|

Suçta Tekerrür (TCK-58)

tekerrür

Suçta tekerrür, Türk Ceza Kanunu’nun güvenlik tedbirleri arasında düzenlediği önemli bir kurum olup, önceki bir mahkûmiyetten sonra yeniden suç işleyen kişiye mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasını sağlar. Bu rehberde suçta tekerrürü; kapsamı, süresi ve sonuçları bakımından ele alıyoruz. Konu, Türk Ceza Kanunu Genel Hükümler içinde düzenlenen güvenlik tedbirleri arasında yer alır.

Suçta Tekerrür Nedir? (TCK 58)

Suçta tekerrür, TCK 58’de düzenlenmiştir. Önceden işlenen bir suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suç işlenmesi hâlinde tekerrür hükümleri uygulanır. Tekerrürün söz konusu olabilmesi için önceki cezanın infaz edilmiş olması şart değildir; önceki hükmün kesinleşmiş olması yeterlidir. Tekerrür, kişinin ilk mahkûmiyete rağmen suç işlemeye devam etmesindeki tehlikeliliği esas aldığından, bir güvenlik tedbiri olarak düzenlenmiştir ve failin cezasını değil, cezanın infaz biçimini etkiler.

Tekerrürün Şartları ve Süreleri

Bir olayda tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için birkaç şartın bir arada gerçekleşmesi gerekir:

  • Önceki suçtan kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmalıdır: Tekerrürün temeli, daha önce işlenen bir suçtan dolayı verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmüdür. Bu hükmün ceza olarak infaz edilmiş olması şart değildir; kesinleşmiş olması yeterlidir.
  • Hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suç işlenmelidir: İkinci suç, ilk hükmün kesinleşmesinden sonra işlenmiş olmalıdır. Kesinleşmeden önce işlenen suçlar tekerrüre esas olmaz.
  • Kanuni süreler geçmemiş olmalıdır: Aşağıda açıklanan tekerrür süreleri içinde yeni suç işlenmelidir; süre geçtikten sonra işlenen suçlarda tekerrür uygulanmaz.
  • Suçlar aynı türden olmalıdır: Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında tekerrür hükümleri işlemez; tekerrürden söz edebilmek için her iki suçun da kasten veya taksirle işlenmiş olması, yani aynı kusur türünü taşıması gerekir.

Tekerrür süreleri, önceki mahkûmiyetin ağırlığına göre belirlenir. Önceki suçtan beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl; beş yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasına mahkûmiyet hâlinde ise üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlarda tekerrür uygulanmaz. Bu süreler, kişinin geçmiş mahkûmiyetinin sonsuza kadar aleyhine kullanılmasını engelleyen bir güvence niteliğindedir.

Tekerrür Hükümlerinin Uygulanmayacağı Haller

Tekerrür hükümleri her mahkûmiyette otomatik olarak uygulanmaz. Türk Ceza Kanunu, tekerrürün işlemeyeceği hâlleri açıkça belirlemiştir. Aşağıdaki tablo, tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağı başlıca durumları özetlemektedir:

DurumAçıklama
Sürenin geçmesiÖnceki ceza 5 yıldan fazla hapisse infazdan itibaren 5 yıl, 5 yıl/daha az hapis ya da adli para cezasıysa 3 yıl geçtikten sonra işlenen suçlarda
Kasıtlı–taksirli suç ayrımıKasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında tekerrür işlemez
Askerî suçlarSırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür uygulanmaz
Yaş küçüklüğüFiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış kişilerin işlediği suçlarda
Yabancı mahkeme hükmüKasten öldürme, yağma, uyuşturucu ticareti gibi belirli ağır suçlar hariç, yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz

Bu istisnaların doğru değerlendirilmesi büyük önem taşır; çünkü tekerrür uygulanıp uygulanmaması, hükümlünün cezasının hangi infaz rejimine göre çektirileceğini doğrudan belirler. Örneğin önceki mahkûmiyetin üzerinden gerekli sürenin geçtiğinin ortaya konması, tekerrürün ağır sonuçlarının uygulanmasını engelleyebilir.

TCK-58 Tekerrür Hükümleri

  • Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
  • Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
  • Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
  • Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.
  • Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz.
  • Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.
  • Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.
  • Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
  • Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir.
  • Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır.
  • Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.

Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi

Tekerrür hâlinde hükmolunan ceza, doğrudan cezanın miktarını artırmaz; ancak cezanın infaz biçimini ağırlaştırır. Tekerrür hâlinde ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Bu rejimin başlıca sonuçları şunlardır:

  • Daha uzun koşullu salıverilme süresi: Mükerrir hükümlünün koşullu salıverilmeden yararlanabilmesi için cezaevinde geçirmesi gereken süre, mükerrir olmayanlara göre daha uzundur.
  • İnfaz sonrası denetimli serbestlik: Mükerrir hakkında, cezanın infazından sonra ayrıca denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
  • Seçimlik cezada hapis zorunluluğu: Sonraki suça ilişkin kanun maddesinde hapis ile adli para cezası seçenek olarak öngörülmüşse, tekerrür hâlinde hapis cezasına hükmolunur.
  • Kararda gösterilme: Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infaz sonrası denetimli serbestliğin uygulanacağı, mahkûmiyet kararında açıkça belirtilir.

Mükerrirlere Özgü infaz Rejimi

Mükerrirlere özgü infaz rejimi 5275 Sayılı Ceza ve Ceza Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun‘un 108’inci maddesinde düzenlenmiştir.

  • Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuz dokuz yılının,
  • Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan müebbet hapis cezasının otuz üç yılının,
  • Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuz iki yılının,
  • Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan süreli hapis cezasının üçte ikisinin,

İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. Ancak, koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır.

  • Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz.
  • İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak uygulanır.
  • İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler.
  • İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.
  • Cezanın infazı tamamlandıktan sonra devam eden denetim süresi içinde, bu madde hükümlerine göre kendilerine yüklenen yükümlülüklere ve yasaklara aykırı hareket eden mükerrirler, infaz hâkimi kararı ile disiplin hapsine tabi tutulur. Disiplin hapsinin süresi on beş günden az ve üç aydan fazla olamaz.

Yukarıdaki açıklamaları özetlemek gerekirse:

  • Koşullu Salıverilme Oranı: İlk kez mükerrir olanlar (tek mükerrir) cezalarının 2/3’ünü ceza infaz kurumunda iyi halli olarak geçirmeleri halinde koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. (Bu oran kural olarak 1/2’dir)

  • İkinci Kez Tekerrür (Çift Mükerrir): Daha önce mükerrir sayılmasına neden olan suçu işledikten sonra tekrar suç işleyen kişilere çift mükerrir denir. Yapılan kanuni düzenlemelerle çift mükerrirlerin koşullu salıverilme oranı 3/4 olarak uygulanmaktadır.

  • Denetimli Serbestlik: Mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çekilen cezanın infazından sonra, denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre kural olarak en az 1 yıl olup 5 yıla kadar uzatılabilir.

  • Açık Cezaevine Geçiş: Tek mükerrirler, terör ve örgütlü suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar hariç açık cezaevine ayrılabilirler. Ancak ikinci kez mükerrir olanların açık ceza infaz kurumuna geçiş hakları bulunmamaktadır.

  • Kapsam Dışı Haller: Suçu işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olanlar, kabahatler veya disiplin suçları nedeniyle mahkum olanlar hakkında tekerrür hükümleri ve dolayısıyla bu infaz rejimi uygulanmaz.

Aynı infaz rejimi yalnızca mükerrirler için değil; itiyadi suçlu (bir yıl içinde farklı zamanlarda ikiden fazla suç işleyen), suçu meslek edinen kişi ve örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanır. Bu sonuçların ağırlığı nedeniyle, tekerrüre esas alınan önceki mahkûmiyetin niteliğinin ve sürelerin doğru değerlendirilmesi büyük önem taşır; bu değerlendirmelerin deneyimli bir ceza avukatından hukuki destek alınarak yapılması önerilir.

Konu ile İlgili Yargıtay Kararları ve Karar Analizleri

Tekerrür Uygulamasında Esas Alınan İlamın Hükümde Açıkça Gösterilmesi Zorunlu Olmayıp Bu Husus İnfaz Aşamasında Belirlenebilir

Yargıtay 13. Ceza Dairesi, 2013/13051 E. – 2015/2433 K., 29.01.2015 T.

Kararın Özeti

İlk derece mahkemesi, nitelikli hırsızlık suçundan yargıladığı sanığı hapis cezası ile cezalandırmış ve adli sicil kaydındaki mahkûmiyetleri nedeniyle cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar vermiştir. Adalet Bakanlığı, sanığın sicilinde birden fazla sabıkası bulunması karşısında, infazda koşullu salıverilme süresine eklenecek miktarın belirlenmesi (en ağır cezanın tespiti) ve denetlenebilirlik açısından hangi ilamın tekerrüre esas alındığının hükümde net olarak gösterilmemesini gerekçe göstererek kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. İhbarı değerlendiren Yargıtay 13. Ceza Dairesi; Türk Ceza Kanunu’nda tekerrüre esas ilamın hükümde açıkça yazılmasını emreden bir kural bulunmadığını, birden fazla mahkûmiyet olması halinde en ağırının infaz aşamasında savcılıkça dikkate alınabileceğini belirterek kanun yararına bozma talebini oy birliğiyle reddetmiştir.

Yargıtayın Gerekçesi

Yargıtayın ret gerekçesi, maddi ceza normları ile infaz hukuku kurallarının somut ayrımına dayanmaktadır. 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinde, tekerrür hükümlerinin uygulanması için sabıka kaydındaki belirli bir ilamın kararda açıkça belirtilmesi gerektiğine dair şekli bir şart yer almamaktadır. Mükerrirlere özgü infaz rejimi ise asıl olarak 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinde şekillenir. Bu maddenin ikinci fıkrası, tekerrür nedeniyle koşullu salıverilme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağını hükme bağlar; üçüncü fıkrası ise ikinci defa tekerrür halinde koşullu salıverilme yasağı getirir. Yargıtay, bu yasal mevzuatı birlikte yorumlayarak, mahkemenin sanık hakkında genel olarak tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar vermesini yeterli bulmuştur. Eğer sanığın birden fazla sabıkası varsa, infaz aşamasında bu ilamlardan en ağır olanının hangisi olduğu net biçimde tespit edilebileceğinden, hükümde tek tek ilam belirtilmemiş olması esasa etkili bir hukuka aykırılık oluşturmaz.

“Bahsolunan kanuni düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, hükümde tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmesine gerek olmadığı, bu durumun infaz aşamasında gözetilebileceği, sanık hakkında birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde ise, bunlardan en ağırının infaz aşamasında tekerrüre esas alınması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.”

Değerlendirme

Bu karar, ceza muhakemesinde pratiklik, sadelik ve yargılamanın evreleri arasındaki yetki paylaşımı açısından oldukça işlevsel bir yaklaşımı somutlaştırmaktadır. Uygulamada, ilk derece mahkemelerinin tekerrür uygularken sanığın adli sicilindeki ilam sayısını, tarihini ve mahkeme esas/karar numaralarını karara uzun uzadıya yazmaları sıkça rastlanan bir durumdur. Adalet Bakanlığının bozma istemi de infazda ortaya çıkabilecek duraksamaları (örneğin sonraki aşamalarda ikinci kez tekerrürün tespiti veya infaz süresi hesabı) peşinen önleme amacına matuftur. Ancak Yargıtay, kanunda açık bir zorunluluk bulunmadığı müddetçe mahkemelere bu tür şekli yükümlülükler yüklenmemesi gerektiğinin altını çizmiştir. İlamın seçilmesi ve ceza miktarının hesaplanması teknik bir infaz işlemidir ve infaz savcılığının yetki ile sorumluluğundadır. Mahkemenin sanığın “mükerrir” olduğunu tespit edip bu rejimi tetiklemesi yeterlidir; detaylandırma işi infaz masasına bırakılarak gereksiz bozma kararlarının önüne geçilmiştir.

Yargıtay 13. Ceza Dairesi, 2013/13051 E. – 2015/2433 K., 29.01.2015 T. Tam Metni

“İçtihat Metni”


Nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b, 37/1 ve 35. maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/6. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair, Asliye Ceza Mahkemesinin 06/10/2011 tarihli ve 2011/161 esas, 2011/441 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 13/03/2013 tarih ve 2013/4191/17178 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/04/2013 tarih ve 2013/101652 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE
Sanığın adlî sicil kaydında birden fazla hükümlülüğünün bulunması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesine göre tekerrür uygulaması yapılırken, tekerrürün koşullarının varlığının, sanık hakkında kaçıncı kez tekerrür hükümlerinin uygulandığının ve hükümlünün cezaevinde kalacağı süreye eklenecek miktarın belirlenmesi açısından, 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olmayacağını öngören 108. maddesinin ikinci fıkrası gözetilmeksizin, hangi hükümlülüğün tekerrüre esas alındığının denetime imkân verecek ve duraksamaya yol açmayacak şekilde karar yerinde açıklanmamasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek nitelikte birden fazla mahkumiyet ilamı bulunan sanık … hakkında tekerrür hükmünü uygulayan yerel mahkemece hangi ilamın tekerrüre esas aldığının gösterilmediği anlaşılmaktadır.
Ayrıntısına Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 gün ve 1302-309 sayılı kararı başta olmak üzere birçok kararında yer verildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nun 58. maddesinde tekerrüre esas alınan ilamın açıkça kararda gösterilmesi gerektiğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.Mükerirlere özgü infaz rejimi, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunda düzenlenmiş olup, “Mükerirlere Özgü İnfaz Rejimi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri” başlıklı 108. maddesinin 2. fıkrasında ; “Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz” hükmüne yer verilmiş, 1. fıkrasının (c) bendine göre ise mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler hakkında infaz koşulları ağırlaştırılarak koşullu salıverilme süresi, süreli hapis cezasında cezanın dörtte üçü olarak belirlenmiştir.
Ayrıca, aynı maddenin 3.fıkrasında “İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez” düzenlemesine yer verilmiştir. Sanık hakkında birinci tekerrür şartlarının oluşması nedeniyle tekerrür hükümleri uygulandıktan ve bu tekerrür uygulanan mahkumiyet kesinleştikten sonra, yeniden tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir suçun işlenmesi halinde ikinci defa tekerrür hükümleri uygulanacak ve hükümlü artık şartlı salıvermeden yararlanamayacaktır.

Bahsolunan kanuni düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, hükümde tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmesine gerek olmadığı, bu durumun infaz aşamasında gözetilebileceği, sanık hakkında birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde ise, bunlardan en ağırının infaz aşamasında tekerrüre esas alınması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu itibarla, yerel mahkemenin sanık … hakkında mükerrirere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verirken tekerrüre esas alınan ilamı kararda göstermemesinde bir isabetsizlik bulunmadığından kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, 29/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlk Tekerrür Hükmü İçeren Mahkûmiyet Sonrası İşlenen Yeni Suçta İkinci Kez Tekerrür Hükümleri Uygulanır ve Sanık Koşullu Salıverilmeden Yararlanamaz

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, Esas: 2015/292 – Karar: 2015/1134, Tarih: 28.04.2015

Kararın Özeti

Hakaret suçundan yargılanan sanık hakkında ilk derece mahkemesince hapis cezası verilmiş ve sabıkasındaki adli sicil kayıtları dikkate alınarak TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. Mahkeme ayrıca, infaz aşamasında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (CGTİK) 108/3. maddesinin uygulanması amacıyla sanığın “ikinci kez mükerrir” olduğunu hükümde tayin ve tespit etmiştir. Adalet Bakanlığı, sanığın sabıka kaydındaki en ağır cezayı içeren ilamın (20 yıl 1 gün hapis cezası veren Ağır Ceza Mahkemesi ilamı) tekerrüre esas alınması gerektiği, bu durum gözetildiğinde sanık hakkında doğrudan ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Dosyayı inceleyen Yargıtay 18. Ceza Dairesi, sanığın sabıkasında yer alan Asliye Ceza Mahkemesi ilamında zaten Ağır Ceza Mahkemesi ilamı gerekçe gösterilerek ilk kez tekerrür hükmünün uygulandığını ve bu kararın kesinleştiğini saptamıştır. Bu ilk tekerrürlü mahkûmiyetten sonra sanığın yeniden suç işlemesi nedeniyle artık ikinci kez tekerrür koşullarının oluştuğunu belirten Daire, yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bularak kanun yararına bozma talebini oy birliğiyle reddetmiştir.

Yargıtayın Gerekçesi

Yargıtayın ret gerekçesi, TCK’nın 58. maddesi ile CGTİK’nın 108. maddesinin sistematik ve kronolojik olarak birlikte yorumlanmasına dayanmaktadır. Kanun yararına bozma isteminde ileri sürülen “en ağır cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması gerektiği” yönündeki görüşe karşılık Daire; CGTİK’nın 108. maddesinde genel olarak en ağır cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınacağına dair mutlak bir hüküm bulunmadığını, bu kuralın sadece ilk tekerrürde koşullu salıverilme süresine eklenecek miktarın tespitiyle (CGTİK m. 108/2) ilgili olduğunu vurgulamıştır. Somut olayda sanık hakkında daha önce bir kez tekerrür hükümleri uygulanmış ve bu rejim altında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmiştir. Kesinleşmeden sonra işlenen yeni suç yönünden ise kanunun açıkça farklı bir hukuki sonuç bağladığı “ikinci defa tekerrür” (CGTİK m. 108/3) kuralları devreye girmektedir. Yargıtay, tekerrüre dayanak oluşturacak sabıkalar belirlenirken öncelikle tekerrürün kaçıncı kez uygulanacağının saptanması gerektiği, eğer ikinci kez uygulama koşulu varsa, sanık hakkında ilk kez tekerrür uygulanan o ilamın (Asliye Ceza Mahkemesi ilamının) yeni hükme esas alınmasının hukuka uygun olduğunu belirtmiştir.

“Tekerrüre dayanak oluşturan ilam belirlenirken öncelikle tekerrür hükümlerinin sanık hakkında kaçıncı kez uygulanacağının saptanması ve ikinci kez uygulanması gerektiği sonucuna ulaşıldığı takdirde sanık hakkında ilk kez tekerrür hükümlerinin uygulandığı ilamın tekerrüre esas alınması gerekmektedir.”

Değerlendirme

Bu karar, ceza ve infaz hukukunda “mükerrirlik” kurumunun kademeli yapısını ve sanığın ıslah olmazlık eğilimini cezalandıran ceza siyasetini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma ihbarnamesindeki mantık, sanığın adli sicilindeki en yüksek süreli cezaya odaklanarak mekanik bir kıyas yapmaktadır. Ancak ceza adaleti, sanığın hukuki geçmişindeki kronolojik süreci ve adli uyarılara verdiği tepkiyi inceler. Sanık, Ağır Ceza Mahkemesinde aldığı büyük cezadan sonra bir suç daha işlemiş ve Asliye Ceza Mahkemesi sanığı “ilk kez mükerrir” sayarak uyarmıştır. Sanık buna rağmen durmamış ve hakaret suçunu işleyerek üçüncü kez ceza adaletinin karşısına çıkmıştır. Yargıtay, bu aşamada halen ilk suçtaki ağır cezaya dönülüp sanığa ilk kez mükerrirmiş gibi muamele yapılmasını reddetmiştir. Eğer sanık hakkında daha önce tekerrür uygulanmış bir ilam kesinleşmişse, sonraki suçta doğrudan “ikinci kez tekerrür” hükümleri uygulanır ve bu durum infaz aşamasında sanığın koşullu salıverilme hakkını tamamen ortadan kaldırır. Karar, bu yönüyle mükerrirlere özgü infaz rejiminin aşamalarını saptayan çok önemli bir kılavuz niteliğindedir.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, Esas: 2015/292 – Karar: 2015/1134, Tarih: 28.04.2015 Tam Metni

“İçtihat Metni”
Hakaret suçundan sanık …’ın, TCK’nın 125/l-3.a maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 58/6. maddesi gereğince sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve infaz sırasında CGTİK’nın 108/3. maddesi uygulanması açısından sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun tayin ve tespitine dair, … Sulh Ceza Mahkemesinin 16/04/2013 tarih ve 2012/948 esas, 2013/505 sayılı kararının,… Bakanlığı tarafından Kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/02/2015 gün ve 45626 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında: “Sanığın adli sicil kaydında birden fazla hükümlülüğünün bulunması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesine göre tekerrür uygulaması yapılırken, tekerrürün koşullarının varlığının, sanık hakkında kaçıncı kez tekerrür hükümlerinin uygulandığının ve hükümlünün cezaevinde kalacağı süreye eklenecek miktarın belirlenmesi açısından, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un tekerrür nedeniyle koşullu salıverilme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olmayacağını öngören 108. maddesinin ikinci fıkrası nazara alınarak, … Ağır Ceza Mahkemesinin 24/12/2003 tarihli ve 2003/130 esas, 2003/424 sayılı kararının en ağır cezayı kapsaması nedeniyle tekerrüre esas alınması gerektiği, bu haliyle değerlendirildiğinde sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
TCK’nın “suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular” başlıklı 58. maddesinde; “(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez. (2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz…(6) Tekerrür hâlinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. (7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir…”.
CGTİK’nın 108. maddesinin 1. fıkrasında “Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının, b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının, c) Süreli hapis cezasının dörtte üçünün, infaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. 2. fıkrasında “Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz.” 3. fıkrasında ise “İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez.” hükümleri yer almaktadır.

Bu düzenlemelere göre, tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceden işlenen bir suç nedeniyle mahkum edilmiş olma, bu hükmün kesinleşmesinden sonra yeni bir suçun işlenmesi ve yeni suçun belirli süreler içerisinde işlenmesi yeterli olup, cezanın infaz edilmiş olmasına gerek bulunmamaktadır.
CGTİK’nın 108. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında ilk kez tekerrür halinde infaz edilecek ceza miktarıyla ilgili hükümlere ve 3. fıkrasında ise “ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez” düzenlemesine yer verilmiştir. CGTİK’nın 108. maddesinde genel olarak en ağır cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasında yalnızca koşullu salıverilme süresine eklenecek miktarın tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağı belirtilmiştir. Birinci tekerrür şartlarının oluşması nedeniyle tekerrür hükümleri uygulandıktan ve tekerrür uygulanan mahkûmiyet kesinleştikten sonra, yeniden tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir suçun işlenmesi halinde CGTİK’nın 108/3. maddesi uygulanacağından hükümlünün koşullu salıverilmeden yararlanması söz konusu olmayacaktır.
CGTİK’nın 108. maddesinde mükerrirlere özgü infaz rejimiyle ilgili olarak tekerrür hükümlerinin ilk ve ikinci kez uygulanması açısından farklı sonuçlar öngörülmüştür. Bu durumda her bir somut olay yönünden tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve kaçıncı kez uygulanması gerektiğinin saptanması gerekmektedir.
İnceleme konusu somut olayda; mahkemece tekerrüre esas alınan ilamlar incelendiğinde, …. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24/12/2003 tarih ve 2003/130-424 karar sayılı ilamı ile adam öldürme suçundan, sanığa 20 yıl 1 gün ağır hapis cezası verildiği, kararın 28/09/2004 tarihinde kesinleştiği, yine … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20/11/2007 tarih ve 2007/263-476 karar sayılı ilamı ile kamu malına zarar verme suçundan hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis cezasının, …. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24/12/2003 tarih ve 2003/130-424 karar sayılı ilamı esas alınarak TCK’nın 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 08/04/2010 tarihinde kesinleştiği, yeni suçun ise 30/04/2012 tarihinde işlendiği anlaşılmaktadır. Buna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması koşullarının gerçekleştiği görülmektedir. Bu saptamadan sonra sanık hakkında tekerrür hükümlerinin ikinci kez uygulanıp uygulanmayacağı belirlenmelidir. … Asliye Ceza Mahkemesince kurulan 20/11/2007 tarihli hükümde TCK’nın 58/6. maddesinin ilk kez uygulanmasına karar verildikten sonra sanığın incelenen dosyaya konu yeni bir suç işlediği ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin ikinci kez uygulanması koşullarının bulunduğu tespit edilmiştir. Tekerrüre dayanak oluşturan ilam belirlenirken öncelikle tekerrür hükümlerinin sanık hakkında kaçıncı kez uygulanacağının saptanması ve ikinci kez uygulanması gerektiği sonucuna ulaşıldığı takdirde sanık hakkında ilk kez tekerrür hükümlerinin uygulandığı ilamın tekerrüre esas alınması gerekmektedir. Mahkemece, ikinci kez tekerrürün koşullarını taşıyan … Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2007 tarih ve 2007/263-476 sayılı ilamının, CGTİK’nın 108/3. maddesinin uygulamaya esas alınmasında hukuka aykırılık görülmemiştir
Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/02/2015 tarih ve 2015/45626 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilen… Bakanlığının 29/01/2015 tarih ve 94660652-105-55-10803-2014-2361/6921 sayılı Kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, 28/04/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İkinci Kez Tekerrür Hükümlerinin Uygulanabilmesi İçin İlk Tekerrürlü Mahkûmiyetin İnfaz Edilmiş Olması Şart Olmayıp Hükmün Kesinleşmesi Yeterlidir

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas: 2022/245 – Karar: 2023/71, Tarih: 08.02.2023

Kararın Özeti

İlk derece mahkemesi, nitelikli yağma suçundan yargıladığı sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurarken adli sicil kayıtlarında daha önceden TCK’nın 58. maddesi (mükerrirlere özgü infaz rejimi) uygulanmış kesinleşmiş ilamlar bulunması sebebiyle, cezalarının “ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine” göre çektirilmesine karar vermiştir. Bu karar Özel Dairece onanmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 5275 sayılı Kanun’un 108/3. maddesindeki ikinci kez tekerrür (koşullu salıverilmeme) hükmünün uygulanabilmesi için, sanıklar hakkındaki ilk tekerrürlü cezanın yeni suç tarihinden önce tamamen infaz edilmiş olması gerektiğini savunarak itiraz kanun yoluna başvurmuştur. Başsavcılık, somut olayda sanıklardan birinin ilk tekerrürlü cezasının suç tarihinden sonra infaz edildiğini, diğerinin ise infazına dair kayıt bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Uyuşmazlığı inceleyen Yargıtay Ceza Genel Kurulu, ikinci kez tekerrür uygulaması için ilk tekerrürlü cezanın infaz edilmiş olması şartının aranmadığını, hükmün kesinleşmesinin ve kesinleşmeden sonra yeni suçun işlenmesinin yeterli olduğunu vurgulayarak Başsavcılığın itirazını oy birliğiyle reddetmiştir.

Yargıtayın Gerekçesi

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ret gerekçesi, Türk Ceza Kanunu ile İnfaz Kanunu arasındaki atıf ilişkisine ve yasal metinlerin lafzi yorumuna dayanmaktadır. 5275 sayılı İnfaz Kanunu’nun 108/3. maddesinde ikinci defa tekerrür halinde hükümlünün koşullu salıverilmeyeceği ve bu durumun hükümde belirtileceği düzenlenmiş, ancak ikinci kez tekerrürün şartları bu kanunda ayrıca sayılmamıştır. Bu nedenle kurumun esasına dair şartlar için TCK’nın 58. maddesine bakılmalıdır. TCK m. 58/1 ise çok açık bir şekilde “tekerrür hükümlerinin uygulanması için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez” kuralını koymuştur. Genel Kurul, kanun koyucunun ilk tekerrür için aramadığı “infaz edilme” şartını, ikinci kez tekerrür uygulaması için de aramadığı sonucuna varmıştır. Sanıklar yönünden tekerrüre esas alınan ilk derece mahkemesi kararları (ilk kez tekerrür içeren ilamlar) yeni suç tarihinden önce kesinleşmiştir. Dolayısıyla, bu cezaların fiilen infaz edilip edilmediğine bakılmaksızın, kesinleşmiş ilk tekerrürlü hükümden sonra yeniden kasıtlı suç işleyen sanıklar hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması hukuka uygundur.

“TCK’nın 58. maddesinin 1. fıkrasında da tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmesinin yeterli olduğunun ve ayrıca cezanın infazının gerekmediğinin açıkça düzenlendiği göz önünde bulundurulduğunda, ikinci kez mükerrerlik hükümlerinin uygulanabilmesi için tekerrüre esas alınan cezanın infaz edilmesinin gerekmediği… kabul edilmelidir.”

Değerlendirme

Bu karar, adli sicilinde mükerrirlere özgü infaz rejimi kararı bulunan sanıkların durumunu ağırlaştıran ve infaz hukukundaki belirsizlikleri gideren çok net bir kılavuzdur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, “koşullu salıverilme hakkının tamamen elinden alınması” gibi ağır bir sonucun doğabilmesini, sanığın ilk tekerrürlü ceza ile cezaevinde kalıp uslanmaması yani “infaz filtrelerinden geçmiş olmasına” bağlamak istemiştir. Ancak Ceza Genel Kurulu, kanunun lafzi ve sistematik yapısını korumayı tercih etmiştir. Kanun koyucu, sanığın adli makamlarca mükerrir sıfatıyla uyarılmasını (hükmün kesinleşmesini) yeterli görmüştür. Fail, hakkında “sen artık mükerrirsin, ayağını denk al” denilerek kesinleşmiş bir hüküm varken, bu ceza henüz infaz edilmeden veya infazı sürerken dahi yeni bir suç işliyorsa, ıslah olmaya niyeti olmadığını bizzat ortaya koymaktadır. Karar, ceza siyaseti açısından hırsızlık, yağma gibi kronikleşme eğilimi gösteren suç tiplerinde mükerrirlere karşı yasal yaptırımların tam ve tavizsiz uygulanmasını güvence altına almıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas: 2022/245 – Karar: 2023/71, Tarih: 08.02.2023 Tam Metni

“İçtihat Metni”

KARARI VEREN
YARGITAY DAİRESİ : 6. Ceza Dairesi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 1371-1669

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Nitelikli yağma suçundan sanıklar … ve …’in TCK’nın 149/1-c-h, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin … 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 23.03.2021 tarihli ve 378-153 sayılı hükümlerin, sanık … ve sanıklar müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince 09.06.2021 tarih ve 1371-1669 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bu hükümlerin de sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 12.10.2021 tarih ve 21746-15502 sayı ile onanmasına karar verilmiştir.
II. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 13.03.2022 tarih ve 13365 sayı ile; “…5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin 3. fıkrasındaki ‘ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlünün koşullu salıverilmeyeceğine’ ilişkin hükmün uygulanabilmesi için; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanıp 5275 sayılı Kanun’un 108/1. maddesi uyarınca infazı yapıldıktan sonra tekrar suç işlemesi hâlinde ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği, sanıklar hakkında ikinci kez tekerrür uygulamasına esas alınan hükümlerde yer alan birinci kez tekerrüre ait cezaların sanık itiraza konu suç tarihinden sonra infaz edildiği anlaşılmakla, hükümlülük kararında mükerrir olan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi gereğince ‘Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına’ karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, şartları oluşmadığı hâlde yazılı şekilde sanıkların 2. kez mükerrir oldukları belirtilerek 5275 sayılı Kanun’un 108/3. maddesinin uygulanmasına karar verilmesinin isabetsiz olduğu,” görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
CMK’nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 29.03.2022 tarih ve 2254-4709 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
III. UYUŞMAZLIK KONUSU
Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklar hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının, bu kapsamda ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için tekerrüre esas alınan mahkûmiyet hükmünün suç tarihinden önce infaz edilmiş olmasının gerekip gerekmediğinin belirlenmesine ilişkindir.
IV. OLAY VE OLGULAR
İncelenen dosya kapsamından;
09.06.2020 ve 10.06.2020 tarihli eylemleri nedeniyle sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 20.11.2020 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı ve Yerel Mahkemece aynı suçtan mahkûmiyet hükümleri kurulduğu,
Sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragrafta “Sanık …’in adli sicil kaydında yer alan … 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/734 esas 2019/1332 karar sayılı kararı ile verilen 6 ay hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, dikkate alındığında sanığın bu ilamı sebebiyle ikinci kez mükerrir bulunduğundan cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,” şeklinde,
Sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragrafta “Sanık …’in adli sicil kaydında yer alan … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/476 esas 2018/445 karar sayılı kararı ile verilen 11 ay 20 gün hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, dikkate alındığında sanığın bu ilamı sebebiyle ikinci kez mükerrir bulunduğundan cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,” biçiminde,
Açıklamalara yer verildiği,
Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sistemi vasıtasıyla yapılan sorgulama sonucunda;
1- Sanık … hakkında;
a- … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2016 tarihli ve 257-678 sayılı kararı ile; 25.09.2011 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan TCK’nın 86/2, 62 ve 51. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine karar verildiği, söz konusu kararın 05.12.2016 tarihinde kesinleştiği ve 05.12.2017 tarihinde infaz edildiği,
b- … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2018 tarihli ve 476-445 sayılı kararı ile; 25.03.2017 tarihinde işlediği kamu görevlisine karşı hakaret suçundan TCK’nın 125/3-a, 125/4 ve 62. maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, “Sanık hakkında daha evvelce işlemiş olduğu … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/257 Esas – 2016/678 Karar sayılı ilamı ile verilmiş ve kesinleşmiş tekerrüre esas hapis cezası olduğu anlaşıldığından sanığın 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi kılınmasına ve sanık hakkında tayin olunan cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri altında tutulmasına,” şeklindeki gerekçe ile de hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, söz konusu kararın 04.09.2018 tarihinde kesinleştiği ve 20.02.2021 tarihinde infaz edildiği,
2- … hakkında;
a- … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2017 tarihli ve 353-603 sayılı kararı ile; 20.06.2013 tarihinde işlediği nitelikli hırsızlık suçundan TCK’nın 142/1-b, 168/2 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 28.11.2017 tarihinde kesinleştiği ve 19.12.2018 tarihinde infaz edildiği,
b- … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2019 tarihli ve 734-1332 sayılı kararı ile; 22.06.2019 tarihinde işlediği hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan TCK’nın 292/1. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, “Sanığın … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2017 tarih, 2013/353 Esas, 2017/603 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu ilam nedeniyle mükerrir olduğundan 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca hükmolunan cezanın 1. defa mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108/4. maddesi uyarınca mükerrir sanık hakkında cezanın infazından sonra başlamak üzere denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,” şeklindeki gerekçe ile de hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, söz konusu kararın 07.04.2020 tarihinde kesinleştiği, bu cezanın infaz edildiğine dair ise bilgi bulunmadığı,
Anlaşılmaktadır.
V. GEREKÇE
A. İlgili Mevzuat
Tekerrür, 765 sayılı TCK’da cezanın artırım nedeni olarak öngörülmüş iken, yeni sistemde koşullu salıverilme süresini de etkileyecek şekilde bir infaz rejimi olarak düzenlenmiştir.
5237 sayılı TCK’nın “Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular” başlıklı 58. maddesi;
“(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
(3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.
(4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.
(5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.
(6) Tekerrür hâlinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
(7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir.
(8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır.
(9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir” şeklinde düzenlenmiştir,
Maddenin 1. fıkrasında önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmesinden sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanacağı, tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki hükmün kesinleşmesi ve ikinci suçun kesinleşmeden sonra işlenmesi yeterli olup cezanın infaz edilmiş olmasına gerek bulunmadığı belirtilmiştir. Kanun koyucu tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki cezanın infaz edilmesi şartını aramadığı hâlde, 2. fıkrada ise infazdan sonra belirli bir sürenin geçmesi hâlinde tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağını hüküm altına almıştır. Buna göre, beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına mahkûmiyet hâlinde ise cezanın infaz tarihinden itibaren üç yıl geçmekle tekerrür hükümleri uygulanmayacaktır.
Maddenin 4. fıkrasında tekerrüre esas alınamayacak suçlar sayılmış, 5. fıkrasında ise fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış kişiler hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı belirtilmiştir.
Maddenin 3 ve 6. fıkralarında mükerrirliğin sonuçları düzenlenmiş, 3. fıkrada sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis ve para cezası öngörülmesi durumunda hapis cezasının seçilmesi gerektiği, 6. fıkrasında ise hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması gerektiği belirtildikten sonra, 7. fıkrada bu durumun kararda açıkça gösterilmesi gerektiği düzenlenmiş, 8. fıkrada mükerrirlere özgü infazın ve denetimli serbestlik tedbirin kanunda gösterilen şekilde yapılması gerektiği belirtilmiştir. Mükerrirlere özgü infaz rejiminin nasıl yapılacağı ise TCK’nın 58/8. maddesi yollaması ile 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesinde gösterilmiştir.
5275 sayılı Kanun’un suç tarihinde yürürlükte bulunan “Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri” başlıklı 108. maddesi ise;
“(1) Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının,
b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının,
c) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki yılının,
d) Süreli hapis cezasının üçte ikisinin,
İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. Ancak, koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır.
(2) Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz.
(3) İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez. Hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağı hükümde belirtilir.
(4) İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler.
(5) Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır.
(6) İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
5275 sayılı Kanun’un 108. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejimi; özel bir infaz rejimi olmayıp tekerrür veya özel tehlikeli suçluluk hâllerinde hükümlünün şartlı salıverilmeden yararlanabilmesi için infaz kurumunda geçirmesi gereken süreyi uzatan özel bir durumdur. Mükerrirlere özgü infaz rejimi, 5275 sayılı Kanun’da düzenlenmiş olup “Mükerrirlere ve Bazı Suç Faillerine Özgü İnfaz Rejimi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri” başlıklı 108. maddesinin 2. fıkrasında; “Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz.” hükmüne yer verilmiş, 1. fıkrasının (c) bendine göre ise mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler hakkında infaz koşulları ağırlaştırılarak koşullu salıverilme süresi, süreli hapis cezasında cezanın üçte ikisi olarak belirlenmiştir. 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 49. maddesi ile “Ancak, koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır.” cümlesi madde metnine dahil edilmiştir.
Ayrıca, aynı maddenin 3. fıkrasında 7242 sayılı Kanun’un 49. maddesi ile yapılan değişiklikle birlikte “İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez. Hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağı hükümde belirtilir.” düzenlenmesine yer verilmiştir. Sanık hakkında birinci tekerrür şartlarının oluşması nedeniyle tekerrür hükümleri uygulandıktan ve bu tekerrür uygulanan mahkûmiyet kesinleştikten sonra, yeniden tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir suçun işlenmesi hâlinde ikinci defa tekerrür hükümleri uygulanacak ve hükümlü artık koşullu salıvermeden yararlanamayacaktır.
B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme
10.06.2020 tarihinde işledikleri nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulan sanıklar hakkında ikinci kez mükerrerliğe ilişkin hükümlerin uygulanmasına karar verildiği, sanık … hakkında tekerrüre esas alınan … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2018 tarihli ve 476-445 sayılı kararının 04.09.2018 tarihinde kesinleştiği ve suç tarihinden sonra 20.02.2021 tarihinde infaz edildiği, sanık … hakkında tekerrüre esas alınan … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2019 tarihli ve 734-1332 sayılı kararının ise 07.04.2020 tarihinde kesinleştiği ve infaz edildiğine dair UYAP kayıtlarında herhangi bir bilginin bulunmadığı olayda; TCK’nın 58. maddesinde ikinci kez mükerrerliğe ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmayıp buna ilişkin düzenlemenin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 108/3. maddesinde yer aldığı ve söz konusu düzenlemede ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlünün koşullu salıverilmeyeceğinin belirtildiği, ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için gerekli şartların neler olduğu söz konusu Kanun’da düzenlenmediğinden TCK’da bulunan tekerrüre ilişkin düzenlemelere bakılması gerektiği, TCK’nın 58. maddesinin 1. fıkrasında da tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmesinin yeterli olduğunun ve ayrıca cezanın infazının gerekmediğinin açıkça düzenlendiği göz önünde bulundurulduğunda, ikinci kez mükerrerlik hükümlerinin uygulanabilmesi için tekerrüre esas alınan cezanın infaz edilmesinin gerekmediği ve bu kapsamda sanıklar hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmelidir.
Bu itibarla, haklı nedene dayanmayan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,
2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 08.02.2023 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

Sıkça Sorulan Sorular

Tekerrür halinde ceza artar mı?

Tekerrür, doğrudan cezayı artırmaz; cezanın infaz biçimini ağırlaştırır. Ceza mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir, koşullu salıverilme süresi uzar ve infazdan sonra denetimli serbestlik uygulanır. Ayrıca sonraki suçta seçimlik ceza varsa hapis cezasına hükmedilir.

Hangi süre geçerse tekerrür hükümleri uygulanmaz?

Önceki suçtan beş yıldan fazla hapis cezası varsa infazdan itibaren beş yıl; beş yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası varsa üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlarda tekerrür uygulanmaz. Ayrıca kasıtlı ve taksirli suçlar arasında tekerrür işlemez.

Tekerrür hükümlerinin doğru değerlendirilmesi, hükmün ve infazın sonuçlarını doğrudan etkiler. İstanbul’da yürüttüğümüz ceza davalarına ilişkin daha fazla bilgi için ceza hukuku sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.

Av. Sinan Karabacak – Cep Tel: +90 535 671 88 95

Benzer Yazılar

Bir Yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir