İçindekiler
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu nedir? Türk Ceza Kanunu’nda insan hayatına yönelik en ağır suç tipi olarak düzenlenen kasten öldürme suçu, yalnızca icrai davranışlarla değil, belirli şartların varlığı halinde ihmali davranışlarla da işlenebilmektedir. Bu bağlamda TCK m. 83, kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesini düzenleyerek klasik icrai davranış ile öldürme suçundan ayrılan özel bir görünüm ortaya koymaktadır.
A-MADDE METNİNİN İNCELENMESİ
Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 83’üncü maddesinde düzenlenmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 83’üncü Maddesi aşağıdaki şekildedir:
(1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.
(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;
- Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması,
- Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması gerekir.
(3) Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine on beş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hallerde ise on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir.
TCK m.83/1’de maddenin ilk fıkrasında; Bu fıkra kapsamında failin cezalandırılabilmesi yani ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için icrai davranışta bulunma yükümlülüğünün olması ve ancak failin bu yükümlülüğüne aykırı bir davranış gerçekleştirmesi gerekmektedir.
TCK m.83/2’de maddenin ikinci fıkrasında; Bu fıkrada ihmali davranışın hangi durumlarda icrai davranışa eş değer sayılacağı sınırlı olarak sayılmış bulunmaktadır. İhmali davranışla sebebiyet verilen ölüm neticesinden dolayı sorumlu tutulabilmek için, neticeyi önlemek hususunda soyut bir ahlaki yükümlülüğün varlığı yeterli değildir; bu hususta hukukî bir yükümlülüğün varlığı gereklidir.
TCK m.83/3’te maddenin üçüncü fıkrasında; Bu fıkrada, kasten öldürme suçunun ihmali davranışla işlenmesi hâlinde, suçun icrai davranışla işlenmesine nazaran temel cezada indirim yapılmasına ilişkin olarak mahkemeye takdir yetkisi tanınmıştır.
B- Kasten Öldürmenin İhmali Davranış ile İşlenmesi Suçunun (TCK m.83) Unsurları
1-Korunan Hukuki Değer
Kasten öldürmenin ihmali davranış ile işlenmesi suçunda korunan hukuki değer, kasten öldürme suçunda olduğu gibi bireylerin yaşam hakkıdır.
2- Kasten Öldürmenin İhmali Davranış ile İşlenmesi Suçunun Maddi Unsurları
2-a.) Fail
Bu suçun faili yükümlü olduğu icrai davranışı gerçekleştirmeyerek mağdurun ölmesine neden olan kişidir. Anlaşılacağı üzere bu suçun failin kasten öldürme suçunda olduğu gibi “herkes” olamaz. Doktrinde ifade edildiği şekliyle icrai davranışı gerçekleştirme yükümlüğü altında olan kişi yani “garantör” tarafından bu suç işlenebilir. Bu durum kasten öldürmenin ihmali davranış ile işlenmesi suçunu özgü suç haline getirmektedir. Garantör olmayan bir kimsenin ihmali davranışı nedeniyle ölüm neticesi meydana gelmiş olsa bile bu kişi fail olarak sorumlu tutulamaz. Hangi hallerin garantörlük kapsamında olduğuna m.83/2’de yer verilmiştir.
2-b.) Mağdur
Kasten öldürmenin ihmali davranış ile işlenmesi suçunda failin garantörlük sıfatından kaynaklanan özellik nedeniyle, suçun mağduru garantörün korumakla yükümlü olduğu kişidir.
2-b.) Fiil (Hareket)
Kasten öldürmenin ihmali davranış ile işlenmesi suçunun fiil unsuru yükümlülük ihlali yani ihmaldir. İhmal madde gerekçesinde “İhmal, kişiye belli bir icrai davranışta bulunma yükümlülüğünün yüklendiği hâllerde, bu yükümlülüğe uygun davranılmamasıdır.” Şeklinde tanımlanmıştır.
2-c.) Nedensellik Bağı
Garantör sıfatındaki failin yapmakla yükümlü olduğu davranışı gerçekleştirmemesi sonucu ölüm meydana geliyorsa nedensellik bağının varlığı kabul edilir. Yani “bu hareket olsaydı netice gerçekleşmezdi” çıkarımının yapıldığı hallerde nedensellik bağının varlığı kabul edilmektedir.
2-d.) Netice
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçunda netice ölüm neticesi olup, garantör sıfatındaki failin bu suçtan dolayı sorumlu tutulabilmesi için icrai davranışa eş değer bir yükümlülük ihmalinin varlığı gereklidir.
3- Kasten Öldürmenin İhmali Davranış ile İşlenmesi Suçunun Manevi Unsurları
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu kast, olası kast veya taksirle işlenebilen bir suçtur. Madde gerekçesinde bu durum “…Ancak, ihmali davranışla öldürme suçu, kasten işlenebileceği gibi taksirle de işlenebilir. Belli bir yönde icrai davranışta bulunma yükümlülüğü altında bulunan kişi, bu yükümlülüğün gereği olan icrai davranışta bulunmaması sonucunda bir insanın ölebileceğini öngörmüş ise, olası kastla işlenmiş olan öldürme suçunun oluştuğunu kabul etmek gerekir. Buna karşılık, belli bir yönde icrai davranışta bulunma yükümlülüğü altında bulunan kişi, bu yükümlülüğe aykırı davrandığının bilincinde olduğu hâlde, bunun sonucunda bir insanın ölebileceğini objektif özen yükümlülüğüne aykırı olarak öngörmemiş ise; taksirle işlenmiş öldürme suçundan dolayı sorumlu tutulmak gerekir…” şeklinde ifade edilmiştir.
4- Kasten Öldürmenin İhmali Davranış ile İşlenmesi Suçunun Nitelikli Halleri
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu, kasten öldürme suçunun başka bir görünüş biçimi olduğundan kasten öldürme suçunun nitelikli hallerinin düzenlendiği TCK m.82’nin kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu bakımından uygulanabileceği kabul edilmektedir.
C- KASTEN ÖLDÜRMENİN İHMALİ DAVRANIŞ İLE İŞLENMESİ SUÇUNUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ BİÇİMLERİ
1- Kasten Öldürmenin İhmali Davranış ile İşlenmesi Suçu Bakımından Teşebbüs
İhmali suçlara teşebbüsün mümkün olup olmadığı tartışmalıdır. Teşebbüs TCK m.35’te “kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur” şeklinde düzenlenmiştir. Madde metninde teşebbüs için “icraya başlama” ifadesi kullanılmıştır. Bu durum ihmali suçlarda teşebbüsü tartışmalı hale getirmektedir. Ancak suç neticeli bir suç olduğu için teşebbüsün mümkün olduğu kabul edilmektedir.
2- Kasten Öldürmenin İhmali Davranış ile İşlenmesi Suçu Bakımından İştirak
- Garantör sıfatındaki birden çok kişinin (örneğin anne ve babanı) yükümlü oldukları davranışları yerine getirmekten kaçınmaları bu suçun oluşumuna sebep olabilecek ve bu kişiler müşterek fail olarak adlandırılacaktır.
- Azmettirme, başkasını suç işlemeye yönlendirme, teşvik etme ya da karar verdirme eylemidir. TCK m. 38/1 uyarınca, “Başkasını suç işlemeye azmettiren kişi, o suçun cezası ile cezalandırılır.” Azmettirenin cezası, failin aldığı cezayla eşit olduğundan bu kurum ceza hukuku pratiğinde son derece belirleyici bir işlev görmektedir.
- Yardım etme, şerikliğin en geniş kapsamlı ve uygulamada en sık karşılaşılan biçimidir. TCK m. 39 uyarınca, “Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde cezanın yarısı indirilir.”
D- KASTEN ÖLDÜRMENİN İHMALİ DAVRANIŞ İLE İŞLENMESİ SUÇU ŞİKAYETE VE UZLAŞMAYA TABİ BİR SUÇ MUDUR?
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu, uzlaşma kapsamında olan suçlardan olmadığı gibi şikayete de bağlı bir suç değildir. Yani savcılık makamı tarafından resen soruşturulur. Ayrıca bu suç tipinde herhangi bir şikayet süresi yoktur.
E- KASTEN ÖLDÜRMENİN İHMALİ DAVRANIŞ İLE İŞLENMESİ SUÇUNDA SEÇENEK YAPTIRIMLAR
Seçenek yaptırımlar genel olarak Adli Para Cezası, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ve Cezanın Ertelenmesidir. Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu bakımından seçenek yaptırımların söz konusu olmayacağı kabul edilmektedir.
F- KASTEN ÖLDÜRMENİN İHMALİ DAVRANIŞ İLE İŞLENMESİ SUÇUNDA GÖREVLİ MAHKEME
Kasten öldürmenin ihmali davranışla gerçekleştirilmesi suçunda görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.
G- KASTEN ÖLDÜRMENİN İHMALİ DAVRANIŞ İLE İŞLENMESİ SUÇU İLE İGİLİ YARGITAY KARARLARI
1- Polis Memurlarının Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu 1’inci Maddesinden Doğan Garantörlük Yükümlülüğü Hakkında
<<<…Polis memuru olan sanıkların devriye görevleri esnasında yerde baygın halde yatan ………. isimli çocuğa, Polis Vazife ve Selahiyet Kanununun 1. maddesindeki yükümlüğü ihmal ederek yardım etmedikleri ve sağlık ekiplerini çağırmayıp olay yerinden ayrılmaları üzerine, adı geçen çocuğun daha sonraki müdahalelere rağmen vefat ettiğinin iddia edilmesi karşısında; ölümün ihmale bağlı olduğunun kanıtlanması ve yüklenen eylemin sübutu halinde TCK’nın 83. maddesinde düzenlenen kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçunu oluşturabileceği nazara alınarak delillerin takdir ve tartışılması ile davaya bakma görevinin 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı biçimde hükümler kurulması…>>> (Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2013/14549 E. – 2015/17244 K. Sayılı Kararı) https://karararama.yargitay.gov.tr/
2-Trafik Kazasında Herhangi Bir Kusuru Olmayan Sürücünün Garantörlük Sıfatının Olmadığı ve Kasten Öldürmenin İhmali Davranış İle İşlenmesi Suçu Bakımından Sorumlu Olmadığı Yalnızca Yardım Veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirmeme Suçu Bakımından Sorumlu Olduğu Hakkında
<<<… Dosya kapsamına göre, sanığın, sevk ve idaresindeki kamyonuyla, akşam saat 22.30 sıralarında havanın açık ve asfaltın kuru olduğu Devlet karayolunda, yasal hız sınırları dahilinde seyir halindeyken, akli dengesi yerinde olmayan maktulün, tam kusurlu bir halde sağ taraftan karşıya geçmek için aniden yola çıktığı, bunun üzerine sanığın sola doğru manevra yapmasına rağmen maktule aracın sağ Ön tamponuyla çarpmaktan kurtulamadığı, akabinde sanığın aracından inerek o sırada ağır yaralı olan maktulün durumuna baktığı, ağır yaralı olduğunu görünce de panik içinde kaza mahallini terk ettiği, kazanın meydana gelmesinden yaklaşık on dakika sonra jandarma güçlerinin olay yerine ulaştığı, bu sırada acil tıbbi yardımda istendiği, ancak maktulün, olaydan yirmi dakika sonra, ambulansın ulaşmasından kısa bir süre önce, çarpmaya bağlı kafa kemiğinden oluşan çökme kırığı ve beyin kanamasına bağlı solunum ve dolaşım durması sonucu hayatını kaybettiği olayda…
… Olayın, bir başka deyişle mağdurun yaralanmasına neden olan öngelen tehlikeli davranışın meydana gelmesinde kusursuz olan sanığın, TCK’nın 83. madde kapsamında bir yükümlüğünün bulunduğu söylenemeyeceği gibi, TCK’nın 98/2. maddesi uyarınca da sorumlu tutulamayacağı cihetle; kusuru olmaksızın gerçekleştirdiği hareketle yaralanan ve kendini idare edemeyecek duruma gelen maktule hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmediği gibi durumu derhal ilgili makamlara da bildirmeyen sanığın eyleminin, TCK’nın TCK’nın 98/1 maddesinde düzenlenen “yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirmeme” olarak nitelendirilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden…>>> (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2012/3814 E. – 2014/3754 K. Sayılı Kararı)
3-Mağdurun Tek Darbe ile Yaralanıp Öldüğü ve Zamanında Tıbbi Müdahale Edildiğinde Dahi Kurtulmasının Kesin Olmadığı Hallerde Failin Kasten Öldürmenin İhmali Davranış İle İşlenmesi Suçu Bakımından Değil Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçu Bakımından Sorumlu Olduğu Hakkında
<<<… Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ile maktulün kısa süre önce tanışıp , birlikte geceyi geçirdikleri otel odasında cinsel ilişkiye girdikleri sırada, maktulün sanığı anal yoldan ilişkiye zorlaması üzerine çıkan tartışmada, başına aldığı darbe nedeniyle fenalaştığı, olay nedeniyle panikleyen sanığın maktulü otel odasında tek başına bırakarak otelden ayrıldığı, ertesi gün otel çalışanları tarafından maktulün ölü olarak bulunduğu, Dairemizin 04/03/2014 tarihli bozma ilamı doğrultusunda Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 30/04/204 tarihli raporda, sanığın savunmasını doğrulayacak şekilde, maktulün aldığı darbenin tek olduğunun ve zamanında tıbbi müdahale edildiğinde dahi kurtulmasının kesin olmadığının belirtilmesi karşısında…
… Sanığın maktule yönelik tek bir darbe ika etmesi ve olay yerinde terk etmese dahi kurtulmasının kesin olmadığının Adli Tıp raporundan anlaşılmasına göre; oluşan şüphe hali sanık lehine yorumlanarak, eylemine uyan TCK’nin 87/4-1. cümle uyarınca cezalandırılması yerine, suç vasfında yanılgı ile bozma ilamını da etkisiz kılacak şekilde ihmali davranışla kasten öldürme suçundan hüküm kurulması bozma nedenidir…>>> (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2018/4306 E. – 2019/506 K. Sayılı Kararı)
4-Yeni Doğan Bebeği Terk Etmenin Kasten Öldürmenin İhmali Davranış ile İşlenmesi Suçunu Değil Kasten Öldürme Suçunu Oluşturduğu Hakkında
<<<… İkinci uyuşmazlık konusunda anlatıldığı şekilde gerçekleşen olayda; doğurduğu bebeği beslemek, bakımını yapmak ve korumak gibi hukuki yükümlülük altında bulunan ve bu bakımdan garantör konumunda olduğu hususunda tereddüt bulunmayan sanığın, bu hukuki yükümlülüklerini de yerine getirmemekle birlikte, yeni doğmuş, savunmasız hâlde bulunan ve hiçbir ihtiyacını kendisi karşılayamayan 5 günlük bebeği, güvende olduğu evden alarak başkaları tarafından bulunması mümkün olmayan ıssız bir yere götürüp ölüme terk etme eyleminin, bebeğin karnını doyurmamak gibi ihmali bir hareket olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Zira bebekten kurtulmak amacını taşıyan sanık, öleceğini bildiği hâlde bebeğini ıssız bir yere götürerek kendi hâlinde bırakmış ve kaçınılmaz netice olan ölüm meydana gelmiştir. Sanığın bu eyleminin bebeği boğma veya darp etme gibi aktif bir davranıştan farkı bulunmamaktadır. Bu nedenle sanığın öldürme eylemini, doğrudan kasıtla ve icrai bir davranışla gerçekleştirdiği kabul edilmelidir…>>> (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2020/164 E. – 2020/239 K. Sayılı Kararı)
5-Araçta Seyahat Haindeki İken Yolcunun Araçtan Düşmesi Halinde Şoförün Öldürmenin İhmali Davranış ile İşlenmesi Suçu Kapsamında Garantörlük Sıfatı Bulunduğu Hakkında
<<<…TCK.nın 83. maddedeki suçun oluşabilmesi için, kanun, sözleşme veya öngelen davranıştan kaynaklanan başkasının yaşamını korumak ve gözetmek yükümlülüğü altında bulunan kişinin, korumak ve gözetmekle yükümlü olduğu hayatın sona erme tehlikesi ortaya çıkmasına rağmen, bilinen veya öngörülen ölüm neticesinin gerçekleşmesi için (doğrudan kast) veya öngörülen ölüm neticesi kabullenilerek (olası kast)sözü geçen hayatı kurtarmaya yönelik icrai bir davranışta bulunmamasının gerektiği, dosya kapsamına göre de, olay günü 342 promil alkollü olan maktulü şehir merkezinden zorla araca bindirip bilinmeyen bir yere götüren sanığın burada cinsel saldırı eyleminde bulunduktan sonra maktulü tekrar şehir merkezine getirdiği sırada hızlı bir şekilde seyreden aracın sol arka kapısının açılması sonucu maktulün yere düştüğü, sanığın ise bu durumu fark ederek 20 metre sonra aracını durdurmasına rağmen maktulün durumuna bakmadan aracın kapısını kapatarak olay yerini terk ettiği, maktulün araçtan düşmesinden 45 dakika sonra olay yerinden geçmekte olan tanığın maktulünün elinin titrediğini görüp sağlık ekibini çağırdığı ancak on beş dakika sonra gelen sağlık ekibinin maktulün öldüğünü tespit ettiği, otopsi raporunda da künt kafa travmasına bağlı kafatası kemik kırıklarıyla birlikte beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu maktulün hayatını kaybettiğinin bildiril dirildiği olayda, 342 promil alkollü olması nedeniyle beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olduğu anlaşılan maktulün, araçtan düşebileceğini de öngörerek, güvenli seyahat etmesi için gerekli önlemi almayan ve bu şekilde öngelen tehlikeli davranışı nedeniyle maktulün yaralanmasına neden olan sanığın maktule yardım etmek veya yardım edecek birilerini çağırmak, yani yaralananın ölmemesi için gerekli çabayı göstermek, yükümlülüğü altında olduğu, bu nedenle yükümlülüğünü kasten yerine getirmeyip maktulün ölmemesini sağlamak için icrai bir davranışta bulunmayan sanığın meydana gelen ölüme ihmali davranışla neden olduğu…>>> (Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2014/8603 E. – 2014/14675 K. Sayılı Kararı)
6-İhmali Davranışla Öldürmeye Teşebbüs Suçuna Teşebbüs Suçu ile İhmali Davranış ile Yaralama Suçu Ayrımı Hakkında
<<<…Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın bir TV kanalındaki ilanlar aracılığı ile tanıştığı maktul … ile telefonla görüşmeye ve mesajlaşmaya başladığı, sanığın maktul … oğlunu 08/02/2009 tarihinde arabasına bindirip bir ya da iki gün belirlenemeyen bir yerde rızaları ile alıkoyduktan sonra … Köyü sınırları içerisinde kalan ormanlık alana maktul … mağduru götürerek burada mağdurun gözü önünde maktul ile cinsel ilişkiye girdiği, daha sonra maktulü darp ederek ve belirlenemeyen bir inhibisyon (zorlamalı ölüm) yöntemi uygulayarak maktulün ölümüne sebebiyet verdiği, maktulün üzerinde bulunan yaklaşık 6.000 TL para ile 5 adet altın bileziği de gasp ettiği, yaşı küçük mağduru ormanlık alanın yerleşim yerlerinden uzak olmasına ve mevsimin kış olmasına, mağdurun bırakıldığı yer ve iklim koşulları dikkate alındığında tamamen savunmasız durumda kalacak olmasına rağmen olay yerinde bırakarak ayrıldığı, mağdurun bırakıldığı ormanda tek başına kaldıktan sonra donmak üzere iken tesadüfen olay yerine gelen avcılar tarafından görülerek hemen hastaneye götürülüp tedavisinin yaptırıldığı olayda, sanığın eyleminin ihmali davranışla kasten yaralama suçunu oluşturacağı ve eylemine uyan TCK’nin 86/1-3b, 87/1-d ve 88. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin olayda yasal unsurları oluşmadığından uygulama ihtimali bulunmayan ihmali davranışla öldürmeye teşebbüs suçundan yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini, yasaya aykırı olup…>>> (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2019/2477 E. – 2020/258 K. Sayılı)
7-İhmali Davranışla Öldürme Suçuna Şerik Olarak Katılmanın Mümkün Olduğu Hakkında
<<<…İhmali davranışla kasten öldürme suçuna şerik olarak katılmak mümkündür. Bu durumda, ayrıca şeriklerin ölüm neticesini önleme yükümlülüğünün olması gerekmez. Örneğin; azmettiren, harekete geçme yükümlülüğü altında bulunan kişiyi, harekete geçmemeye, yükümlü olduğu icrai davranışı ihmal etmeye azmettirdiği hallerde gerçekleşen suçtan azmettiren olarak sorumlu tutulur…>>> (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2014/1428 E. – 2014/3654 K. Sayılı Kararı)
İstanbul / Bağcılar bölgesinde yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Diğer makaleler için https://sinankarabacak.com/hukuki-makaleler/ sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95
Yasal Uyarı: Bu makale, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.
