Uyuşturucu Kullanımını Kolaylaştırma Suçu (TCK-190)

uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma

Uyuşturucu Kullanımını Kolaylaştırma Suçu (TCK-190)

Uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma, Türk Ceza Kanunu‘nun 190. maddesinde düzenlenen ve failin maddeyi bizzat temin etmeksizin başkalarının uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmasını kolaylaştırdığı ya da bu kullanımı alenen özendirdiği hallerde uygulanan, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezası gerektiren ağır bir suçtur.

Fail sağlık meslek mensubuysa (tabip, eczacı, kimyager, veteriner, hemşire vb.) bu ceza yarı oranında artırılır. Bu suç; maddenin imal ve ticaretini cezalandıran TCK 188 ile kişisel kullanım amacıyla bulundurmayı cezalandıran TCK 191 arasında kendine özgü bir alanı düzenler: burada fail maddeyi ne satar ne de kullanır; yalnızca başkalarının kullanımını mümkün veya daha kolay hale getirir.

Bu yazıda, TCK 190’ın unsurlarını, kanunda sayılan kolaylaştırma fiillerini, alenen özendirme ve yayın halini, cezasını ve nitelikli halini; ayrıca uygulamada en çok karıştırılan noktayı — birlikte uyuşturucu kullanmanın ne zaman TCK 190’a, ne zaman yalnızca TCK 191’e gireceğini — Yargıtay kararları ışığında ele alacağız. TCK 190, hem madde temin etmeyen bir kişiyi cezalandırması hem de cezasının ağırlığı nedeniyle uyuşturucu suçları arasında sınırları en çok tartışılan maddelerden biridir.

Uyuşturucu Kullanımını Kolaylaştırma Suçu (TCK 190) Nedir?

TCK 190, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılmasını kolaylaştıran bir dizi bağımsız fiili suç olarak tanımlar. Kanun koyucu burada, maddenin ticaretini veya kullanımını değil, kullanımın önünü açan davranışları hedef almıştır. Örneğin madde kullanımı için özel bir yer veya donanım sağlamak, kullananların yakalanmasını zorlaştıracak önlemler almak ya da kullanma yöntemleri hakkında bilgi vermek, bu suçun kapsamına girer.

Suçun korunan hukuki değeri, diğer uyuşturucu suçlarında olduğu gibi kamu sağlığıdır. Bu nedenle suç, herhangi bir kişinin şikâyetine bağlı değildir; savcılık suçu öğrendiği anda resen soruşturma başlatır ve şikâyetten vazgeçme dosyayı sona erdirmez. Cezasının alt sınırının beş yıl olması, aşağıda ayrıntılarını göreceğimiz gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme gibi kurumların önünü fiilen kapatır; bu da savunmanın en baştan titizlikle kurulmasını zorunlu kılar.

TCK 190’ın Uyuşturucu Suçları İçindeki Yeri

Türk Ceza Kanunu uyuşturucu suçlarını birbirine bağlı bir sistem halinde düzenler: TCK 188 (imal ve ticaret) maddenin üretimi ve el değiştirmesini; TCK 190 (kolaylaştırma) kullanımın önünü açan fiilleri; TCK 191 (kullanmak için bulundurma) kişisel kullanımı; TCK 192 (etkin pişmanlık) ise bu suçlarda cezasızlık veya indirim hallerini kapsar. TCK 190, bu sistem içinde “aracı” konumundaki fiilleri cezalandırdığından, uygulamada en sık diğer maddelerle sınır sorunu doğurur. Bölümdeki tüm suç tiplerine genel bir bakış için Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar rehberimizden de yararlanabilirsiniz.

TCK 190 Suçunun Unsurları

Fail ve Mağdur

Suçun faili herhangi bir kişi olabilir; TCK 190 bakımından failin belirli bir sıfat taşıması aranmaz. Ancak failin bir sağlık meslek mensubu olması, aşağıda göreceğimiz üzere cezanın yarı oranında artırılmasını gerektirir. Korunan değer kamu sağlığı olduğundan suçun mağduru toplumun bütünüdür; belirli bir kişinin mağdur sıfatıyla şikâyette bulunması gerekmez.

Suçun Konusu

Suçun konusu, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanılmasını kolaylaştıran ya da özendiren davranışlardır. Dikkat edilmesi gereken nokta, TCK 190’da suçun konusunun bizzat uyuşturucu madde değil, kullanımı kolaylaştıran fiil olmasıdır. Bu nedenle failin elinde uyuşturucu madde bulunması gerekmez; hiç madde bulundurmayan bir kişi de, kullanımı kolaylaştıran bir yer sağlayarak veya kullanma yöntemi hakkında bilgi vererek bu suçu işleyebilir. Bu özellik, TCK 190’ı madde bulundurma esaslı diğer suçlardan ayıran temel unsurdur.

Fiil ve Netice

TCK 190, seçimlik hareketli bir suçtur; kanunda sayılan fiillerden herhangi birinin gerçekleştirilmesi suçun oluşması için yeterlidir. Suç, somut bir zararın doğmasını gerektirmeyen bir tehlike suçudur: belirli bir kişinin fiilen madde kullanmış olması veya sağlığının bozulması aranmaz; kolaylaştırıcı fiilin gerçekleştirilmiş olması yeterlidir.

Manevi Unsur: Suçun Belirleyici Unsuru Özel Kasttır

TCK 190 kasten işlenebilen bir suçtur; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Dahası, birinci fıkradaki fiiller bakımından failin, davranışını kullanımı kolaylaştırma amacıyla (özel kast/saik ile) gerçekleştirmesi aranır. Bu özel amaç, suçun en belirleyici unsurudur ve onu masum, gündelik davranışlardan ayırır. Örneğin bir mekânın kiraya verilmesi tek başına suç değildir; ancak bu yer, uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma amacıyla ve bu bilinçle tahsis edilmişse suç gündeme gelir.

Uygulamada mahkemelerin en çok hata yaptığı nokta da tam olarak burasıdır: aşağıda ayrıntılı olarak ele alacağımız üzere, sırf birlikte uyuşturucu kullanmak — özel bir kolaylaştırma iradesi ispatlanmadıkça — bu özel kastı sağlamaz ve TCK 190’ı oluşturmaz.

Kolaylaştırma Fiilleri: Yer, Donanım, Bilgi ve Önlem (TCK 190/1)

TCK 190/1, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak amacıyla gerçekleştirilen belirli fiilleri, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırır. Kanunda sayılan kolaylaştırma fiilleri şunlardır:

  • Özel yer, donanım veya malzeme sağlamak: Uyuşturucu maddenin kullanılabilmesi için elverişli bir mekân, düzenek veya malzeme temin etmek.
  • Kullananların yakalanmasını zorlaştıracak önlemler almak: Kullanıcıların denetim ve yakalanmadan korunmasına yönelik tedbirler geliştirmek.
  • Kullanma yöntemleri konusunda başkalarına bilgi vermek: Maddenin nasıl kullanılacağına dair bilgilendirme yapmak.

Bu fiillerin ortak özelliği, hepsinin uyuşturucu maddenin bizzat temin edilmesinden farklı, kullanımı çevreleyen ve mümkün kılan davranışlar olmasıdır. Her bir fiil bağımsız olarak suçu oluşturur; failin bunlardan yalnızca birini gerçekleştirmesi yeterlidir. Bu yazının, söz konusu fiillerin nasıl gerçekleştirileceğine dair hiçbir pratik bilgi içermediğini, yalnızca hukuki tanımı açıkladığını belirtmek gerekir.

Birinci fıkradaki fiillerin tamamında ortak olan unsur, davranışın “kullanılmasını kolaylaştırmak amacıyla” gerçekleştirilmesidir. Bu özel amaç bulunmadan yapılan bir davranış — örneğin bir mekânın olağan bir amaçla kiraya verilmesi — tek başına bu suçu oluşturmaz. Uygulamada, failin davranışının arkasındaki amacın somut delillerle ortaya konması büyük önem taşır; bu ispat çoğu zaman olayın bütünündeki emarelerin (mekânın kullanım biçimi, süreklilik, sistemli bir düzenek kurulup kurulmadığı gibi) birlikte değerlendirilmesiyle yapılır.

Alenen Özendirme ve Yayın (TCK 190/2)

TCK 190/2, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren veya bu nitelikte yayın yapan kişiyi de aynı ceza aralığıyla (beş yıldan on yıla kadar hapis) cezalandırır. Buradaki fiil, doğrudan bir kolaylaştırma değil, kullanımı özendirici nitelikte bir söylem veya yayındır. “Alenen” ifadesi, fiilin belirsiz sayıda kişinin algılayabileceği biçimde, aleni olarak gerçekleşmesini gerektirir.

Bu fıkranın uygulanmasında, ifade özgürlüğü ile suç teşkil eden özendirme arasındaki sınırın nerede çizileceği hukuken tartışılan bir konudur. Bir içeriğin bilgilendirme, haber verme veya sanatsal ifade kapsamında mı kaldığı, yoksa kullanımı özendirici nitelikte mi olduğu, somut olayın koşullarına göre değerlendirilir. Bu yazı, belirli bir kişi, platform veya içeriğe ilişkin yorum yapmaksızın yalnızca hukuki çerçeveyi açıklamaktadır; somut bir olayın bu kapsama girip girmediği ancak dosyanın bütünü incelenerek belirlenebilir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2024/13314 E. – 2024/3730 K. Sayılı Kararında; sanığın uyuşturucu madde kullanırken mahalleden arkadaşları olan mağdurlara “bir şey olmaz, ben içiyorum bir şey oluyor mu, sen de iç” biçiminde sözler söylediği gerekçesiyle mahkûm edildiği bir dosyada, yerel mahkeme hükmünü bozmuştur. Yargıtay’a göre bu suçun oluşabilmesi için özendirme eyleminin aleni bir ortamda ya da yayın yoluyla gerçekleştirilmesi gerekir; sanığın daha önceden tanıdığı, dar bir arkadaş çevresinde sarf ettiği sözler bu şartı sağlamaz ve teşvik unsuru da taşımaz. Sosyal medya ve dijital yayıncılığın yaygınlaşmasıyla birlikte aleniyet unsurunun hangi durumlarda gerçekleştiği daha sık gündeme gelse de, Yargıtay’ın bu kararı, kapalı ve özel ortamlarda söylenen sözlerin bu suçu oluşturmayacağını net biçimde ortaya koymaktadır.

TCK 190 ile TCK 191 Arasındaki Sınır: Birlikte Kullanım Otomatik Olarak Kolaylaştırma Sayılır mı?

Uygulamada en sık karşılaşılan ve en çok hatalı mahkûmiyete konu olan mesele budur: birden fazla kişinin aynı ortamda birlikte uyuşturucu kullanması, tek başına TCK 190’ı oluşturur mu? Yargıtay’ın istikrarlı içtihadı, bu sorunun cevabının hayır olduğu yönündedir. Yargıtay, TCK 190/1’de aranan “özel yer, donanım veya malzeme sağlama” ya da “kolaylaştırma” özel kastının gerçekleşmesi için, failin salt birlikte kullanımın ötesinde, kullanımı sistemli ve dışa dönük biçimde mümkün kılan bir davranış içinde bulunmasını arar. Bu ilkeyi somutlaştıran birkaç karar şöyledir:

  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi, 2018/1286 E. – 2019/692 K. Sayılı Kararında; sanığın kendi ikametinde tanıklarla birlikte uyuşturucu madde kullanmaktan ibaret eyleminin, TCK 190/1’de aranan kolaylaştırma özel kastıyla gerçekleşmediği ve suçun manevi unsurunun oluşmadığı gerekçesiyle mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi, 2018/957 E. – 2018/3370 K. Sayılı Kararında; sanığın kendisine ait işyerinde tanıklarla birlikte uyuşturucu kullanmasının da “kullanılmasını kolaylaştırma” özel saikiyle gerçekleşmediği, suçun manevi unsurunun oluşmadığı vurgulanarak beraat yerine verilen mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi, 2017/3336 E. – 2018/1747 K. Kararında; sanıkların, aralarında topladıkları parayla satın aldıkları uyuşturucu maddeyi seyir halindeki araçta birlikte kullanmalarına ilişkin bir olayda, eylemin bir bütün olarak kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğunu, özel yer, donanım veya malzeme sağlama olarak değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2017/357 E. – 2019/3196 K. Sayılı Kararında; sanığın kullanmak amacıyla bulundurduğu maddeyi, olay yerinde önceden bulunan bir düzenekle (“kova” tabir edilen) diğer kişilerle birlikte kullanmasının da, özel yer, donanım veya malzeme sağlama anlamına gelmediği; sanığın kastının yalnızca birlikte kullanmak olduğu belirtilerek mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2020/14901 E. – 2021/9371 K Sayılı Kararında; evinde temin edilen uyuşturucunun tanıklarla birlikte kullanılmasının, TCK 190/1’de aranan “özel yer, donanım veya malzeme sağlama” özel kastını gerçekleştirmediğini yineleyerek mahkûmiyeti bozmuştur.

Bu kararların ortak mesajı nettir: sıradan birlikte kullanım, TCK 190’ı değil, olsa olsa TCK 191’i (kullanmak için bulundurma) ilgilendirir. TCK 190’ın uygulanabilmesi için, failin yalnızca kendi kullanımına katkı sunan bir konut veya araç sahibinden ibaret kalmayıp; başkalarının kullanımını sistemli biçimde mümkün kılan, dışa dönük ve süreklilik arz eden bir kolaylaştırma iradesiyle hareket etmiş olması gerekir. Bir konutun uyuşturucu kullanımına özgülenmesi, düzenek kurulması ya da kullanıcıların yakalanmasını önlemeye yönelik aktif tedbirler alınması bu kapsama girerken; arkadaşlarla aynı evde ya da araçta, herkesin kendi payına düşen maddeyi birlikte tüketmesi TCK 190 kapsamında değerlendirilemez.

Bu ayrımın pratik sonucu büyüktür: TCK 191’in kullanıcıya özgü tedavi ve denetimli serbestlik rejiminden yararlanma imkânı, TCK 190’da yoktur. Bu nedenle bir olayın doğru nitelendirilmesi — “birlikte kullanma” mı yoksa “kolaylaştırma” mı olduğu — sanığın hapis yatıp yatmayacağını doğrudan belirleyebilir. TCK 190 isnadıyla karşılaşan bir kişinin savunmasının, olayın gerçekte bir kullanma olayı mı yoksa gerçek bir kolaylaştırma faaliyeti mi olduğunu en başından ortaya koyması bu yüzden kritik önem taşır. Hakkınızda uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçuna istinaden bir soruşturma ya da kavuşturma yürütülüyorsa sürecin en başından itibaren uyuşturucu suçlarında tecrübeli bir ceza avukatından hukuki destek almanız önemlidir.

TCK 190 Cezası ve Nitelikli Hal

Temel Ceza

Hem birinci fıkradaki kolaylaştırma fiilleri hem de ikinci fıkradaki alenen özendirme/yayın fiilleri için öngörülen temel ceza, beş yıldan on yıla kadar hapis cezasıdır; birinci fıkra bakımından ayrıca bin günden on bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Bu ceza aralığı, TCK 191’deki kullanma suçundan (iki yıldan beş yıla kadar) belirgin biçimde ağırdır.

Mahkeme, cezayı bu alt ve üst sınırlar arasında belirlerken fiilin işleniş biçimini, meydana gelen tehlikenin ağırlığını ve failin kusurunun yoğunluğunu dikkate alır. Ardından, varsa nitelikli hal (sağlık meslek mensubu sıfatı) ve indirim sebepleri uygulanır. Cezanın beş yıldan başlaması, bu suçta hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi gibi kurumların uygulanma imkânını fiilen ortadan kaldırır; zira her iki kurum da iki yıl ve altındaki hapis cezaları için öngörülmüştür.

Sağlık Meslek Mensupları Bakımından Artırım (TCK 190/3)

Suçun; tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru gibi sağlık meslek mensupları tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu nitelikli halin gerekçesi, bu meslek gruplarının maddeye ve ilgili bilgiye erişim bakımından taşıdığı özel konumdur. Aynı ağırlaştırma mantığı TCK 188 ve TCK 191’de de benzer biçimde yer alır; zira toplum, bu meslek gruplarına kamu sağlığını koruma yönünde özel bir güven duyar.

TCK 190’ın TCK 188 ve TCK 191’den Farkı

TCK 190’ı doğru anlamak için, onu komşu suç tipleriyle karşılaştırmak gerekir. Aşağıdaki tablo temel farkları özetler:

SuçFiilin ÖzüCeza Aralığı
TCK 188 (imal/ticaret)Maddeyi üretme, ithal/ihraç, satma, ticaret amaçlı bulundurmaOn yıldan başlayan ağır hapis
TCK 190 (kolaylaştırma)Kullanımı sistemli biçimde kolaylaştırma, alenen özendirme (madde temin edilmez)Beş yıldan on yıla kadar hapis
TCK 191 (kullanma)Kişisel kullanım için satın alma/bulundurma/birlikte kullanmaİki yıldan beş yıla kadar hapis

TCK 188’den farkı: TCK 188’de fail, maddeyi bizzat temin eder (üretir, satar, nakleder, ticaret amacıyla bulundurur). TCK 190’da ise madde bizzat temin edilmez; yalnızca kullanımı kolaylaştıran veya özendiren bağımsız bir fiil cezalandırılır. Bir kişi hem maddeyi temin edip hem de kullanımı kolaylaştırıyorsa, hangi hükmün uygulanacağı suçların içtimaı kurallarına göre değerlendirilir. Uygulamada bu ayrım önemlidir; çünkü maddenin başkasına verilmesi veya satılması TCK 188 kapsamına girerken, madde verilmeksizin yalnızca kullanımın kolaylaştırılması TCK 190 kapsamında kalır.

TCK 191’den farkı: TCK 191, kişinin kendi kullanımına yönelik fiillerini düzenler ve kullanıcıya özgü erteleme–denetimli serbestlik rejimine tabidir. TCK 190 ise başkalarının kullanımını sistemli biçimde kolaylaştıran fiilleri hedef alır ve bu lehe rejimden yararlanmaz. Bir üst bölümde ayrıntılı olarak açıkladığımız üzere, uygulamada en çok tartışılan sınır tam olarak buradadır: bir arkadaş grubunun birlikte kullanımına sağlanan sıradan bir katkı ile örgütlü, süreklilik gösteren bir kolaylaştırma faaliyeti birbirinden tamamen farklı sonuçlar doğurur.

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs

TCK 190’daki fiillerin niteliğine göre suça teşebbüs (TCK 35) mümkün olabilir. Örneğin kullanımı kolaylaştırmak amacıyla başlanan icra hareketlerinin, failin elinde olmayan bir nedenle yarıda kalması halinde teşebbüs hükümleri gündeme gelebilir. Ancak seçimlik hareketlerin bir kısmı tamamlandığı anda suç oluştuğundan, teşebbüs alanı fiile göre değişir.

İştirak ve İçtima

Suça birden fazla kişinin katılması halinde şeriklik (iştirak) kuralları uygulanır ve her bir kişinin rolü (fail, azmettiren, yardım eden) ayrı ayrı belirlenir. Bu noktada önemli bir ayrıma dikkat çekmek gerekir:

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2020/211 E. – 2020/6962 K. Sayılı Kararında; bir kişinin uyuşturucu madde temin etmek isteyen bir tanığı diğer bir sanığa yönlendirerek aralarındaki alışverişin gerçekleşmesini sağlamasının, TCK 190 kapsamında bağımsız bir kolaylaştırma fiili değil, esas suçun (uyuşturucu ticareti) işlenmesine yardım etme niteliğinde olduğuna hükmetmiş ve TCK’nın 39. maddesinin (yardım eden fer’i iştirak) uygulanması gerektiğini vurgulamıştır. Bu ayrım, bir davranışın bağımsız bir TCK 190 suçu mu, yoksa başka bir suça iştirak mı sayılacağını belirlediği için savunma açısından önem taşır.

Aynı olayda birden fazla kolaylaştırma fiilinin gerçekleşmesi veya bu fiilin başka bir uyuşturucu suçuyla birlikte işlenmesi halinde, kaç suç oluştuğu ve cezanın nasıl belirleneceği suçların içtimaı kurallarına göre değerlendirilir. Bu değerlendirme, failin tek bir cezayla mı yoksa birden fazla suçtan mı sorumlu tutulacağını belirlediğinden toplam ceza üzerinde doğrudan etkilidir.

Etkin Pişmanlık ve TCK 190

Uyuşturucu suçlarına özgü etkin pişmanlık (TCK 192) hükümleri, koşulları oluştuğunda kolaylaştırma suçuna iştirak eden kişiler bakımından da değerlendirilebilir. Etkin pişmanlık, failin resmî makamlarca haber alınmadan önce ya da sonra gösterdiği belirli davranışlarla (bilgi verme, soruşturmayı kolaylaştırma gibi) cezasızlık veya cezada indirim sağlayabilen bir kurumdur. Genel çerçeve için ayrıca etkin pişmanlık nedir sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Etkin pişmanlık yollarının somut olaya uygulanıp uygulanamayacağı, fiilin niteliğine, zamanlamaya ve verilen bilginin sonucuna bağlı teknik bir değerlendirmedir. Yanlış zamanlanmış veya eksik bir beyan beklenen sonucu ortadan kaldırabileceğinden, bu yola başvurmadan önce bir avukata danışmak önem taşır.

Yaptırım, Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı

TCK 190 suçunun temel cezası hapis cezasıdır; birinci fıkra bakımından ayrıca adli para cezası da öngörülmüştür. Suça konu eşya hakkında müsadere hükümleri uygulanabilir.

Bu suça bakmakla görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanı, kanunda on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarla sınırlıdır; TCK 190’ın üst sınırı tam olarak on yıl olduğundan (on yılı aşmadığından) bu suç asliye ceza mahkemesinin görevine girer. Soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür; ceza yargılamasının işleyişine ilişkin genel bilgi için ceza mahkemeleri sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Dava zamanaşımı süresi, cezanın üst sınırına göre belirlenir. TCK 190’ın üst sınırı on yıl olduğundan ve bu süre “beş yıldan fazla, yirmi yıldan az hapis cezası” aralığına girdiğinden, TCK 66/1-d uyarınca olağan dava zamanaşımı süresi on beş yıldır. Mahkûmiyetin kesinleşmesinden sonra ise ceza zamanaşımı süreleri devreye girer.

Uyuşturucu suçlarına ilişkin soruşturmalar, çoğu zaman arama, el koyma ve iletişimin tespiti gibi koruma tedbirleriyle yürütülür. Bu tedbirlerin hukuka uygun biçimde uygulanmış olması, elde edilen delillerin geçerliliği açısından belirleyicidir; hukuka aykırı elde edilen deliller yargılamada kullanılamaz. TCK 190 gibi cezası ağır bir suçta, hem delillerin hukuka uygunluğunun hem de fiilin gerçek niteliğinin (kolaylaştırma mı, yoksa sıradan birlikte kullanma mı) baştan itibaren titizlikle değerlendirilmesi, savunmanın en önemli aşamalarından biridir.

Sıkça Sorulan Sorular

Uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma cezası ne kadardır?

TCK 190 kapsamında kullanımı kolaylaştırma veya alenen özendirme fiilleri beş yıldan on yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır; birinci fıkradaki fiiller bakımından ayrıca bin günden on bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Suç sağlık meslek mensubu tarafından işlenirse ceza yarı oranında artırılır.

TCK 190 ile TCK 188 arasındaki fark nedir?

TCK 188’de fail uyuşturucu maddeyi bizzat temin eder (üretir, satar, nakleder, ticaret amacıyla bulundurur). TCK 190’da ise madde bizzat temin edilmez; yalnızca kullanımı kolaylaştıran veya özendiren bağımsız bir fiil cezalandırılır. TCK 188’in cezası çok daha ağırdır.

Uyuşturucu kullanmayı özendirmek her zaman suç mudur?

Hayır. TCK 190/2’ye göre bu suçun oluşabilmesi için özendirmenin alenen ya da yayın yoluyla gerçekleşmesi şarttır. Yargıtay, dar bir arkadaş çevresinde sarf edilen sözlerin aleniyet unsurunu taşımadığına ve bu tür durumlarda suçun oluşmayacağına hükmetmiştir. Bir içeriğin bu kapsama girip girmediği somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.

Arkadaşlarla birlikte uyuşturucu kullanmak TCK 190 kapsamında mıdır?

Genellikle hayır. Yargıtay’ın istikrarlı içtihadına göre, sırf birden fazla kişinin aynı ortamda uyuşturucu kullanması, özel yer, donanım veya malzeme sağlama özel kastını sağlamaz; bu durum kural olarak TCK 191 (kullanmak için bulundurma) kapsamında değerlendirilir. TCK 190’ın uygulanabilmesi için failin, kullanımı sistemli ve dışa dönük biçimde mümkün kılan ayrı bir kolaylaştırma iradesiyle hareket etmiş olması gerekir.

TCK 190 suçunda denetimli serbestlik veya erteleme var mı?

Hayır. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik imkânı yalnızca kullanmak için bulundurma suçuna (TCK 191) özgüdür. TCK 190’ın alt sınırının beş yıl olması, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi imkânlarını da fiilen ortadan kaldırır.

TCK 190 suçuna hangi mahkeme bakar?

TCK 190’ın üst sınırı on yılı aşmadığından, bu suça asliye ceza mahkemesi bakar. Ağır ceza mahkemesinin görevi, on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarla sınırlıdır. Soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür.

TCK 190 suçunda dava zamanaşımı süresi ne kadardır?

TCK 190’ın üst sınırı on yıl olduğundan, olağan dava zamanaşımı süresi TCK 66/1-d uyarınca on beş yıldır.

Uyuşturucu Kullanımını Kolaylaştırma Suçu Genel Değerlendirme

Uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma (TCK 190), maddeyi bizzat temin etmeksizin kullanımın önünü açan veya kullanımı özendiren fiilleri, beş yıldan on yıla kadar hapis cezasıyla cezalandıran ağır bir suçtur. Suçun belirleyici unsuru, failin kolaylaştırma amacıyla ve bu bilinçle, sistemli ve dışa dönük biçimde hareket etmesidir. Yargıtay’ın istikrarlı içtihadı, sıradan birlikte kullanımın bu suçu oluşturmayacağını defalarca vurgulamıştır; bu nedenle bir olayın masum bir birlikte kullanma anından mı, yoksa gerçek bir kolaylaştırma faaliyetinden mi ibaret olduğunun doğru saptanması, davanın sonucunu doğrudan belirler. TCK 190’ın TCK 188 ve TCK 191 ile sınırı da, çoğu zaman dikkatli bir hukuki değerlendirme gerektirir.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.

Avukat Sinan Karabacak – Cep Tel: +90 535 671 88 95

Avukat Sinan Karabacak

Avukat Sinan Karabacak

Avukat · İstanbul Barosu, Sicil No: 52130, Doğrulama

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2014'te mezun oldu. İstanbul Barosu'na bağlı avukatlık yapmaktadır. Enerji hukukundaki önceki deneyimleri nedeniyle başta kaçak elektrik ve voltaj dengesizliği davaları olmak üzere ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku gibi alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkımızda →LinkedIn →

Benzer Yazılar

3 Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir