İçindekiler
Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesi Suçu Nedir? (TCK 113)
Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçu, cebir, tehdit ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir kamu faaliyetinin yürütülmesinin veya bir kişinin kamu hizmetlerinden yararlanmasının engellenmesidir. Türk Ceza Kanunu‘nun (TCK) 113. maddesinde düzenlenen bu suç, vatandaşın kamu hizmetlerine eşit ve kesintisiz biçimde erişebilmesini güvence altına alır. Hastaneden okula, belediye hizmetlerinden çağrı merkezlerine kadar geniş bir alanı kapsayan bu suçta, eylemin gerçekten TCK 113’ü mü yoksa başka bir suçu mu (örneğin görevi yaptırmamak için direnmeyi) oluşturduğu büyük önem taşır. Hakkınızda kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçundan bir soruşturma yürütülüyorsa veya bu durumdan mağdursanız, bir ceza avukatından destek almanız yerinde olur. Bu yazıda suçun unsurlarını, cezasını ve emsal Yargıtay kararlarını sade bir dille ele alıyoruz.
Bu suç, “Hürriyete Karşı Suçlar” bölümünde yer alır. Bölümün tamamına ilişkin genel bir bakış için Hürriyete Karşı Suçlar (TCK 106-124) rehberimize göz atabilirsiniz.
Yasal Düzenleme ve Korunan Hukuki Değer
TCK 113’e göre, cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla; bir kamu faaliyetinin yürütülmesine ya da kamu kurumlarında veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında verilen (yahut kamu izniyle sunulan) hizmetlerden yararlanılmasına engel olunması hâlinde fail iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
2022 yılında 7406 sayılı Kanun’la maddeye eklenen ikinci fıkraya göre, suçun konusunun sağlık hizmeti olması hâlinde verilecek ceza altıda biri oranına kadar artırılır. Bu ekleme, son yıllarda sağlık çalışanlarına ve hizmetine yönelik müdahalelerin artması karşısında getirilmiş özel bir koruma niteliğindedir. Suçla korunan değer, hem bireyin kamu hizmetlerinden yararlanma hakkı hem de kamu düzeni ve kamu faaliyetlerinin kesintisiz yürütülmesidir.
Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesi Suçunun Unsurları
Fail ve Mağdur
Bu suçun faili herkes olabilir; kanun fail bakımından özel bir nitelik aramaz. Bu yönüyle bu suç özgü suç niteliği taşımamaktadır. Yani faili bakımından herhangi bir sınırlama öngörülmemiş; her gerçek kişi bu suçun faili olabilmektedir. Mağdur ise kamu hizmetlerinden yararlanması engellenen kişidir. Suç aynı zamanda kamu düzenini de koruduğundan, ilgili kamu kurumu da suçtan zarar gören sıfatıyla sürece katılabilir.
Maddi Unsur (Fiil)
Suç, seçimlik (serbest) hareketli bir suçtur ve iki ayrı seçenek içerir: bir kamu faaliyetinin yürütülmesini engellemek ya da kamu hizmetinden yararlanmayı engellemek. Bu seçeneklerden birinin gerçekleşmesi yeterlidir. Ancak suçun oluşması için engellemenin cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla yapılması şarttır; bu unsurlardan hiçbiri yoksa suç oluşmaz. Ayrıca Yargıtay’a göre eylem, kamu faaliyetini fiilen engellemeye ya da bir süreliğine de olsa ara verdirmeye elverişli olmalı ve bu amaçla yapılmalıdır. Örneğin acil serviste bulunan serumların kullanılamaz hâle getirilmesi, kamu faaliyetini engellemeye yönelik bir eylemdir.
Manevi Unsur (Kast)
Suç kasten işlenir; failin, kamu faaliyetini veya hizmetten yararlanmayı engelleme bilinç ve iradesiyle hareket etmesi gerekir. Başka bir amaçla yapılan her eylemde otomatik olarak bu suç oluşmaz; bu nedenle failin amacı her olayda titizlikle değerlendirilir.
Cezası ve Sağlık Hizmetine İlişkin Artırım (2026)
Suçun temel cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Suçun konusu sağlık hizmeti ise bu ceza altıda biri oranına kadar artırılır (TCK 113/2). Cezanın alt sınırı iki yıl olduğundan hapis cezası doğrudan adli para cezasına çevrilemez. Ancak koşulların varlığı hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) veya hapis cezasının ertelenmesi gündeme gelebilir. Bu kurumların somut dosyanızda uygulanıp uygulanmayacağı cezanın miktarına ve diğer şartlara bağlıdır.
Nitelikli Halleri (TCK 119 Ortak Hüküm)
TCK 113’ün kendi içinde sağlık hizmetine ilişkin artırım dışında ayrı bir nitelikli hâli yoktur; cezayı artıran diğer hâller ortak hüküm olan TCK 119’da düzenlenmiştir. Buna göre suçun; silahla, kişinin kendisini tanınmayacak hâle koyması suretiyle (imzasız mektup veya özel işaretlerle), birden fazla kişiyle birlikte, suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak ya da kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılmasıyla işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. Ayrıca TCK 119/2 uyarınca, suç sırasında kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri gerçekleşirse, ayrıca kasten yaralama hükümleri de uygulanır.
Görevi Yaptırmamak İçin Direnme (TCK 265) ile Farkı
Uygulamada en çok karıştırılan konu, bu suç ile “görevi yaptırmamak için direnme” suçu (TCK 265) arasındaki ayrımdır. Yargıtay’a göre temel fark şudur: TCK 265, doğrudan kamu görevlisinin icra ettiği göreve fiilen direnmeye odaklanırken; TCK 113, hizmetin yürütülmesini veya hizmetten yararlanmayı hedef alan engellemeyi kapsar. Olayın merkezinde “görev icrası” mı yoksa “hizmet” mi olduğuna bakılır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2019/6006 K.). Tek bir eylemle her iki suçun da gündeme geldiği durumlarda ise fikri içtima kuralı (TCK 44) uygulanır ve en ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulur. Cebir ve tehdit kavramları için Cebir Suçu (TCK 108) ve Tehdit Suçu (TCK 106) yazılarımıza bakabilirsiniz.
Teşebbüs ve “Fiilen Engelleme” Şartı
Bu suça teşebbüs mümkündür; engelleme hedeflenen sonuç gerçekleşmeden eylem yarıda kalırsa teşebbüs hükümleri uygulanır. Burada kritik nokta, suçun tamamlanması için kamu faaliyetinin fiilen kesilmesi, durması veya belli bir süre ara verilmesinin gerekmesidir. Nitekim Yargıtay, ihtiyaç olmadığı hâlde 155 acil çağrı merkezini meşgul etme olayında, ilgili kurumun faaliyetinin ne şekilde kesildiği veya durduğu açıklanmadan verilen mahkûmiyet kararını hukuka aykırı bulmuştur. Güncel Yargıtay kararları ile ceza davalarında savunma oluşturmak için ceza avukatından destek alabilirsiniz.
Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesi Suçunda Şikâyet, Uzlaştırma, Zamanaşımı ve Görevli Mahkeme
Şikâyet: Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçu şikâyete bağlı değildir; savcılık suçu öğrendiğinde resen soruşturma başlatır. Bu nedenle şikâyet süresi söz konusu değildir.
Uzlaştırma: Bu suç uzlaştırma kapsamında değildir.
Zamanaşımı: Dava zamanaşımı süresi kural olarak sekiz yıldır.
Görevli Mahkeme: Bu suça ilişkin yargılamayı yapmakla görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.
Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesi Suçu Hakkında Emsal Yargıtay Kararları ve Analizleri
155 Acil Çağrı Merkezini Meşgul Etmek “Kamu Hizmetini Engelleme” Suçunu Otomatik Olarak Oluşturmaz
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2022/1670 E. – 2024/15325 K., 26.11.2024 T.
Kararın Özeti
Yerel mahkeme, ihtiyacı olmadığı halde 155 Acil Çağrı Merkezini arayarak meşgul eden ve görevlilere hakaret eden sanık hakkında hem “Hakaret” hem de “Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi” suçundan mahkûmiyet kararı vermiştir. Sanık, psikolojik rahatsızlıkları ve ilaç kullanımı bulunduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi; hakaret suçundan verilen mahkûmiyeti hukuka uygun bularak onanmasına; kamu hizmetinin engellenmesi suçu yönünden ise, eylemin çağrı merkezinin faaliyetini fiilen nasıl durdurduğu veya kesintiye uğrattığı açıklanıp tartışılmadığı gerekçesiyle mahkûmiyet hükmünün oy birliğiyle bozulmasına karar vermiştir.
Yargıtayın Gerekçesi
Yargıtay, “Hakaret” suçunda herhangi bir isabetsizlik görmezken, TCK m.113’te düzenlenen “Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi” suçunun sınırlarını şu somut ve teknik gerekçeyle çizmiştir:
- Faaliyetin Kesintiye Uğraması Şartı: TCK m.113 suçunun oluşabilmesi için failin hukuka aykırı davranışı neticesinde, kamu kurumu veya kuruluşunun yürüttüğü faaliyetin tamamen kesilmesi, durmuş olması veya faaliyete belli bir süre ara verilmesi zorunludur. Kararda bu durum suçun kurucu bir unsuru (maddi netice) olarak vurgulanmıştır.
- Gerekçe Yetersizliği: Sanığın 155 hattını meşgul ettiği sabittir. Ancak yerel mahkeme, bu meşguliyet nedeniyle acil çağrı merkezinin genel işleyişinin, diğer acil çağrıların alınmasının veya kurum faaliyetinin ne şekilde durduğunu, kesintiye uğradığını kararda somut olarak tartışmamıştır. Sadece “hattı meşgul etti” soyut tespitiyle ceza verilmesi yasal ve yeterli gerekçe taşımamaktadır.
Hukuki Değerlendirme & Pratik Sonuç
Bu karar ceza hukukundaki “tipiklik” ve “yasallık” ilkelerinin harika bir korumasıdır. Pratik hayatta kamu kurumlarında (hastaneler, adliyeler, çağrı merkezleri) vatandaşların çıkardığı zorluklar veya gereksiz meşguliyetler idareyi rahatsız eder. Ancak her rahatsızlık veya iş yükü artışı TCK m.113 anlamında bir suç değildir. 155 acil hattını meşgul eden bir kişiye idari olarak Kabahatler Kanunu m.40/A (Asılsız İhbar) uyarınca idari para cezası kesilebilir ya da hakaret ettiği için ceza verilebilir. Fakat sisteme zarar verilmediği, santral tamamen çökertilmediği veya diğer vatandaşların hizmet alması fiilen ve tamamen engellenmediği sürece kişiye TCK 113’ten hapis cezası verilemez. Yerel mahkeme, “meşgul etme” eylemini hatalı bir genişletmeyle “engelleme” olarak nitelendirmiştir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/1670 E. – 2024/15325 K. Sayılı İlamı Tam Metni
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; bozma üzerine sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin kararı ile kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi ve hakaret suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle; engelli olduğuna, yıllardır psikolojik ilaçlar kullandığına, hükmün bozulmasına yöneliktir.
III. GEREKÇE
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Yapılan incelemede isabetsizlik görülmemiştir.
B. Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesi Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın üzerine atılı, kamu kurumu faaliyetini cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi suçunun oluşması için sanığın eylemi sonucu kamu kurum veya kuruluşunun faaliyetinin kesilmesi, durmuş olması veya faaliyete belli bir süre ara verilmesinin gerekmesi karşısında; sanığın ihtiyacı olmadığı halde 155 acil çağrı merkezini meşgul etmek şeklindeki eyleminde ilgili kurumun ne şekilde faaliyetinin kesildiği, durduğu veya faaliyete belli bir süre ara verildiği açıklanıp tartışılmadan, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesi Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.11.2024 tarihinde karar verildi.
Kendi Köyüne Yol Yaptırmak İçin İş Makinesini Durdurmak “Kamu Hizmetini Engelleme” Suçunu Oluşturmaz
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2021/41496 E. – 2024/16129 K., 05.12.2024 T.
Kararın Özeti
Somut olayda sanık, Kaymakamlık adına kendi köyünde çalışma yürüten ve işi bittikten sonra başka bir köye gitmek üzere yola çıkan resmi iş makinesini engellemiş ve yaklaşık 3 saat boyunca çalışmasını durdurmuştur. Sanığın amacı, iş makinesinin hazır köydeyken kendi köyündeki başka bir bozuk yolu da yapmasını sağlamaktır. Yerel mahkeme, iş makinesinin alıkonulmasını kamu hizmetinin engellenmesi olarak görerek sanığı cezalandırmıştır. Sanığın temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesi; sanığın amacının kamu hizmetini sabote etmek değil, aksine başka bir kamu hizmetinin (yol yapımının) yerine getirilmesini sağlamak olduğunu, bu nedenle suçun özel kast unsurunun oluşmadığını belirterek mahkûmiyet hükmünü oy birliğiyle bozmuştur.
Yargıtayın Gerekçesi
Yargıtay, suçun manevi unsuru ile failin eylemdeki asıl amacı (saiki) arasındaki ilişkiyi şu hukuki gerekçelerle açıklamıştır:
- Korunan Hukuki Yarar ve Kastın Sınırı: TCK m.113 ile korunan hukuki yarar kamu idaresinin ve hizmetlerinin sürekliliğidir. Bu suçun oluşabilmesi için failin gerçekleştirdiği hukuka aykırı davranışın, doğrudan doğruya kamu kurumunun faaliyetini engellemek veya durdurmak amacına (kastına) matuf olması gerekir. Başka bir amaçla yapılan müdahaleler bu suçu oluşturmaz.
- Hizmet Alım Amacı/Saik Ayrımı: Sanığın eylemi, iş makinesinin başka bir köye gitmesini 3 saat geciktirmiştir. Ancak sanık bunu kamu hizmetine düşmanlık etmek veya kurumu felç etmek için değil, “hazır kepçe gelmişken bizim köyün şu yolunu da yapsın” mantığıyla, yani bir kamu hizmetinden faydalanma amacıyla yapmıştır. Bu durum suçun özel kastını ortadan kaldırır.
- Netice Somutlaştırması Eksikliği: Yargıtay yerleşik içtihatlarına atıf yaparak, yerel mahkemenin bu 3 saatlik duraksama nedeniyle ilgili kamu kurumunun genel faaliyetinin ne şekilde fiilen kesintiye uğradığını veya durduğunu kararda yeterince tartışmamasını da bozma gerekçesi yapmıştır.
Hukuki Değerlendirme & Pratik Sonuç
Bu karar ceza hukukunda “hukuka aykırı her eylemin, iddia edilen her suça uymayacağı” (tipiklik) kuralının harika bir tezahürüdür. Sanığın iş makinesini 3 saat boyunca alıkoyması elbette hukuka aykırıdır; koşulları varsa “İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali (TCK m.117)” veya iş makinesi operatörüne yönelik bir zorlama varsa “Tehdit/Cebir” suçlarını ya da haksız bir fiili oluşturabilir. Ancak failin zihnindeki amaç “kamu hizmetini sabote etmek” değil “hizmet almak” olduğundan, eylem TCK m.113 elbisesine sığmamaktadır. Yargıtay, yöntemin yanlışlığı ile kastın niteliğini çok doğru bir teraziyle ayırmıştır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/41496 E. – 2024/16129 K. Sayılı İlamı Tam Metni
“İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle; atılı suçu işlemediğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanun’un 113. maddesinde düzenlenen kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçuyla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin sürekliliğini sağlamaktır. Failin, cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışı, kamu kurumunun faaliyetini engellemek, faaliyetine bir süreliğine de olsa ara vermek için yapmış olması gerekir. Başka amaçlarla cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde bu suç oluşmaz.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda; sanığın, kaymakamlık adına köyde çalışma yapan iş makinasının, olay yerinde işi bitince başka köye gitmesini engellemek suretiyle üç saat kadar çalışmasına engel olmak biçimindeki eylemini, kamu kurumunun faaliyetini engellemek, faaliyetine bir süreliğine de olsa ara vermek kastıyla değil, o köyde bulunan başka bir yolun yapılmasını sağlamak amacıyla gerçekleştirdiği gözetilmeden ve kurumun ne şekilde faaliyetinin kesildiği, durduğu veya faaliyete belli bir süre ara verildiği açıklanıp tartışılmaksızın, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.12.2024 tarihinde karar verildi.
Kamu Hizmetlerinden Yararlanma Hakkının Engellenmesi Suçu Bakımından Değerlendirme
Görüldüğü üzere kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçu (TCK 113), özellikle görevi yaptırmamak için direnme suçuyla sınırı ve “fiilen engelleme” şartı bakımından teknik bir alandır. Eylemin hangi suça gireceği, sağlık hizmetine ilişkin artırımın uygulanıp uygulanmayacağı ve fikri içtima kurallarının nasıl işleyeceği, karşılaşacağınız cezayı kökten değiştirebilir. İster şüpheli ya da sanık olun, ister mağdur; sürecin başında profesyonel hukuki destek almak hak kaybı yaşamamanız açısından önemlidir. İstanbul’da yürütülen ceza davaları hakkında daha fazla bilgi için İstanbul Ceza Avukatı sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Ceza hukuku ile ilgili süreçlerinizde hukuki destek almak için Av. Sinan Karabacak ile ücretsiz ön görüşme yapabilirsiniz.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.
Av. Sinan Karabacak – Cep Tel: +90 535 671 88 95
