İçindekiler
Kısa yanıt: Ön ödeme, yalnızca adli para cezası gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı altı ayı aşmayan hafif suçlarda; failin, kanunda belirlenen tutarı soruşturma giderleriyle birlikte süresinde ödemesi hâlinde hakkında kamu davası açılmamasını (açılmışsa düşmesini) sağlayan bir kurumdur. Türk Ceza Kanunu‘nun 75. maddesinde düzenlenmiştir ve şartları oluştuğunda savcılık için uygulanması zorunludur.
Ön Ödeme Nedir?
Ön ödeme, hafif yaptırımlı suçlarda yargılama yükünü azaltmaya yönelik bir kurumdur. İşlenen fiilin hafifliği karşısında, hem devletin soruşturma ve kovuşturma giderlerini hem de failin yargılanma yükünü gözeten ekonomik bir çözüm olarak kabul edilir. Ödenen tutar teknik anlamda bir “ceza” değildir; çünkü yargılama yapılmadan ceza verilemez. Bu yönüyle ön ödeme, devlet ile birey arasında kanunla çerçevesi çizilmiş bir tür çözüm yolu olarak işler. Kurumun yürütücüsü, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığıdır.
Hangi Suçlarda Ön Ödeme Uygulanır?
TCK m.75’e göre ön ödeme, uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere şu suçlarda uygulanır:
- Yalnızca adli para cezası gerektiren suçlar,
- Kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının üst sınırı altı ayı aşmayan suçlar.
Bunların yanında, TCK m.75/6 uyarınca ceza miktarına bakılmaksızın ön ödemeye tabi tutulan belirli suçlar da vardır. Örnek olarak yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi (TCK m.98/1), genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması (TCK m.171), çevrenin taksirle kirletilmesi (TCK m.182/1) ve hakaret (TCK m.125) sayılabilir. Hakaret suçunun ön ödeme kapsamına alınması, uygulamada sık karşılaşılan bir suç olması nedeniyle önemlidir.
Ön Ödeme Tutarı Nasıl Hesaplanır?
Ön ödeme tutarı her dosyaya özel hesaplanır ve TCK m.75 esas alınır:
- Maktu adli para cezası öngörülen suçlarda, kanunda belirlenen miktar,
- Nispi adli para cezası öngörülen suçlarda, cezanın aşağı sınırı,
- Hapis cezası gerektiren suçlarda, hapis cezasının aşağı sınırının her gün için belirlenen nakdi tutar (güncel düzenlemede gün başına yüz Türk Lirası) üzerinden hesaplanan karşılığı,
- Hapis ve adli para cezasının birlikte öngörüldüğü hâllerde, her ikisinin de yukarıdaki esaslara göre belirlenen tutarı,
- Tüm bu miktarlara soruşturma giderleri eklenir.
Gün başına esas alınan nakdi tutar mevzuat ve yargı kararlarıyla zaman zaman güncellendiğinden, somut dosyadaki tutarın güncel düzenlemeye göre hesaplanması gerekir.
Ödeme Süresi ve Taksit İmkânı
Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebliğ üzerine, fail tutarı on gün içinde ödemelidir. Fail bu süre içinde talep ederse, tutarı birer ay arayla üç eşit taksitte ödeyebilir. On günlük sürenin kaçırılması veya taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde ön ödeme hükümsüz kalır ve soruşturma ya da yargılama olağan biçimde sürer. Ödeme dekontunda soruşturma/dosya numarası, şüphelinin adı ve “ön ödeme” ibaresinin yer alması, ödemenin dosyayla eşleştirilebilmesi açısından önemlidir.
Ön Ödeme Zorunlu mudur?
Kanun, ön ödeme konusunda savcı veya hâkime takdir yetkisi tanımamıştır; şartlar oluştuğunda şüpheli veya sanığa ön ödeme önerisinde bulunulması zorunludur. Ön ödeme işlemleri yapılmadan iddianame düzenlenmesi, iddianamenin iadesi sebebi olabilir. Ancak bu zorunluluk savcı içindir; fail, kendisine yapılan ön ödeme teklifini kabul etmek zorunda değildir. Teklifi kabul etmeyen kişi hakkında olağan ceza yargılaması başlar veya devam eder.
Ön Ödeme Hangi Aşamada Yapılır?
Ön ödeme öncelikle soruşturma evresinde gündeme gelir. Bu aşamada ödeme yapılırsa, savcı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verir ve kamu davası açılmaz. Soruşturma evresinde işlem yapılmadan iddianame hazırlanmış veya suçun ön ödeme kapsamına girdiği sonradan anlaşılmışsa, ön ödeme kovuşturma evresinde de yapılabilir; bu durumda mahkeme, kamu davasının düşmesine karar verir.
Ön Ödemenin Sonuçları ve Mağdurun Hakları
Ön ödemeyle kamu davasının açılmaması veya düşmesi, kişinin mağdura karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. TCK m.75/5 uyarınca ön ödeme; mağdurun tazminat hakkını, malın iadesini isteme hakkını ve müsadere taleplerini etkilemez. Bu nedenle mağdur, ön ödeme sonrasında da uğradığı zararlar için hukuk mahkemelerinde maddi ve manevi tazminat davası açabilir.
Ön Ödeme ile Uzlaştırmanın Farkı
Ön ödeme, uzlaşma (uzlaştırma) kapsamındaki suçlarda uygulanmaz; iki kurum birbirini dışlar. Uzlaştırmada, mağdur ile fail bir uzlaştırmacı eşliğinde anlaşır; ön ödemede ise fail, devlet hazinesine belirlenen tutarı öder ve mağdurun onayı aranmaz. Hangi kurumun gündeme geleceği, suçun türüne göre belirlenir.
Ön Ödeme Adli Sicil Kaydına (Sabıkaya) İşler mi?
Ön ödeme yapıldığında, soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir veya kovuşturma aşamasında dava düşer; her iki hâlde de bir mahkûmiyet hükmü kurulmaz. Yargılama yapılıp ceza verilmediğinden, ön ödeme sonucu adli sicile (sabıka kaydına) bir ceza olarak yansımaz. Bu, ön ödemenin failin lehine olabilecek yönlerinden biridir; çünkü hafif bir suç nedeniyle mahkûmiyet ve onun doğuracağı sonuçlardan kaçınılmasını sağlayabilir. Yine de bu değerlendirme, suçun niteliğine ve somut dosyaya göre yapılmalıdır; ön ödemeyi kabul etmenin her durumda en doğru tercih olduğu söylenemez.
Türk Ceza Kanunu’nda Yer Alan Ön Ödemeye Tabi Suçların Listesi
| Sıra No | Suçun Adı | TCK. Madde No | Ceza Miktarı |
|---|---|---|---|
| 1 | Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi | 98/1 | 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası |
| 2 | Dilekçe hakkının kötüye kullanılmasının engellenmesi | 121/1 | 6 aya kadar hapis |
| 3 | Karşılıksız yararlanma | 163/1 | 2 aydan 6 aya kadar hapis veya adli para cezası |
| 4 | Bilgi vermeme | 166/1 | 6 aya kadar hapis veya adli para cezası |
| 5 | Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması | 171/1 | 3 aydan 1 yıla kadar hapis |
| 6 | Akıl hastaları üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali | 175/1 | 6 aya kadar hapis veya adli para cezası |
| 7 | Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması | 177/1 | 6 aya kadar hapis veya adli para cezası |
| 8 | İşaret ve engel koymama | 178/1 | 2 aydan 6 aya kadar hapis veya adli para cezası |
| 9 | Çevrenin taksirle kirletilmesi | 182/1 | 2 aydan 1 yıla kadar hapis |
| 10 | Usulsüz ölü gömülmesi | 196/1 | 6 aya kadar hapis |
| 11 | Kıymetli damgada sahtecilik | 199/3 | 1 aydan 6 aya kadar hapis |
| 12 | Kamu görevlisinin ticareti | 259/1 | 6 aya kadar hapis veya adli para cezası |
| 13 | Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma | 264/1 | 3 aydan 1 yıla kadar hapis |
| 14 | Suçu bildirmeme | 278/1 | 1 yıla kadar hapis |
| 15 | Suçu bildirmeme | 278/2 | 1 yıla kadar hapis |
| 16 | Ses ve görüntülerin kayda alınması | 286/1 | 6 aya kadar hapis cezası |
| 17 | Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs | 288/1 | 50 günden az olmamak üzere adli para cezası |
| 18 | Muhafaza görevini kötüye kullanma | 289/3 | Adli para cezası |
Ön Ödeme Kurumu Hakkında Yargıtay Kararları ve Karar Analizleri
Haber Verilen Komşunun İsmi Belirtilmeden Yapılan Ön Ödeme Tebligatı Usulsüzdür; Mahkûmiyet Hükmü Kurulamaz
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2025/10305 E. – 2026/683 K., Karar Tarihi: 15.01.2026
Kararın Özeti
Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan açılan kamu davasında, Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesi sanığın adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiş ve bu hüküm istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığı, sanığa gönderilen ön ödeme önerisi tebligatının usulsüz olduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, tebliğ mazbatasında haber bırakılan komşunun ad ve soyadının yazılmaması, sadece “yan komşu” ibaresine yer verilmesi nedeniyle tebligatı usulsüz bulmuştur. Ön ödeme ihtarı usulüne uygun yapılmadan mahkûmiyet kararı verilmesini hukuka aykırı görerek yerel mahkeme hükmünü kanun yararına bozmuştur.
Yargıtayın Gerekçesi
Yargıtay, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi ve Tebligat Yönetmeliği’nin 30. maddesi hükümlerini esas almıştır. Muhatabın adreste bulunmaması hâlinde tebliğ memurunun, bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu, yönetici veya kapıcı gibi kişilerden araştırma yapması ve bu kişilerin beyanları ile açık kimliklerini tebliğ mazbatasına şerh etmesi yasal bir zorunluluktur. İnceleme konusu dosyada, tebliğ memurunun sadece “yan komşu” yazmakla yetindiği, bilgilendirilen kişinin kimlik bilgilerine yer vermediği saptanmıştır. Beyanda bulunan kişinin açık kimliği yazılmadığında, tebliğ memurunun adrese gerçekten gidip gitmediğinin belgelenemediği ve işlemin soyut iddiadan ibaret kaldığı vurgulanmıştır. Tebligattan haberdar edilen kişinin isim vermekten imtina etme hakkı bulunmadığı da belirtilerek, usulüne uygun ön ödeme ihtarı yapılmadan kurulan mahkûmiyet hükmü bozulmuştur.
“Beyanda bulunan komşu kapıcı veya yöneticinin açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği durumda, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği fakat bulamadığı hususunun belgelenemediği, yapılan işlemin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kaldığı… ön ödemeye dair tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla…”
Değerlendirme
Bu karar, ceza muhakemesinde bir davanın açılmasına veya cezalandırma şartlarına doğrudan etki eden “ön ödeme” kurumunun, tebligat hukuku kurallarıyla ne denli sıkı sıkıya bağlı olduğunu göstermektedir. Şüpheliye ya da sanığa usulüne uygun bir ihtar ulaştırılmadığı sürece, ön ödeme şartının yerine getirilmediğinden bahsedilerek doğrudan mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Tebliğ memurlarının matbu veya soyut ifadelerle (isim yazmadan sadece “komşu” veya “kapıcı” diyerek) yaptığı işlemler, muhatabın savunma hakkını ve adil yargılanma hakkını zedelemektedir. Yargıtay bu kararıyla, şekil şartlarına sıkı sıkıya bağlı olan tebligat usullerinin ceza yargılamasındaki mutlak önemini bir kez daha teyit etmiştir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/10305 E. – 2026/683 K. Sayılı İlamı Tam Metni
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/764 E., 2018/61 K.
SUÇ : 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.01.2018 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun’un (6136 sayılı Kanun) 13/4. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 600,00 TL ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin, 19.02.2018 tarihinde kesinleşmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.09.2025 tarihli ve 2025/14367 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-2025/103411 Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-2025/103411 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi ve Tebligat Yönetmeliği’nin 30. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, tebliğ yapılacak kişinin adreste bulunmaması hâlinde, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebeplerini komşu, yönetici, kapıcı vb. kişilere sorarak araştırması, tespitlerini onların beyanlarını ve imzalarını alarak tebliğ mazbatasına şerh etmesi ya da imzadan imtina etmeleri hâlinde bu durumu tebliğ mazbatasına şerh etmesi gerektiği nazara alındığında, sanığa yapılan ön ödeme emrine ilişkin 26.07.2017 tarihli tebliğ mazbatası incelendiğinde, muhatabın adresinin kapalı olduğundan bahisle en yakın komşusuna haber verildiği ancak en yakın komşusu olan kısma “yan komşu” ibaresi yazılarak açıkça adı ve soyadının yer almadığı, tebligatın üzerinde mahalle muhtarı ve PTT görevlisi … dışında herhangi bir ismin bulunmadığı, dolayısıyla ile ön ödeme tebligatının usulsüz olduğu anlaşıldığından, mahkemece sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, hükümlünün üzerine atılı 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçunun ön ödemeye tabi olduğu, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlünün son bildirdiği adrese ön ödeme önerisinin hükümlü adına tebliğe çıkarıldığı ancak tebliğ mazbatası üzerinde yapılan incelemede, tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Şöyle ki;
2. 7201 sayılı Kanun’un “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21/1. maddesi; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse,tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtivaeden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. “
Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin “Muhatabın adreste bulunmaması, ölmesi veya adresinden sürekli olarak ayrılması halinde yapılacak işlem” başlıklı 30/1. maddesi;
“(1) Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veyamuhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.
” şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır.
3. Mezkûr hüküm gereği yapılan inceleme neticesinde; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yapılacak tebligatın geçerlilik koşulları Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 30. maddesinde yukarıda izah edildiği üzere gösterilmiştir. Buna göre, “adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması” gerekmektedir.
4. İncelenen dava dosya kapsamında; hükümlünün bilinen son adresine gönderilen tebliğ mazbatasında, hükümlünün çarşıya gittiğinden bahisle adreste bulunmadığının belirtildiği, (2) no’lu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığına dair bilgi verilen komşu, yönetici veya kapıcının isminin belirtilmediği, yan komşu olarak belirtildiği ancak isminin yazılmadığı anlaşılmıştır. Beyanda bulunan komşu kapıcı veya yöneticinin açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği durumda, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği fakat bulamadığı hususunun belgelenemediği, yapılan işlemin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kaldığı ve tebligattan haberdar edilen kişinin sadece imzadan imtina etme hakkına sahip olması karşısında isim vermekten imtina edemeyeceği hususları dikkate alındığında, ön ödemeye dair tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla, öncelikle usulüne uygun ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hükümlünün mahkumiyetine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.01.2018 tarihli ve 2017/764 Esas, 2018/61 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereğince, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2026 tarihinde karar verildi.
Ön ödeme, ceza yargılamasının sonucunu doğrudan etkileyen bir kurumdur; tutarın doğru hesaplanması ve sürelerin kaçırılmaması önem taşır. Ön ödeme teklifini kabul etmenin mi yoksa yargılamaya devam etmenin mi lehinize olduğu, somut dosyaya göre değişebilir. Bu değerlendirme için bir İstanbul ceza avukatı ile görüşebilirsiniz.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.
Av. Sinan Karabacak – Cep Tel: +90 535 671 88 95

3 Yorumlar