|

Şerefe Karşı Suçlar (TCK 125-131)

şerefe karşı suçlar

Şerefe karşı suçlar, kişilerin onur, şeref ve saygınlığını koruyan ve Türk Ceza Kanunu‘nun (TCK) 125 ila 131. maddeleri arasında düzenlenen suç tipleridir. Günlük hayatta bir tartışma sırasında söylenen sözlerden, sosyal medyada yapılan paylaşımlara kadar pek çok durum bu suçlar kapsamında değerlendirilebildiğinden, şerefe karşı suçlar uygulamada en sık karşılaşılan ceza davalarının başında gelir.

Bu rehberde, şerefe karşı suçlar başlığı altında düzenlenen suç tiplerini ve bunları tamamlayan hükümleri ana hatlarıyla ele alacak; her birinin ne anlama geldiğini, hangi cezayı gerektirdiğini, şikâyete bağlı olup olmadığını ve karşılıklı hakaret ya da isnadın ispatı gibi sürecin sonucunu doğrudan etkileyen kurumları sade bir dille açıklayacağız. Her suç tipinin ayrıntısına, bu sayfadan ulaşabileceğiniz ilgili makaleler üzerinden erişebilirsiniz.

Korunan Hukuki Değer

Bu bölümde korunan temel değer, kişinin onuru, şerefi ve saygınlığıdır. Şeref kavramı; kişinin kendisine duyduğu saygıyı (iç/öznel şeref) ve toplum içindeki itibarını, başkalarının ona duyduğu saygıyı (dış/nesnel şeref) kapsar. Bu suçlar, kişinin bu manevi değerlerine yönelik haksız saldırıları cezalandırır.

Şeref, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir değerdir ve hem yaşayanlar hem de bir ölçüde ölmüş kişiler bakımından korunur. Nitekim aşağıda göreceğimiz üzere, bir kimsenin öldükten sonra hatırasına yönelik saldırılar da ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir.

Şerefe Karşı Suçların Genel Özellikleri

Bu bölümdeki suçların en belirgin ortak özelliği, kural olarak şikâyete bağlı olmalarıdır. Yani çoğu durumda soruşturmanın başlaması için mağdurun şikâyette bulunması gerekir. Bunun tek istisnası, kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hakarettir; bu hâl re’sen soruşturulur.

Ayrıca bu suçlar, hakaretin haksız bir fiile tepki olarak ya da karşılıklı işlenmesi gibi durumlarda cezanın indirilmesine veya hiç verilmemesine imkân tanıyan, kendine özgü kurumlar içerir. Bu kurumlara aşağıda ayrıntılı olarak değineceğiz.

TCK’da Düzenlenen Şerefe Karşı Suç Tipleri

Bu bölümde, birbiriyle yakından ilişkili iki temel suç tipi düzenlenmiştir. Aşağıda her birini kısaca tanıtıyoruz; ayrıntılı bilgi için ilgili makaleye geçebilirsiniz.

Hakaret Suçu (TCK 125)

Hakaret, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suretiyle kişinin onur, şeref ve saygınlığına saldırmaktır. Temel hali üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası gerektirir. Kişinin yokluğunda (gıyabında) yapılan hakaretin cezalandırılabilmesi için, fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmesi gerekir.

Hakaretin; mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle (örneğin mesaj veya sosyal medya yoluyla) işlenmesi de aynı cezaya tabidir. Suçun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, kişinin inanç ve düşüncelerini açıklamasından dolayı ya da kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi halinde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Hakaretin alenen işlenmesi halinde ise ceza altıda biri oranında artırılır.

Bu suçun ayrıntıları için hakaret suçu başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.

Kişinin Hatırasına Hakaret Suçu (TCK 130)

Bu suç, bir kimsenin öldükten sonra hatırasına yönelik saldırıları cezalandırır. Bir kişinin öldükten sonra hatırasına en az üç kişiyle ihtilat ederek hakaret eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır; hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır. Ayrıca bir ölünün kısmen veya tamamen cesedini ya da kemiklerini alan veya bunlar hakkında tahkir edici fiillerde bulunan kişi de üç aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Daha fazla bilgi için kişinin hatırasına hakaret suçu başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.

Hakaret Suçunu Tamamlayan Hükümler

Bu bölümde, hakaret suçunun nasıl uygulanacağını belirleyen ve çoğu zaman cezasızlık ya da indirim sağlayan dört önemli tamamlayıcı hüküm bulunmaktadır. Bunlar bağımsız birer suç tipi değildir; ancak yargılamanın sonucunu doğrudan etkilediği için bilinmesi son derece önemlidir.

Mağdurun Belirlenmesi (TCK 126)

Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş ya da isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile; mağdurun şahsına yönelik olduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismin belirtilmiş hem de hakaretin açıklanmış sayılacağı kabul edilir. Yani failin, ismi açıkça söylememesi tek başına sorumluluktan kurtulmasını sağlamaz.

İsnadın İspatı (TCK 127)

İsnat edilen ve suç oluşturan bir fiilin ispat edilmiş olması halinde kişiye ceza verilmez. Hakaret edilen kişi hakkında o fiil nedeniyle kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı varsa, isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki hallerde isnadın ispatı, ancak isnat olunan fiilin doğruluğunun anlaşılmasında kamu yararı bulunması ya da şikâyetçinin ispata razı olması halinde mümkündür.

İddia ve Savunma Dokunulmazlığı (TCK 128)

Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında kişilerle ilgili somut isnatlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması halinde ceza verilmez. Ancak bunun için, isnat ve değerlendirmelerin gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir. Bu hüküm, kişilerin haklarını savunurken kullandıkları ifadeler bakımından önemli bir güvence sağlar.

Haksız Fiil Nedeniyle veya Karşılıklı Hakaret (TCK 129)

Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir. Bu suçun kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde ise kişiye ceza verilmez. Hakaretin karşılıklı olarak işlenmesi durumunda da, olayın özelliğine göre taraflardan her ikisi veya biri hakkında ceza üçte birine kadar indirilebilir ya da hiç verilmeyebilir. Uygulamada karşılıklı hakaret iddiaları sıkça gündeme geldiğinden bu hüküm büyük önem taşır.

Hakaretin Nitelikli Halleri ve Aleniyet

Hakaret suçunun belirli koşullarda işlenmesi, daha ağır cezayı gerektiren nitelikli haller oluşturur. Kamu görevlisine görevinden dolayı, kişinin inanç ve düşüncelerini açıklamasından dolayı veya kutsal değerlerden bahisle işlenen hakarette cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Hakaretin alenen (herkesin görüp duyabileceği şekilde) işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır. Ayrıca kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi halinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır ve zincirleme suç hükümleri uygulanır.

Soruşturma ve Kovuşturma Koşulu: Şikâyet (TCK 131)

Şerefe karşı suçların önemli bir özelliği, kural olarak şikâyete bağlı olmalarıdır. Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret hariç olmak üzere, hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır. Şikâyet hakkı, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır.

Mağdur, şikâyet etmeden önce ölürse ya da suç ölmüş bir kişinin hatırasına karşı işlenmişse; ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eşi veya kardeşleri tarafından şikâyette bulunulabilir. Bu düzenleme, özellikle kişinin hatırasına hakaret suçunda kimlerin şikâyetçi olabileceğini belirlemesi açısından önemlidir.

Şerefe Karşı Suçlarda Uzlaştırma ve Görevli Mahkeme

Uzlaştırma

Şikâyete bağlı suçlar kural olarak uzlaştırma kapsamındadır. Hakaret suçu da (kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hâli dışında) şikâyete bağlı olduğundan, kamu davası açılmadan önce taraflar arasında uzlaştırma sürecinin işletilmesi gündeme gelir. Uzlaştırma; tarafların bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşmaya varması halinde davanın açılmaması ya da düşmesi sonucunu doğurabilen önemli bir kurumdur.

Görevli Mahkeme

Şerefe karşı suçlara ilişkin davalar, kural olarak Asliye Ceza Mahkemesi‘nde görülür. Öngörülen ceza miktarları ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmediğinden, yargılama asliye ceza mahkemelerinde yapılır.

HAGB, Adli Para Cezası ve Cezanın Ertelenmesi

Bu suçlar bakımından koşulları oluştuğunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), cezanın ertelenmesi veya kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gibi lehe kurumlar gündeme gelebilir. Hakaretin temel halinde kanun zaten adli para cezası seçeneği öngördüğünden, hâkim somut olaya göre doğrudan adli para cezasına da hükmedebilir. Bu imkânların somut olayınızda mümkün olup olmadığını mutlaka avukatınıza danışarak değerlendirmelisiniz.

Sık Sorulan Sorular

Sosyal medyada yapılan hakaret suç mudur?

Evet. Hakaretin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi de suç oluşturur. Sosyal medya paylaşımları, mesajlar ve yorumlar bu kapsamda değerlendirilebilir; paylaşımın herkese açık yapılması halinde aleniyet nedeniyle ceza artabilir.

Bana hakaret edene ben de hakaret edersem ne olur?

Hakaretin karşılıklı işlenmesi halinde, olayın özelliğine göre taraflardan her ikisi veya biri hakkında ceza üçte birine kadar indirilebilir ya da hiç verilmeyebilir. Ancak bu, karşılıklı hakaretin hiç sonuç doğurmayacağı anlamına gelmez; değerlendirme somut olaya göre yapılır.

Hakaret suçu şikâyete bağlı mı?

Kural olarak evet. Kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hakaret hariç, hakaret suçu şikâyete bağlıdır ve şikâyet altı ay içinde yapılmalıdır.

İsmimi söylemeden hakaret eden kişi sorumlu olur mu?

İsim açıkça söylenmese bile, isnat veya sözlerin belirli bir kişiye yöneldiği duraksamaya yer vermeyecek şekilde anlaşılıyorsa, hem ismin belirtilmiş hem de hakaretin açıklanmış sayılacağı kabul edilir.

Genel Olarak Değerlendirme ve Sonuç

Şerefe karşı suçlar, kişilerin onur, şeref ve saygınlığını koruyan ve günlük hayatta hem mağdur hem de hakkında suçlama yöneltilen kişiler açısından sıkça gündeme gelen suç tipleridir. Yüz yüze söylenen sözlerden sosyal medya paylaşımlarına, karşılıklı atışmalardan kişinin hatırasına yönelik saldırılara kadar geniş bir alanı kapsayan bu suçlar, koşullara göre adli para cezasından hapis cezasına kadar değişen yaptırımları gerektirebilir.

Bu rehberde yer alan suç tiplerinin her biri, kendine özgü unsurları, cezaları ve istisnaları olan ayrı hukuki başlıklardır. Özellikle isnadın ispatı, iddia ve savunma dokunulmazlığı ile karşılıklı hakaret gibi kurumlar, sürecin sonucunu belirgin biçimde etkileyebilir.

Şerefe karşı suçlarla ilgili bir soruşturma veya davayla karşı karşıyaysanız, sürecin her aşamasında profesyonel hukuki destek almanız hak kaybı yaşamamanız açısından kritik öneme sahiptir. Bu konuda bir İstanbul ceza avukatı ile görüşerek dosyanızın detaylı bir değerlendirmesini yaptırabilirsiniz.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.

Av. Sinan Karabacak – Cep Tel: +90 535 671 88 95

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir