İçindekiler
Kısa yanıt: Ön ödeme, yalnızca adli para cezası gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı altı ayı aşmayan hafif suçlarda; failin, kanunda belirlenen tutarı soruşturma giderleriyle birlikte süresinde ödemesi hâlinde hakkında kamu davası açılmamasını (açılmış ise düşmesini) sağlayan bir kurumdur. Türk Ceza Kanunu‘nun 75. maddesinde düzenlenmiştir ve şartları oluştuğunda savcılık için uygulanması zorunludur. Ancak Yargıtay uygulaması, ön ödeme tebligatının usulüne uygun yapılmaması, miktarın hatalı hesaplanması veya sürenin gözetilmemesi hâlinde kurulan mahkûmiyet hükümlerini istikrarlı biçimde bozmaktadır.
Ön Ödeme Nedir?
Ön ödeme, hafif yaptırımlı suçlarda yargılama yükünü azaltmaya yönelik bir kurumdur. İşlenen fiilin hafifliği karşısında, hem devletin soruşturma ve kovuşturma giderlerini hem de failin yargılanma yükünü gözeten ekonomik bir çözüm olarak kabul edilir. Ödenen tutar teknik anlamda bir “ceza” değildir; çünkü yargılama yapılmadan ceza verilemez. Bu yönüyle ön ödeme, devlet ile birey arasında kanunla çerçevesi çizilmiş bir tür çözüm yolu olarak işler. Kurumun yürütücüsü, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığıdır.
Hangi Suçlarda Ön Ödeme Uygulanır?
TCK m.75’e göre ön ödeme, uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere şu suçlarda uygulanır:
- Yalnızca adli para cezası gerektiren suçlar,
- Kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının üst sınırı altı ayı aşmayan suçlar.
Bunların yanında, TCK m.75/6 uyarınca ceza miktarına bakılmaksızın ön ödemeye tabi tutulan belirli suçlar da vardır. Örnek olarak yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi (TCK m.98/1), genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması (TCK m.171), çevrenin taksirle kirletilmesi (TCK m.182/1) ve hakaret (TCK m.125) sayılabilir. Hakaret suçunun ön ödeme kapsamına alınması, uygulamada sık karşılaşılan bir suç olması nedeniyle önemlidir.
Ön Ödeme Tutarı Nasıl Hesaplanır?
Ön ödeme tutarı her dosyaya özel hesaplanır ve TCK m.75 esas alınır:
- Maktu adli para cezası öngörülen suçlarda, kanunda belirlenen miktar,
- Nispi adli para cezası öngörülen suçlarda, cezanın aşağı sınırı,
- Hapis cezası gerektiren suçlarda, hapis cezasının aşağı sınırının her gün için belirlenen nakdi tutar (güncel düzenlemede gün başına yüz Türk Lirası) üzerinden hesaplanan karşılığı,
- Hapis ve adli para cezasının birlikte öngörüldüğü hâllerde, her ikisinin de yukarıdaki esaslara göre belirlenen tutarı,
- Tüm bu miktarlara soruşturma giderleri eklenir.
Gün başına esas alınan nakdi tutar mevzuat ve yargı kararlarıyla zaman zaman güncellendiğinden, somut dosyadaki tutarın güncel düzenlemeye göre hesaplanması gerekir. Uygulamada hesaplama hatalarının önemli bir kısmı, suç tarihinde yürürlükte bulunan günlük tutar yerine sonradan değişen tutarın esas alınmasından kaynaklanmaktadır; bu konu aşağıda “Kanun Değişikliği Ön Ödeme Miktarını Etkiler mi?” başlığında ayrıca ele alınmıştır.
Ödeme Süresi ve Taksit İmkânı
Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebliğ üzerine, fail tutarı on gün içinde ödemelidir. Fail bu süre içinde talep ederse, tutarı birer ay arayla üç eşit taksitte ödeyebilir. On günlük sürenin kaçırılması veya taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde ön ödeme hükümsüz kalır ve soruşturma ya da yargılama olağan biçimde sürer. Ödeme dekontunda soruşturma/dosya numarası, şüphelinin adı ve “ön ödeme” ibaresinin yer alması, ödemenin dosyayla eşleştirilebilmesi açısından önemlidir.
Ön Ödeme Süresi Dolmadan Mahkeme Karar Verebilir mi?
Hayır; mahkeme, sanığa tanınan on günlük yasal süre dolmadan ödeme yapılmadığı gerekçesiyle mahkûmiyet kararı veremez. Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2015/7371 E., 2016/1791 K. sayılı kararında, sanığa yapılan ön ödeme ihtarına karşı sanığın 10 günlük yasal süresi içinde tutarı maliye veznesine yatırmasına rağmen, mahkemenin bu sürenin dolmasını beklemeden erken davranarak mahkûmiyet kararı vermesini hukuka aykırı bulmuş ve kanun yararına bozma talebini kabul ederek TCK’nın 75. maddesi ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereğince kamu davasının düşmesine karar vermiştir.
Sürenin gözetilmemesi yalnızca erken karar verilmesiyle sınırlı değildir; ön ödeme önerisi tebliğ edildikten sonra bu süre beklenmeden iddianame düzenlenmesi de aynı türden bir usul hatasıdır.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2009/1233 E., 2012/2453 K. sayılı kararında, ön ödeme önerisinin tebliğinden sonra yasal süre geçmeden iddianame ile dava açılması hâlinde mahkemece yeniden usulüne uygun ön ödeme önerisi çıkartılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine, ödeme önerisine uyulmadığından bahisle doğrudan hüküm kurulamayacağına hükmetmiştir.
Ön Ödeme Zorunlu mudur?
Kanun, ön ödeme konusunda savcı veya hâkime takdir yetkisi tanımamıştır; şartlar oluştuğunda şüpheli veya sanığa ön ödeme önerisinde bulunulması zorunludur. Ön ödeme işlemleri hiç yapılmadan iddianame düzenlenmesi, iddianamenin iadesi sebebi olabilir. Ancak bu zorunluluk savcı içindir; fail, kendisine yapılan ön ödeme teklifini kabul etmek zorunda değildir. Teklifi kabul etmeyen kişi hakkında olağan ceza yargılaması başlar veya devam eder.
Bu noktada sıkça karıştırılan bir ayrım vardır: iddianamenin iadesi sebebi, yalnızca ön ödeme usulünün hiç uygulanmamış olmasıdır; ihtarın içeriğindeki bir hesap hatası bu kapsamda değildir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2007/693 E., 2007/7075 K. sayılı kararında, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174/1-c maddesindeki “ön ödeme usulü uygulanmaksızın” ibaresinin, şüpheliye ön ödeme ihtarının hiç yapılmamış veya usulüne uygun tebliğ edilmemiş olması anlamına geldiğini, ihtarın içeriğindeki miktar hesabına ilişkin aykırılıkların ise ön ödeme usulünün uygulanmaması olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiş ve aksi yorumun, mahkemeler ile Cumhuriyet savcılıkları arasındaki her hesap uyuşmazlığını iddianamenin iade sebebi hâline getirerek soruşturma ve yargılamayı gereksiz yere uzatacağını vurgulamıştır.
Ön Ödeme Tebligatı Usulsüz Yapılırsa Ne Olur?
Ön ödeme ihtarının şüpheliye veya sanığa usulüne uygun tebliğ edilmesi, kurumun işleyebilmesi için ön koşuldur; tebligat usulsüzse ödeme yapılmamış olsa dahi doğrudan mahkûmiyet kurulamaz.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/10305 E., 2026/683 K. sayılı kararında, tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmaması üzerine haber verdiği komşunun kimliğini “yan komşu” ibaresiyle yetinip ad ve soyadını tebliğ mazbatasına yazmadığını, bu hâliyle tebliğ memurunun gerçekten adrese gidip gitmediğinin belgelenemediğini ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi ile Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesine aykırı bu tebligatın usulsüz sayılması gerektiğini kabul ederek, usulüne uygun ön ödeme ihtarı yapılmadan kurulan mahkûmiyet hükmünü kanun yararına bozmuştur.
Aynı türden bir usulsüzlük daha yakın tarihli bir kararda da karşımıza çıkmaktadır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/1235 E., 2026/4569 K. sayılı kararında, sanığa gönderilen ön ödeme ihtarına ilişkin tebliğ mazbatasında yalnızca imza ve tarih bulunduğunu, tebligatın kime yapıldığının 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 23. maddesine aykırı biçimde belirlenemediğini, ayrıca tebligatın geçerli sayılması hâlinde dahi ihtarda öngörülen 10 günlük yasal süre beklenmeden aynı gün hüküm kurulduğunu tespit ederek yerel mahkeme kararını kanun yararına bozmuştur.
Bu iki karar birlikte değerlendirildiğinde, tebliğ mazbatasındaki en küçük kimlik veya usul eksikliğinin dahi ön ödeme ihtarını geçersiz kılabildiği ve bu eksiklik giderilmeden kurulan hükümlerin bozulmaya mahkûm olduğu görülmektedir.
İkinci Kez Ön Ödeme Önerisi Yapılabilir mi?
Sanığa usulüne uygun şekilde yapılmış bir ön ödeme önerisi varsa, aynı suç için ikinci kez ön ödeme önerisinde bulunulamaz. Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/12003 E., 2022/4767 K. sayılı kararında, soruşturma aşamasında sanığa usulüne uygun tebliğ edilen ilk ön ödeme önerisine rağmen ödeme yapılmaması üzerine açılan kamu davasında, mahkemenin sanığın iş yeri adresine ikinci bir ön ödeme önerisi göndermesini ve bu ikinci öneriye istinaden yapılan ödemeyi geçerli kabul ederek düşme kararı vermesini hukuka aykırı bulmuş; ilk önerinin usulüne uygun olduğu tespit edildiğinde ikinci bir öneri yapılamayacağını, bu durumda yasal süresi içinde gerçekleştirilmiş bir ön ödemeden söz edilemeyeceğini ve yargılamaya devam edilmesi gerektiğini belirterek düşme kararını bozmuştur.
Ön Ödeme Tutarı Hatalı Hesaplanırsa Ne Olur?
Ön ödeme tutarının hatalı hesaplanması, ihtarı geçersiz kılar ve bu şekilde kurulan mahkûmiyet hükmünün bozulmasına yol açar. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2017/861 E., 2017/8570 K. sayılı kararında, kanunda üç aya kadar hapis veya adli para cezası öngörülen bir suç için ön ödeme miktarının TCK’nın 49/1 ve 61/9. maddeleri uyarınca 30 gün adli para cezası üzerinden hesaplanması gerekirken, 90 gün üzerinden hesaplanarak fazla miktarlı ön ödeme emri çıkarılmasını yasaya aykırı bulup hükmü bozmuştur.
Hesaplama hatası, yalnızca gün sayısında değil, günlük tutarın hangi kanuna göre belirleneceğinde de ortaya çıkabilir. Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesi 2020/2415 E., 2021/20457 K. sayılı kararında, Cumhuriyet savcılığınca hesaplanan ön ödeme miktarının kanunda öngörülen adli para cezası alt sınırının üzerinde belirlenmesi nedeniyle geçersiz olduğunu, bu durumda mahkemece TCK’nın 75. maddesi gereğince hâkim tarafından doğru tutarın yeniden hesaplanıp süresi içinde ödenmesi hususunun tüm sonuçlarıyla sanığa bildirilmesi gerektiğini, bu işlem yapılmadan doğrudan mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu kabul etmiştir.
Kanun Değişikliği Ön Ödeme Miktarını Etkiler mi? (Lehe Kanun Uygulaması)
Ön ödemeye esas günlük tutar veya kapsam, suç tarihinden sonra kanun değişikliğiyle değiştiğinde, hangi kanunun uygulanacağı lehe kanun ilkesine göre belirlenir; ancak bu belirleme “blok uygulama” esasına göre yapılır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2019/580 E., 2022/273 K. sayılı kararında, suç tarihinde önödeme kapsamında olmayan bir suçun, sonradan 6763 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle önödeme üst sınırının altı aya çıkarılması sonucu önödeme kapsamına alındığı bir olayda; TCK’nın 7. maddesindeki “failin lehine olan kanun uygulanır” kuralı uyarınca eski ve yeni kanun hükümlerinin birbirine karıştırılmadan ayrı ayrı bütün hâlinde uygulanıp sonuçlarının karşılaştırılması gerektiğini, somut olayda sanık için önödeme imkânı tanıyan değişikliğin bütünüyle lehe olduğunu, dolayısıyla hapis cezasının günlük karşılığının da değişiklikten önceki yirmi Türk Lirası değil, lehe kabul edilen yeni kanundaki otuz Türk Lirası üzerinden hesaplanması gerektiğine karar vermiştir.
Bu kararda karşı oy kullanan üyeler ise, “önödeme ihtarında bulunulması” koşulunun muhakeme hukukuna ilişkin olması nedeniyle derhal uygulanması gerektiğini, buna karşılık cezai müeyyideye ilişkin günlük tutarın suç tarihinde yürürlükte bulunan kanuna göre belirlenmesi gerektiğini, aksi hâlde usul hukuku ile maddi ceza hukukunun karma biçimde uygulanmış olacağını savunmuştur. Çoğunluk görüşü ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunca benimsenerek karara bağlanmıştır. Bu içtihat, önödeme kapsamına yeni giren suçlarda günlük tutarın hangi kanuna göre hesaplanacağı konusunda somut dosyalarda tartışma yaşandığında başvurulması gereken temel ölçütü ortaya koymaktadır.
Zincirleme Suçlarda Ön Ödeme Nasıl Uygulanır?
Aynı suç işleme kararı çerçevesinde, değişik zamanlarda birden fazla kez işlenen ve TCK’nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç sayılması gereken eylemlerde, her bir eylem için ayrı ayrı değil, tek bir ön ödeme teklifi yapılması gerekir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/14794 E., 2026/5333 K. sayılı kararında, sanığın aynı suç işleme kararı kapsamında farklı tarihlerde tekrarlanan başvuru yükümlülüğü ihlallerinin zincirleme suç oluşturduğunu, buna rağmen soruşturma makamlarının her bir eylem için ayrı ayrı ve tekrar tekrar ön ödeme teklifinde bulunmasının TCK’nın 75/1-a maddesine aykırı olduğunu, zincirleme suçun tek bir suç sayılması karşısında buna göre hesaplanacak tek bir ön ödeme teklifi yapılıp sonucuna göre yargılamaya devam edilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararını kanun yararına bozmuştur.
Ön Ödeme Hangi Aşamada Yapılır?
Ön ödeme öncelikle soruşturma evresinde gündeme gelir. Bu aşamada ödeme yapılırsa, savcı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verir ve kamu davası açılmaz. Soruşturma evresinde işlem yapılmadan iddianame hazırlanmış veya suçun ön ödeme kapsamına girdiği sonradan anlaşılmışsa, ön ödeme kovuşturma evresinde de yapılabilir; bu durumda mahkeme, kamu davasının düşmesine karar verir. Ön ödeme kurumu TCK’da Dava ve Cezanın Düşürülmesi başlığı altında düzenlenmiştir. Ön ödeme kurumu ile ilgili daha fazla bilgi sahibi olmak için ceza ve davanın düşmesi konularında uzman bir İstanbul ceza avukatı ile görüşebilirsiniz.
Ön Ödemenin Sonuçları ve Mağdurun Hakları
Ön ödemeyle kamu davasının açılmaması veya düşmesi, kişinin mağdura karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. TCK m.75/5 uyarınca ön ödeme; mağdurun tazminat hakkını, malın iadesini isteme hakkını ve müsadere taleplerini etkilemez. Bu nedenle mağdur, ön ödeme sonrasında da uğradığı zararlar için hukuk mahkemelerinde maddi ve manevi tazminat davası açabilir.
Ön Ödeme ile Uzlaştırmanın Farkı
Ön ödeme, uzlaşma (uzlaştırma) kapsamındaki suçlarda uygulanmaz; iki kurum birbirini dışlar. Uzlaştırmada, mağdur ile fail bir uzlaştırmacı eşliğinde anlaşır; ön ödemede ise fail, devlet hazinesine belirlenen tutarı öder ve mağdurun onayı aranmaz. Hangi kurumun gündeme geleceği, suçun türüne göre belirlenir.
Ön Ödeme Adli Sicil Kaydına (Sabıkaya) İşler mi?
Ön ödeme yapıldığında, soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir veya kovuşturma aşamasında dava düşer; her iki hâlde de bir mahkûmiyet hükmü kurulmaz. Yargılama yapılıp ceza verilmediğinden, ön ödeme sonucu adli sicile (sabıka kaydına) bir ceza olarak yansımaz. Bu, ön ödemenin failin lehine olabilecek yönlerinden biridir; çünkü hafif bir suç nedeniyle mahkûmiyet ve onun doğuracağı sonuçlardan kaçınılmasını sağlayabilir. Yine de bu değerlendirme, suçun niteliğine ve somut dosyaya göre yapılmalıdır; ön ödemeyi kabul etmenin her durumda en doğru tercih olduğu söylenemez.
Türk Ceza Kanunu’nda Yer Alan Ön Ödemeye Tabi Suçların Listesi
| Sıra No | Suçun Adı | TCK. Madde No | Ceza Miktarı |
|---|---|---|---|
| 1 | Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi | 98/1 | 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası |
| 2 | Dilekçe hakkının kötüye kullanılmasının engellenmesi | 121/1 | 6 aya kadar hapis |
| 3 | Karşılıksız yararlanma | 163/1 | 2 aydan 6 aya kadar hapis veya adli para cezası |
| 4 | Bilgi vermeme | 166/1 | 6 aya kadar hapis veya adli para cezası |
| 5 | Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması | 171/1 | 3 aydan 1 yıla kadar hapis |
| 6 | Akıl hastaları üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali | 175/1 | 6 aya kadar hapis veya adli para cezası |
| 7 | Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması | 177/1 | 6 aya kadar hapis veya adli para cezası |
| 8 | İşaret ve engel koymama | 178/1 | 2 aydan 6 aya kadar hapis veya adli para cezası |
| 9 | Çevrenin taksirle kirletilmesi | 182/1 | 2 aydan 1 yıla kadar hapis |
| 10 | Usulsüz ölü gömülmesi | 196/1 | 6 aya kadar hapis |
| 11 | Kıymetli damgada sahtecilik | 199/3 | 1 aydan 6 aya kadar hapis |
| 12 | Kamu görevlisinin ticareti | 259/1 | 6 aya kadar hapis veya adli para cezası |
| 13 | Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma | 264/1 | 3 aydan 1 yıla kadar hapis |
| 14 | Suçu bildirmeme | 278/1 | 1 yıla kadar hapis |
| 15 | Suçu bildirmeme | 278/2 | 1 yıla kadar hapis |
| 16 | Ses ve görüntülerin kayda alınması | 286/1 | 6 aya kadar hapis cezası |
| 17 | Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs | 288/1 | 50 günden az olmamak üzere adli para cezası |
| 18 | Muhafaza görevini kötüye kullanma | 289/3 | Adli para cezası |
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçuna ilişkin bir uygulamada, Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2015/7371 E., 2016/1791 K. sayılı kararıyla, sanığın kendisine tebliğ edilen ön ödeme miktarını 10 günlük yasal süre içinde ödemesine rağmen mahkemenin bu süre dolmadan mahkûmiyet kararı vermesinin hatalı olduğu yukarıda ayrıntılı biçimde açıklanmıştır. Bu tablodaki suçların önemli bir kısmı, ceza miktarına bakılmaksızın TCK m.75/6 kapsamında özel olarak önödemeye tabi tutulmuş suçlardır.
Sık Sorulan Sorular
Ön ödeme nedir?
Ön ödeme, yalnızca adli para cezası gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı altı ayı aşmayan hafif suçlarda, failin kanunda belirlenen tutarı soruşturma giderleriyle birlikte süresinde ödemesi hâlinde hakkında kamu davası açılmamasını (açılmışsa düşmesini) sağlayan, TCK 75’te düzenlenen bir kurumdur.
Hangi suçlarda ön ödeme uygulanır?
Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnızca adli para cezası gerektiren suçlarda ve hapis cezasının üst sınırı altı ayı aşmayan suçlarda uygulanır. Ayrıca TCK 75/6 uyarınca ceza miktarına bakılmaksızın hakaret (TCK 125) gibi bazı suçlar da ön ödeme kapsamına özel olarak alınmıştır.
Ön ödeme tutarı nasıl hesaplanır?
Maktu adli para cezası öngörülen suçlarda kanunda belirlenen miktar, nispi adli para cezasında cezanın aşağı sınırı, hapis cezası öngörülen suçlarda hapis cezasının aşağı sınırının gün başına belirlenen nakdi tutar üzerinden karşılığı esas alınır; tüm bu miktarlara soruşturma giderleri eklenir.
Ön ödeme süresi ne kadardır?
Cumhuriyet savcılığının tebliği üzerine fail tutarı on gün içinde ödemelidir. Fail talep ederse tutarı birer ay arayla üç eşit taksitte ödeyebilir; sürenin kaçırılması ön ödemeyi hükümsüz kılar.
Ön ödeme zorunlu mudur?
Şartlar oluştuğunda savcı için ön ödeme önerisinde bulunmak zorunludur; ancak fail, kendisine yapılan teklifi kabul etmek zorunda değildir. Teklifi kabul etmeyen kişi hakkında olağan ceza yargılaması başlar veya devam eder.
Ön ödeme hangi aşamada yapılabilir?
Öncelikle soruşturma evresinde gündeme gelir ve ödeme yapılırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Suçun ön ödeme kapsamına girdiği sonradan anlaşılırsa kovuşturma evresinde de yapılabilir; bu durumda mahkeme davanın düşmesine karar verir.
Ön ödeme mağdurun tazminat hakkını etkiler mi?
Hayır. TCK 75/5 uyarınca ön ödeme, mağdurun tazminat hakkını, malın iadesini isteme hakkını ve müsadere taleplerini etkilemez; mağdur ön ödeme sonrasında da tazminat davası açabilir.
Ön ödeme ile uzlaştırma arasındaki fark nedir?
Ön ödeme, uzlaşma kapsamındaki suçlarda uygulanmaz; iki kurum birbirini dışlar. Uzlaştırmada mağdur ile fail bir uzlaştırmacı eşliğinde anlaşırken, ön ödemede fail devlet hazinesine belirlenen tutarı öder ve mağdurun onayı aranmaz.
Ön ödeme adli sicil kaydına (sabıkaya) işler mi?
Hayır. Ön ödeme sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir veya dava düşer; her iki hâlde de bir mahkûmiyet hükmü kurulmadığından ön ödeme adli sicile bir ceza olarak yansımaz.
Usulüne uygun yapılmayan ön ödeme tebligatı mahkûmiyete yol açar mı?
Hayır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2025/10305 E., 2026/683 K. sayılı ve Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 2026/1235 E., 2026/4569 K. sayılı kararlarına göre, tebliğ mazbatasında haber verilen kişinin kimliği yazılmadan veya kime tebliğ edildiği belirlenemeyecek şekilde düzenlenen ön ödeme tebligatı usulsüzdür; usulüne uygun ihtar yapılmadan kurulan mahkûmiyet hükmü bozulur.
Ön ödeme süresi dolmadan mahkeme mahkûmiyet kararı verebilir mi?
Hayır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 2015/7371 E., 2016/1791 K. sayılı kararına göre, sanık 10 günlük yasal süresi içinde ödemeyi yaptığı sürece, mahkemenin bu süre dolmadan mahkûmiyet kararı vermesi hukuka aykırıdır ve kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekir.
Ön ödeme miktarı hatalı hesaplanırsa iddianame iade edilir mi?
Hayır, tek başına değil. Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 2007/693 E., 2007/7075 K. sayılı kararına göre iddianamenin iadesi sebebi, ön ödeme usulünün hiç uygulanmamış olmasıdır; ihtardaki miktar hesabına ilişkin bir hata bu kapsamda sayılmaz. Ancak Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2017/861 E., 2017/8570 K. ve (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 2020/2415 E., 2021/20457 K. sayılı kararlarına göre, hatalı hesaplanan bir ön ödeme miktarı üzerinden kurulan mahkûmiyet hükmü, doğru tutar yeniden hesaplanıp bildirilmeden bozulur.
Sanığa ikinci kez ön ödeme önerisi yapılabilir mi?
Hayır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 2021/12003 E., 2022/4767 K. sayılı kararına göre, ilk ön ödeme önerisi usulüne uygun tebliğ edilmişse, aynı suç için ikinci bir ön ödeme önerisi yapılamaz; bu durumda yargılamaya devam edilmesi gerekir.
Zincirleme suç hâlinde ön ödeme nasıl uygulanır?
Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 2023/14794 E., 2026/5333 K. sayılı kararına göre, aynı suç işleme kararı çerçevesinde tekrarlanan eylemler zincirleme suç oluşturuyorsa, her eylem için ayrı ayrı değil, tek bir ön ödeme teklifi yapılması gerekir.
Kanun değişikliği önceki suç tarihindeki ön ödeme miktarını etkiler mi?
Evet, lehe kanun ilkesi burada da uygulanır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2019/580 E., 2022/273 K. sayılı kararına göre, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren kanun ön ödeme açısından sanığın lehine ise, günlük tutar da dâhil olmak üzere yeni kanunun tüm hükümleri bir bütün hâlinde (blok uygulama) esas alınır.
Ön ödeme, ceza yargılamasının sonucunu doğrudan etkileyen bir kurumdur; tutarın doğru hesaplanması ve sürelerin kaçırılmaması önem taşır. Ön ödeme teklifini kabul etmenin mi yoksa yargılamaya devam etmenin mi lehinize olduğu, somut dosyaya göre değişebilir.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.
Av. Sinan Karabacak – Cep Tel: +90 535 671 88 95


8 Yorumlar