İçindekiler
Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu, bir kimseyi sırf rahatsız etmek amacıyla ısrarla telefonla aramak, gürültü yapmak ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka davranışlarda bulunmak şeklinde işlenen ve Türk Ceza Kanunu‘nun (TCK) 123. maddesinde düzenlenen, faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilmesini gerektiren bir suçtur. 2022 yılında 5237 sayılı Kanuna eklenen ısrarlı takip suçunda (TCK 123/A) ise ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir. Bu düzenlemeyle korunan hukuki değer, bireyin ruhsal sükûneti, iç huzuru ve özel hayatı bağlamında “rahatsız edilmeden yaşama hakkı”dır.
Bu suç, “Hürriyete Karşı Suçlar” bölümünde yer alır. Bölümün tamamına ilişkin genel bir bakış için Hürriyete Karşı Suçlar (TCK 106-124) rehberimize göz atabilirsiniz.
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Yasal Düzenleme ve Korunan Değer
TCK 123’e göre, sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Maddenin gerekçesinde, düzenlemenin amacının “belirli bağımlı hareketlerle kişilerin huzur ve sükûnlarının bozulması hususunda gösterilen çabaları cezalandırmak” olduğu belirtilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/821 Esas, 2018/45 Karar sayılı kararında bu suçla korunan hukuki değerin “kişi özgürlüğünün manevi yönü ele alınarak, bireyin psikolojik açıdan huzurlu, sükûn içinde sağlıklı yaşama hakkı” olduğu vurgulanmış; Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre “huzur”un dirlik, baş dinçliği, gönül rahatlığı; “sükûn”un ise sükûnet, erinç, durgunluk anlamına geldiği hatırlatılmıştır. Aynı kararda, gerçekleştirilen eylemler sonucu mağdurun dengesinin bozulduğu, örneğin ruhsal bir hastalığa yakalandığı hâllerde kasten yaralama suçunun gündeme geleceği de ayrıca belirtilmiştir.
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Unsurları (TCK 123)
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun oluşması için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur:
- Failin, mağdura ısrarla telefon etmesi, gürültü yapması veya aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunması (maddi unsur),
- Bu davranışın belirli, önceden tayin edilebilir bir kişiye yöneltilmiş olması,
- Hareketin bir kez değil, süreklilik arz edecek biçimde tekrarlanması (ısrar unsuru),
- Failin bu hareketleri sırf mağdurun huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla, özel kastla gerçekleştirmesi,
- Hareketin, objektif olarak değerlendirildiğinde mağdurun huzur ve sükûnunu bozmaya elverişli nitelikte olması.
Fail ve Mağdur
Suçun faili herkes olabilir; kanun fail bakımından bir nitelik aramadığından bu suç özgü suç niteliği taşımaz. Mağdur ise huzur ve sükûnu bozulan belirli bir kişidir; rahatsız edici davranışın belirli bir kişiye yönelmesi gerekir. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi için ceza hukukunda taraflar başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.
Maddi Unsur (Fiil) ve “Telefon Edilmesi” Kavramının Kapsamı
Suç seçimlik hareketli bir suçtur ve üç biçimde işlenebilir: ısrarla telefon etmek, ısrarla gürültü yapmak veya aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunmak. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/821 Esas, 2018/45 Karar sayılı kararında, doktrin ve uygulamada “telefon edilmesi” ifadesinin yalnızca sesli aramayı değil kısa mesaj göndermeyi de kapsadığı, mobil cihazlarla anlık mesajlaşma imkânı sağlayan “WhatsApp” gibi uygulamalar üzerinden yapılan iletişimin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Aynı kararda, telefon edildiğinde konuşmanın şart olmadığı; failin arayıp konuşmadan kapatması, sessiz kalması veya mağdura müzik dinletmesi gibi davranışların da bu hareket kapsamında sayılacağı belirtilmiştir. Bu suç, davranış devam ettiği sürece süren mütemadi (kesintisiz) bir suç niteliği taşır.
Israr Unsuru: Kaç Kez Arama veya Mesaj Gönderme “Israr” Sayılır?
Israr, madde metninde her üç hareket bakımından da aranan ortak bir unsurdur ve tek seferlik bir davranış kural olarak bu suçu oluşturmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/821 Esas, 2018/45 Karar sayılı kararına göre ısrarın oluşup oluşmadığına ilişkin kesin bir sayı belirlemek mümkün değildir; aramaların sayısı yanında arama süreleri ve aramaların yapıldığı zaman dilimleri birlikte değerlendirilmelidir.
Somut olayda sanığın katılanı dört kez araması ve bir mesaj göndermesine karşılık katılanın da sanığı bir kez arayıp iki mesaj göndermesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ısrar unsurunun oluşmadığına ve beraatin isabetli olduğuna karar vermiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2023/1878 Esas, 2023/4236 Karar sayılı kararında, katılanın evinin kapısının gece saatlerinde çalınması ile bundan yaklaşık bir yıl önce bırakılan tek bir kutlama mesajının birlikte değerlendirilemeyeceği; zaman bakımından birbirinden kopuk eylemlerin, sayıca çok olsa dahi süreklilik arz eden bir bütün oluşturmayacağı vurgulanarak beraat kararı onanmıştır.
Benzer şekilde Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2023/1800 Esas, 2023/4234 Karar sayılı kararında, sanığın iki gün içinde gönderdiği beş mesajın, karşı tarafın da cevap vermesiyle kısa süreli karşılıklı bir diyaloğa dönüşmesi ve sanığın iletişimi kendiliğinden sonlandırması karşısında ısrar unsurunun gerçekleşmediği kabul edilmiş; Daire, beraat kararının CMK’nın 223/2-c yerine 223/2-a bendine dayandırılması gerektiğini belirterek hükmü düzelterek onamıştır.
Buna karşılık ısrarın somut biçimde ispatlandığı örneklerde mahkûmiyet de mümkündür. Aksaray (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi kararına ilişkin Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2021/5927 Esas, 2023/261 Karar sayılı kararında, sanığın katılana ait ev telefonunu 5 kez, iki ayrı cep telefonu hattını sırasıyla 2 ve 3 kez araması ve 2 kez mesaj göndermesi somut arama/mesaj dökümleriyle ortaya konulduğundan, ısrar unsurunun oluştuğu ve mahkûmiyetin yerinde olduğu kabul edilmiştir.
Öte yandan Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2022/1727 Esas, 2022/9068 Karar sayılı kararına konu ilk derece kararında da vurgulandığı üzere, hayatın olağan akışına göre bir veya iki kez arama ya da mesajla bir konudaki meramın anlatılabileceği durumlarda, üst üste ve çok sayıda arama ya da mesaj gönderilmiş olması ısrar unsurunun varlığına işaret eder; bu nedenle HTS (iletişim tespit) kayıtlarının getirtilerek incelenmesi, ısrarın ispatı bakımından belirleyicidir.
Manevi Unsur (Özel Kast): “Sırf Huzur ve Sükûnu Bozma” Amacı
Suçun en kritik unsuru manevi unsurdur: Suç ancak “sırf huzur ve sükûnu bozmak maksadıyla” işlenebilir; olası kastla veya taksirle işlenmesi mümkün değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/821 Esas, 2018/45 Karar sayılı kararında, failin alacaklı olduğu bir kişiye ulaşabilmek amacıyla mağduru araması örneğinde, sırf huzur ve sükûnu bozma amacı şeklindeki özel kastın varlığından söz edilemeyeceği belirtilmiştir.
Bu ilke Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2022/7274 Esas, 2023/14902 Karar sayılı kararında da uygulanmış; sanığın, alacağını istemek amacıyla katılanı birden çok kez araması nedeniyle işlediği tehdit suçundan mahkûmiyetine karar verilirken, aynı eylem nedeniyle açılan kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan, eylemin sırf huzur ve sükûnu bozma saikiyle gerçekleştirilmediği gerekçesiyle beraatine karar verilmesi Yargıtayca onanmıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2023/1540 Esas, 2023/4366 Karar sayılı kararında ise sanığın hareket hâlindeki bir araca bir kez iki tekme atması olayında, hem ısrar unsurunun hem de sırf katılanı rahatsız etme kastının bulunmadığı; failin öfke veya anlık tepkiyle hareket etmesi hâlinde “sırf huzuru bozma” maksadının aranamayacağı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararının isabetli olduğu vurgulanmıştır.
Kabahatten ve Diğer Düzenlemelerden Farkı
Her gürültü ya da rahatsızlık kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturmaz. Belirli bir kişiyi hedef almayan, genel nitelikteki gürültüler büyük ölçüde Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesindeki “Gürültü” kabahati kapsamında idari yaptırıma tabidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/821 Esas, 2018/45 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, “belirli bir kişiye yöneltme” şartı, TCK 123’ü aynı Kanunun 183. maddesindeki Gürültüye Neden Olma suçundan ve Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesindeki gürültü kabahatinden ayıran temel unsurdur; belirli bir kişiye yönelik olmayan bir hareket, ne denli huzur ve sükûnu bozmaya elverişli olursa olsun TCK 123’teki suçu oluşturmaz.
Bu ayrımın uygulamadaki önemi, komşuluk ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda da görülür. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2023/1724 Esas, 2023/4232 Karar sayılı kararında, apartman komşularının gürültü yaparak rahatsızlık verdiği iddiasına dayanan davada, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 1993/6-79 Esas – 1993/108 Karar, 1991/1-200 Esas – 1991/231 Karar ve 2006/3-35 Esas – 2006/97 Karar sayılı emsal kararlarına da atıfla, katılanın soyut iddiaları dışında mahkûmiyete yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı onanmıştır.
Israrlı Takip Suçu (TCK 123/A)
2022 yılında 7406 sayılı Kanun‘la TCK’ya eklenen ısrarlı takip suçu, huzur bozma fiillerinin daha ağır ve tehlikeli bir biçimini ayrı bir suç olarak düzenlemiştir.
Israrlı Takibin Unsurları
TCK 123/A’ya göre; ısrarlı bir şekilde fiziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle, bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kişinin kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olan faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçta, sıradan bir rahatsızlığın ötesinde, mağdurun güvenlik endişesi duyması ya da ciddi bir huzursuzluk yaşaması aranır.
Nitelikli Halleri
Suçun aşağıdaki hâllerde işlenmesi cezayı bir yıldan üç yıla kadar hapse yükseltir:
- Suçun çocuğa ya da hakkında ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı işlenmesi,
- Mağdurun okulunu, iş yerini veya konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması,
- Hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbiri kararı verilen fail tarafından işlenmesi.
Özellikle eşler arasındaki ve aile içi uyuşmazlıklarda bu nitelikli hâller sıkça gündeme gelir.
TCK 123 ile TCK 123/A Arasındaki Fark
İki suç birbirine benzese de aralarında belirleyici farklar vardır. TCK 123 (huzur ve sükûnu bozma), ısrarlı telefon, gürültü gibi rahatsız edici davranışları cezalandırırken; TCK 123/A (ısrarlı takip), fiziki takip ya da iletişim araçları veya üçüncü kişiler aracılığıyla temas kurarak mağdurda güvenlik endişesi veya ciddi huzursuzluk yaratan, daha ağır bir suç tipidir. Eylemin hangi suça gireceği yalnızca ceza miktarını değil, uzlaştırma sürecini, adli kontrol ve tutuklama ihtimallerini de doğrudan etkiler. Ayrıntılı bilgi için hürriyete karşı suçlar konusunda deneyimli bir ceza avukatına başvurabilirsiniz.
| Kriter | TCK 123 (Huzur ve Sükûnu Bozma) | TCK 123/A (Israrlı Takip) |
|---|---|---|
| Ceza | 3 aydan 1 yıla kadar hapis | 6 aydan 2 yıla (nitelikli hâlde 1-3 yıla) kadar hapis |
| Fiil | Israrla telefon, gürültü veya aynı maksatla hukuka aykırı davranış | Israrla fiziki takip veya iletişim araçları/üçüncü kişilerle temas kurma |
| Aranan Netice | Sırf huzur ve sükunu bozma maksadı (özel kast) | Ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi |
| Şikâyete Bağlı mı? | Evet | Evet |
| Uzlaştırma | Kapsamda | Kapsam dışı |
| Zamanaşımı | 8 yıl | 8 yıl |
Benzer Suçlardan Ayrımı
TCK 105 Cinsel Taciz ile Ayrımı
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile cinsel taciz suçu (TCK 105) arasındaki ayrım, failin kastına göre yapılır. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2023/1216 Esas, 2023/5957 Karar sayılı kararında, sanığın katılanı dershane çıkışında bekleyerek “seninle evleneceğim, seni kaçıracağım” şeklinde sözler sarf etmesi olayında, bu sözlerin sırf rahatsız etme amacı taşımadığı, sanığın katılanı cinsel yönden taciz etme amacıyla hareket ettiği kabul edilerek kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan beraat, cinsel taciz suçundan ise mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Aynı kararda, TCK’nın 123. maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre, TCK’nın 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin uygulandığı ve bu sürenin, zamanaşımını kesen son işlem olan mahkûmiyet kararı tarihinden itibaren dolması nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verildiği görülmektedir; bu da zamanaşımı hesabının somut olayda ne denli belirleyici olabildiğini göstermektedir.
TCK 106 Tehdit ve Hakaret ile Gerçek İçtima (TCK 44)
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, TCK’nın 123. maddesinin gerekçesinde ve Yargıtay içtihadında “genel ve tamamlayıcı nitelikte bir suç” olarak nitelendirilir; bu suçun oluşması için failin eyleminin kanunda ayrıca ve daha ağır bir suç olarak tanımlanmamış olması gerekir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/821 Esas, 2018/45 Karar sayılı kararında, sanığın katılanı ısrarla arayıp aynı zamanda hakaret etmesi olayında, TCK’nın 44. maddesi (fikri içtima) uyarınca failin tek hareketiyle işlediği en ağır suçtan (somut olayda hakaret suçundan) sorumlu tutulması gerektiği; huzur bozma ve hakaretin ayrı ayrı değil TCK 44 çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2022/7274 Esas, 2023/14902 Karar sayılı kararında da, aynı aramalar nedeniyle hem tehdit hem huzur bozma suçlarından dava açılabildiği, ancak özel kastın (sırf huzur bozma saikinin) ayrıca ve bağımsız olarak ispatlanması gerektiği görülmüştür.
Birden fazla suçun aynı fail tarafından değişik zamanlarda aynı mağdura karşı işlenmesi hâlinde zincirleme suç (TCK 43) hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı da uygulamada sık karşılaşılan bir sorundur.
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2021/5927 Esas, 2023/261 Karar sayılı kararında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/525-2020/330, 2017/1127-2020/298 ve 2017/332-2020/282 sayılı kararlarına atıfla, 5237 sayılı Kanuna hâkim olan ilkenin gerçek içtima olduğu, zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için aynı suçun değişik zamanlarda, aynı mağdura karşı ve aynı suç işleme kararı altında işlenmiş olması gerektiği; iddianamenin düzenlenmesiyle oluşan “hukuki kesinti”den önceki ve sonraki eylemlerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.
TCK 107 Şantaj Suçu ile Ayrımı
Şantaj suçu (TCK 107) ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun (ve tehdidin) birlikte iddia edildiği olaylarda doğru nitelendirme büyük önem taşır. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2022/5600 Esas, 2022/8226 Karar sayılı kararında, sanığın eski sevgilisini “beni terk edersen seni öldürürüm” şeklinde sözlerle araması olayının, şantaj suçunun unsuru olan “yapmaya hakkı olan bir şeyi yapma/yapmama tehdidi” kapsamında değil, TCK’nın 106/1. maddesindeki tehdit suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Aynı kararda, mağdurun sanıktan ayrılıp telefon numarasını değiştirmesine rağmen yeni numarasının tespit edilip aranmaya devam edilmesinin kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden ısrar unsurunu oluşturup oluşturmadığının, tarafların karşılıklı HTS (arama, mesaj, baz istasyonu) kayıtları getirtilerek somut biçimde araştırılması gerektiği vurgulanmıştır.
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Cezası (2026)
TCK 123’te ceza üç aydan bir yıla kadar hapis, TCK 123/A’da ise altı aydan iki yıla kadar (nitelikli hâlde bir yıldan üç yıla kadar) hapistir. Kısa süreli hapis cezaları bakımından, koşulların varlığı hâlinde hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) veya cezanın ertelenmesi gündeme gelebilir. Bu kurumların somut dosyanızda uygulanıp uygulanmayacağı cezanın miktarına ve diğer şartlara bağlı olduğundan, bir avukatla değerlendirmeniz yerinde olur. TCK 123’te ayrı bir nitelikli hâl bulunmazken, ısrarlı takip suçunda yukarıda sayılan nitelikli hâller cezayı artırır.
Şikâyet, Uzlaştırma, Zamanaşımı ve Görevli Mahkeme
Bu başlıkta, iki suç arasında uygulamada en çok hata yapılan kritik bir fark bulunmaktadır.
Şikâyet
Hem kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu (TCK 123) hem de ısrarlı takip suçu (TCK 123/A) şikâyete bağlıdır. Mağdurun, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunması gerekir; aksi hâlde şikâyet hakkı düşer.
Uzlaştırma (Kritik Fark)
Burada iki suç ayrışır. Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu (TCK 123) uzlaştırma kapsamındadır; dosya öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilir, taraflar anlaşırsa dava düşer. Buna karşılık ısrarlı takip suçu (TCK 123/A), şikâyete bağlı olmasına rağmen uzlaştırma kapsamı dışında tutulmuştur.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2023/958 Esas, 2023/4258 Karar sayılı kararında da görüldüğü üzere, 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla CMK’nın 253. maddesinde yapılan değişiklik sonrasında, TCK 123 kapsamındaki huzur bozma suçu önceden de uzlaştırma kapsamındaysa da, kanunun lehe hükümleri (TCK m.7) gözetilerek her somut olayda uzlaştırma bürosuna sevk zorunluluğunun yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir; ayrıca TCK 123 başka bir suçla (örneğin kasten yaralamayla) birlikte işlenmişse, uzlaştırma hükümleri uygulanmayabilir.
Zamanaşımı ve Görevli Mahkeme
Her iki suçta da dava zamanaşımı süresi, TCK’nın 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca kural olarak sekiz yıldır. Zamanaşımını kesen son işlemden (örneğin mahkûmiyet kararından) itibaren bu süre yeniden işlemeye başlar; sekiz yıllık sürenin dolması hâlinde, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2023/1216 Esas, 2023/5957 Karar sayılı kararında olduğu gibi, kamu davasının düşmesine karar verilir. Görevli mahkeme ise Asliye Ceza Mahkemesidir. Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir.
İspat Sorunları: HTS Kayıtları, Faili Belirsiz Numaralar ve Eksik Soruşturma
Uygulamada kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu iddialarının büyük kısmı, ısrar unsurunun ve failin kimliğinin somut delillerle ispatlanamaması nedeniyle beraatle veya kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanmaktadır. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2022/1727 Esas, 2022/9068 Karar sayılı kararına konu olayda, şikâyetçiyi ısrarla arayıp mesaj gönderdiği iddia edilen şüpheli hakkındaki soruşturmada, ilgili GSM operatöründen HTS kayıtları getirtilmeden ve somut arama/mesaj sıklığı incelenmeden verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının hukuka aykırı olduğu, soruşturmanın genişletilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Benzer bir eksik soruşturma sorunu, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2023/1530 Esas, 2024/7325 Karar sayılı kanun yararına bozma kararında da tespit edilmiştir; şüphelinin savunması alınmasının ötesinde herhangi bir araştırma yapılmadan, tanık beyanlarına başvurulmadan ve şikâyetçinin iddia ettiği idari soruşturma evrakları istenmeden verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı, eksik soruşturma nedeniyle kanun yararına bozulmuştur.
Failin kimliğinin tespit edilememesi de sık karşılaşılan bir diğer sorundur. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2023/1987 Esas, 2023/4410 Karar sayılı kararında, bir hukuk bürosu adına gönderildiği iddia edilen tehdit içerikli tahsilat mesajları nedeniyle açılan davada, mağduru arayan ve mesaj gönderen kişi ya da kişilerin kesin biçimde tespit edilememesi karşısında, azmettirme iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ve bu karar onanmıştır.
Bu örnekler, müşteki/katılan açısından şikâyet dilekçesine HTS dökümü, ekran görüntüsü, tanık bilgisi gibi somut delillerin eklenmesinin; şüpheli/sanık açısından ise eksik soruşturmaya dayalı kararlara karşı itiraz ve kanun yolu haklarının etkin kullanılmasının önemini ortaya koymaktadır.
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Değerlendirme
Görüldüğü üzere kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu (TCK 123) ve onunla yakından bağlantılı ısrarlı takip suçu (TCK 123/A); özel kast şartı, “ısrar” unsuru, benzer suçlardan (tehdit, hakaret, cinsel taciz, şantaj, gürültü kabahati) ayrımı ve birbirinden farklı uzlaştırma kuralları bakımından teknik bir alandır. Eylemin huzur bozma mı yoksa ısrarlı takip mi sayılacağı, şikâyet süresinin kaçırılıp kaçırılmadığı, zamanaşımının dolup dolmadığı ve uzlaştırma imkânının doğru değerlendirilip değerlendirilmediği davanın sonucunu belirleyebilir.
Sık Sorulan Sorular
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun cezası nedir?
TCK 123’te üç aydan bir yıla kadar hapis; ısrarlı takip suçunda (TCK 123/A) altı aydan iki yıla, nitelikli hâllerde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülür.
TCK 123 ile TCK 123/A (ısrarlı takip) arasındaki fark nedir?
TCK 123, ısrarlı telefon veya gürültü gibi rahatsız edici davranışları; TCK 123/A ise fiziki takip veya iletişim araçları/üçüncü kişiler yoluyla temas kurarak mağdurda ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi yaratan daha ağır bir suç tipini cezalandırır.
Bu suçlar şikâyete tabi midir?
Evet, hem TCK 123 hem TCK 123/A şikâyete bağlıdır. Mağdurun, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunması gerekir.
Bu suçlarda uzlaştırma uygulanır mı?
TCK 123 (huzur ve sükûnu bozma) uzlaştırma kapsamındadır. TCK 123/A (ısrarlı takip) ise şikâyete bağlı olmasına rağmen uzlaştırma kapsamı dışındadır.
Bu suçlarda zamanaşımı süresi ne kadardır?
Her iki suçta da dava zamanaşımı süresi, TCK m.66/1-e uyarınca kural olarak sekiz yıldır. Yargıtay uygulamasında bu sürenin dolması hâlinde kamu davasının düşmesine karar verilmektedir.
“Israr” unsuru nasıl belirlenir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/821 Esas, 2018/45 Karar sayılı kararına göre ısrar bakımından kesin bir sayı yoktur; aramaların/mesajların sayısı, süresi ve yapıldığı zaman dilimleri birlikte değerlendirilir. Bir veya iki kez arama ile meramın anlatılabileceği durumlarda üst üste çok sayıda arama yapılması ısrar unsurunun varlığına işaret eder; aralarında uzun süre bulunan kopuk eylemler ise ısrar sayılmaz.
Karşılıklı bir diyaloğa dönüşen mesajlaşma bu suçu oluşturur mu?
Hayır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 2023/1800 E. – 2023/4234 K. sayılı kararına göre, iletişimin karşı tarafın da katıldığı karşılıklı bir diyaloğa dönüşmesi ve failin kendiliğinden sonlandırması hâlinde ısrar unsuru oluşmaz.
Tek seferlik bir rahatsız edici davranış bu suçu oluşturur mu?
Hayır. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2022/7274 Esas, 2023/14902 Karar sayılı kararına göre, failin alacaklı olduğu kişiye ulaşmak amacıyla araması, sırf huzur ve sükûnu bozma özel kastını taşımadığından bu suçu oluşturmaz; ancak aynı eylem, içeriğine göre ayrıca tehdit suçunu oluşturabilir.
Israrlı takip suçunun nitelikli hâlleri nelerdir?
Suçun çocuğa ya da hakkında ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı işlenmesi, mağdurun okulunu/iş yerini/konutunu değiştirmesine veya okulunu/işini bırakmasına neden olması, hakkında uzaklaştırma veya yaklaşmama tedbiri kararı verilen fail tarafından işlenmesi hâllerinde ceza bir yıldan üç yıla kadar hapse yükselir.
Bu suçlarda görevli mahkeme hangisidir?
Her iki suç bakımından da görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir.
Cinsel amaçlı sözlerle ısrarla rahatsız etme hangi suçu oluşturur?
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2023/1216 Esas, 2023/5957 Karar sayılı kararına göre, failin sözlerinde cinsel amaç öne çıkıyorsa eylem TCK 105’teki cinsel taciz suçunu oluşturur; sırf rahatsız etme amacı varsa TCK 123 uygulanır. İki suç aynı olayda birlikte oluşmaz, failin baskın kastına bakılır.
Şikâyeti ispatlamak için hangi deliller toplanmalıdır?
Yargıtay kararlarında vurgulandığı üzere HTS (arama/mesaj/baz istasyonu) kayıtları, ekran görüntüleri, mesaj dökümleri ve varsa tanık beyanları belirleyicidir; soyut iddialar tek başına mahkûmiyete yeterli görülmemektedir.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.
Av. Sinan Karabacak – Cep Tel: +90 535 671 88 95


Bir Yorum