İçindekiler
İştirak nafakası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 182/3’üncü maddesi uyarınca boşanma veya ayrılık kararıyla velayet kendisine verilmeyen anne ya da babanın, ergin olmayan ortak çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak için ödediği aylık nafakadır. İştirak nafakası çocuğun hakkıdır ve kamu düzenine ilişkindir; bu nedenle hâkim talep olmasa da kendiliğinden hükmeder ve tarafların kusuru miktarı etkilemez.
Nafakanın miktarı TMK 330’a göre çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ile ödeme güçlerine göre belirlenir; yıllık ÜFE veya TÜFE artışı ise TMK 182/4 uyarınca ancak istem hâlinde karara bağlanabilir. İştirak nafakası boşanma kararının kesinleşmesiyle başlar ve çocuğun 18 yaşını doldurup ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer; eğitimi süren ergin çocuk ise TMK 328/2 uyarınca kendi adına yardım nafakası davası açar. Ödenmeyen iştirak nafakası için ilamlı icra takibi yapılabilir ve İcra ve İflas Kanunu’nun 344’üncü maddesi uyarınca borçlu hakkında üç aya kadar tazyik hapsi uygulanabilir.
Bu yazıda iştirak nafakasını kimin ödeyeceği, miktarın hangi ölçütlerle belirlendiği, okul ve eğitim giderlerinin nafakaya nasıl dahil edildiği, yıllık artış talebinin nasıl yazılacağı, artırım ve kaldırma davaları ile çocuk ergin olduğunda yapılması gerekenler 2025 ve 2026 tarihli Yargıtay kararları ışığında incelenmektedir. Tedbir, yoksulluk ve yardım nafakası ile karşılaştırmalı genel çerçeve için nafaka türleri rehberimize bakabilirsiniz. Her dosyada tarafların gelir durumu ve çocuğun ihtiyaçları farklı olduğundan somut olayınızın değerlendirilmesi için bir avukata danışmanız önerilir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 182/3-4: Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.
Kanun metninin resmi kaynağı: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr
Yargıtay Kararları Işığında İştirak Nafakasının Şartları
İştirak nafakasına hükmedilebilmesi için TMK 182, 327, 328 ve 330’daki şartların birlikte bulunması gerekir; talep şartı ise aranmaz. İştirak nafakası için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/10739 E., 2026/2494 K. sayılı ve 04.03.2026 tarihli kararında iştirak nafakasının velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun bakım, eğitim ve yetiştirilme giderlerine ekonomik gücü oranında katılmasını sağlayan bir yükümlülük olduğu vurgulanmıştır. Maddeler hâlinde saymak gerekirse iştirak nafakasına hükmedilebilmesi için;
- Taraflar hakkında boşanma veya ayrılık kararı verilmiş olması ya da çocuğa fiilen bakan ebeveynin TMK 329 uyarınca diğerine karşı nafaka davası açmış olması,
- Nafakanın, velayet kendisine verilmeyen veya çocuğa fiilen bakmayan ebeveynden istenmesi,
- Çocuğun ergin olmaması, yani 18 yaşını doldurmamış, evlenmemiş ve mahkeme kararıyla ergin kılınmamış olması,
- Çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve barınma gibi ihtiyaçlarının bulunması,
- Nafaka yükümlüsünün gücü oranında katkıda bulunabilecek ekonomik imkâna veya çalışma gücüne sahip olması gerekir.
Tarafların boşanmadaki kusur oranı bu şartlar arasında yer almaz; en ağır kusurlu eş bile velayet kendisine verilmişse çocuk adına iştirak nafakası alır.
A- İştirak Nafakasını Kim Öder, Kime Ödenir?
İştirak nafakasını velayet kendisine verilmeyen anne veya baba öder; nafaka, çocuk adına velayet sahibi ebeveyne ödenir ve çocuğun ihtiyaçları için harcanır. TMK 182/3 cinsiyet ayrımı yapmaz; velayet babaya verilmişse iştirak nafakası yükümlüsü annedir. Nafaka çocuğun hakkı olduğundan velayet sahibi ebeveyn bu alacağı kendi alacağı gibi kullanamaz, çocuğun yararına harcamakla yükümlüdür.
1- Velayet Babaya Verilirse Anne de İştirak Nafakası Öder
Velayet babaya verildiğinde çalışan veya çalışma gücü bulunan anne de TMK 182/3 uyarınca gücü oranında iştirak nafakası ödemekle yükümlüdür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/395 E., 2025/6195 K. sayılı ve 19.06.2025 tarihli kararında, velayeti babaya verilen 2009 doğumlu çocuk için annenin hastanede işçi olarak çalıştığı ve asgari ücret aldığı anlaşıldığı hâlde erkeğin iştirak nafakası talebinin reddedilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuş, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre çocuk lehine uygun miktarda iştirak nafakasına hükmedilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. Gelirin asgari ücret düzeyinde olması nafakayı ortadan kaldırmaz; yalnızca miktarın takdirinde dikkate alınır.
2- Hâkim İştirak Nafakasına Kendiliğinden Hükmeder
İştirak nafakası talep edilmemiş olsa bile boşanma kararı veren hâkim, velayet kendisine verilmeyen ebeveyn aleyhine iştirak nafakasına kendiliğinden hükmetmek zorundadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/3021 E., 2023/6251 K. sayılı ve 14.12.2023 tarihli kararında, çocuğun kendisine tevdi edilmemiş tarafın gücüne göre bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlü olduğu ve hâkimin bu hususu görevi gereği kendiliğinden dikkate alması gerektiği vurgulanmış; yargılama sırasında doğan ve velayeti anneye verilen çocuk için iştirak nafakasına hükmedilmemesi bozma sebebi sayılmıştır.
Aynı ilke gereği iştirak nafakası yargılamanın her aşamasında istenebilir ve talep edilen miktar sonradan artırılabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/6740 E., 2026/1693 K. sayılı ve 16.02.2026 tarihli kararında, iştirak nafakasının sonradan istenmesinin veya isteğin artırılmasının iddianın genişletilmesi niteliğinde olmadığı, boşanma hükmünün kesinleşmesinden sonra hüküm ifade edecek iştirak nafakasının artırılması için ıslaha da gerek bulunmadığı belirtilmiş; usul kurallarının dar yorumlanarak çocuğun üstün yararına aykırı karar verilmesinin Anayasa’nın 36 ve 41’inci maddelerine aykırı olacağı vurgulanmıştır.
3- Boşanma Olmadan veya Evlilik Dışı Çocuk İçin İştirak Nafakası
İştirak nafakası yalnızca boşanma davasında istenmez; TMK 329/1’e göre küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına bağımsız nafaka davası açabilir. Bu yol, boşanmada nafakaya hükmedilmemiş çocuklar, ayrı yaşayan ancak boşanmamış eşlerin çocukları ve soybağı tanıma veya babalık kararıyla kurulan evlilik dışı çocuklar için de kullanılır. Ayırt etme gücüne sahip küçük TMK 329/3 uyarınca davayı kendisi de açabilir. Babalık davasıyla birlikte istenen nafakanın dava tarihinden tedbir, kesinleşmeden itibaren iştirak nafakası olarak nasıl hükmedildiğini babalık davası yazımızda anlattık.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/5962 E., 2023/4563 K. sayılı ve 05.10.2023 tarihli kararına konu dosyada, evlilik dışı doğup babası tarafından tanınan ve annenin velayeti altında bulunan çocuk için hükmedilmiş nafakanın artırılması istenmiş; Yargıtay, aylık 6.000,00 TL olarak belirlenen iştirak nafakasını tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre az bularak hakkaniyete uygun daha yüksek bir miktara hükmedilmesi için kararı bozmuştur.
B- İştirak Nafakası Miktarı Nasıl Belirlenir?
İştirak nafakası için kanunda bir yüzde, tablo veya hesaplama formülü yoktur; miktarı TMK 330/1 uyarınca çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri ile çocuğun kendi gelirleri dikkate alınarak hâkim takdir eder. TMK 330/2’ye göre nafaka her ay peşin ödenir. Yargıtay, takdir edilen miktarın tarafların ekonomik durumuna göre az veya çok olmasını TMK 4’teki hakkaniyet ilkesine aykırılık sayarak bozma sebebi yapmaktadır.
1- Mahkemenin Dikkate Aldığı Ölçütler ve Deliller
Mahkeme iştirak nafakası miktarını belirlerken her iki ebeveynin gelirini, giderlerini ve yaşam düzeyini birlikte araştırır; yalnızca nafaka yükümlüsünün maaşına bakılmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026/2775 E., 2026/4877 K. sayılı ve 29.04.2026 tarihli kararında, TMK 327, 328, 329 ve 330 birlikte değerlendirilerek iştirak nafakası belirlenirken tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile çocuğun yaşı, ihtiyaçları ve eğitiminin gözönünde bulundurulması gerektiği vurgulanmıştır. Uygulamada miktarın belirlenmesinde kullanılan başlıca deliller şunlardır:
- Kolluk aracılığıyla yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırması,
- SGK hizmet dökümü, maaş bordrosu, vergi kayıtları ve emekli aylığı bilgileri,
- Tapu, araç ve banka kayıtları ile şirket ortaklıkları,
- Çocuğun okul kaydı, okul ücreti, servis, kurs, sağlık ve sigorta giderlerine ilişkin belgeler,
- Kira sözleşmesi ve ortak konuta ilişkin giderler,
- Nafaka yükümlüsünün yeniden evlenmesi veya bakmakla yükümlü olduğu başka çocukların bulunması.
Kayıtlı gelirin gerçeği yansıtmadığı iddia edilen dosyalarda yaşam düzeyini gösteren tanık beyanları, sosyal medya paylaşımları ve harcama kayıtları da değerlendirilir.
2- Okul ve Eğitim Giderleri İştirak Nafakasının İçindedir
Yargıtay’ın 2025 ve 2026 tarihli kararlarına göre okul ücreti, servis, kıyafet ve sağlık sigortası gibi giderler iştirak nafakasından ayrı bir yükümlülük olarak değil, iştirak nafakasının içinde değerlendirilmelidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/1519 E., 2025/9250 K. sayılı ve 23.10.2025 tarihli kararında, okul ücreti veya eğitim giderinin aylık veya yıllık miktarı ve kapsamı belirli olmayan, velayet sahibinin inisiyatifine bırakılmış ucu açık bir yükümlülük olduğu, böyle bir hükmün HMK 297/2’nin aradığı açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde infazının mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026/3365 E., 2026/6507 K. sayılı ve 11.06.2026 tarihli kararında da protokoldeki “tüm okul masrafları ve servis giderlerini taraflar yarı yarıya karşılayacaktır” hükmünün borç konusunun belirli veya belirlenebilir olması ilkesine aykırı olduğu ve icra kabiliyeti bulunmadığı kabul edilerek karar bozulmuştur.
Bu nedenle eğitim giderleri ayrı bir kalem olarak değil, nafaka miktarının hesabına katılarak istenmelidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026/2775 E., 2026/4877 K. sayılı kararına konu dosyada, anlaşmalı boşanmada aylık 1.500,00 TL iştirak nafakası yanında okul ücretinin yarısını üstlenen ve özel hastanede genel cerrah olarak çalışan babanın okul ücretini ödemediği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi nafakayı aylık 25.000,00 TL’ye yükseltmiş ancak gerekçede eğitim giderlerini hesaba katmamıştır. Yargıtay, nafakanın eğitim masraflarını da kapsayacak şekilde hakkaniyete uygun belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.
3- Protokoldeki Nafaka Düzenlemesi Çocuğu Bağlar mı?
Anlaşmalı boşanma protokolünde iştirak nafakası yerine yalnızca okul ve sağlık giderlerinin ödeneceği veya nakdi nafaka ödenmeyeceği kararlaştırılmış olsa bile, çocuğun ihtiyaçları için sonradan iştirak nafakası davası açılabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/8708 E., 2026/6569 K. sayılı ve 15.06.2026 tarihli kararına konu protokolde babanın özel okul, servis, kıyafet ve sağlık sigortası giderlerini karşılayacağı, bu ödemelerin nafaka yerine geçeceği ve tarafların iştirak nafakası dahil tüm nafaka taleplerinden feragat ettiği yazılıydı. Yargıtay bu dosyada okul ücreti, kıyafet, sağlık sigortası ve eğitim giderlerinin de iştirak nafakası kapsamına alınarak babanın yükümlülüğünün iştirak nafakası adı altında, infazda tereddüt yaratmayacak tek bir miktar olarak yeniden belirlenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Protokolün nafaka bölümünü yazarken bu riski önlemek için miktarın ve artış oranının açıkça gösterilmesi gerekir.
C- İştirak Nafakası Ne Zaman Başlar? Tedbir Nafakasıyla Farkı
İştirak nafakası boşanma veya ayrılık kararının kesinleştiği tarihten itibaren başlar; dava süresince çocuğun giderleri TMK 169 uyarınca hükmedilen tedbir nafakasıyla karşılanır. Uygulamada mahkemeler çocuk yararına dava tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmeder ve hükümde bu nafakanın karar kesinleştiğinde aynı miktarda iştirak nafakası olarak devam edeceğini belirtir. Boşanma kararından sonra açılan bağımsız iştirak nafakası davasında ise nafaka dava tarihinden itibaren başlar. İki nafaka türünün temel farkları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir: Çocuk için tedbir nafakasının hangi tarihten başlatılacağı konusunda tedbir nafakası yazımıza bakabilirsiniz.
| Özellik | Çocuk için tedbir nafakası | İştirak nafakası |
|---|---|---|
| Dayanak | TMK 169 | TMK 182/3, 327-331 |
| Başlangıç | Boşanma davasının açıldığı tarih | Boşanma kararının kesinleştiği tarih; bağımsız davada dava tarihi |
| Bitiş | Boşanma kararının kesinleşmesi | Çocuğun ergin olması veya mahkemenin kaldırma kararı |
| Talep şartı | Aranmaz, hâkim kendiliğinden hükmeder | Aranmaz, hâkim kendiliğinden hükmeder |
| Kusurun etkisi | Yok | Yok |
| Yıllık artış | İstem hâlinde | İstem hâlinde (TMK 182/4, 330/3) |
D- İştirak Nafakasına Yıllık Artış: ÜFE mi TÜFE mi?
İştirak nafakasının gelecek yıllarda ne oranda artacağı TMK 182/4 ve TMK 330/3 uyarınca ancak istem hâlinde karara bağlanabilir; hâkim artışa kendiliğinden hükmedemez ve talep edilen endeksin dışına çıkamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/2982 E., 2025/10211 K. sayılı ve 25.11.2025 tarihli kararında, yerleşik Yargıtay içtihatlarının nafaka alacaklarına ileriki yıllarda üretici fiyat endeksi (ÜFE) oranında artış yapılması yönünde olduğu belirtilmiş; ancak kadın ÜFE ile TÜFE’nin ortalaması oranında artış istediği hâlde talep aşılarak ÜFE oranında artışa hükmedilmesi HMK 26’ya aykırı bulunarak bozulmuştur.
Talep edilen endeks hâkimi bağlar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/10011 E., 2026/1614 K. sayılı ve 12.02.2026 tarihli kararında, davacının iştirak nafakasına her yıl TÜFE oranında artış uygulanmasını istediği dosyada ilk derece mahkemesinin ÜFE oranında artışa hükmetmesi HMK 26’ya aykırı bulunmuş ve hüküm fıkrasındaki “ÜFE” ibaresi “TÜFE” olarak düzeltilerek onanmıştır. Bu nedenle dava dilekçesinde veya protokolde artış talebinin açıkça yazılması gerekir. Uygulamada kullanılan ifade, nafakanın kararın kesinleşmesini izleyen her yıl TÜİK tarafından açıklanan yıllık ÜFE veya TÜFE oranında kendiliğinden artırılmasıdır. Hükümde artış kararı yoksa nafaka alacaklısı her artış için TMK 331 uyarınca ayrı dava açmak zorunda kalır.
E- İştirak Nafakasının Artırılması, Azaltılması ve Kaldırılması
İştirak nafakası kesin hüküm oluşturmaz; TMK 331’e göre durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır. Artırma, azaltma ve kaldırma kararları dava tarihinden itibaren hüküm doğurur; geçmiş dönem için geriye dönük artış istenemez. Boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında TMK 177 uyarınca nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir; görevli mahkeme aile mahkemesidir.
1- Artırım Davasında Değerlendirilen Ölçütler
İştirak nafakasının artırılması davasında mahkeme, nafakanın bağlandığı tarihten bu yana geçen süreyi, paranın alım gücündeki düşüşü, çocuğun yaşının ve ihtiyaçlarının artmasını, eğitim durumunu ve tarafların gelirlerindeki değişimi birlikte değerlendirir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026/2775 E., 2026/4877 K. sayılı kararına konu dosyada ilk derece mahkemesi, 2014 yılında bağlanan aylık 1.500,00 TL iştirak nafakasını çocuğun yaşı, nafakanın bağlanmasından itibaren geçen süre, sosyal ihtiyaçları, barınma ve sağlık giderleri, tarafların hayat koşulları ve ödeme güçleri ile hakkaniyet ilkesini gözeterek dava tarihinden itibaren aylık 25.000,00 TL’ye yükseltmiştir. Ödenmekte olan nafakaya yıllık artış uygulanıyor olması, çocuğun ihtiyaçları bu artışı aşacak ölçüde değişmişse artırım davası açılmasına engel değildir.
Nafaka davalarında kanun yolu sınırı yıllık nafaka farkı üzerinden hesaplanır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/3843 E., 2024/3668 K. sayılı ve 21.05.2024 tarihli kararında, reddedilen yıllık nafaka artış miktarının kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle temyiz dilekçesi miktardan reddedilmiştir. Bu nedenle küçük miktarlı artırım taleplerinde istinaf veya temyiz imkânı sınırlı kalabilir.
2- Azaltma ve Kaldırma Sebepleri
İştirak nafakası yükümlüsünün gelirinin kalıcı olarak azalması, işini kaybetmesi, ağır bir hastalığa yakalanması veya çocuğun kendi gelirinin doğması TMK 331 uyarınca azaltma sebebi olabilir. Çocuğun velayetinin nafaka yükümlüsüne geçmesi veya çocuğun uzun süreli olarak fiilen onun yanında yaşamaya başlaması ise kaldırma sebebidir; bu hâlde velayetin değiştirilmesi ve nafakanın kaldırılması birlikte istenmelidir. Velayet değişikliğinin şartları ve usulü için velayetin değiştirilmesi davasını anlattığımız yazıya bakabilirsiniz. Nafaka yükümlüsünün yeniden evlenmesi veya yeni bir çocuğunun olması tek başına azaltma sebebi değildir; mahkeme bu durumu yükümlünün toplam ekonomik gücü içinde değerlendirir. Kaldırma veya azaltma kararı alınıncaya kadar ilamdaki nafaka ödenmeye devam etmelidir; aksi hâlde birikmiş nafaka için icra takibi yapılabilir. Velayetin değiştirilmesine ilişkin ölçütler için velayet davası yazımıza bakabilirsiniz. Nafaka yükümlüsü çocuğun biyolojik babası olmadığını öğrenmişse yükümlülüğü ancak kesinleşen bir soybağının reddi kararı ile sona erer; karar kesinleşinceye kadar nafaka ödenmeye devam eder.
F- Çocuk 18 Yaşını Doldurunca İştirak Nafakası Ne Olur?
İştirak nafakası, çocuğun 18 yaşını doldurarak ergin olduğu tarihte ayrıca bir mahkeme kararına gerek olmaksızın kanun gereği kendiliğinden sona erer. TMK 328/1’e göre ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder; çocuğun evlenmesi veya mahkeme kararıyla ergin kılınması da aynı sonucu doğurur. Ergin olmadan önceki dönemde birikmiş ve ödenmemiş iştirak nafakası alacakları ise ilam uyarınca takip edilebilir.
1- Ergin Olduktan Sonraki Aylar İçin Ödeme ve Tazyik Hapsi Yoktur
Çocuk ergin olduktan sonraki aylar için iştirak nafakası borcu doğmaz ve bu aylar için tazyik hapsine hükmedilemez. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2023/1881 E., 2023/1415 K. sayılı ve 07.03.2023 tarihli kararında, 28.09.2000 doğumlu çocuğun 28.09.2018 tarihinde reşit olmasıyla iştirak nafakasının kendiliğinden sona erdiği, borçlunun şikâyete konu 2020 yılı ayları için bu çocuk yönünden ödeme yapmak zorunda olmadığı gözetilmeden tazyik hapsine hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğu belirtilerek karar kanun yararına bozulmuştur. Velayet sahibi ebeveyn, çocuğun ergin olmasından sonra iştirak nafakası ilamına dayanarak yeni dönem için takip yapmamalıdır.
2- Eğitimi Süren Ergin Çocuk Yardım Nafakası İster
Ergin olduğu hâlde eğitimi devam eden çocuk, TMK 328/2 ve TMK 364 uyarınca anne veya babasına karşı kendi adına yardım nafakası davası açmalıdır; iştirak nafakası kendiliğinden uzamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/1388 E., 2023/1820 K. sayılı ve 13.04.2023 tarihli kararıyla onanan dosyada, iştirak nafakasının artırılması davası sürerken çocuk ergin olmuş, iştirak nafakasının yasa gereği son bulduğu kabul edilmiş ve ergin çocuğun vekil aracılığıyla davaya katılarak sonraki dönem için yardım nafakası istemesi mümkün görülmüştür. Ancak aynı dosyada ergin çocuğun adına kayıtlı şirketten gelir sahibi olduğu anlaşıldığından yardım nafakası talebi reddedilmiştir. Yardım nafakasının şartları nafaka türleri rehberimizde ayrıca açıklanmıştır.
G- İştirak Nafakası Ödenmezse Ne Olur?
Ödenmeyen iştirak nafakası için ilamlı icra takibi başlatılabilir; borçlunun maaşına, banka hesaplarına ve diğer mallarına haciz konulabilir. Nafaka alacağı, İcra ve İflas Kanunu’nun 206’ncı maddesine göre sıra cetvelinde birinci sırada yer alan imtiyazlı alacaklardandır ve 5510 sayılı Kanun’un 93’üncü maddesi uyarınca emekli aylığı da nafaka borcu için haczedilebilir. Ayrıca İcra ve İflas Kanunu’nun 344’üncü maddesine göre nafaka kararının gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; borçlu ödeme yaparsa tahliye edilir. Tazyik hapsinin şartları ve şikâyet süresi için nafaka ödenmezse ne olacağını anlattığımız yazıya bakabilirsiniz.
Tazyik hapsi için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı şartlar ortaya konulmuştur. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2023/1881 E., 2023/1415 K. sayılı kararında Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2005/17-7 E., 2005/37 K. sayılı ve 19.04.2005 tarihli kararına atıfla sayılan şartlar şunlardır:
- Nafakanın kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması,
- Nafakanın tahsili için icra takibine başlanmış ve icra emrinin borçluya tebliğ edilmiş olması,
- Borçlunun ilamda yazılı ödeme koşullarına uymaması,
- İcra emrinin tebliği ile şikâyet tarihi arasında en az bir aylık işlemiş cari nafaka borcunun bulunması,
- Borçlunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması için açtığı bir davanın bulunmaması ya da sonuçlanmış olması,
- Şikâyetin, ödememenin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her hâlde 1 yıl içinde yapılması.
Tazyik hapsi bir ceza değil, ödemeye zorlama aracıdır ve adli sicile kaydedilmez. Nafaka yükümlülüğünün ihlalinin ceza hukuku boyutu için aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçu yazımıza bakabilirsiniz.
H- İştirak Nafakası Talebinde Dosyanın Hazırlanması
İştirak nafakasında miktarı belirleyen asıl unsur, çocuğun ihtiyaçlarının ve tarafların ekonomik gücünün belgeyle ispatıdır; soyut “ihtiyaçlar arttı” beyanı yeterli değildir. Maddeler hâlinde saymak gerekirse iştirak nafakası veya artırım davasında izlenecek adımlar;
- Çocuğun aylık giderlerinin okul, servis, kurs, sağlık, giyim, beslenme ve barınma kalemleri hâlinde listelenmesi ve belgelendirilmesi,
- Nafaka yükümlüsünün SGK, vergi, tapu, araç, şirket ve banka kayıtlarının mahkemeden celbinin istenmesi,
- Talep edilen aylık miktarın, eğitim giderlerini de kapsayacak tek bir rakam olarak gösterilmesi,
- Yıllık artış talebinin endeksiyle birlikte (ÜFE veya TÜFE) açıkça yazılması,
- Boşanma davası devam ediyorsa çocuk için TMK 169 uyarınca tedbir nafakası istenmesi,
- Çocuk 18 yaşına yaklaşmışsa ergin olduktan sonraki dönem için yardım nafakası seçeneğinin birlikte planlanması.
Boşanma davasının tüm fer’î talepleriyle birlikte süresi ve masrafı için boşanma davası ne kadar sürer yazımıza bakabilirsiniz. Nafaka miktarının doğru belgelendirilmesi ve artış talebinin eksiksiz yazılması sonraki yıllarda yeni dava açma ihtiyacını azalttığından, çocuk ve nafaka uyuşmazlıklarında avukat desteği almak süreci hızlandırır.
Sonuç
İştirak nafakası, TMK 182/3 uyarınca velayet kendisine verilmeyen anne veya babanın ergin olmayan çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak için ödediği, hâkimin talep olmasa da kendiliğinden hükmettiği ve kusurdan bağımsız bir nafakadır. Miktarı TMK 330’a göre çocuğun ihtiyaçları ve ebeveynlerin ödeme gücüne göre belirlenir; Yargıtay’ın 2025 ve 2026 tarihli kararlarına göre okul ve eğitim giderleri ayrı bir yükümlülük olarak değil, iştirak nafakasının içinde tek bir miktar olarak hesaplanmalıdır. Yıllık ÜFE veya TÜFE artışı ancak istem hâlinde ve talep edilen endekse bağlı kalınarak verilir. İştirak nafakası TMK 331 uyarınca durum değiştiğinde artırılabilir, azaltılabilir veya kaldırılabilir; çocuk 18 yaşını doldurunca kendiliğinden sona erer ve eğitimi süren ergin çocuk kendi adına yardım nafakası davası açar.
Sık Sorulan Sorular
İştirak nafakası nedir?
İştirak nafakası, TMK 182/3 uyarınca boşanma veya ayrılık sonrası velayet kendisine verilmeyen anne ya da babanın, ergin olmayan ortak çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak için her ay peşin ödediği nafakadır. Nafaka çocuğun hakkıdır ve velayet sahibi ebeveyne çocuk adına ödenir.
İştirak nafakası ne kadar, nasıl hesaplanır?
İştirak nafakası için kanunda bir yüzde veya formül yoktur. TMK 330’a göre miktar, çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri ile çocuğun kendi gelirleri dikkate alınarak hâkim tarafından takdir edilir. Mahkeme sosyal ve ekonomik durum araştırması, SGK, tapu, araç ve banka kayıtları ile çocuğun okul ve sağlık giderlerini birlikte değerlendirir.
Talep etmesem de iştirak nafakasına hükmedilir mi?
Evet. İştirak nafakası kamu düzenine ilişkin olduğundan hâkim boşanma kararında talep olmasa da kendiliğinden hükmeder. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/3021 E., 2023/6251 K. sayılı kararında, yargılama sırasında doğan çocuk için iştirak nafakasına hükmedilmemesi bozma sebebi sayılmıştır.
Velayet babaya verilirse anne iştirak nafakası öder mi?
Öder. TMK 182/3 cinsiyet ayrımı yapmaz; velayet kendisine verilmeyen ebeveyn kim ise iştirak nafakası yükümlüsü odur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/395 E., 2025/6195 K. sayılı kararında, asgari ücretle çalışan anne aleyhine iştirak nafakası talebinin reddedilmesi bozma sebebi sayılmıştır.
Okul ücreti iştirak nafakasına dahil midir?
Evet. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/1519 E., 2025/9250 K. ve 2025/8708 E., 2026/6569 K. sayılı kararlarına göre okul ücreti, servis, kıyafet ve sağlık sigortası gibi giderler iştirak nafakasından ayrı bir yükümlülük değil, iştirak nafakasının içinde değerlendirilmesi gereken giderlerdir. Bu giderler nafaka miktarı belirlenirken tek bir aylık tutara dahil edilmelidir.
Protokolde iştirak nafakasından feragat edilirse sonradan nafaka istenebilir mi?
İstenebilir. İştirak nafakası çocuğun hakkıdır ve TMK 331 uyarınca durum değiştiğinde yeniden belirlenebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/8708 E., 2026/6569 K. sayılı kararına konu dosyada protokolde nakdi nafaka ödenmeyeceği ve nafaka taleplerinden feragat edildiği yazılı olmasına rağmen, eğitim giderlerini de kapsayan bir iştirak nafakası belirlenmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
İştirak nafakasına yıllık artış nasıl yapılır?
TMK 182/4 ve TMK 330/3 uyarınca yıllık artış ancak istem hâlinde karara bağlanabilir. Uygulamada nafakanın her yıl TÜİK tarafından açıklanan ÜFE veya TÜFE oranında kendiliğinden artırılması istenir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/10011 E., 2026/1614 K. sayılı kararına göre hâkim talep edilen endeksle bağlıdır; TÜFE istenmişse ÜFE uygulanamaz.
İştirak nafakası artırım davası ne zaman açılır?
TMK 331’e göre durumun değişmesi hâlinde, örneğin çocuğun yaşının ve eğitim giderlerinin artması, paranın alım gücünün düşmesi veya nafaka yükümlüsünün gelirinin yükselmesi durumunda artırım davası açılabilir. Artırım kararı dava tarihinden itibaren geçerli olur. Boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında TMK 177 uyarınca nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
İştirak nafakası kaç yaşına kadar ödenir?
İştirak nafakası çocuğun 18 yaşını doldurarak ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer (TMK 328/1). Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2023/1881 E., 2023/1415 K. sayılı kararında, çocuk reşit olduktan sonraki aylar için iştirak nafakası borcu bulunmadığı ve bu aylar için tazyik hapsine hükmedilemeyeceği belirtilmiştir. Ergin olmadan önce birikmiş alacaklar ise takip edilebilir.
Çocuk 18 yaşını doldurunca üniversite okuyorsa nafaka devam eder mi?
İştirak nafakası kendiliğinden devam etmez. Eğitimi süren ergin çocuk TMK 328/2 ve TMK 364 uyarınca kendi adına yardım nafakası davası açmalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/1388 E., 2023/1820 K. sayılı kararıyla onanan dosyada, dava sırasında ergin olan çocuğun davaya katılarak yardım nafakası istemesi mümkün görülmüş; ancak çocuğun kendi geliri bulunduğu için talep reddedilmiştir.
İştirak nafakası ödenmezse ne olur?
Ödenmeyen iştirak nafakası için ilamlı icra takibi yapılabilir ve borçlunun maaşına haciz konulabilir. İcra ve İflas Kanunu’nun 344’üncü maddesi uyarınca nafaka kararına uymayan borçlu hakkında alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; şikâyet ödememenin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her hâlde 1 yıl içinde yapılmalıdır. Borçlu ödeme yaparsa tahliye edilir.
İştirak nafakası nasıl kaldırılır veya azaltılır?
İştirak nafakası, TMK 331 uyarınca durumun değişmesi hâlinde aile mahkemesinde açılacak bir davayla azaltılabilir veya kaldırılabilir. Nafaka yükümlüsünün gelirinin kalıcı olarak azalması azaltma, çocuğun velayetinin yükümlüye geçmesi ise kaldırma sebebidir. Mahkeme kararı alınana kadar ilamdaki nafaka ödenmeye devam etmelidir.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak, aile hukuku başta olmak üzere dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Hizmet verdiğimiz diğer alanları görmek için Hizmetlerimiz sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95
Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

