere, Yönetmeliğin 9/5 maddesine göre yabancı kararda velayet, iştirak nafakası, çocukla kişisel ilişki, mal rejimi ve tazminat gibi tenfize konu hükümler bulunsa bile komisyon kararı yalnızca boşanma yönünden sonuç doğurur. Bu hükümlerin Türkiye’de etkili olması için MÖHUK uyarınca ayrıca tanıma veya tenfiz davası açılması gerekir. Bu nedenle yabancı kararda çocukla ilgili düzenleme varsa veya Türkiye’de nafaka tahsil edilecekse idari tescil tek başına yeterli değildir.
3- Yabancı İdari Makam Kararları
27/A, yabancı idari makamlarca verilen boşanma kararlarını da kapsar; MÖHUK’taki tanıma ise “yabancı mahkeme ilamı” üzerinden düzenlenmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/4901 E., 2023/6077 K. sayılı ve 07.12.2023 tarihli kararında, Danimarka’da idari makam niteliğindeki boşanma dairesince verilen kararın MÖHUK uyarınca tanınması için açılan davanın, idari makam kararlarının bu yolla tanınamayacağı gerekçesiyle reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır. İdari makam kararlarında öncelikle 27/A yolunun değerlendirilmesi bu nedenle önemlidir.
C- Tanıma Davası mı, Tenfiz Davası mı?
Yalnızca boşanma hükmü içeren bir kararın Türkiye’de etki doğurması için tanıma davası açılır; kararda icra dairesinin harekete geçmesini gerektiren nafaka, tazminat veya çocuk teslimi gibi bir eda hükmü varsa tenfiz davası açılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/884 E., 2025/7382 K. sayılı ve 16.09.2025 tarihli kararında, yabancı kararın içeriğinde icra dairesine başvurulmasını gerektiren bir durum varsa tenfiz, böyle bir özellik yoksa tanıma davası açılması gerektiği; boşanma hükmünün tanınması sonucunda nüfus kaydının düzeltilmesinin hükmün icra olunabilir olmasını gerektirmediği belirtilmiş ve ilk derece kararındaki “ve tenfizine” ibaresi hükümden çıkarılarak karar düzeltilerek onanmıştır.
| Ölçüt | Tanıma | Tenfiz |
|---|---|---|
| Amaç | Kesin hüküm ve kesin delil etkisi | Türkiye’de icra edilebilirlik |
| Tipik konu | Boşanma, butlan, soybağı | Nafaka, tazminat, yargılama gideri, çocuk teslimi |
| Karşılıklılık (MÖHUK 54/1-a) | Aranmaz | Aranır |
| Sonuç | Nüfus kaydına işlenir | İlam gibi icraya konulur (MÖHUK 57) |
D- Tanıma Şartları
MÖHUK 58/1 tanımayı, kararın tenfiz şartlarını taşıdığının tespitine bağlar ve yalnızca 54/1-a’daki karşılıklılık şartını hariç tutar. Bu nedenle tanıma davasında kesinleşme, münhasır yetki, kamu düzeni ve savunma hakkı şartları incelenir.
1- Kesinleşme ve Kesinleşme Belgesi
Kararın verildiği ülke kanunlarına göre kesinleştiği, o ülke makamlarınca onaylanmış bir yazı veya belgeyle gösterilmelidir (MÖHUK 53/1-b). Kesinleşmenin nasıl belgeleneceği kararın verildiği ülkenin usul hukukuna göre belirlenir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/3459 E., 2024/9890 K. sayılı ve 12.12.2024 tarihli kararında, kararın verildiği ülkede boşanmanın resmi kayıtlara geçtiğini ve istinaf yoluna başvurulmadığını gösteren belgenin o ülke kanunlarına göre kesinleşmeyi gösteren belge olarak kabul edilmesi gerektiği, ayrıca belge aranmasına lüzum bulunmadığı belirtilerek ret kararı bozulmuştur.
2- Kamu Düzenine Açıkça Aykırılık
Yabancı mahkemenin Türk hukukunu uygulamamış olması veya farklı bir hukuk sistemine dayanması tek başına kamu düzenine aykırılık sayılmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/6336 E., 2025/10236 K. sayılı ve 25.11.2025 tarihli kararında, tanıma yargılamasında incelemenin MÖHUK 54 ve 58’de sayılan koşullarla sınırlı olduğu, kamu düzenine aykırılığın ancak Türk hukuk düzeninin temelini oluşturan vazgeçilmez ilkelere açık, ağır ve katlanılamaz bir aykırılık hâlinde söz konusu olabileceği belirtilmiştir. Aynı kararda, şer’i hukuka dayandığı ve tek taraflı boşanma iradesi içerdiği gerekçesiyle Suriye mahkemesinin boşanma kararının tanınmasını reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ve kararın yetkili mahkemece verilip kesinleştiği gözetilerek bozulmuştur.
3- Savunma Hakkı ve Usulüne Uygun Çağrı
MÖHUK 54/1-ç’ye göre kendisine karşı tanıma istenen kişi yabancı mahkemeye usulüne uygun çağrılmamış, temsil edilmemiş veya kanuna aykırı şekilde yokluğunda hüküm verilmişse ve bu kişi Türk mahkemesinde buna dayanarak itiraz etmişse tanıma reddedilir. Bu şart itiraza bağlıdır; davalı itiraz etmezse mahkeme kendiliğinden bu sebeple tanımayı reddedemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/6336 E., 2025/10236 K. sayılı kararında, davalıya usulüne uygun tebligat yapılıp yargılamadan haberdar edildiği hâlde savunma hakkının tamamen ortadan kaldırıldığından söz edilemeyeceği kabul edilmiştir.
4- Münhasır Yetki
MÖHUK 54/1-b’ye göre karar, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiş olmalıdır. Boşanma davaları için Türk hukukunda münhasır yetki öngörülmediğinden, eşlerin yaşadığı ülkede verilen boşanma kararları bu şart yönünden kural olarak tanınabilir. Türkiye’deki taşınmazların aynına ilişkin hükümler ise ayrıca değerlendirilir.
E- Dava Dilekçesine Eklenecek Belgeler, Apostil ve Tercüme
MÖHUK 53’e göre dilekçeye yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ile onanmış tercümesi ve ilamın kesinleştiğini gösteren onaylı belge ile onanmış tercümesi eklenmelidir. Lahey Apostil Sözleşmesi’ne taraf ülkelerden alınan kararlarda onay apostil şerhiyle yapılır; taraf olmayan ülkelerde ise o ülkedeki Türk dış temsilciliği onayı gerekir. Tercümenin noter, konsolosluk veya kararı veren makam tarafından onaylanması gerekir.
Fotokopi belgeye dayanılarak tanıma kararı verilemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/816 E., 2023/2152 K. sayılı ve 04.05.2023 tarihli kararında, yabancı mahkeme kararının aslı veya onaylı örneği yerine onaysız fotokopisinin bulunduğu, davacıya iki kez süre verilmesine rağmen eksikliğin giderilmediği, ikinci sürenin HMK 94 uyarınca kesin nitelikte olduğu belirtilerek davanın usulden reddi gerekirken fotokopiye dayanılarak tanıma kararı verilmesi bozulmuştur. Kararın özet niteliğindeki bir belge değil, tam metni olması da önemlidir.
Belge listesi pratikte şunlardan oluşur:
- Yabancı boşanma kararının apostilli veya konsolosluk onaylı aslı ya da onaylı örneği,
- Kararın kesinleştiğini gösteren onaylı belge veya kesinleşme şerhi,
- Her iki belgenin noter veya konsolosluk onaylı Türkçe tercümesi,
- Tarafların Türk nüfus kayıt örneği,
- Vekil aracılığıyla takip ediliyorsa fotoğraflı ve tanıma davası açma yetkisini içeren vekâletname.
F- Görevli ve Yetkili Mahkeme, Harç ve Yargılama Usulü
Aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4/2 maddesi bu görevi açıkça aile mahkemelerine vermiştir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde dava, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür.
MÖHUK 51/2’ye göre yetkili mahkeme, kendisine karşı tanıma istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer mahkemesidir; Türkiye’de yerleşim yeri veya sakin olduğu bir yer yoksa dava Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde açılabilir. Yurt dışında yaşayan eşlerin Türkiye’de açacağı boşanma davasında yetkili mahkemeyi boşanma davası nerede açılır yazımızda MÖHUK 41 çerçevesinde anlattık.
MÖHUK 55/1’e göre dilekçe duruşma günüyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir ve istem basit yargılama usulüne göre incelenir. MÖHUK 55/2’ye göre karşı taraf yalnızca tanıma şartlarının bulunmadığını veya kararın yerine getirilmesine engel bir sebep ortaya çıktığını ileri sürerek itiraz edebilir; boşanmanın haklı olup olmadığı yeniden tartışılmaz. Tanıma davası maktu harca tabidir ve dava süresi çoğu zaman belgelerin eksiksiz sunulmasına bağlıdır. Boşanma davalarında harç ve sürelerle ilgili genel bilgiler için boşanma davası ne kadar sürer yazımıza bakabilirsiniz.
G- Tanıma Davasını Kim Açabilir? Hukuki Yarar
MÖHUK 52/1’e göre kararın tanınmasında hukuki yararı bulunan herkes dava açabilir; eşlerden biri tek başına davacı olabilir ve diğer eş davalı gösterilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/2070 E., 2025/7823 K. sayılı ve 25.09.2025 tarihli kararında, MÖHUK 52/1’deki kuralın tanıma talebi için de geçerli olduğu, tanınan kararın kesinleşme anından itibaren sonuç doğuracağı gözetildiğinde davacının tanıma istemekte korunmaya değer hukuki yararı bulunduğu belirtilmiş ve hukuki yarar yokluğundan verilen ret kararı bozulmuştur.
1- Ölümden Sonra Mirasçıların Durumu
Eşlerden biri öldükten sonra da tanıma davası açılabilir; ancak davacının hukuki yararını somut olarak göstermesi gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/4998 E., 2023/6225 K. sayılı ve 14.12.2023 tarihli kararında, altsoyu bulunan ölen eşin kardeşleri ve annesinin kendi adlarına tanıma istemekte hukuki yararı bulunmadığı kabul edilmekle birlikte, dava dilekçesinde çocuğun mallarının korunması isteminde de bulunulduğu, bu nedenle davanın çocuk adına açılmış sayılması ve çocuğa kayyım atanarak yargılamaya devam edilmesi gerektiği belirtilerek ret kararı bozulmuştur. Eski eşin mirasçı sıfatıyla işlem yapmasını önlemek isteyen mirasçılar bu nedenle davayı doğru sıfatla açmalıdır.
2- Türkiye’de Boşanma Kararı Kesinleşmişse
Aynı eşler hakkında Türkiye’de verilen boşanma kararı kesinleşip nüfusa işlenmişse, yabancı boşanma kararının tanınmasında hukuki yarar kalmayabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/5707 E., 2023/6196 K. sayılı ve 13.12.2023 tarihli kararında, tarafların Türkiye’deki boşanma hükmünün kesinleşerek nüfusa işlendiği, bu nedenle yabancı boşanma kararının tanınmasında hukuki yararın kalmadığı, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğu belirtilmiştir.
H- Türkiye’de Görülen Boşanma Davasıyla İlişkisi: Bekletici Mesele
Türkiye’de boşanma davası sürerken eşler yurt dışında boşanmışsa, yabancı kararın tanınması Türkiye’deki davanın sonucunu belirler. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/5203 E., 2024/2972 K. sayılı ve 29.04.2024 tarihli kararında, tarafların Avustralya’da boşandığı ve bu kararın tanınması için dava açıldığı, tanıma hâlinde tarafların yabancı kararın kesinleştiği tarihte boşanmış sayılacağı, bu nedenle tanıma davasının HMK 165/1 uyarınca bekletici mesele yapılması gerektiği belirtilerek Türkiye’deki boşanma kararı bozulmuştur.
Aynı ilke, dava sırasında ölen eşin mirasçısının TMK 181/2 uyarınca kusur tespiti için davayı sürdürdüğü durumlarda da uygulanmıştır: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/2613 E., 2023/6111 K. sayılı ve 12.12.2023 tarihli kararında, kusur tespitine dönüşen davanın esasının incelenebilmesinin tanıma davasının sonucuna bağlı olduğu kabul edilmiştir.
I- Velayet, Nafaka, Tazminat ve Mal Rejimi Hükümleri
Yabancı boşanma kararındaki velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımına ilişkin hükümler Türkiye’de kendiliğinden uygulanmaz. İdari tescil bu hükümleri kapsamaz; tanıma davasında da bu hükümler ayrıca talep edilmeli, icra edilecek bir edim içeriyorsa tenfiz istenmelidir.
1- Velayet ve Nafaka
Yabancı kararda velayet ve nafaka hükmü bulunmasına rağmen bu hükümler için tanıma veya tenfiz alınmamışsa, Türk mahkemesi bu konuda yeniden karar verebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2019/757 E., 2019/2198 K. sayılı ve 06.03.2019 tarihli kararında, boşanma kararı tanınmış olsa da yabancı kararda velayetin anneye verildiği hâlde velayet yönünden tanıma ve tenfiz kararı alınmadığı, bu nedenle ergin olmayan çocuk için iştirak nafakası talebi hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Nafakanın Türkiye’de icra takibine konu edilebilmesi için tenfiz kararı ve tenfizde karşılıklılık şartı aranır. Türkiye’de çocuğun velayeti için velayet davası, nafaka için iştirak nafakası yazılarımıza bakabilirsiniz.
2- Yabancı Karara Eklenen Protokol ve Mal Rejimi
Yabancı mahkemenin onayladığı boşanma protokolü de kararın eki olarak tanınır veya tenfiz edilir ve Türkiye’deki mallar bakımından sonuç doğurabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/7029 E., 2023/2114 K. sayılı ve 03.05.2023 tarihli kararında, yabancı boşanma kararının eki niteliğindeki sözleşmenin de tenfiz edildiği, sözleşmedeki “tarafların her biri kendi adına olan malvarlıklarının tüm borçları ve giderlerini kendi üzerinde kalmayı kabul etmektedir” düzenlemesinin Türkiye’deki malvarlığını da kapsayacak şekilde mal rejiminin tasfiyesi anlamına geldiği belirtilerek Türkiye’de açılan mal rejimi davasının reddi gerektiği kabul edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin genel kurallar için boşanmada mal paylaşımı yazımıza bakabilirsiniz.
J- Tanıma Gecikirse: Zamanaşımı ve Hak Kaybı Riski
Tanıma davasının gecikmesi, boşanmaya bağlı mali taleplerde ciddi hak kaybına yol açabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/1205 E., 2023/1188 K. sayılı ve 29.11.2023 tarihli kararında, yabancı mahkeme kararıyla boşanan eşler arasındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasında on yıllık zamanaşımı süresinin, tanıma kararının değil yabancı mahkeme kararının kesinleştiği tarihten başlayacağı oyçokluğuyla kabul edilmiştir.
Somut olayda yabancı karar 16.01.2007’de kesinleşmiş, tanıma kararı 28.09.2015’te kesinleşmiş, mal rejimi davası ise 18.10.2017’de açılmış ve zamanaşımı nedeniyle verilen ret kararı onanmıştır. Aynı kararda Yargıtay’ın, yabancı mahkemede boşanma hâlinde mal rejiminin yabancı mahkemede boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiş sayıldığı ve tanıma kesinleşmeden açılan mal rejimi davalarında tanıma davasının bekletici mesele yapıldığı da açıklanmıştır.
TMK 178’e göre boşanmaya bağlı nafaka ve tazminat davaları boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımına tabidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2019/757 E., 2019/2198 K. sayılı ve 06.03.2019 tarihli kararında, yabancı kararla boşanan eşler bakımından bu bir yıllık sürenin tanıma kararının kesinleşmesinden itibaren başlayacağı kabul edilmiştir.
Ancak Hukuk Genel Kurulunun 2023 tarihli kararı, boşanmanın kişisel ve mali sonuçları arasında zamanaşımının başlangıcı bakımından ayrım yapılamayacağını vurguladığından, güvenli yol yurt dışında boşanan eşin tanıma davasını ve boşanmaya bağlı nafaka, tazminat ve mal rejimi taleplerini yabancı kararın kesinleşmesinden itibaren gecikmeden ileri sürmesidir. Tazminat talepleri için boşanmada maddi ve manevi tazminat yazımıza bakabilirsiniz.
K- Uygulamaya Yönelik Öneriler
Yurt dışında boşanan Türk vatandaşlarının en sık yaptığı hata, yabancı kararın Türkiye’de de kendiliğinden geçerli olduğunu varsaymaktır. Tanıma sürecinin hak kaybı olmadan tamamlanması için şu noktalara dikkat edilmelidir:
- Boşanma kesinleşir kesinleşmez kararın tam metninin onaylı örneği ve kesinleşme belgesi kararı veren ülkeden alınmalıdır.
- Belgeler kararın verildiği ülkede apostil şerhiyle veya Türk dış temsilciliği onayıyla onaylatılmalıdır.
- Türkçe tercümeler noter veya konsolosluk onaylı olmalıdır; yeminli tercüman kaşesi tek başına onay yerine geçmeyebilir.
- Eşler anlaşıyorsa 27/A uyarınca konsolosluk veya nüfus müdürlüğü üzerinden birlikte idari tescil başvurusu yapılabilir.
- Diğer eş başvuruya katılmıyorsa, yabancı karar idari makamdan değil mahkemeden alınmışsa veya kararda velayet ve nafaka hükmü varsa aile mahkemesinde tanıma veya tenfiz davası açılmalıdır.
- Nafaka veya tazminatın Türkiye’de tahsil edilmesi gerekiyorsa tanıma yerine tenfiz istenmeli ve karşılıklılık şartı araştırılmalıdır.
- Türkiye’de derdest bir boşanma davası varsa, yabancı kararın tanınması için açılan dava bildirilerek bekletici mesele yapılması istenmelidir.
- Mal rejimi, nafaka ve tazminat talepleri yabancı kararın kesinleşmesinden itibaren işleyen süreler gözetilerek gecikmeden ileri sürülmelidir.
Belgelerin eksiksiz hazırlanması ve doğru davanın seçilmesi süreyi doğrudan kısalttığından, yurt dışı boşanma kararlarının tanınmasında avukat desteği almak gereksiz ret ve süre kaybını önler.
Sonuç
Yurt dışında verilen boşanma kararı Türkiye’de kendiliğinden hüküm doğurmaz; karar ya 5490 sayılı Kanun’un 27/A maddesi uyarınca eşlerin birlikte başvurusuyla konsolosluk veya nüfus müdürlüğü üzerinden nüfus kütüğüne tescil edilir ya da MÖHUK 58 uyarınca aile mahkemesinde açılan tanıma davasıyla tanınır. Tanımada karşılıklılık aranmaz; mahkeme kesinleşme, münhasır yetki, kamu düzeni ve savunma hakkı şartlarıyla sınırlı inceleme yapar ve kararın esasını yeniden tartışmaz.
Tanınan kararın etkisi MÖHUK 59 uyarınca yabancı kararın kesinleştiği tarihte başlar. İdari tescil velayet, nafaka, tazminat ve mal rejimi hükümlerini kapsamaz; bu hükümler için tanıma veya tenfiz davası gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/1205 E., 2023/1188 K. sayılı kararına göre mal rejimi alacağında on yıllık zamanaşımı yabancı kararın kesinleşmesinden itibaren işlediğinden tanımanın ve mali taleplerin gecikmeden ileri sürülmesi gerekir.
Sık Sorulan Sorular
Yurt dışında boşandım, Türkiye’de de boşanmış sayılır mıyım?
Kendiliğinden sayılmazsınız. Yabancı boşanma kararı Türkiye’de ancak 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu 27/A uyarınca nüfus kütüğüne tescil edilirse veya MÖHUK 58 uyarınca aile mahkemesince tanınırsa hüküm doğurur. Tanıma yapıldığında MÖHUK 59 uyarınca boşanma, yabancı kararın kesinleştiği tarihten itibaren geçerli sayılır.
Yurt dışı boşanma kararı konsolosluk üzerinden tanınabilir mi?
Tanınabilir. Nüfus Hizmetleri Kanunu 27/A uyarınca eşler birlikte veya vekilleri aracılığıyla yurt dışında kararın verildiği ülkedeki Türk dış temsilciliğine, yurt içinde ise Bakanlıkça belirlenen nüfus müdürlüğüne başvurabilir. Eşlerden biri ölmüş veya yabancıysa Türk vatandaşı eş tek başına başvurabilir. Kararın yetkili makamca verilip kesinleşmiş olması ve kamu düzenine açıkça aykırı olmaması gerekir.
Eşim konsolosluk başvurusuna katılmazsa ne yapmalıyım?
Eşlerden biri başvuruya katılmıyorsa 27/A yolu kullanılamaz; bu durumda aile mahkemesinde tanıma davası açılır. MÖHUK 52/1’e göre hukuki yararı bulunan herkes tanıma isteyebilir ve diğer eş davalı olarak gösterilir. Davanın görülmesi için diğer eşin rızası gerekmez.
Tanıma ile tenfiz arasındaki fark nedir?
Tanıma, yabancı karara kesin hüküm ve kesin delil etkisi kazandırır; yalnızca boşanma hükmü için tanıma yeterlidir ve karşılıklılık aranmaz. Tenfiz ise nafaka, tazminat veya çocuk teslimi gibi icra gerektiren hükümlerin Türkiye’de icra edilebilmesini sağlar ve karşılıklılık şartı aranır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/884 E., 2025/7382 K. sayılı kararında, yalnızca boşanma hükmü için “tanıma ve tenfiz” kararı verilmesi hatalı bulunmuştur.
Tanıma davası hangi mahkemede açılır?
Aile hukukuna ilişkin yabancı kararların tanınması ve tenfizi 4787 sayılı Kanun’un 4/2 maddesine göre aile mahkemesinin görevindedir. MÖHUK 51/2’ye göre davalının Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer mahkemesi yetkilidir; Türkiye’de yerleşim yeri veya sakin olduğu bir yer yoksa dava Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde açılabilir.
Tanıma davası için hangi belgeler gerekir?
MÖHUK 53’e göre yabancı kararın onaylı aslı veya ilamı veren yargı organınca onaylanmış örneği ile onaylı tercümesi ve kesinleşmeyi gösteren onaylı belge ile onaylı tercümesi gerekir. Belgeler apostil şerhi veya konsolosluk onayı taşımalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/816 E., 2023/2152 K. sayılı kararına göre onaysız fotokopiye dayanılarak tanıma kararı verilemez.
Yabancı boşanma kararı kamu düzenine aykırı diye reddedilebilir mi?
Ancak Türk hukuk düzeninin temel ilkelerine açık, ağır ve katlanılamaz bir aykırılık varsa reddedilebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/6336 E., 2025/10236 K. sayılı kararında, yabancı mahkemenin Türk hukukunu uygulamamış olmasının veya farklı bir hukuk sistemine dayanmasının tek başına kamu düzenine aykırılık oluşturmadığı belirtilmiş ve Suriye mahkemesinin boşanma kararının tanınmasını reddeden karar bozulmuştur.
Yurt dışındaki boşanma davasından haberim olmadıysa tanımaya itiraz edebilir miyim?
Edebilirsiniz. MÖHUK 54/1-ç’ye göre yabancı mahkemeye usulüne uygun çağrılmadıysanız, temsil edilmediyseniz veya kanuna aykırı şekilde yokluğunuzda hüküm verildiyse tanıma davasında bu sebebe dayanarak itiraz edebilirsiniz. Bu şart itiraza bağlıdır; itiraz edilmezse mahkeme bu sebeple tanımayı reddetmez. Tebligatın usulüne uygun yapıldığı belgelenmişse itiraz sonuç vermez.
Konsolosluk tescili velayet ve nafakayı da kapsar mı?
Kapsamaz. Yabancı Ülke Adli ve İdari Makamlarınca Verilen Kararların Nüfus Kütüğüne Tescili Hakkında Yönetmelik’in 9/5 maddesine göre komisyon kararı yalnızca boşanma yönünden sonuç doğurur; velayet, iştirak nafakası, kişisel ilişki, mal rejimi ve tazminat hükümleri için MÖHUK uyarınca ayrıca tanıma veya tenfiz davası açılması gerekir.
Tanıma yapılmadan Türkiye’de mal paylaşımı davası açılabilir mi?
Açılabilir, ancak mahkeme tanıma davasının sonucunu bekletici mesele yapar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/1205 E., 2023/1188 K. sayılı kararına göre yabancı mahkemede boşanma hâlinde mal rejimi yabancı mahkemedeki boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer ve mal rejimi alacağındaki on yıllık zamanaşımı yabancı kararın kesinleştiği tarihten itibaren işler.
Yurt dışında boşandıktan sonra nafaka ve tazminat davası için süre var mı?
Vardır. TMK 178’e göre boşanmaya bağlı nafaka ve tazminat davaları bir yıllık zamanaşımına tabidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2019/757 E., 2019/2198 K. sayılı kararı bu sürenin tanıma kararının kesinleşmesinden başlayacağını kabul etmiştir; ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2023 tarihli kararı mal rejimi alacağında süreyi yabancı kararın kesinleşmesinden başlattığından, taleplerin gecikmeden ileri sürülmesi gerekir.
Türkiye’de boşanma davası açtıktan sonra yurt dışında boşanırsam ne olur?
Yabancı karar tanınırsa taraflar yabancı kararın kesinleştiği tarihte boşanmış sayılacağından, Türkiye’deki boşanma davası tanıma davasının sonucuna göre şekillenir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/5203 E., 2024/2972 K. sayılı kararına göre bu durumda tanıma davası Türkiye’deki boşanma davasında bekletici mesele yapılmalıdır. Türkiye’deki boşanma kararı önce kesinleşip nüfusa işlenmişse tanıma davasında hukuki yarar kalmayabilir.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak, aile hukuku başta olmak üzere dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Hizmet verdiğimiz diğer alanları görmek için Hizmetlerimiz sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95
Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

