|

Taksirle Öldürme Suçu (TCK m.85)

taksirle öldürme suçu bakırköy ve bağcılar avukat sinan karacabak

İçindekiler

Türk Ceza Kanunu’nda insan hayatına yönelik en ağır suç tipi olarak düzenlenen kasten öldürme suçu, yalnızca icrai davranışlarla değil, belirli şartların varlığı halinde taksirli davranışla da işlenebilmektedir. Taksirle öldürme suçu, kişinin kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemesi sonucunda, yasaklanan öldürme neticesinin meydana gelmesi olarak tanımlanabilir. Taksirle öldürme ile kasten öldürme suçları, farklı yapıda suçlar olmakla birlikte, korunan hukuki değer en temel insan hakkı olan yaşam hakkıdır.

A-MADDE METNİNİN İNCELENMESİ

Taksirle öldürme suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85’inci maddesinde düzenlenmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85’inci Maddesi aşağıdaki şekildedir:

(1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

TCK m.85/1’de maddenin ilk fıkrasında; Failin taksirli bir davranış ile bir insanın ölümüne sebep olması halinde 2 ila 6 yıl arasında hapis cezası ile cezalandırılacağı belirtilmiştir. TCK 22/1’de taksir kavramı “Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.” Şeklinde tanımlanmıştır. 5237 sayılı TCK’nın 22/1. maddesinde taksirle işlenen fiillerin ancak kanunda açıkça düzenlenmesi halinde cezalandırılacağı belirtilmiştir.

TCK m.83/2’de maddenin ikinci fıkrasında; Bu fıkrada özel bir içtima hükmü getirtilmiştir. Failin işlediği fiil ile birden fazla kişinin ölümüne neden olması ya da bir veya birden fazla kişinin ölümüne neden olması ile bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olması halinde faile tek ceza verileceği hükme bağlanmıştır.

B- Taksirle Öldürme Suçunun (TCK m.85) Unsurları

1-Korunan Hukuki Değer

Taksirle öldürme suçunda korunan hukuki değer, yukarıda da ifade edildiği gibi bireylerin yaşam hakkıdır.

2- Taksirle Öldürme Suçunun Maddi Unsurları

2-a.) Fail

Taksirle öldürme suçunun faili herkes olabilir. TCK’nın 85/1’de “bir insanın taksirle ölümüne neden olan kişi” tabiri kullanılmıştır. Bu nedenle taksirle öldürme suçu özgü suç değildir.

2-b.) Mağdur

TCK m.85 kapsamında suçun mağduru bakımından da farklı nitelik öngörülemediğinden suçun mağduru herkes olabilir.

2-b.) Fiil (Hareket)

TCK’nın m.22 gerekçesinde “Taksirli suçların belirgin özelliği, icrai veya ihmali şekilde olabilen iradi hareketin varlığı ve kanunî tanımda yer alan unsurlardan birinin öngörülmemiş olmasıdır.” Şeklindeki ifade ile taksirli suçların icrai ya da ihmali şekilde işlenebileceğini hüküm altına almıştır. Örneğin; fail araç kullanırken dikkatli davranmamış bunun neticesinde kazaya meydana gelmiş ve başka birinin ölümüne neden olmuş olabilir. (İcrai Hareket) Ve yahut sorumlu kişi olan fail tarafından bir inşaat alanına bariyer koymaması sonucunda başka birinin ölümüne neden olmuş olabilir. (İhmali Hareket)

2-c.) Nedensellik Bağı

Taksirle öldürme suçu neticeli bir suç olduğundan, meydana gelen ölüm neticesi ile failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketi arasında nedensellik bağının varlığı şarttır. Failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile mağdurun ölümü arasında doğrudan, kesintisiz ve mantıksal bir bağ bulunmalıdır. Eğer ölüm neticesi, failin hareketinden değil de araya giren başka bir mücbir sebep veya mağdurun ağır kusuru nedeniyle gerçekleşmişse, failin sorumluluğu ortadan kalkabilir.

2-d.) Netice

Taksirle öldürme suçu, bir netice suçudur. Suçun tamamlanması için mağdurun ölmesi gerekir. Eğer mağdur ölmemişse, taksirli suçlarda teşebbüs mümkün olmadığı için failin eylemi taksirle yaralama suçu (TCK m.89) kapsamında değerlendirilir.

3- Taksirle Öldürme Suçunun Manevi Unsurları

Taksir, TCK m.22’de tanımlanmıştır. Taksirle öldürme suçunun manevi unsuru kast değil, taksirdir. Taksirin iki türü bulunmaktadır.

3-a.) Bilinçsiz (Adi) Taksir

Failin, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak bir neticeye sebebiyet vermesi, ancak bu neticeyi öngörmemiş olmasıdır. Öngörülebilir bir neticenin fail tarafından öngörülmemesi durumunda bilinçsiz (adi) taksir söz konusudur.

3-b.) Bilinçli Taksir (TCK m.22/3)

Failin neticeyi öngördüğü ancak şansına, kişisel yeteneklerine veya tecrübesine güvenerek neticenin gerçekleşmeyeceğine inanması durumudur. Bilinçli taksirde, basit taksire oranla ceza 1/3’ten 1/2’ye kadar artırılır. Örneğin, kırmızı ışıkta geçerek bir yayaya çarpan sürücü, neticeyi (birine çarpabileceğini) öngörmüş ancak “nasılsa bir şey olmaz” diyerek hareketine devam etmiştir.

4- Taksirle Öldürme Suçunun Nitelikli Halleri

Taksirle öldürme suçunun düzenlendiği TCK m.85/1’de genel olarak suçun basit/temel halinin düzenlediği kabul edilmektedir. TCK m85/2’nin ise taksirle öldürme suçunun nitelikli hali olup olmadığı hususu tartışmalıdır. Ancak TCK m85/2’nin yukarıda bahsettiğimiz gibi suçun nitelikli halini düzenlediği değil özel bir içtima hükmü getirdiği kabul edilmektedir.

C- KASTEN ÖLDÜRMENİN İHMALİ DAVRANIŞ İLE İŞLENMESİ SUÇUNUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ BİÇİMLERİ

1- Kasten Öldürmenin İhmali Davranış ile İşlenmesi Suçu Bakımından Teşebbüs

Teşebbüs TCK m.35, “Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur. Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onüç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.” şeklinde düzenlenmiştir.

Kanun metninde de açıkça belirtildiği üzere, yalnızca kasten işlenen suçlara teşebbüs mümkündür. Taksirle işlenen suçlara teşebbüs mümkün değildir. Açıklanan nedenle taksirle öldürme suçuna teşebbüs mümkün değildir.

2- Taksirle Öldürme Suçu Bakımından İştirak

TCK m.22 gerekçesinde “Aynı şekilde birden fazla kişinin katılımıyla gerçekleştirilen bir ameliyatın ölüm veya sakatlıkla sonuçlanması durumunda, ameliyata katılan kişiler müştereken hareket etmektedirler. Ancak tıbbın gereklerine aykırılık dolayısıyla ölüm veya sakatlıkla sonuçlanan bu ameliyatta işlenen taksirli suçun işlenişi açısından suça iştirak kuralları uygulanamaz.” Şeklindeki ifade ile taksirle suçlara iştirakin mümkün olmadığı her failin kendi fiilinden sorumlu olduğu hususu kabul edilmiştir. Yargıtay ve doktrin tarafından da taksirle suçlara iştirakin mümkün olmadığı kabul edilmektedir.

D- TAKSİRLE ÖLDÜRME SUÇU ŞİKAYETE VE UZLAŞMAYA TABİ BİR SUÇ MUDUR?

Taksirle öldürme suçu, uzlaşma kapsamında olan suçlardan olmadığı gibi şikayete de bağlı bir suç değildir.  Yani savcılık makamı tarafından resen soruşturulur. Ayrıca bu suç tipinde herhangi bir şikayet süresi yoktur.

E- TAKSİRLE ÖLDÜRME SUÇUNDA SEÇENEK YAPTIRIMLAR

Seçenek yaptırımlar genel olarak Adli Para Cezası, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ve Cezanın Ertelenmesidir. Taksirle öldürme suçu bakımından mahkeme tarafından alt sınırdan ceza verildiği ve diğer şartların gerçekleştiği hallerde seçenek yaptırımlara hükmedilebilir.

F- TAKSİRLE ÖLDÜRME SUÇUNDA GÖREVLİ MAHKEME

Taksirle öldürme suçunun temel halinde yani tek kişinin öldüğü durumlarda (TCK m.85/1) görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.

Ancak (TCK m.85/2) kapsamında birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olunan durumlarda ağır ceza mahkemesi görevlidir.

G- TAKSİRLE ÖLDÜRME SUÇU İLE İGİLİ YARGITAY KARARLARI

1-Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçunun Taksirle Değil Sadece Kasten İşlenebilen Suçlardan Olduğu Hakkında

<<<… Tek yönlü ve 3 şeritli yolun orta şeridinde sevk ve idaresindeki servis aracıyla seyir halinde olan sanığın, kırmızı ışığın yeşil ışığa dönmesi ile önündeki araçları sollamak için sol şeride girdiğinde arkasından gelen müştekinin, servis aracına çarpmamak için direksiyonu sola kırdığı ve orta refüje çarpması şeklinde gelişen olay nedeniyle, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, TCK’nın “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” başlıklı 179/2. maddesinde, alkol veya uyuşturucu madde etkisi olmaksızın kasıtlı olarak, kişilerin hayat, sağlık ve mal varlığı açısından tehlike yaratacak şekilde araç sevk ve idare edilmesi suçunun düzenlendiği, maddede düzenlenen suçun ancak kasten işlenebilen suçlardan olduğu, atılı suçun oluşabilmesi için aracın kasıt ya da olası kasıtla kişilerin hayat, sağlık ve malvarlığı açısından tehlike yaratacak bir şekilde sevk ve idare edilmesi gerektiği, somut olayda sanığın kastının bulunmaması nedeniyle atılı suçun unsurları oluşmadığı gerekçesi ile beraat hükmü verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyetine karar verilmesi…>>> (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2014/15163 E. – 2015/9970 K. Sayılı Kararı) https://karararama.yargitay.gov.tr/

2-Araç Sürücülerinin Yaya Geçidi Çevresinde Hızlarını Azaltıp Yolu Kontrol Altında Tutmaları Gerektiği Hakkında

<<<… sanık sürücü …’nın yönetimindeki otomobil ile bölünmüş yolda seyir sırasında seyir istikametine hitaben bulunan yaya geçidi levhası ile yaya geçidine yaklaştığını dikkate alarak hızını yeterince azaltıp görüş alanını kontrol altında bulundurması, seyir istikametine göre sağ tarafından kaplamaya girerek çapraz şekilde yaya geçidinden geçmeye çalışan maktul yayaya ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmemesi sebebi ile ve mahal şartlarına göre hızını ayarlamadığından kontrolsüz şekilde seyrettiğinden dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları sebebi ile asli kusurlu olduğu…>>>

3-Silahın Açık Bir Yerde ve Mermili Halde Bulundurulması Durumunda Silah Sahibinin Taksirle Öldürme Suçundan Sorumlu Olacağı Hakkında

<<<… Olayın meydana geldiği terzi dükkanını işleten sanığın, olay tarihinde, iş yerinde bulunmadığı bir sırada, sanığın oğlu olup 12 yaşından küçük olduğu için hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen …’ın kapaksız şekildeki rafta, kumaşlar arasında bulunan, babasına ait ruhsatsız tabancayı alarak iş yeri içerisinde bulunan arkadaşıyla şakalaşmak amacıyla oynamaya başladığı, bu sırada silahın ateş alması sonucu silahtan çıkan merminin ölene isabet ederek ölümüne sebebiyet verdiği olayda, sanığın savunmasında silahı dükkanında rafta bulundurduğunu beyan ettiği, sanık ile iş yeri komşusu olan ölenin amcası tanık …’in sanığın oğlu olan …’ın hemen hemen her gün dükkanda bulunduğu, hatta olay günü dükkanı… n açtığı, sanığın dükkana uğramadığı, suça konu silahı daha önceden de babasından habersiz olarak başka kişilere de doğrulttuğunu duyduğunu beyan etmesi, dosya arasında bulunan olay yeri görüntülerini içeren CD’nin izlenmesinde, silahın, olayın meydana geldiği terzi dükkanında güvenli şekilde saklanmasına olanak sağlayacak bir tertibatın bulunmaması, silahın kolaylıkla ulaşılabilecek bir yerde bulunması, içerisinde de mermi bulunması karşısında, sanığın küçük yaştaki çocuğunun gelip gittiği iş yerinde suça konu silahı önlemsiz şekilde ve içerisinde mermi olacak şekilde bulundurmak suretiyle üzerine atılı taksirle öldürme suçunu işlediği, eylem ile ölüm olayı arasında illiyet bağının olduğu gözetilmeden, müsnet suçtan mahkumiyeti yerine beraatına karar verilmesi…>>> (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2015/13754 E. –  2017/601 K. Sayılı Kararı)

4-İçinde Gölet Bulunan Arsada Yaşanan Ölüm Olayında Arsa Sahiplerinin Güvenlik Önlemlerini Alması Gerektiği Hakkında

<<<…Olay tarihinde, tapuda sanıklar adına kayıtlı olan taşınmazdaki 32×30 metre genişliğindeki 4 metre 80 santimetre yüksekliğinde su bulunan gölete giren 2006 doğumlu … ve 2004 doğumlu …’nin suda boğularak öldükleri, söz konusu göletin Toki İbni Sina Lisesine 135 metre,  ….. evlerine ise 280 metre uzaklıkta olduğu ve göletin etrafında herhangi bir güvenlik tedbirinin alınmadığı anlaşılmakla; okul ve evlerin yakınında bulunan gölete girilmesine engel olacak şekilde tedbir almayan sanıkların yüklenen suçtan mahkumiyetleri yerine, oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde beraatlerine hükmolunması, kanuna aykırı olup…>>> (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/3923 E. – 2017/10262 K. Sayılı Kararı)

5-Avlanırken Av Hayvanı Sanarak İnsan Öldürülmesi Halinde Failin Taksirle Öldürme Suçundan Cezalandırılması Gerektiği Hakkında

<<<… Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafi ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1- Sanık ile ölen …ve tanık …’ın arkadaş oldukları, zaman zaman birlikte ava gittikleri, olay gününden bir gün önce de ertesi gün ava gitmeyi kararlaştırdıkları, olay tarihinde sabah saat 08:00 sıralarında birlikte ava çıktıkları,… mahallesi denilen dağlık kesimde çoğu zaman birbirlerinden uzaklaşarak 2 saat kadar dolaştıkları, saat 10:30 sıralarında sanık …’ın ayakta dik durarak geçişi mümkün olmayan, 1 metre kadar yüksekliği bulunan, bu sebeple eğilerek geçilmek zorunda olunan, yoğun ağaç ve çalılık bir alandan geçmekte olan arkadaşı …’ı av hayvanı zannederek ateş ederek ölümüne sebep olduğu olayda; kusur durumu, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınıp, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, maddede öngörülen cezanın üst sınırı nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun şekilde asgari hadden uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesi…>>> (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2015/1706 E. – 2015/19147 K. Sayılı Kararı)

İstanbul / Bağcılar bölgesinde yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Diğer makaleler için https://sinankarabacak.com/hukuki-makaleler/ sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

Yasal Uyarı: Bu makale, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir