Elektrik dağıtım şirketleri tarafından düzenlenen “Kaçak Elektrik Tahakkuku” ve “Kaçak Tahakkuk Bedeli”, aboneler için hem yüksek maliyetli hem de haksız bir süreç doğurabilmektedir. Hukuka aykırı şekilde düzenlenen kaçak zaptı ve buna bağlı faturalandırmalara karşı, borçlu olmadığınızın tespiti veya ödediğiniz bedelin iadesi için yasal yollar mevcuttur. Kaçak elektrik kullanımı ile ilgili ayrıntılı bilgiyi kaçak elektrik cezası ve suçuna dair rehberimizde bulabilirsiniz.
İçindekiler
A-Kaçak Elektrik Kullanımı İddiası ile Menfi Tespit Davası (Borçlu Olmadığının Tespiti)
Henüz ödeme yapılmamış ancak dağıtım şirketi tarafından “kaçak kullanım” iddiasıyla fatura düzenlenmiş durumlarda açılan dava türüdür.
Menfi tespit davası, HMK m.106 uyarınca bir hukuki ilişkinin ya da alacak hakkının mevcut olmadığının tespiti amacıyla açılan davadır. Kaçak elektrik bağlamında;
- Abonenin kaçak elektrik kullanmadığının,
- Tahakkuk ettirilen fatura bedelinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunun
tespiti için açılmaktadır.
Abone, tahakkuk ettirilen kaçak elektrik faturasını henüz ödemeden önce bu davayı ikame eder. Abone hakkında icra takibi başlatıldıysa, başlatılan icra takibi ilamsız icra takibi olduğundan, itiraz üzerine icra takibi durmaktadır.
İspat yükü: Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davacıda (abonede) değil, kaçak elektrik iddiasını ileri süren davada davalı konumundaki dağıtım şirketindedir. Dağıtım şirketi, abonenin kaçak elektrik kullandığını kanıtlamakla birlikte kaçak elektrik kullanım faturasının EPDK yönetmeliklerine uygun hesaplandığını ispat külfeti altındadır. Dağıtım şirketinin düzenlediği tutanak her zaman mutlak doğru kabul edilmez. Sayacın teknik durumu, kullanım alışkanlıkları ve bilirkişi incelemesi ile haksız tahakkuk iptal edilebilir.
Amacı: Abonenin, kendisine izafe edilen kaçak elektrik bedelini aslında borçlu olmadığının mahkemece hüküm altına alınmasıdır.
Enerji Kesintisini Önleme: Dava açılırken talep edilecek “İhtiyati Tedbir” kararı ile, yargılama süresince elektriğin kesilmesi engellenebilir.
B-Kaçak Elektrik Kullanımı İddiasında İstirdat Davası (Ödenen Bedelin Geri Alınması)
Tahakkuk eden borcun hukuken geçersiz ya da miktarının hatalı olduğunun ortaya konulması gerekmektedir. Eğer kaçak elektrik bedeli, icra tehdidi altında veya elektrik kesintisini önlemek amacıyla “ihtirazi kayıtla” ya da “ihtirazi kayıt olmaksızın” doğrudan ödenmişse, bu bedelin geri alınması için açılan davadır.
İstirdat davası ise abonenin kaçak elektrik faturasını zorla ya da ihtirazi kayıtla ödemiş olması hâlinde, ödediği miktarın geri alınması amacıyla açılmaktadır. İİK m.72 (Menfi tespit ve istirdat davaları) kapsamında değerlendirilen bu dava türünde;
Ödemenin zorunluluk sonucu (elektriğin kesilmesi tehdidiyle veya icra baskısı altında) yapıldığının ispatlanması,
Zamanaşımı: İİK m.72/7 uyarınca, “takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.” Bu bir yıllık süre hak düşürücü niteliktedir.
Geri Alım Şartı: Davacı, ödemek zorunda kaldığı bu bedelin hukuki bir dayanağı olmadığını (gerçekte kaçak elektrik kullanmadığını) ispat ederek paranın faiziyle iadesini talep eder.
C-Her İki Dava Türünde Ortak Hususlar
- Her iki dava türünde de bilirkişi incelemesi yaptırılması kaçınılmazdır.
- Dağıtım şirketinin kaçak elektrik tespitine ilişkin tutanakları, teknik belgeler ve ölçüm kayıtları mahkemeye delil olarak sunulmalıdır.
Menfi tespit ve istirdat seçeneklerini değerlendirmek için bir kaçak elektrik davalarında deneyimli bir avukat ile uygun dava türü belirlenmelidir.
D- Kaçak Elektrik Kullanımı Kaynaklı Olarak Açılan Menfi Tespit ve İstirdat Davaları Arabuluculuğa Tabi Midir?
1. Davaların Değerlendirilmesi
Kaçak elektrik faturasına itiraz niteliğindeki menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunludur.
Arabuluculuk sürecinde taraflar anlaşamazsa tutanak düzenlenerek dava açma hakkı doğmaktadır. Arabuluculuk tutanağının mahkeme dosyasına sunulmaması hâlinde mahkeme tarafından; arabuluculuk tutanağının sunulması için davacı tarafa kesin süre verilir, kesin süre içinde arabuluculuk tutanağı sunulmazsa dava usulden reddedilir.
2. İhtiyati Tedbir Talebi Açısından Değerlendirilmesi
İhtiyati tedbir talebi, acil niteliği itibarıyla arabuluculuk şartına tabi değildir. Değişik iş dosyası üzerinden yapılan tedbir talebi, arabuluculuk süreci beklenmeksizin doğrudan mahkemeye sunulabilir. Ancak devamında açılacak asıl dava için arabuluculuk şartının yerine getirilmesi gerektiği gözetilmelidir.
E- Menfi Tespit ve İstirdat Davası Hakkında Yargıtay Kararları
Aşağıdaki iki karar, yukarıda A ve B bölümlerinde anlatılan dava türlerinin uygulamada nasıl şekillendiğini somutlaştırmaktadır: menfi tespit davası için icra takibinin başlamış olması şart değildir; istirdat davasında ise borcun bir yapılandırma kanunundan yararlanılarak ödenmesi davayı konusuz bırakmaz.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2010/17990 E. – 2010/20491 K. Sayılı İlamının Yorumlanması
Menfi Tespit Davası Açmak İçin İcra Takibinin Başlamış Olması Şart Değildir
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2010/17990 E. – 2010/20491 K., 14.12.2010 T. (Bozma)
Kararın Özeti
Davacı, kaçak elektrik iddiasıyla düzenlenen 2.017,77 TL’lik faturaya ilişkin borçlu olmadığının tespitini istemiş, aynı konuda Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanıp beraat ettiğini belirtmiştir. İlk derece mahkemesi, davacı hakkında bir icra takibi veya icra tehdidi bulunmadığı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan davayı reddetmiş; davacı bu kararı temyiz etmiştir.
Bozma Gerekçesi
Yargıtay, İİK m.72/1 uyarınca borçlunun, henüz icra takibi başlamamış olsa bile, kendisini borç iddiasıyla tehdit eden alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceğini; bunun için hukuki yararın üç şartının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini belirtmiştir: (1) davacının hakkının/hukuki durumunun güncel bir tehlikeyle tehdit edilmiş olması, (2) bu tehdit nedeniyle davacının hukuki durumunun tereddüde düşmesi ve zarar verebilecek nitelikte olması, (3) yalnızca kesin hüküm etkisine sahip tespit hükmünün bu tehlikeyi kaldırmaya elverişli olması (HGK 06.10.2004, 7-411/477 sayılı kararı). Somut olayda davacının elektriğinin kesilmiş olması ve borç nedeniyle ihtarname gönderilmiş olması, hukuki yararın varlığını göstermektedir.
“Borçlunun ödemek zorunda olmadığı bir borç için kendisini tehdit eden (alacaklıya) karşı, böyle bir borcu olmadığının tespiti için, daha başlamış bir icra takibi bulunmasa bile menfi tespit davası açma hakkı vardır (İİK.md.72,1).”
Değerlendirme
Bu karar, yukarıdaki A bölümünde anlatılan menfi tespit davasının “henüz ödeme yapılmamış” senaryosunu somutlaştırır: icra takibinin fiilen başlamış olması şart değildir; elektriğin kesilme tehdidi veya ihtarname gönderilmiş olması tek başına hukuki yarar için yeterli olabilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2010/17990 E. – 2010/20491 K. Sayılı İlamı Tam Metni
MAHKEMESİ: SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.017,77 TL borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı dava dilekçesinde, davalı idare tarafından kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile 2.017,77 TL fatura gönderildiğini, oysa Asliye Ceza Mahkemesinde kaçak elektrik kullanmak suçundan yargılanıp beraat ettiğini, buna rağmen sayaç mühürleme tutanağı ile elektriğin kesilmesi ihtimali bulunduğunu belirterek, kaçak elektrik kullanılmadığı için fatura bedeli 2.017,77 TL yönünden borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı vekili cevabında, davacıya ait konutta genel kontrol sırasında kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini beyan etmiştir. Mahkemece; davacı hakkında bir icra takibi ya da icra tehdidi bulunmadığından ve menfi tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir. Borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında (veya takipten sonra) borçlu bulunmadığının ispatı için menfi tespit davası açabilir (İİK.md.72,1). Borçlunun açacağı menfi tespit davasında dayandığı nedenler, İcra İflas Hukukuna değil, maddi hukuka (Borçlar Hukukuna, Ticaret Hukukuna) ilişkindir. Borçlunun ödemek zorunda olmadığı bir borç için kendisini tehdit eden (alacaklıya) karşı, böyle bir borcu olmadığının tespiti için, daha başlamış bir icra takibi bulunmasa bile menfi tespit davası açma hakkı vardır (İİK.md.72,1). İcra takibinden önce menfi tespit davası açılabilmesi için, borçlunun (davacının) borçlu olmadığının hemen tespit edilmesinde korunmaya değer bir hukuki yararının bulunması gerekir. Bunun için üç şartın birlikte bulunması gereklidir. 1- Davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel (hali hazır) bir tehlike ile tehdit edilmiş olmalı, 2- Bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumu tereddüt içinde olmalı ve bu husus davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmalı, 3- Yalnız kesin hüküm etkisine sahip olup, cebri icraya yetki vermeyen (icraya konulamayan) tespit hükmü, bu tehlikeyi kaldırmaya elverişli olmalıdır (HGK.nun 06.10.2004 tarih, 7-411/477 sayılı kararı). Davada, kaçak elektrik borcunun bulunmadığının tespiti talep edilmektedir. Davacı hakkında 24.03.2008 tarihinde düzenlenen kaçak elektrik tüketim tutanağı ile davalı tarafından 2.017,77 TL tutarında fatura tahakkuk edildiği, davacının aynı konuda Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanıp, beraat ettiği anlaşılmaktadır. Yine davalı kurum tarafından yönetmelik gereği borcundan dolayı davacının elektriğinin kesildiği 05.05.2009 tarihli “Sayaç Mühürleme Tutanağı” ile sabit olup, ayrıca 05.06.2009 tarihli ihtarname de kaçak elektrik bedelinin ödenmemesi halinde yasal takibin yapılacağı ihtar edilmiştir. Bu durumda davacının (borçlunun), davalı kurum tarafından elektriğinin kesilmesi ve davacının ödemek zorunda olmadığını iddia ettiği bir borç için tehdit edilmesi nedeniyle hukuksal yararının varlığının kabulü gerekir. Mahkemece; davanın esasına girilerek ve taraflardan delilleri sorulmak suretiyle oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2012/5695 E. – 2013/2202 K. Sayılı İlamının Yorumlanması
6111 Sayılı Kanun Kapsamında Ödeme Yapılması İstirdat Davasını Konusuz Bırakmaz
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2012/5695 E. – 2013/2202 K., 05.03.2013 T. (Bozma)
Kararın Özeti
Davacı abone, kaçak elektrik iddiasıyla düzenlenen tutanak sonrası tahakkuk ettirilen bedeli, elektriğin kesilmemesi için 6111 sayılı Kanun’dan yararlanarak ödemek zorunda kalmış; borçlu olmadığının tespiti ile ödediği bedelin istirdadını talep etmiştir. Mahkeme, davacının borcun tamamını ödediği ve 6111 sayılı Kanun’dan yararlandığı gerekçesiyle davanın konusuz kaldığına karar vermiştir.
Bozma Gerekçesi
Yargıtay, bedelin 6111 sayılı Kanun’dan yararlanmak amacıyla ödenmiş olmasının davayı konusuz bırakmayacağını; mahkemenin davacının gerçekten kaçak elektrik kullanıp kullanmadığını, kullanım tespit edilirse gerçek kaçak bedelinin uzman bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını ve davacının fazla ödeme yapıp yapmadığını araştırması gerektiğini belirtmiştir.
“Davanın… konusuz kaldığından söz edilemeyeceği, mahkemece davacının kaçak elektrik kullanıp kullanmadığının, kullanımın belirlenmesi halinde ise kullanılan kaçak elektrik bedelinin hesaplanarak, davacının davalıya fazla ödeme yapıp yapmadığının tespitinin gerektiği kuşkusuzdur.”
Değerlendirme
Bu karar, yukarıdaki B bölümündeki istirdat davasının temel mantığını pekiştirir: borcun bir yapılandırma kanunundan (örneğin 6111 sayılı Kanun) yararlanılarak ödenmesi, davayı “konusuz” hale getirmez; mahkeme yine de kaçak kullanımın gerçekliğini ve doğru bedeli araştırmalıdır. Bu, istirdat davasında ispat yükünün mahkeme tarafından es geçilemeyeceğini göstermektedir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2012/5695 E. – 2013/2202 K. Sayılı İlamı Tam Metni
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
YARGITAY KARARI
Dava, elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklanan ve istenen miktarda borçlu olmadığının tespiti ile ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir. Davacı, elektrik abonesi olduğunu, kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla davalı tarafından hakkında tutanak düzenlenip kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirildiğini, elektriğin kesilmemesi için tahakkuk ettirilen bedeli ödemek zorunda kaldığını öne sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile haksız olarak ödenen bedelin istirdadına talep ve dava etmiştir. Mahkemece davacının 6111 Sayılı Kanundan yararlandığı, borcun tamamını ödediği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Davanın, davacı abone tarafından davalı elektrik dağıtım şirketi aleyhine açılan istirdat davası olması, dava konusu bedelin 6111 Sayılı Kanundan yararlanmak amacıyla ödenmesi dikkate alındığında, davanın konusuz kaldığından söz edilemeyeceği, mahkemece davacının kaçak elektrik kullanıp kullanmadığının, kullanımın belirlenmesi halinde ise kullanılan kaçak elektrik bedelinin hesaplanarak, davacının davalıya fazla ödeme yapıp yapmadığının tespitinin gerektiği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan olgular gözetilerek, mahkemece dosyanın kaçak konusunda uzman olan mühendis bir bilirkişiye verilmesi, tutanak düzenlenen adreste davacının kaçak elektrik kullanıp kullanmadığının belirlenmesi, kaçak elektrik kullanımın tespiti halinde, bilirkişiden davalının davacıdan isteyebileceği kaçak elektrik bedelinin hesaplanması için rapor alınması, davacı tarafın sorumlu tutulabileceği kaçak elektrik bedelinin duraksamasız belirlenmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde davacıya iadesine, 05.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
F- Kaçak Elektrik Kullanımı Kaynaklı Olarak Açılacak Davalarda Görevli Mahkeme Hangisidir?
Görevli mahkeme, kaçak kullanımın abonelik sözleşmesi mevcutken mi yoksa sözleşmesiz mi gerçekleştiğine ve kullanıcının tacir/tüketici sıfatına göre değişir. EPTHY m.42’de kaçak elektrik enerjisi tüketim hallerinin neler olduğu sıralanmıştır; görevli mahkeme tayininde bu hallerden hangisinin somut olayda gerçekleştiği belirleyicidir.
Genel olarak abonelik sözleşmesi mevcutken kaçak elektrik kullanımı iddiası hasıl olduysa görevli mahkeme abonenin sıfatına göre tüketici mahkemesi (mesken aboneleri), asliye hukuku mahkemesi ya da ticaret mahkemesi (tacir sayılanlar ve şirketler için) olacaktır.
Abonelik sözleşmesi olmaksızın yapıldığı iddia edilen kaçak elektrik kullanımından doğan davalarda görevli mahkeme kullanıcı tacir sayılanlardan değilse genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi, kullanıcı tacir ise asliye ticaret mahkemesidir.
Görevli mahkeme tayininin dört farklı kaçak elektrik hâline (sözleşmesiz, ayrı hat, sayaç müdahalesi, kesilen enerjiyi açma) göre nasıl değiştiğinin örnek Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay kararlarıyla desteklenen ayrıntılı incelemesi için Kaçak Elektrik Kullanımı İddiasından Kaynaklı Davalarda Görevli Mahkeme rehberimizi inceleyebilirsiniz.
G-Neden Bir Avukatla Çalışmalısınız?
Kaçak elektrik uyuşmazlıkları, genel hukuk bilgisinin yanı sıra Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) mevzuatına ve teknik ayrıntılara hakimiyet gerektirir.
Yönetmelik Denetimi: Tahakkukun, “Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği”ne uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesi.
Bilirkişi Süreci: Dosyaya atanan elektrik mühendisi bilirkişilerin raporlarına karşı teknik itirazların sunulması.
Hukuki Strateji: Tutanaktaki usul hatalarının (imza eksikliği, sayaç muayene raporu yokluğu vb.) lehine kullanılması.
Önemli Not: Kaçak elektrik kullanımı iddiası sadece hukuki (tazminat) değil, aynı zamanda Türk Ceza Kanunu bağlamında TCK 163 kapsamındaki cezai sorumluluğu beraberinde getirebilir. Bu nedenle sürecin en başından itibaren profesyonel bir hukuki destek almak hayati önem taşır.
Sık Sorulan Sorular
Kaçak elektrik faturasına karşı hangi dava türleri açılabilir?
Fatura henüz ödenmemişse menfi tespit davası; icra veya kesinti tehdidi altında ödenmişse istirdat davası açılabilir. İkisi de borcun hukuki dayanaktan yoksun olduğunun tespiti amacını taşır.
Menfi tespit davası nedir?
HMK m.106 uyarınca bir hukuki ilişkinin veya alacak hakkının mevcut olmadığının tespiti için açılan davadır; kaçak elektrik bağlamında abonenin kaçak kullanmadığının ve tahakkukun hukuki dayanaktan yoksun olduğunun tespiti istenir.
İstirdat davası nedir?
İİK m.72 kapsamında değerlendirilen istirdat davası, icra tehdidi veya elektrik kesintisini önlemek amacıyla ödenmiş kaçak elektrik bedelinin, ödemenin haksız olduğu ispatlanarak faiziyle birlikte geri alınması için açılır.
Menfi tespit davasında ispat yükü kimdedir?
İspat yükü davacı abonede değil, kaçak elektrik iddiasını ileri süren dağıtım şirketindedir. Şirket, hem kaçak kullanımı hem de faturanın EPDK yönetmeliklerine uygun hesaplandığını ispatlamak zorundadır.
Kaçak elektrik davası açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu mu?
Evet. Menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuğa başvuru dava şartıdır. Arabuluculuk tutanağı mahkemeye sunulmazsa, kesin süre içinde sunulmadığı takdirde dava usulden reddedilir.
İhtiyati tedbir talebi arabuluculuk şartına tabi mi?
Hayır. İhtiyati tedbir talebi acil niteliği itibarıyla arabuluculuk şartına tabi değildir ve değişik iş dosyası üzerinden doğrudan mahkemeye sunulabilir; ancak devamında açılacak asıl dava için arabuluculuk şartı ayrıca yerine getirilmelidir.
Menfi tespit ve istirdat davalarında hangi mahkeme görevlidir?
Görevli mahkeme, kaçak kullanımın abonelik sözleşmesi mevcutken mi yoksa sözleşmesiz mi gerçekleştiğine ve kullanıcının tacir/tüketici sıfatına göre değişir; tüketici mahkemesi, asliye hukuk mahkemesi veya asliye ticaret mahkemesi görevli olabilir.
Her iki dava türünde de bilirkişi incelemesi yapılır mı?
Evet. Hem menfi tespit hem istirdat davalarında, tespit tutanağı ve teknik ölçüm kayıtlarının değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılması kaçınılmazdır.
Kaçak elektrik davasında neden avukatla çalışmalıyım?
Süreç, EPDK mevzuatına ve teknik ayrıntılara hakimiyet gerektirir; tahakkukun yönetmeliğe uygunluğunun denetlenmesi, bilirkişi raporlarına teknik itiraz sunulması ve tutanaktaki usul hatalarının tespiti profesyonel destek gerektirir.
İcra takibi başlamadan menfi tespit davası açılabilir mi?
Evet. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2010/17990 E. – 2010/20491 K. sayılı kararına göre, İİK m.72/1 uyarınca henüz icra takibi başlamamış olsa bile, borç iddiasıyla tehdit edilen kişi hukuki yararının bulunması (güncel bir tehlike, tereddüt/zarar riski, tespit hükmünün bu tehlikeyi kaldırmaya elverişli olması) şartıyla menfi tespit davası açabilir.
6111 sayılı Kanundan yararlanarak ödeme yapılırsa istirdat davası konusuz kalır mı?
Hayır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2012/5695 E. – 2013/2202 K. sayılı kararına göre, bedelin 6111 sayılı Kanun’dan yararlanmak amacıyla ödenmiş olması davayı konusuz bırakmaz; mahkeme yine de kaçak kullanımın gerçekliğini ve gerçek bedeli bilirkişi marifetiyle araştırmalıdır.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Hizmet verdiğimiz diğer alanları görmek için Hizmetlerimiz sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95
Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.


10 Yorumlar