İçindekiler
Ceza zamanaşımı, kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmünün kanunda öngörülen süre içinde infaz edilememesi hâlinde, cezanın artık yerine getirilememesidir. Dava zamanaşımından farklı olarak burada ortada kesinleşmiş bir ceza vardır; ancak aradan geçen süre nedeniyle devletin bu cezayı infaz etme yetkisi sona erer. Bu rehberde ceza zamanaşımının sürelerini, başlangıcını, kesilmesini ve dava zamanaşımı ile af kurumlarından farklarını ele alıyoruz. Konu, dava ve cezanın düşmesi nedenleri arasında yer alır.
Ceza Zamanaşımı Nedir? (TCK 68)
Ceza zamanaşımı, Türk Ceza Kanunu‘nun 68. maddesinde düzenlenmiştir. Bir mahkûmiyet hükmü kesinleştikten sonra, çeşitli nedenlerle infaz edilemeyebilir; örneğin hükümlü kaçmış ve yakalanamamış olabilir. Kanun, belirli bir sürenin geçmesinden sonra cezanın infaz edilmesinden vazgeçer. Bunun temelinde, çok uzun süre sonra infazın cezalandırma amacını gerçekleştirmekten uzaklaşacağı düşüncesi yatar. Ceza zamanaşımı, cezayı ortadan kaldırmaz; yalnızca infazını engeller.
Ceza Zamanaşımı Süreleri
Ceza zamanaşımı süreleri, hükmedilen cezanın ağırlığına göre belirlenir ve dava zamanaşımı sürelerinden daha uzundur. TCK 68’e göre süreler şöyledir:
| Ceza | Ceza zamanaşımı süresi |
|---|---|
| Ağırlaştırılmış müebbet hapis | 40 yıl |
| Müebbet hapis | 30 yıl |
| 20 yıl ve daha fazla hapis | 24 yıl |
| 5 yıldan fazla hapis | 20 yıl |
| 5 yıla kadar hapis ve adli para cezası | 10 yıl |
Türleri başka başka cezaları içeren hükümler, en ağır ceza için konulan sürenin geçmesiyle infaz edilemez. Ayrıca fiili işlediği sırada on iki-on beş yaş grubundaki çocuklar hakkında bu sürelerin yarısının, on beş-on sekiz yaş grubundakiler hakkında ise üçte ikisinin geçmesiyle ceza infaz edilmez.
Ceza Zamanaşımının Başlangıcı
Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar. Örneğin infaza başlandıktan sonra hükümlü firar ederse, zamanaşımı bu kesinti gününden itibaren işler ve süre, kalan ceza miktarı esas alınarak hesaplanır. Bu nedenle ceza zamanaşımının hesabında, cezanın ne kadarının infaz edildiği de önem taşır. Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunluklarının süresi de ceza zamanaşımı doluncaya kadar devam eder.
Ceza Zamanaşımının Kesilmesi (TCK 71)
Ceza zamanaşımı da belirli hâllerde kesilir. TCK 71’e göre, mahkûmiyet hükmünün infazı için yetkili merci tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat veya bu amaçla hükümlünün yakalanması, ceza zamanaşımını keser. Ayrıca bir suçtan mahkûm olan kişinin, üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi hâlinde de ceza zamanaşımı kesilir. Kesilme hâlinde süre, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlar. Bu düzenleme, infazdan kaçan hükümlünün süresiz biçimde zamanaşımından yararlanmasını engellemeyi amaçlar.
Dava Zamanaşımı ile Ceza Zamanaşımı Farkı
Uygulamada sıkça karıştırılan bu iki kurum, işleme anları ve sonuçları bakımından farklıdır. Aşağıdaki tablo temel farkları özetler:
| Ölçüt | Dava Zamanaşımı | Ceza Zamanaşımı |
|---|---|---|
| İşlediği aşama | Yargılama (hüküm kesinleşmeden) | İnfaz (hüküm kesinleştikten sonra) |
| Sonucu | Kamu davası düşer | Ceza infaz edilemez |
| Süreler | Daha kısa (8-30 yıl) | Daha uzun (10-40 yıl) |
Zamanaşımı ile Af Arasındaki Fark
Ceza zamanaşımı ile af da birbirine karıştırılmamalıdır. Cezanın infazına engel olmak ile cezayı ortadan kaldırmak aynı şey değildir. Genel af, cezanın varlığını tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırır; yani ceza hiç verilmemiş gibi olur. Ceza zamanaşımı ise cezayı ortadan kaldırmaz, yalnızca infazını engeller; mahkûmiyet hukuken varlığını sürdürür. Bu ayrım, özellikle mahkûmiyetin doğurduğu diğer sonuçlar (hak yoksunlukları gibi) bakımından önem taşır.
Zamanaşımının Uygulanmadığı Suçlar
Zamanaşımı her suç bakımından işlemez. Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı (soykırım ve insanlığa karşı suçlar gibi) ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi hâlinde, dava ve ceza zamanaşımı uygulanmaz. Bu istisna, insanlığın ortak değerlerini ilgilendiren en ağır suçların zamanın geçmesiyle cezasız kalmasını önlemeyi amaçlar. Zamanaşımının hangi suçlarda işleyip işlemediğinin doğru belirlenmesi teknik bir değerlendirme gerektirdiğinden, sürecin bu konuda hukuki destek alınarak yürütülmesi önerilir.
Müsadere ve Hak Yoksunluğunda Zamanaşımı
Ceza zamanaşımına ilişkin özel kurallar, yalnızca hapis ve adli para cezaları için değil, güvenlik tedbirleri bakımından da geçerlidir. Müsadereye ilişkin hüküm, kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçtikten sonra infaz edilemez; yani müsadere kararlarının da kendine özgü bir infaz zamanaşımı vardır. Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunluklarının süresi ise ceza zamanaşımı doluncaya kadar devam eder. Böylece cezanın infazına engel olan zamanaşımı, ona bağlı diğer sonuçların süresini de belirler.
Zamanaşımı süreleri gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir ve re’sen uygulanır; hükümlü bu sürelerden vazgeçemez. Bu kurallar, cezanın ve ona bağlı tedbirlerin ne zamana kadar yerine getirilebileceğini net biçimde ortaya koyar.
Uygulamada Ceza Zamanaşımının Önemi
Ceza zamanaşımı, özellikle infazı uzun süre gerçekleşmemiş mahkûmiyetler bakımından önem taşır. Yurt dışında bulunan ya da uzun süre yakalanamayan hükümlüler açısından, ceza zamanaşımının dolup dolmadığının doğru hesaplanması, cezanın infaz edilip edilemeyeceğini belirler. Ancak zamanaşımını kesen işlemler (tebligat, yakalama veya yeni bir kasıtlı suç işlenmesi) süreyi yeniden başlattığından, bu hesap çoğu zaman göründüğünden daha karmaşıktır.
Bu nedenle bir mahkûmiyetin infaz edilip edilemeyeceği değerlendirilirken; hükmün kesinleşme tarihi, varsa infazın kesintiye uğradığı an ve zamanaşımını kesen işlemler bir bütün olarak incelenmelidir. Bu değerlendirmelerin doğru yapılabilmesi için sürecin uzman bir hukukçu tarafından takip edilmesi önerilir.
Konu ile İlgili Yargıtay Kararları ve Karar Analizleri
Erteli Cezalarda Ceza Zamanaşımı Denetim Süresi İçinde İşlemez; İnfazı Gerektiren Sonraki Mahkûmiyetin Kesinleştiği Tarihten İtibaren Başlar
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Esas: 2023/9566 – Karar: 2024/1976, Tarih: 22.03.2024
Kararın Özeti
Sanık hakkında basit cinsel saldırı suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası ertelenmiş ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmiştir. Bu hüküm 05.11.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Sanık, denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlemiş ve bu ikinci suçtan verilen mahkûmiyet hükmü 28.05.2019 tarihinde kesinleşmiştir. İhbar üzerine asliye ceza mahkemesi, erteli cezanın kısmen infazına karar vermiş, bu ek karara itiraz reddedilerek 04.11.2019’da kesinleşmiştir. Savcılığın ceza zamanaşımı tereddüdü üzerine İnfaz Hâkimliği, zamanaşımı başlangıcını ilk erteli cezanın kesinleştiği 05.11.2008 tarihi olarak kabul etmiş ve 10 yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle infazı durdurmuştur. Ağır Ceza Mahkemesi ise itiraz üzerine bu kararı kaldırarak zamanaşımı başlangıcını aynen infaza ilişkin ek kararın kesinleştiği 04.11.2019 olarak belirlemiştir. Adalet Bakanlığı, ilk erteleme kararından ek karara kadar geçen sürede 10 yıllık zamanaşımının zaten dolduğunu ileri sürerek kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, bakanlığın hesaplama yöntemini reddetmekle birlikte, Ağır Ceza Mahkemesinin zamanaşımı başlangıç tarihini hatalı belirlediğini saptamış ve kararı farklı bir gerekçeyle kanun yararına bozmuştur.
Yargıtayın Gerekçesi
Yargıtay’ın bozma gerekçesi, ertelenen cezalarda “hukuken infazı gereken bir cezanın mevcudiyeti” kriterine ve zamanaşımının durma/başlama anının doğru tespitine dayanmaktadır. Kural olarak ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği günden itibaren işlemeye başlar. Ancak cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi boyunca infaz edilecek aktif bir ceza bulunmadığından, bu süre zarfında ceza zamanaşımının işlemesi hukuken mümkün değildir. Zamanaşımının işlemeye başlayabilmesi için ertelemenin ihlal edilmesi ve cezanın infaz edilebilir hale gelmesi gerekir. Daire, bu kırılma noktasının, aynen infaza karar veren ek kararın kesinleştiği tarih değil, ertelemenin ihlaline dayanak oluşturan ve ihbara konu olan “sonraki kasıtlı suçtan kurulan mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği tarih” olduğunu belirtmiştir. Somut olayda sanığın denetim süresindeki suçu nedeniyle aldığı mahkûmiyet 28.05.2019 tarihinde kesinleşmiştir. Bu nedenle ceza zamanaşımının başlangıç tarihi 28.05.2019 olmalıdır. İtiraz merciinin bu tarihi 04.11.2019 olarak belirlemesi kanuna aykırıdır.
“Ertelenmiş cezalarda, ceza zamanaşımı süresi belirlenen denetim süresi içinde işlemeye başlamaz, çünkü ortada infazı gereken bir ceza bulunmamaktadır. Ancak ertelenen cezanın aynen infazına karar verilirse, aynen infazında içinde yer aldığı hükmün kesinleşmesi tarihinden itibaren ceza zamanaşımı süresi işlemeye başlar.”
Değerlendirme
Bu karar, uygulamada karmaşaya yol açan erteli cezalarda zamanaşımı hesaplamasına ve milat noktalarının tayinine ilişkin çok önemli bir doktriner düzeltme içermektedir. Adalet Bakanlığı, hapis cezasının ertelendiği ilk kararın kesinleşmesinden itibaren doğrudan 10 yıllık süreyi işleterek hatalı bir sonuca varmıştır; zira cezanın ertelenmesi, infazı askıya alan bir hukuki kurumdur ve askı süresince devletin cezayı infaz etme yetkisi henüz doğmadığından zamanaşımı yürütülemez. Diğer taraftan mercii mahkemesi de zamanaşımını çok ileri bir tarihe (ek kararın kesinleşmesine) atarak hataya düşmüştür. Yargıtay ise adil ve dengeli bir çözümü benimsemiştir: Fail sonraki kasıtlı suçunu kesinleştirdiği an, erteleme zırhını hukuken kaybetmiş olur. Devletin o cezayı infaz etme yetkisi ve dolayısıyla ceza zamanaşımı saati, mahkemenin sonradan vereceği ek kararla değil, failin ihlali sabitleyen sonraki mahkûmiyetinin kesinleştiği gün (28.05.2019) çalışmaya başlar. Karar, infaz hukukunda sürelerin yapay şekilde uzatılmasını veya erken tüketilmesini önleyen teknik bir rehberdir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Esas: 2023/9566 – Karar: 2024/1976, Tarih: 22.03.2024 Tam Metni
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
Basit cinsel saldırı suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun’un 51 … maddesinin birinci fıkrası gereğince ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine dair … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2008 tarihli ve 2008/246 Esas, 2008/607 Karar sayılı kararının temyiz edilmeden 05.11.2008 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, erteli hapis cezasının 4 ay 26 gün hapis cezası olarak kısmen infazına ilişkin … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2019 tarihli ve 2008/246 Esas, 2008/607 Karar sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2019 tarihli ve 2019/1213 değişik … sayılı kararını takiben, … Cumhuriyet Başsavcılığı Asliye Ceza Masası tarafından yapılan hükümlünün … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2008 tarihli kararı yönünden ceza zamanaşımı süresinin tamamlanıp tamamlanmadığı hususunda karar verilmesi talebinin kabulüne ve ceza zamanaşımının başlangıcının erteli hapis cezasının kesinleştiği 05.11.2008 tarihi olarak belirlenmesine ve kararın infazının
durdurulmasına dair … 1. İnfaz Hâkimliğinin 29.09.2021 tarihli ve 2021/14942 Esas, 2021/15403 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın, ceza zamanaşımı süresinin dolmadığından bahisle kabulüne, anılan kararın kaldırılmasına ve ceza zamanaşımı başlangıcının … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2019 tarihli ek kararının kesinleşme tarihi olan 04.11.2019 olarak belirlenmesine ilişkin mercii … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli ve 2021/2214 değişik … sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 94660652-105-35-26712-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve 2023/117583 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve 2023/117583 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 51 … maddesinin yedinci fıkrasında yer alan, ”Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.” şeklindeki ve anılan Kanun’un 51 … maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan, “Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.” şeklindeki,
Aynı Kanun’un 68 … maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, “Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2008 tarihli ve 2008/246 Esas, 2008/607 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında tayin olunan hapis cezasının ertelendiği, kararın 05.11.2008 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 14.07.2011 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan … (Kapatılan) 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.07.2011 tarihli ve 2011/838 Esas, 2011/1084 Karar sayılı kararı ile hapis cezasından çevrilen adli para cezası ile mahkum edildiğinin ihbar edildiği, ihbar üzerine … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2019 tarihli ek kararı ile sanık hakkındaki erteli cezanın kısmen infazına karar verildiği, ek karara karşı yapılan itirazın … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2019 tarihli ve 2019/1213 değişik … sayılı kararı ile reddine karar verilerek kesinleştiği,
Daha sonra, … 1. İnfaz Hâkimliğinin 29.09.2021 tarihli ve 2021/14942 Esas, 2021/15403 Karar sayılı kararı ile … Cumhuriyet Başsavcılığı Asliye Ceza Masası tarafından yapılan hükümlünün … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2008 tarihli kararı yönünden ceza zamanaşımı süresinin tamamlanıp tamamlanmadığı hususunda karar verilmesi talebinin kabulüne ve ceza zamanaşımının başlangıcının erteli hapis cezasının kesinleştiği 05.11.2008 tarihi olarak belirlenmesine ve kararın infazının durdurulmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın ise, merciince kabul edilerek ceza zamanaşımı başlangıcının … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2019 tarihli ek kararının kesinleşme tarihi olan 04.11.2019 olarak belirlenmesine karar verilmiş ise de, hükümlü hakkındaki … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2008 tarihli kararına konu cezaya ilişkin ceza zamanaşımı
süresinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 68 … maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 10 yıl olduğu, söz konusu ceza zamanaşımı süresinin anılan Kanun’un 68 … maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ertelemeye ilişkin … 11. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 28.10.2008 tarihli hükmün kesinleştiği 05.11.2008 tarihinden; kısmen infaza ilişkin ek kararın kesinleştiği 04.11.2019 tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. Ertelenmiş cezalarda, ceza zamanaşımı süresi belirlenen denetim süresi içinde işlemeye başlamaz, çünkü ortada infazı gereken bir ceza bulunmamaktadır. Ancak ertelenen cezanın aynen infazına karar verilirse, aynen infazında içinde yer aldığı hükmün kesinleşmesi tarihinden itibaren ceza zamanaşımı süresi işlemeye başlar.
3. Bu açıklamaya göre somut olay değerlendirildiğinde, basit cinsel saldırı suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine dair hükmün 05.11.2008 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün denetim süresi içinde 09.02.2010 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan … (Kapatılan) 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.07.2011 tarihli ve 2011/838 Esas, 2011/1084 Karar sayılı kararı ile mahkum olduğu ve hakkında verilen mahkumiyet hükmünün 28.05.2019 tarihinde kesinleşmesi sonrası yapılan ihbar üzerine erteli cezanın, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlenmesi nedeniyle aynen infazına dair mahkemesince karar verildiği ve bu karara karşı yapılan itirazın itiraz merciince reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
4. Cumhuriyet savcılığınca infaza konu erteli ceza yönünden ceza zamanaşımı süresinin başlangıcı ve ceza zamanaşımı süresinin tamamlanıp tamamlanmadığı konusunda tereddüt olduğu gerekçesiyle yapılan müracaat üzerine İnfaz hakimliğince ceza zamanaşımı süresinin başlangıcının erteli cezanın kesinleştiği 05.11.2008 tarihi kabul edilerek infazın durdurulmasına dair verilen karara karşı yapılan itiraz üzerine itiraz merciince ceza zamanaşımı süresinin başlangıcının, denetim süresi içerisinde işlendiği tespit edilen ve erteli cezanın aynen infazına neden olan kararın kesinleştiği 28.05.2019 olarak tespit edilmesi
gerekirken aynen infaza ilişkin ek kararın kesinleştiği 04.11.2019 olarak kabul edilmesi Kanun’a aykırı olup, erteli cezalarda ceza zamanaşımı süresinin başlangıcı ile ilgili kanun yararına bozma istemindeki değerlendirme ve yapılan hesaplama yerinde değil ise de, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı gibi itiraz merciince ceza zamanaşımı süresinin başlangıcının 28.05.2019 yerine 04.11.2019 olarak kabul edilerek verilen karar sonucu itibariyle Kanun’a aykırı olup, yapılan kanun yararına bozma talebinin açıklanan bu farklı gerekçeyle kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 05.10.2021 tarihli ve 2021/2214 değişik … sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2024 tarihinde karar verildi.
Sıkça Sorulan Sorular
Ceza zamanaşımı dolunca ceza silinir mi?
Hayır. Ceza zamanaşımı cezayı ortadan kaldırmaz; yalnızca infazını engeller. Mahkûmiyet hukuken varlığını sürdürür ve cezaya bağlı bazı sonuçlar (hak yoksunlukları gibi) süre doluncaya kadar devam edebilir. Cezayı tümüyle ortadan kaldıran ise genel aftır.
Ceza zamanaşımı ne zaman başlar?
Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir şekilde kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar. İnfaza başlandıktan sonra kesinti olursa, süre kalan ceza miktarı esas alınarak hesaplanır.
Hangi suçlarda zamanaşımı işlemez?
TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısımda yazılı, yurt dışında işlenmiş ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda dava ve ceza zamanaşımı uygulanmaz. Bu, insanlığa karşı suçlar gibi en ağır suçları kapsar.
Ceza zamanaşımı ve infaza ilişkin sürelerin doğru hesaplanması, hükümlünün hukuki durumunu doğrudan etkiler.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.
Av. Sinan Karabacak – Cep Tel: +90 535 671 88 95
