İçindekiler
Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanmaya ve boşanmanın tüm sonuçlarına birlikte karar verdiği, hem daha kısa hem de duygusal açıdan daha az yıpratıcı bir hukuki süreçtir. Eğer eşinizle ayrılık konusunda uzlaşmaya varabiliyorsanız bu yol size zaman, enerji ve pek çok durumda mahkeme masrafı kazandırabilir. Bu yazıda anlaşmalı boşanma davasının şartlarını, nasıl işlediğini ve dikkat edilmesi gereken hususlar anlatılmaktadır.
Anlaşmalı Boşanma Nedir?
Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin üçüncü fıkrası, eşlerin belirli koşulları sağlamaları hâlinde mahkemeye birlikte başvurarak ya da birinin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi yoluyla boşanabilmesine olanak tanır. Buna anlaşmalı boşanma denir.
Çekişmeli boşanmadan temel farkı şudur ki anlaşmalı boşanmada eşler, velayet, nafaka, mal paylaşımı ve tazminat gibi konularda önceden anlaşmış olarak mahkemeye gelirler. Bu nedenle dava genellikle tek celsede sonuçlanır.
Anlaşmalı Boşanmanın Yasal Şartları
Anlaşmalı boşanma yoluna başvurabilmek için Türk Medeni Kanunu’nun aradığı birkaç temel koşul vardır.
TMK’nın 166/3 Maddesi anlaşmalı boşanma hakkında aşağıdaki düzenlemeyi içermektedir.
“Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.”
Yukarıdaki kanun metnine göre anlaşmalı boşanma davası açmak için gerekli şartlar şunlardır:
Evliliğin En Az Bir Yıl Sürmüş Olma Zorunluluğu
Anlaşmalı boşanmaya başvurabilmek için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Daha kısa süren evliliklerde bu yol kapalıdır; eşler genel veya özel boşanma sebeplerinden birine dayanmak zorunda kalır.
Her İki Eşin Açık Rızası
Boşanma kararının her iki eş tarafından özgür iradeyle verilmesi şarttır. Mahkeme, eşleri bizzat dinler; bu görüşmede hâkim, tarafların gerçekten anlaştığına ve beyanlarının baskı altında verilmediğine kanaat getirmek zorundadır.
Hâkimin Protokolü Uygun Bulması
Eşlerin hazırladığı boşanma protokolünü hâkim inceler. Protokolde çocukların ve her iki tarafın menfaatlerinin yeterince korunup korunmadığını değerlendirir. Hâkim, protokolde değişiklik yapılmasını isteyebilir; taraflar bu değişiklikleri kabul ederse dava yine de anlaşmalı olarak sonuçlanır.
Boşanma Protokolü Nedir ve Neler İçermelidir?
Boşanma protokolü, eşlerin boşanmanın tüm hukuki sonuçlarını nasıl düzenleyeceklerini kararlaştırdıkları yazılı belgedir. Bu belge, davanın bel kemiğidir; eksik veya hatalı bir protokol davanın uzamasına ya da reddedilmesine yol açabilir.
Velayet ve Kişisel İlişki Düzenlemesi
Ortak çocuk varsa protokolde mutlaka şunlar yer almalıdır:
- Çocuğun velayetinin kime bırakıldığı
- Velayet hakkına sahip olmayan tarafın çocukla ne zaman, nasıl görüşeceği (hafta sonları, tatiller, bayramlar)
- Çocuğun olağanüstü harcamaları (sağlık, eğitim) için özel düzenleme yapılıp yapılmadığı
Mahkeme, protokoldeki velayet düzenlemesini her zaman çocuğun üstün yararı açısından denetler. Hâkimin protokolü uygun bulmaması hâlinde bu kısım yeniden müzakere edilebilir.
Nafaka Düzenlemesi
Protokolde yer alması gereken nafaka kalemleri şunlardır:
- Tedbir nafakası: Dava süresince geçimini sağlayamayacak eş veya çocuk için talep edilebilir.
- İştirak nafakası: Velayeti almayan tarafın çocuğun giderlerine katkısıdır; her ay ödenecek miktarı protokole yazmak zorunludur.
- Yoksulluk nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan eş için, kusursuz ya da daha az kusurlu olmak koşuluyla talep edilebilir. Taraflar anlaşmalı boşanmada bu nafakayı talep etmeyebilir ya da belirli bir miktarda kararlaştırabilir.
Nafaka konusunda daha ayrıntılı bilgiye nafaka türleri hakkındaki yazımızdan ulaşabilirsiniz.
Mal Paylaşımı
Eşler, evlilik süresinde edindikleri mallara ilişkin tasfiyeyi protokolde düzenleyebilir ya da bu konuyu ayrı bir dava olarak ileriki tarihe bırakabilir. Mal paylaşımı konusunda anlaşmak, ileride açılacak uzun ve maliyetli bir mal rejimi davasının önüne geçer.
Mal paylaşımının nasıl işlediği hakkında merak ettikleriniz için mal rejimi davaları hakkındaki yazımıza göz atabilirsiniz.
Maddi ve Manevi Tazminat
Taraflar, birbirinden tazminat talep edip etmeyeceklerini ya da ne kadar tazminat alacaklarını da protokolde belirleyebilir. “Tazminat talep etmiyorum” şeklindeki bir ibare de hukuki açıdan geçerlidir.
Anlaşmalı Boşanma Süreci Nasıl İşler?
Anlaşmalı boşanma süreci, çekişmeli boşanmaya kıyasla çok daha hızlıdır. Genel akışı şöyle özetleyebiliriz:
1. Hazırlık Aşaması
Her iki eş velayet, nafaka, mal paylaşımı ve tazminat konularında uzlaşır. Bu aşamada bir avukattan destek almak, ileride telafisi güç hataların önüne geçer. Özellikle imzalanan protokolün içerdiği hükümlerin hukuki sonuçları hakkında bağımsız bir değerlendirme almanız önerilir.
2. Dava Dilekçesinin ve Protokolün Hazırlanması
Boşanma protokolü ile birlikte dava dilekçesi hazırlanır ve aile mahkemesine sunulur. Anlaşma protokolünü her iki eş de imzalar. Uygulamada eşlerden biri davacı taraf olurken diğeri davalı taraf olarak konumlanır. Eşler duruşmada protokol hükümlerini onayladıklarını ve boşanma isteklerini mahkemeye bildirirler.
3. Duruşma
Hâkim eşleri sırayla dinler. Bu görüşmede tarafların beyanlarının iradeye uygun olup olmadığını, özellikle de çocuklar söz konusuysa protokolün çocuğun yararını gözetip gözetmediğini değerlendirir. Taraflar bizzat mahkemede hazır bulunmak zorundadır; vekilin varlığı bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz.
4. Kararın Kesinleşmesi
Hâkim protokolü uygun bulursa boşanma kararı verir. Anlaşmalı boşanma kararları gerekçeli kararın yazılmasını müteakip taraflara tebliğ edilir. Taraflar iki hafta içinde karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmazsa (anlaşmalı boşanmadan vazgeçme iradesi göstermezse) anlaşmalı boşanma kararı kesinleşir. Karar kesinleştikten sonra, mahkeme kalemi tarafından nüfus müdürlüğüne kararın kesinleştiği yönünde bilgi verilerek tarafların boşandığı hususu nüfusa işlenir.
Anlaşmalı Boşanma mı, Çekişmeli Boşanma mı?
Bu sorunun yanıtı büyük ölçüde koşullarınıza bağlıdır. Aşağıdaki tabloya göre genel bir değerlendirme yapabilirsiniz:
| Anlaşmalı Boşanma | Çekişmeli Boşanma | |
| Süre | Genellikle tek celse | Aylar, bazen yıllar |
| Maliyet | Daha düşük | Daha yüksek |
| Kontrol | Tarafların elinde | Mahkemenin elinde |
| Gereklilik | Her iki tarafın rızası | Bir tarafın rızası yeterli |
| Çocuklar için | Daha az çatışma | Uzun süreç çocukları etkiler |
Eşinizle temel konularda uzlaşamıyorsanız, özel boşanma sebeplerinden biri (zina, terk, şiddet vb.) mevcutsa ya da ciddi bir mal uyuşmazlığı varsa çekişmeli dava daha uygun olabilir. Bu konuda özel boşanma sebepleri hakkındaki yazımıza ve evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle açılacak davalar hakkındaki yazımıza göz atabilirsiniz.
Anlaşmalı Boşanmada Sık Yapılan Hatalar
Protokolü Avukatsız Hazırlamak
Protokol bir sözleşmedir ve içerdiği hükümler boşanma kararıyla birlikte hukuki sonuç doğurur. “Nafaka istemiyorum” ya da “mallardan vazgeçiyorum” gibi ifadeler, bazı haklardan feragat edildiği anlamına gelebilir.
Velayet Düzenlemesini Eksik Bırakmak
Çocukların tatil, hastalık, okul değişikliği gibi durumlar için protokolde yeterli ayrıntı bulunmaması, ileride taraflar arasında yeni anlaşmazlıklara zemin hazırlar.
Maddi Değişiklikleri Göz Ardı Etmek
Protokolde kararlaştırılan nafaka miktarının yıllar içinde yetersiz kalması ya da mal paylaşımının eksik düzenlenmesi, boşanma sonrasında uzun davalar açılmasına neden olabilir.
Sık Sorulan Sorular
Avukat olmadan anlaşmalı boşanma yapılabilir mi?
Yasal olarak mümkündür; ancak protokolün hukuki geçerliliğini ve haklarınızın eksiksiz korunduğunu güvence altına almak için bir avukattan destek almanız tavsiye edilir.
Anlaşmalı boşanmada eşlerden biri fikir değiştirebilir mi?
Duruşmadan önce her iki taraf da kararından vazgeçebilir. Duruşma sırasında taraflardan biri beyanını geri alırsa dava anlaşmalı boşanma olarak sonuçlanamaz; çekişmeli boşanmaya dönüşür.
Yurt dışında evlenilmişse anlaşmalı boşanma Türkiye’de yapılabilir mi?
Evet. Türk mahkemeleri, taraflardan en az birinin Türk vatandaşı olması ya da Türkiye’de yerleşim yeri bulunması koşuluyla yargı yetkisine sahiptir.
Anlaşmalı Boşanma ile İlgili Yargıtay Kararları
1-Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2011/11577 E. – 2012/7503 K. Sayılı İlamı
<Hakimin anlaşmalı boşan davasında tarafların protokolde yaptığı düzenlemeyi kabul etmesi ya da hakim tarafından yapılan değişiklik önerisinin taraflarca kabul edilmesi gerektiği, hakimin direkt olarak anlaşma protokolüne müdahale edemeyeceği hakkında>
” Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2011/11577 E. – 2012/7503 K. Sayılı İlamı”
“İçtihat Metni“
MAHKEMESİ: Kozan 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ: 25.04.2011
NUMARASI: Esas no: 2011/106 Karar no:2011/240
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kadın yararına ortak çocuklar nedeniyle hükmedilen tedbir ve iştirak nafakaları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Tarafların Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı boşanma talebi üzerine mahkemece anlaşmalı boşanmaya karar verilmiştir. Hakimin anlaşmalı boşanma davasında boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu konusundaki tarafların yaptığı düzenlemeyi uygun bulması durumunda buna göre, düzenlemeyi uygun bulmayıp değişiklik önerdiği takdirde tarafların yapılan değişiklik önerisini kabul etmeleri durumunda ise, bu değişik düzenlemeye göre karar vermesi gerekir (TMK.md.166/3). Durum böyleyken, boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin olarak tarafların birbirlerinden ortak çocukları da kapsayacak şekilde nafaka istemediklerini bildirmelerine ve hakim tarafından da bu konuda bir değişiklik önerisi yapılmamış olduğu halde; ortak çocuklar nedeniyle davacı kadın yararına hem tedbir nafakası hem de iştirak nafakasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş; bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.28.03.2012 (Çrş.)
2-Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/9746 E. – 2026/1856 K. Sayılı İlamı
<Anlaşmalı boşanma kararı kesinleşmeden taraflardan biri kararı istinaf ya da temyiz ederse bu durumda anlaşmalı boşanma davasının “Çekişmeli boşanma (TMK md. 166/1-2)” olarak görülmesi gerekir.>
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/9746 E. – 2026/1856 K. Sayılı İlamı
“İçtihat Metni“
MAHKEMESİ: Aile Mahkemesi
SAYISI: 2015/47 E., 2015/167 K.
Taraflar arasında görülen boşanma davasında bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda mahalli mahkemece verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından on yıl önce gerçekleşen anlaşmalı boşanmayı kabul etmediği ve davaya çekişmeli devam edilmesi gerektiği yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflar, İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2015 tarihli kararı ile Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca boşanmışlar, karar davalı erkek tarafından temyiz edilmiştir. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki, diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Bu halde anlaşmalı boşanma davasının “Çekişmeli boşanma (TMK md. 166/1-2)” olarak görülmesi gerekir.
Açıklanan sebeple, mahkemece taraflara iddia ve savunmalarının dayanağı bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini içeren beyan ile iddia ve savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın ispatını sağlayacak delillerini sunmak ve dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlamak üzere süre verilip ön inceleme yapılarak tahkikata geçildikten sonra usulüne uygun şeklide gösterilen deliller toplanarak gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
3-Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/9671 E.- 2026/1930 K. Sayılı İlamı
<Anlaşmalı boşanma davasında kabul edilen ve kesinleşen çocuklarla kişisel ilişki düzenlemesi ilk derece mahkemesi tarafından verilen ek karar ile değiştirilemez. Bu konuda yeniden dava açılması gerekir.>
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/9671 E.- 2026/1930 K.
“İçtihat Metni“
MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/… E., 2025/1552 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflar arasındaki anlaşmalı boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velayetlerinin davacı anneye verilmesine, davalı baba ile çocuklar arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. Kararın taraflarca istinaf edilmemesi üzerine karar 10.09.2024 tarihinde kesinleşmiştir. Kararın kesinleşmesinden sonra davalı erkek vasisi İlk Derece Mahkemesinden kişisel ilişki konusunda ek karar verilmesini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince ”davalı erkek vasisinin talebinin kabulü ile Mahkememizce verilen kararın 4. bendinin aynen kalmasına ilaveten, hükümlünün haftalık ziyaret görüş günlerinde, ceza infaz kurumunda görüş gününden bir gün önce akşam saat 17:00 ile görüş sonrası günü akşam saat 17:00’a kadar görüşü gerçekleştirmek maksadıyla çocukların baba annesi aynı zamanda davalının vasisi …’na teslim edilerek görüş yapılarak şahsi ilişki tesisine” karar verilmiştir. Ek karar davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 305/A-1. maddesinde, taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince baba ile ortak çocuklar arasında kesinleşen hükümle kurulan kişisel ilişki, ek karar ile genişletilmiştir. Ek karar ile yapılan ekleme, hükmün tamamlanması niteliğinde olmayıp asıl hükmün genişletilmesi niteliğindedir. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince kişisel ilişki konusunda verilen 13.09.2024 tarihli ek karar hatalı olup bozulması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesinin 13.09.2024 tarihli ek kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
4-Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/9038 E.- 2025/11633 K. Sayılı İlamı
<Anlaşmalı boşanma kararının davacı koca tarafından 14 yıldan uzun süre sonra tebliğinin talep edilip, kararın kaldırılmasını talep etmesi dürüstlük kuralına aykırı olsa da anlaşmalı boşanma kararından sonra eşlerin fiilen birlikte yaşadığı göz önüne alınarak yargılamaya devam edilmelidir.>
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/9038 E.- 2025/11633 K. Sayılı İlamı
“İçtihat Metni“
MAHKEMESİ: Aile Mahkemesi
SAYISI: 2011/662 E., 2012/31 K.
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Davalı erkek vekili, temyiz dilekçesinde boşanma kararı verilmesinden sonra, tarafların aynı çatı altında birlikte yaşamaya devam ettiklerini, ortada gerçek anlamda bir boşanma olmadığını evliliklerinin fiilen devam ettiğini ileri sürmüş ve bu hususa ilişkin kanıtlar sunmuştur.
2.Tarafların anlaşmalı boşanma taleplerine ve bu yönde hüküm almalarına rağmen, davacının, kararın kendisine tebliğini sağlayıp, hukuki ve fiili bir engel olmadığı halde davalıya kararın 14 yıldan fazla bir zaman geçtikten sonra tebliğini istemesi, 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük kuralına açıkça aykırı olmakla birlikte bu süre içinde eşiyle birlikte yaşamaya devam etmesi boşanma isteğinin ve bu yöndeki iradesinin de samimi olmadığını gösterir. Kararın oluşmasından sonra uzun süre tarafların birlikte yaşamaya devam etmeleri olgusu, hükmün sonucuna etkilidir. O halde davalının bu yönde göstereceği deliller toplanarak, yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirilip, ulaşılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekir. Açıklanan sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
5-Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/8694 E. – 2025/10088 K. Sayılı İlamı
<Çekişmeli olarak açılan ve karar verilen boşanma dosyasında karar kesinleşmeden tarafların anlaşma protokolü sunarak anlaşmalı boşanma iradesi göstermesi halinde mahkeme tarafından taraflar duruşmaya çağırılarak anlaşmalı boşanma yönünde hüküm kurulmalıdır.>
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/8694 E. – 2025/10088 K. Sayılı İlamı
“İçtihat Metni“
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1812 E., 2025/231 K.
DAVA TÜRÜ: Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 5. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2020/353 E., 2022/704 K.
Taraf vekilleri, tarafların boşanmalarına dair verilen karar henüz kesinleşmeden 18.09.2025 tarihli sulh dilekçeleri ile karşı taraf ile anlaşmalı boşanma protokolü düzenlediklerini bildirmişlerdir. O halde, anlaşmalı boşanma protokolü hükümleri dikkate alınarak ve taraflar duruşmaya çağrılıp bizzat beyanları da alınmak suretiyle boşanma ve fer’îleri ile diğer yönlerden karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Aile hukuku alanındaki hizmetlerimiz için İstanbul Boşanma Avukatı sayfamızı, Aile Hukuku alanındaki makalelerimiz için https://sinankarabacak.com/category/yazilar/aile-hukuku/ sayfamızı, diğer makaleler için https://sinankarabacak.com/hukuki-makaleler/ sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95
Yasal Uyarı: Bu makale, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

2 Yorumlar