İçindekiler
Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 174. maddesinde düzenlenmiş olup temel şeklinin cezası dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.
Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılırken, önemsiz tür ve miktarda patlayıcı maddenin satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması hâlinde fail hakkında bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Madde; patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal ve biyolojik maddelerin yetkili makamlardan izin alınmaksızın imal, ithal, ihraç, nakil, muhafaza, satış, satın alma veya işleme konusu yapılmasını cezalandırarak kamu güvenliğini, henüz somut bir zarar doğmadan, en erken aşamada korumayı amaçlamaktadır.
Bu yazıda TCK 174’ün unsurları, suçun konusunu oluşturan maddeler, malzeme ve teçhizat temini fıkrasının kapsamı, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesinin sonuçları, önemsiz tür ve miktar istisnası, diğer suçlarla (TCK 315, TCK 314, TCK 302 ve 6136 sayılı Kanun) ilişkisi ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Ceza Dairelerinin somut olaylarda benimsediği ilkeler ayrıntılı olarak incelenmektedir.
Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Bulundurulması Suçu Nedir?
TCK 174/1’in ilk cümlesi uyarınca, yetkili makamlardan gerekli izni almaksızın patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal veya biyolojik bir maddeyi imal, ithal veya ihraç eden, ülke içinde bir yerden diğerine nakleden, muhafaza eden, satan, satın alan veya işleyen kişi cezalandırılır.
Madde, tek bir fiil değil birbirinden bağımsız çok sayıda seçimlik hareketi bir arada düzenleyen bir seçimlik hareketli suç niteliğindedir; hareketlerden herhangi birinin gerçekleştirilmesi suçun oluşması için yeterlidir.
Suçun oluşabilmesi için maddenin fiilen bir zarara veya somut bir tehlikeye yol açması aranmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/757 Esas ve 2020/95 Karar sayılı kararında, TCK’nın 174/1. maddesinde düzenlenen tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi suçunun kanun maddesinde soyut tehlike suçu olarak düzenlendiği, ele geçirilen maddelerin bizzat fiilen tehlike doğurmamış olmasının suçun oluşumuna engel teşkil etmediği açıkça vurgulanmıştır.
Kararda yer alan yerel mahkeme gerekçesinde, el bombasının fünyesinin takılı olmaması, molotof kokteyli olarak kullanılacak şişenin içine hazırlanmış bidondan bezin henüz dökülmemiş olması veya el yapımı patlayıcı niteliğindeki malzemelerin henüz bir araya getirilmemiş olması gibi durumlarda dahi suçun unsurları itibarıyla oluştuğu kabul edilmiştir. Aynı kararda, sırf molotof kokteyllerinin bile TCK’nın 174/1. maddesindeki suçu oluşturacağı ifade edilmiştir.
Korunan Hukuki Değer
TCK 174, “Genel Tehlike Yaratan Suçlar” başlığı altında düzenlenmiş olup korunan hukuki değer, toplumun ve kamunun genel güvenliğidir. Kanun koyucu, patlayıcı ve benzeri nitelikteki maddelerin denetimsiz biçimde dolaşıma girmesini, henüz bir zarar meydana gelmeden, hazırlık ve tedarik aşamasında engellemeyi amaçlamıştır. Bu bakımdan suç, genel tehlike yaratan suçlar kategorisinin tipik bir örneğidir ve komşu maddeler olan radyasyon yayma suçu (TCK 172) ile atom enerjisiyle patlamaya sebebiyet verme suçu (TCK 173) ile birlikte aynı korumacı mantığı paylaşır.
Suçun Konusu: Tehlikeli Maddeler
Madde metninde suçun konusunu oluşturan maddeler tek tek sayılmıştır: patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal ve biyolojik maddeler. Bu sayım sınırlı (numerus clausus) niteliktedir; kanunda açıkça belirtilmeyen bir maddenin TCK 174 kapsamında değerlendirilebilmesi için niteliği itibarıyla bu kategorilerden birine girmesi gerekir.
Bir eşyanın münhasıran ateşli silahlar mevzuatına tabi olması hâlinde TCK 174 yerine ilgili özel kanun hükümleri uygulanır. Nitekim Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2012/35826 Esas ve 2013/25862 Karar sayılı kararında, sanıklarda ele geçirilen av tüfeği fişeklerinin TCK’nın 174/1. maddesi kapsamına giren maddelerden olmadığı, bu fişeklerin 6136 sayılı Kanun’a istinaden çıkarılan Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin ilgili maddeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, unsurları oluşmayan suçtan kurulan mahkûmiyet hükmü bozulmuştur.
Bu karar, TCK 174 ile 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun arasındaki sınırı somut biçimde ortaya koyması bakımından önemlidir: 6136 sayılı Kanun ateşli silah, mermi ve bıçak gibi araçları düzenlerken, TCK 174 patlayıcı ve kimyasal nitelikli maddeleri kapsar; aynı olayda her iki kanunun şartları birlikte gerçekleşmişse gerçek içtima kuralları uyarınca ayrı ayrı cezalandırma yoluna gidilebilir.
Seçimlik Hareketler
TCK 174/1’in birinci cümlesinde sayılan seçimlik hareketler şunlardır:
- İmal etmek (üretmek)
- İthal etmek (yurda sokmak)
- İhraç etmek (yurt dışına çıkarmak)
- Ülke içinde bir yerden diğerine nakletmek
- Muhafaza etmek (saklamak, bulundurmak)
- Satmak
- Satın almak
- İşlemek
Bu hareketlerden herhangi birinin, yetkili makamlardan gerekli izin alınmaksızın gerçekleştirilmesi suçun oluşması için yeterlidir; failin birden fazla seçimlik hareketi gerçekleştirmiş olması suçun tek sayılmasını değiştirmez, ancak somut olayın ağırlığı cezanın belirlenmesinde temel ceza tayininde dikkate alınabilir.
Malzeme ve Teçhizat Temini
TCK 174/1’in ikinci cümlesi, birinci fıkra kapsamına giren maddeleri imal etmek, işlemek veya kullanmak amacıyla gerekli olan malzeme ve teçhizatın izinsiz temin edilmesini de aynı ceza ile cezalandırmaktadır. Bu fıkra kapsamında ithal etme, ihraç etme, satışa arz etme, başkalarına verme, nakletme, depolama, satın alma, kabul etme veya bulundurma fiilleri sayılmıştır. Kanun koyucu böylece yalnızca tehlikeli maddenin kendisini değil, bu maddelerin üretiminde veya kullanımında işlev gören malzeme ve teçhizatı da suçun konusuna dahil ederek koruma alanını hazırlık aşamasına kadar genişletmiştir.
İzin Unsuru
Suçun oluşması için failin fiili “yetkili makamlardan gerekli izni almaksızın” gerçekleştirmiş olması gerekir. İzin unsuru, suçun kurucu unsurlarından biridir; yetkili makamlardan usulüne uygun izin alınmış olması hâlinde fiil hukuka uygun hâle gelir ve TCK 174 kapsamında suç oluşmaz. Patlayıcı madde üretimi, nakli ve satışı gibi faaliyetler özel mevzuatla (örneğin patlayıcı maddelerle ilgili sınai ve ticari faaliyetleri düzenleyen tüzük ve yönetmeliklerle) sıkı biçimde denetime tabi tutulmuş olup, bu düzenlemelere uygun şekilde alınmış ruhsat veya izin belgesi, faili TCK 174’ün kapsamı dışına çıkarır. İzin belgesinde belirtilen madde, miktar veya faaliyet alanının dışına çıkılması hâlinde ise fiil yeniden suç kapsamına girer.
Manevi Unsur: Kast
TCK 174, kast ve taksir ayrımı bakımından yalnızca kasten işlenebilen bir suçtur; kanunda taksirli hâli düzenlenmemiştir. Failin, elindeki maddenin nitelik itibarıyla madde kapsamına giren tehlikeli bir madde olduğunu ve bu maddeyi izinsiz şekilde imal, nakil, muhafaza, satış, satın alma veya işleme konusu yaptığını bilmesi ve istemesi gerekir. Failin, elindeki maddenin masum bir eşya olduğunu düşünerek hareket ettiğinin ispatlanması hâlinde kasttan söz edilemeyeceğinden ceza sorumluluğu doğmaz.
Örgüt Faaliyeti Çerçevesinde İşlenmesi ve TCK 315, TCK 314 ile İlişkisi
TCK 174/2 uyarınca, birinci fıkrada sayılan fiillerin suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. Uygulamada en çok tartışılan konulardan biri, bu artırımın, aynı fiilin silahlı terör örgütüne üye olma (TCK 314) veya örgüte silah sağlama (TCK 315) suçlarıyla birlikte mi yoksa bu suçların yerine mi uygulanacağıdır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/757 Esas ve 2020/95 Karar sayılı kararı, terör örgütü mensubu olduğu iddia edilen sanıkların, örgütün faaliyetlerinde kullanılmak üzere el yapımı patlayıcı madde imaline elverişli malzemelerin bulunduğu bir mağara civarında ele geçirilmesi olayında bu ayrımı doğrudan ele almıştır.
Kararda, TCK’nın 315/1. maddesinde düzenlenen örgüte silah sağlama suçunun bileşik suç niteliğinde bulunmadığı, bu nedenle TCK 315/1 uyarınca cezalandırılan bir sanığın, aynı fiil kapsamında TCK 174/1’in şartları da oluşmuşsa gerçek içtima hükümleri uyarınca ayrıca TCK 174’ten de cezalandırılabileceği; ancak somut olayda örgüt üyeliği ile ilgisi kurulan malzemelerin TCK 315/1 kapsamında değerlendirilerek bağımsız TCK 174 mahkûmiyeti kurulmasına gerek görülmediği sonucuna varılmıştır.
Bu kararın gerekçesinde ayrıca, örgüt üyesi olmayan bir kişinin dahi, örgütün amaç ve faaliyetlerinde kullanılacağını bilerek silah veya patlayıcı madde temin etmesi durumunun TCK 315/1 kapsamında bağımsız bir suç tipi olarak düzenlendiği, bu nedenle failin örgüt üyesi olup olmadığının tek başına TCK 174 uygulamasını belirlemeyeceği vurgulanmıştır.
TCK 174 ile amaç suç arasındaki araç suç ilişkisi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2015/207 Esas ve 2017/351 Karar sayılı kararında da ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Bu kararda, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yönelik bombalı bir saldırıya taksisiyle öncülük eden ve bombayı bizzat taşımayan sanığın sorumluluğu tartışılmıştır.
Ceza Genel Kurulu, sanığın örgüt mensubu diğer kişilerle birlikte suç işleme kararının icrası kapsamında eylem ve irade birliği içinde hareket ederek fiil üzerinde diğer şahıslarla birlikte hâkimiyet kurduğunun anlaşılması karşısında, TCK’nın 37/1. maddesi uyarınca müşterek faillik sıfatıyla hem amaç suçtan hem de araç suç niteliğindeki TCK 174’ten sorumlu tutulabileceğine hükmetmiştir. Bu karar, bombayı bizzat taşımayan ancak fiile hâkimiyet kuran failin de TCK 174 bakımından müşterek fail sayılabileceğini göstermesi bakımından önem taşır.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, TCK 220 anlamında bir suç örgütünün varlığının ve fiilin bu örgütün faaliyeti çerçevesinde işlendiğinin ortaya konması gerekir; örgütün varlığı hiyerarşik yapı, süreklilik ve suç işleme amacı gibi ölçütlere göre belirlenir. Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak TCK 220’de ayrı ve bağımsız bir suç olarak düzenlendiğinden, tehlikeli maddelere ilişkin fiillerin bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi hâlinde hem TCK 174/2’deki nitelikli hâl hem de koşulları varsa TCK 220 kapsamındaki örgüt suçu ayrı ayrı gündeme gelebilir.
TCK 174/2’nin, amaç suçla birlikte uygulanabilirliği Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/2552 Esas ve 2018/184 Karar sayılı kararında da onanmıştır; kararda, Anayasayı ihlal suçuna teşebbüs eden sanığın aynı zamanda TCK 174/1-2 kapsamında örgüt faaliyeti çerçevesinde artırımlı olarak da cezalandırılabileceği kabul edilmiş, ayrıca 02.12.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle TCK 174’te yapılan değişikliğin sanık aleyhine sonuç doğurduğu tespit edilerek lehe kanunun zaman bakımından uygulanması ilkesi hatırlatılmıştır.
Bu değişiklikle madde metnindeki hapis cezası alt sınırı üç yıldan dört yıla yükseltilmiş, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen fiillerdeki artırım oranı “yarısı” ifadesinden “bir kat”a çıkarılmış ve malzeme-teçhizat temini fıkrası bugünkü kapsamlı hâlini almıştır. Bu nedenle 02.12.2016 tarihinden önce işlenen fiiller bakımından, sanık lehine olan eski hüküm uygulanmaya devam eder.
Önemsiz Tür ve Miktarda Patlayıcı Madde
TCK 174/3, önemsiz tür ve miktarda patlayıcı maddeyi satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, kullanılış amacı da gözetilerek bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunacağını öngörmüştür. Bu fıkra, birinci fıkradaki ağır yaptırıma nazaran önemli bir istisna niteliğindedir ve maddenin niceliği ile kullanılış amacının birlikte değerlendirilmesini gerektirir.
Uygulamada mahkemeler, ele geçirilen maddenin miktarını, bir bütün olarak zarar doğurma kapasitesini ve failin bu maddeyi hangi amaçla bulundurduğunu somut olayın koşullarına göre değerlendirerek TCK 174/1 mi yoksa TCK 174/3 mü uygulanacağına karar vermektedir; bu değerlendirme, çoğunlukla bilirkişi incelemesine dayanır.
Suçun Maddi Delili ve İspat Standardı: Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi
TCK 174 soyut tehlike suçu olduğundan, ele geçirilen maddenin failin zilyetliğinde veya tasarrufunda bulunduğunun kesin biçimde ispatlanması özel bir önem taşır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2016/1129 Esas ve 2021/23 Karar sayılı kararında, bir güvenlik güçleri servis aracına yönelik silahlı ve el bombalı saldırıya katıldığı iddia edilen sanığın, ele geçirilen bombaları bizzat kendisinin taşıyıp taşımadığının veya attığının kesin olarak aydınlatılamaması karşısında TCK 174 yönünden kurulan mahkûmiyet hükmü bozulmuştur.
Kararda, gerçekleşme şekli şüpheli kalan veya tam olarak aydınlatılamayan olay ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, bu nedenle şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi suçundan sanığın mahkûmiyetine karar verilemeyeceği açıkça vurgulanmıştır. Bu karar, TCK 174 iddiasıyla yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda, maddenin faille irtibatının somut ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerektiğini gösteren güçlü bir emsaldir.
Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs: TCK 174’ün soyut tehlike suçu niteliği, suça teşebbüs hükümlerinin uygulama alanını daraltır; zira madde metninde sayılan seçimlik hareketlerin çoğu, gerçekleştirildiği anda suç tamamlanmış sayılır. Buna karşılık imal veya işleme gibi süreç gerektiren hareketlerde, elde olmayan nedenlerle tamamlanamayan fiiller teşebbüs aşamasında kalabilir.
İştirak ve Müşterek Faillik: Suça iştirak (şeriklik) hükümleri TCK 174 bakımından da geçerlidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2015/207 Esas ve 2017/351 Karar sayılı kararında ortaya konulduğu üzere, bir eylemde fiile hâkimiyet kurarak birlikte suç işleme kararını icraya katılan kişi, tehlikeli maddeyi bizzat taşımamış olsa dahi TCK’nın 37/1. maddesi kapsamında müşterek fail sıfatıyla sorumlu tutulabilir.
İçtima: TCK 174, suçların içtimaı bakımından çoğu zaman gerçek içtima kurallarına tabidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/757 Esas ve 2020/95 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, TCK 315/1’de düzenlenen örgüte silah sağlama suçu bileşik suç niteliğinde olmadığından, koşulları oluştuğunda TCK 174 ile birlikte ayrı ayrı uygulanabilir. Benzer şekilde Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/2552 Esas ve 2018/184 Karar sayılı kararında, TCK 174/1-2’nin amaç suç niteliğindeki Anayasayı ihlal suçuna teşebbüsle (TCK 309/2 delaletiyle) birlikte, araç suç olarak ayrıca uygulanabileceği kabul edilmiştir.
Diğer Suçlarla İlişkisi
- TCK 315 (Silah Sağlama): Örgütün faaliyetlerinde kullanılmak üzere silah veya patlayıcı temin, nakil veya depolama fiilleri TCK 315 kapsamında bağımsız bir suç olarak düzenlenmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/757 Esas ve 2020/95 Karar sayılı kararı uyarınca bu suç bileşik suç olmadığından TCK 174 ile gerçek içtima hâlinde birlikte uygulanabilir.
- TCK 314 (Silahlı Örgüt): Failin örgüt üyesi olması, TCK 174’ün uygulanmasını tek başına ortadan kaldırmaz; ancak somut olayda ele geçirilen maddenin örgüt üyeliğini kanıtlayan bir delil olarak mı yoksa TCK 174 kapsamında bağımsız bir suçun konusu olarak mı değerlendirileceği, yukarıda değinilen Ceza Genel Kurulu içtihadı çerçevesinde ayrı ayrı incelenmelidir.
- TCK 302 (Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozmak): Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2015/207 Esas ve 2017/351 Karar sayılı kararında görüldüğü üzere, TCK 174 kapsamındaki bir patlayıcı madde teminiyle işlenen fiil, aynı zamanda TCK 302 kapsamındaki amaç suçun araç suçu olarak da değerlendirilebilir.
- 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun: Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2012/35826 Esas ve 2013/25862 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, münhasıran ateşli silahlar mevzuatına konu olan maddeler (örneğin av tüfeği fişekleri) TCK 174 kapsamına girmez; bu maddeler için 6136 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik hükümleri uygulanır.
- Atom Enerjisi ile Patlamaya Sebebiyet Verme Suçu (TCK 173) ve Radyasyon Yayma Suçu (TCK 172): Bu suçlar, nükleer ve radyoaktif maddelerin fiilen zarar veya somut tehlike doğurduğu hâllerde gündeme gelirken, TCK 174 bu maddelerin izinsiz bulundurulmasını, herhangi bir zarar veya somut tehlike aranmaksızın, daha erken bir aşamada cezalandırır.
Yaptırım, Soruşturma ve Kovuşturma
TCK 174/1 uyarınca temel şeklin cezası dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. TCK 174/2 uyarınca fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ceza bir kat artırılır. TCK 174/3 uyarınca önemsiz tür ve miktarda patlayıcı maddenin satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması hâlinde ise fail hakkında, kullanılış amacı da gözetilerek bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Suç şikâyete bağlı değildir; savcılık öğrenir öğrenmez resen soruşturma yürütür. Öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alındığında, temel şekli bakımından görevli mahkeme ağır ceza mahkemesi, hafifletici hal (TCK 174/3) bakımından ise asliye ceza mahkemesi olabilir; görevli mahkeme isnat edilen fıkraya göre belirlenir. Suçun kanuni metni için mevzuat.gov.tr üzerindeki Türk Ceza Kanunu metnine başvurulabilir. Soruşturma aşamasında ele geçirilen maddeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, maddenin niteliğinin, tür ve miktarının ve TCK 174 kapsamına girip girmediğinin belirlenmesi bakımından uygulamada zorunlu bir aşamadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması suçunun cezası nedir?
Temel şeklinde dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ceza bir kat artırılır; önemsiz tür ve miktarda patlayıcı madde bulundurulması hâlinde ise ceza bir yıla kadar hapistir.
TCK 174 yalnızca patlayıcı maddeleri mi kapsar?
Hayır. Madde; patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal ve biyolojik maddeleri kapsadığı gibi, bu maddelerin imal veya kullanımında gerekli olan malzeme ve teçhizatın izinsiz temin edilmesini de aynı ceza ile cezalandırır.
Ruhsatlı veya izinli olarak bulundurulan maddeler suç kapsamına girer mi?
Girmez. Yetkili makamlardan usulüne uygun izin alınmış olması hâlinde fiil hukuka uygun hâle gelir; izin, suçun kurucu unsurudur ve bu unsurun gerçekleşmemesi hâlinde TCK 174 uygulanmaz.
Sırf molotof kokteyl bulundurmak bu suçu oluşturur mu?
Evet. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/757 Esas ve 2020/95 Karar sayılı kararında, sırf molotof kokteyllerinin bile TCK’nın 174/1. maddesindeki suçu oluşturacağı; hatta el yapımı patlayıcı düzeneğin henüz tam olarak hazırlanmamış (örneğin fünyesinin takılmamış) olmasının dahi suçun oluşumuna engel olmayacağı açıkça belirtilmiştir.
Ele geçirilen madde ile fail arasındaki bağ ispatlanamazsa ne olur?
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2016/1129 Esas ve 2021/23 Karar sayılı kararında ortaya konulduğu üzere, ele geçirilen maddenin failin fiiliyle bağlantısının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulamadığı durumlarda şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca mahkûmiyet kurulamaz; bu tür olaylarda beraat kararı verilmesi gerekir.
Örgüt üyesi olan bir kişi hem örgüt üyeliğinden hem de TCK 174’ten cezalandırılabilir mi?
Evet, koşulları oluştuğunda cezalandırılabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/757 Esas ve 2020/95 Karar sayılı kararına göre TCK 315/1’de düzenlenen örgüte silah sağlama suçu bileşik suç niteliğinde olmadığından, gerçek içtima kuralları çerçevesinde TCK 174 ile birlikte ayrı ayrı uygulanabilir.
Bir bombalı saldırıya bizzat bombayı taşımadan öncülük eden kişi TCK 174’ten sorumlu tutulabilir mi?
Evet. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2015/207 Esas ve 2017/351 Karar sayılı kararında, fiile hâkimiyet kurarak birlikte suç işleme kararının icrasına katılan kişinin, maddeyi bizzat taşımamış olsa dahi TCK’nın 37/1. maddesi uyarınca müşterek fail sıfatıyla TCK 174’ten sorumlu tutulabileceği kabul edilmiştir.
Av tüfeği fişekleri TCK 174 kapsamına girer mi?
Girmez. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2012/35826 Esas ve 2013/25862 Karar sayılı kararında, av tüfeği fişeklerinin TCK 174/1 kapsamına giren maddelerden olmadığı, bu fişeklerin 6136 sayılı Kanun’a dayalı mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Kanunda 2016 yılında bir değişiklik yapıldı mı?
Evet. 02.12.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle TCK 174’te değişiklik yapılmış, hapis cezasının alt sınırı üç yıldan dört yıla yükseltilmiş ve örgüt faaliyeti çerçevesindeki artırım oranı “yarısı”ndan “bir kat”a çıkarılmıştır. Bu tarihten önce işlenen fiiller bakımından, lehe kanun ilkesi gereği eski hüküm uygulanmaya devam eder.
TCK 174 şikâyete tabi bir suç mudur?
Hayır. Suç resen soruşturulur ve kovuşturulur, şikâyete bağlı değildir; bu nedenle uzlaştırma kapsamı dışındadır.
Önemsiz tür ve miktarda patlayıcı madde ne anlama gelir?
TCK 174/3 kapsamında bu değerlendirme, ele geçirilen maddenin niceliği ile failin bulundurma amacının birlikte incelenmesini gerektirir. Uygulamada bu tespit, bilirkişi incelemesi sonucunda mahkeme tarafından somut olayın koşullarına göre yapılır.
Bu suçtan hangi mahkeme yargılama yapar?
Öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alındığında görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak, ceza hukuku alanında dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.
Av. Sinan Karabacak – Cep Tel: +90 535 671 88 95

