İçindekiler
Zehirli madde imal ve ticareti, Türk Ceza Kanunu’nun 193. maddesinde düzenlenen ve kamunun sağlığına karşı suçlar arasında yer alan bir suçtur. Bu madde; içeriğinde zehir bulunan ve üretilmesi, bulundurulması, satılması, nakli veya depolanması belli bir izne bağlı olan maddelerin, bu izin alınmaksızın üretilmesini, bulundurulmasını, satılmasını, nakledilmesini veya depolanmasını cezalandırır. Kısaca suçun özü, izne bağlı zehirli maddelerle ilgili faaliyetin izinsiz yürütülmesidir.
Bu yazıda, TCK 193 kapsamındaki zehirli madde imal ve ticareti suçunun unsurlarını, izne bağlılık esasını, cezasını, hangi tür maddelerin bu kapsama girdiğini ve bu suçun sıkça karıştırıldığı zehirli madde katma (TCK 185) ile uyuşturucu imal ve ticareti (TCK 188) suçlarından farkını ele alacağız. Bölümün bütününe genel bir bakış için Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar rehberimizden yararlanabilirsiniz. Yazıdaki bilgiler genel niteliktedir; somut olayınız için mutlaka bir avukata danışmanızı öneririz.
Zehirli Madde İmal ve Ticareti Suçu (TCK 193) Nedir?
TCK 193, içeriğinde zehir bulunan ve faaliyeti belli bir izne bağlanmış olan maddelerle ilgilidir. Bu maddeler, taşıdıkları tehlike nedeniyle serbestçe üretilip satılamaz; üretimleri, bulundurulmaları, satışları, nakilleri veya depolanmaları idari makamların iznine tabi tutulmuştur. Suç, işte bu izin rejimine aykırı davranılması, yani söz konusu maddelerle ilgili faaliyetin gerekli izin alınmaksızın yürütülmesi halinde oluşur. Dolayısıyla kanun burada, maddenin bizzat kullanımını veya birine zarar verilmesini değil; tehlikeli maddelerin kontrolsüz biçimde dolaşıma girmesini engellemeyi amaçlar.
Suçun korunan hukuki değeri kamu sağlığıdır. Zehirli maddelerin denetimsiz biçimde üretilmesi, satılması veya taşınması, belirsiz sayıda kişinin sağlığını tehlikeye atabileceğinden, kanun bu faaliyetleri idari bir izin sistemine bağlamış ve bu sisteme aykırılığı cezai yaptırıma tabi tutmuştur. Suç, herhangi bir kişinin şikâyetine bağlı değildir; savcılık suçu öğrendiği anda resen soruşturma başlatır. Bölümdeki en hafif ceza aralıklarından birine sahip olması, suçun daha çok idari düzene aykırılık boyutunu yansıtır.
Suçun Bölümdeki Yeri
TCK 193, kamunun sağlığına karşı suçlar bölümünde, gıda ve ilaç güvenliği ile ilgili suçların yanında yer alır. Bu madde, isim benzerliği nedeniyle sıkça zehirli madde katma (TCK 185) ve uyuşturucu imal ve ticareti (TCK 188) ile karıştırılır; oysa kapsamı ve amacı bunlardan farklıdır. Ayrıca, sağlık için tehlikeli maddelerin belirli kişilere temin edilmesini düzenleyen sağlık için tehlikeli madde temini (TCK 194) suçu ile birlikte, tehlikeli maddelerle ilgili bir suç grubu oluşturur.
Zehirli Madde İmal ve Ticareti Suçunun Unsurları
Fail
Suçun faili herhangi bir kişi olabilir; TCK 193 bakımından failin belirli bir sıfat taşıması aranmaz. Uygulamada fail çoğunlukla; izne bağlı zehirli veya kimyasal maddelerin üretimi, ticareti ya da taşınmasıyla uğraşan sınai işletme sahipleri, tarım ilacı satıcıları veya kimyasal madde ticaretiyle iştigal eden kişilerdir. Ancak failin bu faaliyetlerle profesyonel olarak uğraşması suçun oluşması için şart değildir; izne bağlı bir zehirli maddeyi izinsiz olarak üreten, satan, nakleden, depolayan veya bulunduran herkes fail olabilir. Önemli olan, kişinin izin gerektiren bir faaliyeti gerekli izin olmaksızın yürütmesidir.
Mağdur
Korunan değer kamu sağlığı olduğundan, suçun mağduru toplumun bütünüdür. Zehirli maddenin denetimsiz biçimde dolaşıma girmesi, belirsiz sayıda kişiyi risk altına soktuğundan, suç bireysel bir mağdura değil, geneli koruma amacına yöneliktir. Bu nedenle, herhangi bir kişinin fiilen zarar görmesi veya şikâyetçi olması suçun oluşması için gerekli değildir. Suç, tehlikeli maddelerin kontrol altında tutulmasına ilişkin kamusal düzeni korur.
Suçun Konusu
Suçun konusu, içeriğinde zehir bulunan ve faaliyeti belli bir izne bağlı olan maddedir. Buradaki iki unsur birlikte aranır: maddenin içeriğinde zehir bulunması ve söz konusu maddeyle ilgili faaliyetin (üretim, satış, nakil, depolama, bulundurma) mevzuatça bir izne tabi kılınmış olması. Yani her zehirli madde değil, yalnızca faaliyeti izne bağlanmış olan zehirli maddeler bu suçun konusunu oluşturur. Maddenin bu kapsama girip girmediği, ilgili idari düzenlemelere göre belirlenir. Bu yazının, söz konusu maddelerin temini, üretimi veya kullanımına dair hiçbir pratik bilgi içermediğini; yalnızca fiilin hukuki tanımını açıkladığını belirtmek gerekir.
Fiil
Suç, seçimlik hareketli bir suçtur ve kanunda sayılan fiillerden herhangi birinin izinsiz olarak gerçekleştirilmesiyle oluşur. Bu fiiller; izne bağlı zehirli maddeyi üretmek, bulundurmak, satmak, nakletmek veya depolamak olarak sayılabilir. Bu hareketlerin ortak noktası, hepsinin izne tabi bir faaliyetin izinsiz yürütülmesi olmasıdır. Fiillerden yalnızca birinin gerçekleştirilmesi suçun oluşması için yeterlidir; failin bu hareketlerin tamamını birlikte gerçekleştirmesi gerekmez. Örneğin izne bağlı bir zehirli maddeyi yalnızca izinsiz olarak nakletmek dahi suçu oluşturabilir.
Zehirli Madde İmal ve Ticareti Suçunda İzin Rejimine Aykırılık: Çerçeve Norm Niteliği
TCK 193’ün en belirgin özelliği, bir çerçeve norm niteliği taşımasıdır. Yani madde, hangi zehirli maddelerin izne bağlı olduğunu ve iznin nasıl alınacağını kendisi ayrıntılı biçimde düzenlemez; bunun yerine, bu hususları belirleyen idari düzenlemelere atıf yapar. Bir maddenin izne tabi olup olmadığı, iznin kapsamı ve koşulları, ilgili mevzuat ve idari düzenlemelerle belirlenir. Ceza normu ise, bu izin rejimine aykırılığı yaptırıma bağlar.
Bu yapı, suçun uygulanmasında iki aşamalı bir değerlendirmeyi gerektirir. İlk olarak, somut olaydaki maddenin gerçekten içeriğinde zehir bulunan ve faaliyeti izne bağlı bir madde olup olmadığı belirlenir. İkinci olarak, failin bu faaliyeti gerekli izin olmaksızın mı yoksa izne aykırı biçimde mi yürüttüğü tespit edilir. Bu nedenle, TCK 193 kapsamındaki bir olayda, hem maddenin niteliği hem de ilgili idari izin mevzuatı birlikte incelenmelidir. İznin varlığı, kapsamı veya koşullarına ilişkin teknik hususlar, çoğu zaman uzmanlık gerektiren bir değerlendirme konusu olur.
Çerçeve norm niteliği, aynı zamanda suçun temelde bir idari düzene aykırılık boyutu taşıdığını gösterir. Kanun koyucu, tehlikeli maddelerin denetim altında tutulmasına ilişkin idari sistemi ceza yaptırımıyla desteklemiştir. Bu nedenle suç, birine zarar verme kastından çok, izin sistemine uymama esasına dayanır. Bu özellik, cezanın da neden görece hafif tutulduğunu açıklar.
Bu yapının pratik bir sonucu da şudur: izne bağlılığı düzenleyen idari mevzuatta zaman içinde değişiklik olması, suçun kapsamını da etkileyebilir. Bir maddenin izne tabi olup olmadığı veya iznin koşulları değiştiğinde, aynı fiil farklı dönemlerde farklı biçimde değerlendirilebilir. Bu nedenle somut bir olayda, fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan idari düzenlemelerin dikkate alınması gerekir. Çerçeve norm niteliği, ceza hukuku ile idari düzenlemeler arasındaki bu bağı zorunlu kılar ve dosyanın hem ceza hem de idari mevzuat yönünden birlikte incelenmesini gerektirir.
Zehirli Madde İmal ve Ticareti Suçunda Manevi Unsur: Kast
TCK 193 kasten işlenebilen bir suçtur. Bu, failin; söz konusu maddenin içeriğinde zehir bulunduğunu, faaliyetin izne tabi olduğunu ve kendisinin gerekli izne sahip olmadığını bilerek hareket etmesi gerektiği anlamına gelir. Kast ve taksir ayrımı bu noktada önem taşır: maddenin izne tabi olduğunu veya izinsiz hareket ettiğini bilmeyen bir kişi bakımından, suçun manevi unsuru tartışmalı hale gelebilir.
Uygulamada, failin bu hususları bilip bilmediği çoğu zaman olayın koşullarından çıkarılan sonuçlarla değerlendirilir. Failin faaliyet alanı, tecrübesi, maddeyle uğraşma biçimi ve ilgili mevzuata ilişkin bilgisi, kastın belirlenmesinde rol oynar. Örneğin bu alanda profesyonel olarak faaliyet gösteren bir kişiden, maddelerin izne tabi olup olmadığını bilmesi daha yüksek bir olasılıkla beklenirken; konuyla hiçbir ilgisi olmayan bir kişinin durumu farklı değerlendirilebilir. Bu nedenle, isnat edilen fiilde kastın gerçekten bulunup bulunmadığının somut delillerle ortaya konması, savunma açısından önemlidir.
Zehirli Madde İmal ve Ticareti Suçunun Cezası
Suçun cezası iki aydan bir yıla kadar hapistir. Bu, kamunun sağlığına karşı suçlar bölümündeki en hafif ceza aralıklarından biridir; örneğin uyuşturucu imal ve ticaretinde (TCK 188) on yıldan başlayan cezalarla karşılaştırıldığında, aradaki fark suçun niteliğindeki farkı da yansıtır. TCK 193’te ceza, suçun daha çok idari düzene aykırılık boyutunu taşımasına uygun biçimde belirlenmiştir. Bu hafif ceza aralığı, suçun tehlikeli maddelerin denetimini sağlamaya yönelik önleyici bir düzenleme olmasıyla uyumludur; amaç, ağır bir cezalandırmadan çok, izin sisteminin etkinliğini korumaktır.
Cezanın görece hafif olması, bazı bireyselleştirme kurumlarının uygulanma imkânını da beraberinde getirir. Koşulları uygunsa, hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi, ertelenmesi ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kurumlar somut olayda gündeme gelebilir. Ancak bu değerlendirme tümüyle somut olayın koşullarına, sanığın durumuna ve diğer yasal şartlara bağlıdır. Ayrıca, suça konu zehirli maddeler ile suçta kullanılan eşya hakkında müsadere hükümleri uygulanabilir.
Hangi Maddeler Kapsama Girer?
TCK 193’ün konusunu, içeriğinde zehir bulunan ve faaliyeti izne bağlı olan genel zehirli veya kimyasal maddeler oluşturur. Bu, uyuşturucu ve uyarıcı maddelerden farklı, çok daha geniş bir madde grubudur. Uygulamada bu kapsamda değerlendirilebilecek maddelere örnek olarak; tarımsal mücadele ilaçları (pestisitler), belirli sınai kimyasallar ve üretimi ya da ticareti izne tabi tutulmuş diğer zehirli maddeler gösterilebilir. Bu maddelerin ortak özelliği, taşıdıkları tehlike nedeniyle serbest dolaşıma değil, idari bir izin ve denetim sistemine bağlanmış olmalarıdır.
Bir maddenin bu kapsama girip girmediği, doğrudan kanun metninden değil, ilgili idari düzenlemelerden anlaşılır. Bu nedenle somut bir olayda, öncelikle söz konusu maddenin gerçekten içeriğinde zehir bulunan ve faaliyeti izne bağlı bir madde olup olmadığı, teknik ve mevzuata dayalı bir incelemeyle belirlenmelidir. Maddenin niteliğine ilişkin bilirkişi incelemesi, bu tür dosyalarda sıkça başvurulan bir yöntemdir. Maddenin izne tabi olmadığının veya failin gerekli izne sahip olduğunun ortaya konması, suçun oluşmasını engelleyebilir.
Burada dikkat edilmesi gereken bir başka nokta, aynı maddeyle ilgili olarak hem idari yaptırımların hem de ceza sorumluluğunun gündeme gelebilmesidir. İzne bağlı bir zehirli maddeyle ilgili faaliyet, ilgili idari mevzuat kapsamında para cezası veya faaliyetin durdurulması gibi idari yaptırımlara konu olabileceği gibi, TCK 193 kapsamında ayrı bir ceza soruşturmasına da yol açabilir. Bu iki süreç birbirinden bağımsız yürür. Özellikle bu alanda faaliyet gösteren işletme sahipleri bakımından, bir olayın hem idari hem de cezai boyutunun birlikte değerlendirilmesi önem taşır.
TCK 193’ün TCK 185 ve TCK 188’den Farkı
TCK 193, isim ve konu benzerliği nedeniyle sıkça diğer iki maddeyle karıştırılır. Ancak aralarında temel farklar vardır:
| Madde | Konu ve Esas | Ceza (temel) |
|---|---|---|
| TCK 185 | Bir şeye zehir katarak/bozarak hayatı-sağlığı tehlikeye düşürme | 2-15 yıl hapis (kasten) |
| TCK 188 | Uyuşturucu/uyarıcı madde imal ve ticareti | 10 yıldan başlayan hapis |
| TCK 193 | İzne bağlı zehirli maddeyi izinsiz üretme/satma/nakletme | 2 aydan 1 yıla kadar hapis |
TCK 185’ten farkı: TCK 185, bir şeye zehir katarak veya onu bozarak kişilerin hayatını ve sağlığını doğrudan tehlikeye düşürmeye yönelik aktif bir fiili cezalandırır. TCK 193 ise, birine zarar verme amacı taşımaksızın, yalnızca izne bağlı zehirli maddeyle ilgili faaliyetin izinsiz yürütülmesini konu alır. Yani 185’te zehir bir zarar aracı iken, 193’te zehirli madde, izin sistemine tabi bir ticari faaliyetin konusudur.
TCK 188’den farkı: TCK 188 yalnızca uyuşturucu ve uyarıcı maddelere ilişkindir ve çok ağır cezalar öngörür. TCK 193 ise uyuşturucu/uyarıcı madde dışındaki, izne bağlı genel zehirli ve kimyasal maddeleri (örneğin tarım ilaçları, sınai kimyasallar) kapsar ve çok daha hafif bir ceza rejimine sahiptir. Bu nedenle, ele geçirilen maddenin uyuşturucu/uyarıcı madde mi yoksa izne bağlı genel bir zehirli madde mi olduğunun doğru saptanması, hangi maddenin uygulanacağını ve dolayısıyla cezanın ağırlığını doğrudan belirler. Bu ayrım, çoğu zaman maddenin niteliğine ilişkin bilirkişi incelemesiyle netleşir.
Bu üç madde arasındaki farkın pratik önemi büyüktür; çünkü TCK 185’te on beş yıla, TCK 188’de otuz yıla kadar uzanabilen cezalar söz konusuyken, TCK 193’te ceza yalnızca bir yıla kadardır. Dolayısıyla bir olayın hangi madde kapsamında değerlendirildiği, kişinin karşılaşacağı sonucu kökten değiştirir. Bir maddenin yanlış nitelendirilmesi, örneğin izne bağlı genel bir zehirli maddenin uyuşturucu madde gibi değerlendirilmesi, çok daha ağır bir cezaya yol açabileceğinden, savunmanın maddenin gerçek niteliğini ortaya koymaya odaklanması gerekir. Bu da genellikle uzman raporlarının ve ilgili mevzuatın titizlikle incelenmesini gerektirir.
Zehirli Madde İmal ve Ticareti Suçunun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs
TCK 193 seçimlik hareketli bir suç olduğundan, suça teşebbüsün (TCK 35) mümkün olup olmadığı, hangi hareketin söz konusu olduğuna göre değişir. Örneğin izinsiz nakil veya satış fiiline yönelik icra hareketlerinin, failin elinde olmayan bir nedenle yarıda kalması halinde teşebbüs gündeme gelebilir. Bulundurma veya depolama gibi hareketlerde ise suç, madde fiilen elde bulundurulmaya başlandığında tamamlandığından, teşebbüs alanı daha sınırlıdır. Teşebbüs halinde cezada indirim yapılır.
İştirak ve İçtima
İzne bağlı zehirli maddelerle ilgili faaliyetler çoğu zaman bir üretim veya ticaret zinciri içinde, birden fazla kişinin katılımıyla yürütülür. Bu durumda şeriklik (iştirak) kuralları uygulanır ve her bir kişinin fiile katkısı ile izinsizliği bilip bilmediği ayrı ayrı değerlendirilir. İçtima bakımından ise, aynı olayda birden fazla seçimlik hareketin gerçekleşmesi kural olarak tek suç oluşturur; ancak farklı maddeler veya farklı olaylar söz konusuysa ya da fiil başka bir suçla birlikte işlenmişse, suçların içtimaı kuralları çerçevesinde değerlendirme yapılır.
Zehirli Madde İmal ve Ticareti Suçunda Yaptırım, Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı
TCK 193 suçunun cezası iki aydan bir yıla kadar hapistir. Suça konu zehirli maddeler ile suçun işlenmesinde kullanılan eşya hakkında müsadere hükümleri uygulanabilir. Cezanın görece hafif olması nedeniyle, bu suça ilişkin yargılamayı yapmakla görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Soruşturmalar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür; ceza yargılamasının genel işleyişi için ceza mahkemeleri sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Cezanın üst sınırı dikkate alınarak belirlenen dava zamanaşımı süresi, bu suçta sekiz yıldır; mahkûmiyetin kesinleşmesinden sonra ise ceza zamanaşımı süreleri devreye girer. Bu tür dosyalarda soruşturma çoğu zaman maddenin niteliğine ilişkin bilirkişi incelemesine ve izin mevzuatının değerlendirilmesine dayandığından, hem maddenin gerçekten kapsam içinde olup olmadığının hem de izin durumunun doğru tespiti savunmanın en önemli teknik başlıklarındandır. Böyle bir süreçle karşı karşıyaysanız, en başından itibaren ceza hukuku alanında hukuki destek almanız yerinde olur.
Sıkça Sorulan Sorular
Zehirli madde imal ve ticareti suçunun cezası nedir?
İçeriğinde zehir bulunan ve faaliyeti izne bağlı olan bir maddenin izinsiz olarak üretilmesi, bulundurulması, satılması, nakledilmesi veya depolanması (TCK 193) iki aydan bir yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Bu, kamunun sağlığına karşı suçlar bölümündeki en hafif cezalardan biridir.
TCK 193 ile TCK 188 (uyuşturucu) arasındaki fark nedir?
TCK 188 yalnızca uyuşturucu ve uyarıcı maddelere ilişkindir ve on yıldan başlayan çok ağır cezalar öngörür. TCK 193 ise uyuşturucu dışındaki, izne bağlı genel zehirli ve kimyasal maddeleri (örneğin tarım ilaçları, sınai kimyasallar) kapsar ve çok daha hafif bir ceza öngörür. Bu nedenle maddenin niteliğinin doğru saptanması kritiktir.
TCK 193 ile TCK 185 arasındaki fark nedir?
TCK 185, bir şeye zehir katarak veya onu bozarak kişilerin hayatını ve sağlığını doğrudan tehlikeye düşürmeye yönelik aktif bir fiili cezalandırır. TCK 193 ise birine zarar verme amacı taşımaksızın, izne bağlı zehirli maddeyle ilgili faaliyetin izinsiz yürütülmesini konu alır.
Hangi maddeler bu suçun konusudur?
İçeriğinde zehir bulunan ve üretimi, satışı, nakli veya depolanması izne bağlı olan maddeler bu suçun konusudur. Uygulamada tarımsal mücadele ilaçları ve belirli sınai kimyasallar bu kapsamda değerlendirilebilir. Bir maddenin kapsama girip girmediği ilgili idari düzenlemelere göre belirlenir.
İzinle üretim veya satış suç oluşturur mu?
Hayır. Suçun temeli, faaliyetin izinsiz yürütülmesidir. Gerekli izne sahip olarak ve iznin kapsamı içinde yürütülen üretim, satış veya nakil suç oluşturmaz. Suç, ancak izin bulunmadığında veya izne aykırı davranıldığında gündeme gelir.
Bu suça hangi mahkeme bakar?
Cezanın görece hafif olması nedeniyle bu suça asliye ceza mahkemesi bakar. Soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür.
Zehirli Madde İmal ve Ticareti Suçu Bakımından Değerlendirme
Zehirli madde imal ve ticareti (TCK 193), içeriğinde zehir bulunan ve faaliyeti izne bağlı olan maddelerin izinsiz üretilmesini, satılmasını, nakledilmesini veya depolanmasını cezalandıran, temelde bir idari düzene aykırılık suçudur. Bölümün en hafif cezalı maddelerinden biri olması, suçun birine zarar verme değil, izin sistemine uymama esasına dayanmasından kaynaklanır. Bu suçun; zehir katma (TCK 185) ve uyuşturucu imal ve ticareti (TCK 188) ile karıştırılmaması, hem uygulanacak madde hem de cezanın ağırlığı bakımından büyük önem taşır. Maddenin gerçek niteliğinin ve izin durumunun doğru tespiti, sonucu belirleyen en kritik adımdır.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.
Avukat Sinan Karabacak – Cep Tel: +90 535 671 88 95
