İçindekiler
Hürriyete Karşı Suçlar Nedir?
Hürriyete karşı suçlar, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 106 ila 124. maddeleri arasında düzenlenen ve kişilerin temel hak ve özgürlüklerini koruma altına alan suç tipleridir. Bir kişiyi tehdit etmekten konutuna izinsiz girmeye, çalışma özgürlüğünü engellemekten haberleşmesine müdahale etmeye kadar geniş bir alanı kapsayan bu suçlar, gündelik hayatta sandığınızdan çok daha sık karşımıza çıkar. Hakkınızda bu kapsamda bir soruşturma ya da dava açıldıysa veya bir mağdur olarak haklarınızı aramak istiyorsanız, sürecin nasıl işlediğini bilmek ve doğru zamanda bir ceza avukatından destek almak sizin için büyük bir fark yaratır. Bu rehberde, hürriyete karşı suçların tamamını sade bir dille özetliyor ve her bir suç tipi için hazırladığımız ayrıntılı makalelere sizi yönlendiriyoruz.
Bu suçların ortak yönü, kişinin iradesine, hareket özgürlüğüne ve karar alma serbestisine yönelik bir müdahale içermesidir. Yani burada korunan asıl değer, bir insanın baskı, korku veya zorlama olmaksızın kendi hayatına yön verebilme hakkıdır. Aşağıda bu suçları tek tek ele alıyor, hangi durumlarda hangi cezaların gündeme geldiğini anlaşılır biçimde anlatıyoruz.
Hürriyete Karşı Suçlar TCK’da Nasıl Düzenlenmiştir?
Bu suçlar, TCK’nın “Kişilere Karşı Suçlar” kısmının Yedinci Bölümü altında, “Hürriyete Karşı Suçlar” başlığıyla toplanmıştır. Kanun koyucu, kişi özgürlüğünü farklı açılardan korumayı amaçladığı için bu bölümde birbirinden oldukça farklı fiilleri bir araya getirmiştir.
Önemli bir noktayı baştan belirtelim: Bu suçların bir kısmı şikâyete bağlıdır, yani mağdurun şikâyeti olmadan soruşturma başlamaz ve şikâyetten vazgeçilirse dava düşebilir. Bir kısmı ise resen (kendiliğinden) takip edilen suçlardır; yani savcılık öğrendiği anda kendiliğinden harekete geçer. Hangi suçun hangi kategoriye girdiği, sürecin başından sonuna kadar atacağınız adımları doğrudan etkilediği için son derece önemlidir.
Hürriyete Karşı Suç Tipleri ve Cezaları
Aşağıda her bir suç tipini kısaca tanıtıyoruz. Daha derinlemesine bilgi, suçun unsurları, nitelikli halleri ve emsal Yargıtay kararları için her başlığın altındaki ayrıntılı makaleye göz atabilirsiniz.
Tehdit Suçu (TCK 106)
Tehdit, bir kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut bütünlüğüne ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı yapılacağından bahisle korkutulmasıdır. Temel halinde altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülür; suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Silahla, birden fazla kişiyle birlikte ya da suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi gibi durumlarda ceza ciddi şekilde artar. Ayrıntılar için Tehdit Suçu (TCK 106) makalemizi inceleyebilirsiniz.
Şantaj Suçu (TCK 107)
Şantaj, bir kişiyi hukuka aykırı veya yükümlü olmadığı bir davranışa zorlamak ya da haksız bir çıkar elde etmek amacıyla baskı kurmaktır. Kişinin şeref veya saygınlığını zedeleyecek hususların açıklanacağı tehdidinde bulunmak da bu kapsama girer. Suçun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Konunun detayları için Şantaj Suçu (TCK 107) yazımıza bakabilirsiniz.
Cebir Suçu (TCK 108)
Cebir, bir kişiyi bir şeyi yapmaya, yapmamaya veya bir duruma katlanmaya zorlamak amacıyla fiziksel güç kullanılmasıdır. Cebir suçunda ceza, kasten yaralama suçundan verilecek cezanın üçte birinden yarısına kadar artırılarak belirlenir. Bu suçun çoğu zaman tehdit ve diğer suçlarla iç içe geçtiğini görürüz. Daha fazlası için Cebir Suçu (TCK 108) makalemize göz atın.
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu (TCK 109)
Halk arasında “alıkoyma” olarak da bilinen bu suç, bir kimsenin hukuka aykırı olarak bir yere gitme ya da bir yerde kalma özgürlüğünden yoksun bırakılmasıdır. Temel hali bir yıldan beş yıla kadar hapis gerektirir; cebir, tehdit veya hile kullanılırsa ceza iki yıldan yedi yıla kadar çıkar. Silahla, kamu görevi nedeniyle ya da çocuğa karşı işlenmesi gibi nitelikli hâllerde ceza bir kat artırılır. Bu makalede ayrıca, faili indirimden yararlandıran etkin pişmanlık (TCK 110) ve tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri (TCK 111) düzenlemelerini de ele alıyoruz. Detaylar için Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu (TCK 109) yazımızı okuyabilirsiniz.
Eğitim ve Öğretim Hakkının Engellenmesi (TCK 112)
Cebir, tehdit ya da başka bir hukuka aykırı davranışla; kişinin eğitim-öğretim hakkını kullanmasının veya eğitim faaliyetlerinin engellenmesi bu suçu oluşturur. Cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Ayrıntılı bilgi için Eğitim ve Öğretim Hakkının Engellenmesi Suçu (TCK 112) makalemize bakabilirsiniz.
Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesi (TCK 113)
Bir kamu faaliyetinin yürütülmesinin veya bir kişinin kamu hizmetlerinden yararlanmasının cebir, tehdit ya da hukuka aykırı bir davranışla engellenmesi hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası gündeme gelir. Suçun konusu sağlık hizmeti ise ceza ayrıca artırılır. Daha fazlası için Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesi Suçu (TCK 113) yazımızı inceleyin.
Siyasi Hakların Kullanılmasının Engellenmesi (TCK 114)
Bir kişiyi siyasi partiye üye olmaya veya olmamaya, bir göreve aday olmamaya ya da seçildiği görevden ayrılmaya cebir veya tehditle zorlamak bu suçu oluşturur. Temel halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis, bir siyasi partinin faaliyetlerinin engellenmesi hâlinde ise iki yıldan beş yıla kadar hapis öngörülür. Konuyu Siyasi Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu (TCK 114) makalemizde detaylandırdık.
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Engellenmesi (TCK 115)
Bir kimseyi dini, siyasi, felsefi inanç ve düşüncelerini açıklamaya, değiştirmeye veya bunlardan vazgeçmeye cebir ya da tehditle zorlamak; ibadet özgürlüğüne müdahale etmek bu suç kapsamındadır. Cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Ayrıntılar için İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme Suçu (TCK 115) yazımıza göz atın.
Konut Dokunulmazlığının İhlali (TCK 116)
Bir kişinin konutuna veya eklentilerine rızası dışında girmek ya da girdikten sonra çıkmamak bu suçu oluşturur ve altı aydan iki yıla kadar hapis gerektirir. İşyerleri için ayrı bir ceza öngörülmüştür. Suçun cebir, tehdit kullanılarak ya da gece vakti işlenmesi cezayı artırır. Bu suç şikâyete bağlıdır. Daha fazlası için Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu (TCK 116) makalemizi okuyabilirsiniz.
İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali (TCK 117)
Cebir, tehdit ya da başka bir hukuka aykırı davranışla kişinin iş ve çalışma özgürlüğünü ihlal etmek bu suçu oluşturur. Maddede ayrıca, kişilerin çaresizliğini sömürerek insan onuruyla bağdaşmayan koşullarda çalıştırılması da ağır biçimde cezalandırılır. Detaylar için İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali Suçu (TCK 117) yazımıza bakın.
Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi (TCK 118)
Bir kişiyi sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikal faaliyetlere katılmaya veya katılmamaya cebir ya da tehditle zorlamak bu suçu oluşturur. Temel halinde altı aydan iki yıla kadar, sendika faaliyetinin engellenmesinde ise bir yıldan üç yıla kadar hapis öngörülür. Ayrıntılar için Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu (TCK 118) makalemizi inceleyebilirsiniz.
Haksız Arama (TCK 120)
Bir kamu görevlisinin, hukuka aykırı olarak bir kişinin üstünü veya eşyasını araması bu suçu oluşturur ve üç aydan bir yıla kadar hapis gerektirir. Failin yalnızca kamu görevlisi olabilmesi bu suçun en belirgin özelliğidir. Daha fazlası için Haksız Arama Suçu (TCK 120) yazımıza göz atın.
Dilekçe Hakkının Kullanılmasının Engellenmesi (TCK 121)
Kişinin bir hakkını kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi hâlinde, fail hakkında altı aya kadar hapis cezası öngörülür. Konuyu Dilekçe Hakkının Kullanılmasının Engellenmesi Suçu (TCK 121) makalemizde ele aldık.
Nefret ve Ayırımcılık (TCK 122)
Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle; kişinin bir mal veya hizmetten yararlanmasının, işe alınmasının ya da ekonomik bir etkinlikte bulunmasının engellenmesi bu suçu oluşturur. Cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Detaylar için Nefret ve Ayırımcılık Suçu (TCK 122) yazımızı okuyabilirsiniz.
Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma (TCK 123)
Sırf huzurunu bozmak amacıyla bir kişiye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması veya benzeri davranışlarda bulunulması bu suçu oluşturur; cezası üç aydan bir yıla kadar hapistir ve şikâyete bağlıdır. Bu başlık altında ayrıca, son yıllarda giderek daha çok gündeme gelen ısrarlı takip suçunu (TCK 123/A) da ele alıyoruz. Daha fazlası için Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma Suçu (TCK 123) makalemize bakabilirsiniz.
Haberleşmenin Engellenmesi (TCK 124)
Kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellenmesi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası gerektirir. Kamu kurumları arası haberleşmenin veya basın-yayın faaliyetinin engellenmesi hâlinde ise ceza daha ağırdır. Konuyu Haberleşmenin Engellenmesi Suçu (TCK 124) yazımızda detaylandırdık.
Ortak Hüküm: Cezayı Artıran Haller (TCK 119)
TCK 119, bağımsız bir suç tipi değildir; yukarıda saydığımız bazı suçlar için geçerli olan ortak bir ağırlaştırıcı düzenlemedir. Buna göre eğitim-öğretimin engellenmesi, kamu kurumu faaliyetlerinin engellenmesi, siyasi hakların engellenmesi, inanç-düşünce hürriyetinin engellenmesi, konut dokunulmazlığının ihlali ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlarının;
- silahla,
- kişinin kendisini tanınmayacak hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
- birden fazla kişiyle birlikte,
- var olan veya var sayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak,
- kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle
işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. Bu nedenle bir suçun yalnızca temel haline değil, somut olayda bu ağırlaştırıcı sebeplerden birinin bulunup bulunmadığına da dikkat etmek gerekir; çünkü bu, karşılaşılacak cezayı doğrudan etkiler.
Bu Suçlarda Şikâyet, Uzlaştırma ve Görevli Mahkeme
Hürriyete karşı suçlarda en çok merak edilen konuların başında şikâyet ve uzlaştırma gelir. Tehdit (temel hali), konut dokunulmazlığının ihlali, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma ile ısrarlı takip gibi bazı suçlar şikâyete bağlıdır. Bu suçların bir kısmı aynı zamanda uzlaştırma kapsamındadır; yani taraflar arasında anlaşma sağlanırsa dava süreci farklı bir seyir izleyebilir. Buna karşılık şantaj veya cebir gibi suçlar genellikle resen takip edilir.
Görevli mahkeme ise suçun türüne ve öngörülen ceza miktarına göre değişir; bu suçların büyük çoğunluğunda Asliye Ceza Mahkemeleri görevlidir. Ancak her dosyanın kendine özgü koşulları olduğundan, görevli mahkemenin ve izlenecek yolun net olarak belirlenmesi için dosyanın bir ceza avukatı tarafından incelenmesi en doğrusudur.
Hürriyete Karşı Suçlarda Neden Bir Ceza Avukatıyla Çalışmalısınız?
Bu suçların çoğu ilk bakışta basit görünse de, çoğu zaman birbiriyle iç içe geçer; örneğin bir olayda hem tehdit hem cebir hem de konut dokunulmazlığının ihlali aynı anda gündeme gelebilir. Bu noktada hangi maddenin uygulanacağı, ağırlaştırıcı sebeplerin bulunup bulunmadığı, şikâyet süresinin kaçırılıp kaçırılmadığı ve uzlaştırma imkânının değerlendirilip değerlendirilmediği gibi unsurlar sürecin sonucunu kökten değiştirebilir. Bir şüpheli ya da sanık olarak haklarınızı korumak veya bir mağdur olarak zararınızın giderilmesini sağlamak için profesyonel bir ceza avukatından destek almak, hem zaman hem de hak kaybı yaşamamanız açısından kritik önemdedir. İstanbul’da yürüttüğümüz ceza davalarına ilişkin daha fazla bilgi için İstanbul Ceza Avukatı sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Özetle, hürriyete karşı suçlar kişinin en temel özgürlüklerine dokunan, ceza miktarları ve süreçleri birbirinden hayli farklı olan geniş bir suç grubudur. Hangi tarafta olursanız olun, atacağınız her adımın hukuki sonuçlarını önceden bilmek size güç katar.
Ceza hukuku ile ilgili süreçlerinizde hukuki destek almak için Av. Sinan Karabacak ile ücretsiz ön görüşme yapabilirsiniz.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.
Av. Sinan Karabacak – Cep Tel: +90 535 671 88 95

16 Yorumlar