|

Cinsel İstismar Suçu Cezası Nedir? (TCK-103)

avukat sinan karabacak cinsel istismar suçu

Cinsel İstismar Suçu Cezası Nedir? Çocukların cinsel istismarı suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 103. maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu suç, çocukların cinsel dokunulmazlığını ve beden bütünlüğünü korumaya yönelik olup Kanun koyucu bu suç tipini ağır yaptırımlara bağlamıştır. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5237&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5

I. Cinsel İstismar Suçunun Unsurları

A. Cinsel İstismar Suçu Maddi Unsurları

1.Fail

TCK m. 103 bakımından fail herhangi bir kişi olabilir; suç özgü suç niteliği taşımamaktadır. Yani failin belli bir sıfat veya özelliğe sahip olması aranmamaktadır. Bununla birlikte maddenin 3. fıkrasında sayılan belirli sıfat ve ilişkilerin varlığı hâlinde suçun nitelikli hâlleri gündeme gelecektir.

2. Mağdur

Suçun mağduru çocuktur. TCK m. 6/1-b uyarınca çocuk, henüz 18 yaşını doldurmamış kişidir. Ancak kanun koyucu, 103. maddede mağduru iki gruba ayırmıştır:

  • On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklar (m. 103/1-a bendi): Bu çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış istismar kapsamında değerlendirilmektedir.
  • On beş yaşını tamamlamış diğer çocuklar (m. 103/1-b bendi): Bu çocuklara karşı ancak cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar suç kapsamına girmektedir.

3. Fiil (Hareket)

Suçun temel hareket unsuru “cinsel istismar” ve “sarkıntılık” kavramları etrafında şekillenmektedir. Madde iki temel eylem biçimini düzenlemektedir:

Cinsel istismar: Çocuğun cinsel dokunulmazlığını, beden bütünlüğünü ihlal eden, belirli bir süreklilik veya yoğunluk taşıyan cinsel davranışlardır. Yargıtay içtihadına göre sarkıntılıktan farkı; fiilin sürekliliği, tekrarlanması ve daha ağır müdahale niteliği taşımasıdır.

Sarkıntılık: Anlık, geçici, kısa süreli cinsel davranışlardır. Genel bir dokunma ya da ani bir hareket şeklinde ortaya çıkabilir. Sarkıntılık düzeyindeki fiillerde ceza daha hafif olup ayrıca takip koşulları da farklılık göstermektedir.

Öte yandan TCK m. 103/2 uyarınca cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi, suçun daha ağır nitelikli hâlini oluşturmaktadır.

4. Nedensellik Bağı ve Netice

TCK m. 103, temel biçimiyle bir serbest hareketli suçtur; belirli bir sonucun gerçekleşmesi aranmamaktadır. Ancak m. 103/5 uyarınca suç için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde faile ayrıca kasten yaralama hükümleri de uygulanacaktır. Bunun yanı sıra m. 103/6’ya göre suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

B. Cinsel İstismar Suçunun Manevi Unsuru

TCK m. 103 kapsamındaki suçlar yalnızca kasıtla işlenebilir; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Failin, mağdurun çocuk olduğunu bilerek ve isteyerek cinsel davranışta bulunması gerekmektedir. Olası kast da suçun oluşması bakımından yeterlidir. Failin mağdurun yaşı konusundaki yanılgısının değerlendirilmesinde ise TCK m. 30 çerçevesinde hata hükümleri uygulanabilir.

Uygulamada mağdurun beyanlarına, fiziksel görünümüne ve sosyal çevresine bakılarak kastın varlığı değerlendirilmektedir.

C. Cinsel İstismar Suçunda Hukuka Aykırılık Unsuru

Suçun oluşabilmesi için fiilin hukuka aykırı olması şarttır. Çocuğun rızası, TCK m. 103/1-a bendi kapsamında (15 yaşından küçük veya algılama yeteneği gelişmemiş çocuk) hukuka uygunluk nedeni oluşturmaz; zira bu çocukların cinsel konularda geçerli rıza açıklama ehliyeti bulunmamaktadır. On beş yaşını tamamlamış çocuklar bakımından ise sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedenle hareket edilmesi suç teşkil etmektedir; bu durumda rıza zaten geçersiz kılınmış olmaktadır. On beş yaşını dolmuş ancak on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından reşit olmayanla cinsel ilişki suçu oluşmaktadır.

D. Cinsel İstismar Suçunun Özel Görünüş Biçimleri

1.Teşebbüs

TCK m. 103 kapsamındaki suça teşebbüs mümkündür. Fiilin icrasına başlandığı hâlde mağdurun direnci, üçüncü kişilerin müdahalesi veya failin kendi iradesiyle hareketin tamamlanamaması hâlinde teşebbüs hükümleri uygulanacaktır. Yargıtay kararlarında, tamamlanmamış cinsel temas girişimlerinde teşebbüsün kabul edildiği görülmektedir.

2.İştirak

Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hem genel iştirak hükümlerini hem de TCK m. 103/3-a bendindeki nitelikli hâli gündeme getirir. Bu durumda her bir fail, nitelikli hâl nedeniyle artırılmış ceza ile cezalandırılır. İştirak hükümlerinin uygulanması için faillerin suç üzerinde ortak kastı ve fiil üzerinde hâkimiyeti bulunmalıdır.

3.İçtima

Failin aynı mağdura karşı farklı zamanlarda birden fazla cinsel istismar eylemini gerçekleştirmesi hâlinde zincirleme suç hükümleri (TCK m. 43) uygulanabilir. Ancak Yargıtay, aralarında zaman ve mekân bütünlüğü bulunmayan ayrı eylemleri bağımsız suç olarak kabul etmektedir. Suçun birden fazla çocuğa karşı işlenmesi hâlinde ise her bir mağdur için ayrı suç oluşur.

II. Cinsel İstismar Suçunda Nitelikli Haller

A. Cezayı Artıran Nitelikli Haller (TCK m. 103/3)

TCK m. 103/3 uyarınca suçun aşağıdaki nitelikli hâllerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır:


• Birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi (m. 103/3-a): Suçun müşterek faillik biçiminde işlenmesini kapsar.
• Toplu yaşam ortamlarından faydalanılarak işlenmesi (m. 103/3-b): Yurt, kreş, çocuk yuvası, cezaevi ve benzeri insanların toplu olarak bir arada yaşadığı ortamlarda suçun işlenmesidir.
• Akrabalık veya evlilik ilişkisi (m. 103/3-c): Üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından işlenmesi.
• Güven ilişkisinin kötüye kullanılması (m. 103/3-d): Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından işlenmesi.
• Kamu görevi veya hizmet ilişkisinin nüfuzunun kötüye kullanılması (m. 103/3-e): Kamu görevlisi sıfatı veya hizmet ilişkisinin sağladığı otoritenin suçun işlenmesinde araç olarak kullanılması.

B. Cezayı Artıran Diğer Nitelikli Haller (TCK m. 103/4)

TCK m. 103/4 uyarınca cinsel istismarın, m. 103/1-a bendindeki çocuklara (15 yaşından küçük veya algılama yeteneği gelişmemiş) karşı cebir veya tehditle ya da m. 103/1-b bendindeki çocuklara (15-18 yaş) karşı silah kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde de ceza yarı oranında artırılır.

C. Vücuda Organ veya Cisim Sokulması (TCK m. 103/2)

Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde on altı yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde bu alt sınır on sekiz yıla yükselmektedir. Bu düzenleme, suçun en ağır nitelikli biçimini oluşturmaktadır.

D. Mağdurun 12 Yaşından Küçük Olması

TCK m. 103/1’in üçüncü cümlesinde mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâli özel olarak düzenlenmiştir. Buna göre:
• İstismar durumunda verilecek ceza on yıldan az olamaz.
• Sarkıntılık durumunda verilecek ceza beş yıldan az olamaz.

E. Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Haller

• TCK m. 103/5: Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
• TCK m. 103/6: Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

III. Cinsel İstismar Suçu Şikayete Tabi Midir?

TCK m. 103 kapsamındaki suçlar kural olarak şikâyete tabi değildir; resen soruşturma ve kovuşturma yapılır. Ancak bu kuralın önemli bir istisnası mevcuttur:
TCK m. 103/1’in son cümlesine göre sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun faili çocuk ise, soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır. Bu düzenleme ile çocuk faillerin mağdurun rızası ya da yasal temsilcisinin iradesine aykırı biçimde yargılanmasının önüne geçilmek istenmiştir.


Buna göre söz konusu istisna hem fail hem eylem bakımından iki koşulu birlikte gerektirmektedir:
• Failin çocuk olması (18 yaşından küçük)
• Suçun sarkıntılık düzeyinde kalması
Her iki koşulun birlikte gerçekleşmesi durumunda şikâyet aranacak, aksi takdirde suç şikâyetten bağımsız olarak re’sen soruşturulacaktır.

IV. HAGB, Uzlaşma, Ceza Ertelenmesi ve Adli Para Cezası

A. Cinsel İstismar Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 231. maddesi uyarınca HAGB, sanığın iki yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm edilmesi hâlinde uygulanabilmektedir. Ancak TCK m. 103 kapsamındaki suçlarda öngörülen ceza alt sınırları bu eşiğin çok üzerinde olduğundan HAGB uygulanması mümkün değildir.

B. Cinsel İstismar Suçunda Uzlaşma

TCK m. 103 kapsamındaki suçlarda uzlaşma yoluna gidilmesi mümkün değildir. CMK m. 253/3 hükmüne göre cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma uygulanamaz. Bu suçlar ağır bir toplumsal zarar ve mağduriyet yarattığından kanun koyucu uzlaşmayı kesin olarak dışlamıştır.

C. Cinsel İstismar Suçunda Cezanın Ertelenmesi

TCK m. 103’teki suçlar için öngörülen asgari cezalar bu sınırların çok üzerinde olduğundan erteleme hükümleri pratikte uygulanamamaktadır. Bunun yanı sıra koşulların sağlandığı istisnai hâllerde, mesela suçun sarkıntılık düzeyinde kaldığı ve faile en düşük cezanın verildiği durumlarda dahi, mahkemeler genellikle suçun ağırlığını ve toplumsal zararını göz önünde bulundurarak erteleme yoluna gitmemektedir.

D. Cinsel İstismar Suçunda Adli Para Cezasına Çevirme

TCK m. 50 uyarınca kısa süreli hapis cezaları adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilmektedir. TCK m. 103 kapsamındaki suçlar için öngörülen cezalar uzun süreli hapis cezaları olduğundan bu suçlarda adli para cezasına çevirme imkânı bulunmamaktadır. Kanun koyucu, söz konusu suçların ağırlığı ve mağdurların korunması amacıyla hapis cezasının seçenek yaptırımlarla ikame edilmesine olanak tanımamıştır.

V. Cinsel İstismar Suçu Hakkında Genel Olarak Değerlendirme

TCK m. 103, çocukların cinsel dokunulmazlığını koruyan en önemli düzenlemelerden biridir. Madde; temel suç tipini ve nitelikli hâlleri belirleyerek farklı eylem biçimleri için farklı yaptırımlar öngörmüştür. Kanun koyucu, suçun şikâyete tabi kılınmaması, HAGB ve uzlaşmanın uygulanamaması, ceza ertelemesi ve adli para cezasına çevirme imkânlarının tanınmaması gibi tercihlerle söz konusu suç için caydırıcı bir yaptırım rejimi oluşturmuştur.

Uygulamada bu suç tipiyle sıklıkla karşılaşılmakta; özellikle aile içi istismar vakalarında nitelikli hâllere ilişkin tartışmalar öne çıkmaktadır. Yargıtay kararları, cinsel istismar ile sarkıntılık arasındaki sınırın tespiti, kastın değerlendirilmesi ve mağdurun ifadesinin önemi gibi konularda içtihat geliştirmeye devam etmektedir. Sonuç olarak TCK m. 103, çocuklara yönelik cinsel suçlar alanında kapsamlı, katmanlı ve caydırıcı bir düzenleme sunmakta; hem koruma hem de cezalandırma işlevini bir arada yerine getirmektedir.

İstanbul / Bakırköy bölgesinde yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Diğer makaleler için https://sinankarabacak.com/hukuki-makaleler/ sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir