İçindekiler
Velayet davası, boşanma veya ayrılık kararıyla birlikte ya da sonrasında, 18 yaşını doldurmamış ortak çocuğun bakım, eğitim ve temsil yetkisinin ana veya babadan hangisine bırakılacağının aile mahkemesince belirlendiği davadır. Velayetin dayanağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 182 ve 335-351’inci maddeleridir.
TMK 336’ya göre evlilik devam ettiği sürece velayeti ana ve baba birlikte kullanır; boşanmada ise velayet, çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa aittir. Velayet düzenlemesinde belirleyici ölçüt anne ve babanın talebi ya da boşanmadaki kusuru değil, çocuğun üstün yararıdır.
Hâkim, 4787 sayılı Kanun’un 5’inci maddesi uyarınca psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan üç kişilik uzman heyetinden sosyal inceleme raporu alır. İdrak çağındaki çocuğun görüşünü de sorar.
Velayet kamu düzenine ilişkin olduğu için hâkim taleple bağlı değildir ve yargılama sırasında ortaya çıkan gelişmeleri kendiliğinden dikkate alır. Velayet kendisine bırakılan ebeveyn kişisel ilişki düzenlemesine uymazsa TMK 324/3 uyarınca velayet değiştirilebilir. Bağımsız açılan velayetin değiştirilmesi davalarında bölge adliye mahkemesi kararı HMK 362/1-ç uyarınca kesindir ve temyiz edilemez.
Bu yazıda velayetin kapsamı, mahkemenin velayeti kime vereceğini belirlerken esas aldığı ölçütler, çocuğun dinlenmesi, sosyal inceleme raporu, ortak velayet, kanun yolları ile velayetin değiştirilmesi ve kaldırılması güncel Yargıtay kararları ışığında incelenmektedir. Velayet, çoğunlukla çekişmeli boşanma davası içinde boşanmanın fer’i olarak karara bağlanır. Her velayet uyuşmazlığı çocuğun yaşına, yaşam koşullarına ve dosyadaki raporlara göre şekillendiğinden somut olayınızın değerlendirilmesi için bir avukata danışmanız önerilir.
Kanun metninin resmi kaynağı: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr
Velayet Kime Verilir? Yargıtay’ın Esas Aldığı Ölçütler
Velayetin anneye mi babaya mı verileceği konusunda kanunda bir öncelik sırası yoktur. Velayetin kime verileceğini belirlemek için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Maddeler hâlinde saymak gerekirse velayet düzenlemesinde mahkeme:
- Çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimini en iyi hangi ebeveynin sağlayacağını, yani çocuğun üstün yararını esas alır,
- Anne ve babanın boşanmadaki kusurunu, ancak çocuğun üstün yararını etkilediği ölçüde dikkate alır,
- İdrak çağındaki çocuğun velayet konusundaki görüşünü bizzat sorar ve bu görüşe gereken önemi verir,
- Psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan üç kişilik uzman heyetinden, her iki ebeveynin yaşadığı yerde yapılan incelemeye dayalı sosyal inceleme raporu alır,
- Kardeşlerin birbirinden ayrılmaması ilkesini gözetir,
- Çocuğun fiilen yaşadığı yeri, alıştığı düzeni ve hayatındaki istikrarı değerlendirir,
- Ebeveynin sağlık durumu, şiddet, ihmal veya istismar gibi velayeti üstlenmeye engel bir hâlinin bulunup bulunmadığını araştırır.
Velayet davasının temel unsurları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Velayetin süresi | Çocuk 18 yaşını doldurup ergin olana kadar | TMK 11, 335 |
| Evlilik içinde velayet | Ana ve baba birlikte kullanır | TMK 336/1 |
| Boşanmada velayet | Çocuğun kendisine bırakıldığı taraf | TMK 182, 336/3 |
| Evlilik dışı çocuk | Velayet anaya aittir | TMK 337 |
| Temel ölçüt | Çocuğun üstün yararı | BM Çocuk Hakları Sözleşmesi m.3, TMK 339 |
| Uzman incelemesi | Psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı | 4787 s.K. m.5 |
| Velayetin değiştirilmesi | Durumun değişmesi veya kişisel ilişkiye uyulmaması | TMK 183, 324/3, 349 |
| Velayetin kaldırılması | Velayet görevinin yerine getirilememesi veya ağır ihmal | TMK 348 |
| Bağımsız velayet değiştirme kararına kanun yolu | Bölge adliye mahkemesi kararı kesin | HMK 362/1-ç, 382/2-b-13 |
A- Velayet Nedir? Kapsamı ve Kime Ait Olduğu
Velayet, ergin olmayan çocuğun bakımı, eğitimi, korunması, temsili ve mallarının yönetimi konusunda ana ve babaya tanınan hak ve yükümlülüklerin bütünüdür. TMK 335’e göre ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır ve yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz. Velayet bu nedenle yalnızca bir hak değil, aynı zamanda çocuğa karşı yerine getirilmesi gereken bir görevdir.
1- Evlilik İçinde ve Boşanmada Velayet
TMK 336’ya göre evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir. Boşanmada velayet, çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa aittir. Boşanma davası sürerken çocuğun kimin yanında kalacağı ise TMK 169 uyarınca geçici önlem olarak, yani tedbiren düzenlenir. Tedbiren velayet kararı, boşanma kararının kesinleşmesine kadar geçerlidir ve nihai velayet kararını bağlamaz.
Ana ve baba evli değilse TMK 337 uyarınca velayet anaya aittir. Ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velayeti babaya verir. Babanın velayet talep edebilmesi için önce çocukla arasında tanıma veya babalık hükmüyle soybağının kurulmuş olması gerekir.
2- Velayetin Kapsamı: Bakım, Eğitim, Temsil ve Çocuk Malları
Velayet sahibi ebeveynin yetki ve yükümlülükleri TMK 339-342 ve 352-353’te düzenlenmiştir:
- Bakım ve eğitim: Ana ve baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygular (TMK 339).
- Dinî eğitim: Çocuğun dinî eğitimini belirleme hakkı ana ve babaya aittir; bu hakkı sınırlayan sözleşmeler geçersizdir (TMK 341).
- Temsil: Ana ve baba, velayetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuğun yasal temsilcisidir (TMK 342).
- Yerleşim yeri: Velayet altındaki çocuğun yerleşim yeri, ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa çocuğun kendisine bırakıldığı ebeveynin yerleşim yeridir (TMK 21).
- Çocuk malları: Evlilik sona erince velayet kendisinde kalan eş, çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren bir defteri hâkime vermek zorundadır (TMK 353).
- Soyadı: Velayet hakkı çocuğun soyadını belirleme yetkisini de kapsar; ancak velayeti kendisine verilen anne, çocuğun soyadının kendi soyadıyla değiştirilmesini yalnızca çocuğun üstün yararı varsa isteyebilir (boşanma sonrası çocuğun ve kadının soyadı).
Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn ise çocukla bağını tamamen kaybetmez. Bu ebeveyn TMK 323 uyarınca çocukla kişisel ilişki kurma hakkına sahiptir ve TMK 182/3 uyarınca çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
B- Velayet Düzenlemesinde Temel İlke: Çocuğun Üstün Yararı
Çocuğun üstün yararı, velayet davasında hâkimin bütün değerlendirmelerine yön veren temel ilkedir. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 3’üncü maddesine göre mahkemeler, idari makamlar ve sosyal yardım kuruluşlarının çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerinde çocuğun yararı temel düşüncedir. Anne ve babanın velayet talebi bu ilkeyle çatışırsa çocuğun yararına üstünlük tanınır.
1- Üstün Yarar Nasıl Belirlenir?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/1901 E., 2025/9923 K. sayılı ve 19.11.2025 tarihli kararında, çocuğun yararının bedensel, fikri ve ahlaki bakımdan en iyi şekilde gelişebilmesi ve bunun için gerekli sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sağlanması olduğu belirtilmiştir. Aynı kararda bu yararın belirlenmesinde “çocuğun farazi düşüncesinin” esas alınacağı vurgulanmıştır. Buna göre hâkim, çocuk yetişkin olsaydı kendi yararı için nasıl bir karar verecek idiyse o yönde karar vermelidir. Kararda babanın çocuğun dilendirildiğine ilişkin iddiası ve bu iddiaya dair sunduğu kayıtlar araştırılmadan velayet hükmü kurulması eksik inceleme sayılmış, çocuğun dinlenmesinin zorunlu olduğu hâllerde işlemin uzman eşliğinde ve çocuk dostu yöntemlerle yürütülmesi gerektiği belirtilmiştir.
2- Boşanmada Kusurlu Olan Eş Velayeti Alabilir mi?
Boşanmada kusurlu olan eş velayeti alabilir; kusur, velayeti belirleyen ölçüt değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/4163 E., 2025/804 K. sayılı ve 03.02.2025 tarihli kararında, anne ve babanın yararları, boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları ve sosyal konumları gibi durumların ancak çocuğun üstün yararını etkilediği ölçüde göz önünde tutulacağı belirtilmiştir. Bu nedenle boşanmada ağır kusurlu bulunan eş de çocuğun gelişimi için daha uygun ortamı sağlıyorsa velayeti alabilir. Kusurun tazminat, nafaka ve mal paylaşımı üzerindeki etkisini boşanmada kusur yazımızda ayrıca açıkladık.
Buna karşılık kusurlu davranış doğrudan çocuğu etkiliyorsa, örneğin çocuğun yanında şiddet uygulanması gibi bir durum varsa, bu davranış velayet değerlendirmesinde ağırlık kazanır. Şiddet ve onur kırıcı davranışın boşanma sebebi olarak sonuçları için hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma yazımıza bakabilirsiniz.
3- Velayet Kamu Düzenine İlişkindir: Hâkim Kendiliğinden Araştırır
Velayet kamu düzenine ilişkin olduğundan velayet davasında re’sen araştırma ilkesi geçerlidir. Hâkim tarafların talepleriyle bağlı değildir ve yargılama sırasında, hatta temyiz aşamasında meydana gelen gelişmeleri de dikkate alır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/7007 E., 2026/2454 K. sayılı ve 03.03.2026 tarihli kararında, taraf vekillerinin temyiz aşamasında çocuğun baba yanında yaşamaya başladığını bildirmesi üzerine velayet hükmü bozulmuştur. Kararda, idrak çağındaki çocuğun ve ebeveynlerin görüşünün alınması, gerekirse yeniden rapor alınarak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/10882 E., 2026/6772 K. sayılı ve 17.06.2026 tarihli kararında da temyiz dilekçesinde çocukların baba yanında yaşamaya başladığının bildirilmesi aynı gerekçeyle bozma sebebi sayılmıştır.
C- Velayet Davasında Mahkemenin Değerlendirdiği Ölçütler
Velayet davasında mahkeme, tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarını, çocuğun yaşını, okulunu ve alıştığı çevreyi birlikte değerlendirir. Tek bir ölçüt kendiliğinden belirleyici değildir. Aşağıdaki ölçütler sosyal inceleme raporu ve diğer delillerle birlikte ele alınır.
1- Çocuğun Yaşı ve Bakım İhtiyacı
Çocuğun yaşı, velayet değerlendirmesinde önemli bir etkendir. Uygulamada bebeklik ve erken çocukluk dönemindeki çocuğun anne bakımına ve şefkatine daha fazla ihtiyaç duyduğu, sosyal inceleme raporlarında sıklıkla öne çıkan bir değerlendirmedir. Ancak bu kural mutlak değildir. Annenin velayeti üstlenmeye engel bir hâli varsa ya da çocuk uzun süredir baba yanında sağlıklı biçimde büyüyorsa küçük yaştaki çocuğun velayeti de babaya verilebilir. Çocuk büyüdükçe yaşın tek başına ağırlığı azalır; idrak çağındaki çocuğun kendi görüşü ve alıştığı düzen ön plana çıkar.
2- Kardeşlerin Birbirinden Ayrılmaması İlkesi
Birden fazla çocuk varsa mahkeme kural olarak kardeşlerin velayetini aynı ebeveyne verir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/5925 E., 2025/2202 K. sayılı ve 03.03.2025 tarihli kararında, birbiriyle çelişen iki uzman raporu bulunan dosyada üç kişilik heyetten her iki ebeveynin yaşadığı yerde yeniden rapor alınması ve kardeşlerin birbirinden ayrılmaması ilkesinin gözetilmesi gerektiği belirtilerek velayet hükmü bozulmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/9846 E., 2026/6256 K. sayılı ve 08.06.2026 tarihli kararında da babanın annenin çocukları ihmal ettiğine ilişkin mesaj kayıtları sunduğu dosyada, çocukların fiilen yaşadığı yer ve kardeşlerin ayrılmaması ilkesi gözetilerek yeniden rapor alınması gerektiği vurgulanmıştır. Bu ilke de mutlak değildir; çocukların üstün yararı gerektiriyorsa kardeşlerin velayeti farklı ebeveynlere verilebilir.
3- Çocuğun Fiilen Yaşadığı Yer, İstikrar ve Süreklilik
Boşanmanın çocuk üzerindeki etkilerini hafifleten en önemli unsur, çocuğun hayatındaki istikrar ve sürekliliktir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/4661 E., 2025/3817 K. sayılı ve 17.04.2025 tarihli kararında bu ilke açıkça ifade edilmiştir. Kararda, velayeti anneye verilen çocuğun yargılama sırasında baba yanında yaşamaya ve eğitimine İstanbul’da baba yanında devam etmeye başladığı, annenin de velayetin babaya verilmesini talep ettiği hâlde çocuğun görüşü alınmadan hüküm kurulması bozma sebebi sayılmıştır. Çocuğun okulunu, arkadaş çevresini ve alıştığı düzeni değiştirmeyi gerektiren bir velayet düzenlemesi, bu nedenle ancak güçlü bir gerekçeyle yapılabilir.
4- Ebeveynin Sağlık Durumu ve Velayete Engel Hâller
Ebeveynin ruh sağlığı, bağımlılığı veya çocuğa yönelik şiddet, ihmal ve istismar riski velayeti doğrudan etkiler. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/5976 E., 2025/1911 K. sayılı ve 24.02.2025 tarihli kararında, sosyal inceleme raporunda annenin psikiyatrik değerlendirmeden geçirilmesi önerildiği hâlde bu araştırma yapılmadan velayetin anneye verilmesi bozma sebebi sayılmıştır.
Kararda, annenin ruh sağlığı hastalıkları hastanesine veya üniversite hastanesine sevk edilerek velayete engel bir rahatsızlığının bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınması gerektiği belirtilmiştir. Ebeveynlerden birinin diğerine veya çocuğa şiddet uyguladığı durumlarda aile mahkemesi, 6284 sayılı Kanun’un 5/1-ç maddesi uyarınca kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılmasına, sınırlanmasına veya kaldırılmasına da karar verebilir; bu tedbir uzaklaştırma kararı rehberimizde ele alınmıştır.
D- İdrak Çağındaki Çocuğun Velayet Konusunda Dinlenmesi
İdrak çağındaki çocuğun velayet konusundaki görüşünün alınması zorunludur; görüş alınmadan verilen velayet kararı bozulur. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 12’nci maddesi ile Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi’nin 3 ve 6’ncı maddeleri, yeterli idrake sahip çocuklara kendilerini ilgilendiren davalarda görüşlerini ifade etme olanağı tanınmasını ve bu görüşlere gereken önemin verilmesini öngörür.
1- Çocuk Kaç Yaşında Dinlenir?
Kanunda çocuğun dinlenmesi için belirli bir yaş sınırı yoktur. İdrak çağı, çocuğun yaşı ve gelişimine göre her somut olayda ayrıca değerlendirilir. Yargıtay uygulamasında yaklaşık 7-8 yaşındaki çocuklar idrak çağında kabul edilmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/1496 E., 2024/9804 K. sayılı ve 11.12.2024 tarihli kararında, 2016 doğumlu ve idrak çağında olan çocuğun görüşüne başvurulmadan velayetinin babaya verilmesi bozma sebebi sayılmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/9964 E., 2026/7376 K. sayılı ve 30.06.2026 tarihli kararında ise 2017 doğumlu çocuğun temyiz incelemesi sırasında idrak çağına ulaştığı belirtilerek, çocuğun velayet konusundaki beyanının tespit edilmesi için ilk derece mahkemesi kararı velayet yönünden bozulmuştur.
2- Çocuk Nasıl Dinlenir?
Çocuğun görüşü hâkim tarafından bizzat veya istinabe yoluyla alınır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/5735 E., 2024/2339 K. sayılı ve 03.04.2024 tarihli kararında, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2011/2-884 E., 2012/197 K. sayılı kararına atıfla, idrak çağındaki çocukların eğitim, kültür ve yaşam olanakları bakımından nerede yaşamak istedikleri konusunda bilgilendirilerek velayet hakkındaki tercihlerinin hâkim tarafından kendilerinden sorulması gerektiği belirtilmiştir. Çocuğun dinlenmesi duruşma salonunda değil, uygun bir ortamda ve gerekirse uzman eşliğinde yapılmalıdır.
3- Çocuğun Görüşü Mahkemeyi Bağlar mı?
Çocuğun görüşü mahkemeyi bağlamaz, ancak gerekçesiz olarak göz ardı da edilemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/4643 E., 2025/133 K. sayılı ve 14.01.2025 tarihli kararında, çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine de karar verilmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir. Örneğin daha serbest bir ortam sunduğu için bir ebeveyni tercih eden çocuğun bu tercihi, uzman raporuyla çocuğun gelişimine aykırı bulunursa mahkeme farklı karar verebilir. Çocuğun tercihinin bir ebeveynin telkiniyle oluştuğu anlaşılırsa bu durum da değerlendirmeye alınır.
E- Sosyal İnceleme Raporu ve Uzman Heyeti
Sosyal inceleme raporu, velayet davasında mahkemenin çocuğun üstün yararını belirlemek için başvurduğu temel uzman incelemesidir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 5’inci maddesi uyarınca aile mahkemesi bünyesindeki psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılar, ebeveynler ve çocukla görüşerek tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarını inceler.
1- Raporun Hüküm Kurmaya Elverişli Olması
Yargıtay, velayet hükmüne esas alınacak raporun belirli niteliklere sahip olmasını aramaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/7966 E., 2024/5218 K. sayılı ve 02.07.2024 tarihli kararında, mevcut raporların hüküm vermeye elverişli olmadığı dosyada, idrak çağındaki çocukların tercihi de sorularak taraflarla ve çocuklarla görüşen üç kişilik uzman heyetinden yeniden ayrıntılı rapor alınması gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/8545 E., 2024/7147 K. sayılı ve 09.10.2024 tarihli kararında ise tek uzman tarafından hazırlanan ve çocuğun hangi ebeveyn yanında kalmasının yararına olacağı konusunda net bir kanaat içermeyen raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı kabul edilmiştir.
Raporun kapsamı da önemlidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/6105 E., 2025/2834 K. sayılı ve 18.03.2025 tarihli kararında, sosyal inceleme raporlarında çocukların üstün yararına yönelik araştırma yapılması gerektiği, boşanma davasına yönelik ve çocukları ilgilendirmeyen delillerin değerlendirilerek rapor hazırlanmasının doğru olmadığı vurgulanmıştır. Aynı kararda her bir ebeveynin yaşadığı yerde üç kişilik heyetten inceleme yapılması istenmiştir.
2- Sosyal İnceleme Sürecine Hazırlık
Velayet talep eden ebeveynin sosyal inceleme sürecinde dikkat etmesi gereken başlıca hususlar şunlardır:
- Çocuğun kalacağı konutun barınma koşullarını, çocuğa ayrılan alanı ve okula yakınlığını somut olarak ortaya koymak,
- Gelir durumunu ve çalışma saatlerine göre çocuğun bakımının nasıl sağlanacağını, varsa aile desteğini açıklamak,
- Çocuğun okul, sağlık ve sosyal yaşamına ilişkin belgeleri dosyaya sunmak,
- Görüşmede diğer ebeveyni kötülemek yerine çocuğun ihtiyaçlarına ve iki ebeveynle ilişkisinin sürdürülmesine odaklanmak,
- Rapora karşı süresi içinde gerekçeli itiraz etmek ve gerekirse yeni rapor alınmasını talep etmek.
Raporun eksik veya çelişkili olması, velayet hükmünün kanun yolunda bozulmasının en sık sebebidir. Bu nedenle rapora yönelik itirazların zamanında ve somut gerekçelerle yapılması gerekir. Dosyanın bu aşamada doğru yönetilmesi için velayet uyuşmazlıklarında avukat desteği sayfamızdan bilgi alabilirsiniz.
F- Ortak Velayet
Ortak velayet, boşanmadan sonra velayetin anne ve babaya birlikte bırakılmasıdır. TMK 336/2 hâkimin velayeti eşlerden birine verebileceğini düzenler; Yargıtay ise velayetin ana ve babaya ortak olarak da bırakılabileceğini kabul etmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/1901 E., 2025/9923 K. sayılı kararında, ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse velayetin eşlerden birine bırakılabileceği gibi ana ve babaya ortak olarak da bırakılabileceği belirtilmiştir.
1- Ortak Velayetin Şartı: Ebeveynler Arasında Uzlaşma
Ortak velayet, anne ve babanın çocuğun bakımı ve geleceği konusunda birlikte karar alabilecek ölçüde uzlaşabildiği durumlarda çocuğun üstün yararına uygundur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/5611 E., 2025/3196 K. sayılı ve 27.03.2025 tarihli kararında, tarafların ortak velayeti birlikte talep ettiği ve ilk derece mahkemesinin bu yönde karar verdiği dosyada, anne ve babanın farklı şehirlerde yaşadığı, çocuğun kimin yanında kalacağı konusunda uzlaşamadıkları ve aralarında süregelen bir çekişme bulunduğu gerekçesiyle ortak velayetin çocuğun üstün yararına uygun olmadığı kabul edilmiştir. Karar velayet yönünden bozulmuş ve üç kişilik uzman heyetinden yeniden rapor alınması istenmiştir.
Bu karar, ortak velayet için tarafların yalnızca kâğıt üzerinde anlaşmasının yeterli olmadığını gösterir. Mahkeme, ebeveynlerin gerçekten iş birliği yapıp yapamayacağını, yaşadıkları yerler arasındaki mesafeyi ve çocuğun düzenli olarak nerede kalacağını araştırır.
2- Anlaşmalı Boşanmada Ortak Velayet
Ortak velayet en sık anlaşmalı boşanma davası içinde, tarafların protokolle düzenlediği bir talep olarak karşımıza çıkar. Ortak velayet talep edilecekse protokolde çocuğun hangi ebeveyn yanında yaşayacağı, eğitim ve sağlık kararlarının nasıl birlikte alınacağı, diğer ebeveynle kişisel ilişki ve iştirak nafakası ayrıca düzenlenmelidir. Protokolün bu maddelerinin nasıl yazılacağını anlaşmalı boşanma protokolü ve dilekçe örneği yazımızda madde madde ele aldık. Hâkim, taraflar anlaşmış olsa bile velayete ilişkin hükmü çocuğun üstün yararına uygun bulmazsa protokolün bu kısmını onaylamaz.
G- Velayet Davasında Usul: Görevli Mahkeme, Tedbir ve Kanun Yolları
Velayet davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar. Velayet, boşanma veya ayrılık davası içinde boşanmanın fer’i olarak karara bağlanabileceği gibi evlilik dışı çocuk, velayetin değiştirilmesi veya kaldırılması gibi durumlarda bağımsız bir davayla da istenebilir.
1- Dava Süresince Tedbiren Velayet
Boşanma davası açıldığında hâkim, TMK 169 uyarınca çocukların bakımı ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır. Bu kapsamda çocuğun dava süresince hangi ebeveyn yanında kalacağı ve diğer ebeveynle kişisel ilişkinin nasıl kurulacağı ara kararla belirlenir. Dava süresince ortak çocuk için tedbir nafakasına da hükmedilir. Tedbir nafakası ile boşanma sonrası iştirak nafakasının farkları için nafaka türleri yazımıza bakabilirsiniz.
2- Velayet Kararına Karşı Kanun Yolları
Boşanma davası içinde verilen velayet hükmüne karşı istinaf ve temyiz yollarına başvurulabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin yukarıda anılan bozma kararlarının büyük kısmı bu nitelikteki boşanma dosyalarına ilişkindir.
Bağımsız olarak açılan velayetin değiştirilmesi davalarında ise durum farklıdır. HMK 382/2-b-13 uyarınca velayetin kaldırılması, velayetin eşlerden birinden alınarak diğerine verilmesi ve kaldırılan velayetin geri verilmesi çekişmesiz yargı işlerindendir. HMK 362/1-ç uyarınca bölge adliye mahkemelerinin çekişmesiz yargı işlerinde verdiği kararlar kesindir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/3172 E., 2025/5084 K. sayılı ve 14.05.2025 tarihli kararında bu gerekçeyle velayetin değiştirilmesi davasına ilişkin temyiz dilekçesi reddedilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/9726 E., 2026/1909 K. sayılı ve 19.02.2026 tarihli kararında da velayetin değiştirilmesi talebi yönünden temyiz dilekçesi reddedilmiş, aynı dosyadaki kişisel ilişkiye yönelik temyiz itirazları ise incelenmiştir. Bu nedenle velayetin değiştirilmesi davasında ilk derece ve istinaf aşamasındaki delil ve rapor çalışması, sonucu doğrudan belirler.
H- Velayetin Değiştirilmesi ve Kaldırılması
Velayet kararı kesin hüküm niteliğinde değildir; çocuğun üstün yararı gerektirdiğinde değiştirilebilir. TMK 183’e göre ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re’sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.
1- Velayetin Değiştirilmesi Sebepleri
Velayetin değiştirilmesi için velayet kararından sonra çocuğun yararını etkileyen önemli bir değişiklik olması gerekir. Uygulamada en sık ileri sürülen sebepler şunlardır:
- Velayet sahibi ebeveynin çocuğun bakım, eğitim veya sağlığını ihmal etmesi,
- Çocuğun fiilen ve uzun süredir diğer ebeveyn yanında yaşaması,
- İdrak çağına gelen çocuğun diğer ebeveyn yanında yaşamak istemesi,
- Velayet sahibi ebeveynin kişisel ilişki kararına uymaması,
- Velayet sahibi ebeveynin çocuğu diğer ebeveynden habersiz başka bir şehre veya yurt dışına götürmesi.
Velayet sahibinin yeniden evlenmesi tek başına velayetin değiştirilmesi sebebi değildir. TMK 349’a göre velayete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi velayetin kaldırılmasını gerektirmez; ancak çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebilir. Bu durumda yeni eşin çocuk için risk oluşturup oluşturmadığı sosyal inceleme raporuyla araştırılır. Velayetin değiştirilmesi sebepleri, yetkili mahkeme ve yargılama usulü için velayetin değiştirilmesi davası yazımıza bakabilirsiniz.
2- Kişisel İlişkiye Uyulmaması Hâlinde Velayetin Değiştirilmesi
7343 sayılı Kanunla TMK 182 ve 324’e eklenen hükümler, kişisel ilişkiyi engelleyen ebeveyne karşı velayetin değiştirilmesi yaptırımını açıkça düzenlemiştir. TMK 324/3’e göre velayet kendisine bırakılan ana veya baba kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. TMK 182/2’ye göre mahkeme bu hususu kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara ihtar eder.
Bu ihtar zorunludur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/10758 E., 2023/1504 K. sayılı ve 30.03.2023 tarihli kararında, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde velayetin değiştirilebileceğinin taraflara ihtar edilmemesi bozma sebebi sayılmış, ancak eksiklik yeniden yargılama gerektirmediğinden hüküm fıkrasına ihtar ibaresi eklenerek karar düzeltilerek onanmıştır.
3- Velayetin Kaldırılması (TMK 348)
Velayetin kaldırılması, velayetin değiştirilmesinden daha ağır bir önlemdir ve ancak diğer koruma önlemlerinden sonuç alınamazsa uygulanır. TMK 348’e göre hâkim; ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi ya da çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması hâllerinde velayetin kaldırılmasına karar verir. Velayet her iki ebeveynden kaldırılırsa çocuğa vasi atanır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/6817 E., 2025/2743 K. sayılı ve 17.03.2025 tarihli kararında, velayetin anne veya babadan birine bırakılamaması hâlinde TMK 347/1 uyarınca çocukların yerleştirileceği yerin belirlenmesi ve vasi atanması için sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği belirtilmiştir. TMK 350’ye göre velayetin kaldırılması, ana ve babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğünü sona erdirmez. TMK 351 uyarınca velayetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan kalkarsa hâkim velayeti geri verir.
Velayet hakkı ceza mahkûmiyeti sonucunda da kullanılamaz hâle gelebilir. Kasten işlenen suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin velayet hakkına etkisi için belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma yazımıza bakabilirsiniz.
I- Velayet Sahibi Olmayan Ebeveynin Hakları: Kişisel İlişki ve İştirak Nafakası
Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, TMK 323 uyarınca çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir. TMK 182/3’e göre bu ebeveynle çocuk arasındaki kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Kişisel ilişki genellikle belirli hafta sonları, bayramlar ve yaz tatilinde belirli günler şeklinde düzenlenir.
1- Kişisel İlişkinin Düzenlenmesi ve Sınırları
Kişisel ilişki, çocuğun yaşına ve o günkü koşullara göre belirlenir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/5316 E., 2024/1511 K. sayılı ve 06.03.2024 tarihli kararında, çocuğun üç yaşına kadar, üç ile altı yaş arası ve altı yaşından sonrası için önceden kademeli kişisel ilişki kurulmasının doğru olmadığı belirtilmiştir. Kararın gerekçesine göre gelecek yıllardaki koşullar önceden bilinemez. Değişen koşullara göre kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi ise her zaman istenebilir.
TMK 324/2’ye göre kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ebeveyn bu hakkını yükümlülüklerine aykırı kullanır ya da çocukla ciddi olarak ilgilenmezse kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kaldırılabilir. TMK 326 uyarınca kişisel ilişki düzenlemelerinde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
2- Çocuk Teslimi ve Kişisel İlişki Kararının Yerine Getirilmesi
Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının icra dairesi aracılığıyla yerine getirilmesi dönemi sona ermiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun çocuk teslimine ilişkin 25, 25/a ve 25/b maddeleri ile çocuk teslimi emrine muhalefetin cezasını düzenleyen 341’inci maddesi, 24.11.2021 tarihli 7343 sayılı Kanun’un 32’nci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bu kararlar artık adliyelerdeki adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri aracılığıyla, uzman eşliğinde yerine getirilmektedir. Müdürlüğe başvuru, teslim emri ve disiplin hapsi sürecini çocukla kişisel ilişki ve çocuk teslimi rehberimizde ayrıntılı olarak anlattık.
Kişisel ilişki kararına rağmen çocuğun diğer ebeveynden kaçırılması veya alıkonulması ayrıca suç oluşturabilir. Bu konuda çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu yazımıza bakabilirsiniz.
3- İştirak Nafakası
Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn, TMK 182/3 uyarınca çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Hâkim iştirak nafakasına talep olmasa da kendiliğinden hükmeder ve nafaka çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla kendiliğinden sona erer. Velayetin değiştirilmesi hâlinde iştirak nafakası yükümlüsü de değişir; bu nedenle velayetin değiştirilmesi davasında iştirak nafakasının durumu da birlikte talep edilmelidir. Nafaka miktarının hangi ölçütlerle belirlendiği ve artırım davası iştirak nafakası rehberimizde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Sonuç
Velayet davasında aile mahkemesi, 18 yaşını doldurmamış ortak çocuğun velayetini anne ve babanın talebine veya boşanmadaki kusuruna göre değil, çocuğun üstün yararına göre belirler. Hâkim 4787 sayılı Kanun’un 5’inci maddesi uyarınca psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan üç kişilik uzman heyetinden sosyal inceleme raporu alır, idrak çağındaki çocuğun görüşünü bizzat sorar ve kardeşlerin birbirinden ayrılmaması ilkesini gözetir.
Yargıtay, ortak velayetin mümkün olduğunu kabul etmekle birlikte ebeveynler arasında süregelen çekişme varsa ortak velayeti çocuğun üstün yararına uygun bulmamaktadır. Velayet kararı TMK 183, 324/3 ve 349 uyarınca koşullar değiştiğinde değiştirilebilir. Bağımsız velayetin değiştirilmesi davalarında bölge adliye mahkemesi kararı HMK 362/1-ç uyarınca kesin olduğundan dosyanın ilk derece ve istinaf aşamasında eksiksiz hazırlanması belirleyicidir.
Sık Sorulan Sorular
Velayet davası nedir?
Velayet davası, 18 yaşını doldurmamış ortak çocuğun bakım, eğitim ve temsil yetkisinin anne veya babadan hangisine bırakılacağının aile mahkemesince belirlendiği davadır. Velayet çoğunlukla boşanma davası içinde TMK 182 uyarınca karara bağlanır; velayetin değiştirilmesi veya kaldırılması için bağımsız dava da açılabilir.
Boşanmada velayet anneye mi babaya mı verilir?
Türk Medeni Kanunu’nda velayet için anneye veya babaya öncelik tanınmamıştır. Velayet, sosyal inceleme raporu, çocuğun yaşı, idrak çağındaki çocuğun görüşü, kardeşlerin ayrılmaması ilkesi ve ebeveynlerin yaşam koşulları birlikte değerlendirilerek çocuğun üstün yararına en uygun ebeveyne verilir.
Çocuk kaç yaşında velayet konusunda dinlenir?
Kanunda belirli bir yaş sınırı yoktur; idrak çağındaki çocuğun görüşü alınmalıdır. Yargıtay uygulamasında yaklaşık 7-8 yaşındaki çocuklar idrak çağında kabul edilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/1496 E., 2024/9804 K. sayılı kararında 2016 doğumlu çocuğun görüşü alınmadan verilen velayet kararı bozulmuştur.
Çocuk hangi ebeveyni isterse velayet ona mı verilir?
Hayır. İdrak çağındaki çocuğun görüşü alınmak zorundadır ve bu görüşe önem verilir, ancak mahkemeyi bağlamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/4643 E., 2025/133 K. sayılı kararına göre çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa görüşünün aksine de karar verilebilir.
Türkiye’de ortak velayet mümkün mü?
Mümkündür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/1901 E., 2025/9923 K. sayılı kararında velayetin ana ve babaya ortak olarak da bırakılabileceği belirtilmiştir. Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/5611 E., 2025/3196 K. sayılı kararına göre ebeveynler arasında süregelen çekişme varsa ortak velayet çocuğun üstün yararına uygun sayılmaz.
Boşanmada kusurlu olan eş velayeti alabilir mi?
Alabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/4163 E., 2025/804 K. sayılı kararına göre anne ve babanın boşanmadaki kusuru, ancak çocuğun üstün yararını etkilediği ölçüde dikkate alınır. Kusurlu davranış doğrudan çocuğu etkiliyorsa, örneğin çocuğa yönelik şiddet varsa, velayet değerlendirmesinde ağırlık kazanır.
Velayet davasında sosyal inceleme raporu nedir?
Sosyal inceleme raporu, 4787 sayılı Kanun’un 5’inci maddesi uyarınca psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzman heyetinin ebeveynler ve çocukla görüşüp yaşanılan ortamı inceleyerek hazırladığı rapordur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/8545 E., 2024/7147 K. sayılı kararına göre tek uzmanın net kanaat içermeyen raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
Kardeşlerin velayeti farklı ebeveynlere verilebilir mi?
Kural olarak verilmez; mahkeme kardeşlerin birbirinden ayrılmaması ilkesini gözetir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/5925 E., 2025/2202 K. sayılı kararında bu ilke gözetilmeden yapılan velayet düzenlemesi bozulmuştur. Ancak çocukların üstün yararı gerektiriyorsa kardeşlerin velayeti farklı ebeveynlere bırakılabilir.
Velayetin değiştirilmesi kararı temyiz edilebilir mi?
Bağımsız açılan velayetin değiştirilmesi davasında bölge adliye mahkemesi kararı kesindir. HMK 382/2-b-13 bu işleri çekişmesiz yargı işi saymakta, HMK 362/1-ç de bu kararlara karşı temyiz yolunu kapatmaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/3172 E., 2025/5084 K. sayılı kararında temyiz dilekçesi bu gerekçeyle reddedilmiştir.
Velayet sahibi anne veya baba yeniden evlenirse velayet değişir mi?
Kendiliğinden değişmez. TMK 349’a göre velayete sahip ebeveynin yeniden evlenmesi velayetin kaldırılmasını gerektirmez. Ancak yeni evlilik çocuğun menfaatini olumsuz etkiliyorsa, örneğin yeni eş çocuk için risk oluşturuyorsa, velayet sahibi değiştirilebilir.
Çocuğu diğer ebeveyne göstermeyen tarafın velayeti alınır mı?
Alınabilir. TMK 324/3’e göre velayet kendisine bırakılan ebeveyn kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. TMK 182/2 uyarınca mahkeme bu sonucu kişisel ilişki kararında taraflara ihtar etmek zorundadır.
Velayet hakkı kaç yaşına kadar sürer?
Velayet, çocuk 18 yaşını doldurup ergin olana kadar sürer (TMK 11, 335). Çocuğun evlenmesi veya mahkeme kararıyla ergin kılınması da velayeti sona erdirir. Kısıtlanan ergin çocuklar ise hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe TMK 335 uyarınca ana ve babanın velayeti altında kalır.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak, aile hukuku başta olmak üzere dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Hizmet verdiğimiz diğer alanları görmek için Hizmetlerimiz sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95
Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

