Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar (TCK 102-105)

cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (tam metin: mevzuat.gov.tr) “Kişilere Karşı Suçlar” kısmının altıncı bölümünde, 102 ilâ 105. maddeler arasında düzenlenmiştir. Bu suçlar bireyin cinsel özgürlüğünü ve vücut bütünlüğünü korur; mağdurun çocuk olduğu hâllerde korunan hukuki değer en üst düzeyde ağırlaşır ve kanun bu fiilleri çok daha ağır yaptırımlara bağlar. Hangi maddenin uygulanacağı büyük ölçüde mağdurun yaşına ve rızanın hukuken geçerli olup olmadığına göre değişir. Bu rehber, dört temel suç tipini özetler, her biri hakkındaki güncel Yargıtay içtihadına değinir ve ayrıntılı incelemelere yönlendirir.

Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar Nelerdir?

Bu bölümde düzenlenen dört suç tipi, fiilin niteliğine ve mağdurun durumuna göre birbirinden ayrılır:

SuçMaddeKısaca
Cinsel SaldırıTCK 102Yetişkine yönelik, bedensel temas içeren cinsel davranışlar
Çocukların Cinsel İstismarıTCK 103Çocuğa yönelik cinsel davranışlar; en ağır cezalandırılan biçim
Reşit Olmayanla Cinsel İlişkiTCK 10415-18 yaş arası çocukla cebir/tehdit olmaksızın cinsel ilişki
Cinsel TacizTCK 105Bedensel temas olmaksızın cinsel amaçlı rahatsız etme

Cinsel Saldırı Suçu (TCK 102)

Cinsel saldırı, on sekiz yaşını doldurmuş bir kişiye karşı, rızası dışında bedensel temas içeren cinsel davranışlarda bulunulmasıdır. Suçun, vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle işlenmesi nitelikli hâli oluşturur ve ceza önemli ölçüde ağırlaşır. Eşe karşı işlenme, mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması gibi durumlar da cezayı etkiler.

Güncel mevzuata göre eşe karşı işlenen cinsel saldırı da TCK m.102 kapsamında suçtur; kanun bunu yalnızca istisnai olarak şikâyete bağlı kılmıştır ve şikâyet hakkı sadece mağdur eşe aittir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin eski bir kararı (2012/4276 E. – 2014/1689 K.), o dönemki farklı düzenleme nedeniyle basit cinsel saldırının eşe karşı işlenmesini suç saymamıştı; bu içtihat artık güncel mevzuatı yansıtmamaktadır ve tarihsel bir örnek olarak okunmalıdır.

Suçun unsurları, nitelikli halleri ve güncel ceza miktarları için: Cinsel Saldırı Suçu Cezası Nedir? (TCK 102)

Çocukların Cinsel İstismarı Suçu (TCK 103)

Çocukların cinsel istismarı, cinsel dokunulmazlığa karşı suçların en ağır cezalandırılan biçimidir. On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlamını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklara yönelik her türlü cinsel davranış, rıza aranmaksızın istismar kabul edilir. Suçun sarkıntılık düzeyinde kalması, nitelikli hâlleri ve mağdurun yaşı, cezada belirleyicidir. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde ceza istismarda en az on yıl, sarkıntılıkta en az beş yıldır (TCK m.103/1).

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, mağdurenin beyanını destekleyen kesin delil bulunmadığı ve sanığın “şefkat saikiyle dokunma” savunmasının aksinin ispatlanamadığı bir olayda, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı vermiştir (YCGK, 2025/295 E. – 2025/405 K., 15.10.2025 T.). Karar, cinsel istismar iddialarında somut ve kesin delil aranmasının önemini ortaya koymaktadır.

Ayrıntılı inceleme için: Cinsel İstismar Suçu Cezası Nedir? (TCK 103)

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu (TCK 104)

Bu suç, on beş yaşını tamamlamış ancak on sekiz yaşını doldurmamış bir çocukla, cebir, tehdit veya hile bulunmaksızın cinsel ilişkiye girilmesi hâlinde gündeme gelir. Buradaki ayırt edici özellik, fiilin rızaya dayanması ancak mağdurun yaşının korunması gereğidir. Temel hâli, kural olarak şikâyete bağlıdır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, on yedi yaşındaki mağdureyle rızaya dayalı uzun süreli bir ilişki bulunduğunu ve zorlamaya dair kesin delil olmadığını gerekçe göstererek, eylemin TCK m.103 değil, şikâyete bağlı olan reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kapsamında kaldığına ve şikâyet yokluğu nedeniyle davanın düşmesine karar vermiştir (YCGK, 2023/588 E. – 2025/423 K., 22.10.2025 T.). Karar, rıza ve irade konusunda şüphe bulunan hâllerde şüpheden sanık yararlanır ilkesinin nasıl uygulandığını göstermektedir.

Detaylar için: Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Cezası Nedir? (TCK 104)

Cinsel Taciz Suçu (TCK 105)

Cinsel taciz, cinsel saldırı ve istismardan farklı olarak bedensel temas içermez. Bir kimseyi cinsel amaçlı söz, mesaj, davranış veya benzeri yollarla rahatsız etmek bu suçu oluşturur. Suçun belirli kişiler (üst-ast ilişkisi, kamu görevinin sağladığı nüfuz vb.) tarafından ya da çocuğa karşı işlenmesi cezayı ağırlaştırır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, on bir yaşındaki bir mağdura “Çok güzelsin” diyen sanığın eyleminde cinsel amacın kesin delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle beraatine karar vermiştir (YCGK, 2025/291 E. – 2025/375 K., 01.10.2025 T.). Karar, her iltifat niteliğindeki sözün otomatik olarak cinsel taciz sayılmayacağını; cinsel saikin ayrıca ve kesin şekilde ispatlanması gerektiğini göstermektedir.

Ayrıntılı bilgi: Cinsel Taciz Suçu Cezası Nedir? (TCK 105)

Yaşa ve Rızaya Göre Suç Ayrımı

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda hangi maddenin uygulanacağı, büyük ölçüde mağdurun yaşına ve rızanın hukuken geçerli sayılıp sayılmadığına göre belirlenir:

Yaş GrubuUygulanacak MaddeRızanın Hukuki DeğeriSomut Ceza Verisi
12 yaşını tamamlamamış çocukTCK 103 (en ağır nitelikli hâl)Rıza kesinlikle aranmazİstismarda en az 10 yıl, sarkıntılıkta en az 5 yıl; organ/cisim sokulması hâlinde en az 18 yıl (TCK m.103/1)
12-15 yaş arası (15 yaşını tamamlamamış)TCK 103 (temel/nitelikli hâl)Rıza aranmaksızın istismar sayılırOrgan/cisim sokulması hâlinde en az 16 yıl (TCK m.103/2)
15-18 yaş arasıTCK 104 (cebir/tehdit/hile yoksa) veya TCK 103 (varsa)Cebir-tehdit-hile bulunmaması kaydıyla rıza hukuken geçerli kabul edilirTemel hâli şikâyete bağlıdır
18 yaş ve üzeriTCK 102Rızanın bulunmaması suçun ön koşuludurEşe karşı işlenmesi hâlinde de suçtur, ancak şikâyete bağlıdır

Mağdurun Hakları ve Koruma Tedbirleri

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçların mağduru, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında özel korumalardan yararlanır. CMK m.234 gereği, avukatı bulunmayan mağdur baro tarafından kendisine ücretsiz bir avukat görevlendirilmesini talep edebilir; bu hak, uygulamada özellikle cinsel saldırı ve cinsel istismar mağdurları için aktif şekilde kullanılmaktadır.

Çocuk mağdurların ifadesi, tekrar mağduriyet yaşanmasını önlemek amacıyla mümkün olduğunca Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM) gibi uzmanlaşmış birimlerde, bir uzman eşliğinde ve görüntülü-sesli kayıt altında, tek seferde alınmaya çalışılır. Mağdur, kovuşturma aşamasında davaya katılma (müdahillik) talebinde bulunarak sürece aktif olarak katılabilir; kimlik bilgileri ve özel hayatına ilişkin bilgiler yargılama boyunca korunur.

Bu Suçlarda Şikâyet, Uzlaşma ve Soruşturma

Önemli: Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, kanun gereği uzlaştırma kapsamı dışındadır (CMK m.253/3). Suç şikâyete bağlı olsa dahi bu suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemez.

Cinsel saldırının ve cinsel istismarın nitelikli hâlleri şikâyet aranmaksızın re’sen soruşturulur. Cinsel tacizin ve reşit olmayanla cinsel ilişkinin temel hâli ise kural olarak şikâyete bağlıdır. Buna karşılık, hangi suç söz konusu olursa olsun, uzlaştırma bu suç grubunda uygulanmaz. Görevli mahkeme, suçun ağırlığına göre Asliye Ceza veya Ağır Ceza Mahkemesidir; cinsel istismar ile cinsel saldırının nitelikli hâlleri Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına girer. Süreçlerinizin takibi için İstanbul Ceza Avukatından hizmet almanız önemlidir.

Sık Sorulan Sorular

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar uzlaşmaya tabi midir?

Hayır. CMK m.253/3 gereği bu suçlarda, şikâyete bağlı olsalar dahi uzlaştırma yoluna gidilemez.

Cinsel saldırı ile cinsel taciz arasındaki fark nedir?

Cinsel saldırı bedensel temas içerir; cinsel taciz ise bedensel temas olmaksızın, söz veya davranışla cinsel amaçlı rahatsız etmedir.

Bu suçlarda görevli mahkeme hangisidir?

Suçun ağırlığına göre değişir. Cinsel taciz ve reşit olmayanla cinsel ilişkide kural olarak Asliye Ceza; cinsel istismar ile cinsel saldırının nitelikli hâllerinde Ağır Ceza Mahkemesi görevlidir.

Eşe karşı işlenen cinsel saldırı suç mudur?

Evet. Güncel Türk Ceza Kanunu’na göre eşe karşı işlenen cinsel saldırı da TCK m.102 kapsamında suçtur; ancak kanun bu durumu istisnai olarak şikâyete bağlı kılmıştır ve şikâyet hakkı yalnızca mağdur eşe aittir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin 2012/4276 E. – 2014/1689 K. sayılı eski bir kararı, o dönemki farklı düzenleme nedeniyle basit cinsel saldırının eşe karşı işlenmesini suç saymamıştı; bu içtihat artık güncel mevzuatı yansıtmamaktadır.

TCK 103 ile TCK 104 arasındaki temel fark nedir?

Ayırt edici ölçüt mağdurun yaşı ve rızanın hukuki geçerliliğidir. On beş yaşını tamamlamamış bir çocuğa yönelik her cinsel davranış, rıza aranmaksızın TCK m.103 kapsamında istismar sayılır; on beş ile on sekiz yaş arasındaki bir çocukla cebir, tehdit veya hile bulunmaksızın girilen cinsel ilişki ise TCK m.104 kapsamında değerlendirilir ve kural olarak şikâyete bağlıdır.

12 yaşından küçük bir çocuğa yönelik cinsel istismarda ceza ne kadardır?

TCK m.103/1’in üçüncü cümlesi gereği, mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde istismar için verilecek ceza on yıldan, sarkıntılık düzeyinde kalan fiiller için ise beş yıldan az olamaz. Fiilin vücuda organ veya cisim sokulması suretiyle işlenmesi ve mağdurun on iki yaşından küçük olması birlikte gerçekleşirse, ceza on sekiz yıldan az olamaz.

Bir kişiye “çok güzelsin” demek cinsel taciz sayılır mı?

Otomatik olarak sayılmaz; cinsel taciz suçunun oluşması için sözün cinsel amaçla söylendiğinin kesin delillerle ortaya konması gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, on bir yaşındaki bir mağdura “Çok güzelsin” diyen sanığın cinsel amacının ispatlanamadığı bir olayda beraat kararı vermiştir (YCGK, 2025/291 E. – 2025/375 K.); her iltifat niteliğindeki söz değil, cinsel saiki kesin şekilde ortaya konan söz ve davranışlar bu suçu oluşturur.

Bu suçlarda şikâyet süresi ne kadardır?

Şikâyete bağlı olan suçlarda (cinsel taciz ve reşit olmayanla cinsel ilişkinin temel hâli), CMK m.73 gereği şikâyet hakkı fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır; bu süre geçirilirse şikâyet hakkı düşer. Cinsel saldırının ve cinsel istismarın nitelikli hâlleri ise şikâyet aranmaksızın re’sen soruşturulduğundan bu süreye tabi değildir.

Rızaya dayalı bir ilişkide (TCK 104) mağdur şikâyetinden vazgeçerse ne olur?

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun temel hâli şikâyete bağlı olduğundan, mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi hâlinde kural olarak dava düşer. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, on yedi yaşındaki mağdurenin rızaya dayalı uzun süreli bir ilişki bulunduğunu belirterek şikâyetinden vazgeçtiği bir olayda, zorlamaya dair kesin delil bulunmadığından eylemin TCK m.104 kapsamında kaldığına ve şikâyet yokluğu nedeniyle davanın düşmesine karar vermiştir (YCGK, 2023/588 E. – 2025/423 K.).

İstanbul’da yürüttüğümüz ceza davalarına ilişkin daha fazla bilgi için İstanbul Ceza Avukatı sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.

Av. Sinan Karabacak – Cep Tel: +90 535 671 88 95

Avukat Sinan Karabacak

Avukat Sinan Karabacak

Avukat · İstanbul Barosu, Sicil No: 52130, Doğrulama

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2014'te mezun oldu. İstanbul Barosu'na bağlı avukatlık yapmaktadır. Enerji hukukundaki önceki deneyimleri nedeniyle başta kaçak elektrik ve voltaj dengesizliği davaları olmak üzere ceza hukuku, aile hukuku ve iş hukuku gibi alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Hakkımızda →LinkedIn →

Benzer Yazılar

7 Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir