|

Verileri Yok Etmeme Suçu (TCK-138)

Verileri Yok Etmeme Suçu

Verileri yok etmeme suçu, kanunların belirlediği sürelerin geçmesine rağmen verileri yok etmekle yükümlü olan kişilerin bu görevlerini yerine getirmemesini cezalandıran ve Türk Ceza Kanunu‘nun 138. maddesinde düzenlenen bir suç tipidir. Bu suç, bölümdeki diğer suçlardan farklı olarak aktif bir hareketi değil; kanunen yapılması gereken bir işin, yani verilerin silinmesinin yapılmamasını cezalandırır.

Kişisel verilerin saklanması ve gerektiğinde imha edilmesinin hem hukuki hem de teknik bir yükümlülük haline geldiği günümüzde, verileri yok etmeme suçu özellikle veri tutan kişi ve kurumlar açısından önem taşımaktadır. Bu yazıda; verileri yok etmeme suçunun tanımını, ihmal suçu niteliğini, failini, oluşma şartlarını, cezasını, nitelikli hallerini, KVKK ile ilişkisini, şikâyet ve soruşturma usulünü, görevli mahkemeyi ve merak edilen diğer hususları sade bir dille ele alacağız.

Korunan Hukuki Değer

Bu suçta korunan temel değer, kişilerin verileri üzerindeki kontrolü ve bilgisel mahremiyetidir. Verilerin sınırsız süreyle saklanması, kişinin kendisine ait bilgiler üzerindeki hâkimiyetini zedeler. Kanun koyucu, verilerin yalnızca gerekli olduğu süre boyunca tutulmasını ve bu süre sona erdiğinde yok edilmesini güvence altına alarak, kişilerin “unutulma” ve verileri üzerinde söz sahibi olma hakkını korur.

Bir İhmal Suçu: Yapılması Gerekeni Yapmama

Verileri yok etmeme suçunu, bölümdeki diğer suçlardan ayıran en önemli özellik, bunun bir ihmal suçu olmasıdır.

İhmali Suç Ne Demektir?

İhmali (ihmal yoluyla işlenen) suç, failin aktif bir hareketle değil; hukuken yapması gereken bir davranışta bulunmamasıyla işlenen suçtur. Verileri yok etmeme suçunda da cezalandırılan, failin bir şey “yapması” değil; kanunen yapması gereken bir işi (verileri silmeyi) “yapmamasıdır”. Bu yönüyle suç, bölümdeki diğer suçlardan (örneğin verileri kaydetmek ya da ele geçirmek gibi aktif fiillerle işlenen suçlardan) belirgin biçimde ayrılır.

Suçun Bu Bölümdeki Diğer Suçlardan Farkı

Bölümdeki diğer suçlarda fail, kişinin mahremiyetine aktif bir müdahalede bulunur. Verileri yok etmeme suçunda ise tam tersine, fail bir müdahalede bulunmaz; ancak verileri kanuni süre geçtiği halde sistemde tutmaya devam ederek pasif bir biçimde mahremiyeti ihlal eder. İşte bu nedenle suç, “yok etmeme” yani bir eksik bırakma olarak tanımlanmıştır.

Suçun Faili: Özgü (Mahsus) Suç

Verileri yok etmeme suçu, herkes tarafından işlenebilen genel bir suç değildir. Bu suçun faili, yalnızca verileri yok etmekle yükümlü olan kişilerdir. Bu yönüyle suç, özgü suç niteliği taşır.

Yani bir kişinin bu suçun faili olabilmesi için, öncelikle kanunen verileri yok etme görevinin ona ait olması gerekir. Böyle bir yükümlülüğü bulunmayan kişiler, verilerin silinmemesinden bu suç kapsamında sorumlu tutulamaz. Bu yükümlülük; veriyi tutan kurumun yapısına, ilgili kişinin görev tanımına ve mevzuatta öngörülen sorumluluk dağılımına göre belirlenir. Dolayısıyla somut bir olayda kimin bu görevle yükümlü olduğu, dikkatli bir hukuki değerlendirme gerektirir.

Suçun Oluşma Şartları

Verileri yok etmeme suçunun oluşabilmesi için iki temel şartın bir arada bulunması gerekir.

Kanuni Saklama Süresinin Geçmesi

İlk şart, verilerin saklanması için kanunların öngördüğü sürenin geçmiş olmasıdır. Veriler, ilgili mevzuatta belirlenen süre boyunca tutulabilir. Ancak bu süre sona erdiğinde, verilerin artık saklanmaması ve yok edilmesi gerekir. Süre dolmadan veriler yok edilmemişse, henüz bu suçtan söz edilemez; çünkü saklama süresi devam etmektedir.

Yok Etme Görevinin Yerine Getirilmemesi

İkinci şart, saklama süresi geçtiği halde, yükümlü kişinin verileri yok etme görevini yerine getirmemesidir. Süre dolduktan sonra verilerin silinmemesi, bu suçun maddi unsurunu oluşturur. Burada failin kasten hareket etmesi, yani süresi geçen verileri yok etmesi gerektiğini bilerek bu görevi yerine getirmemesi aranır.

Suçun Cezası ve Nitelikli Halleri

Temel Hal

Kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanlar, görevlerini yerine getirmediklerinde bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

CMK Kapsamındaki Veriler (Fıkra 2)

2014 yılında eklenen ikinci fıkraya göre, suçun konusunun Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre ortadan kaldırılması veya yok edilmesi gereken veri olması halinde, verilecek ceza bir kat artırılır. Ceza muhakemesi sürecinde elde edilen ve kanun gereği belirli koşullarda yok edilmesi gereken bazı veriler vardır; örneğin yürütülen bir soruşturma kapsamında elde edilip dava konusu olmayan ya da kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen hallerde imha edilmesi gereken kayıtlar bu kapsamda değerlendirilebilir. Kanun koyucu, bu nitelikteki verilerin yok edilmemesini daha ağır bir yaptırıma bağlamıştır.

Nitelikli Haller (TCK 137)

Bu suç, TCK 137’de düzenlenen ortak nitelikli hallerden birinin bulunması durumunda da daha ağır cezayı gerektirir. Suç;

  • bir kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle, ya da
  • belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle

işlenirse, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Verileri yok etme yükümlülüğünün çoğu zaman bir görev ya da meslek çerçevesinde doğduğu düşünüldüğünde, bu nitelikli hallerin somut olayda gündeme gelmesi mümkündür.

KVKK ile İlişkisi

Verileri yok etmeme suçu, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile doğrudan ilişkilidir. KVKK, kişisel verilerin işlenmesini gerektiren sebepler ortadan kalktığında, bu verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesi gerektiğini düzenler. Veri sorumluları, sakladıkları verileri sınırsız süreyle tutamaz; saklama süreleri sona erdiğinde imha yükümlülüğü doğar.

Bu çerçevede pek çok kurum, hangi verinin ne kadar süreyle saklanacağını ve ne zaman imha edileceğini belirleyen saklama ve imha politikaları oluşturmak zorundadır. Saklama süresi dolan verilerin yok edilmemesi, hem KVKK kapsamında idari yaptırımlara hem de koşulları oluştuğunda TCK 138 kapsamında cezai sorumluluğa yol açabilir. Bu nedenle veri tutan kişi ve kurumların, imha yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesi büyük önem taşır.

Şikâyete Bağlı Değildir: Re’sen Soruşturma

Verileri yok etmeme suçu, şikâyete bağlı değildir. TCK 139’a göre bu suç, mağdurun şikâyeti aranmaksızın savcılık tarafından re’sen soruşturulur.

Bunun pratik sonuçları şunlardır:

  • Mağdurun şikâyetçi olması zorunlu değildir; savcılık suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma başlatır.
  • Şikâyete bağlı suçlardaki altı aylık şikâyet süresi bu suç için söz konusu değildir.
  • Mağdurun şikâyetten vazgeçmesi, tek başına davanın düşmesi sonucunu doğurmaz.

Bu yönüyle suç, haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK 132) veya özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK 134) gibi şikâyete bağlı suçlardan farklı bir usule tabidir.

Uzlaştırma ve Ön Ödeme

Uzlaştırma

Verileri yok etmeme suçu şikâyete bağlı olmadığından ve uzlaştırma kapsamına özel olarak alınan suçlar arasında sayılmadığından, kural olarak uzlaştırmaya tabi değildir. Somut dosyanızda uzlaştırmanın gündeme gelip gelemeyeceğini değerlendirmek için bir avukata danışmanız yerinde olur.

Ön Ödeme

Ön ödeme kurumu, yalnızca adli para cezasını ya da üst sınırı belirli bir süreyi aşmayan hapis cezasını gerektiren suçlar bakımından uygulanır. Bu suçun öngörülen ceza miktarı bu kapsamın dışında kaldığından, ön ödeme bu suç için söz konusu olmaz.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Verileri yok etmeme suçuna ilişkin davalar, kural olarak Asliye Ceza Mahkemesi‘nde görülür. Öngörülen ceza miktarı ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmediğinden, yargılama asliye ceza mahkemelerinde yapılır. Yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Suça Teşebbüs, Etkin Pişmanlık ve İçtima

Teşebbüs

Verileri yok etmeme suçu bir ihmal suçu olduğundan, kural olarak teşebbüse elverişli değildir. Kanuni süre geçtiği halde verilerin yok edilmemesiyle suç tamamlanır; bu nedenle “yarım kalmış” bir ihmalden söz etmek genellikle mümkün olmaz.

Etkin Pişmanlık

Kanun, bu suç bakımından özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörmemiştir. Failin, süre geçtikten sonra verileri yok etmesi suçun oluşmasını engellemese de, bu davranışı takdiri indirim nedenlerinin değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.

İçtima

Verileri yok etmeme fiili, somut olayda başka suçlarla birlikte gündeme gelebilir. Örneğin saklanan verilerin aynı zamanda hukuka aykırı biçimde başkasına aktarılması söz konusuysa, farklı suç tipleri arasındaki ilişki içtima kuralları çerçevesinde değerlendirilir.

Cezayı Etkileyen ve Hafifleten Kurumlar

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

Verilen hapis cezası iki yıl veya altında ise ve diğer koşullar da sağlanıyorsa, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Bu suçun öngörülen ceza miktarı (bir yıldan iki yıla kadar) dikkate alındığında, koşulları oluştuğunda HAGB‘nin uygulanma ihtimali bulunmaktadır.

Adli Para Cezası

Bu suç için kanunda doğrudan adli para cezası öngörülmemiş; hapis cezası düzenlenmiştir. Ancak koşulları oluştuğunda, sonuç olarak hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gündeme gelebilir.

Cezanın Ertelenmesi

İki yıl veya altındaki hapis cezaları bakımından, koşulların varlığı halinde cezanın ertelenmesine karar verilebilir.

Sık Sorulan Sorular

Bu suçu herkes işleyebilir mi?

Hayır. Verileri yok etmeme suçu özgü (mahsus) bir suçtur; yalnızca kanunen verileri yok etmekle yükümlü olan kişiler bu suçun faili olabilir. Böyle bir yükümlülüğü bulunmayan kişiler bu suçtan sorumlu tutulamaz.

Verileri sonradan silmem cezadan kurtulmamı sağlar mı?

Kanuni süre geçtiği halde verilerin yok edilmemesiyle suç tamamlanmış olur. Verilerin sonradan silinmesi suçun oluşmasını ortadan kaldırmaz; ancak bu davranış, cezanın belirlenmesinde lehe bir unsur olarak değerlendirilebilir.

Bu suçta şikâyetçi olmam gerekir mi?

Hayır. Verileri yok etmeme suçu re’sen soruşturulur; savcılık şikâyet aranmaksızın kendiliğinden soruşturma başlatır. Bu nedenle altı aylık şikâyet süresi bu suç için geçerli değildir.

KVKK’daki imha yükümlülüğü ile bu suç aynı şey mi?

İkisi yakından ilişkilidir ancak aynı şey değildir. KVKK, imha yükümlülüğüne uyulmamasını idari yaptırıma bağlar; TCK 138 ise koşulları oluştuğunda cezai sorumluluk doğurur. Aynı fiil, hem idari hem de cezai sürece konu olabilir.

Değerlendirme ve Sonuç

Verileri yok etmeme suçu, kişisel verilerin korunmasının yalnızca bunları izinsiz toplamamakla sınırlı olmadığını; gerektiğinde zamanında yok etmekle de ilgili olduğunu gösteren bir suç tipidir. Bölümdeki diğer suçlardan farklı olarak aktif bir hareketle değil, kanunen yapılması gereken bir işin yapılmamasıyla işlenen bu suç, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasını gerektirir; ceza muhakemesi kapsamındaki bazı veriler söz konusu olduğunda ceza artar.

Bu suçla ilgili süreçte; failin verileri yok etmekle yükümlü bir kişi olup olmadığı, kanuni saklama süresinin geçip geçmediği ve suçun re’sen soruşturulduğu gibi hususlar belirleyici öneme sahiptir. Burada verilen bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve her dosya kendine özgüdür; somut durumunuza ilişkin kesin bir değerlendirme için mutlaka avukatınıza danışmanızı öneririz.

Verileri yok etmeme suçuyla ilgili bir soruşturma veya davayla karşı karşıyaysanız, alanında deneyimli bir ceza avukatı ile görüşerek dosyanızın detaylı bir değerlendirmesini yaptırabilirsiniz. Bu suç tipinin yer aldığı diğer mahremiyet suçları hakkında genel bilgi almak için Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar başlıklı rehberimizi de inceleyebilirsiniz.

İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.

Av. Sinan Karabacak – Cep Tel: +90 535 671 88 95

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir