İçindekiler
18 yaşını doldurmamış bireyler hukuken çocuk sayılır ve suça sürüklenen çocuklar, yetişkinlerden ayrı, özel mahkemelerde yargılanır. Bu ayrımın temel amacı yalnızca cezalandırmak değildir; çocuğun korunması, eğitilmesi ve topluma yeniden kazandırılmasıdır. Çocuk yargılaması, bu nedenle yetişkin yargılamasından usul, makam ve felsefe bakımından belirgin biçimde farklılaşır.
Kuruluşu ve Yasal Dayanağı
Çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkileri, 3 Temmuz 2005 tarihli 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile düzenlenmiştir. Kanun iki ana grubu kapsar: korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında alınacak tedbirler ile suça sürüklenen çocuklar hakkında uygulanacak güvenlik tedbirlerinin usul ve esasları. Bu Kanun, daha önce yürürlükte olan 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu Hakkında Kanun’un yerini almıştır.
Mahkemeler, bölgelerin coğrafi durumu ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak kurulur. Çocuk mahkemeleri her il merkezinde kurulur; ayrıca belirlenen ilçelerde de kurulabilir.
Çocuk Kimdir? Yaş ve Ceza Sorumluluğu
Hukukumuzda 18 yaşını doldurmamış herkes çocuk sayılır. Ancak ceza sorumluluğu bakımından yaş grupları arasında önemli farklar vardır (TCK m.31):
- 12 yaşını doldurmamış çocuklar: Ceza sorumlulukları yoktur; haklarında ceza kovuşturması yapılamaz, yalnızca koruyucu ve destekleyici tedbirler uygulanabilir.
- 12 yaşını doldurmuş, 15 yaşını doldurmamış çocuklar: İşlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yoksa ceza sorumlulukları yoktur; bu yetenek varsa cezada önemli indirim uygulanır.
- 15 yaşını doldurmuş, 18 yaşını doldurmamış çocuklar: Ceza sorumlulukları vardır, ancak cezalarında yaşa bağlı indirim uygulanır.
Bu kademeli sistem, çocuğun gelişim düzeyini gözeten bir ceza politikasının yansımasıdır.
“Ayna Kuralı”: Hangi Çocuk Mahkemesi Görevli?
Görevli çocuk mahkemesinin belirlenmesi basit bir ayna kuralına dayanır: aynı suç bir yetişkin için hangi mahkemenin görevine giriyorsa, çocuk için onun çocuk muadili görevlidir.
Çocuk Mahkemesi
- Görev alanı: Asliye ceza mahkemesi ile (mülga) sulh ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan davalar (5395 sayılı Kanun m.26/1).
- Yapısı: Tek hâkimlidir ve çocuk hâkimi tarafından yürütülür.
- Önemli fark: Çocuk mahkemesi duruşmalarında Cumhuriyet savcısı bulunmaz. Buna karşın, mahkemenin bulunduğu yerdeki savcı, çocuk mahkemesi kararlarına karşı kanun yoluna başvurabilir.
- Çocuk mahkemesi, hukuki statü olarak asliye ceza mahkemesiyle eşdeğer kabul edilir.
Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
- Görev alanı: Çocuklar tarafından işlenen ve ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara ilişkin davalar (5395 sayılı Kanun m.26/2).
- Yapısı: Bir başkan ve iki üye ile (heyet) toplanır; kararlar oybirliği veya oyçokluğuyla alınır.
- Yetişkin ağır ceza mahkemesinde olduğu gibi, en ağır suçlarda kolektif bir karar mekanizması işler.
Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler
Çocuk hâkiminin görevi yalnızca suça sürüklenen çocukları yargılamakla sınırlı değildir. Suç işlesin işlemesin, korunma ihtiyacı olan çocuklar için de koruyucu ve destekleyici tedbirler almakla görevlidir. 5395 sayılı Kanun’da öngörülen başlıca tedbir türleri şunlardır:
- Danışmanlık tedbiri: Çocuğun bakımından sorumlu kişilere ve çocuğa rehberlik.
- Eğitim tedbiri: Çocuğun bir eğitim kurumuna devamı veya meslek edinmesi.
- Bakım tedbiri: Bakacak kimsesi olmayan çocuğun bakım altına alınması.
- Sağlık tedbiri: Çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması, tedavi ve rehabilitasyonu.
- Barınma tedbiri: Barınma yeri olmayan veya güvenli olmayan çocuğun uygun bir yerde barındırılması.
Bu tedbirler, çocuğun cezalandırılmasını değil, korunmasını ve sağlıklı gelişimini hedefler.
Çocuk Yargılamasının Usul Farkları
Çocuk yargılaması, çocuğun yüksek yararı ilkesi etrafında şekillenir ve yetişkin yargılamasından çeşitli yönlerden ayrılır:
- Soruşturmanın yürütülmesi: Suça sürüklenen çocuk hakkındaki soruşturma, çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yürütülür (5395 sayılı Kanun m.15).
- Sosyal inceleme raporu: Çocuğun içinde bulunduğu aile, eğitim ve sosyal çevre koşulları hakkında uzmanlarca rapor hazırlanır; bu rapor, verilecek karara ışık tutar.
- Gözaltı koşulları: Gözaltına alınan çocuklar, kolluğun çocuk biriminde, yetişkinlerden ayrı tutulur.
- Fiziksel kısıtlama: Çocuklara kural olarak kelepçe ve benzeri aletler takılamaz; ancak çocuğun veya başkalarının güvenliği için zorunlu hâllerde gerekli önlem alınabilir.
- Gizlilik: Çocuk yargılamasında gizlilik esastır; çocuğun kimliği ve dosyaya ilişkin bilgiler korunur.
Zorunlu Müdafi ve Savunma
Suça sürüklenen çocuklarda, çocuğun kendisi veya yasal temsilcisi istemese dahi, kanun gereği zorunlu müdafi atanır; yani çocuğun bir avukat tarafından savunulması güvence altına alınır. Bu güvence, çocuğun savunma hakkının gelişim düzeyinden bağımsız olarak korunmasını amaçlar.
Soruşturmada Hâkim Kararları
Çocuk hakkında soruşturma sürerken hâkim kararı gereken işler (örneğin koruma tedbirleri), çocuk hâkiminden veya genel hükümlere göre sulh ceza hâkimliğinden talep edilir. Bu, sürecin çocuğun korunması ilkesiyle uyumlu biçimde, hâkim güvencesi altında yürütülmesini sağlar.
Çocuğun Yetişkinle Birlikte Suç İşlemesi
Çocuklar hakkında açılan kamu davaları kural olarak çocuk mahkemelerinde görülür. Ancak çocuğun bir yetişkinle birlikte suç işlemesi hâlinde uygulanacak özel hükümler saklıdır; bu durumda dosyaların birleştirilmesi veya ayrılması, somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Çocuğa Özgü Erteleme ve Cezasızlık Kurumları
Çocuk yargılamasının cezalandırmaktan çok koruma ve kazandırma amacı, kullanılan hukuki kurumlara da yansır. Çocuklar için, yetişkinlere göre daha geniş uygulanan bazı kurumlar vardır:
- Kamu davasının açılmasının ertelenmesi: Belirli koşullarda, suça sürüklenen çocuk hakkında kamu davası açılması ertelenebilir; çocuk bir denetim süresine tabi tutulur ve bu süreyi sorunsuz tamamlarsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB): Çocuklar bakımından HAGB’nin uygulanabileceği üst ceza sınırı, on beş yaşını doldurmamış çocuklar için daha esnek tutulmuştur; bu, çocuğun sabıkasız geleceğe yönelmesini destekler.
- Denetimli serbestlik: Cezanın infazı yerine, çocuğun denetim altında topluma kazandırılmasını amaçlayan tedbirler uygulanabilir.
Bu kurumların uygulanıp uygulanmayacağı, çocuğun yaşına, suçun niteliğine ve somut koşullara göre değerlendirilir.
Koruyucu Tedbir ile Güvenlik Tedbiri Farkı
Çocuk hukukunda iki kavram sık karıştırılır. Koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun korunması amacıyla alınır ve suç işlenmesi şart değildir (danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık, barınma). Güvenlik tedbirleri ise, ceza sorumluluğu bulunmayan veya indirimli sorumlu olan çocuklar hakkında, işlenen fiil nedeniyle uygulanan tedbirlerdir (örneğin tedavi ve eğitim tedbirleri). Her iki tedbir grubunun da ortak hedefi, çocuğu cezalandırmak yerine ıslah etmek ve korumaktır.
Mağdur Çocuk ve Adli Görüşme
Çocuk yargılaması yalnızca suça sürüklenen çocukları değil, suç mağduru çocukları da özel güvencelerle korur. Cinsel istismar gibi suçlarda mağdur çocuğun beyanı, çocuğun yeniden örselenmesini önlemek amacıyla uzmanlar eşliğinde, çocuğa uygun ortamlarda (adli görüşme odaları) ve mümkün olduğunca tek seferde alınır. Bu yaklaşım, hem çocuğun ruhsal bütünlüğünü korumayı hem de beyanın sağlıklı biçimde kayda geçmesini amaçlar.
Kanun Yolları: İtiraz ve İstinaf
Çocuk mahkemelerinin kararlarına karşı da kanun yolları açıktır. Çocuk hakkında verilen tedbir veya tutukluluk kararlarına, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun itiraza ilişkin hükümlerine göre en yakın çocuk mahkemesine itiraz edilebilir. Çocuk mahkemesinin esasa ilişkin kararlarına karşı ise, genel hükümler çerçevesinde Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf yoluna gidilir. Bununla birlikte, kanunda belirtilen bazı kesinlik hâllerinde (örneğin belirli bir parasal sınırın altındaki adli para cezaları) istinaf yolu kapalı olabilir; bu sınırlar mevzuatla güncellendiğinden, somut dosyada başvuru yolunun açık olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Çocuk mahkemesi duruşmalarında savcı bulunmasa da, savcının kararlara karşı kanun yoluna başvurma yetkisi devam eder.
Çocuğun Yüksek Yararı İlkesi
Çocuk yargılamasının tüm aşamalarına yön veren temel ilke, çocuğun yüksek (üstün) yararıdır. Bu ilke, soruşturmadan infaza kadar her kararın çocuğun bedensel, zihinsel, ahlaki ve sosyal gelişimini gözeterek alınmasını gerektirir. Hâkim, savcı ve diğer görevliler; tedbir seçiminde, usul işlemlerinde ve cezanın bireyselleştirilmesinde çocuğun geleceğini önceleyerek hareket eder. Sosyal inceleme raporu, çocuğa özgü gözaltı ve duruşma koşulları, gizlilik ve zorunlu müdafi gibi güvencelerin tamamı bu ilkenin pratiğe yansımasıdır. Çocuğun yüksek yararı, yalnızca soyut bir hedef değil; kararların hukuka uygunluğunun denetiminde de göz önünde bulundurulan bağlayıcı bir ölçüttür.
İlgili Sayfalar
- Ceza mahkemeleri ve yargı teşkilatı (genel bakış)
- Asliye ceza mahkemesi
- Ağır ceza mahkemesi
- Cumhuriyet Başsavcılığı
Hukuki Destek
Çocuk yargılaması, çocuğun yüksek yararı gözetilerek ve özel usul güvenceleriyle yürütülen, kendine özgü bir alandır. Sürecin doğru takibi, çocuğun geleceği açısından belirleyici olabilir. Bilgi almak için İstanbul’da müdafilik hizmeti sayfamıza bakabilirsiniz.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.
Av. Sinan Karabacak – Cep Tel: +90 535 671 88 95

2 Yorumlar