İçindekiler
Organ veya Doku Ticareti Suçu Cezası Nedir? (TCK-91) Organ ve doku ticareti, insan onurunu ve vücut bütünlüğünü doğrudan zedeleyen, uluslararası hukuk belgelerinde de açıkça yasaklanan ciddi bir suç türüdür. Türk hukukunda bu suç, 26.09.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 91. maddesinde düzenlenmiş; 92. maddesinde zorunluluk hali, 93. maddesinde ise etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin özel düzenlemelere yer verilmiştir.
I. Kanun Metni (TCK m. 91, 92, 93)
Organ veya doku ticaretiMadde 91- (1) Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun konusunun doku olması halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya doku alan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Organ veya doku satın alan, satan, satılmasına aracılık eden kişi hakkında, birinci fıkrada belirtilen cezalara hükmolunur.
(4) Bir ve üçüncü fıkralarda tanımlanan suçların bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(5) Hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olan organ veya dokuyu saklayan, nakleden veya aşılayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(6) Belli bir çıkar karşılığında organ veya doku teminine yönelik olarak ilan veya reklam veren veya yayınlayan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(7) Bu maddede tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(8) Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun ölmesi halinde, kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Zorunluluk hali
Madde 92- (1) Organ veya dokularını satan kişinin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar göz önünde bulundurularak, hakkında verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Etkin pişmanlık
Madde 93- (1) Organ veya dokularını satan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce durumu merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Bu suç haber alındıktan sonra, organ veya dokularını satan kişi, gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve diğer suçluların yakalanmasına hizmet ve yardım ederse; hakkında verilecek cezanın, yardımın niteliğine göre, dörtte birden yarısına kadarı indirilir.
II. Organ veya Doku Ticareti Suçunda Korunan Hukuki Değer
Organ veya doku ticareti suçuyla kanun koyucu, birden fazla hukuki değeri eş zamanlı olarak koruma altına almaktadır. Bunların başında insan onuru ve vücut dokunulmazlığı gelmektedir. Anayasa’nın 17. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesi kapsamında güvence altına alınan bu değerler, kişinin bedeninin ticari bir nesne hâline getirilmesine karşı korunmaktadır.
III. Organ veya Doku Ticareti Suçunda Suçun Unsurları
A. Maddi Unsurlar
1-Fail
Organ veya doku ticareti suçunda TCK m. 91, herhangi bir özel faillik niteliği aramaksızın ‘herkes’ tarafından işlenebilecek şekilde düzenlenmiştir. Bu itibarla suç, özgü suç değildir; fail gerçek kişi olan herhangi bir kimse olabilir. Bununla birlikte tıp doktorları, sağlık personeli veya sağlık kurumu yöneticileri, bu suçu mesleği veya görevi kötüye kullanarak işlediklerinde ayrıca TCK m. 257 kapsamında da sorumlulukları gündeme gelebilir.
Tüzel kişilerin (şirket, dernek, vakıf vb.) suçun doğrudan faili olması mümkün değildir. Ancak suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilebilir (TCK m. 60)
2-Mağdur
Organ veya doku ticareti suçunda suçun mağduru; organı veya dokusu hukuka aykırı biçimde alınan ya da kendisine hukuka aykırı organ veya doku nakledilen gerçek kişidir. Mağdur, hayatta olan bir insan olabileceği gibi, kadavra üzerinde gerçekleştirilen hukuka aykırı organ alımlarında da suç oluşabilir.
Öte yandan, organ satışına rıza gösteren kişi de belirli koşullar altında suçtan zarar gören olarak kabul edilebilir; özellikle ekonomik açıdan zayıf durumda olup iradesinin saptırıldığına dair olgular mevcutsa bu değerlendirme önem kazanmaktadır.
3-Suçun Konusu
Organ veya doku ticareti suçunda suçun konusu, organ veya dokudur. 1238 sayılı Kanun çerçevesinde organ; kalp, böbrek, karaciğer, akciğer, pankreas gibi insan vücudundan bütün olarak alınabilen ve başka bir vücuda nakledilmesi mümkün olan parçalardır. Doku ise kemik, kıkırdak, damar, sinir, göz, cilt, kan ve türevleri gibi hücre topluluklarını ifade etmektedir.
4-Fiil
Organ veya doku ticareti suçunda kanun, suçun maddi unsurunu oluşturan fiilleri birden fazla seçimlik hareket olarak düzenlemiştir. Bu fiiller şu şekilde sıralanabilir:
• Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın organ veya doku almak (m.91/1),
• Alınan organ veya dokuyu başkasına nakletmek (m.91/2),
• Organ veya doku satın almak, satmak, satışa arz etmek (m.91/4-a),
• Organ veya doku alım satımına yönelik ilan vermek veya başkalarını bu yönde teşvik etmek (m.91/4-b),
• Organ veya doku alım satımına aracılık etmek (m.91/4-c),
• Bu amaçla örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgüte üye olmak (m.91/5).
5-Hukuka Aykırılık
Organ veya doku ticareti suçunun oluşması için fiilin hukuka aykırı olması gerekmektedir. 1238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun ile bu kanuna dayalı olarak çıkarılan yönetmelikler çerçevesinde gerçekleştirilen organ ve doku nakli işlemleri hukuka uygun kabul edilir. Bu itibarla:
• Beyin ölümü gerçekleşmiş kişiden yasal prosedüre uygun biçimde organ almak,
• Canlı donörden birinci veya ikinci derece kan hısmı ya da eş arasında ve yargısal onay alınarak gerçekleştirilen organ nakli,
• Usulüne uygun olarak alınmış rıza belgelerine dayalı doku bankacılığı uygulamaları, hukuka uygunluk nedenlerini oluşturur ve suçun maddi unsurunu ortadan kaldırabilir.
B. Manevi Unsurlar
Organ veya doku ticareti suçu, ancak kastla işlenebilen bir suçtur.
IV. Organ veya Doku Ticareti Suçunda Suçun Özel Görünüş Biçimleri
1-Teşebbüs
Organ veya doku ticareti suçu bakımından genel olarak teşebbüs hükümlerinin uygulanmayacağı kabul edilmektedir.
2-İştirak (Şeriklik)
Organ veya doku ticareti suçunda iştirakin tüm biçimleri mümkündür. Ameliyatı gerçekleştiren cerrah, koordinasyonu sağlayan sağlık personeli, alıcı ve vericiyi buluşturan aracı veya finanse eden kişi, ayrı ayrı fail, müşterek fail, azmettiren ya da yardım eden sıfatıyla cezalandırılabilir.
V-Organ veya Doku Ticareti Suçu Şikayete Tabi Suç Mudur?
Organ veya doku ticareti suçu TCK m. 91, 92 ve 93’te yer alan düzenlemeler incelendiğinde, söz konusu suç bakımından şikâyete tabi bir suç rejiminin benimsenmediği anlaşılmaktadır. Kanun koyucu bu suçu takibi şikâyete bağlı suçlar arasında saymamıştır; dolayısıyla organ veya doku ticareti suçu, savcılık tarafından re’sen (doğrudan) soruşturulabilen bir suçtur.
VI-Organ veya Doku Ticareti Suçunda HAGB, Uzlaşma, Cezanın Ertelenmesi ve Adli Para Cezası
A. Organ veya Doku Ticareti Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
CMK m. 231 uyarınca HAGB‘nin uygulanabilmesi için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması gerekmektedir. TCK m.91’de sayılan fıkralarda suçun iki yıldan daha az cezayı gerektirmesi ve diğer koşulların yerine getirilmesi halinde HAGB‘ye hükmedilebilir.
B. Organ veya Doku Ticareti Suçunda Uzlaşma
CMK m. 253’te uzlaştırma kapsamındaki suçlar sınırlı biçimde sayılmıştır. Organ veya doku ticareti suçu bu liste içinde yer almadığı gibi, kamu düzenine ve insan onuruna karşı suçlar arasında yer alması nedeniyle uzlaştırma kapsamı dışındadır. Bu nedenle, organ veya doku ticareti suçu bakımından uzlaşma yoluna gidilemez.
C. Organ veya Doku Ticareti Suçunda Cezanın Ertelenmesi
TCK m. 51 uyarınca cezanın ertelenmesi için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis cezası olması halinde cezanın ertelenmesi mümkün olacaktır.
D. Organ veya Doku Ticareti Suçunda Adli Para Cezasına Çevirme
TCK m. 50’ye göre bir yıl veya daha az süreli hapis cezaları, koşulların varlığı hâlinde adli para cezasına çevrilebilir. TCK m. 91/2 ve TCK m.91/6 fıkraları kapsamında verilen ceza adli para cezasına çevrilebilir.
VI-Organ veya Doku Ticareti Suçu Bakımından Zorunluluk Hali (TCK-92)
Zorunluluk hali
Madde 92- (1) Organ veya dokularını satan kişinin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar göz önünde bulundurularak, hakkında verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
TCK m. 92, organ veya doku ticareti suçuna özgü bir zorunluluk hali düzenlemektedir. Genel hukuka uygunluk nedeni olan TCK m. 25/2’deki zorunluluk halinin özel bir yansıması niteliğindeki bu düzenleme; belirli koşullar altında organını/dokusunu satmak zorunda kalan kişiye ceza verilmeyebileceğini öngörmektedir.
VII-Organ veya Doku Ticareti Suçu Bakımından Etkin Pişmanlık
Etkin pişmanlık
Madde 93- (1) Organ veya dokularını satan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce durumu merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Bu suç haber alındıktan sonra, organ veya dokularını satan kişi, gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve diğer suçluların yakalanmasına hizmet ve yardım ederse; hakkında verilecek cezanın, yardımın niteliğine göre, dörtte birden yarısına kadarı indirilir.
TCK m.93, organ veya doku ticareti suçlarına özgü etkin pişmanlık hükümlerini düzenlemektedir. Bu madde; suçu işleyen kişinin (organlarını satan kişinin) suçun ortaya çıkmasına katkıda bulunması karşılığında ceza verilmemesini ya da cezasından belirli oranlarda indirim yapılmasını öngörmektedir. Söz konusu düzenleme, özellikle örgütlü suçlulukla mücadelede önemli bir işlevsel değer taşımaktadır.
VIII-Organ veya Doku Ticareti Suçu Hakkında Yargıtay Kararları
1-Yasa Dışı Böbrek Nakli Hakkında
<<<…… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2019 tarih ve 2017/454 esas 2019/325 sayılı kararı ile sanık hakkında organ veya doku ticareti suçundan tayin edilen hükme yönelik istinaf talebinin kabulüyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasından sonra sanık hakkında organ veya doku ticareti suçundan kurulan mahkumiyet hükmü, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
H……. K…………. böbrek hastası olup kendisine uygun böbrek ararken, babası H………. K……………’in, Y………….. isimli bir şahıs aracılığıyla tanıştığı sanık … ile 17.000 TL bedelle H……….’ya böbreğini vermesi konusunda anlaştıkları, sanık ve H……………..’nin böbrek nakli için hastaneye başvuruda bulundukları, tahliller yapılırken adı geçenlerin akraba olmadıklarının anlaşılması üzerine hastane yetkililerinin durumu emniyet görevlilerine ihbarı üzerine yakalandıkları olayda,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kasti hareket etmediğine, hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 09/12/2020 tarihli 2019/1525-2020/3936 karar sayılı organ ticareti suçundan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz isteminin isteme uygun olarak 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE;
5271 sayılı CMK’nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. maddesi ile değişik 304/1. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için … 14. Asliye Ceza Mahkemesine; kararın bir örneğinin de … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE; 15.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi…>>> (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/2450 E. – 2021/8908 K. Sayılı Kararı) https://karararama.yargitay.gov.tr/
2-Organ veya Doku Ticareti Suçuna Teşebbüsün Mümkün Olmadığı Hakkında
<<<… İhbar ve yakalama tutanakları, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre; …isimli kişinin oğlu olan …’nin böbrek rahatsızlığı bulunduğu, böbrek nakli için … Hastanesi’ne başvuruda bulunduğu, bu arada …’ın ekonomik sıkıntı nedeniyle böbreğinin birini satmak istediğini …’a bildirdiği, …’un da daha önceden organ ticaretine aracılık yaptığını bildiği, sanık … ile …’ı tanıştırdığı, şahısların bir araya gelip anlaştıkları, sanık …’in …’ı …’ya getirip hasta…’nin tedavisi ile ilgilenen sanık … ile tanışıtırdığı, böbrek satımı ile ilgili para konusunda anlaştıkları,
…’ın sanık … tarafından sağlanan … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını aldığı, hasta …’nin babası gibi …’ın hastaneye müracaatta bulunduğu, …’nin babası …’mış gibi organ bağışında bulunmak istediğine dair belgelerin düzenlendiği, incelemelerin başladığı, ancak biyolojik olarak … kimliği ile organ bağışında bulunmak isteyen …’ın hasta …’nin babası olmadığının tespit edildiği, bu nedenle organ naklinin gerçekleşemediği anlaşılmakla;
Organ ve doku ticareti yapılmasının suç olarak tanımlandığı TCK’nın 91/3. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, burada önemli olan hususun organ veya dokunun para veya sair bir maddi menfaat karşılığında tedavüle tabi tutulması olup, suçun oluşması için ödemenin ne zaman yapıldığının ya da yapılıp yapılmadığının öneminin olmaması, hatta organ veya dokunun alınmasına dahi gerek bulunmaması karşısında, somut olayda yasa maddesinde öngörülen suçun tamamlandığı anlaşılmakla sanıklara tayin edilen cezalardan TCK’nın 35/2. maddesi gereğince indirim yapılmak suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi,
aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, eksik inceleme yapıldığına, CMK’nın 231. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA…>>> (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/26896 E. – 2014/18492 K. Sayılı Karar)
3-Organ veya Doku Ticareti Suçunda Zorunluluk Halinin Dar Yorumlanması Gerektiği Hakkında
<<<… Organ ticareti yapma suçunda, organ veya dokularını satanlar yönünden TCK’nın 92. maddesinde organ ve dokularını satan kişinin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar göz önünde bulundurularak, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten vazgeçilebileceği düzenlenmiş, bu şekilde Yasa koyucu TCK’nın 25/2. maddesindeki ağır şartlardan ayrılarak özel bir zorunluluk hali düzenlenmiştir.
Bununla birlikte madde başlığında zorunluluk hali kavramı kullanılmış ise de, esasen maddede organlarını verenler yönünden özel bir cezasızlık halinin düzenlendiği, madde başlığının içerikle örtüşmediği de kabul edilmektedir. Bu hüküm uygulanırken çok özenli davranılmalı, maddenin yorumunda organ ve doku ticaretine ilişkin suçlarla mücadelede etkisiz kalınacak bir yorum ve uygulamadan kaçınılmalı, hukuk düzeninin kendi içinde çelişmeyeceği nazara alınarak Organ ve Doku Nakli Kanunu’nun 3. maddesindeki yasaklama hükmü gözetilmelidir.
Sanığın savunmalarında belirttiği üzere, bir araba alış-verişi sebebiyle borçlanarak borcunu ödemek için böbreğini satmaya karar verip, diğer köylüleri aracılığıyla tanıştığı organ ticareti yapan sanıklarla irtibata geçerek anlatılan şekilde atılı suçların işlendiği olayda,
kendi eylemiyle bilerek ve isteyerek neden olduğu ekonomik sıkıntısını, hayati önem taşıyan bir organını para karşılığında satmak dışında başka bir yolla giderebilme imkanının bulunması, öte yandan kişinin ekonomik sıkıntısını bu şekilde gidermeyi tercih etmesinde tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasındaki orantıdan da söz edebilme imkanının bulunmaması ve söz konusu eylemin hukukun genel ilkeleri gereğince kişinin bedeni üzerindeki tasarruf yetkisinin sınırlarının aşılması niteliğinde olması karşısında,
TCK’nın 92. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesine yeterli şartların oluşmadığı gözetilip, atılı suçtan mahkumiyeti yerine, yazılı şekilde zorunluluk halinin varlığının kabulü ile ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA…>>> (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8807 E. – 2023/6026 K. Sayılı Kararı)
4-Organ veya Doku Ticareti Suçunda Etkinlik Pişmanlık Maddesinin Uygulanması Hakkında
<<<… Sanık …’in 26.12.2013 tarihli şikayet dilekçesi ile … karaciğer hastası olup kendisine uygun karaciğer ararken, kendisinden karaciğer transplantasyonu yapılması konusunda 150.000-TL değerinde işyeri veya nakit para, bir ev, bir araba, ve tüm … masrafları karşılığında…. ile anlaştıklarını, ameliyatın 08.06.2012 tarihinde gerçekleştiğini ancak ameliyattan sonra kendisine havale yoluyla 85.000-TL ödeme yapıldığını, daha sonra tekrar ödeme yapılacağının söylenmesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine N………..’yi aradığında 15.000 TL’lik ikinci bir ödeme yapıldığını,
N…………….’in vaatlerini yerine getirmediğini bu nedenle ….’dan şikayetçi olduğunu beyan etmesi üzerine kolluk kuvvetlerince yapılan araştırma sonucunda düzenlenen iddianame ile mahkemesinde açılan dava neticesinde, sanığın atılı suçu işlediği ancak TCK’nın 93/1 maddesi ile organ veya doku satan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce durumu merciine haber vererek suçluların yakalanmasını kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükolunamayacağının belirtilmesi karşısında, mahkemece sanık hakkında organ ve doku ticareti yapma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararda bir isabetsizlik görülmemekle…>>> (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/10398 E. – 2022/6011 K. Sayılı Kararı)
İstanbul / Bakırköy bölgesinde yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Diğer makaleler için https://sinankarabacak.com/hukuki-makaleler/ sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95
Yasal Uyarı: Bu makale, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.
