İçindekiler
Ceza hukukunda bir suçun oluşumu düşünce aşamasıyla başlar, hazırlık hareketleriyle devam eder ve icra hareketlerinin tamamlanıp neticenin gerçekleşmesiyle sona erer. Suça teşebbüs failin suç işleme kastıyla icra hareketlerine başlamasına rağmen elinde olmayan engelleyici bir sebepten dolayı neticeyi gerçekleştirememesi durumudur. Suç yolunun aşamaları genel olarak düşünce aşaması, karar Aşaması, hazırlık Aşaması, icra aşaması ve suçun tamamlanma aşamasıdır. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu m.35 “Kişi işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten sorumlu olur.” Hükmünü içermektedir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere teşebbüsün kural olarak kasıtla işlenen suçlarda meydana gelebileceği kabul edilmektedir.
A-Teşebbüsün Yasal Dayanağı ve Niteliği
Yukarıda bahsedildiği üzere teşebbüs kavramının normatif kaynağı TCK’nın 35. Maddesidir. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5237&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5
Teşebbüsten söz edebilmek için fiilin icra hareketlerinin belirli bir aşamaya gelmiş olması gerekir. Sadece düşünce aşamasında kalan veya suçun hazırlığı niteliğindeki fiiller (istisnai suçlar hariç) teşebbüs kapsamında cezalandırılmaz.
B- Suça Teşebbüsün Unsurları
Bir eylemin teşebbüs aşamasında kaldığını söyleyebilmek için şu dört temel şartın bir arada bulunması zorunludur:
1-Suç İşleme Kastı
Teşebbüs ancak kasten işlenen suçlarda mümkündür. Failin amacı, kanunda suç olarak tanımlanan neticeyi gerçekleştirmek olmalıdır. Bu nedenle, taksirli suçlarda teşebbüs mümkün değildir. Ayrıca doktrinde ve Yargıtay uygulamalarında, olası kastla işlenen suçlarda da teşebbüsün mümkün olmadığı kabul edilmektedir. Suça teşebbüste suçun unsurlarından olan manevi unsur yani kasıt tam olmakla birlikte maddi unsuru olan netice eksik kalmaktadır.
2- Elverişli Hareketlerle İcrai Hareket Başlangıcı
Failin gerçekleştirdiği fiil, suçun neticesini meydana getirmeye “elverişli” olmalıdır. Örneğin; birini öldürmek için ona su tabancasıyla ateş etmek elverişsiz bir araçtır ve suça teşebbüs oluşturmaz. Ayrıca fail, “doğrudan doğruya icraya” başlamış olmalıdır.
- Hazırlık Hareketleri: Suçta kullanılacak silahı satın almak (ceza gerektirmez).
- İcra Hareketleri: Silahı mağdura doğrultup tetiği çekmek (teşebbüs başlangıcı).
Elverişli hazırlık hareketi bağlamında Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2012/2733 E. – 2014/1160 K. Sayılı İlamında;
“…Suç tarihinden önce İstanbul’da çalıştığı dönemde uzaktan akrabası olan mağdure ile tanışan sanığın esasen başka biriyle resmi nikâhlı evli olmasına rağmen evlenme isteğine mağdurenin olumsuz cevap vermesinin ardından sık sık arayıp rahatsız etmesi nedeniyle Afyonkarahisar İli Şuhut İlçesi Balçıkhisar Kasabasında yaşayan babasının evine dönmesi üzerine olay gecesi araçla mağdureyi kaçırmak için anılan kasabadaki evine geldiği ve dışarıdan seslenmesi üzerine balkona çıkan mağdureye kendisini götürmeye geldiğini söyleyip dışarı çıkmasını isteyen sanığın menfi cevap verilmesi üzerine kapıyı açmak için zorladığı sırada gürültüye gelip araya giren müştekileri ele geçirilemeyen silahla tehdit edip havaya ateş ettikten sonra araçla kaçmak zorunda kaldığı tüm dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. 5237 sayılı TCK.nın 35. maddesinde yer alan suça teşebbüs düzenlemesi incelendiğinde, kanun koyucunun 765 sayılı TCK’dan farklı olarak subjektif teori yerine objektif teoriyi kabul ettiği, objektif teoriye göre kişinin belli bir suçu işlemeye yönelik kastının tespit edilmiş olmasının sorumluluğunun tayini için gerekli olmasına karşılık sadece kastının belirlenmesinin bu suça teşebbüsten dolayı sorumlu tutulması için yeterli olmadığı, failin belli bir suçu işlemeye yönelik kastla gerçekleştirdiği davranışın aynı zamanda o suça ilişkin icra hareketi niteliği taşıması gerektiği hususu tartışmasızdır.
…olay gecesi sanığın kaçırmak maksadıyla evinin önüne gelip kendisiyle gelmesini istediği mağdurenin olumsuz cevap vermesi nedeniyle kapıyı zorlaması şeklinde gerçekleşen eyleminin üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun icrai hareketini oluşturmadığı,
… mevcut eylemin konut dokunulmazlığının ihlaline teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilerek bu suçtan hüküm kurulması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir” şeklinde hüküm kurmuştur.
3- Suçun Tamamlanamaması
Failin icra hareketlerini bitirememesi veya icra hareketlerini bitirse dahi sonucun yani neticenin gerçekleşmemesi gerekir.
4- Engel Sebebin Failin İradesi Dışında Olması
Suçun tamamlanamaması, failin kendi isteğiyle değil, dışsal bir engel (polisin gelmesi, mağdurun kaçması vb.) nedeniyle gerçekleşmiş olmalıdır. Fail kendi isteğiyle vazgeçerse “Gönüllü Vazgeçme” hükümleri uygulanır.
Suça teşebbüsün unsurları hakkında Yargıtay 22. Ceza Dairesi 2015/6280 E. – 2016/2150 K. Sayılı kararında (https://karararama.yargitay.gov.tr/);
“Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.05.2012 gün ve 2011/340 esas, 2012/209 karar sayılı ve benzer ilamlarında açıklandığı üzere;
5237 sayılı TCK’nın 35/1. maddesinde: “Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur” şeklinde tanımlanan teşebbüsün varlığından söz edilebilmesi için:
Kasıtlı bir suçu işleme kararı olmalı.
Elverişli hareketlerle suçun doğrudan doğruya icrasına başlanmalı.
Failin elinde olmayan nedenlerle suç tamamlanamamalı ya da sonuç gerçekleşmemelidir.” Şeklinde suça teşebbüsün unsurlarını açıklamıştır.
C- Teşebbüsün Cezalandırılması
Suç teşebbüs aşamasında kaldığında, fail tamamlanmış suçun cezasından indirilmiş bir ceza ile cezalandırılır. TCK m. 35/2 uyarınca:
- Ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası,
- Müebbet hapis yerine 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası verilir.
- Diğer hallerde ise verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
Hakim bu indirimi yaparken meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını dikkate alır.
D- Teşebbüse Uygun Olmayan Suçlar
Her suç tipi teşebbüse elverişli değildir:
- Taksirli Suçlar: Kasıt unsuru olmadığı için teşebbüs edilemez.
- Sırf Hareket Suçları: Hareketin yapılmasıyla suç tamamlandığı için teşebbüs genellikle mümkün değildir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2020/1331 E. – 2020/1904 K. Sayılı ilamında; “…Sanığın eyleminin Tefecilik suçunu içerdiği ancak şüphelinin faiz karşılığında para alma eyleminin elinde olmayan nedenlerle kesildiği bu nedenle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı,” şeklindeki olay anlatımına göre; sırf hareket suçu niteliğinde olan tefecilik suçunun kural olarak teşebbüse elverişli olmaması, ancak hareketin bir oluşum sürecine sahip olduğu ve parçalara bölünebildiği hallerde icra hareketleri failin elinde olmayan nedenlerle tamamlanamazsa teşebbüs halinin söz konusu olabileceği dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın tanık …’e teklif ettiği meblağın tanık tarafından kabul edilmemesi şeklinde gerçekleşen olayda teşebbüsün mümkün olmadığı…”
- Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suçlar: Ağır netice taksirle gerçekleştiği için bu kısma teşebbüs olmaz. “Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2019/2336 E. – 2019/10382 K. – Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçların teşebbüse elverişli bulunmaması karşısında…”
- İhmali Suçlar: Yapılması gerekenin yapılmamasıyla suç oluştuğu için bu sulara teşebbüsün mümkün olup olmadığı tartışmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2020/382 E. – 2022/345 K. Sayılı ilamında çoğunluk görüşü ile “…Sanığın eyleminin ihmali davranışla kasten yaralama suçunu oluşturacağı ve eylemine uyan TCK’nin 86/1-3b, 87/1-d ve 88. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin olayda yasal unsurları oluşmadığından uygulama ihtimali bulunmayan ihmali davranışla öldürmeye teşebbüs suçundan yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini,…” isabetsizliğinden bozulmasına oy çokluğuyla karar verilmiş…”
E- Teşebbüsün Özel Halleri İşlenemez Suç
Failin suç işlemek için seçtiği aracın veya suçun konusunun neticeyi gerçekleştirmeye imkansız kılması durumuna işlenemez suç denir. Örneğin; ölmüş birini öldürmeye çalışmak veya birini büyü yaparak öldürmeye çalışmak elverişsizlik nedeniyle suça teşebbüs sayılmaz ve ceza verilmez.
F-Suça Teşebbüs Bakımından Sonuç
Suça teşebbüs, ceza hukukunda failin tehlikeliliğini ve suç yolundaki kararlılığını ölçen bir kurumdur. Yargılama aşamasında bir eylemin “hazırlık” mı yoksa “icra” mı olduğu çizgisi, failin alacağı hapis cezasını doğrudan belirlediği için hayati bir öneme sahiptir. Profesyonel bir hukuki yardım, eylemin hangi aşamada kaldığının tespiti açısından kritiktir.
G-Suça Teşebbüs Hakkında Yargıtay Kararları
1-Uyuşturucu Madde Satmak için Mesajlaşmanın Uyuşturucu Ticareti Suçuna Teşebbüsü Oluşturmayacağı Hakkında
<<<“…TCK’nın 35. maddesinin gerekçesinde; “Suça teşebbüs düzenlemesinde getirilen diğer bir yenilik, icra hareketlerinin başlangıcına ilişkindir. Bilindiği üzere icra hareketlerinin ne zaman başladığının belirlenmesi kişi hak ve özgürlüklerinin korunmasıyla yakından ilgilidir. Eğer failin kastının şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkmasıyla icranın başlayacağı yolundaki subjektif ölçüt kabul edilirse, kişinin düşüncesi ve yaşam tarzı dolayısıyla cezalandırılmasına varabilecek bir uygulamaya yol açılacaktır. Çünkü hazırlık hareketleri aşamasında da kastın varlığının şüpheye yer vermeyecek biçimde tespit edilebilmesi mümkün olup, böyle bir ölçüt hazırlık-icra hareketleri ayrımı konusunu bir kanıtlama sorunu hâline getirmektedir. Diğer bir deyişle, suçun icrasıyla ilgisiz davranışlar dahi, suç kastını ortaya koyduğu gerekçesiyle cezalandırılabileceklerdir. Açıklanan bu nedenlerle, tasarıdaki ‘kastı şüpheye yer bırakmayacak’ ölçütü madde metninden çıkartılmış ve bunun yerine ‘doğrudan doğruya icraya başlama’ ölçütü kabul edilmiştir. Böylece işlenmek istenen suç tipiyle belirli bir yakınlık ve bağlantı içindeki hareketlerin yapılması durumunda suçun icrasına başlanmış sayılacaktır.” denilmektedir.
Madde gerekçesindeki açıklamalar da gözetildiğinde; sanığın diğer sanıklar … ve … telefon görüşmesi yapması ve/veya mesajlaşması şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın uyuşturucu maddenin temini için telefon görüşmeleri yapmasının, icra hareketi teşkil etmeyip “hazırlık hareketi” niteliğinde olduğu ve suça teşebbüs aşamasına varmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair hakkında yeterli delil bulunmayan ve gerçekleştirdiği hazırlık hareketi niteliğindeki eylemi de uyuşturucu madde ticareti suçuna teşebbüs teşkil etmeyen sanığın savunmasının aksine mahkûmiyete yeterli her türlü şüpheden kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA…”>>> (Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/2560 E. – 2022/6718 K. Sayılı Kararı)
2-İşyerinin Asma Kilitlerinin Kırılması Halinde Hırsızlık Suçuna Teşebbüsün Oluşup Oluşmadığı Hakkında
<<<“…Yasanın benimsediği objektif teori esas alındığında, mağdura ait işyerinin önüne gelen ve işyeri kepenginin altı adet asma kilidinden iki tanesini kırarak açan, diğerlerini de açmak için uğraşırken yakalanan sanığın, mağdurun taşınır malını koruduğu egemenlik ve tasarruf alanına bizzat müdahale ederek, işlemek istediği hırsızlık suçunu gerçekleştirmeye elverişli hareketleri yaptığı, gece sayılan zaman dilimi içinde işyeri binasına hırsızlık amacıyla girmek için kepenk kilitlerini kırmak suretiyle suçun yasal tanımında, unsur ve nitelikli hal olarak belirtilmiş davranışları gerçekleştirerek elverişli hareketlerle doğrudan icraya başladığı kabul edilmelidir.
Bu itibarla, açıklanan olayda hırsızlık suçuna teşebbüsün koşullarının oluştuğuna ilişkin Özel Daire bozma kararı isabetli olup, yerel mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir…” >>> (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2011/6-340 E. – 2012/209 K. Sayılı Kararı)
3-Nitelikli Cinsel Saldırı Suçuna Teşebbüsün Mümkün Olup Olmadığı Hakkında
<<<“…Ceza Genel Kurulunun kabulüne göre bir eylemin cinsel saldırı veya çocukların cinsel istismarı suçunun basit hâlini mi yoksa teşebbüs aşamasında kalan nitelikli hâlini mi oluşturduğu konusunda failin saiki ile davranışlarının hangi fiile yönelik olduğunun açıkça ortaya konulması gerekmektedir. Bu doğrultuda mağdurun vücuduna organ veya sair bir cisim sokma olmaksızın cinsel duyguları tatmine yönelik amaç ve davranışlar belirtilen suçların basit hâlini oluşturacaktır. Organ veya sair bir cisim sokma amacı gütmekle birlikte eylemin elde olmayan nedenlerle gerçekleştirilememesi durumunda ise söz konusu suçların nitelikli hâllerine teşebbüsten söz edilecektir.
Suça sürüklenen çocuk ve katılan mağdurenin aynı köyde yaşadıkları suça sürüklenen çocuğun kardeşiyle birlikte, olay tarihinde yalnız olduğu bir sırada katılan mağdurenin evine izinsiz olarak girdiği, oturma odasında bulunan katılan mağdurenin ağzını eliyle kapamaya ve eşofmanını çıkarmaya çalıştığı, katılan mağdurenin direnmesi üzerine suça sürüklenen çocuğun “Eğer durmazsan, seni bıçaklarız!” dediği, bu sırada pencere camının önünde tanık olan kişinin belirmesi üzerine suça sürüklenen çocuğun evden kaçarak uzaklaştığı,
Yerel Mahkemece kabul edilen olayda; Eyleminin isabetli bir şekilde nitelendirilmesi için suça sürüklenen çocuğun saikinin ve gerçekleştirdiği davranışların hangi fiile yönelik olduğunun belirlenmesi gerekmekte olup katılan mağdurenin vücuduna organ veya sair bir cisim sokmak olmaksızın cinsel duyguları tatmine yönelik amaç ve davranışların basit cinsel istismar; organ veya sair bir cisim sokma amacı gütmekle birlikte eylemin elinde bulunmayan nedenlerle gerçekleştirememesi hâlinde ise teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun söz konusu olacağının anlaşılması karşısında; somut olayda suça sürüklenen çocuğun, katılan mağdurenin evine girerek ağzını eliyle kapamaya ve eşofmanını çıkarmaya çalışması şeklindeki dış dünyaya yansıyan ve katılan mağdurenin direnmesi ile tanığın pencereyi açması üzerine sonlandırdığı aşamaya kadar devam eden eylemlerinin vücuda organ veya sair bir cisim sokmaya yönelik olmadığı, bu bağlamda suça sürüklenen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna (vücuda organ veya sair cisim sokmaya) yönelen icrai bir hareketinin bulunmadığı, suça sürüklenen çocuğun kastına ilişkin aksi bir kabulün, şüphenin aleyhine değerlendirilerek cezalandırılması anlamına geleceği, dolayısıyla eylemin bir bütün hâlinde çocuğun basit istismarı suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir…”>>> (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2025/90 E. – 2025/232 K. Sayılı Kararı)
İstanbul / Bağcılar bölgesinde yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Diğer makaleler için https://sinankarabacak.com/hukuki-makaleler/ sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

4 Yorumlar