|

Mala Zarar Verme Suçu (TCK-151)

mala zarar verme suçu

Mala zarar verme suçu, başkasına ait bir malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması, kullanılamaz hale getirilmesi veya kirletilmesini cezalandıran ve Türk Ceza Kanunu‘nun 151. maddesinde düzenlenen bir suç tipidir. Komşunun aracını çizmekten, bir camı kırmaya, bir eşyayı tahrip etmekten duvarları boyamaya kadar geniş bir yelpazede karşımıza çıkan mala zarar verme, uygulamada sık rastlanan malvarlığı suçlarından biridir.

Bu yazıda; mala zarar verme suçunun tanımını, unsurlarını (maddi ve manevi unsur), temel ve nitelikli hallerinin cezalarını, etkin pişmanlık ve akrabalar arası cezasızlık kurumlarını, şikâyet ve uzlaştırma durumunu, görevli mahkemeyi ve merak edilen diğer hususları sade bir dille ele alacağız.

Korunan Hukuki Değer

Mala zarar verme suçunda korunan temel değer, kişinin mülkiyet hakkı ve malvarlığıdır. Bu suç, malın çalınmasını değil; malın bizzat zarara uğratılmasını, değerinin düşürülmesini veya kullanılamaz hale getirilmesini cezalandırır. Mülkiyet hakkı, Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınmış temel bir haktır.

Mala Zarar Verme Suçunun Unsurları

Bir fiilin mala zarar verme olarak nitelendirilebilmesi için belirli unsurların bir arada bulunması gerekir.

Fail

Bu suçun faili herkes olabilir; yani genel bir suçtur. Suçun işlenmesi için failde özel bir sıfat aranmaz. Bu yönüyle bu suç özgü suç niteliği taşımamaktadır. Yani faili bakımından herhangi bir sınırlama öngörülmemiş; her gerçek kişi bu suçun faili olabilmektedir.

Mağdur

Suçun mağduru, zarara uğratılan malın sahibi veya zilyedidir. Birden fazla kişinin malı aynı fiille zarara uğratılmışsa birden fazla mağdur söz konusu olabilir.

Suçun Konusu

Suçun konusu, başkasına ait taşınır veya taşınmaz bir maldır. Hırsızlıktan farklı olarak, mala zarar verme suçu hem taşınır (örneğin bir araç, telefon) hem de taşınmaz (örneğin bir bina, duvar) mallar üzerinde işlenebilir. Kişinin kendi malına zarar vermesi ise kural olarak bu suçu oluşturmaz.

Maddi Unsur (Hareket)

Mala zarar verme, seçimlik hareketli bir suçtur. Kanunda sayılan şu hareketlerden herhangi birinin gerçekleştirilmesi suçun oluşması için yeterlidir: malı kısmen veya tamamen yıkmak, tahrip etmek, yok etmek, bozmak, kullanılamaz hale getirmek veya kirletmek. Örneğin bir aracın camını kırmak, lastiklerini patlatmak, bir duvarı boyayla kirletmek ya da bir eşyayı çalışmaz hale getirmek bu kapsamda değerlendirilir.

Manevi Unsur (Kast)

Mala zarar verme suçu yalnızca kasten işlenebilir. Failin, başkasına ait mala zarar verdiğinin bilincinde olarak ve bunu isteyerek hareket etmesi gerekir. Taksirle, yani dikkatsizlik veya tedbirsizlikle başkasının malına zarar verilmesi bu suçu oluşturmaz; bu tür durumlar ancak hukuki (tazminat) sorumluluk doğurabilir.

Mala Zarar Verme Suçunun Temel Cezası (TCK 151)

Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Görüldüğü gibi temel halde hâkim, hapis cezası yerine adli para cezasına da hükmedebilir ve bu suç şikâyete bağlıdır.

Nitelikli Haller (TCK 152)

Kanun, mala zarar verme suçunun belirli koşullarda işlenmesini daha ağır cezayı gerektiren nitelikli haller olarak düzenlemiştir.

Bir Yıldan Dört Yıla Kadar Cezayı Gerektiren Haller

Mala zarar verme suçunun;

  • kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına ayrılmış yer, bina, tesis veya diğer eşya hakkında,
  • yangına, sel ve taşkına, kazaya ve diğer felaketlere karşı korunmaya tahsis edilmiş her türlü eşya veya tesis hakkında,
  • devlet ormanı statüsündeki yerler hariç, nerede olursa olsun, her türlü dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğu hakkında,
  • sulamaya, içme sularının sağlanmasına veya afetlerden korumaya yarayan tesisler hakkında,
  • grev veya lokavt hallerinde işverenlerin, işçilerin veya bunların sendika ya da konfederasyonlarının maliki olduğu veya kullanımındaki bina, tesis veya eşya hakkında,
  • siyasi partilerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve üst kuruluşlarının maliki olduğu veya kullanımındaki bina, tesis veya eşya hakkında,
  • sona ermiş olsa bile, görevinden ötürü öç almak amacıyla bir kamu görevlisinin zararına olarak

işlenmesi halinde, fail hakkında bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Cezanın Bir Katına Kadar Artırıldığı Haller

Mala zarar verme suçunun;

  • yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak,
  • toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olmak suretiyle,
  • radyasyona maruz bırakarak, nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanarak

işlenmesi halinde, verilecek ceza bir katına kadar artırılır.

Kamu Hizmetinin Aksaması

Mala zarar verme suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması halinde, yukarıdaki hükümlere göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.

İbadethanelere ve Mezarlıklara Zarar Verme ile İlişkisi

İbadethanelere, mezarlara ve mezarlık tesislerine zarar verilmesi, mala zarar vermenin özel bir görünümü olarak ayrı bir madde halinde (TCK 153) düzenlenmiştir. Bu nitelikteki bir fiil söz konusu olduğunda, genel mala zarar verme hükümleri değil; o özel düzenleme uygulanır. Ayrıntı için ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme suçu makalemize bakabilirsiniz.

Etkin Pişmanlık (TCK 168)

Mala zarar verme suçunda etkin pişmanlık uygulanabilir ve sonucu doğrudan etkileyebilir. Failin pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde cezada indirim yapılır.

Bu indirim, zararın kovuşturma başlamadan önce giderilmesi halinde verilecek cezanın üçte ikisine kadar; kovuşturma başladıktan sonra, ancak hüküm verilmeden önce giderilmesi halinde ise yarısına kadar uygulanır. Zararın kısmen giderilmesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için ayrıca mağdurun rızası aranır.

Akrabalar Arası Mala Zarar Verme: Şahsi Cezasızlık Sebebi (TCK 167)

Mala zarar verme suçunun belirli yakın akrabalar arasında işlenmesi halinde özel kurallar uygulanır. Suçun; hakkında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyun, evlat edinen veya evlatlığın ya da aynı konutta yaşayan kardeşlerden birinin zararına işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmedilmez. Daha uzak akrabalar arasında işlenmesi halinde ise şikâyet üzerine verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Şikâyet ve Uzlaştırma

Mala zarar verme suçunun temel hali (TCK 151) şikâyete bağlıdır. Bu nedenle soruşturma ve kovuşturmanın başlayabilmesi için mağdurun, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunması gerekir. Buna karşılık nitelikli haller (TCK 152) re’sen soruşturulur; yani bu hallerde şikâyet aranmaz.

Uzlaştırma bakımından, mala zarar vermenin şikâyete bağlı temel hali uzlaştırma kapsamındadır. Nitelikli haller bakımından ise durum somut olaya göre değerlendirilmelidir. Uzlaştırmanın sağlanması halinde kamu davasının açılmaması ya da düşmesi mümkün olabilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Mala zarar verme suçuna ilişkin davalar, kural olarak Asliye Ceza Mahkemesi‘nde görülür. Yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Suça Teşebbüs ve Zincirleme Suç

Teşebbüs

Fail, mala zarar vermek üzere icra hareketlerine başlamış ancak elinde olmayan nedenlerle zararı meydana getirememişse, suça teşebbüsten söz edilebilir. Teşebbüs halinde ceza, tamamlanmış suça göre indirilir.

Zincirleme Suç

Failin aynı suç işleme kararıyla, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı birden fazla kez mala zarar vermesi halinde zincirleme suç hükümleri gündeme gelebilir. Bu durumda faile tek ceza verilir, ancak bu ceza belirli oranda artırılır.

HAGB, Adli Para Cezası ve Cezanın Ertelenmesi

Mala zarar verme suçunun temel halinde, kanun doğrudan adli para cezası seçeneği öngördüğünden, hâkim somut olaya göre hapis yerine adli para cezasına hükmedebilir. Ayrıca verilen hapis cezası iki yıl veya altında ise ve diğer koşullar da sağlanıyorsa, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ya da cezanın ertelenmesi gündeme gelebilir. Bu imkânların uygulanıp uygulanamayacağı, verilecek cezanın miktarına ve dosyanın özelliklerine bağlıdır.

Mala Zarar Verme Suçu Hakkında Yargıtay Kararları ve Karar Analizleri

Hırsızlık Sırasında Çalınan Mala Verilen Zarar Ayrıca Mala Zarar Verme Suçu Oluşturmaz

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2021/21641 E. – 2021/22226 K., 22.12.2021 T. (Kanun Yararına Bozma)

Kararın Özeti

Kilitli olarak bırakıldığı yerden çalınan motosiklet; otobüse bindirilmeye çalışılırken düz kontak yapılması nedeniyle kabloları dışarıda, plakası sökülmüş ve iki aynası kırılmış vaziyette ele geçirilmiştir. Mahkeme sanığı hem hırsızlık hem de mala zarar verme suçundan mahkûm etmiştir. Kanun yararına bozma talebinde, çalınan mala verilen zararın ayrıca mala zarar verme suçu oluşturmayacağı ileri sürülmüştür. Yargıtay, bu maddi hukuk değerlendirmesini benimsemekle birlikte, talebin yanlış (infaza ilişkin) karara yöneltildiğini belirleyerek esasa girmemiş; mala zarar verme mahkûmiyetinin verildiği asıl karara karşı işlem yapılması için dosyayı Adalet Bakanlığına sunulmak üzere göndermiştir.

Yargıtayın Gerekçesi

Çalınan mal (motosiklet) ile mala zarar verme suçunun konusu aynıdır ve korunan hukuki yarar tektir. Bu nedenle, hırsızlık eyleminin gerçekleştirilmesi sırasında suça konu mala verilen zarar (direksiyon kilidinin kırılması, düz kontak nedeniyle kabloların zarar görmesi, plakanın sökülmesi, aynaların kırılması), bir bütün olarak hırsızlık suçu kapsamında kalır; ayrıca mala zarar verme suçu oluşturmaz. Karar ayrıca, hırsızlık eylemi tamamlandıktan sonra çalınan mala verilen zararın da -bu çerçevede- ayrı bir mala zarar verme suçu oluşturmayacağını belirtmiştir.

“…hırsızlık suçunun konusunu oluşturan mala zarar verme eyleminin bir bütün olarak hırsızlık suçu kapsamında kalacağı…”

Değerlendirme

Bu karar, mala zarar verme suçunun hırsızlık karşısındaki sınırını ortaya koyar. Temel ilke şudur: Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan eşyaya, çalma fiilinin gerçekleştirilebilmesi için zorunlu olarak verilen zarar, hırsızlık suçu içinde erir ve ayrıca cezalandırılmaz. Bunun gerekçesi, her iki suçun da aynı eşyayı (malvarlığını) konu alması ve aynı hukuki yararı (mülkiyet/zilyetlik) korumasıdır; tek bir malvarlığı saldırısı, iki ayrı suçtan cezalandırmayı haklı kılmaz.

Ölçütü netleştirmek gerekirse:

ZararSonuç
Çalınan eşyaya, çalma sırasında zorunlu olarak verilen zarar (kilit kırma, düz kontak vb.)Hırsızlıkta erir; ayrıca mala zarar verme oluşmaz
Hırsızlığa konu eşyaya verilen zararAynı konu/hukuki yarar olduğundan ayrı suç değil
Çalma ile ilgisiz, üçüncü kişiye ait başka bir mala verilen zararAyrı mala zarar verme suçu oluşur

Önemli bir sınır şudur: Bu erime ilkesi, yalnızca hırsızlığa konu olan malla sınırlıdır. Fail, hırsızlık sırasında veya sonrasında başka bir kişiye ait ayrı bir mala (örneğin çalınan aracın bağlı olduğu kapıya, çevredeki bir eşyaya) zarar verirse, bu ayrı bir mala zarar verme suçu oluşturur. Pratik sonuç olarak, hem hırsızlık hem mala zarar vermeden mahkûmiyet kurulan dosyalarda, zararın çalınan malın kendisine mi yoksa farklı bir mala mı verildiği titizlikle ayrıştırılmalıdır; çalınan malın kendisine verilen zarar bakımından ayrıca mala zarar vermeden ceza verilmesi hukuka aykırıdır. Karardaki usuli ayrıntı da öğreticidir: kanun yararına bozma, mahkûmiyetin verildiği doğru karara yöneltilmelidir; infaza ilişkin sonraki bir karara yöneltilen talep esastan incelenemez.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/21641 E. – 2021/22226 K. Sayılı İlamı Tam Metni

“İçtihat Metni”
Mala zarar verme suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/07/2017 tarihli ve 2016/390 esas, 2017/282 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 29/06/2021 gün ve 94660652-105-33-18454-2020 -Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/09/2021 gün ve 2021/94570 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 25/09/2018 tarihli ve 2016/8681 esas, 2018/11178 karar sayılı ilamında yer alan “…Sanığın, müştekiye ait motosikleti çalmak amacıyla direksiyon kilidini kırması şeklinde gerçekleşen eyleminde, hırsızlık suçunun konusu olan motosiklet ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı gözetilmeden bu suçtan beraati yerine, mahkumiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş…” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, kilitli olarak bırakıldığı yerden çalınan suça konu motosikletin, bir otobüse bindirilmeye çalışıldığı sırada düz kontak yapılmasına bağlı olarak kabloları dışarıda, plakası sökülmüş ve iki aynası kırılmış vaziyette ele geçirilmesi üzerine, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından yapılan yargılama sonunda sanığın hırsızlık suçunun yanı sıra mala zarar verme suçundan da mahkumiyetine karar verilmiş ise de, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan mala zarar verme eyleminin bir bütün olarak hırsızlık suçu kapsamında kalacağı, ayrıca hırsızlanma eylemi tamamlandıktan sonra verilen zararın da mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden, mala zarar verme suçundan mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık … hakkında Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/05/2011 tarih, 2010/445 esas ve 2011/378 karar sayılı kararıyla hırsızlık suçundan 1 yıl 8 ay erteli hapis cezası ile mala zarar verme suçundan 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, mahkemenin kararı 20/07/2011 tarihinde kesinleştirmesinden sonra sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinden bahisle Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/07/2017 tarih, 2016/390 esas ve 2017/282 karar sayılı kararıyla hırsızlık suçundan verilen erteli 1 yıl 8 ay hapis cezasının aynen infazına karar verildiği, incelemeye konu kanun yararına bozmada “kilitli olarak bırakıldığı yerden çalınan suça konu motosikletin, bir otobüse bindirilmeye çalışıldığı sırada düz kontak yapılmasına bağlı olarak kabloları dışarıda, plakası sökülmüş ve iki aynası kırılmış vaziyette ele geçirilmesi üzerine, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından yapılan yargılama sonunda sanığın hırsızlık suçunun yanı sıra mala zarar verme suçundan da mahkumiyetine karar verilmiş ise de, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan mala zarar verme eyleminin bir bütün olarak hırsızlık suçu kapsamında kalacağı, ayrıca hırsızlanma eylemi tamamlandıktan sonra verilen zararın da mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden, mala zarar verme suçundan mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” açıklamasıyla mala zarar verme suçunun oluşmadığının belirtilmesi nedeniyle sanığın mala zarar verme suçundan cezalandırılmasına karar verildiği Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/05/2011 tarih, 2010/445 esas ve 2011/378 karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 22/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Çalınan Araca Kaçarken Verilen Zarar Hırsızlıkta Erir; Ayrı Bir Mala (Kamu Malına) Verilen Zarar İse Bağımsız Suçtur

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2014/4094 E. – 2015/5828 K., 19.03.2015 T.

Kararın Özeti

Sanık, müştekiye ait park hâlindeki aracı taklit anahtarla çalmış; kolluk takibi sırasında kaçmaya çalışırken aracı kaldırıma çarparak hasara uğratmıştır. Mahkeme sanığı hırsızlık, çalınan araca verdiği zarar nedeniyle mala zarar verme ve ayrıca kamu malına zarar verme suçlarından cezalandırmıştır. Yargıtay; kamu malına zarar verme mahkûmiyetini onamış, ancak çalınan araca verilen zarar bakımından mala zarar verme suçundan kurulan hükmü bozmuştur.

Yargıtayın Gerekçesi

Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan araç ile mala zarar verme suçunun konusu aynı olup, korunan hukuki yarar tektir. Bu nedenle, sanığın kaçarken aracı kaldırıma çarparak zarar vermesi eylemi, ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmaz; bu zarar hırsızlık suçu kapsamında kalır. Buna karşılık, hırsızlığa konu araçtan ayrı olan kamu malına verilen zarar bağımsız bir suç oluşturduğundan, bu mahkûmiyet (aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle kast yönünden bozulamamakla birlikte) onanmıştır.

“…hırsızlık suçunun konusu olan araç ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması…”

Değerlendirme

Bu karar, mala zarar verme suçunun hırsızlık karşısındaki sınırını tek dosyadaki iki zıt sonuçla çok net biçimde gösterir. Belirleyici ölçüt, zararın hangi mala verildiğidir:

Zararın Verildiği MalSonuç
Çalınan malın kendisi (araç)Hırsızlıkta erir; ayrıca mala zarar verme oluşmaz
Çalma ile ilgisiz, ayrı bir mal (kamu malı)Bağımsız mala zarar verme suçu oluşur

Karardan çıkan iki temel sonuç şudur. Birincisi, çalınan eşyaya verilen zarar -bu zarar çalma anında değil, kaçış sırasında dahi meydana gelse- hırsızlık suçu içinde değerlendirilir; çünkü konu ve korunan hukuki yarar (aynı eşyaya ilişkin mülkiyet/zilyetlik) tektir. Failin, fiilen zilyetliğine geçirdiği eşyaya verdiği zarar, ayrı bir malvarlığı saldırısı sayılmaz. İkincisi, bu erime ilkesi yalnızca çalınan malla sınırlıdır; fail çalma eylemiyle bağlantısız, üçüncü bir kişiye ait veya kamuya ait ayrı bir mala zarar verirse, bu davranış bağımsız bir mala zarar verme suçu oluşturur ve ayrıca cezalandırılır.

Pratik sonuç olarak, hırsızlıkla birlikte mala zarar verme isnadı bulunan dosyalarda savunmanın ilk inceleyeceği husus, zarar gören malın hırsızlığa konu mal mı yoksa ondan ayrı bir mal mı olduğudur. Çalınan malın kendisine verilen zarardan ayrıca mahkûmiyet kurulması bozmayı gerektirir; buna karşılık ayrı bir mala (özellikle kamu malına) verilen zarar bakımından bağımsız cezalandırma hukuka uygundur.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2014/4094 E. – 2015/5828 K. Sayılı İlamı Tam Metni

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık hakkında hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Oluşa göre kamu malına zarar verme suçunun kasten işlendiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın müşteki …’ya ait evinin önünde park halindeki aracı taklit anahtarla çaldığı, gezerken kolluk kuvvetlerinin takibi sırasında kaçmaya çalışırken aracı kaldırıma çarparak zarar vermesi şeklinde gerçekleşen eyleminde, hırsızlık suçunun konusu olan araç ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı gözetilmeden, sanığın 5237 sayılı …’nın 151/1. maddesi uyarınca mala zarar verme suçundan da cezalandırılmalarına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş,sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 19.03.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Mala Zarar Verme Suçu Yalnızca Kast veya Olası Kastla İşlenir; Taksirle (Kazara) Verilen Zarar Suç Oluşturmaz

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2022/566 E. – 2022/3142 K., 28.02.2022 T.

Kararın Özeti

Alkollü olan sanık, rahatsızlanan arkadaşı nedeniyle hastanenin acil servisine gitmiş; müşahede odasında bulunduğu sırada duvarda asılı ilaç dolabı yere düşerek kırılmıştır. Sanık, duvara yaslanırken dolabın düştüğünü savunmuştur. Yerel mahkeme sanığı kamu malına zarar vermeden mahkûm etmiş; Yargıtay, eylemin taksirle gerçekleştiğini ve mala zarar verme suçunun taksirle işlenemeyeceğini belirterek beraat gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur.

Yargıtayın Gerekçesi

Mala zarar verme, yalnızca kast veya olası kastla işlenebilen bir suçtur; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Olası kastta fail, gerçekleşmesi muhtemel sonuçları öngörmesine rağmen bunları kabullenir ve “olursa olsun” bilinciyle hareketine devam eder. Taksirde ise fail, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranır ve neticeyi istememesine rağmen netice gerçekleşir. Somut olayda, sanığın “duvara yaslanırken dolap düştü” savunmasının aksine delil bulunmadığından eylem taksirle gerçekleşmiştir; bu nedenle suçun yasal unsurları oluşmamıştır.

“…mala zarar verme suçunun taksirle işlenmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, yasal unsurları oluşmayan atılı suçtan … mahkumiyetine hükmolunması…”

Değerlendirme

Bu karar, mala zarar verme suçunun manevi unsurunu netleştirmesi bakımından temel önemdedir. Türk Ceza Kanunu’nda taksirle işlenen fiiller ancak kanunda açıkça öngörüldüğü hâllerde cezalandırılır (TCK m.22). Mala zarar verme için kanunda taksirli bir biçim düzenlenmediğinden, zararın kazara (dikkatsizlik/özensizlik sonucu) doğması hâlinde suç oluşmaz. Üç kavramın ayrımı belirleyicidir:

Manevi DurumTanımMala Zarar Verme
KastZararı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmeSuç oluşur
Olası kastMuhtemel sonucu öngörüp “olursa olsun” diye kabullenmeSuç oluşur
TaksirÖzen yükümlülüğüne aykırılık; neticeyi istememeSuç oluşmaz

Pratik sonuçlar açısından iki nokta öne çıkar. Birincisi, bir eşyanın kazara, dikkatsizlikle veya bir kaza sonucu zarar görmesi -fail o ortamda bulunsa ve fiziken zarara yol açmış olsa dahi- mala zarar verme suçunu oluşturmaz; bu durumda ceza sorumluluğu doğmaz. Failin zarara “olursa olsun” bilinciyle kayıtsız kalması (olası kast) ile yalnızca dikkatsiz davranması (taksir) arasındaki sınır, mahkûmiyet ile beraat arasındaki çizgidir. İkincisi, ceza sorumluluğunun bulunmaması, hukuki (tazminat) sorumluluğu ortadan kaldırmaz; kazara mala zarar veren kişi, ceza almasa dahi genel hükümler uyarınca zararı gidermekle yükümlü olabilir. Savunma açısından, sanığın kastının (veya olası kastının) somut delillerle ortaya konup konmadığı; aksi hâlde şüpheden sanık yararlanır ilkesiyle taksir kabul edilerek beraat verilmesi gerektiği temel inceleme noktasıdır.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/566 E. – 2022/3142 K. Sayılı  İlamı Tam Metni

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu kasten veya olası kast ile işlenebilecek suçlardandır. Bu suçun taksirle işlenmesi mümkün değildir. Olası kastla mala zarar verme suçunun işlenebilmesi için, sanığın gerçekleşmesi muhtemel sonuçları öngörmesine rağmen bu sonuçları kabullenmesi, neticenin gerçekleşmesine aldırmaması ve eylemine “olursa olsun” bilinciyle devam etmesi gerekmektedir. Taksirde ise kendi yetenekleri, algılama gücü, tecrübeleri, bilgi düzeyi ve içinde bulunduğu koşullar altında objektif olarak var olan dikkat ve özen yükümlülüğünü öngörebilecek ve yerine getirebilecek durumda olan sanığın neticeyi istememesine karşın neticenin gerçekleşmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; olay günü alkollü olan sanığın arkadaşının rahatsızlanması üzerine hastanenin acil servisine gitmesi, müşahade odasına girmesi ve sanığın müdahalesi ile müşahade odasının duvarında asılı bulunan ilaç dolabının yere düşmesi sonucunda kırılması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın duvara yaslanırken dolabın düştüğü yönündeki savunmasının aksine bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, eylemin taksirle işlendiği ve mala zarar verme suçunun taksirle işlenmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, yasal unsurları oluşmayan atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 28/02/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Sık Sorulan Sorular

Komşumun aracını çizmek suç mudur?

Evet. Başkasına ait bir araca kasten zarar vermek (çizmek, camını kırmak vb.) mala zarar verme suçunu oluşturur. Temel hali şikâyete bağlıdır ve hapis ya da adli para cezası gerektirir.

Kazara birinin eşyasına zarar verirsem ceza alır mıyım?

Mala zarar verme yalnızca kasten işlenebilir. Kazara (taksirle) verilen zarar bu suçu oluşturmaz; ancak verdiğiniz zararı tazmin etme (maddi sorumluluk) yükümlülüğünüz doğabilir.

Zararı öderim, dava düşer mi?

Temel hal şikâyete bağlı olduğundan, şikâyetten vazgeçilmesi davayı düşürebilir. Ayrıca etkin pişmanlık hükümleri gereği zararın giderilmesi, cezada önemli indirim sağlar.

Mala zarar verme suçu şikâyete bağlı mı?

Temel hali (TCK 151) şikâyete bağlıdır. Nitelikli haller (TCK 152) ise re’sen soruşturulur.

Değerlendirme ve Sonuç

Mala zarar verme suçu, başkasına ait malın çeşitli şekillerde zarara uğratılmasını cezalandıran, uygulamada sık karşılaşılan bir malvarlığı suçudur. Basit bir mala zarar vermeden, kamuya ait tesisler hakkında ya da yakma ve patlayıcı kullanma gibi tehlikeli yollarla işlenen nitelikli hallere kadar geniş bir yelpazede karşımıza çıkan bu suç, koşullara göre dört aydan başlayan ve nitelikli hallerde belirgin biçimde artan cezaları gerektirebilir.

Bu suçla ilgili süreçte; fiilin temel hal mi yoksa nitelikli hal mi olduğu, şikâyet süresi ve etkin pişmanlık imkânı belirleyici öneme sahiptir.

Mala zarar verme suçuyla ilgili bir soruşturma veya davayla karşı karşıyaysanız, İstanbul’da ceza davası süreci sayfamızı inceleyebilirsiniz. Bu suç tipinin yer aldığı diğer suçlar hakkında genel bilgi almak için malvarlığına karşı suçlar başlıklı rehberimizi de inceleyebilirsiniz.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.

Av. Sinan Karabacak – Cep Tel: +90 535 671 88 95

Benzer Yazılar

Bir Yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir