İçindekiler
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu, bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyanın veya malvarlığı değerinin, o suça katılmamış bir kişi tarafından satılmasını, devredilmesini, satın alınmasını veya kabul edilmesini cezalandıran ve Türk Ceza Kanunu‘nun 165. maddesinde düzenlenen bir suç tipidir. Çalınmış bir eşyayı bilerek satın almaktan, suçtan elde edilmiş bir malı devralmaya kadar uzanan durumlar bu suç kapsamında değerlendirilir.
Bu yazıda; bu suçun tanımını, unsurlarını (maddi ve manevi unsur), “suça iştirak etmemiş olma” koşulunu, eşyanın suçtan elde edildiğini bilmenin önemini, benzer suçlardan farkını, cezasını, şikâyet ve uzlaştırma durumunu, görevli mahkemeyi ve merak edilen diğer hususları sade bir dille ele alacağız.
Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçu ile Korunan Hukuki Değer
Bu suçta korunan temel değer çok yönlüdür. Bir yandan suçtan zarar gören kişinin malvarlığı korunurken; diğer yandan suçtan elde edilen eşyanın el değiştirerek ekonomik dolaşıma girmesini önleyerek adli düzen ve kamu menfaati de korunur. Çünkü suç eşyasının alınıp satılması, hem suçun izlerinin kaybolmasına hem de suçtan beklenen menfaatin gerçekleşmesine yardımcı olur.
Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçunun Unsurları
Bir fiilin bu suç olarak nitelendirilebilmesi için belirli unsurların bir arada bulunması gerekir.
Fail
Bu suçun faili herkes olabilir; ancak burada önemli bir koşul vardır: Fail, eşyanın elde edildiği öncül suça (asıl suça) iştirak etmemiş olmalıdır. Yani fail, eşyayı elde eden suça katılmamış, ancak sonradan bu eşyayla ilgili bir tasarrufta bulunmuş kişidir.
Mağdur
Suçun mağduru, öncül suçtan zarar gören kişidir; örneğin eşyası çalınan kişi. Ayrıca suçun korunan değeri itibarıyla kamu da bu suçtan zarar görür.
Suçun Konusu
Suçun konusu, bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşya veya diğer malvarlığı değeridir. Yani eşyanın bir suçtan (örneğin hırsızlık, dolandırıcılık) kaynaklanmış olması gerekir. Hiçbir suçtan kaynaklanmayan, hukuka uygun yollarla elde edilmiş eşya bu suçun konusunu oluşturmaz.
Maddi Unsur (Hareket)
Suçun maddi unsuru seçimlik hareketli biçimde düzenlenmiştir. Failin, suç eşyasını satması, devretmesi, satın alması veya kabul etmesi hareketlerinden herhangi birini gerçekleştirmesi suçun oluşması için yeterlidir.
Manevi Unsur (Kast)
Bu suç yalnızca kasten işlenebilir. Failin, eşyanın bir suçtan elde edildiğini bilerek hareket etmesi gerekir. Eşyanın suçtan kaynaklandığını bilmeyen kişi bakımından bu suçun manevi unsuru oluşmaz. Bu nokta, özellikle ikinci el eşya alımlarında büyük önem taşır.
“Suça İştirak Etmemiş Olma” Koşulu
Bu suçun en kritik özelliği, failin öncül suça iştirak etmemiş olmasıdır. Eğer kişi, eşyanın elde edildiği suça (örneğin hırsızlığa) bizzat katılmışsa, artık bu suçtan değil; doğrudan o suçtan (hırsızlıktan) sorumlu olur. Bu suç ise, asıl suçun işlenmesinden sonra devreye giren ve suç eşyasıyla ilgili tasarrufta bulunan kişileri hedef alır.
Bu ayrım önemlidir: Asıl suça katılan kişi ile suç eşyasını sonradan devralan kişi farklı hukuki konumdadır ve farklı suçlardan sorumlu tutulur.
Eşyanın Suçtan Elde Edildiğini Bilmek Şart mıdır?
Evet. Bu suçun oluşması için failin, eşyanın bir suçtan elde edildiğini bilmesi gerekir. Eşyanın suç kaynaklı olduğunu bilmeden, iyi niyetle satın alan kişi bu suçtan sorumlu tutulmaz. Örneğin ikinci el bir telefonu veya aracı, çalıntı olduğunu bilmeden satın alan bir kişi bakımından bu suç oluşmaz.
Ancak uygulamada, eşyanın değerinin piyasa değerinin çok altında olması, satışın olağandışı koşullarda yapılması gibi durumlar, failin bilgisi bakımından değerlendirmeye konu olabilir. Bu nedenle, alımın koşulları ve failin durumu somut olayda dikkatle incelenir.
Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçunun Benzer Suçlardan Farkı
Bu suç, bazı diğer suçlarla karıştırılabilir:
- Hırsızlığa iştirakten farkı: Eşyanın elde edildiği suça (örneğin hırsızlığa) katılan kişi, bu suçtan değil; doğrudan hırsızlıktan sorumlu olur. Ayrıntı için hırsızlık suçu makalemize bakabilirsiniz.
- Kaybolmuş eşya üzerinde tasarruftan farkı: Suç eşyasının satın alınmasında eşya, bir suçtan elde edilmiştir. Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunda (TCK 160) ise eşya, bir suçtan değil; kayıp veya hata sonucu kişinin eline geçmiştir. Ayrıntı için kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçu makalemizi inceleyebilirsiniz.
Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçunun Cezası
Bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı veya diğer malvarlığı değerini, bu suçun işlenmesine iştirak etmeksizin satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Görüldüğü gibi bu suçta hem hapis hem de yüksek miktarda adli para cezası birlikte öngörülmüştür.
Şikâyet ve Uzlaştırma
Bu suç şikâyete bağlı değildir; savcılık tarafından re’sen soruşturulur. Suçun korunan değerinin kamu menfaatini de ilgilendirmesi, re’sen soruşturulmasının nedenidir. Şikâyete bağlı olmadığından, uzlaştırmanın kapsamı somut olaya göre değerlendirilmelidir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Bu suça ilişkin davalar, kural olarak Asliye Ceza Mahkemesi‘nde görülür. Yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir.
Suça Teşebbüs ve Zincirleme Suç
Teşebbüs
Fail, suç eşyasını satın almak veya kabul etmek üzere icra hareketlerine başlamış ancak elinde olmayan nedenlerle fiili tamamlayamamışsa, suça teşebbüsten söz edilebilir. Teşebbüs halinde ceza, tamamlanmış suça göre indirilir.
Zincirleme Suç
Failin aynı suç işleme kararıyla, değişik zamanlarda birden fazla kez suç eşyası satın alması veya kabul etmesi halinde zincirleme suç hükümleri gündeme gelebilir. Bu durumda faile tek ceza verilir, ancak bu ceza belirli oranda artırılır.
HAGB, Adli Para Cezası ve Cezanın Ertelenmesi
Bu suçta hapis cezasının yanında adli para cezası da öngörülmüştür. Verilen hapis cezası iki yıl veya altında ise ve diğer koşullar da sağlanıyorsa, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ya da cezanın ertelenmesi gündeme gelebilir. Bu imkânların uygulanıp uygulanamayacağı, verilecek cezanın miktarına ve dosyanın özelliklerine bağlıdır.
Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçu Hakkında Yargıtay Kararları ve Karar Analizleri
Resmi Yollarla Devredilen Araçta Suç Eşyası Kabulü İçin Satış Bedeli ile Piyasa Değeri Karşılaştırılmalıdır; İddianamede Yer Almayan Suçtan Doğrudan Hüküm Kurulamaz
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, 2018/8182 E. – 2019/8840 K., 11.06.2019 T.
Kararın Özeti
Üç sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi (TCK m.165/1) suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. Yargıtay, sanıklardan biri bakımından iddianame sınırının aşıldığını; diğer iki sanık bakımından ise yetersiz delille mahkûmiyet kurulduğunu belirleyerek tüm hükümleri bozmuştur.
Yargıtayın Gerekçesi
Birinci sanık yönünden: Savcılık, sanık hakkında yalnızca hırsızlık suçundan (TCK m.142/1-b) iddianame düzenlemiş; suç eşyasının satın alınması suçu iddianamede anlatılmamış ve bu suçtan kamu davası açılmamıştır. CMK m.225/1 uyarınca “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” Bu nedenle, hakkında dava açılmamış ve iddianamede unsurları gösterilmemiş bu suç için, öncelikle birleştirme talepli ek bir kamu davası açtırılıp dosyalar birleştirildikten sonra hüküm kurulması gerekirken, doğrudan mahkûmiyete hükmedilmesi hukuka aykırıdır.
Diğer iki sanık yönünden: Sanıklar suçlamayı istikrarlı biçimde inkâr etmiş ve araçlar resmi yollarla (noter/trafik tescili gibi) devredilmiştir. Bu durumda mahkeme, aracın satış bedeli ile satış tarihindeki gerçek (piyasa) değerini araştırıp karşılaştırmadan, mahkûmiyete yeter nitelikte şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delillerin neler olduğunu göstermeden karar vermiştir; bu gerekçe yasal ve yeterli değildir.
“…aracın satış tarihindeki değeri araştırılıp karşılaştırılmadan; sanıkların cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delillerin nelerden ibaret olduğu … gösterilip tartışılmadan…”
Değerlendirme
Bu karar, suç eşyasının satın alınması/kabul edilmesi suçunda iki ayrı ve önemli güvenceyi bir arada gösterir.
1. İddianame ile bağlılık (davasız yargılama olmaz): Bir kişi, iddianamede anlatılmayan ve hakkında dava açılmayan bir suçtan doğrudan mahkûm edilemez. Savcılık yalnızca hırsızlıktan dava açmışsa, mahkeme kendiliğinden bu iddianamenin kapsamını suç eşyası suçuna genişletip hüküm kuramaz; usulüne uygun biçimde ek/birleştirme davası açılması sağlanmalıdır. Bu, CMK m.225/1’deki “davasız yargılama olmaz” ilkesinin somut bir uygulamasıdır.
2. Resmi devirlerde suç eşyası kastının ispatı: Bir aracın noter/trafik tescili gibi resmi yollarla devredilmiş olması, alıcının suçtan haberdar olmadığına dair güçlü bir görüntü oluşturur. Bu nedenle mahkeme, sanığın “malın suç kaynaklı olduğunu bilerek” aldığını kabul edebilmek için, salt zilyetlik veya kayıt bilgisiyle yetinemez; şu karşılaştırmayı yapmalıdır:
| İnceleme | Amacı |
|---|---|
| Aracın gerçek satış bedeli | Fiilen ödenen tutarın belirlenmesi |
| Satış tarihindeki piyasa (gerçek) değeri | Ödenen bedelin makul olup olmadığının ölçülmesi |
Piyasa değerinin belirgin biçimde altında bir bedel ödenmişse, bu, malın kaynağının şüpheli olduğunu bilme ihtimalini güçlendiren bir delildir; böyle bir karşılaştırma yapılmadan, yalnızca “araç sonradan çalıntı çıktı” gerekçesiyle mahkûmiyet kurulması, şüpheden uzak kesin delil standardını karşılamaz. Savunma açısından çıkarım, resmi yollarla ve makul bedelle yapılan devirlerde, iyiniyet iddiasının bedel-değer karşılaştırmasıyla desteklenmesinin belirleyici olduğudur.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi 2018/8182 E. – 2019/8840 K. Sayılı İlamı Tam Metni
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanıklar hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süreleri ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında TCK’nun 142/1-b maddesi uyarınca hırsızlık suçundan cezalandırılması talebi ile 20/11/2014 tarihli iddianamenin düzenlendiği, sanık hakkında TCK’nun 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmadığı, iddianame içeriğinde bu suçun anlatılmadığı, ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 06/05/2014 tarih, 2012/6-1486 Esas ve 2014/238 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesinde yer alan, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki düzenlemeye göre, hakkında açılmış dava bulunmayan ve iddianamede anlatılış tarzına göre unsurları gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 165/1. maddesinde suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan birleştirme talepli kamu davası açılması sağlanıp, bu dosya ile birleştirildikten sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanıklar … ve … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükümlerin yapılan temyiz incelemesinde; Sanıkların aşamalarda değişmeyen inkara yönelik savunmaları, araçların resmi yollar ile devredilmesi karşısında; sanıklar tarafından alınıp satılan aracın satış bedellerinin tespiti ile aracın satış tarihindeki değeri araştırılıp karşılaştırılmadan; sanıkların cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan; yasal ve yeterli olmayan gerekçeler ile sanıkların üzerilerine atılı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanıklar … ve …’ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 11/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Malın Kaynağı Açıklanmadan, Ekonomik Durumu Zayıf Satıcıdan Çok Sayıda Eşya Alıp Satmak, Suç Eşyası Bilme Kastının Delilidir
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2017/565 E. – 2017/19411 K., 03.10.2017 T.
Kararın Özeti
Bir dolandırıcılık zincirinde, dolandırıcılık faili sanık, kandırdığı katılanlara aldırdığı elektrikli bisikletleri, diğer iki sanığa devretmiş; bu iki sanık da bisikletleri değerinin altında satmıştır. Yerel mahkeme, bu iki sanığı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi (TCK m.165/1) suçundan mahkûm etmiştir. Yargıtay, bu mahkûmiyet hükümlerini onamış; buna karşılık asıl dolandırıcılık faillerinin mahkûmiyetini, sonradan yürürlüğe giren uzlaştırma hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle bozmuştur.
Yargıtayın Gerekçesi
Suç eşyasından mahkûm edilen sanıkların, birden çok elektrikli bisikleti, bunların suç eşyası olduğunu bildikleri hâlde, ekonomik durumu iyi olmayan ve bisikletleri nereden temin ettiği konusunda hiçbir bilgi vermeyen bir kişiden alıp sattıkları tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu olgular birlikte değerlendirildiğinde, mahkûmiyet kararında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
“…suç eşyası olduğunu bildikleri birden çok elektrikli bisikletleri, ekonomik durumu iyi olmayan ve … nereden aldığı konusunda bir bilgi vermeyen sanıktan alarak sattıkları…”
Değerlendirme
Bu karar, suç eşyasının satın alınması/kabul edilmesi suçunda en tartışmalı unsur olan manevi unsurun (bilme kastının) somut olayda nasıl ispatlandığını göstermesi bakımından öğreticidir. Suçun oluşması için failin, edindiği eşyanın bir suçtan kaynaklandığını bilerek hareket etmesi gerekir; bu bilgi doğrudan bir ikrarla değil, çoğunlukla çevreleyen koşulların bütünü (şüpheli hâl karinesi) üzerinden ispatlanır. Karardaki olguların her biri, tek başına değil birlikte değerlendirildiğinde kastı ortaya koyan bir bütün oluşturur:
| Şüpheli Koşul | Kastı Destekleyen Anlamı |
|---|---|
| Eşyanın sayıca çokluğu (birden çok bisiklet) | Münferit/rastlantısal bir alışverişten öte, sistematik bir ilişki |
| Satıcının ekonomik durumunun zayıf olması | Bu denli çok değerli eşyaya meşru yoldan sahip olma ihtimalinin düşüklüğü |
| Eşyanın kaynağı hakkında hiçbir bilgi verilmemesi / sorulmaması | Makul bir alıcının araştırmaktan kaçınması, bilerek göz yumma |
| Değerinin altında satılması | Malın meşru piyasa değerine güvenilmediğinin göstergesi |
Bu tablodaki unsurların birlikte bulunması, mahkemenin “sanıklar eşyanın suç kaynaklı olduğunu biliyorlardı” sonucuna varmasını hukuka uygun kılmıştır. Tek bir unsur (örneğin yalnızca ucuza satın alma) başlı başına yeterli olmayabilirken, sayıca çokluk + satıcının şüpheli ekonomik profili + kaynak sorgusunun yapılmaması + değer altı satış birlikte değerlendirildiğinde, kastın “her türlü şüpheden uzak” biçimde ispatlandığı kabul edilebilir.
Pratik sonuç olarak, bu suçtan yargılanan kişiler bakımından savunmanın odaklanması gereken nokta, bu şüpheli koşulların tek tek makul bir açıklamasının bulunup bulunmadığıdır: eşyanın kaynağına dair somut bir belge/beyan var mıydı, satıcının meşru bir geçim kaynağı bulunuyor muydu, satış bedeli piyasa koşullarına uygun muydu. Bu açıklamalar sunulabiliyorsa şüpheli hâl karinesi çürütülebilir; sunulamıyorsa mahkûmiyet için yeterli bir delil bütünü oluşur.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/565 E. – 2017/19411 K. Sayılı İlamı Tam Metni
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan 6 kez ayrı ayrı TCK’nın 157/1, 62, 52 ve 50/1-a. maddeleri gereğince, sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan TCK’nın 157/1, 62, 52 ve 50/1-a. maddeleri, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan TCK’nın 165/1, 43, 62, 52 ve 50/1-a. maddeleri gereğince, sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan TCK’nın 165/1, 43, 62, 52 ve 50/1-a. maddeleri gereğince mahkumiyetlerine
Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan, sanık … hakkında dolandırıcılık ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından ve sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’in kurye ve dağıtım bayi kuracağını, burada çalıştırılmak üzere eleman aradığını çevresine söylediği, bunun üzerine bu işte çalışmak üzere katılanlar … ve …’in sanık …’e müracaat ettiği, sanık …’in de bu kez katılanlara işe alacağı elemanlarda elektrikli bisiklet olmasının şart olduğunu söyleyerek, katılanlara elektrikli bisiklet aldırdığı, ardından da bu elektrikli bisikletlere sepet monte ettireceğini söyleyerek katılanlardan aldığı ve diğer sanıklar… ve … vasıtası ile bu elektrikli bisikletleri değerinin alında sattıkları, diğer taraftan sanık …’ın kurye işinde çalışması için katılan …’i işe alacağını ancak elektrikli bisiklet lazım olduğunu söyleyerek aynı yöntem ile kandırıp katılan …’in elektrikli bisiklet almasını sağlayarak katılan ile irtibatı kestiği, bu surette sanık …’in dolandırıcılık, sanık …’ın dolandırıcılık ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, sanık …’in de suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarını işledikleri iddia ve kabul olunan somut olayda,
1) Sanıklar… ve … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde;
Sanıkların suç eşyası olduğunu bildikleri birden çok elektrikli bisikletleri, ekonomik durumu iyi olmayan ve elektrikli bisikletleri nereden aldığı konusunda bir bilgi vermeyen sanık …’tan alarak sattıkları tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, sanıklar… ve … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinde her hangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar … ve…’ın suçun sübut bulmadığına, yasal unsurlarının oluşmadığına ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2) Sanıklar … ve… hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde;
Sanıklar … ve…’a yüklenen dolandırıcılık suçları nedeniyle, hükümde sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve…’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 03/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sık Sorulan Sorular
Çalıntı olduğunu bilmeden bir eşya aldıysam suç işlemiş olur muyum?
Hayır. Bu suçun oluşması için eşyanın suçtan elde edildiğini bilmeniz gerekir. İyi niyetle, çalıntı olduğunu bilmeden alım yapan kişi bu suçtan sorumlu tutulmaz. Ancak alımın koşulları somut olayda değerlendirilir.
Çalıntı bir malı çok ucuza almak şüphe doğurur mu?
Eşyanın değerinin piyasa değerinin çok altında olması veya satışın olağandışı koşullarda yapılması, failin eşyanın suç kaynaklı olduğunu bilip bilmediğinin değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.
Hırsızlığa katılan kişi bu suçtan mı yargılanır?
Hayır. Eşyanın elde edildiği suça (örneğin hırsızlığa) katılan kişi, bu suçtan değil; doğrudan o suçtan sorumlu olur. Bu suç, asıl suça katılmamış kişileri hedef alır.
Bu suç şikâyete bağlı mı?
Hayır. Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu re’sen soruşturulur.
Değerlendirme ve Sonuç
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu, suçtan elde edilen eşyanın el değiştirerek dolaşıma girmesini önlemeyi amaçlayan, hem bireysel malvarlığını hem de kamu menfaatini koruyan bir malvarlığı suçudur. Suç eşyasının satılmasından, satın alınmasına ve kabul edilmesine kadar farklı biçimlerde işlenebilen bu suç, altı aydan üç yıla kadar hapis ile birlikte yüksek miktarda adli para cezasını gerektirir.
Bu suçla ilgili süreçte; failin öncül suça katılıp katılmadığı ve eşyanın suçtan elde edildiğini bilip bilmediği belirleyici öneme sahiptir.
Bu suçla ilgili bir soruşturma veya davayla karşı karşıyaysanız, alanında deneyimli bir İstanbul’da sanık müdafiliği ile görüşerek dosyanızın detaylı bir değerlendirmesini yaptırabilirsiniz. Bu suç tipinin yer aldığı diğer suçlar hakkında genel bilgi almak için malvarlığına karşı suçlar başlıklı rehberimizi de inceleyebilirsiniz.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.
Av. Sinan Karabacak – Cep Tel: +90 535 671 88 95

2 Yorumlar