Nafaka Türleri: Tedbir, Yoksulluk, İştirak ve Yardım Nafakası (2026)

nafaka türleri

İçindekiler

Nafaka türleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda (TMK) düzenlenen dört ayrı geçim yükümlülüğünden oluşur: boşanma davası sürerken ödenen tedbir nafakası (TMK 169, 197), boşanma sonrasında yoksulluğa düşecek eşe ödenen yoksulluk nafakası (TMK 175), velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocuk için ödediği iştirak nafakası (TMK 182, 327-331) ve yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek üstsoy, altsoy ve kardeşe ödenen yardım nafakası (TMK 364-365).

Bu dört türün dayanağı, hak sahibi, kusurla ilişkisi ve sona erme sebepleri birbirinden farklıdır. Tedbir nafakasında kusur aranmaz ve hâkim kendiliğinden hükmeder. Yoksulluk nafakasında ise talep eden eşin kusuru diğerinden ağır olmamalıdır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle yoksulluk nafakasındaki “süresiz” kuralı 30.06.2027 tarihinde yürürlükten kalkacaktır. İştirak nafakası kural olarak çocuk 18 yaşını doldurup ergin olunca kendiliğinden sona erer. Eğitimi süren ergin çocuk ise TMK 328/2 uyarınca yardım nafakası davası açabilir. Nafaka ödenmezse ilamlı icra takibi yapılabilir ve İcra ve İflas Kanunu’nun 344’üncü maddesi uyarınca borçlu hakkında üç aya kadar tazyik hapsi uygulanabilir.

Bu yazıda her nafaka türünün şartları, miktarının nasıl belirlendiği, ne zaman başlayıp ne zaman sona erdiği, artırma ve azaltma davaları ile görevli ve yetkili mahkeme Yargıtay kararları ışığında incelenmektedir. Yoksulluk nafakasının süresine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararının ayrıntıları için süresiz nafaka kaldırıldı mı sorusunu inceleyen yazımıza bakabilirsiniz. Nafaka uyuşmazlıkları tarafların gelir durumuna ve dosyadaki delillere göre şekillendiği için somut olayınızın değerlendirilmesi amacıyla bir avukata danışmanız önerilir.

Kanun metninin resmi kaynağı: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr

Türk Medeni Kanunu’na Göre Nafaka Türleri: Kısa Cevap

Türk Medeni Kanunu ve Yargıtay uygulaması birlikte değerlendirildiğinde nafaka türleri ve temel özellikleri şöyle sıralanabilir:

  1. Tedbir nafakası: Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkimin TMK 169 uyarınca kendiliğinden hükmettiği, dava süresince eşin ve çocukların geçimini sağlayan geçici nafakadır; kusur aranmaz ve boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer.
  2. Yoksulluk nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan eşin, TMK 175 uyarınca talep ettiği takdirde diğer eşten alabildiği nafakadır.
  3. İştirak nafakası: Velayet kendisine verilmeyen ana veya babanın, TMK 182 uyarınca çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasıdır; çocuk ergin olunca kendiliğinden sona erer.
  4. Yardım nafakası: TMK 364 uyarınca yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek üstsoy, altsoy ve kardeşe ödenen nafakadır; eğitimi süren ergin çocuğun ana ve babasından istediği nafaka da TMK 328/2 kapsamında bu yolla talep edilir.

Bu dört türün karşılaştırması aşağıdaki tabloda yer almaktadır:

Nafaka türüKanuni dayanakKim için?Ne zaman ödenir?Kusur etkisiNasıl sona erer?
Tedbir nafakasıTMK 169, 197Eş ve ortak çocuklarDava tarihinden boşanma kararının kesinleşmesine kadarKusur aranmazKararın kesinleşmesiyle kendiliğinden
Yoksulluk nafakasıTMK 175, 176Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşBoşanma kararının kesinleşmesinden itibarenTalep edenin kusuru daha ağır olmamalıYeniden evlenme, ölüm veya mahkeme kararıyla
İştirak nafakasıTMK 182, 327-331Ergin olmayan ortak çocukBoşanma kararının kesinleşmesinden itibarenKusur aranmazÇocuğun ergin olmasıyla kendiliğinden
Yardım nafakasıTMK 328/2, 364, 365Üstsoy, altsoy, kardeş; eğitimi süren ergin çocukDava tarihinden itibarenKusur aranmazYoksulluğun veya eğitimin sona ermesi üzerine mahkeme kararıyla

A- Tedbir Nafakası (TMK 169 ve TMK 197)

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası devam ettiği sürece maddi imkânları kısıtlı olan eşin ve ortak çocukların geçimine diğer eşin katkısını sağlayan geçici nitelikli nafakadır. TMK 169’a göre boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır. Tedbir nafakası bu önlemlerin en sık uygulananıdır.

1- Tedbir Nafakasının Şartları

Tedbir nafakası için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Maddeler hâlinde saymak gerekirse tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için:

  1. Taraflar arasında açılmış bir boşanma veya ayrılık davasının bulunması,
  2. Nafaka istenen eşin, diğer eşe ve çocuklara katkı sağlayacak mali güce sahip olması,
  3. Lehine nafaka bağlanacak eşin geliriyle geçimini sağlamakta güçlük çekmesi; eşlerin ekonomik durumlarının birbirine yakın olmaması

gerekir. Tedbir nafakası için kusursuz olmak şartı aranmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/5441 E., 2025/8247 K. sayılı ve 06.10.2025 tarihli kararında, TMK 169 uyarınca nafakaya hükmedilmesi için boşanma veya ayrılık davasının açılmış olmasının yeterli olduğu, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın gerektirici sebebin bulunması hâlinde hâkimin bu tedbirleri kendiliğinden alabileceği vurgulanmıştır. Aynı kararda, kadının ağır kusuru gerekçe gösterilerek tedbir nafakasının kaldırılması ve hükümde miktar ile kaldırılma tarihi yönünden çelişki bulunması bozma sebebi sayılmıştır.

2- Tedbir Nafakasının Başlangıcı, Miktarı ve Sona Ermesi

Tedbir nafakası dava tarihinden başlar ve boşanma hükmünün kesinleştiği tarihe kadar devam eder. Hâkim yargılama sırasında nafakayı kaldırmadıkça tedbir nafakası, boşanma kararının kesinleşmesiyle kendiliğinden sona erer. Kesinleşmeden sonra eş yönünden yoksulluk nafakası, çocuk yönünden iştirak nafakası devreye girer. Boşanma davasının reddi veya feragatle bitmesi hâlinde nafakanın sona erme tarihi ve çocuk için başlangıç tarihi gibi ayrıntılar için tedbir nafakası rehberimize bakabilirsiniz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/1603 E., 2023/4689 K. sayılı ve 11.10.2023 tarihli kararıyla onanan bölge adliye mahkemesi kararında şu ilkeler benimsenmiştir: Tedbir nafakası talebe bağlı olmaksızın takdir edilir ve davanın her aşamasında istenebilir. Tarafların kusur durumu tedbir nafakasının takdirinde etkili değildir. Her iki eşin de gelirinin bulunması tedbir nafakasına engel olmaz. Ancak eşlerin ekonomik durumları birbirine yakınsa tedbir nafakası verme zorunluluğu ortadan kalkar. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin ara kararla bağladığı tedbir nafakasını karar tarihinden itibaren kaldırması isabetsiz bulunmuştur. Şiddet olaylarında ise boşanma davası açılmadan da aile mahkemesi, 6284 sayılı Kanun’un 5/4’üncü maddesi uyarınca talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir; bu imkân uzaklaştırma kararıyla birlikte verilebilecek tedbirler arasında incelenmiştir.

Tedbir nafakası talep edilmişse hâkim taleple bağlıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/2876 E., 2022/4928 K. sayılı ve 26.05.2022 tarihli kararında, kadının dava dilekçesinde talep ettiği miktarı aşan ve erkek lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı göz ardı eden tedbir nafakası hükmü HMK 26 uyarınca bozulmuştur.

3- Boşanma Davası Açmadan Tedbir Nafakası (TMK 197)

Boşanma davası açılmadan da tedbir nafakası istenebilir. TMK 197’ye göre eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve malların yönetimine ilişkin önlemleri alır. TMK 169’dan farklı olarak TMK 197’de hâkim kendiliğinden karar vermez; eşin talebi ve ayrı yaşamada haklılığı gerekir. Ortak konutun kullanımına ilişkin önlemler bakımından aile konutu ve aile konutu şerhi yazımız da yol gösterici olacaktır. Ortak konuttan ayrılmanın boşanma sebebi olarak sonuçları için ise terk nedeniyle boşanma yazısına bakabilirsiniz.

B- Yoksulluk Nafakası (TMK 175)

Yoksulluk nafakası, boşanma kesinleştikten sonra boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşin geçimi için diğer eşin mali gücü oranında ödediği nafakadır. TMK 175’e göre nafaka isteyen eşin kusuru daha ağır olmamalıdır; nafaka yükümlüsünün kusuru ise aranmaz. Bu nedenle akıl hastalığı nedeniyle boşanan hasta eş de, sağlıklı eş kusursuz olsa bile yoksulluk nafakası isteyebilir. Yoksulluk nafakası talebe bağlıdır; hâkim kendiliğinden hükmedemez. Yoksulluk nafakasından farklı olarak maddi tazminatta yoksulluk şartı aranmaz, ancak isteyen eşin daha az kusurlu olması gerekir; bu farkı TMK 174 kapsamındaki boşanma tazminatı yazımızda açıkladık. Nafaka hakkını belirleyen kusur derecelerinin mahkemece nasıl tespit edildiğini boşanmada kusur belirlemesi yazımızda anlattık.

1- Yoksulluk Nafakasının Şartları

Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Maddeler hâlinde saymak gerekirse yoksulluk nafakası için:

  1. Nafaka isteyen eşin açık bir talebinin bulunması,
  2. Nafaka isteyen eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması,
  3. Nafaka isteyen eşin boşanmaya sebep olan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması,
  4. Nafaka yükümlüsünün nafaka ödeyecek mali güce sahip olması

gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/2-1268 E., 2023/1189 K. sayılı ve 29.11.2023 tarihli kararında da benimsendiği üzere yoksulluk, kişinin yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür ve eğitim gibi zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde gelirinin bulunmamasıdır.

Nafaka isteyen eşin çalışıyor olması talebi tek başına ortadan kaldırmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/4516 E., 2024/3149 K. sayılı ve 06.05.2024 tarihli kararında, kadının SGK kayıtları üzerinden düzenli ve sürekli bir işte çalışıp çalışmadığı ve gelirinin kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde olup olmadığı araştırılmadan karar verilmesi eksik inceleme sayılmıştır. Düşük gelirli eşin durumu için asgari ücretle çalışan eşin yoksulluk nafakası alıp alamayacağını ayrıca incelediğimiz yazıya bakabilirsiniz.

2- Yoksulluk Nafakasının Süresi: AYM Kararı

Anayasa Mahkemesi, 04.06.2026 tarihli ve 2025/156 E., 2026/131 K. sayılı kararıyla TMK 175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. Karar 30.09.2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış olup iptal hükmü 30.06.2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar yoksulluk nafakasına süresiz olarak hükmedilmeye devam edilir. Kesinleşmiş nafaka ilamları da kararla kendiliğinden sona ermez. Yeni süre kuralını kanun koyucu belirleyecektir.

3- Ödeme Biçimi ve Sona Erme Sebepleri

TMK 176/1’e göre yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde, yani aylık olarak ödenmesine karar verilebilir. İrat biçimindeki nafaka TMK 176/3 uyarınca:

  • Alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar,
  • Alacaklının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.

Haysiyetsiz hayat kavramının aile hukukundaki yorumu için suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle boşanma yazımıza bakabilirsiniz.

C- İştirak Nafakası (TMK 182 ve TMK 327-331)

İştirak nafakası, boşanma veya ayrılık kararıyla velayet kendisine verilmeyen ana veya babanın, ergin olmayan ortak çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasını sağlayan nafakadır. TMK 182/3’e göre velayeti kullanmayan eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. İştirak nafakası çocuğun hakkıdır; velayet sahibi ebeveyn bu nafakayı çocuk adına tahsil eder. Velayetin hangi ebeveyne bırakılacağının nasıl belirlendiği için velayetin kime verileceğini anlatan yazımıza bakabilirsiniz.

1- Hâkim İştirak Nafakasına Kendiliğinden Hükmeder

İştirak nafakası kamu düzenine ilişkindir ve talep bulunmasa da hâkim kendiliğinden iştirak nafakasına hükmeder. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/10739 E., 2026/2494 K. sayılı ve 04.03.2026 tarihli kararında Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bu yöndeki yerleşik görüşü tekrarlanmış ve iştirak nafakasının çocuğun üstün yararı ile korunmasına ilişkin olduğu vurgulanmıştır. Tarafların kusuru iştirak nafakasını etkilemez; çocuğun ihtiyacı ve ebeveynin ödeme gücü belirleyicidir.

2- İştirak Nafakasının Miktarı Nasıl Belirlenir?

TMK 330’a göre nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Çocuğun kendi gelirleri de göz önünde bulundurulur ve nafaka her ay peşin olarak ödenir. Mahkeme bu değerlendirmeyi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması, SGK ve tapu kayıtları ile çocuğun yaşı ve okul durumu üzerinden yapar.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/10739 E., 2026/2494 K. sayılı kararına göre iştirak nafakasının kapsamına yiyecek, giyecek, barınma, sağlık, dinlenme, eğitim, öğretim, harçlık, ulaşım, sosyal ve kültürel ihtiyaçlar ile çocuğun yaşına ve eğitim dönemine göre ortaya çıkan diğer zorunlu giderler girer. Bu nedenle okul ücreti ve eğitim giderleri iştirak nafakasından ayrı bir yükümlülük olarak değil, iştirak nafakasının içinde değerlendirilmelidir. Aynı kararda, oyçokluğuyla, bağımsız açılan iştirak nafakasının artırılması davasında talep edilen miktarın ıslah yoluyla artırılabileceği kabul edilmiştir.

Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenecek iştirak nafakasının gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir (TMK 182/4, TMK 330/3). Uygulamada bu artış genellikle TÜİK tarafından açıklanan bir fiyat endeksine bağlanır. Anlaşmalı boşanmada iştirak nafakasının miktarı ve yıllık artış oranı protokolde belirlenebilir; protokolün içeriği için anlaşmalı boşanma davası yazımıza bakabilirsiniz.

3- İştirak Nafakası Ne Zaman Sona Erer?

İştirak nafakası, çocuğun 18 yaşını doldurarak ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer. Ana ve babanın bakım borcu TMK 328/1’e göre çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuğun evlenmesi veya mahkeme kararıyla ergin kılınması da erginliği doğurur. Çocuğun ergin olduktan sonra eğitimine devam etmesi iştirak nafakasını kendiliğinden uzatmaz; bu durumda çocuğun kendisinin yardım nafakası davası açması gerekir. Yıllık ÜFE ve TÜFE artışının nasıl istenmesi gerektiği, okul giderlerinin nafakaya nasıl dahil edildiği ve çocuk ergin olduğunda yapılacaklar için iştirak nafakasını ayrıntılı incelediğimiz yazıya bakabilirsiniz.

D- Yardım Nafakası (TMK 364-365)

Yardım nafakası, yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoy, altsoy ve kardeşe ödenen nafakadır. TMK 364/1’e göre herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu, altsoyu ve kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Kardeşlerin yükümlülüğü ise TMK 364/2 uyarınca refah içinde bulunmalarına bağlıdır. Eş ile ana ve babanın bakım borçlarına ilişkin özel hükümler saklıdır.

1- Yardım Nafakasının Şartları

Yardım nafakasının şartları TMK 364 ve TMK 365’ten şu şekilde çıkarılabilir:

  1. Nafaka isteyen ile yükümlü arasında üstsoy, altsoy veya kardeşlik ilişkisinin bulunması,
  2. Nafaka isteyenin yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olması,
  3. Yükümlünün nafaka ödeyecek mali güce sahip olması; kardeşler bakımından refah içinde bulunması,
  4. Davanın mirasçılıktaki sıra gözetilerek, yani önce yakın derecedeki hısıma karşı açılması.

TMK 365/2’ye göre dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir. Nafakanın yükümlülerin bir veya birkaçından istenmesi hakkaniyete aykırıysa hâkim yükümlülüğü azaltabilir veya kaldırabilir. Dava, nafaka alacaklısına bakmakta olan resmî veya kamuya yararlı kurumlar tarafından da açılabilir.

2- Eğitimi Devam Eden Ergin Çocuğun Yardım Nafakası

Yardım nafakasının en sık görülen uygulaması, üniversite gibi eğitimi devam eden ergin çocuğun ana veya babasına karşı açtığı davadır. TMK 328/2’ye göre çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür. Bu davayı ergin çocuk kendi adına açar; velayet artık sona erdiği için anne veya baba çocuk adına dava açamaz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026/4198 E., 2026/7206 K. sayılı ve 25.06.2026 tarihli kararında, eğitimine devam eden ergin çocuğun babasına karşı açtığı yardım nafakası davasında TMK 328/2 ve TMK 364/1 birlikte uygulanmış; tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine ve günün ekonomik koşullarına göre takdir edilen nafakanın az olduğu, TMK 4’teki hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun bir miktara hükmedilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

Ergin çocuğun eğitimi sona erdiğinde yardım nafakası kendiliğinden kalkmaz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/12970 E., 2023/4898 K. sayılı ve 12.09.2023 tarihli kararıyla onanan kararlarda, eğitimin sona erdiği gerekçesiyle nafakanın kaldırılmasına dair aile mahkemesinden alınmış bir karar getirilmedikçe icra dairesinin takibi durduramayacağı ve icra mahkemesinin eğitimin devam edip etmediğini araştırma yetkisinin bulunmadığı kabul edilmiştir. Nafaka yükümlüsünün bu durumda aile mahkemesinde nafakanın kaldırılması davası açması gerekir.

3- Yetkili Mahkeme ve İleriye Dönük Artış

TMK 365/6’ya göre yardım nafakası davasında yetkili mahkeme, taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Hâkim istem hâlinde, irat biçiminde ödenecek yardım nafakasının gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir (TMK 365/5).

E- Nafaka Davalarında Ortak Usul Kuralları

Nafaka davalarında görevli mahkeme, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun uyarınca aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakaları çoğunlukla boşanma davası içinde istenir. Boşanma kararından sonra açılan nafaka davalarında ise TMK 177 uyarınca nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Boşanma davasının genel işleyişi için çekişmeli boşanma davası yazımıza bakabilirsiniz.

1- Nafakanın Artırılması, Azaltılması ve Kaldırılması

Nafaka kararı, koşullar değiştiğinde yeniden düzenlenebilir. Yoksulluk nafakası için TMK 176/4, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına izin verir. İştirak nafakası için TMK 331, durumun değişmesi hâlinde hâkimin istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirleyebileceğini veya nafakayı kaldırabileceğini düzenler. Artırma ve azaltma kararları dava tarihinden itibaren hüküm doğurur; bu nedenle koşullar değiştiğinde davanın geciktirilmeden açılması önemlidir. Yoksulluk nafakasının hangi hâllerde kaldırıldığını ve azaltıldığını Yargıtay kararlarıyla nafakanın kaldırılması davası yazımızda ayrıntılı olarak inceledik.

2- Nafaka Ödenmezse Ne Olur?

Ödenmeyen nafaka alacakları için ilamlı icra takibi yapılabilir. İİK 344 uyarınca nafaka kararına uymayan borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsiyle karşılaşabilir; borçlu ödeme yaptığında tazyik hapsi sona erer. Nafaka alacağı için borçlunun maaşına da haciz konulabilir. İcra takibinin adımları ve tazyik hapsinin şartları için ödenmeyen nafakanın tahsili rehberimize bakabilirsiniz. Aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlalinin ceza hukuku boyutu için aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçu yazımıza bakabilirsiniz.

3- Nafaka Talebinde Dosyanın Hazırlanması

Nafaka davasında miktarı belirleyen asıl unsur, tarafların gelir ve giderlerinin ispatıdır. Bu nedenle bordro, SGK hizmet dökümü, vergi kayıtları, kira sözleşmesi, okul ve sağlık giderlerine ilişkin belgeler ile tarafların yaşam düzeyini gösteren deliller dosyaya eksiksiz sunulmalıdır. Mahkeme ayrıca kolluk aracılığıyla sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırır. Nafaka türüne ve somut dosyaya uygun stratejinin belirlenmesi için boşanma ve nafaka davalarında avukatlık desteği sayfamızdan bilgi alabilirsiniz.

Sonuç

Türk Medeni Kanunu’nda dört nafaka türü bulunur: dava süresince ödenen ve kusur aranmayan tedbir nafakası (TMK 169, 197), boşanma sonrasında yoksulluğa düşecek ve daha ağır kusurlu olmayan eşe ödenen yoksulluk nafakası (TMK 175), velayeti kullanmayan ebeveynin çocuk için ödediği ve hâkimin kendiliğinden hükmettiği iştirak nafakası (TMK 182, 327-331) ve üstsoy, altsoy, kardeş ile eğitimi süren ergin çocuğa ödenen yardım nafakası (TMK 328/2, 364-365). Tedbir nafakası boşanma kararının kesinleşmesiyle, iştirak nafakası çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla kendiliğinden sona erer. Yoksulluk nafakasının süresiz olması kuralı ise Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca 30.06.2027’de yürürlükten kalkacaktır. Her nafaka türünde miktar, tarafların ekonomik durumuna göre belirlenir ve koşullar değiştiğinde artırma, azaltma veya kaldırma davası açılabilir.

Sık Sorulan Sorular

Kaç çeşit nafaka vardır?

Türk Medeni Kanunu’nda dört nafaka türü vardır: boşanma davası sürerken ödenen tedbir nafakası (TMK 169, 197), boşanma sonrasında eşe ödenen yoksulluk nafakası (TMK 175), çocuk için ödenen iştirak nafakası (TMK 182, 327-331) ve üstsoy, altsoy, kardeş ile eğitimi süren ergin çocuğa ödenen yardım nafakası (TMK 328/2, 364-365).

Tedbir nafakası ile yoksulluk nafakası arasındaki fark nedir?

Tedbir nafakası boşanma davası sürerken dava tarihinden boşanma kararının kesinleşmesine kadar ödenir, hâkim tarafından kendiliğinden verilebilir ve kusur aranmaz. Yoksulluk nafakası ise boşanma kesinleştikten sonra başlar, ancak açık talep üzerine verilir ve nafaka isteyen eşin kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması gerekir.

Kusurlu eş tedbir nafakası alabilir mi?

Alabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/5441 E., 2025/8247 K. sayılı ve 06.10.2025 tarihli kararına göre TMK 169 uyarınca tedbir nafakasına hükmedilmesi için boşanma davasının açılmış olması yeterlidir ve kusursuz olma şartı aranmaz. Eşin ağır kusurlu olması tedbir nafakasının kaldırılması için tek başına gerekçe olamaz.

Boşanma davası açmadan nafaka istenebilir mi?

Evet. TMK 197’ye göre ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düşen eş ayrı yaşama hakkına sahiptir ve ayrı yaşamada haklı ise aile mahkemesinden diğer eşin parasal katkıda bulunmasını, yani tedbir nafakası ödemesini isteyebilir.

İştirak nafakası kaç yaşına kadar ödenir?

İştirak nafakası, çocuğun 18 yaşını doldurarak ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer (TMK 328/1). Çocuğun evlenmesi veya mahkeme kararıyla ergin kılınması da iştirak nafakasını sona erdirir. Eğitimi devam eden ergin çocuk ise TMK 328/2 uyarınca kendi adına yardım nafakası davası açabilir.

Üniversite okuyan çocuğa nafaka ödenir mi?

Ödenir, ancak iştirak nafakası olarak değil yardım nafakası olarak. TMK 328/2’ye göre eğitimi devam eden ergin çocuğa ana ve baba, kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitimi sona erinceye kadar bakmakla yükümlüdür. Davayı ergin çocuk kendisi açar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026/4198 E., 2026/7206 K. sayılı kararında bu davada nafaka miktarının hakkaniyete uygun belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

İştirak nafakası nasıl hesaplanır?

İştirak nafakası belirli bir formülle hesaplanmaz. TMK 330’a göre miktar, çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri ile çocuğun kendi gelirleri dikkate alınarak hâkim tarafından takdir edilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/10739 E., 2026/2494 K. sayılı kararına göre okul ve eğitim giderleri de iştirak nafakasının içinde değerlendirilir.

Hâkim talep olmadan nafakaya hükmedebilir mi?

Tedbir nafakası ve iştirak nafakası bakımından evet. TMK 169 uyarınca hâkim dava süresince geçici önlemleri kendiliğinden alır; iştirak nafakası da kamu düzenine ilişkin olduğu için talep olmasa da hükmedilir. Yoksulluk nafakası ve yardım nafakası ise ancak talep üzerine verilebilir.

Kardeşe nafaka ödemek zorunlu mu?

Kardeşin yardım nafakası yükümlülüğü sınırlıdır. TMK 364/1’e göre herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek kardeşine nafaka vermekle yükümlüdür; ancak TMK 364/2 uyarınca kardeşlerin bu yükümlülüğü refah içinde bulunmalarına bağlıdır. Dava, TMK 365 uyarınca mirasçılıktaki sıra gözetilerek açılır.

Nafaka artırım davası nerede açılır?

Nafaka artırım davası aile mahkemesinde açılır. Boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında TMK 177 uyarınca nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Yardım nafakasında ise TMK 365/6’ya göre taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Artırım kararı dava tarihinden itibaren geçerli olur.

Nafaka ödenmezse hapis cezası var mı?

Ödenmeyen nafaka için ilamlı icra takibi yapılabilir ve İİK 344 uyarınca nafaka kararına uymayan borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsiyle karşılaşabilir. Tazyik hapsi bir ceza değil, ödemeye zorlama aracıdır; borçlu nafakayı ödediğinde serbest bırakılır.

Eğitimi biten çocuğun nafakası kendiliğinden kesilir mi?

Hayır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/12970 E., 2023/4898 K. sayılı kararıyla onanan kararlarda, ergin çocuk yararına hükmedilen yardım nafakasının eğitimin sona erdiği gerekçesiyle kaldırıldığına dair bir aile mahkemesi kararı getirilmedikçe icra takibinin devam edeceği kabul edilmiştir. Nafaka yükümlüsünün aile mahkemesinde nafakanın kaldırılması davası açması gerekir.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak, aile hukuku başta olmak üzere dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Hizmet verdiğimiz diğer alanları görmek için Hizmetlerimiz sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

Avukat Sinan Karabacak

Avukat Sinan Karabacak

Avukat · İstanbul Barosu, Sicil No: 52130, Doğrulama

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2014'te mezun oldu. İstanbul Barosu'na bağlı avukatlık yapmaktadır. Enerji hukukundaki önceki deneyimleri nedeniyle başta kaçak elektrik ve voltaj dengesizliği davaları olmak üzere ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku gibi alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkımızda →LinkedIn →

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir