|

Hayvanın Tehlike Yaratabilecek Şekilde Serbest Bırakılması Suçu (TCK-177)

Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması

Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması, Türk Ceza Kanunu’nun 177. maddesinde düzenlenen ve gözetimi altında bulunan bir hayvanı başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde serbest bırakan ya da kontrol altına alınmasında ihmal gösteren kişiyi cezalandıran bir genel tehlike suçudur. Sahiplenilmiş veya gözetim altında tutulan hayvanların, çevredeki insanlar için bir tehlike kaynağına dönüşmemesi, onları gözetmekle yükümlü kişilerin sorumluluğundadır. Bu yazıda hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması suçunun iki farklı hareket biçimini, unsurlarını, bir kişinin zarar görmesi halinde ortaya çıkan hukuki tabloyu, cezasını ve yargılama usulünü ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.

Bu yazı, Genel Tehlike Yaratan Suçlar (TCK 170-180) başlıklı genel rehberimizin bir parçasıdır. Bölümdeki diğer suç tiplerine de bu rehber üzerinden ulaşabilirsiniz.

Hayvanın Tehlike Yaratabilecek Şekilde Serbest Bırakılması Nedir?

Bu suç, TCK’nın “Genel Tehlike Yaratan Suçlar” bölümünde yer alır. Maddeye göre; gözetimi altında bulunan hayvanı başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde serbest bırakan veya bunların kontrol altına alınmasında ihmal gösteren kişi, altı aya kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Suçun temelinde, bir hayvanın gözetiminden sorumlu kişinin, bu gözetimi gereği gibi yerine getirmemesi ve bunun sonucunda çevredeki insanlar için bir tehlikenin doğması vardır.

Gündelik hayatta hayvanlar, özellikle de saldırgan olabilecek veya belirli koşullarda tehlike yaratabilecek türden hayvanlar, gözetimsiz bırakıldıklarında çevredeki insanlar için ciddi bir risk oluşturabilir. Kanun koyucu, bu riski gözeterek, hayvanın gözetiminden sorumlu kişilere bir özen yükümlülüğü getirmiş ve bu yükümlülüğün, başkaları için tehlike doğuracak şekilde ihlal edilmesini bağımsız bir suç olarak düzenlemiştir. Böylece, henüz bir zarar doğmadan, tehlike aşamasında dahi ceza hukuku devreye girebilir.

Bu düzenleme, hayvan sahipliğinin yalnızca bir hak değil, aynı zamanda bir sorumluluk olduğunu ortaya koyar. Bir hayvanı gözetimi altında bulunduran kişi, o hayvanın çevredeki insanlar için bir tehlike kaynağına dönüşmemesini sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, hayvanın türüne ve taşıdığı tehlike potansiyeline göre farklı düzeylerde bir özen gerektirebilir. Örneğin saldırgan olabilecek büyük bir hayvan söz konusu olduğunda, gözeticiden beklenen özen düzeyi de o ölçüde artar. Kanun koyucu, bu özen yükümlülüğünün ağır biçimde ihmalini, toplum güvenliği açısından bağımsız bir suç olarak değerlendirmiştir.

Hayvanın Tehlike Yaratabilecek Şekilde Serbest Bırakılması Suçu ile Korunan Hukuki Değer

Bu maddeyle korunan hukuki değer, kişilerin hayatı ve sağlığı ile bunun uzantısı olan genel güvenliktir. Suç, belirli bir kişiyi değil, hayvanın yaratabileceği tehlikeden etkilenebilecek belirsiz sayıda kişiyi, yani toplumu korur. Nitekim maddede, hayvanın “başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde” serbest bırakılmasından söz edilmektedir.

Dikkat edilmesi gereken bir nokta, maddenin koruma alanının kişilerin hayatı ve sağlığı ile sınırlı olmasıdır; malvarlığına yönelik tehlike, bu maddenin doğrudan konusu değildir. Bu yönüyle madde, genel tehlike yaratan diğer bazı suçlardan ayrılır. Suç, bir tehlike suçu niteliğinde olduğundan, cezalandırma için bir kişinin fiilen ısırılması veya yaralanması gerekmez; hayvanın, insanların hayatı veya sağlığı bakımından somut bir tehlike doğuracak şekilde serbest bırakılması ya da kontrolünün ihmal edilmesi yeterlidir.

Hayvanın Tehlike Yaratabilecek Şekilde Serbest Bırakılması Suçunun İki Hareket Biçimi

Madde, suçun iki farklı hareket biçiminde işlenebileceğini öngörmüştür:

  • Hayvanı tehlikeli olabilecek şekilde serbest bırakmak: Bu, daha çok aktif bir davranışla işlenir. Gözetim altındaki hayvanın, başkaları için tehlike yaratacak biçimde salıverilmesi ya da serbest bırakılması bu kapsamdadır.
  • Hayvanın kontrol altına alınmasında ihmal göstermek: Bu ise ihmali bir davranışla işlenir. Hayvanın kontrol altında tutulması için gerekli önlemlerin alınmaması, örneğin uygun bir çevreleme, tasma veya benzeri tedbirlerin ihmal edilmesi bu kapsamda değerlendirilebilir.

Bu iki hareket biçiminin ortak yönü, her ikisinin de hayvanın, başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından tehlikeli olabilecek bir duruma gelmesine yol açmasıdır. Failin bu hareketlerden herhangi birini gerçekleştirmesi suçun oluşması için yeterlidir. Serbest bırakma halinde failin aktif bir davranışı, ihmal halinde ise gerekli önlemi almaması söz konusudur; her iki halde de belirleyici olan, ortaya çıkan somut tehlikedir.

Bu ikili yapı, suçun hem aktif hem de ihmali davranışla işlenebilmesini sağlar. Aktif hareket biçiminde fail, hayvanı bilinçli olarak tehlikeli bir biçimde salıverirken; ihmali biçimde fail, hayvanın kontrol altında tutulması için gerekli olan önlemleri almayarak sonuca yol açar. Uygulamada daha sık karşılaşılan hal, ikincisidir: yani hayvanın kaçmasını, çevredekilere ulaşmasını veya saldırmasını önleyecek tedbirlerin ihmal edilmesi. Her iki hareket biçiminde de failin, gözetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve bunun somut bir tehlike doğurması ortak koşuldur. Bu nedenle olayda hangi hareket biçiminin bulunduğunun belirlenmesi, suçun niteliğini değiştirmese de olayın anlaşılması bakımından önemlidir.

Hayvanın Tehlike Yaratabilecek Şekilde Serbest Bırakılması Suçunun Faili: Hayvanın Gözeticisi

Suçun faili, hayvanın gözetiminden sorumlu olan kişidir. Bu, çoğu zaman hayvanın sahibidir; ancak sahiplik şart değildir. Hayvanı fiilen gözetimi altında bulunduran, ona bakan veya onu belirli bir süre için emanet almış olan kişiler de gözetim yükümlülüğü taşıyabilir. Belirleyici olan, kişinin somut olayda hayvan üzerinde fiilî bir gözetim ve kontrol yükümlülüğüne sahip olup olmadığıdır.

Bu nedenle suç, herkes tarafından değil, yalnızca hayvan üzerinde gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından işlenebilir. Örneğin bir hayvanı geçici olarak emanet alan kişi, o süre boyunca gözetim yükümlülüğü taşıyabilir; buna karşılık hayvanla hiçbir gözetim ilişkisi bulunmayan bir kişi, yalnızca olaya tanık olması nedeniyle bu suçun faili olamaz. Somut olayda kimin, hangi temelde gözetim yükümlülüğü altında olduğu ayrıntılı olarak değerlendirilir.

Gözetim yükümlülüğünün belirlenmesi, özellikle birden fazla kişinin hayvanla ilişkili olduğu durumlarda önem kazanır. Örneğin bir hayvanın sahibi ile onu geçici olarak gözetimi altına alan kişi farklı olabilir; bu durumda olay anında hayvanın fiilen kimin gözetiminde bulunduğu belirleyici olur. Benzer şekilde, hayvanların bakımıyla ilgilenen kişiler ile hayvan sahibinin sorumlulukları, somut olayın koşullarına göre farklılaşabilir. Bu nedenle failin kim olduğunun saptanması, yalnızca sahiplik ilişkisine değil, olay anındaki fiilî gözetim ilişkisine göre yapılır. Bu değerlendirme, gereksiz yere sorumlu tutulmayı önlemek açısından da önem taşır.

Hayvanın Tehlike Yaratabilecek Şekilde Serbest Bırakılması Suçunun Somut Tehlike Koşulu

Suçun oluşması için, hayvanın serbest bırakılması ya da kontrolünün ihmal edilmesinin, başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından somut bir tehlike doğurmuş olması gerekir. Yalnızca hayvanın kontrolsüz bırakılması değil, bunun gerçekten insanlar için bir tehlike yaratmış olması aranır. Bu değerlendirmede; hayvanın türü, büyüklüğü, saldırganlık potansiyeli, serbest bırakıldığı yerin niteliği ve çevredeki insan yoğunluğu gibi ölçütler göz önünde tutulur.

Örneğin saldırgan olabilecek büyük bir hayvanın kalabalık bir yerleşim alanında gözetimsiz bırakılması, tipik olarak somut tehlike koşulunu karşılayabilir. Buna karşılık, çevrede kimsenin bulunmadığı, insan hayatı veya sağlığı bakımından herhangi bir tehlikenin doğmadığı durumlarda suçun unsurları oluşmayabilir. Bu nedenle her olayda, ortaya çıkan tehlikenin gerçek ve somut olup olmadığı ayrıca değerlendirilir; soyut bir kural ihlali tek başına yeterli sayılmaz.

Somut tehlike koşulu, bu suçu yalnızca bir düzen ihlalinden ayıran temel unsurdur. Bir hayvanın kontrolsüz bırakılması her zaman aynı düzeyde tehlike yaratmaz; aynı davranış, koşullara göre suç oluşturabilir ya da oluşturmayabilir. Örneğin ıssız, insanların bulunmadığı bir alanda gözetimsiz bırakılan bir hayvan ile yoğun yaya trafiğinin olduğu bir sokakta gözetimsiz bırakılan aynı hayvan, çok farklı sonuçlar doğurur. Bu nedenle mahkeme, tehlikenin varlığını değerlendirirken olayın gerçekleştiği yeri, zamanı, çevredeki insan yoğunluğunu ve hayvanın niteliğini bir bütün olarak ele alır. Bu değerlendirme, suçun oluşup oluşmadığının belirlenmesinde belirleyici rol oynar. Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması, özellikle bir kişinin yaralanmasıyla birleştiğinde ciddi sonuçlar doğurabilen bir suçtur. Böyle bir isnat veya soruşturmayla karşılaşmanız halinde, gözetim yükümlülüğünüzün kapsamının ve olayda somut bir tehlikenin doğup doğmadığının doğru değerlendirilebilmesi için, alanında deneyimli bir ceza avukatından hukuki destek almanız faydalı olacaktır.

Hayvanın Tehlike Yaratabilecek Şekilde Serbest Bırakılması Suçunun Manevi Unsur

Suçun manevi unsuru kasttır. Failin, gözetimi altındaki hayvanı tehlikeli olabilecek şekilde serbest bıraktığını ya da kontrolünü ihmal ettiğini ve bunun başkaları için tehlike doğurabileceğini bilerek hareket etmesi gerekir. Burada da olası kast söz konusu olabilir; fail, hayvanı gözetimsiz bırakması halinde başkalarının tehlikeye girebileceğini öngörüp bu neticeyi göze almışsa kastla hareket etmiş sayılır.

Failin kastının belirlenmesinde, hayvanın tehlike yaratabileceğinin öngörülebilir olup olmadığı önemli bir ölçüttür. Örneğin daha önce saldırgan davranışlar sergilemiş bir hayvanın gözetimsiz bırakılması, kastın değerlendirilmesinde dikkate alınabilir. Buna karşılık, tümüyle öngörülemeyen bir gelişme sonucu hayvanın kontrolden çıkması halinde, failin sorumluluğu bu açıdan ayrıca tartışılır. Bu değerlendirmede olayın tüm koşulları birlikte göz önünde tutulur.

Kastın belirlenmesinde, hayvanın geçmiş davranışları özellikle önem taşır. Daha önce insanlara saldırmış ya da saldırgan eğilimler göstermiş bir hayvanın gözetiminde daha yüksek bir özen beklenir; böyle bir hayvanın yeterli önlem alınmadan serbest bırakılması, failin tehlikeyi öngördüğüne veya öngörebilecek durumda olduğuna işaret edebilir. Buna karşılık, hiçbir tehlike belirtisi göstermemiş bir hayvanın beklenmedik bir davranışta bulunması halinde, failin öngörü olanağı daha sınırlı değerlendirilebilir. Bu ayrım, failin kasten mi hareket ettiği, yoksa olayın öngörülemez bir gelişme mi olduğu sorusunun yanıtlanmasında önemli bir ölçüt oluşturur.

Bir Kişi Zarar Görürse: Diğer Suçlarla İlişki

Bu suç bir tehlike suçu olduğundan, henüz bir zarar doğmadan yalnızca tehlikenin ortaya çıkmasını cezalandırır. Ancak hayvanın serbest bırakılması veya kontrolünün ihmali sonucunda bir kişi fiilen yaralanır ya da ölürse, artık yalnızca bir tehlike değil, gerçekleşmiş bir zarar söz konusu olur. Bu durumda TCK 177’deki tehlike suçunun yanı sıra, koşulları varsa taksirle yaralama veya taksirle öldürme suçları da gündeme gelebilir.

Bu noktada belirleyici olan, hayvanın gözetimindeki ihmal ile ortaya çıkan zarar arasındaki nedensellik bağı ve failin kusurudur. Eğer failin, hayvanın tehlike yaratabileceğini öngörmesine rağmen gerekli tedbiri almaması sonucu bir kişi zarar görmüşse, failin taksirle yaralama veya öldürme suçundan da sorumlu tutulması gündeme gelebilir. Bir olayda hem tehlike suçunun hem de gerçekleşen zarara ilişkin suçun bulunması halinde, bunların ne şekilde değerlendirileceği suçların içtimaı kurallarına göre belirlenir. Bu değerlendirme, olayın somut koşullarına ve failin öngörüsüne göre yapılır.

Bu ilişki, tehlike suçları ile zarar suçları arasındaki bağlantıyı da gösterir. TCK 177, henüz bir zarar doğmadan tehlikeyi cezalandırarak önleyici bir işlev görür; bir zarar gerçekleştiğinde ise devreye taksirle işlenen zarar suçları girer. Bu iki suç türü, aynı olayın farklı aşamalarını karşılar. Bir kişinin yaralanması veya ölmesi halinde sorumluluğun kapsamı önemli ölçüde genişleyebileceğinden, hayvanın yol açtığı olaylarda ortaya çıkan sonucun niteliği büyük önem taşır. Bu nedenle böyle olaylarda, hem tehlike hem de gerçekleşen zarar bakımından kapsamlı bir hukuki değerlendirme yapılması gerekir.

Hayvanın Tehlike Yaratabilecek Şekilde Serbest Bırakılması Suçunun Hayvanları Koruma Mevzuatı ile İlişkisi

Hayvanların sahiplenilmesi, bakımı ve gözetimi, yalnızca ceza hukukuyla değil, hayvanların korunmasına ilişkin özel mevzuatla da düzenlenir. Bu düzenlemeler, hayvan sahiplerine ve gözeticilerine çeşitli yükümlülükler getirir; örneğin belirli hayvanların kontrol altında tutulması, kayıt altına alınması veya belirli koşullarda barındırılması gibi kurallar öngörülebilir. Bu yükümlülüklerin ihlali, kendi başına idari yaptırımlara yol açabilir.

TCK 177 bakımından belirleyici olan ise, idari bir kuralın ihlali değil, hayvanın başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından somut bir tehlike doğuracak şekilde serbest bırakılması ya da kontrolünün ihmal edilmesidir. Bununla birlikte, hayvanların korunmasına ilişkin mevzuatta öngörülen yükümlülüklere aykırılık, somut olayda failin gözetim yükümlülüğünü ihmal ettiğinin değerlendirilmesinde bir gösterge olabilir. Bu nedenle olayın hem ceza hem de ilgili özel mevzuat açısından bütünsel değerlendirilmesi önem taşır.

Ayrıca belirli tür veya ırktan hayvanların bulundurulmasına ve gözetimine ilişkin özel kurallar da bulunabilir. Bu kurallar, tehlike potansiyeli yüksek görülen hayvanların daha sıkı koşullarda tutulmasını öngörebilir. Böyle bir hayvanın gözetiminde, bu özel kurallara uyulmaması, hem ilgili idari yaptırımlara hem de somut tehlike doğması halinde TCK 177 kapsamında değerlendirmeye konu olabilir. Bu düzenlemeler birbirini tamamlar niteliktedir; idari mevzuat önleyici bir çerçeve çizerken, ceza hukuku somut tehlikenin doğduğu durumlarda devreye girer. Somut olayda hangi hükümlerin uygulanacağı, fiilin niteliğine ve ihlal edilen yükümlülüğün türüne göre belirlenir.

Hayvanın Tehlike Yaratabilecek Şekilde Serbest Bırakılması Suçunun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs: Suçun serbest bırakma biçiminde, hareketin niteliğine göre teşebbüs mümkün olabilir; ihmal biçiminde ise teşebbüsün uygulama alanı sınırlıdır. Her hâlde suç, somut bir tehlikenin doğmasıyla tamamlanır. Teşebbüsün genel kuralları için suça teşebbüs konusuna bakabilirsiniz.

İştirak: Hayvan üzerindeki gözetim yükümlülüğü birden fazla kişiye ait olabilir; bu durumda her birinin sorumluluğu kendi yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirilir. Katılma biçimleri için suça iştirak (şeriklik) yazımıza bakabilirsiniz.

İçtima: Yukarıda açıklandığı üzere, hayvanın serbest bırakılması sonucu bir kişinin yaralanması veya ölmesi halinde, tehlike suçunun yanında taksirle yaralama veya öldürme gibi suçlar da gündeme gelir ve bunlar suçların içtimaı kurallarına göre değerlendirilir.

Hayvanın Tehlike Yaratabilecek Şekilde Serbest Bırakılması Suçu ile İlgili Uygulamada Karşılaşılan Durumlar

Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması suçu, günlük hayatta çeşitli biçimlerde ortaya çıkabilir. Aşağıdaki örnekler suçun tipik görünümlerini anlamaya yardımcı olabilir; ancak her olayın kendine özgü koşullarıyla değerlendirileceği unutulmamalıdır. Özellikle saldırgan olabilecek büyük ırk köpeklerin, gerekli önlemler alınmadan kalabalık alanlarda serbest bırakılması ya da bahçe veya iş yeri gibi alanlarda uygun çevreleme yapılmadan tutulması, uygulamada sık karşılaşılan durumlardır. Yine bir hayvanın, kaçmasını veya çevredekilere zarar vermesini önleyecek tedbirler ihmal edilerek gözetimsiz bırakılması da bu kapsamda değerlendirilebilir.

Bu tür olaylarda değerlendirilmesi gereken temel sorular şunlardır: Hayvan gerçekten tehlike yaratabilecek nitelikte miydi? Serbest bırakma veya kontrol ihmali, başkalarının hayatı ya da sağlığı bakımından somut bir tehlike doğurdu mu? Failin bu tehlikeyi öngörmesi mümkün müydü? Bu soruların yanıtları, hem suçun oluşup oluşmadığını hem de failin sorumluluğunun kapsamını belirler. Örneğin daha önce hiçbir saldırganlık belirtisi göstermemiş bir hayvanın, tümüyle beklenmedik bir davranışta bulunması ile bilinen saldırgan bir hayvanın gözetimsiz bırakılması, kastın değerlendirilmesi bakımından farklı sonuçlara yol açabilir.

Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması suçu ön ödemeye tabi suçlardandır.

Savunma açısından ise en kritik noktalar; failin gerçekten gözetim yükümlülüğü altında olup olmadığı, ortaya çıkan tehlikenin somut ve gerçek bir tehlike olup olmadığı ve failin öngörü olanağının bulunup bulunmadığıdır. Bu unsurların her biri, somut olayın koşullarına göre ayrıca değerlendirilir. Tehlikenin gerçekte doğmadığı ya da failin öngöremeyeceği bir gelişmenin söz konusu olduğu hallerde, suçun oluşup oluşmadığı tartışma konusu olabilir. Bu nedenle bu tür dosyalarda olayın tüm ayrıntılarının titizlikle incelenmesi önem taşır.

Hayvanın Tehlike Yaratabilecek Şekilde Serbest Bırakılması Suçunda Yaptırım, Soruşturma ve Kovuşturma

Suçun cezası, altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır. Cezanın seçimlik olarak öngörülmesi ve üst sınırının düşük tutulması, bu tehlike suçunun tek başına ele alındığında hafif bir yaptırıma bağlandığını gösterir. Ancak hayvanın yol açtığı bir olayda bir kişi yaralanır veya ölürse, tabloya taksirle yaralama veya öldürme suçlarının da eklenmesiyle sorumluluk önemli ölçüde ağırlaşabilir. Hükmedilen kısa süreli hapis cezasının koşulların bulunması halinde adli para cezasına çevrilmesi ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması gündeme gelebilir.

Suç şikâyete bağlı değildir; savcılık öğrenir öğrenmez re’sen soruşturma yürütür. Görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir. Suçun kanuni metni için mevzuat.gov.tr üzerindeki Türk Ceza Kanunu metnine başvurabilirsiniz. Bu tür dosyalarda gözetim yükümlülüğünün gerçekten bulunup bulunmadığı, ortaya çıkan tehlikenin somut olup olmadığı ve failin kastı gibi hususların doğru değerlendirilmesi, sürecin sonucunu doğrudan etkiler.

Soruşturma aşamasında olayın nasıl geliştiği, hayvanın niteliği, gözetim ilişkisinin kime ait olduğu ve ortaya çıkan tehlikenin boyutu araştırılır. Bu kapsamda tanık beyanları, varsa görüntü kayıtları ve olay yerine ilişkin tespitler değerlendirilir. Toplanan delillere göre savcılık, kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir veya iddianame düzenleyerek dava açar. Kovuşturma aşamasında ise mahkeme, suçun tüm unsurlarının birlikte gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirir. Savunmanın, gözetim yükümlülüğünün kapsamına ve somut tehlikenin varlığına ilişkin argümanları doğru biçimde ileri sürmesi, sürecin sonucunu önemli ölçüde etkileyebilir.

Böyle bir isnatla ya da hayvanın yol açtığı bir olaya ilişkin soruşturmayla karşılaşmanız halinde, gözetim yükümlülüğünün kapsamına ve somut tehlikenin varlığına ilişkin savunmanın doğru kurulması için dosyanızı bir ceza avukatıyla birlikte değerlendirmeniz önemlidir.

Hayvanın Tehlike Yaratabilecek Şekilde Serbest Bırakılması Suçu ile İlgili Yargıtay Kararları ve Analizleri

Sahipsiz Bırakılan Hayvanın Yaralamaya Sebebiyet Vermesi ve Maddi Vakıa Denetiminde Çelişkili Savunmalar

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas: 2014/9218 – Karar: 2015/3888, Tarih: 03.03.2015

Kararın Özeti

İlk derece mahkemesi (Sulh Ceza Mahkemesi) tarafından, sanığın taksirle yaralama ve hayvanın tehlike yaratacak şekilde serbest bırakılması suçlarından delil yetersizliği gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir. Hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesi dosyayı incelemiştir. Dosyadaki olay yeri tespit tutanağını, şikayetçi beyanlarını ve sanığın kendi içindeki çelişkili savunmalarını değerlendiren Daire, köpeğin sanığa ait olduğu ve katılanı ısırdığı hususunda şüphe bulunmadığını saptamıştır. Yerel mahkemenin hatalı değerlendirmeyle verdiği beraat kararı, hukuka aykırı bulunarak oy birliğiyle bozulmuştur.

Yargıtayın Gerekçesi

Yargıtay’ın bozma gerekçesi, ceza yargılamasında delillerin mantıksal bütünlük içinde değerlendirilmesi ve sanık savunmasının hayatın olağan akışına uygunluk denetimine dayanmaktadır. İlk derece mahkemesi, “köpeğin sanığa ait olduğuna ve başıboş bırakıldığına dair yeterli delil bulunmadığı” teziyle beraat hükmü kurmuştur. Ancak Yargıtay, dosyadaki somut verilerin bu kabulü açıkça yalanladığını ortaya koymuştur. Olay yeri görgü ve tespit tutanağında, söz konusu köpeğin sanığın evinin hemen yanındaki inşaatta zincirle bağlı olduğu eşkaliyle birlikte kayıt altına alınmıştır. Mağdurun annesi de sokağın karşısındaki sanığa ait köpeğin saldırıyı gerçekleştirdiğini teşhis etmiştir. En dikkat çekici unsur ise sanığın savunmasıdır; sanık bir yandan köpeğin kendisine ait olmadığını ima ederken, diğer yandan sonradan ölen köpeğinin “süs köpeği olduğunu ve ısırmayacağını” iddia ederek zımnen sahipliği ikrar etmiştir. Daire, bu somut veriler karşısında fail ile fiil arasındaki illiyet bağının kesin olarak kurulduğunu belirterek mahkûmiyet yerine beraat verilmesini kanuna aykırı bulmuştur.

“Dosya içinde mevcut olay yeri görgü ve tespit tutanağında söz konusu köpeğin sanığın ikametgahının yan tarafındaki inşaat halindeki tek katlı binanın yanında zincir ile bağlı… olduğunun bildirilmesine, katılanın annesi şikayetçinin oğlunu sokağın karşısında evi bulunan sanığa ait köpeğin ısırdığını bildirmesine ve sanığın sonradan öldüğünü bildirdiği köpeğinin süs köpeği olduğunu, ısırmayacağını savunması karşısında katılanın, sanığa ait köpek tarafından ısırıldığı hususunda tereddüt bulunmadığı gözetilmeden…”

Değerlendirme

Bu karar, hayvan sahiplerinin ceza hukuku açısından taşıdığı “garantörlük” (gözetim ve koruma) yükümlülüğünün sınırlarını ve yargılamada ikrar/savunma dengesini gösteren önemli bir örnektir. TCK m. 177 uyarınca gözetimi altında bulunan hayvanı başıboş bırakan kişi tehlike suçu işlemiş olur; eğer bu hayvan birini yaralarsa, normların yarışı ilkesi gereği taksirle yaralama suçundan da sorumluluk doğar. İlk derece mahkemelerinin “kesin delil yok” diyerek kolaycılığa kaçtığı durumlarda, Yargıtay’ın bu kararda yaptığı gibi tutanaklar ile sanık savunmasının satır aralarını çarpıştırması maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için elzemdir. Sanığın “benim köpeğim ısırmaz” şeklindeki savunması, suçtan kurtulmaya yönelik klasik bir refleks olup, mülkiyet bağını kanıtlayan adli bir karineye dönüşmüştür. Yargıtay, bu mantıksal analiziyle ceza adaletinin saptırılmasını engellemiş ve toplumsal yaşamda hayvan sahiplerinin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini hatırlatmıştır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas: 2014/9218 – Karar: 2015/3888, Tarih: 03.03.2015 Tam Metni

“İçtihat Metni”

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi

Suç :Taksirle yaralama, Hayvanın tehlike yaratacak şekilde serbest bırakılması

Hüküm :Beraat

Taksirle yaralama ve hayvanın tehlike yaratacak şekilde serbest bırakılması suçlarından sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Sanığın başıboş bıraktığı köpeğin okula gitmek üzere otobüs durağında beklemekte olan 2004 doğumlu katılanı ısırması sonucu katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede yaralanmasına neden olduğu olayın yargılaması sonunda “mağduru ısıran köpeğin sanığa ait olup olmadığı, sanığa ait olduğu kabul edilse bile, köpeği başıboş bıraktığına dair mahkumiyetine yeter delil elde edilemediği” gerekçesi ile beraat kararı verilmiş ise de, dosya içinde mevcut olay yeri görgü ve tespit tutanağında söz konusu köpeğin sanığın ikametgahının yan tarafındaki inşaat halindeki tek katlı binanın yanında zincir ile bağlı, beyaz, kahve renkli, ala renkli ve orta boyda olduğunun bildirilmesine, katılanın annesi şikayetçinin oğlunu sokağın karşısında evi bulunan sanığa ait köpeğin ısırdığını bildirmesine ve sanığın sonradan öldüğünü bildirdiği köpeğinin süs köpeği olduğunu, ısırmayacağını savunması karşısında katılanın, sanığa ait köpek tarafından ısırıldığı hususunda tereddüt bulunmadığı gözetilmeden, mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,

İsabetsiz olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince tebliğnamedeki isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 

Sıkça Sorulan Sorular

Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması suçunun cezası nedir?

Bu suçun cezası, TCK 177 uyarınca altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır. Ceza seçimlik olarak öngörülmüştür. Ancak hayvanın yol açtığı olayda bir kişi yaralanır veya ölürse, ayrıca taksirle yaralama veya öldürme suçları da gündeme gelir ve sorumluluk ağırlaşır.

Köpeğin birini ısırması bu suçu oluşturur mu?

Suçun oluşması için hayvanın, başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından somut bir tehlike doğuracak şekilde serbest bırakılması ya da kontrolünün ihmal edilmesi gerekir. Bir kişinin fiilen ısırılması şart değildir; tehlikenin doğması yeterlidir. Bir kişi yaralanırsa, ayrıca taksirle yaralama suçu da gündeme gelebilir.

Bu suçtan kim sorumlu tutulur?

Fail, hayvanın gözetiminden sorumlu olan kişidir. Bu çoğu zaman hayvanın sahibidir; ancak sahiplik şart değildir. Hayvanı fiilen gözetimi altında bulunduran veya ona bakan kişiler de gözetim yükümlülüğü taşıyabilir. Belirleyici olan, somut olayda kimin hayvan üzerinde fiilî gözetim ve kontrol yükümlülüğü taşıdığıdır.

Bu suç malvarlığına yönelik tehlikeyi de kapsar mı?

Hayır. TCK 177’nin koruma alanı, kişilerin hayatı ve sağlığı ile sınırlıdır; malvarlığına yönelik tehlike bu maddenin doğrudan konusu değildir. Malvarlığına verilen zararlar, koşullarına göre başka hükümler çerçevesinde değerlendirilebilir.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak, ceza hukuku alanında dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.

Av. Sinan Karabacak – Cep Tel: +90 535 671 88 95

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir