İçindekiler
Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi suçu, bir şirket veya kooperatifin sorumlu kişilerinin, kamuya yaptıkları beyanlarda ya da genel kurula sundukları rapor ve önerilerde, ilgilileri zarara uğratabilecek nitelikte gerçeğe aykırı önemli bilgiler vermesini cezalandıran ve Türk Ceza Kanunu‘nun 164. maddesinde düzenlenen bir suç tipidir. Ortakların, alacaklıların ve kamunun doğru bilgilendirilmesi gereken durumlarda gerçeğe aykırı beyanlarda bulunulması bu suçu oluşturur.
Bu yazıda; bu suçun tanımını, unsurlarını (maddi ve manevi unsur), “zarara elverişlilik” niteliğini, gerçeğe aykırı önemli bilgi kavramını, benzer suçlarla ilişkisini, cezasını, şikâyet ve uzlaştırma durumunu, görevli mahkemeyi ve merak edilen diğer hususları sade bir dille ele alacağız.
Şirket veya Kooperatifler Hakkında Yanlış Bilgi Suçu ile Korunan Hukuki Değer
Bu suçta korunan temel değer, şirket veya kooperatifle ilgili kişilerin (ortakların, alacaklıların ve kamunun) malvarlığı menfaatleri ve doğru bilgilendirilme hakkıdır. Şirket ve kooperatiflerin mali durumu hakkında doğru bilgi sahibi olmak, ilgililerin doğru kararlar almasının ön koşuludur. Bu suç, gerçeğe aykırı bilgilerle ilgililerin yanıltılmasını ve bu yolla zarara uğratılmasını önlemeyi amaçlar.
Şirket veya Kooperatifler Hakkında Yanlış Bilgi Suçunun Unsurları
Bir fiilin bu suç olarak nitelendirilebilmesi için belirli unsurların bir arada bulunması gerekir.
Fail
Bu suç, herkes tarafından işlenemeyen özgü (mahsus) bir suçtur. Failin, bir şirket veya kooperatifin kurucu, ortak, idareci, müdür veya temsilcisi ya da yönetim veya denetim kurulu üyesi veya tasfiye memuru sıfatlarından birini taşıması gerekir. Bu sıfatlardan birine sahip olmayan bir kişi, kural olarak bu suçun faili olamaz.
Mağdur
Suçun mağduru, gerçeğe aykırı bilgiler nedeniyle zarara uğrayabilecek ilgililerdir. Bunlar; şirket veya kooperatifin ortakları, alacaklıları ve daha geniş anlamda kamu olabilir.
Suçun Konusu
Suçun konusu, failin kamuya yaptığı beyanlar ile genel kurula sunduğu rapor ve önerilerdir. Bu beyan, rapor veya önerilerde yer alan gerçeğe aykırı bilgiler suçun konusunu oluşturur.
Maddi Unsur (Hareket)
Suçun maddi unsuru, ilgililerin zarara uğramasına neden olabilecek nitelikte gerçeğe aykırı önemli bilgiler vermek veya verdirtmektir. Burada iki davranış biçimi söz konusudur: Failin bizzat gerçeğe aykırı bilgi vermesi ya da bir başkasına bu bilgileri verdirtmesi. Her iki halde de suç oluşabilir.
Manevi Unsur (Kast)
Bu suç yalnızca kasten işlenebilir. Failin, verdiği bilgilerin gerçeğe aykırı ve önemli olduğunu bilerek ve ilgilileri zarara uğratabilecek nitelikte olduğunun bilincinde olarak hareket etmesi gerekir.
Şirket veya Kooperatifler Hakkında Yanlış Bilgi Suçunda “Zarara Elverişlilik”: Tehlike Suçu Niteliği
Bu suçun önemli bir özelliği, suçun oluşması için ilgililerin fiilen zarara uğramasının şart olmamasıdır. Kanun, verilen gerçeğe aykırı bilgilerin “ilgililerin zarara uğramasına neden olabilecek nitelikte” olmasını yeterli görmüştür. Yani somut bir zarar doğmasa bile, bilgilerin zarara yol açmaya elverişli olması suçun oluşması için yeterlidir. Bu yönüyle suç, somut bir zarar değil; zarar tehlikesi üzerine kurulmuştur.
“Gerçeğe Aykırı Önemli Bilgi” Ne Demektir?
Suçun oluşması için verilen bilginin hem gerçeğe aykırı hem de önemli olması gerekir. Her gerçeğe aykırı beyan değil; yalnızca ilgililerin kararlarını etkileyebilecek nitelikteki önemli bilgiler bu suç kapsamında değerlendirilir. Örneğin şirketin mali durumuna, kârına veya borçlarına ilişkin gerçeğe aykırı beyanlar bu kapsamda olabilirken; önemsiz ve ilgililerin kararını etkilemeyecek nitelikteki yanlışlıklar suç oluşturmayabilir. Bilginin önemli olup olmadığı, somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Şirket veya Kooperatifler Hakkında Yanlış Bilgi Suçunun Benzer Suçlarla İlişkisi
Bu suç, bazı diğer malvarlığı suçlarıyla ilişkili olabilir:
- Dolandırıcılıkla ilişkisi: Gerçeğe aykırı beyanlar, somut olayda kişileri aldatarak menfaat sağlama amacı taşıyorsa, dolandırıcılık suçu da gündeme gelebilir. Bu suçların ilişkisi somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Ayrıntı için dolandırıcılık suçu makalemize bakabilirsiniz.
- Güveni kötüye kullanmayla ilişkisi: Şirket veya kooperatif yöneticilerinin, kendilerine teslim edilen mallar üzerindeki haksız tasarrufları söz konusuysa, güveni kötüye kullanma suçu da değerlendirilebilir. Ayrıntı için güveni kötüye kullanma suçu makalemizi inceleyebilirsiniz.
Şirket veya Kooperatifler Hakkında Yanlış Bilgi Suçunun Cezası
Bir şirket veya kooperatifin kurucu, ortak, idareci, müdür veya temsilcileri ile yönetim veya denetim kurulu üyeleri veya tasfiye memuru sıfatını taşıyanlar; kamuya yaptıkları beyanlarda veya genel kurula sundukları raporlarda ya da önerilerde, ilgililerin zarara uğramasına neden olabilecek nitelikte gerçeğe aykırı önemli bilgiler verir veya verdirtirlerse, altı aydan üç yıla kadar hapis veya bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar. Görüldüğü gibi hâkim, somut olaya göre hapis cezası yerine adli para cezasına da hükmedebilir.
Şirket veya Kooperatifler Hakkında Yanlış Bilgi Suçunda Şikâyet ve Uzlaştırma
Bu suç şikâyete bağlı değildir; savcılık tarafından re’sen soruşturulur. Suçun korunan değerinin yalnızca bireysel menfaatleri değil, kamuyu ve ticari hayatın güvenilirliğini de ilgilendirmesi, re’sen soruşturulmasının nedenidir. Şikâyete bağlı olmadığından, uzlaştırmanın kapsamı somut olaya göre değerlendirilmelidir.
Şirket veya Kooperatifler Hakkında Yanlış Bilgi Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme
Bu suça ilişkin davalar, kural olarak Asliye Ceza Mahkemesi‘nde görülür. Yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir.
Şirket veya Kooperatifler Hakkında Yanlış Bilgi Suçunda Teşebbüs ve Zincirleme Suç
Teşebbüs
Fail, gerçeğe aykırı bilgileri vermeye yönelik icra hareketlerine başlamış ancak elinde olmayan nedenlerle fiili tamamlayamamışsa, suça teşebbüsten söz edilebilir. Teşebbüs halinde ceza, tamamlanmış suça göre indirilir.
Zincirleme Suç
Failin aynı suç işleme kararıyla, değişik zamanlarda birden fazla kez gerçeğe aykırı bilgi vermesi halinde zincirleme suç hükümleri gündeme gelebilir. Bu durumda faile tek ceza verilir, ancak bu ceza belirli oranda artırılır.
HAGB, Adli Para Cezası ve Cezanın Ertelenmesi
Bu suçta hapis cezasının yanında adli para cezası da öngörülmüştür; hâkim somut olaya göre adli para cezasına hükmedebilir. Ayrıca verilen hapis cezası iki yıl veya altında ise ve diğer koşullar da sağlanıyorsa, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ya da cezanın ertelenmesi gündeme gelebilir. Bu imkânların uygulanıp uygulanamayacağı, verilecek cezanın miktarına ve dosyanın özelliklerine bağlıdır.
Şirket veya Kooperatifler Hakkında Yanlış Bilgi Suçu Hakkında Yargıtay Kararları ve Karar Analizleri
Ticaret Sicili’ne Adres Değişikliğini Bildirmemek, Şirket Hakkında Yanlış Bilgi Verme Suçunu Oluşturmaz
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2017/11893 E. – 2019/8311 K., 16.09.2019 T.
Kararın Özeti
Alacaklı katılanların, alacaklarını tahsil amacıyla şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde kayıtlı adresine haciz için gidildiğinde, şirketin o adreste faaliyet göstermediği tespit edilmiştir. Katılanlar, şirket yetkilisi sanığın bu şekilde şirket hakkında yanlış bilgi verme suçunu işlediğini ileri sürmüştür. Yerel mahkeme beraat kararı vermiş; Yargıtay, suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek beraat hükmünü onamıştır.
Yargıtayın Gerekçesi
TCK m.164’teki suçun konusu, kamuya yapılan yalan beyanlar ile ilgilileri zarara uğratacak şekilde genel kurula sunulan raporlardır. Kamuya yapılan beyanlar; basın-yayın yoluyla, postayla prospektüs göndererek veya belirli olmayan kişilere hitap eden başka yollarla yapılabilir. Genel kurula sunulan gerçeğe aykırı bilgiler ise, gerçeğe uymayan bilanço düzenlenmesi veya gerçek olmayan kârlardan bahsedilmesi biçiminde olabilir. Ancak suçun oluşması için, bu açıklama/rapor/önerinin gerçeğe aykırı olduğu bilinerek aldatma kastıyla doğruymuş gibi gösterilmesi ve buna dayanarak bir başkasının iktisadi menfaatinin zarara uğraması veya zarar tehlikesiyle karşılaşması zorunludur. Şirket adresinin değiştiğinin Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne bildirilmemesi, kanunda suç olarak sayılan eylemlerden (kamuya/genel kurula yanlış bilgi verme) değildir; bu nedenle suçun unsurları oluşmamıştır.
“…şirket adreslerinin değiştiğinin Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne bildirilmemesinin anılan kanun maddesinde suç olarak düzenlenen eylemlerden olmadığı…”
Değerlendirme
Bu karar, TCK m.164’teki suçun kapsamının dar ve iki spesifik davranış biçimiyle sınırlı olduğunu ortaya koyar. Suç, genel bir “şirketle ilgili yanlış bilgi verme” suçu değildir; yalnızca iki tipik hareket biçimini kapsar:
| Suçun Kapsadığı Davranış | Örnek |
|---|---|
| Kamuya yapılan yalan beyan | Basın-yayın, prospektüs, belirsiz kişilere hitap eden açıklamalar |
| Genel kurula sunulan gerçeğe aykırı rapor/öneri | Uydurma bilanço, gerçek olmayan kâr beyanı |
Buna karşılık, idari bir yükümlülük olan Ticaret Sicili’ne adres bildirimi (veya değişikliğin bildirilmemesi), bu iki kategoriden hiçbirine girmez; ne kamuya yapılan bir beyandır ne de genel kurula sunulan bir rapordur. Ayrıca suçun manevi unsuru da vurgulanmıştır: gerçeğe aykırılığın bilinerek, aldatma kastıyla doğruymuş gibi gösterilmesi ve buna dayalı somut bir iktisadi zarar veya zarar tehlikesi aranır. Bu nedenle, alacaklıların şirketi bulamaması gibi bir sonuç doğursa dahi, salt adres güncellemesinin ihmal edilmesi bu suçu oluşturmaz; söz konusu ihmal, gerekirse başka hukuki (idari para cezası, Ticaret Kanunu kapsamında sorumluluk) veya icra hukuku yollarıyla ele alınabilir. Alacaklı/katılan vekili açısından çıkarım, TCK m.164 isnadının ancak somut bir kamuya yönelik yalan beyan veya genel kurula sunulan sahte rapor/bilanço bulunduğunda gündeme gelebileceğidir; sicil kayıtlarının güncellenmemesi tek başına yeterli değildir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/11893 E. – 2019/8311 K. Sayılı İlamı Tam Metni
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Şirket veya kooperatif hakkında yanlış bilgi vermek
HÜKÜM : Beraat
Şirket veya kooperatif hakkında yanlış bilgi vermek suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yetkilisi olduğu şirketlerin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından bildirilen adreslerine katılanların alacaklarını tahsili amacıyla … tarafından haciz işlemi için gidildiği, fakat bahse konu şirketlerin Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde belirtilen adreslerde faaliyet göstermediğinin tespit edildiği, bu şekilde sanığın şirket veya kooperatif hakkında yanlış bilgi vermek suçunu işlediği iddia edilen olayda;
5237 sayılı TCK’nın 164. maddesinde yer alan suçun konusunu kamuya yapılan yalan beyanlar ile ilgilileri zarara uğratacak şekilde genel kurula sunulan raporların oluşturduğu; bu kapsamda, kamuya yapılan beyanların basın ve yayın yoluyla veya postayla prospektüsler gönderilerek, belirli olmayan kişilere hitap edilmesi şeklinde işlenmiş olabileceği gibi bu tür gerçeğe aykırı önemli bilgilerin genel kurula sunulan raporlarda ya da önerilerde “Gerçeğe uymayan bilançolar yapılması, gerçeğe aykırı karlardan bahsedilmesi biçiminde de işlenmiş olabileceği, ancak bütün bunların, yapılan açıklamanın sunulan raporların veya önerilerin gerçeğe aykırı olduğu bilinerek aldatma kastıyla doğruymuş gibi gösterilmesi ve buna dayalı olarak şirket ya da kooperatifle ilgili bir başkasının iktisadi menfaatinin zarara uğramış veya en azından zarara uğrama tehlikesiyle karşı karşıya kalmış olması zorunludur. Şirket yetkilisi ya da tasfiye memurunun kamuya veya şirket genel kuruluna gerçeğe aykırı beyanda bulunmalarının suçun unsuru olduğu, şirket adreslerinin değiştiğinin Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne bildirilmemesinin anılan kanun maddesinde suç olarak düzenlenen eylemlerden olmadığı, suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, aynı gerekçeye dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, beraat hükmünün kanuna aykırı olduğuna ve eylemin suç teşkil ettiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sık Sorulan Sorular
Bu suçu kimler işleyebilir?
Bu suç özgü bir suçtur. Yalnızca bir şirket veya kooperatifin kurucu, ortak, idareci, müdür, temsilci, yönetim veya denetim kurulu üyesi ya da tasfiye memuru sıfatını taşıyan kişiler bu suçun faili olabilir.
Zarar doğmazsa yine de suç oluşur mu?
Evet. Suçun oluşması için fiilen zarar doğması şart değildir. Verilen gerçeğe aykırı önemli bilgilerin, ilgilileri zarara uğratabilecek nitelikte olması yeterlidir.
Her yanlış beyan bu suçu oluşturur mu?
Hayır. Yalnızca gerçeğe aykırı ve aynı zamanda önemli, yani ilgililerin kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgiler bu suç kapsamındadır. Önemsiz yanlışlıklar suç oluşturmayabilir.
Bu suç şikâyete bağlı mı?
Hayır. Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi suçu re’sen soruşturulur.
Değerlendirme ve Sonuç
Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi suçu, ortakların, alacaklıların ve kamunun doğru bilgilendirilme hakkını koruyan, ticari hayatın güvenilirliğini hedef alan bir malvarlığı suçudur. Kamuya yapılan beyanlardan genel kurula sunulan raporlara kadar farklı durumlarda işlenebilen bu suç, gerçeğe aykırı önemli bilgilerin verilmesi halinde altı aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasını gerektirir.
Bu suçla ilgili süreçte; failin sayılan sıfatlardan birini taşıyıp taşımadığı, verilen bilgilerin gerçeğe aykırı ve önemli olup olmadığı ve bu bilgilerin zarara elverişli nitelik taşıyıp taşımadığı belirleyici öneme sahiptir.
Bu suçla ilgili bir soruşturma veya davayla karşı karşıyaysanız, İstanbul ceza hukuku rehberi sayfamızı inceleyebilirsiniz. Bu suç tipinin yer aldığı diğer suçlar hakkında genel bilgi almak için malvarlığına karşı suçlar başlıklı rehberimizi de inceleyebilirsiniz.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.
Av. Sinan Karabacak – Cep Tel: +90 535 671 88 95
