İçindekiler
Suçta tekerrür, önceden işlenen bir suçtan verilen hüküm kesinleştikten sonra failin yeniden suç işlemesi hâlinde uygulanan ve cezanın miktarını değil infaz biçimini ağırlaştıran bir güvenlik tedbiridir; TCK 58 uyarınca mükerrir sayılan hükümlünün koşullu salıverilme oranı normalde 1/2 iken 2/3’e, ikinci kez tekerrürde ise koşullu salıverilme hakkının tamamen ortadan kalkmasına kadar yükselir. Bu rehberde suçta tekerrürü; şartları, süresi, sonuçları ve Yargıtay’ın yerleşik içtihadı bakımından ele alıyoruz. Konu, Türk Ceza Kanunu Genel Hükümler içinde düzenlenen güvenlik tedbirleri arasında yer alır. Somut olayınıza ilişkin infaz hesabı ve tekerrüre esas ilamın belirlenmesi teknik bir konu olduğundan, bu değerlendirmelerin bir ceza avukatından hukuki destek alınarak yapılması önerilir.
Suçta Tekerrür Nedir? (TCK 58)
Suçta tekerrür, TCK 58’de düzenlenmiştir. Önceden işlenen bir suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suç işlenmesi hâlinde tekerrür hükümleri uygulanır. Tekerrürün söz konusu olabilmesi için önceki cezanın infaz edilmiş olması şart değildir; önceki hükmün kesinleşmiş olması yeterlidir. Tekerrür, kişinin ilk mahkûmiyete rağmen suç işlemeye devam etmesindeki tehlikeliliği esas aldığından, bir güvenlik tedbiri olarak düzenlenmiştir ve failin cezasını değil, cezanın infaz biçimini etkiler. 5237 sayılı TCK’nın yürürlüğe girdiği 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar da tekerrüre esas alınabilir; ancak mükerrirlere özgü infaz rejimi, yalnızca yeni suçun bu tarihten sonra işlenmiş olması hâlinde uygulanır.
Tekerrürün Şartları ve Süreleri
Bir olayda tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için birkaç şartın bir arada gerçekleşmesi gerekir:
- Önceki suçtan kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmalıdır: Tekerrürün temeli, daha önce işlenen bir suçtan dolayı verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmüdür. Bu hükmün ceza olarak infaz edilmiş olması şart değildir; kesinleşmiş olması yeterlidir.
- Hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suç işlenmelidir: İkinci suç, ilk hükmün kesinleşmesinden sonra işlenmiş olmalıdır. Kesinleşmeden önce işlenen suçlar tekerrüre esas olmaz.
- Kanuni süreler geçmemiş olmalıdır: Aşağıda açıklanan tekerrür süreleri içinde yeni suç işlenmelidir; süre geçtikten sonra işlenen suçlarda tekerrür uygulanmaz.
- Suçlar aynı türden olmalıdır: Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında tekerrür hükümleri işlemez; tekerrürden söz edebilmek için her iki suçun da kasten veya taksirle işlenmiş olması, yani aynı kusur türünü taşıması gerekir.
- Fail, ilk suçu işlediği sırada 18 yaşını doldurmuş olmalıdır: Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar, sonraki bir tekerrür değerlendirmesinde esas alınamaz.
Tekerrür süreleri, önceki mahkûmiyetin ağırlığına göre belirlenir. Önceki suçtan beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl; beş yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasına mahkûmiyet hâlinde ise üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlarda tekerrür uygulanmaz. Bu süreler, kişinin geçmiş mahkûmiyetinin sonsuza kadar aleyhine kullanılmasını engelleyen bir güvence niteliğindedir ve infazın tamamlandığı tarihten itibaren hesaplanır.
Tekerrür Hükümlerinin Uygulanamayacağı veya Esas Alınamayacağı Haller
Tekerrür hükümleri her mahkûmiyette otomatik olarak uygulanmaz. Türk Ceza Kanunu, tekerrürün işlemeyeceği hâlleri açıkça belirlemiş; uygulamada ise önceki mahkûmiyetin niteliği bakımından ek istisnalar ortaya çıkmıştır. Aşağıdaki tablo, tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağı veya önceki hükmün tekerrüre esas alınamayacağı başlıca durumları özetlemektedir:
| Durum | Açıklama |
|---|---|
| Sürenin geçmesi | Önceki ceza 5 yıldan fazla hapisse infazdan itibaren 5 yıl, 5 yıl/daha az hapis ya da adli para cezasıysa 3 yıl geçtikten sonra işlenen suçlarda tekerrür uygulanmaz |
| Kasıtlı–taksirli suç ayrımı | Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında tekerrür işlemez |
| Askerî suçlar | Sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür uygulanmaz |
| Yaş küçüklüğü | Fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış kişilerin işlediği suçlarda |
| Yabancı mahkeme hükmü | Kasten öldürme, yağma, uyuşturucu ticareti gibi belirli ağır suçlar hariç, yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz |
| HAGB (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) | HAGB kararı kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü niteliğinde olmadığından tekerrüre esas alınamaz |
| Genel af | Genel af, kamu davasını ve kesinleşmiş cezaları bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırdığından, af kapsamındaki mahkûmiyet tekerrüre esas alınamaz |
| Şikâyetten vazgeçme / uzlaşma | Takibi şikâyete bağlı bir suçta şikâyetten vazgeçilmesi veya uzlaşma sağlanması sonucu düşen davalarda, ortada kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmadığından tekerrür söz konusu olmaz |
| Cezanın ertelenmesi ile karıştırılmaması gereken hâl | Cezası ertelenen bir mahkûmiyet hükmü kesinleşmişse tekerrüre esas alınabilir; erteleme, kesinleşmeyi değil yalnızca infazı etkiler |
Bu istisnaların doğru değerlendirilmesi büyük önem taşır; çünkü tekerrür uygulanıp uygulanmaması, hükümlünün cezasının hangi infaz rejimine göre çektirileceğini doğrudan belirler. Örneğin önceki mahkûmiyetin üzerinden gerekli sürenin geçtiğinin ortaya konması ya da önceki hükmün bir HAGB kararı olduğunun tespiti, tekerrürün ağır sonuçlarının uygulanmasını engelleyebilir.
TCK-58 Tekerrür Hükümleri
- Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
- Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
- Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
- Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.
- Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz.
- Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.
- Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.
- Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
- Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir.
- Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır.
- Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.
Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi
Tekerrür hâlinde hükmolunan ceza, doğrudan cezanın miktarını artırmaz; ancak cezanın infaz biçimini ağırlaştırır. Tekerrür hâlinde ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Bu rejimin başlıca sonuçları şunlardır:
- Daha uzun koşullu salıverilme süresi: Mükerrir hükümlünün koşullu salıverilmeden yararlanabilmesi için cezaevinde geçirmesi gereken süre, mükerrir olmayanlara göre daha uzundur.
- İnfaz sonrası denetimli serbestlik: Mükerrir hakkında, cezanın infazından sonra ayrıca denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
- Seçimlik cezada hapis zorunluluğu: Sonraki suça ilişkin kanun maddesinde hapis ile adli para cezası seçenek olarak öngörülmüşse, tekerrür hâlinde hapis cezasına hükmolunur.
- Kararda gösterilme: Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infaz sonrası denetimli serbestliğin uygulanacağı, mahkûmiyet kararında açıkça belirtilir.
Uygulamada tartışılan bir diğer soru, tekerrüre esas alınan ilamın mahkeme kararında ayrıca gösterilip gösterilmeyeceğidir. Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 2013/13051 E., 2015/2433 K. sayılı ve 29.01.2015 tarihli kararında, TCK 58’de tekerrüre esas alınan ilamın hükümde açıkça gösterilmesini emreden bir kural bulunmadığı, sanığın adli sicilinde tekerrüre esas alınabilecek birden fazla mahkûmiyet varsa bunlardan en ağırının infaz aşamasında savcılıkça belirlenebileceği kabul edilmiştir. Kararda yer alan gerekçeye göre, “hükümde tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmesine gerek olmadığı, bu durumun infaz aşamasında gözetilebileceği” sonucuna ulaşılmıştır; dolayısıyla mahkemenin sanığın mükerrir olduğunu tespit edip bu rejimi hükümde belirtmesi yeterlidir, ilamın tek tek sayılması zorunlu değildir.
Mükerrirlere Özgü infaz Rejimi
Mükerrirlere özgü infaz rejimi 5275 Sayılı Ceza ve Ceza Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun‘un 108’inci maddesinde düzenlenmiştir.
- Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuz dokuz yılının,
- Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan müebbet hapis cezasının otuz üç yılının,
- Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuz iki yılının,
- Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan süreli hapis cezasının üçte ikisinin,
İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. Ancak, koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır.
- Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz.
- İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak uygulanır.
- İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler.
- İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.
- Cezanın infazı tamamlandıktan sonra devam eden denetim süresi içinde, bu madde hükümlerine göre kendilerine yüklenen yükümlülüklere ve yasaklara aykırı hareket eden mükerrirler, infaz hâkimi kararı ile disiplin hapsine tabi tutulur. Disiplin hapsinin süresi on beş günden az ve üç aydan fazla olamaz.
Yukarıdaki açıklamaları özetlemek gerekirse:
- Koşullu Salıverilme Oranı: İlk kez mükerrir olanlar (tek mükerrir) cezalarının 2/3’ünü ceza infaz kurumunda iyi halli olarak geçirmeleri halinde koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. (Bu oran kural olarak 1/2’dir)
- İkinci Kez Tekerrür (Çift Mükerrir): Daha önce mükerrir sayılmasına neden olan suçu işledikten sonra tekrar suç işleyen kişilere çift mükerrir denir. Yapılan kanuni düzenlemelerle çift mükerrirlerin koşullu salıverilme oranı 3/4 olarak uygulanmaktadır.
- Denetimli Serbestlik: Mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çekilen cezanın infazından sonra, denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre kural olarak en az 1 yıl olup 5 yıla kadar uzatılabilir.
- Açık Cezaevine Geçiş: Tek mükerrirler, terör ve örgütlü suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar hariç açık cezaevine ayrılabilirler. Ancak ikinci kez mükerrir olanların açık ceza infaz kurumuna geçiş hakları bulunmamaktadır.
- Kapsam Dışı Haller: Suçu işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olanlar, kabahatler veya disiplin suçları nedeniyle mahkum olanlar hakkında tekerrür hükümleri ve dolayısıyla bu infaz rejimi uygulanmaz.
Aynı infaz rejimi yalnızca mükerrirler için değil; itiyadi suçlu (bir yıl içinde farklı zamanlarda ikiden fazla suç işleyen), suçu meslek edinen kişi ve örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanır. Bu sonuçların ağırlığı nedeniyle, tekerrüre esas alınan önceki mahkûmiyetin niteliğinin ve sürelerin doğru değerlendirilmesi büyük önem taşır; bu değerlendirmelerin deneyimli bir ceza avukatından hukuki destek alınarak yapılması önerilir.
İkinci Kez Tekerrür (Çift Mükerrir) Hangi Şartlarda Uygulanır?
Uygulamada “4’te 4 mükerrer” olarak da anılan ikinci kez tekerrür, hükümlünün daha önce zaten tekerrür hükümlerinin uygulandığı bir mahkûmiyeti kesinleştikten sonra yeniden tekerrüre esas bir suç işlemesi hâlinde ortaya çıkar ve koşullu salıverilme hakkını tamamen ortadan kaldırır. Yargıtay içtihadında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için iki temel şart aranmaktadır:
- Tekerrüre esas alınan ilk ilamda, hükümlü hakkında daha önceden zaten (birinci kez) tekerrür hükümlerinin uygulanmış ve bu kararın kesinleşmiş olması gerekir.
- Bu ilk tekerrürlü mahkûmiyetin kesinleşmesinden sonra, hükümlünün yeniden tekerrüre esas nitelikte bir suç işlemesi gerekir; kanun koyucunun ilk tekerrür için aramadığı “cezanın infaz edilmiş olması” şartı, ikinci kez tekerrür için de aranmaz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2022/245 E., 2023/71 K. sayılı ve 08.02.2023 tarihli kararında, nitelikli yağma suçundan mahkûm olan sanıklar hakkında ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanmış; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, ikinci kez tekerrür için tekerrüre esas ilk cezanın suç tarihinden önce infaz edilmiş olması gerektiğini ileri sürerek itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, TCK 58/1’de tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki hükmün kesinleşmesinin yeterli olduğunun ve cezanın infazının gerekmediğinin açıkça düzenlendiğini vurgulayarak, “ikinci kez mükerrerlik hükümlerinin uygulanabilmesi için tekerrüre esas alınan cezanın infaz edilmesinin gerekmediği” sonucuna varmış ve Başsavcılığın itirazını oy birliğiyle reddetmiştir.
Buna karşılık, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2013/18263 E., 2014/12357 K. sayılı kararında, silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarından mahkûm olan bir sanık hakkında iki ayrı önceki mahkûmiyeti gerekçe gösterilerek “iki kez mükerrir” olduğu belirtilmiş, ancak Yargıtay bu değerlendirmeyi hatalı bulmuştur; çünkü tekerrüre esas alınan iki ilamın hiçbirinde daha önceden tekerrür hükümleri fiilen uygulanmamıştır. Daire, ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için tekerrüre esas alınan ilamlardan en az birinde, o ilamın kendisinin de daha önceden tekerrür hükümlerine tabi tutulmuş olması gerektiğini; aksi hâlde sanığın yalnızca birinci kez (adi) mükerrir sayılabileceğini kabul etmiştir. Bu iki karar birlikte değerlendirildiğinde, ikinci kez tekerrürün “infaz şartı aranmaz, ama önceki tekerrürün kesinleşmiş ve gerçek bir tekerrür hükmü olması gerekir” biçiminde iki ayrı yönden sınırlandırıldığı görülmektedir.
Özel Tehlikeli Suçlular: İtiyadi Suçlu, Suçu Meslek Edinen Kişi ve Örgüt Mensubu Suçlu (TCK 58/9)
TCK 58/9 uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi ve infaz sonrası denetimli serbestlik tedbiri; itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da, tekerrürün diğer şartları aranmaksızın uygulanır. Uygulamada en çok tartışılan nokta, suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüte üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin (TCK 220/7) bu madde anlamında “örgüt mensubu suçlu” sayılıp sayılmayacağıdır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2016/433 E., 2022/17 K. sayılı kararında, silahlı suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan mahkûm olan sanıklar hakkında TCK 58/9 uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmış; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu uygulamaya itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, TCK 6/1-j’de örgüt mensubu suçlunun “bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte veya tek başına suç işleyen kişi” olarak tanımlandığını, TCK 220/7’de düzenlenen örgüte yardım etme suçunun ise örgüt üyeliğinden bağımsız, kendine özgü bir suç tipi olduğunu belirterek, bu suçtan mahkûm olan bir kişinin TCK 58/9 anlamında örgüt mensubu suçlu sayılamayacağını ve haklarında bu fıkranın uygulanamayacağını kabul etmiştir.
Aynı ilke, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2016/996 E., 2021/466 K. sayılı kararında da teyit edilmiş; örgüte yardım eden kişinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde başkaları tarafından işlenen suçlara (yağma, tehdit gibi) azmettirme yoluyla katılmış olması hâlinde dahi TCK 58/9’un uygulanamayacağı, çünkü iştirake ilişkin bağlılık kuralının (TCK 40) güvenlik tedbirlerini kapsamadığı ve tekerrürün şahsiliğe tabi olduğu vurgulanmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2016/384 E., 2020/149 K. sayılı kararı da aynı doğrultuda, örgüte yardım etme suçundan mahkûm olanların örgüt mensubu suçlu sayılamayacağını tekrarlayarak bu içtihadın istikrarlı hâle geldiğini göstermektedir.
Bu ayrımın somut olayda nasıl uygulandığına örnek olarak, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2014/6683 E., 2015/306 K. sayılı kararı gösterilebilir. Kararda, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik ve suç işlemek amacıyla örgüt kurup yönetme suçlarından yargılanan bir sanık hakkında, örgütün faaliyetlerine bilerek ve isteyerek katıldığı ispatlanamadığı hâlde mahkemece TCK 58/9 uygulanmıştır. Yargıtay, sanığın örgüt mensubu suçlu sayılamayacağını, ancak adli sicilindeki tekerrüre esas önceki mahkûmiyeti nedeniyle TCK 58/6-7’deki genel (adi) tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirterek hükmü bu yönde düzeltmiştir. Bu karar, TCK 58/9’un istisnai bir uygulama olduğunu ve somut delille kanıtlanmış örgüt mensubiyeti bulunmadıkça genel tekerrür hükümlerine dönülmesi gerektiğini göstermesi bakımından önemlidir.
Tekerrür Kararına Karşı Kanun Yolu: İstinaf ve Temyiz
Uygulamada sıkça karşılaşılan bir diğer sorun, ilk derece mahkemesinin hükmünde bulunmayan tekerrür hükmünün istinaf aşamasında, ceza miktarı artırılmaksızın ilk kez hükme eklenmesi hâlinde bu kararın temyiz edilip edilemeyeceğidir. CMK 286/2-b, beş yıl veya daha az hapis cezasını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarını kural olarak temyiz kanun yolunun dışında bırakmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2023/257 E., 2023/687 K. sayılı kararında, mühür bozma suçundan erteli hapis cezasına mahkûm edilen bir sanığın hükmüne, istinaf aşamasında ceza miktarı artırılmadan ilk kez TCK 58 kapsamında mükerrirlere özgü infaz rejimi eklenmiştir. Ceza Genel Kurulu, TCK 58’in bir ceza artırım nedeni değil güvenlik tedbiri (infaz rejimi) niteliğinde olduğunu, istinaf aşamasında ilk kez hükme eklenen bu tedbirin CMK 286/2-b’deki temyiz yasağı istisnasının kapsamına girmeyeceğini ve istisnai normların dar yorumlanması ilkesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Ek 7 No’lu Protokol’ün 2. maddesi uyarınca bu tür kararlara karşı temyiz yolunun açık kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Aynı ilke, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2023/267 E., 2023/506 K. sayılı kararında, kasten yaralama suçundan mahkûm olan bir sanığın hükmüne istinaf aşamasında ilk kez TCK 58/6-7 gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimi eklenmesi olayında da tekrarlanmış ve hükmün temyize tabi olduğu kabul edilmiştir. Bu iki karar, tekerrür hükmünün ilk kez istinaf aşamasında ve ceza miktarı artırılmadan hükme eklenmesi hâlinde dahi, hükümlünün bu karara karşı temyiz yoluna başvurabileceğini güvence altına almaktadır.
Konu ile İlgili Diğer Bir Yargıtay Kararı
Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 2015/292 E., 2015/1134 K. sayılı ve 28.04.2015 tarihli kararında, hakaret suçundan mahkûm olan bir sanığın adli sicilinde daha önce tekerrür hükümlerinin uygulandığı kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunması nedeniyle ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanmıştır. Adalet Bakanlığı, sanığın sabıkasındaki en ağır cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğini, bu ilamda ise ilk kez tekerrür uygulanmadığını ileri sürerek kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur.
Yargıtay, 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesinde “en ağır cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması” kuralının yalnızca ilk tekerrürde koşullu salıverilme süresine eklenecek miktarın tespitiyle ilgili olduğunu, ikinci kez tekerrürün tespitinde ise önce kaçıncı kez tekerrür uygulanacağının belirlenmesi ve bu amaçla sanık hakkında daha önce ilk kez tekerrür hükümlerinin uygulandığı ilamın esas alınması gerektiğini vurgulayarak talebi reddetmiştir. Karar, tekerrüre esas ilamın seçiminde “en ağır ceza” ile “kronolojik olarak ilk tekerrür” ölçütlerinin birbirinden farklı amaçlara hizmet ettiğini göstermesi bakımından önem taşımaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Tekerrür halinde ceza artar mı?
Tekerrür, doğrudan cezayı artırmaz; cezanın infaz biçimini ağırlaştırır. Ceza mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir, koşullu salıverilme süresi uzar ve infazdan sonra denetimli serbestlik uygulanır. Ayrıca sonraki suçta seçimlik ceza varsa hapis cezasına hükmedilir.
Hangi süre geçerse tekerrür hükümleri uygulanmaz?
Önceki suçtan beş yıldan fazla hapis cezası varsa infazdan itibaren beş yıl; beş yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası varsa üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlarda tekerrür uygulanmaz. Ayrıca kasıtlı ve taksirli suçlar arasında tekerrür işlemez.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı tekerrüre esas alınır mı?
Hayır. HAGB kararında hüküm kurulmuş ancak açıklanmamış olduğundan, kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü niteliği taşımaz; bu nedenle TCK 58 anlamında tekerrüre esas alınamaz.
Cezası ertelenen bir mahkûmiyet tekerrüre esas olur mu?
Evet. Cezanın ertelenmesi (TCK 51), yalnızca cezanın infazını erteler; mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesini engellemez. Kesinleşmiş erteli bir mahkûmiyet, TCK 58’in aradığı “kesinleşmiş hüküm” şartını karşıladığından tekerrüre esas alınabilir.
İkinci kez tekerrür (çift mükerrir) ne anlama gelir?
İkinci kez tekerrür, hükümlünün daha önce zaten tekerrür hükümlerinin uygulandığı kesinleşmiş bir mahkûmiyetinden sonra yeniden tekerrüre esas bir suç işlemesi hâlinde uygulanır. Bu durumda hükümlü, 5275 sayılı Kanun’un 108/3. maddesi gereğince koşullu salıverilmeden yararlanamaz ve cezasının tamamını infaz kurumunda geçirir.
İkinci kez tekerrür için ilk tekerrürlü cezanın infaz edilmiş olması gerekir mi?
Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2022/245 E., 2023/71 K. sayılı kararına göre, TCK 58/1’de infaz şartı ilk tekerrür için aranmadığından, aynı şart ikinci kez tekerrür için de aranmaz; ilk tekerrürlü hükmün kesinleşmiş olması yeterlidir.
Örgüt mensubu suçlu kimdir, örgüte yardım eden kişi TCK 58/9 kapsamında mükerrir sayılır mı?
Örgüt mensubu suçlu, TCK 6/1-j’ye göre örgütü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına suç işleyen kişidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yerleşik içtihadına göre, örgüte üye olmaksızın yalnızca bilerek ve isteyerek yardım eden kişi (TCK 220/7) bu tanıma girmediğinden, haklarında TCK 58/9 uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanamaz.
Kasıtlı bir suçla taksirli bir suç arasında tekerrür hükümleri uygulanır mı?
Hayır. TCK 58/4 uyarınca kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında tekerrür hükümleri işlemez; tekerrürden söz edilebilmesi için önceki ve sonraki suçun aynı kusur türünü (ikisi de kasıtlı veya ikisi de taksirli) taşıması gerekir.
18 yaşından küçükken işlenen suçlar tekerrüre esas alınır mı?
Hayır. Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar, ne kendisi tekerrüre esas alınabilir ne de bu kişiler hakkında sonraki bir suçta tekerrür hükümleri uygulanabilir.
Tekerrüre esas ilamın mahkeme kararında ayrıca gösterilmesi zorunlu mudur?
Hayır. Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 2013/13051 E., 2015/2433 K. sayılı kararına göre, TCK 58’de tekerrüre esas ilamın hükümde açıkça gösterilmesini emreden bir kural yoktur; sanığın mükerrir olduğunun tespiti yeterli olup, birden fazla sabıka varsa en ağır olanının belirlenmesi infaz aşamasında yapılabilir.
Yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas alınır mı?
Kural olarak hayır. Ancak kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları bakımından yabancı mahkeme hükümleri istisnai olarak tekerrüre esas alınabilir.
İstinaf mahkemesi cezayı artırmadan ilk kez tekerrür hükmü eklerse bu karara karşı temyiz yolu açık mıdır?
Evet. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2023/257 E., 2023/687 K. ve 2023/267 E., 2023/506 K. sayılı kararlarına göre, TCK 58 bir ceza artırım nedeni değil güvenlik tedbiri olduğundan, istinafta ceza miktarı artırılmadan ilk kez eklenen tekerrür hükmü CMK 286/2-b’deki temyiz yasağı istisnasına girmez ve hükümlü bu karara karşı temyiz yoluna başvurabilir.
Tekerrür hükümlerinin doğru değerlendirilmesi, hükmün ve infazın sonuçlarını doğrudan etkiler.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.
Av. Sinan Karabacak – Cep Tel: +90 535 671 88 95


6 Yorumlar