Anlaşmalı Boşanma Protokolü: Madde Madde Hazırlama Rehberi ve Dilekçe Örneği (2026)

anlaşmalı boşanma protokolü

İçindekiler

Anlaşmalı boşanma protokolü, en az 1 yıl sürmüş bir evliliği sona erdirmek isteyen eşlerin boşanmanın mali sonuçları ile ortak çocukların durumunu birlikte düzenledikleri ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 166. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aile mahkemesinin onayına sundukları yazılı anlaşmadır.

Protokolde velayet, kişisel ilişki, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat konularının yer alması zorunludur.

Mal rejiminin tasfiyesi, ziynet eşyası, aile konutu ve kadının soyadı ise isteğe bağlı maddelerdir; ancak bu konular protokolde açıkça yazılmazsa boşanmadan sonra ayrı dava konusu olabilir. TMK 184/5’e göre boşanmanın fer’i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz.

Hâkim, tarafları duruşmada bizzat dinler ve protokolde gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Boşanma kararı kesinleşinceye kadar eşlerden her biri anlaşmadan dönebilir. Bu durumda dava çekişmeli boşanma davası olarak devam eder.

Karar, tebliğden itibaren 2 haftalık istinaf süresi geçince ya da taraflar kanun yolundan feragat edince kesinleşir.

Bu yazıda protokolün hukuki niteliği, her maddenin nasıl yazılması gerektiği, Yargıtay’ın mal rejimi feragatinde aradığı açıklık şartı, protokolün icra edilebilmesi için hüküm fıkrasına nasıl geçirilmesi gerektiği ve sık yapılan hatalar incelenmektedir. Yazının sonunda çocuklu bir evlilik için ayrıntılı protokol örneği ile anlaşmalı boşanma dava dilekçesi ve davayı kabul dilekçesi örnekleri yer almaktadır. Anlaşmalı boşanmanın şartları, masrafları ve dava süreci için anlaşmalı boşanma davası yazımıza bakabilirsiniz.

Kanun metninin resmi kaynağı: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Neler Olmalı? Kısa Cevap

TMK 166/3, TMK 184/5 ve Yargıtay uygulaması birlikte değerlendirildiğinde bir anlaşmalı boşanma protokolünde şu başlıkların bulunması gerekir:

  1. Boşanma iradesi: Eşlerin serbest iradeleriyle boşanmak istediklerine ilişkin açık beyan.
  2. Velayet: Ergin olmayan ortak çocukların velayetinin hangi ebeveyne verildiği ya da ortak velayet düzenlemesi.
  3. Kişisel ilişki: Velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocukla hangi gün ve saatlerde görüşeceği.
  4. İştirak nafakası: Çocuk için ödenecek aylık tutar, ödeme günü, ödeme yöntemi ve yıllık artış oranı.
  5. Yoksulluk ve tedbir nafakası: Eşlerden birine nafaka ödenip ödenmeyeceği; ödenecekse miktarı ve süresi.
  6. Maddi ve manevi tazminat: TMK 174 kapsamında tazminat ödenip ödenmeyeceği.
  7. Mal rejiminin tasfiyesi (isteğe bağlı): Taşınmaz, araç, banka hesabı ve diğer malların paylaşımı ya da mal rejiminden doğan haklardan açık feragat.
  8. Ziynet, ev eşyası, aile konutu ve soyadı (isteğe bağlı): Takıların, eşyaların ve konutun kime kalacağı; kadının eski eşinin soyadını kullanıp kullanmayacağı.
  9. Yargılama giderleri ve kanun yolu: Harç, masraf ve vekâlet ücretinin kime ait olacağı; istinaf hakkından feragat edilip edilmediği.

Zorunlu ve isteğe bağlı maddelerin farkı aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:

Protokol maddesiKanuni dayanakZorunlu mu?Protokolde yazılmazsa ne olur?
Velayet ve kişisel ilişkiTMK 166/3, 182, 336Evet (ortak çocuk varsa)Hâkim protokolü uygun bulmaz, düzenleme istenir
İştirak nafakasıTMK 182, 327-330Evet (ortak çocuk varsa)Hâkim çocuğun yararına re’sen düzenleme yapabilir
Yoksulluk nafakasıTMK 175Evet (var ya da yok olarak yazılmalı)Talep yoksa hükmedilmez, sonradan istenmesi zorlaşır
Maddi ve manevi tazminatTMK 174Evet (var ya da yok olarak yazılmalı)Boşanmanın kesinleşmesinden sonra bir yıllık zamanaşımı riski
Mal rejiminin tasfiyesiTMK 202 vd.HayırBoşanmadan sonra katılma alacağı davası açılabilir
Ziynet eşyası ve ev eşyasıTMK 179, 226 vd.HayırAyrı alacak veya istirdat davası açılabilir
Kadının soyadıTMK 173HayırKadın bekârlık soyadını yeniden alır

A- Anlaşmalı Boşanma Protokolünün Hukuki Niteliği

Anlaşmalı boşanma protokolü, hâkim onayıyla hüküm kazanan, onaylanana kadar askıda olan bir aile hukuku sözleşmesidir. TMK 184/5’e göre boşanma veya ayrılığın fer’i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz. Bu nedenle eşlerin imzaladığı protokol, boşanma kararı verilip kesinleşmedikçe tek başına bir alacak hakkı doğurmaz; boşanma gerçekleşmezse protokol de hüküm ifade etmez.

TMK 166/3 hükmü şöyledir:

“Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.”

1- Protokolün Geçerlilik Şartları

Anlaşmalı boşanma protokolünün geçerli olması ve hükme esas alınabilmesi için TMK 166/3 ve Yargıtay uygulaması uyarınca aşağıdaki şartlar aranır:

  1. Evliliğin resmî nikâh tarihinden itibaren en az bir yıl sürmüş olması,
  2. Protokolün her iki eş tarafından imzalanmış olması,
  3. Eşlerin duruşmada hâkim tarafından bizzat dinlenmesi ve iradelerini serbestçe açıklamaları,
  4. Protokolün boşanmanın mali sonuçlarını ve ortak çocukların durumunu eksiksiz düzenlemesi,
  5. Hâkimin protokolü tarafların ve çocukların menfaatine uygun bulması ya da önerdiği değişikliklerin taraflarca kabul edilmesi.

Taraflar duruşmaya vekilleri aracılığıyla katılsa bile kendileri de hazır bulunmalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/6656 E., 2024/2566 K. sayılı ve 18.04.2024 tarihli kararında, temyiz aşamasında sunulan protokol her iki tarafın imzasını taşısa da kimlik tespiti bulunmadığından tarafların duruşmaya çağrılıp protokol konusunda beyanlarının alınması gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.

2- Karar Kesinleşinceye Kadar Anlaşmadan Dönülebilir

Anlaşmalı boşanma protokolü imzalandıktan sonra da eşleri kesin olarak bağlamaz; boşanma kararı kesinleşinceye kadar eşlerden her biri anlaşmalı boşanma iradesinden dönebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2019/7900 E., 2019/12760 K. sayılı ve 24.12.2019 tarihli kararında, anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumuna ilişkin irade beyanından dönmesini engelleyen yasal bir hüküm bulunmadığı, anlaşmanın bozulmasıyla anlaşmalı boşanma hükmünün bütünüyle geçersiz hâle geleceği ve davanın TMK 166/1-2 uyarınca çekişmeli boşanma davası olarak görülmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Anlaşmalı boşanma kararını kanun yoluna taşımak da anlaşmadan dönme sayılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2021/8338 E., 2021/7386 K. sayılı ve 19.10.2021 tarihli kararında, TMK 166/3 uyarınca boşanmaya karar verilmesine rağmen eşin bu hükmü temyiz etmesinin anlaşmalı boşanma iradesinden rücu niteliğinde olduğu ve davanın kaldığı yerden çekişmeli boşanma davası olarak devam etmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bu nedenle protokolün ve hükmün kesinleşmesini güvenceye almak isteyen eşler, karar duruşmasında istinaf hakkından feragat edebilir. Feragatin kesinleşmeye etkisini boşanma davasının ne kadar sürdüğünü incelediğimiz yazıda ayrıca ele aldık.

3- Hâkimin Protokolde Değişiklik Yapması

Hâkim, TMK 166/3 uyarınca tarafların ve çocukların menfaatini göz önünde tutarak protokolde değişiklik yapabilir; ancak boşanma kararı verilebilmesi için bu değişikliklerin her iki eş tarafından kabul edilmesi gerekir. Uygulamada hâkim en sık iştirak nafakasının miktarında ve kişisel ilişki takviminde değişiklik önerir. Eşlerden biri değişikliği kabul etmezse anlaşmalı boşanma koşulları oluşmaz.

Duruşmada protokolden farklı beyanda bulunulması da tek başına protokolü değiştirmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/11067 E., 2023/1361 K. sayılı ve 28.03.2023 tarihli kararında, protokolde yapılmak istenen irade değişikliklerinin taraflarca açıkça bildirilmesi ve hâkim tarafından açıkça onaylanması gerektiği, bu şekilde onaylanmayan irade değişikliklerinin anlaşmalı boşanma hükmüne esas alınamayacağı belirtilmiş ve hükümde aynen tasdik edilen protokole aykırı tavzih kararı bozulmuştur.

B- Protokolde Bulunması Zorunlu Maddeler

Anlaşmalı boşanma protokolünün zorunlu maddeleri, TMK 166/3’te “boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu” olarak ifade edilen konulardır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/6039 E., 2026/4692 K. sayılı ve 28.04.2026 tarihli kararında, boşanmanın mali sonuçları kavramından anlaşılması gerekenin TMK 174, 175 ve 182’de düzenlenen maddi ve manevi tazminatlar, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası olduğu, bu kavramın mal rejiminin tasfiyesini kapsamadığı açıklanmıştır.

1- Velayet ve Ortak Velayet Düzenlemesi

Velayet maddesi, ergin olmayan her ortak çocuk için ayrı ayrı yazılmalıdır; çocuğun adı, doğum tarihi ve velayetin hangi ebeveyne verildiği açıkça belirtilmelidir. Velayet kamu düzenine ilişkin olduğundan hâkim protokolle bağlı değildir ve düzenlemeyi çocuğun üstün yararı yönünden denetler. İdrak çağındaki çocuğun görüşüne başvurulması da gerekebilir.

Eşler velayetin ortak kullanılmasını da kararlaştırabilir. Ancak ortak velayet, ebeveynler arasında gerçek bir işbirliği bulunmasını gerektirir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/5611 E., 2025/3196 K. sayılı ve 27.03.2025 tarihli kararında, anne ve babanın farklı şehirlerde yaşadığı, çocuğun kimin yanında kalacağı konusunda uzlaşamadıkları ve aralarında süregelen bir çekişme bulunduğu bir dosyada ortak velayet düzenlemesinin çocuğun üstün yararına uygun olmadığı belirtilerek uzman incelemesi yaptırılmak üzere karar bozulmuştur. Bu nedenle ortak velayet öngören bir protokolde çocuğun hangi ebeveynle birlikte yaşayacağı, eğitim ve sağlık kararlarının nasıl alınacağı ve anlaşmazlık hâlinde izlenecek yol da yazılmalıdır.

2- Kişisel İlişki Takvimi

Kişisel ilişki maddesi, velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocukla ne zaman ve nasıl görüşeceğini gün, saat ve teslim yeri belirterek düzenlemelidir. “Taraflar uygun gördükleri zamanlarda görüşecektir” gibi genel ifadeler icra edilemez ve uyuşmazlık çıktığında yeni bir dava açılmasını gerektirir. İyi bir kişisel ilişki maddesinde şu unsurlar bulunur:

  • Ayın hangi hafta sonları ve hangi saatler arasında görüşme yapılacağı,
  • Ramazan ve Kurban bayramlarında görüşme günleri,
  • Yarıyıl ve yaz tatilinde kesintisiz görüşme süresi,
  • Çocuğun doğum günü ve ebeveynlerin doğum günlerine ilişkin düzenleme,
  • Çocuğun nereden alınıp nereye teslim edileceği,
  • Telefon ve görüntülü görüşme imkânı.

Açık yazılmış bir kişisel ilişki takvimi, boşanmadan sonra görüşmelerin engellenmesi hâlinde başvurulacak yolları da kolaylaştırır. Kişisel ilişkinin sürekli engellenmesi, TMK 183 uyarınca velayetin değiştirilmesi davasında dikkate alınabilecek bir olgudur. Görüşmeler engellendiğinde izlenecek ADM başvurusu ve disiplin hapsi yolu için çocukla görüşme kararlarının uygulanması yazımıza bakabilirsiniz.

3- İştirak Nafakası

İştirak nafakası maddesi; aylık tutarı, ödemenin hangi gün ve hangi hesaba yapılacağını, nafakanın boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren başlayacağını ve yıllık artış ölçütünü içermelidir. Artış ölçütü olarak genellikle Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı yıllık tüketici fiyat endeksi (TÜFE) veya üretici fiyat endeksi (ÜFE) değişim oranı kullanılır. Artış oranı yazılmazsa nafaka sabit kalır ve güncellenmesi için TMK 331 uyarınca ayrı bir artırım davası açmak gerekir.

İştirak nafakası çocuk 18 yaşını doldurup ergin olunca TMK 328/1 uyarınca kendiliğinden sona erer. Okul, servis, kıyafet ve sağlık sigortası gibi giderler protokolde iştirak nafakasından ayrı bir borç olarak yazılmamalı, nafaka tutarı bu giderler de hesaba katılarak tek bir aylık miktar olarak belirlenmelidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/1519 E., 2025/9250 K. sayılı ve 23.10.2025 tarihli kararında, okul ücreti veya eğitim gideri adı altında getirilen ayrı yükümlülüğün kapsamı ve miktarı belirsiz olduğundan infaz edilemeyeceği belirtilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026/3365 E., 2026/6507 K. sayılı ve 11.06.2026 tarihli kararında da okul ve servis giderlerinin taraflarca yarı yarıya karşılanacağına ilişkin protokol hükmünün icra kabiliyeti bulunmadığı kabul edilmiştir. Bu nedenle eğitim giderlerinin iştirak nafakasının kapsamına ilişkin güncel içtihat doğrultusunda nafaka tutarına dahil edilmesi, hem icra aşamasında hem de ileride açılacak artırım davasında uyuşmazlığı önler. Nafaka türleri ve iştirak nafakasının kapsamı için nafaka türleri yazımızı inceleyebilirsiniz.

4- Yoksulluk Nafakası ve Tedbir Nafakası

Protokolde eşlerden birine yoksulluk nafakası ödenip ödenmeyeceği açıkça yazılmalıdır. Nafaka ödenecekse aylık miktar, başlangıç tarihi, artış ölçütü ve varsa süre belirtilmelidir. Anayasa Mahkemesinin TMK 175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal eden kararı 30.06.2027 tarihinde yürürlüğe girecektir; ancak eşler bugün de protokolde belirli bir süreyle sınırlı yoksulluk nafakası kararlaştırabilir. Kararın mevcut nafakalara etkisi için süresiz nafaka kalktı mı yazımıza bakabilirsiniz.

Dava devam ederken ödenecek tedbir nafakası da protokolde düzenlenebilir. Nafaka talep edilmeyecekse “Taraflar birbirlerinden tedbir ve yoksulluk nafakası talep etmemektedir” şeklinde açık bir ifade kullanılmalıdır.

5- Maddi ve Manevi Tazminat

TMK 174 uyarınca boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu eş maddi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan eş ise manevi tazminat isteyebilir. Anlaşmalı boşanmada kusur tartışılmadığı için tazminat tamamen eşlerin anlaşmasına bağlıdır. Tazminat ödenecekse tutarı, ödeme tarihi ve taksit varsa taksitlerin vadesi yazılmalıdır. Tazminat talep edilmiyorsa bu da açıkça belirtilmelidir; çünkü TMK 178 uyarınca boşanmadan doğan dava hakları boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Tazminatın şartları ve miktarı hakkında boşanmada tazminat rehberimize göz atabilirsiniz.

C- Protokole Eklenmesi Önerilen İsteğe Bağlı Maddeler

Mal rejiminin tasfiyesi, ziynet eşyası, aile konutu ve soyadı gibi konular boşanmanın fer’i sonuçları arasında değildir; bu nedenle protokolde yer almaları zorunlu değildir. Ancak eşler bu konularda da anlaşmışsa bunları protokole yazmaları, boşanmadan sonra yeni davalar açılmasının önüne geçer. Bu maddelerin yazımında en önemli ölçüt açıklıktır. Protokolde düzenlenmeyen mallar için katılma alacağının nasıl hesaplandığını boşanmada mal paylaşımını anlattığımız yazımızda bulabilirsiniz.

1- Mal Rejiminin Tasfiyesi ve Feragat Maddesi

Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin protokol maddesi, Yargıtay uygulamasında en sık uyuşmazlık çıkan maddedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2025/354 E., 2026/267 K. sayılı ve 29.04.2026 tarihli kararında, anlaşmalı boşanma davasında mal rejiminin tasfiyesi de anlaşmaya dâhil edilmek isteniyorsa bunun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta olması gerektiği, anlaşma metninde soyut, muğlak, her anlama gelebilen ve farklı şekilde yorumlanmaya açık kelime ve cümleler kullanılmaması gerektiği vurgulanmıştır. Aynı kararda, usulüne uygun bir anlaşmayla tasfiyenin yapıldığı kabul edilen durumlarda boşanmadan sonra yeniden tasfiye talebinde bulunmanın TMK 2’deki dürüst davranma kuralına aykırı olacağı ve bu ilkenin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2024/2-7 E., 2025/498 K. sayılı ve 10.09.2025 tarihli kararında da benimsendiği belirtilmiştir. Boşanma protokolündeki bu feragat, evlilik devam ederken noterde yapılan ve ileriye yönelik mal rejimini belirleyen evlilik sözleşmesinden farklıdır; nafaka ve tazminattan önceden feragat ise evlilik sözleşmesiyle yapılamaz.

Mal rejiminden doğan haklardan feragat için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Maddeler hâlinde saymak gerekirse protokoldeki feragatin geçerli sayılabilmesi için:

  1. Feragatin somutlaştırılmış bir hakka ilişkin olması,
  2. Feragat beyanının kayıtsız ve şartsız olması,
  3. Beyanın herhangi bir kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması,
  4. Feragat edilen alacak türlerinin (katılma alacağı, değer artış payı, katkı payı) adıyla belirtilmesi,
  5. Paylaşılan malların taşınmazlar için ada ve parsel, araçlar için plaka bilgisiyle tek tek sayılması

gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/7011 E., 2024/1935 K. sayılı ve 20.03.2024 tarihli kararında, anlaşmalı boşanma duruşmasındaki “katkı payı alacağı talebim yoktur” beyanının yalnızca katkı payı alacağına ilişkin olduğu, bu beyanın artık değere katılma alacağından feragat olarak kabul edilemeyeceği belirtilerek katılma alacağı davasının reddine ilişkin karar bozulmuştur. Bu karar, protokolde yalnızca “katkı payı” veya “mal talebimiz yoktur” gibi dar ya da genel bir ifade kullanmanın riskini açıkça göstermektedir.

Uygulamada güvenli bir feragat maddesi şöyle kurulabilir: “Taraflar, evlilik birliği içinde edinilen ve aşağıda sayılan malların paylaşımı konusunda anlaşmışlardır. Bu paylaşım dışında taraflar, aralarındaki mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı, değer artış payı alacağı ve katkı payı alacağı dâhil tüm alacak haklarından karşılıklı olarak kayıtsız ve şartsız feragat ettiklerini beyan ederler.”

2- Ziynet Eşyası ve Ev Eşyaları

Düğünde takılan ziynet eşyalarının kime ait olduğu ve iade edilip edilmeyeceği protokolde ayrıca yazılmalıdır. Ziynetlerin türü, adedi ve gramajı belirtilmeli; iade edilecekse teslim tarihi, bozdurulmuşsa ödenecek bedel yazılmalıdır. Ev eşyalarının paylaşımında da eşyaların listesi protokole ek olarak konulabilir. “Taraflar ziynet ve ev eşyası konusunda anlaşmıştır” gibi içeriği belirsiz bir ifade, ileride ispat sorununa yol açar. Protokolde düzenlenmeyen ziynetler için açılacak davayı boşanmada ziynet eşyası davası yazımızda anlattık.

3- Aile Konutu, Araç ve Borçlar

Kira veya mülk olan aile konutunun boşanmadan sonra hangi eş tarafından kullanılacağı, kira sözleşmesinin kimin adına devam edeceği ve konut kredisi gibi ortak borçların kim tarafından ödeneceği protokolde düzenlenmelidir. Taşınmaz devri kararlaştırılıyorsa tapu bilgileri, devir süresi ve tapu masraflarının kime ait olacağı yazılmalıdır. Aile konutuna ilişkin özel koruma ve şerh konusunda aile konutu ve aile konutu şerhi yazımız yol gösterici olacaktır.

4- Kadının Soyadı

TMK 173/1 uyarınca boşanan kadın evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Kadın, eski eşinin soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu ve bunun kocaya zarar vermeyeceğini ispat ederse hâkim TMK 173/2 uyarınca bu soyadını kullanmasına izin verebilir. Eşler bu konuda anlaşmışsa protokole “Davalı erkek, kadının boşanmadan sonra da … soyadını kullanmasına muvafakat etmektedir” şeklinde bir madde eklenebilir; ancak izin yine hâkimin kararına bağlıdır. Protokoldeki muvafakatin sonradan iznin kaldırılması davasında nasıl değerlendirildiğini eski eşin soyadını kullanma izni yazımızda Yargıtay kararlarıyla açıkladık.

5- Yargılama Giderleri ve Kanun Yolundan Feragat

Protokolde harç, masraf ve vekâlet ücretinin kim tarafından karşılanacağı ve tarafların birbirleri aleyhine vekâlet ücreti talep etmeyecekleri yazılmalıdır. Eşler kararın hızla kesinleşmesini istiyorsa karar duruşmasında istinaf hakkından feragat edebilir. Feragat beyanı duruşma tutanağına geçirilir ve karar bu beyanla kesinleşir.

D- Protokolün İcrası: Hüküm Fıkrasına Geçirilmesi Neden Önemli?

Anlaşmalı boşanma protokolündeki para ödeme, taşınmaz devri veya eşya teslimi gibi yükümlülüklerin ilamlı icra yoluyla takip edilebilmesi için bu yükümlülüklerin boşanma kararının hüküm fıkrasına eda hükmü olarak geçirilmesi gerekir. Kararda yalnızca “protokolün onaylanmasına” denilmişse, protokoldeki edimler ilamlı icraya konu edilemeyebilir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2018/5762 E., 2019/2780 K. sayılı ve 25.02.2019 tarihli kararında, takibe dayanak ilamın anlaşmalı boşanma protokolünün onaylanması niteliğinde olduğu ve eda hükmü içermediği, protokolde çocuğun eğitim giderlerinin babaca ödeneceği yazılı olsa da bunun mahkemece verilmiş bir ödeme kararı olmadığı belirtilerek ilamlı takibin iptali gerektiğine karar verilmiştir. Aynı kararda, ilamların infaz edilecek kısmının hüküm bölümü olduğu ve icra mahkemesince yorum yoluyla belirlenemeyeceği yönündeki Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1997/12-517 E., 1997/776 K. sayılı ve 08.10.1997 tarihli kararına atıf yapılmıştır.

Bu nedenle protokol hazırlanırken her edim; borçlu eşi, alacaklı eşi, tutarı ve vadesini gösterecek şekilde yazılmalı, karar duruşmasında da hâkimden bu edimlerin hüküm fıkrasında ayrı ayrı gösterilmesi talep edilmelidir. Hüküm fıkrasına geçirilen nafaka ödenmezse ilamlı icra takibi yapılabilir ve İİK 344 uyarınca borçlu hakkında üç aya kadar tazyik hapsi uygulanabilir. Mahkeme kararıyla belirlenen aile hukuku yükümlülüklerine uymamanın ceza hukuku boyutu için aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçu yazımıza bakabilirsiniz.

E- Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Sık Yapılan Hatalar

Anlaşmalı boşanma protokolünde yapılan hatalar ya hâkimin protokolü uygun bulmamasına ya da boşanmadan sonra yeni davalar açılmasına yol açar. Uygulamada en sık karşılaşılan hatalar şunlardır:

  1. Genel feragat ifadesi kullanmak: “Birbirimizden hiçbir talebimiz yoktur” gibi ifadeler mal rejimi alacaklarını kapsamayabilir.
  2. Velayeti çocuk bazında yazmamak: Birden fazla çocuk varsa her çocuk için ayrı velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi yapılmalıdır.
  3. Kişisel ilişkiyi muğlak bırakmak: Gün, saat ve teslim yeri yazılmayan düzenleme icra edilemez.
  4. Nafakaya artış oranı koymamak: Artış ölçütü yazılmazsa nafaka yıllarca sabit kalır.
  5. Eğitim giderlerini nafakadan ayrı yazmak: Okul ve servis ücretini nafakaya ek ayrı bir borç olarak yazmak infaz edilemeyen bir hüküm doğurur; bu giderler iştirak nafakası tutarına dahil edilmelidir.
  6. Taşınmaz ve araçları tek tek saymamak: Ada, parsel ve plaka bilgisi olmayan paylaşım maddesi tescil davasında ispat sorunu yaratır.
  7. Hüküm fıkrasını kontrol etmemek: Edimler hüküm fıkrasına geçirilmezse ilamlı icra yolu kapanabilir.

Protokolün bu hatalardan arındırılmış şekilde hazırlanması ve karar duruşmasının takibi için boşanma davası takibinde avukat desteği almak, ileride açılabilecek ek davaların önüne geçer.

F- Çekişmeli Boşanma Davasında Anlaşmalı Boşanma Protokolü Sunulması

Çekişmeli olarak açılmış bir boşanma davasında eşler yargılamanın her aşamasında anlaşarak protokol sunabilir ve dava TMK 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma olarak sonuçlandırılabilir. Bunun için davanın açıldığı tarihte evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ve tarafların duruşmada bizzat dinlenmesi gerekir.

Protokol ilk derece mahkemesinde sunulursa hâkim tarafları dinleyerek karar verir. Dosya temyiz aşamasındayken protokol sunulursa Yargıtay işin esasını incelemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/8690 E., 2026/1337 K. sayılı ve 09.02.2026 tarihli kararında, HMK 314/3 uyarınca temyiz incelemesi aşamasında ortaya çıkan anlaşmalı boşanma protokolü hakkında hükmü veren mahkemece ek karar verilmesi gerektiği belirtilerek dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmiştir. Çekişmeli boşanma sürecinin ayrıntıları için evlilik birliğinin temelinden sarsılması yazımıza bakabilirsiniz.

G- Protokol Boşanmadan Sonra Değiştirilebilir mi?

Kesinleşmiş anlaşmalı boşanma kararına esas alınan protokol, kural olarak tarafları bağlar ve tek taraflı olarak değiştirilemez. Ancak çocuklarla ilgili düzenlemeler ve nafaka, koşulların değişmesi hâlinde ayrı davalarla yeniden değerlendirilebilir: iştirak nafakası TMK 331, yoksulluk nafakası TMK 176/4 uyarınca artırılabilir, azaltılabilir veya kaldırılabilir; velayet de TMK 183 uyarınca değiştirilebilir. Protokolle kabul edilen nafakanın sonradan hangi koşullarda kaldırılabileceği için nafakanın kaldırılması davası yazımıza bakabilirsiniz.

Protokoldeki mali edimlerin sonradan ekonomik koşulların değiştiği gerekçesiyle iptali veya uyarlanması ise kolay değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/8505 E., 2024/149 K. sayılı ve 11.01.2024 tarihli kararında, erkeğin ekonomik durumunun bozulduğu ve enflasyon nedeniyle protokol hükümlerini ifa edemez hâle geldiği iddiasıyla bazı protokol hükümlerinin iptalini istediği davada, davanın reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır. Protokolde irade sakatlığı bulunması hâlinde açılabilecek iptal davası ve kesinleşmeden sonraki diğer senaryolar için anlaşmalı boşanma davası yazımızdaki ilgili bölüme bakılabilir.

H- Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneği (Çocuklu Evlilik)

Aşağıdaki örnek, bir ortak çocuğu bulunan, taşınmaz ve araç paylaşımı yapan eşler için hazırlanmıştır. Örnek genel bilgilendirme amacı taşır; her maddenin somut duruma göre uyarlanması gerekir.

ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜ

TARAFLAR: Davacı [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: …) ile davalı [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: …), …/…/…… tarihinde evlenmiş olup TMK 166/3 uyarınca anlaşmalı olarak boşanmak istediklerinden boşanmanın tüm hukuki ve mali sonuçlarını aşağıdaki şekilde düzenlemişlerdir.

MADDE 1 – BOŞANMA: Taraflar, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ve hiçbir baskı altında kalmaksızın, serbest iradeleriyle boşanmak istediklerini beyan ederler.

MADDE 2 – VELAYET: Tarafların evliliğinden olan …/…/…… doğumlu ortak çocuk [Ad Soyad]’ın velayeti anneye verilecektir.

MADDE 3 – KİŞİSEL İLİŞKİ: Baba, ortak çocukla her ayın birinci ve üçüncü hafta sonu cumartesi saat 10.00’dan pazar saat 18.00’e kadar yatılı olarak; Ramazan ve Kurban bayramlarının ikinci günü saat 10.00’dan üçüncü günü saat 18.00’e kadar; yarıyıl tatilinin ilk haftası ile her yıl 15 Temmuz – 15 Ağustos tarihleri arasında kesintisiz olarak kişisel ilişki kuracaktır. Çocuk annenin konutundan alınacak ve aynı adrese teslim edilecektir. Baba, çocukla her gün saat 19.00-20.00 arasında telefon veya görüntülü görüşme yapabilecektir.

MADDE 4 – İŞTİRAK NAFAKASI: Baba, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren ortak çocuk için aylık … TL iştirak nafakasını her ayın en geç 5’inci günü annenin … IBAN numaralı hesabına ödeyecektir. Nafaka her yıl, kesinleşme tarihine denk gelen ayda, TÜİK tarafından açıklanan yıllık tüketici fiyat endeksi (TÜFE) değişim oranında artırılacaktır.

MADDE 5 – EĞİTİM VE SAĞLIK GİDERLERİ: Madde 4’te belirlenen iştirak nafakası, ortak çocuğun okul, servis, kırtasiye, kıyafet, kurs ve sağlık giderleri dahil tüm bakım ve eğitim giderleri gözetilerek belirlenmiştir; bu giderler için iştirak nafakası dışında ayrıca bir ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Baba, ortak çocuğun genel sağlık sigortası kapsamındaki sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için çocuğu kendi sigortalılığı üzerinden bakmakla yükümlü olduğu kişi olarak kayıtlı tutacaktır.

MADDE 6 – YOKSULLUK VE TEDBİR NAFAKASI: Taraflar birbirlerinden tedbir nafakası ve yoksulluk nafakası talep etmemektedir.

MADDE 7 – MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT: Taraflar birbirlerinden TMK 174 kapsamında maddi ve manevi tazminat talep etmemektedir.

MADDE 8 – MAL REJİMİNİN TASFİYESİ: … ili, … ilçesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazdaki davalı adına kayıtlı 1/2 hisse, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 30 gün içinde davacıya devredilecek ve tapu masrafları davacı tarafından karşılanacaktır. … plakalı araç davalının mülkiyetinde kalacaktır. Taraflar, bu paylaşım dışında aralarındaki mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı, değer artış payı alacağı ve katkı payı alacağı dâhil tüm alacak haklarından karşılıklı olarak kayıtsız ve şartsız feragat etmektedir.

MADDE 9 – ZİYNET VE EV EŞYASI: Düğünde takılan … adet 22 ayar bilezik, … adet çeyrek altın ve … gram gerdanlık davacıda kalacaktır. Ekli listede sayılan ev eşyaları davalıya, diğer tüm ev eşyaları davacıya ait olacaktır. Taraflar ziynet ve ev eşyası konusunda birbirlerinden başkaca talepte bulunmayacaktır.

MADDE 10 – AİLE KONUTU VE BORÇLAR: Aile konutu olarak kullanılan kiralık konutta davacı ve ortak çocuk oturmaya devam edecek, kira sözleşmesi davacı adına devam edecektir. … Bankası nezdindeki ihtiyaç kredisinin kalan taksitleri davalı tarafından ödenecektir.

MADDE 11 – YARGILAMA GİDERLERİ: Yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılacak, taraflar birbirleri aleyhine vekâlet ücreti talep etmeyecektir.

MADDE 12 – YÜRÜRLÜK: İşbu protokol, mahkemece onaylanıp boşanma kararının kesinleşmesiyle yürürlüğe girer. Taraflar, protokoldeki edimlerin boşanma kararının hüküm fıkrasında ayrı ayrı gösterilmesini talep eder.

On iki maddeden oluşan işbu protokol, taraflarca okunarak serbest iradeleriyle iki nüsha olarak imza altına alınmıştır. …/…/……

Davacı [Ad Soyad] – İmza | Davalı [Ad Soyad] – İmza

I- Anlaşmalı Boşanma Dava Dilekçesi Örneği

Anlaşmalı boşanma davası, eşlerden birinin dava dilekçesiyle veya eşlerin birlikte imzaladığı ortak dilekçeyle aile mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme TMK 168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Aşağıda eşlerden birinin açtığı dava için dilekçe örneği yer almaktadır.

… NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

DAVACI: [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: …) – [Adres]

DAVALI: [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: …) – [Adres]

KONU: TMK 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma talebimizden ibarettir.

AÇIKLAMALAR:

1- Davalı ile …/…/…… tarihinde evlendik. Evliliğimiz bir yıldan fazla sürmüştür. Evlilik birliğimizden …/…/…… doğumlu ortak çocuğumuz [Ad Soyad] dünyaya gelmiştir.

2- Evlilik birliğimiz, ortak hayatı sürdürmemizi beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmıştır. Davalı ile boşanma konusunda anlaşmış bulunmaktayız.

3- Boşanmanın mali sonuçları ile ortak çocuğumuzun velayeti, kişisel ilişki ve iştirak nafakası konularında davalı ile anlaşmaya vardık. Anlaşmamızın tüm koşulları, ekte sunulan ve taraflarca imzalanan …/…/…… tarihli anlaşmalı boşanma protokolünde yer almaktadır.

4- Açıklanan nedenlerle TMK 166/3 uyarınca protokol doğrultusunda boşanmamıza karar verilmesi için işbu davayı açma zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER: TMK 166/3, 168, 174, 175, 182, 184 ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: Nüfus kayıt örneği, …/…/…… tarihli anlaşmalı boşanma protokolü, tarafların beyanları ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile tarafların TMK 166/3 uyarınca boşanmalarına, ekte sunulan anlaşmalı boşanma protokolünün onaylanarak protokoldeki düzenlemelerin hüküm fıkrasında ayrı ayrı gösterilmesine, yargılama giderlerinin protokol uyarınca düzenlenmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. …/…/……

Davacı [Ad Soyad] – İmza

EKLER: 1- Anlaşmalı boşanma protokolü (2 nüsha), 2- Nüfus kayıt örneği, 3- Kimlik fotokopileri.

J- Davayı Kabul Dilekçesi Örneği

Eşlerden birinin açtığı anlaşmalı boşanma davasında diğer eş, davayı ve protokolü kabul ettiğini cevap dilekçesiyle veya duruşmadaki beyanıyla bildirebilir. TMK 166/3’teki “bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi” ifadesi bu durumu karşılar. Çekişmeli olarak açılmış bir davada da davalı eşin davayı kabul etmesi ve protokolde anlaşılması hâlinde dava anlaşmalı boşanmaya dönüşebilir.

… AİLE MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO: …/… Esas

DAVALI: [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: …) – [Adres]

DAVACI: [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: …) – [Adres]

KONU: Davayı ve anlaşmalı boşanma protokolünü kabul beyanımızdan ibarettir.

AÇIKLAMALAR: Davacı tarafından açılan boşanma davasını kabul ediyorum. Dava dilekçesi ekinde sunulan ve tarafımca da imzalanan …/…/…… tarihli anlaşmalı boşanma protokolünün tüm maddelerini kabul ediyorum. Duruşmada hazır bulunarak bu beyanımı bizzat tekrarlayacağım.

SONUÇ VE İSTEM: TMK 166/3 uyarınca protokol doğrultusunda boşanmamıza karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. …/…/……

Davalı [Ad Soyad] – İmza

Sonuç

Anlaşmalı boşanma protokolü, en az bir yıl sürmüş evliliklerde eşlerin boşanmanın mali sonuçlarını ve çocukların durumunu birlikte düzenledikleri, TMK 184/5 uyarınca ancak hâkim onayıyla geçerlilik kazanan yazılı anlaşmadır. Velayet, kişisel ilişki, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve tazminat protokolün zorunlu maddeleridir. Mal rejiminin tasfiyesi protokole konulacaksa, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2025/354 E., 2026/267 K. sayılı kararında vurgulandığı gibi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta yazılmalıdır. Protokoldeki edimlerin icra edilebilmesi için boşanma kararının hüküm fıkrasına eda hükmü olarak geçirilmesi gerekir. Boşanma kararı kesinleşinceye kadar eşlerden her biri anlaşmadan dönebilir; bu durumda dava çekişmeli boşanma olarak devam eder.

Sık Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanma protokolü kaç nüsha hazırlanır?

Anlaşmalı boşanma protokolü uygulamada en az iki nüsha olarak hazırlanır ve her iki eş tarafından her sayfası imzalanır. Bir nüsha dava dilekçesine eklenerek aile mahkemesine sunulur, diğer nüsha taraflarda kalır. Duruşmada hâkim, protokolün her maddesini taraflara okuyarak bizzat teyit alır.

Anlaşmalı boşanma protokolü noterde yapılmak zorunda mı?

Hayır. Anlaşmalı boşanma protokolünün noterde düzenlenmesi veya onaylanması zorunlu değildir. TMK 184/5 uyarınca protokolün geçerliliği noter onayına değil, aile mahkemesi hâkiminin onayına bağlıdır. Hâkim, tarafları duruşmada bizzat dinleyerek protokolü onaylar.

Protokol imzalandıktan sonra eşlerden biri vazgeçebilir mi?

Evet. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2019/7900 E., 2019/12760 K. sayılı kararına göre anlaşmalı boşanma kararı kesinleşinceye kadar eşlerin irade beyanından dönmesini engelleyen yasal bir hüküm yoktur. Eşlerden biri vazgeçerse anlaşmalı boşanma hükmü geçersiz hâle gelir ve dava TMK 166/1-2 uyarınca çekişmeli boşanma davası olarak görülür.

Anlaşmalı boşanma kararını temyiz etmek anlaşmadan dönmek sayılır mı?

Sayılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2021/8338 E., 2021/7386 K. sayılı kararında, TMK 166/3 uyarınca verilen boşanma kararını gerçekleşen anlaşmaya rağmen temyiz etmenin anlaşmalı boşanma iradesinden rücu niteliğinde olduğu ve davanın çekişmeli boşanma davası olarak devam etmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Protokolde “mal talebimiz yoktur” yazmak mal paylaşımı davasını engeller mi?

Her zaman engellemez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2025/354 E., 2026/267 K. sayılı kararına göre mal rejiminin tasfiyesine ilişkin anlaşmanın hiçbir duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta olması gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/7011 E., 2024/1935 K. sayılı kararında da “katkı payı alacağı talebim yoktur” beyanının katılma alacağından feragat sayılamayacağı belirtilmiştir. Feragat, alacak türleri adıyla sayılarak yazılmalıdır.

Protokoldeki para borcu ödenmezse icra takibi yapılabilir mi?

Protokoldeki para borcu boşanma kararının hüküm fıkrasına eda hükmü olarak geçirilmişse ilamlı icra takibi yapılabilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2018/5762 E., 2019/2780 K. sayılı kararında, yalnızca protokolün onaylanmasına karar verilen ve eda hükmü içermeyen bir ilama dayanılarak ilamlı icra takibi yapılamayacağı belirtilmiştir. Bu durumda genel hükümlere göre dava veya ilamsız takip yoluna gidilir.

Hâkim protokolü değiştirebilir mi?

Evet. TMK 166/3 uyarınca hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak protokolde gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Ancak boşanma kararı verilebilmesi için bu değişikliklerin her iki eş tarafından da kabul edilmesi gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/11067 E., 2023/1361 K. sayılı kararına göre hâkim tarafından açıkça onaylanmayan irade değişiklikleri hükme esas alınamaz.

Anlaşmalı boşanmada ortak velayet istenebilir mi?

İstenebilir; ancak hâkim ortak velayet düzenlemesini çocuğun üstün yararı yönünden denetler. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/5611 E., 2025/3196 K. sayılı kararında, farklı şehirlerde yaşayan ve çocuğun kimin yanında kalacağı konusunda uzlaşamayan ebeveynler için ortak velayetin çocuğun üstün yararına uygun olmadığı kabul edilmiştir. Protokolde çocuğun hangi ebeveynle yaşayacağı da yazılmalıdır.

Çekişmeli boşanma davası açtıktan sonra protokol sunulabilir mi?

Evet. Eşler çekişmeli boşanma davasının her aşamasında anlaşmalı boşanma protokolü sunabilir. Dosya temyiz aşamasındaysa Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/8690 E., 2026/1337 K. sayılı kararına göre HMK 314/3 uyarınca dosya, protokol hakkında ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderilir.

Protokolde iştirak nafakasına artış oranı yazılmazsa ne olur?

Protokolde artış oranı yazılmamışsa iştirak nafakası kararlaştırılan tutarda sabit kalır. Nafakanın güncellenmesi için nafaka alacaklısının TMK 331 uyarınca aile mahkemesinde ayrı bir iştirak nafakasının artırılması davası açması gerekir. Bu nedenle protokolde TÜFE veya ÜFE gibi bir yıllık artış ölçütü belirlenmesi önerilir.

Anlaşmalı boşanma protokolü kesinleştikten sonra ekonomik durum bozulursa iptal edilebilir mi?

Kural olarak hayır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/8505 E., 2024/149 K. sayılı kararında, ekonomik durumun bozulması ve enflasyon nedeniyle protokol hükümlerinin ifa edilemez hâle geldiği iddiasıyla açılan iptal davasının reddine ilişkin karar onanmıştır. Nafaka ise TMK 176/4 ve TMK 331 uyarınca koşullar değişince ayrı davayla azaltılabilir.

Anlaşmalı boşanma için evliliğin kaç yıl sürmesi gerekir?

TMK 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma için evliliğin resmî nikâh tarihinden itibaren en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Bir yılı doldurmamış evliliklerde eşler anlaşsalar bile TMK 166/3 uyarınca boşanamaz; ancak TMK 166/1-2 uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle çekişmeli boşanma davası açabilirler.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak, aile hukuku başta olmak üzere dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Hizmet verdiğimiz diğer alanları görmek için Hizmetlerimiz sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95

Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

Avukat Sinan Karabacak

Avukat Sinan Karabacak

Avukat · İstanbul Barosu, Sicil No: 52130, Doğrulama

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2014'te mezun oldu. İstanbul Barosu'na bağlı avukatlık yapmaktadır. Enerji hukukundaki önceki deneyimleri nedeniyle başta kaçak elektrik ve voltaj dengesizliği davaları olmak üzere ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku gibi alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkımızda →LinkedIn →

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir