İçindekiler
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu, görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada hâkimin, Cumhuriyet savcısının, bilirkişinin veya tanığın hukuka aykırı karar vermesi, işlem yapması ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için onları hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunulmasıyla işlenir ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 288’inci maddesi uyarınca elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır. Bir gün karşılığı adli para cezası 01.06.2024’ten bu yana en az 100, en fazla 500 TL olduğundan, bu suçun cezası alt sınırdan 5.000 TL‘den başlar. Suçun hapis cezası yoktur. Basın açıklaması, gazete ilanı, televizyon konuşması veya herkese açık sosyal medya paylaşımı yoluyla tanığa, bilirkişiye ya da dosyaya bakan hâkime “şu kararı ver” mesajı verilmesi bu suçun tipik örnekleridir.
TCK m.288, Türk Ceza Kanunu’nun “Adliyeye Karşı Suçlar” bölümünde yer alır. Madde 05.07.2012’de 6352 sayılı Kanun’la yeniden yazılmış, önceki 6 ay-3 yıl hapis cezası kaldırılarak yerine adli para cezası getirilmiştir. Suç re’sen soruşturulur, şikâyete ve uzlaştırmaya tabi değildir, ancak önödeme kapsamındadır: Cumhuriyet savcısının bildirdiği miktar 10 gün içinde ödenirse dava açılmaz. Dava zamanaşımı 8 yıldır.
Kanun metninin resmi kaynağı: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, mevzuat.gov.tr
Yargıtay Kararları Işığında Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs Suçunun Oluşması İçin Gerekli Şartlar
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunun oluşması için içtihatlarla Yargıtay tarafından bazı kriterler ortaya konulmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/298 E., 2023/395 K. sayılı kararı, Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/1090 E., 2019/5889 K. sayılı kararı ve Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/1838 E., 2017/8613 K. sayılı kararı esas alındığında, maddeler hâlinde saymak gerekirse TCK m.288’deki suçun oluşması için:
- Fiil tarihinde yapılmakta olan bir soruşturmanın veya görülmekte olan bir davanın bulunması,
- Beyanın yargı görevi yapana, bilirkişiye veya tanığa yönelik olması ve onları etkilemeye elverişli bulunması,
- Beyanın sözlü veya yazılı olarak alenen, yani belirsiz sayıda kişinin algılayabileceği şekilde yapılması,
- Beyanın hukuka aykırı bir karar, işlem veya gerçeğe aykırı bir beyan elde etmeye yönelik olması; haber verme, eleştiri veya hak arama sınırları içinde kalmaması,
- Failin bilerek ve isteyerek, etkileme amacıyla hareket etmesi
gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/298 E., 2023/395 K. sayılı ve 12.07.2023 tarihli kararında, suçun teşebbüs suçu olarak düzenlendiğini ve hâkimin, bilirkişinin veya tanığın fiilen etkilenmesinin aranmadığını vurgulamıştır. Beyan aleni değilse suç oluşmaz; bu durumda olay, şartları varsa TCK m.277 veya tehdit suçu bakımından ayrıca değerlendirilir.
A- TCK 288 Madde Metninin İncelenmesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 288’inci maddesi yürürlükteki hâliyle aşağıdaki gibidir:
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs
Madde 288- (1) Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.
Maddenin 2005’te yürürlüğe giren ilk hâli, soruşturma veya kovuşturma kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar savcı, hâkim, mahkeme, bilirkişi veya tanıkları etkilemek amacıyla alenen beyanda bulunmayı 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırıyordu. Suçun basın yoluyla işlenmesinde cezayı yarı oranında artıran ikinci fıkra 07.07.2005’te 5377 sayılı Kanun’la kaldırılmıştır. 6352 sayılı Kanun’la 05.07.2012’den itibaren hapis cezası yerine adli para cezası getirilmiş, “hukuka aykırı olarak” ibaresi eklenmiş ve etkilemenin “hukuka aykırı bir karar, işlem veya gerçeğe aykırı beyan” amacına yönelmesi şartı konulmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/298 E., 2023/395 K. sayılı kararında aktarılan ilk gerekçe, maddenin kesin hüküm öncesinde tanık beyanlarını, bilirkişi raporlarını ve hükümleri etkilemeye yönelik baskıcı yayınları ve kitle iletişim araçlarındaki “yargısız infaz” uygulamalarını önlemek için konulduğunu belirtir. 6352 sayılı Kanun gerekçesi ise açıklamanın etkilemeye elverişli olması gerektiğini ve elverişliliğin suça teşebbüs hükmündeki ölçütlerle değerlendirileceğini vurgular.
Suç tarihine göre hangi metnin uygulanacağı TCK m.7/2’deki lehe kanun ilkesiyle belirlenir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11100 E., 2021/5816 K. sayılı kararında, 05.07.2012’den önce işlenen eylemlerde eski ve yeni metnin bütün hâlinde karşılaştırılıp lehe olanın uygulanması ve önödeme ihtarı yapılması gerektiği belirtilmiştir.
B- Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs Suçunun Unsurları
1- Korunan Hukuki Değer ve Suçun Mağduru
TCK m.288, Anayasa m.36’daki adil yargılanma hakkını, yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını ve yargılamanın dış baskıdan uzak, sükûnet içinde yürütülmesini korur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/298 E., 2023/395 K. sayılı kararına göre suçun konusu görülmekte olan davaya veya yapılmakta olan soruşturmaya konu uyuşmazlıktır; bu uyuşmazlık belirli bir kişiye değil toplumun tamamına ait olduğundan suçun mağduru toplumu oluşturan herkestir. Etkilenmek istenen hâkim, savcı, bilirkişi veya tanık suçun mağduru sayılmaz.
Bu kabulün önemli bir usul sonucu vardır: suçtan doğrudan zarar görmeyen kişiler davaya katılan sıfatıyla katılamaz ve hükmü temyiz edemez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/298 E., 2023/395 K. sayılı kararında, kendilerine mektup gönderilen askeri yargı mensuplarının bu suçtan açılan davaya katılma ve temyiz haklarının bulunmadığına karar vermiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11240 E., 2022/8222 K. sayılı kararında da tanığa “benim istediğim gibi ifade ver” baskısı yapıldığı iddia edilen davada şikâyetçinin temyiz istemi aynı gerekçeyle reddedilmiştir. Bu yönüyle TCK m.288, soruşturma işlemlerinin içeriğini açıklayarak kişinin lekelenmeme hakkını ihlal eden gizliliğin ihlali suçundan ayrılır; orada ihlalden etkilenen kişi mağdur sayılır ve davaya katılabilir.
2- Fail
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs özgü suç değildir; herkes tarafından işlenebilir. Yargıtay kararlarına konu olaylarda failler şunlardır:
- Davanın tarafları ve yakınları: Tanığa kamuya açık ortamda gözdağı veren sanık veya mağdur yakınları.
- Gazeteciler ve yayın sorumluları: Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/892 E., 2017/303 K. sayılı kararına konu olayda, bir gazetede yayımlanan ve davaya bakan hâkimin taraflı karar verdiğini öne süren yazılar nedeniyle yazarlar hakkında TCK m.288/1 uyarınca dava açılmıştır.
- Avukatlar: Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/1090 E., 2019/5889 K. sayılı kararına konu olayda avukat sanığın, soruşturmada tanık olan müvekkili üzerinde baskı kurarak beyanını değiştirttiği iddia edilmiştir.
- Kamu görevlileri ve yargı mensupları: Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/298 E., 2023/395 K. sayılı kararına konu olayda sanık, Askeri Yargıtay üyesiydi.
Fail avukat, hâkim veya Cumhuriyet savcısıysa soruşturma izni ve görevli mahkeme bakımından özel kurallar uygulanır; bu kurallar aşağıda “Soruşturma ve Yargılama Usulü” başlığında açıklanmıştır.
3- Suçun Konusu: Soruşturma veya Görülmekte Olan Dava
TCK m.288’in en belirgin özelliği, soruşturma evresini de kapsamasıdır. Suç, bir suç şüphesinin öğrenilmesiyle başlayan soruşturma evresinde de, iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar süren dava evresinde de işlenebilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/298 E., 2023/395 K. sayılı kararına göre uyuşmazlık bir ceza davasına konu olabileceği gibi özel hukuk, idare veya vergi mahkemesindeki bir davaya da konu olabilir. Boşanma, iş, alacak veya tapu davasında tanığı ya da bilirkişiyi alenen hedef alan beyanlar da kapsam içindedir.
Dava kesinleşinceye kadar “görülmekte olan” sayılır; istinaf ve temyiz aşaması da buna dâhildir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/1486 E., 2022/2229 K. sayılı kararına konu olayda, temyiz incelemesi devam eden bir beraat kararının ulusal ve yerel gazetelere verilen ilanlarla “açık hukuka aykırılık” olarak nitelendirilmesi nedeniyle TCK m.288’den dava açılmıştır.
Bu yönüyle TCK m.288, yalnızca açılmış davalarda uygulanan yargı görevi yapanı etkileme suçundan ayrılır. 28.06.2014’ten bu yana TCK m.277 soruşturma evresini kapsamadığından, soruşturma aşamasında kamuya açık beyanlarla yapılan etkileme girişimlerinde başvurulacak hüküm çoğunlukla TCK m.288’dir.
4- Hareket: Alenen Sözlü veya Yazılı Beyanda Bulunma
Suçun hareketi, etkileme amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunmaktır. Beyanın basın yoluyla, televizyonda, mitingde, basın açıklamasında, gazete ilanında veya internette yapılması arasında fark yoktur; 6352 sayılı Kanun gerekçesine göre açıklamanın yazılı, sözlü ya da basın ve yayın yoluyla yapılması önem taşımaz, aleni olması yeterlidir.
Beyanın etkilemeye elverişli olması gerekir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/1838 E., 2017/8613 K. sayılı kararına konu olayda, savcılık kaleminde babasının ifadesi alınırken hazır bulunmak isteyen ve talebi reddedilince askeri kimliğini masaya koyan sanığın, Cumhuriyet savcısını hukuka aykırı olarak etkileme amacı taşıyan bir ifadesi bulunmadığı için TCK m.288’deki suçun oluşmadığına ve fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığı gerekçesiyle CMK m.223/2-a uyarınca beraat verilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Suç bir teşebbüs ve soyut tehlike suçudur. Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2015/5319 E., 2015/4691 K. sayılı kararında, yargılama faaliyetini yürütenlerin beyan ve haberlerden fiilen etkilenmesinin gerekmediği belirtilmiştir.
5- Aleniyet Şartı: Yargıtay’ın Ölçütü
Aleniyet, TCK m.288’i diğer etkileme suçlarından ayıran temel unsurdur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/1090 E., 2019/5889 K. sayılı kararında aleni beyan, “belirsiz sayıda kişi tarafından algılanabilir” beyan olarak tanımlanmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/298 E., 2023/395 K. sayılı kararına göre TCK’da aleniyetin tanımı bulunmadığından hâkim her somut olayın özelliklerini ayrıntılı biçimde ele alarak aleniyetin bulunup bulunmadığına karar verir.
Yargıtay’ın aleni saymadığı ve bu nedenle TCK m.288’i uygulamadığı durumlar şunlardır:
- Kulağa söylenen söz: Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11100 E., 2021/5816 K. sayılı kararına konu olayda sanık, adliye koridorunda yalnızca tanığın duyabileceği şekilde “Adliyeyi terk et, mahkemeye girme” demiştir. Daire, eylemin “alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunma” öğesini taşımadığını ve tehdit suçu bakımından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek mahkûmiyeti bozmuştur.
- Tanığa rica ve telkin: Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2011/16323 E., 2012/15784 K. sayılı kararında, soruşturmada tanık olarak dinlenen kişiye tanıklık yapmaması için rica ve telkinde bulunmanın aleniyet öğesini taşımadığı kabul edilmiştir.
- Müvekkil tanığa baskı: Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/1090 E., 2019/5889 K. sayılı kararında, avukatın soruşturmada tanık olan müvekkiline baskı yaparak beyanını değiştirtmesi aleni olmadığından, sanık hakkında verilen 2.500 TL adli para cezası kanun yararına bozulmuştur.
- Tanıkla birebir görüşme: Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/6124 E., 2014/1180 K. sayılı ve Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/14608 E., 2014/3043 K. sayılı kararlarında, tanıkla görüşüp olayı görmediğini söylemesini istemenin TCK m.288’i oluşturmadığına hükmedilmiştir.
Buna karşılık gazete yazısı ve ilanı, televizyon programı, kamuya açık basın açıklaması, miting konuşması ve herkese açık sosyal medya paylaşımı aleniyet şartını kural olarak karşılar. Kapalı bir mesajlaşma grubunda veya sınırlı kişiye gönderilen yazışmalarda aleniyet, ulaşılabilen kişi sayısına ve içeriğin yayılma ihtimaline göre ayrıca değerlendirilir.
6- Hukuka Aykırılık: Haber Verme, Eleştiri ve Hak Arama Sınırı
“Hukuka aykırı olarak” ibaresi, kanunun tanıdığı hakların kullanılmasını suç kapsamı dışında bırakır. Görülmekte olan bir dava hakkında haber yapmak, kararı sert bir dille eleştirmek, sanığın masum olduğunu savunmak veya beraat beklentisini kamuoyuyla paylaşmak kural olarak hukuka uygunluk nedenleri arasında yer alan hakkın kullanılması kapsamındadır. Suç, beyan haber verme ve eleştiri sınırını aşıp hâkime, bilirkişiye veya tanığa belirli bir yönde hukuka aykırı karar ya da beyan için baskı aracına dönüştüğünde oluşur.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/9565 E., 2022/10257 K. sayılı kararında, basın özgürlüğü ile yargı otoritesinin korunması arasındaki dengeyi kurarken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Sunday Times/Birleşik Krallık ve Worm/Avusturya kararlarına atıf yapmıştır. Bu kararlara göre uyuşmazlık, halkı peşin hükme yöneltecek biçimde ele alınırsa mahkemelere duyulan güven sarsılabilir; ancak basının devam eden davalar hakkında haber ve yorum yapma hakkı tamamen yasaklanamaz.
Sınırın aşıldığı bir örnek olarak Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2015/5319 E., 2015/4691 K. sayılı kararında, hukuka aykırı olarak elde edilen ve yargılamaya konu olayla ilgili bir ses kaydından bahsederek kamuoyunu bilgilendirmenin ötesine geçen ve doğrudan yargılama görevini yapanları etkileme kastıyla hareket eden sanığın eyleminin suçu oluşturduğu kabul edilmiştir. Duruşma sırasında yapılan ses veya görüntü kayıtlarının izinsiz alınması ve yayılması ise ayrı bir suç tipini gündeme getirir.
7- Manevi Unsur: Etkileme Amacı
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs yalnızca kasten işlenebilir. Fail, beyanını yargı görevi yapanın hukuka aykırı karar vermesi, bilirkişinin veya tanığın gerçeğe aykırı beyanda bulunması amacıyla yapmalıdır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/1486 E., 2022/2229 K. sayılı kararına konu dosyada, temyizdeki beraat kararını gazete ilanlarıyla eleştiren sanık hakkında ilk derece mahkemesi CMK m.223/2-c uyarınca kast bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı vermiş, katılanların temyizi katılma hakları olmadığından reddedilmiş ve beraat kesinleşmiştir. Davanın gidişatından duyulan rahatsızlığın veya kişisel kanaatin açıklanması, etkileme amacı ispatlanmadıkça suç oluşturmaz.
C- Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs ile Yargı Görevi Yapanı Etkileme Arasındaki Fark
TCK m.277 ve TCK m.288 birbirine en çok karıştırılan iki suçtur. Belirleyici iki ölçüt aleniyet ve evredir.
| Ölçüt | Yargı görevi yapanı etkileme (TCK m.277) | Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs (TCK m.288) |
|---|---|---|
| Evre | Yalnız görülmekte olan dava | Soruşturma ve dava |
| Yöntem | Etkilenmek istenen kişiyle doğrudan veya aracı üzerinden ilişki | Alenen sözlü veya yazılı beyan |
| Aleniyet | Aranmaz | Zorunlu |
| Ceza | 2-4 yıl hapis; iltimasta 6 ay-2 yıl | En az 50 gün adli para |
| Önödeme | Yok | Var |
| Katılma | Yok | Yok |
Uygulamada şu ayrım tablosu kullanılabilir:
- Dava açılmış ve tanığa, bilirkişiye veya hâkime doğrudan baskı yapılmışsa: TCK m.277 uygulanır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/11415 E., 2019/11707 K. sayılı kararına konu olayda, duruşma salonunda dinleyici koltuğundaki tanıklara “… sıkıyorsa konuşun!” diye bağıran sanık TCK m.277’den cezalandırılmıştır.
- Soruşturma veya dava sırasında kamuya açık beyanla etkileme amaçlanmışsa: TCK m.288 uygulanır.
- Soruşturma evresinde tanığa gizlice baskı yapılmışsa: Ne TCK m.277 ne TCK m.288 oluşur; eylem tehdit, şantaj veya başka bir suç oluşturuyorsa o suçtan ceza verilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11100 E., 2021/5816 K. sayılı kararı bu sonuca ulaşmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2010/178 E., 2011/41 K. sayılı kararında da TCK m.277’nin yargı görevi yapanlar üzerinde hukuka aykırı etkileme girişimini, TCK m.288’in ise etkileme amacıyla alenen yapılan sözlü veya yazılı beyanı cezalandırdığı; aleniyet öğesi taşımayan beyanların TCK m.288’i oluşturmayacağı belirtilmiştir.
D- Basın ve Sosyal Medya Yoluyla Adil Yargılamayı Etkileme
1- Gazete, Televizyon ve İnternet Haber Siteleri
TCK m.288 dosyalarının önemli bir kısmı gazete yazıları, köşe yazıları, ilanlar ve haber siteleri üzerinden açılır. Bu durumda 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 26’ncı maddesindeki dava açma süreleri muhakeme şartı olarak uygulanır:
| Yayın türü | Dava açma süresi | Başlangıç |
|---|---|---|
| Günlük süreli yayın (gazete) | 4 ay | Eserin Cumhuriyet başsavcılığına teslimi veya öğrenilmesi |
| İnternet haber sitesi | 4 ay | Habere ilişkin suç ihbarının yapılması |
| Diğer basılmış eserler (dergi, kitap) | 6 ay | Eserin teslimi veya öğrenilmesi |
Bu süreler geçtikten sonra açılan dava düşer. Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2015/1115 E., 2015/3987 K. sayılı kararına konu dosyada, gazete yazıları nedeniyle TCK m.277, 288, 285 ve 267 isnadıyla yargılanan yazar hakkındaki dava, Basın Kanunu’ndaki süreden sonra açıldığı için düşürülmüş; eser sahibi belli olduğundan sorumlu müdür hakkında beraat kararı verilmiştir. Yayın sorumluluğunda sorumlu müdür ile eser sahibinin durumu ayrı ayrı değerlendirilir.
2- Sosyal Medya Paylaşımları
Herkese açık bir sosyal medya hesabından yapılan paylaşım, aleniyet şartını kural olarak karşılar. Ancak kişisel sosyal medya hesapları Basın Kanunu anlamında basılmış eser veya internet haber sitesi değildir; bu nedenle dört aylık dava açma süresi uygulanmaz ve genel 8 yıllık dava zamanaşımı geçerlidir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/13904 E., 2014/9064 K. sayılı kararında internet yayınlarının Basın Kanunu’ndaki sürelere tabi olmadığı belirtilmiştir; 2022’de yapılan değişiklikle yalnızca internet haber siteleri bu kapsama alınmıştır.
Bir davaya ilişkin paylaşım aynı zamanda gerçeğe aykırı bilgi içeriyorsa halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu, kişilerin özel hayatına ait görüntü veya kayıtlar içeriyorsa özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ayrıca gündeme gelebilir.
E- Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs Suçunun Cezası
| Hâl | Hüküm | Ceza |
|---|---|---|
| Temel hâl | TCK m.288/1 | En az 50 gün, en fazla 730 gün adli para |
| Bir gün karşılığı (01.06.2024 sonrası suçlar) | TCK m.52/2 | 100-500 TL |
| Bir gün karşılığı (01.06.2024 öncesi suçlar) | TCK m.52/2 eski hâli, lehe kanun | 20-100 TL |
| Zincirleme suç | TCK m.43 | Ceza 1/4’ten 3/4’e kadar artırılır |
| Takdiri indirim | TCK m.62 | 1/6 indirim |
TCK m.288 yalnızca alt sınırı gösterdiği için üst sınır, adli para cezası için genel hüküm olan TCK m.52/1’deki 730 gündür. Bir gün karşılığı miktar 12.03.2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7499 sayılı Kanun’la artırılmış ve 01.06.2024’ten itibaren en az 100, en fazla 500 TL olmuştur. Bu tarihten önce işlenen suçlarda TCK m.7/2 uyarınca önceki 20-100 TL aralığı uygulanır. Hâkim gün sayısını TCK m.61’deki ölçütlerle, bir gün karşılığı miktarı ise kişinin ekonomik ve şahsi durumuna göre belirler. Adli para cezası TCK m.52/4 uyarınca iki yılı geçmemek ve dörtten az olmamak üzere taksitlendirilebilir.
Bu suçta hapis cezası öngörülmediği için TCK m.53’teki belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma sonuçları doğmaz ve TCK m.51’deki cezanın ertelenmesi uygulanmaz.
Örnek Ceza Hesaplaması
Aşağıdaki örnekler Yargıtay kararlarında görülen hesaplama biçimlerine dayanır ve yalnızca genel bir fikir vermek amacıyla hazırlanmıştır; somut olayda mahkemenin TCK m.61’e göre yapacağı değerlendirme farklı sonuç doğurabilir.
- Alt sınırdan ceza ve takdiri indirim: Temel ceza 50 gün belirlenir, TCK m.62 uyarınca 1/6 indirimle 41 gün olur. Bir gün karşılığı en az 100 TL’den sonuç ceza 4.100 TL adli para cezasıdır. 01.06.2024’ten önce işlenen suçlarda aynı hesap 20 TL üzerinden 820 TL’ye denk gelir; Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/1499 E., 2021/5653 K. sayılı kararına konu dosyada TCK m.288/1, 62 ve 52/2 uyarınca 820 TL adli para cezası verilmiştir.
- Ortalama bir hesap: Temel ceza 100 gün belirlenir, TCK m.62 ile 83 güne iner. Bir gün karşılığı 200 TL takdir edilirse sonuç ceza 16.600 TL olur.
- Farklı zamanlarda tekrarlanan beyanlar: Aynı suç işleme kararıyla farklı tarihlerde yayımlanan yazılarda TCK m.43 uygulanabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/892 E., 2017/303 K. sayılı kararına konu iddianamede ardışık gazete yazıları nedeniyle TCK m.288/1 ve 43 uygulanması istenmiştir. 50 günlük temel ceza 1/4 artırımla 62 güne çıkar.
F- Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüsün Benzer Suçlardan Farkı
| Suç | Ayırt edici nokta | Aşama | Ceza |
|---|---|---|---|
| Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs (TCK m.288) | Etkileme amacıyla alenen beyan | Soruşturma ve dava | En az 50 gün adli para |
| Yargı görevi yapanı etkileme (TCK m.277) | Etkilenecek kişiyle doğrudan ilişki ve talep | Yalnız dava | 2-4 yıl hapis |
| Gizliliğin ihlali (TCK m.285) | Soruşturma işleminin içeriğinin alenen açıklanması | Kural olarak soruşturma | 1-3 yıl hapis veya adli para |
| Ses veya görüntülerin kayda alınması (TCK m.286) | Duruşma ve soruşturma işlemlerinin yetkisiz kaydı | Soruşturma ve kovuşturma | 6 aya kadar hapis |
| Kamu görevlisine hakaret (TCK m.125/3-a) | Onur ve saygınlığa saldırı | Her aşama | Alt sınır 1 yıl hapis |
| Tehdit (TCK m.106) | Kişinin karar özgürlüğüne saldırı | Her aşama | 6 ay-2 yıl hapis (temel hâl) |
Hâkimi veya savcıyı hedef alan beyanlar çoğu zaman aynı anda hakaret suçunu da oluşturur. Tek bir beyanla hem TCK m.288 hem kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret işlenmişse suçların içtimaı kuralları uyarınca TCK m.44’teki fikri içtima değerlendirilir ve en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/298 E., 2023/395 K. sayılı kararına konu iddianamede mektuplar nedeniyle hakaret, iftira ve TCK m.288 birlikte isnat edilmiştir. Etkilenen tanık gerçeğe aykırı beyanda bulunursa tanık hakkında ayrıca yalan tanıklık suçu değerlendirilir.
G- Soruşturma ve Yargılama Usulü
1- Şikâyet, Uzlaştırma ve Önödeme
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs re’sen soruşturulur ve şikâyete bağlı değildir. Soruşturma çoğunlukla etkilenmek istenen hâkimin, savcının veya tanığın durumu bildirmesi ya da yayının ihbar edilmesi üzerine başlar.
| Kurum | Uygulanır mı | Dayanak |
|---|---|---|
| Uzlaştırma | Hayır | CMK m.253 listesinde yok |
| Önödeme | Evet, zorunlu | TCK m.75/1, yalnız adli para cezası |
| Seri muhakeme usulü | Hayır | CMK m.250 listesinde yok |
| Basit yargılama usulü | Evet | CMK m.251/1, adli para cezası gerektiren suç |
| Hükmün açıklanmasının geri bırakılması | Koşulları varsa evet | CMK m.231/5 |
| Cezanın ertelenmesi | Hayır | TCK m.51 yalnız hapis cezası |
Önödeme bu suçta en önemli usul kurumudur. Cumhuriyet savcısı, adli para cezasının aşağı sınırı olan 50 günü en az günlük miktar olan 100 TL üzerinden hesaplayarak bulunan 5.000 TL‘yi soruşturma giderleriyle birlikte ödemesi için şüpheliye tebligat yapar. Şüpheli 10 gün içinde öderse kamu davası açılmaz; aynı süre içinde talep ederse miktar birer ay arayla üç eşit taksitte ödenebilir. Önödemeye bağlı karar adli sicil kaydına değil, yalnızca yargı mercilerinin görebildiği özel bir sisteme işlenir. Ancak önödemeyle sonuçlanan karardan itibaren beş yıl içinde önödemeye tabi yeni bir suç işlenirse teklif edilecek miktar yarı oranında artırılır.
Savcılık önödeme işlemi yapmadan dava açmışsa önödeme mahkemece yapılır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/1499 E., 2021/5653 K. sayılı kararında, önödeme ihtarı yapılmadan sanık hakkında adli para cezası verilip hükmün açıklanması geri bırakılan karar, TCK m.75/3 ve 75/2 uyarınca önce önödeme ihtarı yapılması gerektiği gerekçesiyle kanun yararına bozulmuştur. Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/13071 E., 2018/13000 K. sayılı kararında da suçun önödeme kapsamında olduğu vurgulanmıştır.
2- Görevli Mahkeme ve Özel Soruşturma Kuralları
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunda görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir. Failin sıfatına göre şu özel kurallar uygulanır:
- Avukat: Avukatlık görevinden doğan veya görev sırasında işlenen suçlarda soruşturma 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.58 uyarınca Adalet Bakanlığı iznine bağlıdır; son soruşturmanın açılıp açılmayacağına ve yargılamaya ağır ceza mahkemesi karar verir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/1090 E., 2019/5889 K. sayılı kararına konu avukat sanık hakkındaki yargılama ağır ceza mahkemesinde yapılmıştır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/6235 E., 2025/10429 K. sayılı kararına konu dosyada, duruşmada mahkeme heyetine yönelik sözleri nedeniyle avukat hakkında ağır ceza mahkemesince son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar verilmiş, kanun yararına bozma istemi Yargıtay’ın iş bölümü uyarınca 12. Ceza Dairesine gönderilmiştir.
- Hâkim ve Cumhuriyet savcısı: Görevden doğan veya görev sırasında işlenen suçlarda 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’ndaki izin ve özel yargılama usulü uygulanır. Yüksek mahkeme üyeleri hakkında ilk derece yargılaması Yargıtay ceza dairelerince yapılır; Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/298 E., 2023/395 K. sayılı kararına konu Askeri Yargıtay üyesi hakkındaki ilk derece yargılaması Yargıtay 8. Ceza Dairesince yapılmıştır.
Bu suçla ilgili temyiz incelemesi, Yargıtay’ın 2025 yılı iş bölümüne göre Yargıtay 12. Ceza Dairesince yapılmaktadır.
3- Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs Suçunda Dava Zamanaşımı
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunda dava zamanaşımı TCK m.66/1-e uyarınca 8 yıldır; zamanaşımını kesen işlemler varsa TCK m.67/4 uyarınca en fazla 12 yıla uzar. Suç gazete veya internet haber sitesi yoluyla işlenmişse ayrıca Basın Kanunu m.26’daki dört ve altı aylık dava açma sürelerine uyulmalıdır.
| Yayın biçimi | Dava açma süresi | Dava zamanaşımı |
|---|---|---|
| Sözlü beyan, basın açıklaması, sosyal medya | Özel süre yok | 8 yıl, kesintiyle en fazla 12 yıl |
| Gazete ve internet haber sitesi | 4 ay | 8 yıl, kesintiyle en fazla 12 yıl |
| Dergi, kitap ve diğer basılmış eserler | 6 ay | 8 yıl, kesintiyle en fazla 12 yıl |
H- Uygulamada Sık Karşılaşılan Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs Örnekleri
Yargıtay kararlarına konu olaylar dikkate alındığında bu suçun en sık görüldüğü durumlar şunlardır:
- Gazete ilanı veya köşe yazısı: Devam eden bir davadaki kararı “açık hukuka aykırılık” olarak niteleyip belirli bir sonucun çıkması için kamuoyu baskısı oluşturmak.
- Basın açıklaması: Adliye önünde veya mitingde, davaya bakan hâkimi ya da tanıkları isim vererek hedef göstermek.
- Sosyal medya paylaşımı: Tanığın veya bilirkişinin kimliğini paylaşıp “ifadeni değiştir” ya da “raporu düzelt” çağrısı yapmak.
- Televizyon programı: Soruşturma sürerken tanıkların ne söylemesi gerektiğini yönlendiren açıklamalar yapmak.
- Ses kaydı veya belge yayımlamak: Davaya ilişkin kayıtları, kamuoyunu bilgilendirme sınırını aşarak doğrudan yargılayanları etkilemek amacıyla yaymak.
- Toplu mektup veya bildiriler: Yargı mensuplarına ve tanıklara, içeriği başkalarınca da öğrenilecek şekilde baskı amaçlı yazılar göndermek.
Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs Suçlamasıyla Karşılaşan Kişinin Savunma Noktaları
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçlamasıyla karşılaşan kişi yönünden savunmada şu hususlar öncelikle incelenmelidir:
- Aleniyet: Beyan belirsiz sayıda kişinin algılayabileceği şekilde mi yapılmıştır, yoksa yalnızca muhatabına mı söylenmiştir?
- Evre: Beyan tarihinde gerçekten yapılmakta olan bir soruşturma veya görülmekte olan bir dava var mıdır; hüküm kesinleşmiş midir?
- Amaç: Beyan hukuka aykırı bir karar veya gerçeğe aykırı bir beyan elde etmeye mi yöneliktir, yoksa haber, eleştiri ya da kanaat açıklaması mıdır?
- Elverişlilik: Beyan, içeriği ve yayılma biçimi itibarıyla hâkimi, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye elverişli midir?
- Önödeme: Önödeme ihtarı usulüne uygun yapılmış mıdır? Yapılmadan açılan dava ve kurulan hüküm bozma sebebidir.
- Basın süresi: Yayın gazete veya internet haber sitesi üzerinden yapılmışsa dava dört aylık süre içinde açılmış mıdır?
- Vasıf ve yaptırım: Eylem TCK m.277, 106 veya 125 kapsamında mı değerlendirilmelidir; sonuç ceza ve HAGB koşulları doğru belirlenmiş midir?
Sonuç
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu, yapılmakta olan bir soruşturmada veya görülmekte olan bir davada hâkimi, Cumhuriyet savcısını, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı bir karar ya da gerçeğe aykırı beyan için etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunulmasıyla oluşur ve TCK m.288 uyarınca en az 50 gün adli para cezasını gerektirir; 01.06.2024’ten sonra işlenen suçlarda bu ceza alt sınırdan 5.000 TL’ye karşılık gelir. Suç teşebbüsle tamamlanır, etkilemenin gerçekleşmesi gerekmez. Yargıtay, beyanın belirsiz sayıda kişi tarafından algılanabilir olmasını şart koşmakta; kulağa söylenen sözleri, birebir ricaları ve telefonla yapılan baskıları TCK m.288 kapsamında görmemektedir. Suçun mağduru toplum olduğu için hâkim, savcı, tanık veya karşı taraf davaya katılamaz. Suç re’sen soruşturulur, uzlaştırma yoktur, önödeme zorunludur; basit yargılama ve HAGB mümkündür, dava zamanaşımı 8 yıldır.
Sık Sorulan Sorular
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunun cezası nedir?
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunun cezası TCK m.288 uyarınca en az 50 gün adli para cezasıdır; üst sınır TCK m.52’ye göre 730 gündür. 01.06.2024’ten sonra işlenen suçlarda bir gün karşılığı en az 100, en fazla 500 TL olduğundan ceza alt sınırdan 5.000 TL’dir. Bu suçta hapis cezası yoktur.
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunda hapis cezası var mı?
Hayır. 05.07.2012’de yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun maddedeki 6 ay-3 yıl hapis cezasını kaldırmış ve yalnızca adli para cezası öngörmüştür. Bu tarihten önce işlenen eylemlerde eski ve yeni metin karşılaştırılarak lehe olan uygulanır.
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunda önödeme var mıdır?
Evet. Suç yalnızca adli para cezası gerektirdiği ve uzlaştırma kapsamında olmadığı için TCK m.75 uyarınca önödemeye tabidir. Şüpheli, savcılığın bildirdiği 5.000 TL’yi soruşturma giderleriyle birlikte 10 gün içinde öderse dava açılmaz. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/1499 E., 2021/5653 K. sayılı kararında önödeme ihtarı yapılmadan kurulan hüküm bozulmuştur.
Sosyal medya paylaşımı adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu oluşturur mu?
Herkese açık bir hesaptan yapılan ve tanığı, bilirkişiyi veya hâkimi hukuka aykırı bir karar ya da beyan için etkilemeyi amaçlayan paylaşım, aleniyet şartını karşıladığı için TCK m.288 kapsamında değerlendirilebilir. Davayla ilgili haber paylaşmak veya kararı eleştirmek ise etkileme amacı taşımadıkça suç oluşturmaz.
Tanığa yüz yüze baskı yapmak adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs midir?
Hayır, kural olarak değildir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11100 E., 2021/5816 K. sayılı kararında adliye koridorunda yalnızca tanığın duyabileceği şekilde söylenen sözün aleni olmadığı belirtilmiştir. Dava açılmışsa eylem TCK m.277’deki yargı görevi yapanı etkileme suçunu, tehdit içeriyorsa TCK m.106’daki tehdit suçunu oluşturabilir.
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ile yargı görevi yapanı etkileme arasındaki fark nedir?
TCK m.288 alenen yapılan sözlü veya yazılı beyanı cezalandırır, soruşturma evresini de kapsar ve adli para cezası öngörür. TCK m.277 ise etkilenmek istenen kişiyle kurulan doğrudan ilişkiyi cezalandırır, alenilik aramaz, yalnızca görülmekte olan davada uygulanır ve cezası 2-4 yıl hapistir.
Savcılık soruşturması sırasında yapılan açıklama bu suçu oluşturur mu?
Evet, oluşturabilir. TCK m.288 “yapılmakta olan bir soruşturmada” ibaresini içerdiği için soruşturma evresinde kamuya açık şekilde yapılan etkileme amaçlı beyanlar da suç kapsamındadır. TCK m.277’den farkı da budur; TCK m.277 28.06.2014’ten beri yalnızca açılmış davalarda uygulanmaktadır.
Hâkim, tanık veya karşı taraf bu davaya katılan olabilir mi?
Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/298 E., 2023/395 K. sayılı kararına göre suçun mağduru toplumu oluşturan herkestir; etkilenmek istenen hâkim, savcı, bilirkişi veya tanık suçtan doğrudan zarar görmüş sayılmaz. Bu nedenle davaya katılamaz ve beraat kararını temyiz edemezler.
Gazete haberi nedeniyle açılan davada süre sınırı var mı?
Evet. Basın Kanunu m.26 uyarınca günlük gazeteler ve internet haber siteleri yoluyla işlenen suçlarda dava dört ay, diğer basılmış eserlerde altı ay içinde açılmalıdır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2015/1115 E., 2015/3987 K. sayılı kararında süre geçtikten sonra açılan dava düşürülmüştür. Kişisel sosyal medya hesapları bu süreye tabi değildir.
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunda HAGB verilebilir mi?
Evet. CMK m.231/5 adli para cezasında da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına izin verir. Ancak önce önödeme ihtarı yapılmalıdır; önödeme yapılmadan HAGB kurulması bozma sebebidir. Bu suçta hapis cezası olmadığından cezanın ertelenmesi uygulanmaz.
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunda zamanaşımı kaç yıldır?
Dava zamanaşımı TCK m.66/1-e uyarınca 8 yıldır; zamanaşımını kesen işlemler varsa en fazla 12 yıla uzar. Suç gazete veya internet haber sitesi yoluyla işlenmişse Basın Kanunu’ndaki dört ve altı aylık dava açma süreleri ayrıca uygulanır.
Avukat hakkında adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçundan nasıl soruşturma yapılır?
Avukatlık görevinden doğan veya görev sırasında işlenen suçlarda soruşturma 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.58 uyarınca Adalet Bakanlığı iznine bağlıdır; son soruşturma açılmasına ve yargılamaya ağır ceza mahkemesi karar verir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/1090 E., 2019/5889 K. sayılı kararına konu avukat sanık hakkındaki yargılama bu nedenle ağır ceza mahkemesinde yapılmıştır.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde, Bakırköy Adliyesi’ne yakın konumda yer alan Avukat Sinan Karabacak dava takibi ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Basın açıklaması, gazete yazısı veya sosyal medya paylaşımı nedeniyle adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs iddiasıyla soruşturma ya da kovuşturmayla karşılaştıysanız, süreç hakkında bilgi almak için ifade ve paylaşım kaynaklı ceza soruşturmalarında avukat desteği sayfasını inceleyebilirsiniz.
Av. Sinan Karabacak Cep Tel: +90 535 671 88 95
Yasal Uyarı: Bu makale Av. Sinan Karabacak tarafından, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her dava kendine özgü koşullar içermektedir. Hukuki danışmanlık için lütfen iletişime geçiniz.

