İçindekiler
Taksirle öldürme suçu, kişinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması sonucunda bir insanın ölümüne sebep olmasıdır ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85. maddesinde düzenlenmiştir; tek kişinin ölümü hâlinde (TCK 85/1) fail iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile, birden fazla kişinin ölümü veya ölümle birlikte yaralanma hâlinde (TCK 85/2) ise iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu yazıda TCK 85’in unsurları, bilinçli taksir ile basit taksir ayrımı, iş kazası ve trafik kazası uygulamaları, zamanaşımı, uzlaşma, HAGB ve adli para cezasına çevirme gibi tüm usuli konular, gerçek Yargıtay kararlarına dayanılarak ayrıntılı şekilde ele alınmaktadır.
Taksirle öldürme suçu, hayata karşı suçlar arasında düzenlenen ve sonuçları itibarıyla en ağır yargılamalardan birine konu olan suç tipidir; her olayda kusur oranı, bilirkişi raporları ve nedensellik bağı somut olaya göre değiştiğinden, aşağıdaki bilgiler genel bir bilgilendirme niteliğinde olup, somut bir olayda mutlaka bir ceza avukatına danışılması gerekmektedir.
TCK Madde 85- Taksirle öldürme (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
TCK 85 Taksirle Öldürme Suçunun Unsurları Nelerdir?
TCK 85’in maddi unsurları; korunan hukuki değerin yaşam hakkı olması, failin ve mağdurun herkes olabilmesi (özgü suç değildir), fiilin icrai veya ihmali davranışla işlenebilmesi ve dikkatsizlik ile ölüm arasında doğrudan bir nedensellik bağının bulunması zorunluluğudur. Suçun oluşması için mağdurun fiilen ölmesi gerekir; ölüm gerçekleşmezse ve yalnızca yaralanma meydana gelmişse olay taksirle yaralama suçu kapsamında değerlendirilir.
Taksirle öldürme suçu, kasten öldürme suçu ile aynı hukuki değeri (yaşam hakkını) koruması bakımından benzer olsa da, manevi unsur bakımından tamamen farklı bir suç tipidir.
Korunan hukuki değer bireyin yaşam hakkıdır. Fail açısından bir özgü suç söz konusu değildir; herkes bu suçun faili olabilir. Mağdur da herkes olabilir. Fiil, hem icrai (örneğin hatalı araç kullanma) hem de ihmali davranışla (örneğin gerekli önlemi almama) gerçekleştirilebilir. Nedensellik bağı bakımından failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile ölüm sonucu arasında kesintisiz bir illiyet bağının bulunması şarttır; araya başka bir failin kusuru veya öngörülemez bir üçüncü etken girerse nedensellik bağı kesilebilir.
Taksirle Öldürme Suçunun Oluşma Şartları
Taksirle öldürme suçunun oluşması için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/10 Esas, 2014/80 Karar sayılı kararında ve birçok kararında istikrarlı biçimde vurgulandığı üzere taksirli suçlarda aranması gereken şartlar şunlardır:
- Fiilin taksirle işlenebilen bir suç olması (TCK 85, taksirle işlenebileceği kanunda açıkça öngörülen suçlardandır),
- Hareketin iradi olması,
- Sonucun (ölümün) iradi olmaması, yani failin ölüm sonucunu istememesi,
- Hareket ile sonuç arasında kesintisiz bir nedensellik bağının bulunması,
- Sonucun öngörülebilir olmasına rağmen fail tarafından öngörülmemiş olması.
Bu beş şarttan herhangi biri gerçekleşmezse taksirle öldürme suçu oluşmaz ve olay bir kaza veya tesadüf olarak değerlendirilir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2013/10 Esas, 2014/80 Karar sayılı kararında, öngörülebilirlik şartının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin her bir sanık ve her bir olay bakımından ayrı ayrı incelenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu suç ile alakalı olarak hakkınızda ceza soruşturma ya da dava süreci yürütülüyorsa taksirle öldürme suçlarında deneyimli bir ceza avukatından hukuki destek almak yerinde olacaktır.
Manevi Unsur: Bilinçsiz (Basit) Taksir ile Bilinçli Taksir Arasındaki Fark
Basit taksir ile bilinçli taksir arasındaki temel ayrım, failin öngörülebilir nitelikteki ölüm sonucunu öngörüp öngörmediğidir; basit taksirde fail öngörülebilir sonucu öngörmemiştir, bilinçli taksirde ise fail sonucu öngörmüş ancak gerçekleşmeyeceğine güvenerek hareket etmiştir. TCK 22/3 uyarınca bilinçli taksirle işlenen suçlarda ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8121 Esas, 2023/1690 Karar sayılı kararında bu ayrımı, akıl hastası bir kişinin ulaşabileceği yerde bırakılan ruhsatlı av tüfeği örneği üzerinden somutlaştırmış; failin ölüm sonucunu öngörmediği tespit edildiğinden bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasını doğru bulmamıştır.
Öngörülebilirlik değerlendirmesi soyut değil, failin kişisel özellikleri (mesleği, tecrübesi, eğitim durumu, yaşı) esas alınarak sübjektif ölçütle yapılır. Örneğin bir kimya mühendisinin, meslek bilgisi gereği tehlikeli gaz karışımlarının doğuracağı riski öngörebilecek konumda olduğu kabul edilirken, aynı öngörü sıradan bir işçiden beklenmez; Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/907 Esas, 2021/528 Karar sayılı kararında bu ayrımı, kimyager sanıkların bilinçli taksirle, meslek bilgisi sınırlı yardımcı personelin ise tali kusurla sorumlu tutulması gerektiğini belirterek uygulamıştır.
Taksirle Öldürme Suçunda Nitelikli Hal: TCK 85/2 ve İçtima Sorunu
TCK 85/2, birden fazla kişinin ölümüne ya da ölümle birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olunması hâlinde iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası öngören bir nitelikli hâldir. Uygulamada sıklıkla gözden kaçan bir nokta, aynı olayda birden fazla kişinin ölmesi hâlinde failin kaç kez TCK 85/2’den cezalandırılacağıdır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/907 Esas, 2021/528 Karar sayılı kararında bu meseleyi “taksirin bölünebilirliği” ölçütüyle çözmüştür: taksirli davranış bölünemiyor ve tek bir dikkatsizlik anından birden fazla ölüm doğuyorsa (örneğin bir sürücünün tek bir kazada birden fazla kişinin ölümüne sebep olması) TCK 85/2 yalnızca bir kez uygulanır; buna karşılık fail, aynı gün farklı zaman ve mekânlarda, iradi olarak tekrarlanan ayrı dikkat ve özen yükümlülüğü ihlalleriyle farklı mağdurların ölümüne sebep olmuşsa, taksir bölünebilir kabul edilir ve TCK 85/2 her bir ayrı taksirli fiil için ayrı ayrı uygulanır.
Anılan kararda, aynı gün farklı saatlerde üç ayrı firmaya arızalı gaz tüpü teslim eden ve iki ayrı patlamaya sebebiyet veren failler hakkında, teslimlerin farklı zaman ve firmalara yapılması nedeniyle TCK 85/2’nin iki kez uygulanması gerektiğine hükmedilmiştir.
İş Kazalarında Taksirle Öldürme: İşveren ve Yönetici Sorumluluğu
İş kazası sonucu meydana gelen ölümlerde işveren, işveren vekili ve iş güvenliği uzmanlarının taksirle öldürme suçundan sorumluluğu, gözetim ve denetim yükümlülüğünün somut olarak kime ait olduğuna bağlıdır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/200 Esas, 2020/4732 Karar sayılı kararında, 301 işçinin hayatını kaybettiği maden ocağı faciasında, acil kurtarma nefesliğinin açılmasının teknik olarak onaylanmasına rağmen yaklaşık üç yıl boyunca açılmadan üretime devam edilmesini, işletme yöneticilerinin bilinçli taksir derecesinde kusurlu olduğuna gerekçe göstermiştir.
Aynı kararda, ocaktaki yüksek riski bilerek üretim baskısı altında hareket eden ve “olursa olsun” düşüncesiyle riskli faaliyeti sürdüren yöneticilerin taksirden öte olası kastla sorumlu tutulması gerektiği vurgulanmıştır; zira bilinçli taksirde fail öngördüğü sonucun gerçekleşmeyeceğine güvenirken, olası kastta fail sonucu öngörmekte ve kayıtsız kalarak kabullenmektedir.
Bu ayrım, piroteknik madde üretimi yapılan bir fabrikada meydana gelen patlamalı ölüm olayında da Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/3643 Esas, 2024/7016 Karar sayılı kararına konu olmuştur. Kararda, fabrika sahibinin daha önceki patlama ve uyarılara rağmen güvenli çalışma organizasyonunu kurmayı sürdürmemesi ve ruhsatsız barut üretimine devam etmesi “olursa olsun” düşüncesiyle hareket etmek olarak nitelendirilmiş ve eylemin bilinçli taksirle öldürme değil olası kastla öldürme suçunu oluşturduğuna hükmedilmiştir; buna karşılık güvenlik önlemlerine aykırılığı bilmesine rağmen sonucun gerçekleşmeyeceğini düşünerek göz yuman diğer yöneticilerin eylemi bilinçli taksirle öldürme olarak değerlendirilmiştir.
Aynı kararda, taksirli suçlarda temel cezanın belirlenmesinde TCK 61/1-b’de sayılan “suçun işlenmesinde kullanılan araçlar” ölçütüne dayanılamayacağı da vurgulanmıştır; çünkü taksirli suçlarda kullanılan araç, kastî suçlardaki gibi failin iradesini yansıtan bir seçim değildir.
Trafik Kazalarında Taksirle Öldürme ve Yayanın Cezai Sorumluluğu
Trafik kazalarında taksirle öldürme suçunun faili yalnızca araç sürücüsüyle sınırlı değildir; TCK 85’te “taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi” ifadesi kullanıldığından fail herkes olabilir ve yayalar da bu suçun sanığı olabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/10 Esas, 2014/80 Karar sayılı kararında, kurallara aykırı biçimde aniden yola çıkan ve bu davranışıyla bir motosiklet sürücüsünün ölümüne asli kusurlu olarak sebep olan yayanın taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasını hukuka uygun bulmuş; yayaların trafik kurallarına aykırı hareketlerinin idari para cezası gerektirmesinin, aynı zamanda TCK 85 kapsamında cezai sorumluluğu da doğurabileceğini, bu iki yaptırımın birbirine engel olmadığını belirtmiştir.
Sürücüler bakımından ise Yargıtay uygulamasında yaya geçidine yaklaşırken hızını azaltıp geçiş hakkı vermeyen sürücü asli kusurlu kabul edilmekte, kusur oranı trafik bilirkişi raporları ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporlarıyla belirlenmektedir. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yalnızca kasten işlenebildiğinden, taksirli sürüş sonucu ölüm meydana gelmişse eylem TCK 85 kapsamında taksirle öldürme olarak nitelendirilir; ölüm gerçekleşmemişse ve yalnızca tehlike doğmuşsa ayrı bir değerlendirme yapılır.
Kamu Görevlisinin Denetim İhmali: TCK 85 mi, Görevi Kötüye Kullanma mı?
Uygulamada sık karşılaşılan bir diğer ihtimal, bir kamu görevlisinin (örneğin belediye imar, ruhsat veya zabıta görevlisinin) denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi sonucu üçüncü bir kişinin ruhsatsız faaliyeti nedeniyle ölüm meydana gelmesidir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2015/14726 Esas, 2017/8012 Karar sayılı kararında, ruhsatsız şekilde patlayıcı madde imalatı yapılan bir iş yerinde meydana gelen patlamalı ölüm olayında, denetim yapmakla görevli belediye imar, ruhsat ve zabıta görevlilerinin eylemlerinin taksirle öldürme değil, TCK 257. maddede düzenlenen ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir; çünkü kamu görevlisinin denetim ihmali ile ölüm sonucu arasındaki nedensellik bağı, doğrudan zarar veren tarafın (iş yeri sahibinin) kendi kusurlu davranışı ile kesilmektedir.
Bu ayrım, taksirle öldürme suçunda nedensellik bağının doğrudan ve kesintisiz olması gerektiğini gösteren önemli bir uygulama örneğidir.
Tehlikeli Eşyaların ve Alanların Gözetimsiz Bırakılması
Dolu bir silahı çocuğun veya akıl hastası bir aile bireyinin kolaylıkla ulaşabileceği bir yerde önlemsiz bırakmak, okul ve konutlara yakın tehlikeli bir göleti güvenlik tedbiri almadan bırakmak gibi eylemler taksirle öldürme sorumluluğu doğurabilir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8121 Esas, 2023/1690 Karar sayılı kararında, şizofreni teşhisi konulmuş bir aile bireyinin bulunduğu evde ruhsatlı av tüfeğini kilitli olmayan bir dolapta bırakan babanın taksirle öldürme suçundan sorumlu tutulması gerektiğine, ancak tüfeğin ruhsat sahibi olup fiilen başka bir adreste ikamet eden ve tüfeği o evde bırakmayan kişinin aynı sorumluluğu taşımadığına hükmedilmiştir; zira dikkat ve özen yükümlülüğü, eşyayı fiilen kimin muhafaza ettiğine göre kişiselleşmektedir.
Aynı kararda mahkeme, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiş ve bu karar Yargıtay tarafından onanmıştır; bu da TCK 85/1 kapsamındaki cezaların HAGB’ye elverişli olabildiğini göstermektedir.
Taksirle Öldürme Suçu Şikâyete ve Uzlaşmaya Tabi midir?
Taksirle öldürme suçu şikayete bağlı bir suç değildir; Cumhuriyet savcılığı resen soruşturma yürütür. Suç uzlaşma kapsamı dışındadır; CMK 253/3 uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa dahi, mağduru yaşama hakkını hedef alan ve ölümle sonuçlanan suçlar uzlaştırma kapsamı dışında bırakılmıştır. Bu nedenle taksirle öldürme suçunda mağdur yakınlarının şikâyetten vazgeçmesi ceza davasını sona erdirmez; ancak katılma iradesinin geri alınması, yalnızca müdahillik statüsünü etkiler.
Taksirle Öldürme Suçunda Görevli Mahkeme
TCK 85/1’in temel hâlinde görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. TCK 85/2’deki nitelikli hâllerde, üst sınırın on yıldan fazla hapis cezası gerektirmesi nedeniyle görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi olur. Somut olayda birden fazla sanık ve karmaşık bilirkişi incelemesi gerektiren iş kazası veya maden kazası dosyalarında da görev, öngörülen ceza üst sınırına göre belirlenir.
Ceza Belirleme, Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve HAGB
Mahkeme, TCK 85’te öngörülen iki sınır arasında temel cezayı belirlerken kusurun yoğunluğunu, taksirin bilinçli olup olmadığını, ölen ve yaralananların sayısını, meydana gelen zararın ağırlığını ve suçun işleniş biçimini TCK 61 uyarınca gözetir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/907 Esas, 2021/528 Karar sayılı kararında, birden fazla ölüm ve yaralanmanın bulunduğu olaylarda alt sınırdan makul ölçüde uzaklaşılarak ceza belirlenmesi gerektiğini, aksi hâlde adalet ve hakkaniyet ilkelerinin ihlal edileceğini belirtmiştir.
Taksirle öldürme suçunda hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi TCK 50 kapsamında mahkemenin takdirindedir; bilinçli taksir hâlinde kusurun ağırlığı bu takdirin daha az kullanılmasına yol açabilmektedir. Cezanın ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumları, TCK 85/1 kapsamındaki cezalar için koşulların (sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, zararın giderilmesi, mahkemenin kanaati gibi) sağlanması hâlinde uygulanabilir; nitelikli hâllerde (TCK 85/2) cezanın üst sınırının yüksekliği nedeniyle uygulama alanı daralmaktadır.
Taksirle Öldürme Suçunda Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?
TCK 66/1-d uyarınca beş yıldan fazla yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda dava zamanaşımı on beş yıldır. TCK 85/1’in üst sınırı altı yıl, TCK 85/2’nin üst sınırı ise on beş yıl olduğundan, her iki fıkra bakımından da dava zamanaşımı süresi on beş yıldır. Bu husus Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3098 Esas, 2023/3712 Karar sayılı kararında açıkça teyit edilmiştir; kararda, TCK 85/1 kapsamında yargılanan suça sürüklenen çocuk bakımından TCK 66/2 uyarınca on beş yıllık sürenin üçte ikisi olan on yıllık zamanaşımı süresinin hesaplanması gerektiği, bu sürenin dolmuş olması nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Zamanaşımını kesen işlemler (sanığın sorgusu, iddianamenin kabulü gibi) bulunduğunda süre yeniden işlemeye başlar, ancak TCK 67/4 uyarınca kesilme hâlinde dahi zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin sürenin en fazla yarısına kadar uzayabilir.
Ceza Davası ile Tazminat Davası Arasındaki Fark
Taksirle öldürme suçu nedeniyle açılan ceza davası ile mağdur yakınlarının maddi ve manevi zararlarının tazmini için açacakları hukuk davası birbirinden bağımsızdır. Ceza davasında failin cezai sorumluluğu TCK 22 ve TCK 85 kapsamında değerlendirilirken, tazminat davasında failin kusur oranı, ölenin desteğinden yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talepleri Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre ayrıca incelenir.
Ceza yargılamasındaki kusur tespiti ve bilirkişi raporları, hukuk davasında delil olarak değerlendirilebilir; ancak ceza davasında beraat kararı verilmesi, hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/10 Esas, 2014/80 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, kusurlu davranışın cezai sorumluluk doğurmadığı hâllerde dahi hukuki (tazminat) sorumluluğun ayrıca değerlendirilmesi mümkündür.
TCK 83, TCK 85 ve TCK 89 Karşılaştırması
| Suç Tipi | Madde | Manevi Unsur | Ceza |
|---|---|---|---|
| Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi | TCK m.83 | Kast (öldürme sonucu istenir) | Kasten öldürme cezası, indirim uygulanabilir |
| Taksirle öldürme (temel hâl) | TCK 85/1 | Taksir (sonuç öngörülemez) | 2-6 yıl hapis |
| Taksirle öldürme (nitelikli hâl) | TCK 85/2 | Taksir veya bilinçli taksir | 2-15 yıl hapis |
| Taksirle yaralama | TCK 89 | Taksir | 3 aydan 1 yıla kadar hapis/adli para cezası (nitelikli hâllerde artırımlı) |
TCK 85 ile TCK 83 arasındaki temel ayrım manevi unsurdadır: TCK 83’te fail ölüm sonucunu istemekte, yalnızca icra hareketini ihmali davranışla gerçekleştirmektedir; TCK 85’te ise fail ölüm sonucunu hiçbir şekilde istememekte, sonuç dikkatsizlik ve özensizlik nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Bilinçli taksirle işlenen TCK 85 ile olası kastla işlenen kasten öldürme arasındaki sınır ise failin sonucu öngörüp öngörmediği değil, öngördüğü sonucu kabullenip kabullenmediğidir; nitekim Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/200 Esas, 2020/4732 Karar sayılı kararı ile 2024/3643 Esas, 2024/7016 Karar sayılı kararı bu sınırın uygulamada nasıl çizildiğini göstermektedir.
Taksirle Öldürme Suçuna Teşebbüs ve İştirak Mümkün müdür?
Taksirli suçlara teşebbüs mümkün değildir; çünkü teşebbüs, kasten işlenen suçlarda failin icra hareketlerine başlayıp elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaması hâlinde söz konusu olur, taksirli suçlarda ise zaten sonucun gerçekleşmesi aranır. Aynı şekilde taksirli suçlara iştirak de mümkün değildir; birden fazla kişinin taksirli davranışı aynı sonuca sebep olsa bile her fail kendi taksirli fiilinden bağımsız olarak sorumlu tutulur ve kusur oranları ayrı ayrı belirlenir.
Sık Sorulan Sorular
Taksirle öldürme suçunun cezası nedir?
TCK 85/1 uyarınca tek kişinin taksirle ölümüne neden olan kişi iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Birden fazla kişinin ölümü veya ölümle birlikte yaralanma hâlinde TCK 85/2 uyarınca ceza iki yıldan on beş yıla kadar hapistir.
Taksirle öldürme suçunun faili kim olabilir?
Suçun faili herkes olabilir; kanun failde özel bir nitelik aramadığından bu suç özgü suç değildir.
Bilinçsiz taksir ile bilinçli taksir arasındaki fark nedir?
Bilinçsiz (adi) taksirde fail öngörülebilir bir neticeyi öngörmemiştir. Bilinçli taksirde ise fail neticeyi öngörmüş, ancak şansına veya kişisel yeteneklerine güvenerek gerçekleşmeyeceğine inanmıştır; bilinçli taksirde ceza, basit taksire oranla üçte birden yarısına kadar artırılır.
Taksirle öldürme suçuna teşebbüs mümkün müdür?
Hayır. Teşebbüs yalnızca kasten işlenen suçlarda mümkündür; taksirle işlenen suçlara teşebbüs mümkün olmadığından taksirle öldürme suçuna da teşebbüs mümkün değildir.
Taksirle öldürme suçuna iştirak mümkün müdür?
Hayır. Taksirli suçlarda her fail kendi dikkat ve özen yükümlülüğü ihlalinden bağımsız olarak sorumlu tutulur; birden fazla kişinin kusuru aynı sonuca sebep olsa bile kusur oranları ayrı ayrı belirlenir, iştirak hükümleri uygulanmaz.
Taksirle öldürme suçu şikâyete veya uzlaşmaya tabi midir?
Hayır. Suç resen soruşturulur ve CMK 253/3 uyarınca ölümle sonuçlanan suçlar uzlaştırma kapsamı dışındadır.
Taksirle öldürme suçunda görevli mahkeme hangisidir?
Tek kişinin öldüğü temel hâlde (TCK 85/1) görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Birden fazla kişinin ölümü veya ölümle birlikte yaralanma hâlinde (TCK 85/2) görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir.
Trafik kazasındaki dikkatsizlik trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu mu oluşturur?
Hayır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 2014/15163 E. – 2015/9970 K. sayılı kararına göre TCK 179/2 ancak kasten işlenebilir; kastı bulunmayan sıradan bir dikkatsizlik bu suçu değil, sonuç doğmuşsa taksirle öldürme veya yaralama suçunu oluşturur.
Yaya geçidinde meydana gelen ölümlü kazada kusur nasıl belirlenir?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 2020/5053 E. – 2024/649 K. sayılı kararına göre yaya geçidine yaklaşan sürücünün hızını azaltıp geçiş hakkı verme yükümlülüğüne uymaması asli kusur oluşturur; yayanın dikkatsizliği ise genellikle yalnızca tali kusur sayılır ve sürücünün sorumluluğunu kaldırmaz.
Tehlikeli bir alanı veya eşyayı önlemsiz bırakmak taksirle öldürme sorumluluğu doğurur mu?
Evet. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 2015/13754 E. – 2017/601 K. sayılı kararında dolu silahı çocuğun ulaşabileceği yerde önlemsiz bırakmak, 2017/3923 E. – 2017/10262 K. sayılı kararında ise okul ve konutlara yakın tehlikeli bir göleti güvenlik tedbirsiz bırakmak taksirle öldürme sorumluluğu doğurduğu kabul edilmiştir.
İş kazasında işveren taksirle öldürme suçundan yargılanır mı?
Evet, işveren ve işveren vekillerinin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaması nedeniyle meydana gelen ölümlerde taksirle öldürme suçu oluşabilir. Kusurun yoğunluğuna göre bu sorumluluk bilinçli taksire, hatta riskin bilerek göze alınıp kabullenildiği durumlarda olası kastla öldürmeye kadar uzanabilir.
Taksirle öldürme suçunda zamanaşımı süresi ne kadardır?
TCK 66/1-d uyarınca hem TCK 85/1 hem de TCK 85/2 için dava zamanaşımı süresi on beş yıldır; fail suç tarihinde 15-18 yaş arasında bir çocuksa bu süre üçte iki oranında, yani on yıl olarak uygulanır.
Taksirle öldürme suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) uygulanır mı?
Evet, TCK 85/1 kapsamındaki cezalarda diğer yasal şartların (sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, zararın giderilmiş olması gibi) sağlanması hâlinde HAGB uygulanabilir; nitelikli hâllerde cezanın ağırlığı nedeniyle uygulama alanı daralır.
Taksirle öldürme suçunda kusur oranı nasıl belirlenir?
Kusur oranı, olayın niteliğine göre trafik bilirkişisi, iş güvenliği uzmanı veya Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan bilirkişi raporlarıyla tespit edilir; mahkeme bu raporları ve dosya kapsamındaki diğer delilleri birlikte değerlendirerek asli veya tali kusur tayinini yapar.
Aynı olayda birden fazla kişi ölürse fail kaç kez cezalandırılır?
Bu, taksirin bölünüp bölünemediğine bağlıdır. Tek bir dikkatsizlik anından (örneğin tek bir trafik kazasından) birden fazla ölüm doğmuşsa TCK 85/2 yalnızca bir kez uygulanır. Fail, farklı zaman ve mekânlarda tekrarlanan ayrı taksirli fiillerle farklı kişilerin ölümüne sebep olmuşsa, TCK 85/2 her bir ayrı fiil için ayrı ayrı uygulanır.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95
Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.


5 Yorumlar